Çarşamba, Temmuz 26, 2017
Authors Posts by editör

editör

6570 POSTS 0 COMMENTS

by -
6

Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’ndeki İnönü Mağarası’nda yapılan kazı çalışmalarında M.Ö. 5000-3000 yılları arasını kapsayan Kalkolitik Çağ’a ait kalıntılar bulundu.

zonguldakta-inonu-magarasinda-kalkolitik-caga-ait-kalintilar-bulundu-1

Ereğli Müze Müdürlüğü ve Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Fen- Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden 25 kişilik ekip, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayıyla Çaylıoğlu Köyü’ndeki ormanlık alanda bulundan İndere mevkisindeki İnönü Mağarası’nda kazı çalışması başlattı. Ereğli Müzesi Müdürü Ahmet Mercan başkanlığında BEÜ Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hamza Ekmen’in bilimsel danışmanlığında yürütülen ve 25 gündür süren çalışmalarda mağarada çanak, çömlek, akıtacaklı kaplar, kemik ve taş aletler gibi çok çeşitli malzemelerden yapılmış buluntular gün yüzüne çıkartıldı.

‘Kalkolitik Çağ’a ait kalıntılar bulundu’
Mağarada bulunan kalıntıların M.Ö. 5000-3000 yılları arasını kapsayan bakır çağ olarak da bilinen Kalkolitik Çağ’a kadar uzandığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hamza Ekmen, “İnönü Mağarası’nı, geçtiğimiz yıl ziyaret ettik. İnönü Mağarası, daha önceki yıllarda Selçuk Üniversitesi Hititoloji hocalarından Güngör Karaoğuz’un çalışmalarında keşfedilmiş bir mağaradır. Onun yayınlarındaki bilgilerden hareketle bu mağarayı geçen yıl tekrardan ziyaret etmiştik. Mağara yüzeyindeki elde ettiğimiz seramik kalıntıları ve diğer objelerden hareketle mağaranın önemini bir kez daha anladık. Bölgedeki birkaç daha mağara ile birlikte daha önceki yıllarda kazısı yapılan Yassı Kaya Mağarası, İnönü Mağarası, 4 İnler ve Sarmaşık mağaraları düşünüldüğünde İnönü Mağarası’nın Son Kalkolitik Çağı, İlk Tunç Çağı kültürleri düşünüldüğünde bölgedeki merkez yerleşim olabileceği kanaatine vardık” dedi.

zonguldakta-inonu-magarasinda-kalkolitik-caga-ait-kalintilar-bulundu

‘Batı Karadeniz’in en eski yerleşim yeri’
Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinin tamamının projeye dahil olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Ekmen, “Üniversiten 17 arkadaşımızdan oluşan ekibimiz çalışıyor. Ayrıca Çaylıoğlu Köyü’nden de anlaştığımız işçilerle 25 kişilik ekibimiz var. Geçtiğimiz yıl ulaştığımız ilk izler ve üzerinde düşündüğümüz sonuçları, bu yıl neredeyse teyit etmiş durumdayız. Bu bağlamda düşünüldüğünde Karadeniz Ereğli’nin, sadece Antik Çağdaki Heraclea Pontica kenti ile kalmadığını ve Ereğli ilçesinin geçmişinin ve yerleşim izlerinin en azından Son Kalkolitik Çağ’a kadar uzandığını görmüş durumdayız. Bu anlamda düşünüldüğünde de şuana kadar, Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki en erken, en eski yerleşimlerden birisi ile karşı karşıyayız” dedi.

Yrd.Doç.Dr. Ekmen, ortaya çıkarılan buluntularla mağarada yaşayan insanların yoğun olarak küçükbaş hayvancılıkla uğraştıklarını, buna bağlı olarak mandıracılık faaliyetleri ile geçimlerini sağladıklarını tespit ettiklerini söyledi. Ekmen, çalışmaların 5 yılda tamamlanmasını beklediklerini belirtti.

