Cumartesi, Mayıs 27, 2017
Manşet
Featured posts

by -
97

Suriye’de bulunan ve 40.000 yıllık olduğu tahmin edilen obsidyen alet, 700 kilometre uzaktaki Orta Anadolu’da Göllü Dağ’dan getirilmiş.

suriyede-bulunan-40-000-yillik-obsidyen-alet-orta-anadoludan-getirilmis

Arkeolog Ellery Frahm ve Thomas Hauck, bir erişkinin elinin avucuna sığacak kadar küçük olan bu yontma obsidyen parçasının 41 bin – 32 bin yıl önceye tarihlendirildiğini söyledi. Söz konusu obsidyen, volkanik bir kayadan çıkarıldığı Orta Anadolu’dan yaklaşık 700 km uzaklıkta ele geçirildi. Bugüne kadar Orta Doğu’ya en erken obsidyen ulaşımının 14 bin 500 ile 11 bin 500 yıl önce, Natufiyen avcı toplayıcılarının yılın belirli dönemlerinde yerleşik yaşadıkları zaman gerçekleştiği düşünülüyordu.

Yale Üniversitesinden Frahm ve Köln Üniversitesinden Hauck, birisinin muhtemelen bu obsidyen parçayı Türkiye’deki kaynağının yakınında kullanışlı bir araç haline getirdiğini söyledi. Çeşitli kesme ve sıyırma işlerinde kullanılmış olabilen bu araç, Suriye’nin Yabroud II kaya sığınağına ulaşmadan önce bir göçebe gruptan diğerine, belki de birkaç kez el değiştirdi. Alet yol boyunca yeniden şekillendirme ve keskinleştirme işlemine tabi tutuldu.

Türkiye ile Suriye arasındaki en doğrudan yol yaklaşık 700 kilometreye kadar uzanır. Fakat avcı-toplayıcılar yırtıcı hayvanları izlemek veya diğer yiyecekleri aramak için dolaşırlar. Araştırmacılar, bu yüzden obsidyen aleti taşıyan Taş Çağı insanlarının, muhtemelen Suriye’nin Yabroud kasabası yakınlarında kümelenmiş kaya sığınaklarından birine ulaşmak için muhtemelen daha fazla yol kat ettiklerini söyledi.

suriyede-bulunan-40-000-yillik-obsidyen-alet-orta-anadoludan-getirilmis-1

1930-1933 yılları arasında, Yabroud bölgesindeki kazılarda obsidyen alet ortaya çıkmış ve silisli şist (çört) olarak bilinen bir çeşit kayadan yapılmış yüzlerce eser sadece 5 ila 10 kilometre uzaklıkta bulunmuştu. Bazı araştırmacılar obsidyen aletin, kazılıp ortaya çıkarılmasından kısa bir süre sonra eski buluntular arasına karıştığından şüpheleniyor. Fakat alan çalışmalarını anlatan kazı başkanının kitabının bir kopyası, bu aletin insanların ve Neandertallerin Ortadoğu’da yaşadığı zamana ait tortuda bulunduğunu doğruluyor. Arkeologlar radyokarbon tarihlemesi için malzeme toplayamadığından, Frahm ve Hauck, Suriye kaya sığınağının yaşını; tortu tabakaları ve eserleriyle ile birlikte yakınlardaki daha tarihlendirilmiş birkaç alanla karşılaştırarak tahmin etti.

Neandertaller Ortadoğu’da ve farklı yerlerde en az 40 bin yıl öncesine kadar hayatta kalmışlardı. Bu nedenle obsidyen aletin son sahipleri onlar olabilir. Ama Frahm, Homo sapiens’i daha iyi bir aday olarak görüyor. Aletin kullanılmış olabileceği dönem boyunca insanlar Orta Doğu’yu ve yakın bölgeyi iskân ettiler. Suriye’deki bu arkeolojik alanda herhangi bir hominid fosil bulunamadı.

Frahm ve Hauck, portatif bir röntgen cihazı kullanarak obsidyen aletin ve güneybatı Asya’nın bilinen bölgelerinden toplanan 230 obsidyen örneğinin kimyasal bileşimini tespit etti. Bu durum, araştırmacıları Suriye’de keşfedilen aletin Orta Anadolu’daki kaynağına yönlendirdi.