26.07.2017 ntv.com.tr

by -
47

Kahramanmaraş’nın Elbistan ilçesinde bir mağarada Paleolitik Çağ’a tarihlenen kaya resimleri tespit edildi.

Kahramanmaraş’ta bir mağara duvarında Paleolitik Çağ’a ait aşı boyasıyla yapıldığı düşünülen, insan yaşamına ilişkin tasvirlerin yer aldığı panoramik resimler ile yontma taş ürünleri bulundu.

Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek’in, Elbistan ilçesi Keçemağara Mahallesi’nde yaptığı yüzey araştırmaları sırasında bulunan duvar resimleri, dönemin insan yaşantısından farklı detaylar içeriyor.

Erek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, merkeze bağlı Döngel Mahallesi’ndeki Direkli Mağarası’nda 11 yıldır çalıştığını, burada kent ve Anadolu arkeolojisine ilişkin önemli bilgiler elde ettiklerini söyledi.

Keçemağara Mahallesi’deki küçük mağara sistemini dolaşırken ise duvarlarda kırmızı ve siyah aşı boyasından yapılmış duvar resimleri tespit ettiklerini belirten Erek, bu resimleri çok ilginç bulduklarını dile getirdi.

Bu tür resimlerin Anadolu’nun birçok yerinde bulunduğunu anlatan Erek, “Ancak Keçemağara’nın çok farklı bir özelliği var. Mağarada resimlerle birlikte Paleolitik Çağ’ı nitelendirecek aletler de ele geçirdik. Bunlarla birlikte değerlendirildiğinde burayı, Anadolu’da belki de ilk kez Paleolitik Çağ’ın hem duvar sanatları hem de yontma taş endüstrisinin bir arada bulunduğu bir mekan olarak görmek mümkün. Bu çok önemli bir şey.” diye konuştu.

“Topluluğun ritüellerini anlatan ifadeler var”
Anadolu’da ve Yakın Doğu’da bulunan mağara duvar resimlerinin prehistorik ya da Paleolitik Çağ’la ilişkilendirilmemiş olduğunu kaydeden Erek, şöyle devam etti: “Bu verileri destekleyecek yan verilere ihtiyaç var. İşte biz burada bunu bulduk. Bunun dışında bu mağarada görülen pano, bir yaşam alanının bütün aktivitelerini gösteriyor. Birden fazla geometrik motife sahip mekanlar var. Duvarda halay çeker pozisyonda yan yana, birbirinin omuzundan tutmuş 3 insan motifi gibi resimler var. Yani burada bu topluluğun ritüellerini anlatan birtakım ifadeler var. Ayrıca iki güneş ve çadır var. İki ayrı güneşin toplum için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bunlardan birinin ay, birinin güneş olma ihtimali varken, ikisi de aynı anda çıkabilmekte. Buradaki panoda insan için yaşam alanlarını sınırlandıran iki de noktalama alanı var. Panoyu bir çerçeve içerisine almışlar. Bu, yaşam alanını anlatan güzel bir pano.”

Türkiye ile dünyada resmi ve özel binalarda, birçok önemli olay ile tarihi anlatan panolar ya da panorama müzelerinin bulunduğunu belirten Erek, “Bu mağarada da panorama gibi bir şey var. Bu mağara resimlerini de kendini ifade etme, geçmişi yaşatma veya o kentin kendine ait önemli bulgularını, önemli hikayesini anlatan sahneler gibi değerlendirmek gerekir. Prehistorik dönem insanının kendi yaşam alanlarını ifade eden duvar resimleridir bu tarz çalışmalar. Yaşamlarını mağara duvarları üzerinde kayıt altına alıyorlar.” ifadelerini kullandı.