Ortadoğu’nun dışındaki önceki kanıtlar, Taş Çağı Avrasya’sında uzun mesafe obsidyen taşımacılığının olduğunu gösteriyordu. Araştırmacılar 1966 yılında Kuzey Irak’taki Şanidar Mağarasında keskin kenarlı iki obsidyen parçasının yaklaşık 450 kilometre kuzeyden getirildiğini söylediler. Bu analizde, taşın kimyasal bileşimini tespit etmek için daha eski bir teknik kullandı. Arkeolog Frahm, Şanidar’da bulunan obsidyenin Yabroud II obsidyen aletiyle aynı tarihe dayandığını söyledi (belki de en erken 48 bin yıl önce).

Connecticut Üniversitesinden arkeolog Daniel Adler, Avrasya’daki Taş Çağı bölgelerinde; günümüzde Şanidar Mağarasından çok da uzak olmayan Ermenistan ve Gürcistan’da bulunan obsidyen eserler üzerinde yapılan son araştırmaların, oradaki avcı-toplayıcıların da geniş arazileri kullandığını gösterdiğini söyledi. Adler ayrıca, Yabroud II obsidyen aletine gelince, 700 kilometrelik bir ulaşım mesafesi, uzun bir sürede tek bir kişinin gidebilme imkânının olduğu bir mesafe olduğunu belirtti.

Avrasya, Orta Doğu’dan çok daha geniş bir avcı-toplayıcı ağı geleneğine sahip olabilir. Ermenistan’da uzun mesafe obsidyen taşımacılığına dair kanıtlar, Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden arkeolog Andrew Kandel’e göre, yaklaşık 500 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Bu durum, Neandertallerin ya da diğer nesli tükenen insanların yüzlerce kilometre boyunca obsidyen taşıdıkları anlamına geliyor.

26.05.2016 Aktüel Arkeoloji kaynak: sciencenews.org

by -
696

İstanbul Balat’ta bulunan ve 1582 yılında 3. Murad’ın annesi Nurbanu Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Cibali Ayakapı Hamamı 3 milyon Euro’ya satışa çıkarıldı.

page_mimar-sinanin-hamami-3-milyon-euroya-satilik_963207469

Mimar Sinan’ın önemli eserlerden biri olan Ayakapı Hamamı’nın bitişiğindeki kereste deposuna önceki günlerde ‘satılık ilanı’ asıldı. Hamamla birlikte kereste depolarının da satılık olduğu öğrenilirken, Ayakapı Hamamı ilk önce 2001, daha sonra ise 2012’de satışa çıkarılmıştı. Ancak fiyat ve ‘yasal zorunluluklar’ alıcıları vazgeçirmişti.

“Bina eski fakat Sinan’ın eseri”
Satışı üstlenen Ada Emlak’ın sayfasındaki bilgilere göre tarihi hamam, kereste deposuyla birlikte toplam 3 milyon Euro’ya satılıyor. Satışa çıkartılan 550 metrekarelik alanın yaklaşık 250 metrekaresini Tarihi Ayakapı Hamamı oluşturuyor. Ada Emlak’ın ilanında ise dikkat çekici başlıklar yer alıyor.

Hamama ilişkin satış ilanında, hamamın eski bir yapı olması ‘zayıf yön’ olarak belirtilirken, hamamın ‘güçlü yönleri’ ise şöyle ifade edilmiş: “…Tarihi Yarımada’nın merkezinde bulunması, dünyaca ünlü mimarımız Mimar Sinan’ın eseri olması, Unkapı- Balat bölgesinde bu büyüklükte hemen hemen hiç mülk bulunmaması…”

Ada Emlak’ın satış ilanındaki ‘tehditler’ başlığında “…Tarihi bir bina olması nedeniyle yapılacak her projenin anıtlar kurulundan onay gerektirmesi, tarihi niteliğinin korunması gerektiğinden inşaat aşamasının zor olması…” ifadeleri yer alırken, fırsatlar kısmında ise “…Özellikle Tarihi Yarımada’nın turizm açısından gelişmekte olması, eskiden hamam olması sebebiyle sağlık ve spa merkezi, sergi alanı ve restoran olarak kullanılmaya müsait olması…” dendi.