25.07.2017 Anadolu Ajansı

by -
56

Antalya’nın Gazipaşa ilçesindeki Antiocheia Ad Cragum Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, üzerinde ‘ANT’ damgası yer alan mozaik ve çömlekler bulundu. Bulguların 2000 yıl önce markalaşma çalışmalarının başlandığına işaret ettiği belirtildi.

antiocheiada-uzerinde-damga-yer-alan-mozaik-ve-comlekler-bulundu-4

İlçe merkezine 18 kilometre uzaklıkta, Güney Mahallesi sınırları içindeki antik kentte bu yıl da kazılara devam ediliyor. Kazılar hakkında gazetecilere bilgi veren Amerika’nın Nebraska Üniversitesinden Kazı Başkanı Prof. Dr. Michael Hoff, antik kentin büyük ve zengin bir tarihi alan olduğunu vurguladı.

Kazıları 2005’ten bu yana uluslararası bir ekiple sürdürdüklerini anlatan Hoff, şu değerlendirmede bulundu: “İlk sezonlarda kentin tapınak yapısı üzerinde duruldu ve bu yapının çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Şimdi restorasyonlarını projelendirme aşamasındayız. Onu dışında kentin meclis binası açığa çıkarıldı. Bu yıl tamamen kazılmış olacak. Oldukça büyük bir kompleks olduğu için birkaç yıldır kazısı devam ediyor ve belli ki birkaç yıl daha devam edecek. Kent oldukça büyük yaklaşık 30 hektarlık bir alana yayılan bir alandan bahsediyoruz. O yüzden şu an sahip olduğumuz imkanlarla düşünürsek herhalde bu kentin kazıları en az 300 yıl sürecek. Ama her sene heyecan verici keşiflerini görebiliyoruz.”

antiocheiada-uzerinde-damga-yer-alan-mozaik-ve-comlekler-bulundu-2

Çömlek ve mozaiklerde ‘ANT’ damgası
Uşak Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Birol Can da bulguların kendilerini heyecanlandırdığını söyledi. Kazı çalışmalarının yapıldığı 12 yıllık süreçte değerli keşiflere imza attıklarına dikkati çeken Can, bölgenin nadir kazı alanlarından Antiocheia Ad Cragum’dan elde edilen bulgu ve verilerin önemli olduğunu kaydetti.

antiocheiada-uzerinde-damga-yer-alan-mozaik-ve-comlekler-bulundu

Antik kentte daha önce geniş ve kaliteli mozaiklere rastladıklarını hatırlatan Can, şunları dile getirdi: “Bu yılki kazılarda kentin marka değerinin olduğunu kanıtlayan bulgulara rastladık. Kentteki fırınlarda üretilen çömlek ve mozaik gibi ürünlerde, kente ait olduğunu gösteren “ANT” damgası yer alıyor. Bunlar bizim için çok önemli çünkü bütün Akdeniz’de kendi seramiğini üreten kentler markalaşmayı sağlamış. Bunlardan birisi de Antiocheia ad Cragum. Bunu bu sene net bir şekilde anladık. Kazılar esnasında bulduğumuz fırınlar oldukça iyi durumda. Seramiklerin üzerindeki mühürler, üretimin burada yapıldığını doğruluyor. Belki de burası bütün Akdeniz içinde markalaşmayı sağlayabilmiş önemli üretim merkezlerinden birisi.”

Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim görmüş 2 bin yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen kentte Orta Çağ kalesi, agora, sütunlu cadde, kilise, hamam, anıtsal kapı, tapınak ve nekropol alanındaki anıt mezarlar bulunuyor.

25.07.2017 CNN TURK

by -
137

Manisa’nın Gölmarmara havzasındaki Kaymakçı mevkisinde süren kazılarda Son Tunç Çağı’na ait 3500 yıllık tahıl ambarları bulundu.

manisada-3500-yillik-tahil-ambarlari-bulundu

Ege Bölgesi’nin bilinen en büyük Son Tunç Çağı yerleşimlerinden biri olan Gölmarmara havzasında Lidyalıların atalarının yaşadığı tahmin edilen kale ve  evlerden oluşan Kaymakçı’da 2014’ten bu yana devam eden kazı, tarımsal verilerle bölgenin tarihine ışık tutuyor.