09.05.2017 t24.com.tr

by -
998

18 Mayıs’ta Avrupa Müzeler Gecesi etkinliği kapsamında Türkiye’nin pek çok yerinde müzeler geceye kadar açık ve ücretsiz olacak.

muzeler-gecesi-18-mayista-muzeler-ucretsiz-ziyaret-edilebilecek

Avrupa Konseyi, UNESCO ve ICOM ortaklığında düzenlenen “Avrupa Müzeler Gecesi” etkinliği kapsamında, 18 Mayıs Perşembe günü müzeleri geceye kadar gezmek mümkün olacak.

Bu kapsamda Bakanlığa bağlı 36 müze, kapanış saatinden itibaren saat 23:00’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Avrupa Müzeler Gecesi etkinliği, Avrupa’da 13’üncü, Türkiye’de ise 12’nci kez kutlanacak.

18 Mayıs 2017 Avrupa Müzeler Gecesi’nde Türkiye çapında 23.00’e kadar açık olacak müzeler şöyle:

1- Amasya Müzesi
2- Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi
3- Ankara Etnografya Müzesi
4- Antalya Müzesi
5- Alanya Müzesi
6- Side Müzesi
7- Demre Likya Uygarlıkları Müzesi
8- Aydın Müzesi
9- Burdur Müzesi
10- Çorum Müzesi
11- Edirne Müzesi
12- Edirne Türk-İslam Eserleri Müzesi
13- Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi
14- Gaziantep Arkeoloji Müzesi
15- Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi
16- Hatay Arkeoloji Müzesi
17- İstanbul Arkeoloji Müzeleri
18- İstanbul Ayasofya Müzesi
19- İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi
20- İzmir Arkeoloji Müzesi
21- İzmir Atatürk Müzesi
22- İzmir Efes Müzesi
23- İzmir Ödemiş Müzesi
24- Kahramanmaraş Müzesi
25- Kastamonu Müzesi
26- Kocaeli Müzesi
27- Konya Mevlana Müzesi
28- Konya Karatay Çini Eserler Müzesi
29- Muğla Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi
30- Muğla Fethiye Müzesi
31- Muğla Marmaris Müzesi
32- Niğde Müzesi
33- Sivas Müzesi
34- Sinop Müzesi
35- Şanlıurfa Müzesi
36- Şanlıurfa Haleplibahçe Mozaik Müzesi

by -
192

Batman’ın Hasankeyf ilçesinde, Ilısu Baraj Gölü alanında bulunan 550 yıllık Zeynel Bey Türbesi, tek parça hainde ray sistemiyle 2 kilometre taşınarak, yeni yerine yerleştirildi.

550-yillik-zeynel-bey-turbesi-yeni-yerine-tasindi

Hasankeyf ilçesinde, Akkoyunlular’dan kalan tek eser olan 550 yıllık Zeynel Bey Türbesi, aylar süren hesaplamaların ardından Hollandalı ve Türk mühendislerin ortak çalışmasıyla taşındı. Kültür Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce ortak çalışma yürütüldü.

550-yillik-zeynel-bey-turbesi-yeni-yerine-tasindi-1

Taşıma işlemleri için 150 tekerden oluşan bir platform oluşturuldu. En ufak bir sarsıntı ya da çökme tarihi yapıya zarar verebilirdi. Bu yüzden Zeynel Bey türbesinin geçişi için özel bir yol yapıldı. Türbenin çevresiyle birleştirilen 90 santimetrelik betonla sanki yerindeymiş gibi zeminden yüzeye kaldırıldı uzaktan kumandayla yönetilen özel araçla milim milim ilerledi. 1150 ton ağırlığındaki türbe saatler sonra Hasankeyf yeni kültürel park alanına ulaştı.