ABD, Avrupa ve Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden arkeologların  oluşturduğu uluslararası ekip tarafından gerçekleştirilen kazının başkan  yardımcılığını üstlenen Yaşar Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü Öğretim Üyesi  Yrd. Doç. Dr. Sinan Ünlüsoy, 8 hektarlık alanda devam eden kazılarda heyecan verici sonuçlar alındığını dile getirdi.

manisada-3500-yillik-tahil-ambarlari-bulundu-1-2

Yürütülen çalışmalarla insanların Son Tunç Çağı’nda hangi koşullarda  yaşadıklarını öğrenmek için kale ve evlerin duvarlarını ortaya çıkarmaya  çalıştıklarını belirten Ünlüsoy şöyle konuştu: “Bizim için buradaki kazı çalışmalarının en heyecan verici sonuçlardan  bir tanesi evlerin, binaların ve caddelerin yanı sıra çok sayıda bulunan yuvarlak  biçimdeki tahıl ambarları oldu. Bu kadar çok sayıda tahıl ambarı bulmayı  beklemiyorduk. Normalde bu tür yerleşim alanlarında tahıl ambarları bulursunuz.  Çünkü günümüzde dahi Anadolu’nun birçok köyünde benzer ambarlar yapılıyor. Fakat Kaymakçı’daki tahıl ambarlarının büyüklüğü, boyutları ve sayıları oldukça fazla. Tahıl ambarlarından elde edilen tohumlar ne tür tarımsal faaliyetlerde  bulundukları hakkında bilgi veriyor. Bu ambarlar o dönemin ekonomik koşulları  hatta siyasi düzeni hakkında da bize bilgiler sunacak.”manisada-3500-yillik-tahil-ambarlari-bulundu-1

3500 yıllık üzüm çekirdeği
Yapılan kazılarda tespit edilen 16 tahıl ambarından çıkan bulguların  bölgenin tarımsal geçmişini de ortaya koyduğunu dile getiren Ünlüsoy,  arkeobotanik çalışmalarıyla Son Tunç Çağı’nda tarım yöntemleri, bitki ve hayvan  türleri, doğal çevre ve insanların beslenme biçimlerine ilişkin sonuçlara  ulaşmayı umduklarını aktardı.

Ünlüsoy, “Bu bölge, Türkiye’nin en önemli tarım alanlarından bir  tanesi. Buradaki tarımsal faaliyetlerin geçmişini, ne zaman başladığını günümüze  kadar nasıl süreç içinde geldiğini anlamak istiyoruz. Ambarların içinde yapılan  kazılarda 3 bin 500 yıl öncesine ait olduğu değerlendirilen buğday, arpa ve üzüm  tohumları bulundu. Bu tohumlar üzerinde de araştırmalar devam ediyor.”

M.Ö. 2000’li yıllarda Hitit İmparatorluğu kaynaklarında “Seha Nehri Ülkesi” olarak adı geçen bölgede, Truva’dan 4 kat daha büyük bir yerleşimin bulunduğu tahmin ediliyor.

24.07.2017 Milliyet

by -
80

Uşak’ta yol çalışmalarında Roma dönemine ait 2000 yıllık nekropol alanı bulundu. Mezarların savaşlarda ölenler için sembolik olarak yapıldığı düşünülüyor.

usakta-yol-calismalari-sirasinda-2000-yillik-nekropol-bulundu-1

Uşak Müze Müdür Vekili Şerif Söyler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kayağıl köyü yakınlarında sürdürülen yol çalışması sırasında Roma dönemine ait nekropol alanına rastlandığını söyledi. Bölge tescil edildikten sonra Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle kurtarma kazısına başladıklarını hatırlatan Söyler, söz konusu alanda 52 sondaj yapıldığını ve 33 mezar açıldığını ifade etti. Söyler, şimdiye kadar alanda ana kaya oyulmuş arkosollü, ana toprağa oyulmuş basit mezar ve tekne tipi olmak üzere 3 tip mezar bulunduğunu dile getirdi.