12.05.2017 CNN TURK

 

 

by -
236

Geçtiğimiz yılın Mart ayında Konya’daki bir inşaatta bulunduktan ortadan kaybolan Geç Hitit dönemine ait 2700 yıllık stel 1 yıl aradan sonra bulundu.

Konya’nın Ereğli İlçesi’nde geçen yıl bir inşaatın hafriyat çalışması sırasında ortaya çıkan 2700 yıllık stel, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda o dönem hafriyat çalışması yapan firmanın işyerinin bahçesinde toprağa gömülü olarak bulundu. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı. Stel, incelenmek üzere Ereğli Müze Müdürlüğüne götürüldü.

AW057180

Stelin Adana’da satıldığı iddia edilmişti
Ereğli’nin 15 kilometre güneydoğusunda yer alan meşhur İvriz kabartması ile benzer özellikler taşıyan stelin, Adana’da satıldığı iddia edilmişti.

konyada-bulunan-2-bin-700-yillik-hitit-steli-ortadan-kayboldu-1

Arkeolog Nezih Başgelen’e göre Geç Hitit dönemine ait (M.Ö. 7-8. Yüzyıl) ait olan stelde elinde buğday başağı ve üzüm salkımı ile Tuwana Kralı Warpalava’nın tanrı Tarhunza’ya tapınması resmedilmiş. Tanrı ve kral figürlerinin başlık stilleri farklı da olsa İvriz kaya kabartmaları ve Toros dağları eteklerindeki Ambarderesi kaya kabartmaları ile benzer özellikler taşıyor.

03.05.2017 TRT Haber

by -
804

ABD’nin New York şehrindeki Christie’s Müzayede Evi tarafından düzenlenen açık artırmada, Türkiye’den kaçırılan 5 bin yıllık kadın heykeli “Guennol Stargazer” (Guennol Yıldız Avcısı) yaklaşık 14,5 milyon dolara satılırken, satış müzayede evi dışında toplanan Türkler tarafından protesto edildi.

turkiyeden-kacirilan-5-bin-yillik-kadin-heykeli-abdde-14-milyon-dolara-satildi

Türkiye’nin iadesi için hukuki çalışmalar başlattığı Anadolu’dan kaçırılan Guennol Yıldız Avcısı adlı tarihi eser, Christie’s Müzaye Evi’nin Rockefeller Center’daki New York merkezinde düzenlenen açık artırmada satışa sunuldu. Christie’s’in “Müstesna Satış” (The Exceptional Sale) 2017 açık artırmasında satışa sunulan Guennol Yıldız Avcısı, 12 milyon 500 bin dolarlık “çekiç fiyatı”yla tüm masraflar dahil toplam 14 milyon 471 bin 500 dolara alıcı buldu.

Türkiye’nin eserin satışı ile ilgili ihtiyati tedbir başvurusu
Christie’s Müzayede Evi Küresel Başkanı Jussi Pylkkanen’in yönettiği açık artırmanın başında Pylkkanen, Türkiye’nin ABD mahkemesine eserin satışıyla ilgili ihtiyati tedbir aldırma başvurusunda bulunduğunu bildirdi. Pylkkanen, dava nedeniyle eseri satın alacak kişiden 60 gün süresince para alınmayacağını ve eserin alıcıya bu süreden önce teslim edilmeyeceğini kaydetti.

turkiyeden-kacirilan-5-bin-yillik-kadin-heykeli-abdde-14-milyon-dolara-satildi-2

2 milyon dolardan başlatılan Guennol Yıldız Avcısı’nın açık artırması, yaklaşık 25 dakika sürerken, günün en uzun süren satışı olarak gerçekleşti. Eser 3 kişi tarafından kıyasıya yapılan arttırımda, telefonla bağlanan ve ismi açıklanmayan bir koleksiyoner tarafından satın aldı.

Christie’s Müzayede Evi Sözcüsü yaptığı açıklamada, 27 Nisan’da Türkiye tarafından eserin satışının durdurulması için yapılan ihtiyati tedbir kararı aldırma girişiminin ABD Bölge Hakimi Alison Nathan tarafından reddedildiği için açık artırmanın gerçekleştirildiğini bildirdi. Adını ilk sahibi Gallerli Guennol ailesinden alan eser, New Yorklu özel bir koleksiyoner tarafından müzayedeye kondu.