usakta-yol-calismalari-sirasinda-2000-yillik-nekropol-bulundu-2

Savaşlarda ölenler için sembolik olarak yapıldığı düşünülüyor
Kazıda sıkça mezar hediyelerine rastlandıklarını aktaran Söyler, şöyle konuştu: “Mezarların tamamına yakınında iskelet bulunmaması dikkat çekici. Nekropol alanda iskelet olmamasını bunların sembolik mezar olmasına bağlıyoruz. Tüm bunlar, yaşanan savaşta bir yakınını kaybeden ve cesedi eve ulaşmayanlar için yöre halkı tarafından burada sembolik bir mezarlık oluşturulduğunu düşündürüyor. Çünkü o dönemde dini inançlara göre mezar başlarında seremoni yapılıyordu. Tahminlerimiz mezarların bu seremoni için hazırlanmış olduğu yönünde.”

usakta-yol-calismalari-sirasinda-2000-yillik-nekropol-bulundu

Bazı mezarlar tahrip edilmiş
Yüzeye yakın bazı mezarların tarihi eser kaçakçıları tarafından tahrip edildiğini anımsatan Söyler, tarihi ve kültürel mirasa verilen bu zararların hiçbir şekilde telafi edilemeyeceğine vurgu yaptı.

Kurtarma kazısı tamamlandığında bir rapor hazırlayacaklarını bildiren Söyler, “Koruma önlemleri alındıktan sonra bölgenin akıbeti belli olacak. Önemli olan bizim bilimsel anlamda kazıyı tamamlamamız” diye konuştu.

23.07.2017 Milliyet

by -
63

Bingöl’ün Adaklı ilçesinde Urartu dönemine ait mezarlık alanda kaçak kazı yapan 7 kişi jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.

bingolde-urartu-mezarinda-kacak-kazi-yapan-7-kisi-yakanladi-1

Edinilen bilgiye göre, Adaklı ilçesine bağlı Kamışbeyli köyü Katır Gölü mevkiinde izinsiz kazı yapıldığı ihbarı alan il jandarma ekipleri operasyon düzenledi. Bölgede çalışma yapan jandarma ekipleri, kepçe ile Urartu ve Roma dönemlerine ait tarihi eserleri bulmaya çalışan 7 kişiyi suçüstü yakalayarak gözaltına aldı. Ekipler, ele geçirilen kazı malzemelerine de el koydu.

bingolde-urartu-mezarinda-kacak-kazi-yapan-7-kisi-yakanladi

Valilik, yakalanan 7 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldığını, kent genelinde kültürel ve tarihi mirasın korunmasına yönelik, kaçak kazı ve tarihi eser kaçakçılığıyla mücadeleye aralıksız olarak devam edildiğini bildirdi.

23.07.2017 Milliyet

by -
120

Kahramanmaraş’ta 11 yıldır devam eden Direkli Mağarası kazılarında, Epipaleolitik döneme tarihlenen 12500 yıllık yuvarlak planlı yapılar gün yüzüne çıktı.

kahramanmarastaki-direkli-magarasinda-12500-yillik-yuvarlak-yapilar-bulundu-1

Merkeze bağlı Döngel Mahallesi’ndeki Direkli Mağarası’nda, Gazi ÜniversitesiArkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek’in girişimiyle 2007’de başlayan kazılar, 11 yıldır devam ediyor. Erek başkanlığında yürütülen çalışmalara, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra üniversite öğrencileri de katılıyor.

Yrd. Doç. Dr. Erek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Direkli Mağarası’nda yürütülen kazılarda, kent ve Anadolu arkeolojisine ilişkin önemli bilgiler elde ettiklerini söyledi.

kahramanmarastaki-direkli-magarasinda-12500-yillik-yuvarlak-yapilar-bulundu-3

Mağarada buldukları verilerin Anadolu’nun, insanlık tarihinin, en erken örneklerinin ortaya konması açısından kendisini mutlu ettiğini vurgulayan Erek, her yıl başka bulgularla karşılaşmanın, eski tabakalara doğru ilerlemenin, ellerine geçen her türlü arkeolojik verinin insanlık tarihine ışık tuttuğunu bilmenin kendisini onurlandırdığını ve gururlandırdığını kaydetti. 

“Yakın Doğu ve Anadolu’da bu tür bir örnek yok”
Erek, mağarada buldukları örneklerin o günün şartlarında çok iyi, bugünün şartlarında ise basit taş dizilerinden oluşturulmuş yapılar olarak değerlendirilebileceğini vurguladı.

Bulunan yuvarlak ya da buna yakın planlı yapıların farklı zeminlere sahip olduğuna dikkati çeken Erek, şunları kaydetti: “Bu yapıların çok önemli başka bir özelliği, diğer alanlardan farklı olarak, tabanlarına beyaz kireç taşından yapılmış toz madde ve iri çakılların konmuş olması. Yani mekanı yapıyor ve bunun içini ekstra başka bir dolgu malzemesiyle kaplıyor. Epipaleolitik dönem için bunlar erken bir örnek. Bugüne kadar Yakın Doğu ve Anadolu’da bu tür bir örneğe rastlanılmamıştır. Yapılar bulunmuştur ama içinin böyle farklı bir malzemeyle kaplanmış olması çok farklı. O günün insanının o zamandaki yaşamını hele ki sezonluk yerleştiği bir mağarada bunları düşünerek sosyal bir yaşantı belirlemesi bu anlamda Anadolu insanının çok farklı bir boyuta ulaştığını gösteriyor.”

kahramanmarastaki-direkli-magarasinda-12500-yillik-yuvarlak-yapilar-bulundu-2

Direkli Mağarası
Prof. Dr. Kılıç Kökten tarafından 1959 yılında keşfedilmesinin ardından Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek’in girişimiyle 2006’da yüzey araştırması, 2007’de de kazısına başlanan Direkli Mağarası’nda, Paleolitik çağa kadar dayanan çakmak taşından yapılmış çakılar, deliciler, kalemler, Pleistosen (buzul çağına) ait et ve ot oburlarla kemirgen hayvan grubuna ait diş ve iskelet kalıntılar bulunmuştu.

Erek’in başkanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında, 6 yıl önce bulunan ana tanrıça figürü, dünyanın birçok ülkesinde uzmanlar tarafından ilgiyle karşılanmıştı.

22.07.2017 Anadolu Ajansı

by -
76

Burdur’da yer alan Sagalassos Antik Kenti’nde arkeolojik kazı çalışmalarında 2000 yıllık yeni bir çeşme yapısı bulundu.

sagalassos-antik-kentinde-2000-yillik-cesme-bulundu

Ağlasun İlçesi’nde Sagalassos Antik Kenti’nde arkeolojik kazı çalışmaları yürütülürken 2000 yıllık yeni bir çeşme yapısı gün yüzüne çıktı. 1995’den beri kazı çalışmalarında yer alan Belçika Katolik Leuven Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Peter Talloen,  bu yılki kazılarda bulunan çeşmenin kendileri için süpriz olduğunu belirtti.

Antik kenttin yukarı agorada kısmında yer alan Antoninler Çeşmesi’nin hemen önündeki zeminde bulunan çeşmeyle ile ilgili Dr. Talloen unları söyledi: “Antoninler Çeşmesi’ni 2010 yılında çalışır hale getirmiştik. Antoninler Çeşmesi önündeki kalıntıda daha eski bir çeşmeye ait temel taşları bulduk. Bu çeşmenin tarihini öğrenmek, yapının hangi döneme ait olduğunu öğrenmek için kalıntının etrafından birkaç tane açma açtık.”

sagalassos-antik-kentinde-2000-yillik-cesme-bulundu-1

Dr. Talloen, kalıntıdan çıkan seramiklere göre çeşmenin, M.Ö. 1’inci yüzyılın sonuna ait olduğunu kaydetti. Şehirdeki insanlar tarafından su ihtiyacı, hem de serinlemek için kullanılan bir çeşme olduğunu belirten Dr. Talloen, “Erken Roma döneminden itibaren büyük çeşme binaları bulunuyordu. Sagalassos’ta bol su vardı. Temel taşının altından ana toprağı görebiliyoruz” diye konuştu.

Dr. Talloen, 1850 yıllık Antoninler Çeşmesi yapılırken eski çeşmenin yok edildiğini anlattı.

20.07.2017 t24.com.tr

by -
1610

Antalya’daki Perge Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmaları sırasında Troia Savaşı’nda Iphigenia’nın kurban edilmesi sahnesini betimleyen 1800 yıllık mozaik bulundu.

pergede-iphigenianin-kurbani-edilmesini-betimleyen-mozaik-bulundu

Perge Antik Kenti Kazı Başkanı ve Antalya Müzesi Müdürü Mustafa Demirel, Perge Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmalarıyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, Perge kazılarının başlangıç yıllarında rehabilitasyona yönelik büyük çalışmalar yapıldığını söyledi. Çalışmalar kapsamında kentin güney kapısından başlanarak kuzeyde Kesos çeşmesine kadar olan bütün alanın yeniden düzenlendiğini, batı caddede kazı çalışmalarına yoğunluk verildiğini aktaran Demirel, kazı çalışmalarında heykel ve küçük buluntulara çokça rastlandığını dile getirdi.

pergede-iphigenianin-kurbani-edilmesini-betimleyen-mozaik-bulundu-2

Kendilerinin heyecanlandıran bir mozaiğin bulunduğunu anlatan Demirel, şunları kaydetti: “Perge Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmalarında Troia Savaşı’nda Iphigenia’nın kurban edilme sahnesini yansıtan mozaik bulundu. Bizi heyecanlandıran buluntu, batı caddede bir dükkanı açmak istediğimiz sırada ortaya çıkarıldı. Buranın kutsal bir kült mekanı olduğunu belirledik. Laboratuvar uzmanlarımızın incelemesinde zeminde mozaik olduğunu gördük. Bölgede hiç karşılaşmadığımız, daha önce rastlanmayan 1800 yıllık bir mozaik.” 

Demirel, Perge Antik Kenti kazılarında yeni sürpriz buluntuların ortaya çıkarılmasının beklendiğini sözlerine ekledi.

19.07.2017 Anadolu Ajansı

by -
108

Antalya’da yer alan Side Antik Kenti’nde Roma dönemine ait kadın ve erkek heykelleri bulundu.

side-antik-kentinde-roma-donemine-ait-heykeller-bulundu

Antalya’nın Manavgat İlçesi’nde yer alan Side Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmalarında Roma dönemine ait başsız kadın ve erkek heykelleri bulundu.

Side Antik Kenti’ni gezen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, müzeyi de ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. Anadolu Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Side kazılarında geçen günlerde bulunan başsız erkek ve kadın heykellerini inceleyen Yaymana Kazı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Alanyalı tarafından bilgi verildi. Kazı yaptıkları bölgenin daha önce Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından kazıldığı için böyle bir heykel çıkmasını beklemediklerini söyleyen Prof. Dr. Alanyalı, “Büyük olasılıkla vali gibi o binayı yapan karı koca yan yana bulundu. Aslında hiç beklemiyorduk. Devlet agorası denilen yapı içerisinde niş ortaya çıktı. Biz önce inanamadık. Ve düşmemiş, orijinal bir şekilde nişin içerisinde ayakta duruyorlardı” diye konuştu.

side-antik-kentinde-roma-donemine-ait-heykeller-bulundu-2

Prof. Dr. Alanyalı heykellerin yapım tarihinin milattan sonra olduğunu belirterek, şimdilik heykellerin başının olmadığını ancak kazının halen devam ettiğini kaydetti.

18.07.2017 Hürriyet