Daha önce 1966-1993 yılları arasında Guennol Koleksiyonu’ndan ödünç olarak alınan eser ilk defa New York Metropolitan Sanat Müzesi sergilenmişti. Eser, daha sonra aynı müzede 8 Mayıs-17 Ağustos tarihleri arasında “Millattan Önce 3. Milenyum’da İlk Şehirlerin Sanatı” sergisinde de gösterilirken, Avrupa ve ABD’de bir çok müzede de sergilenmişti.

turkiyeden-kacirilan-5-bin-yillik-kadin-heykeli-abdde-14-milyon-dolara-satildi-1

 “200 yıldır devam eden büyük bir soygunun bir parçası”
Arkeoloji Literatüründe “Kilya Tipi” idoller grubuna giren ve Geç Kalkolitik-Erken Tunç Çağı başlarına ait olan geometrik formlu mermer kadın heykeli, Çanakkale ili Kilya Koyu’nda bulunmuştu.

Bu arada, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı da dün yaptığı açıklamada, müzayedede satışa sunulan eserin, “200 yıldır devam eden büyük bir soygunun bir parçası” olduğunu ve derhal Washington’daki Kültür ve Turizm Bakanlığı Müşavirliği, Büyükelçilik ve New York Başkonsolosluğu üzerinden hukuki girişimde bulunduklarını bildirmişti.

Yasadışı olarak yerlerinden edilmiş kültür varlıkların korunması ve bunların ait oldukları ülkelere iadesini teşvike ilişkin uluslararası mevzuatın çatısını, 1970 tarihli “Kültür Varlıklarının Kanunsuz İthal, İhraç ve Mülkiyet Transferinin Önlenmesi ve Yasaklanması İçin Alınacak Tedbirlerle İlgili UNESCO Sözleşmesi” oluştururken, sözleşmenin ülkelerde hukuki bir ceza soruşturmasının yürütülmesini sağlayan bir yaptırım gücü bulunmuyor.

Türkler açık artırmayı protesto etti
Müzayede evinin önünde toplanan bir grup Türk, Türkiye’ye ait eserin satışını protesto etti. Burada bir basın bildirisi okuyan Türkler, eserin kaynağı olan ülkeye teslim edilmesini istediler. Protestocular ayrıca, “Tarihi eserler insanlığın ortak hazinesidir” ve “Christie’s Türk eserine çifte standart uygulama” gibi ifadeler içeren pankartlar açtı.

Protestoda söz alan MÜSİAD ABD Başkanı Mustafa Tuncer burada yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Türkiye’den, Anadolu’dan çalınarak, kaçırılarak, Anadolu’ya ait olan tarihi eserlerin haraç mezat açık artırmalarda, burada New York’ta, Christie’s müzayede salonunda satılmasını protesto etmek için toplanmış bulunmaktayız. ABD’de yaşayan Türk Amerikalılar olarak bu tarihi eserlerin tekrardan ait oldukları Anadolu’ya kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda hırsızlık sonucu Anadolu’dan kaçırılan bu tarihi eserlerin tekrardan Anadolu’ya ait oldukları yere dönmesini istiyoruz. Bunu protesto etmek için buradayız.”

28.04.2017 TRT Haber

by -
985

Ardahan’da apartman inşaatı için yapılan temel kazısı sırasında iyi derece korunmuş bir Rus generale ait tabut çıktı. Generalin, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında öldüğü düşünülüyor.

ardahanda-insaat-kazisinda-rus-generale-ait-tabut-ortaya-cikti-1

Ardahan’ın Karagöl Mahallesi’nde iş makinasıyla temel kazısı yapılırken, üzerinde hac işareti olan bir tabut ortaya çıktı. İnşaatta çalışanlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen polis kazı alanının etrafında güvenlik önlemleri aldı. Kazı yerine gelen Kars Müze Müdürlüğü ekipleri, sahada inceleme başlattı. Toprak altındaki tabutu çıkaran yetkililer, içerisinde bir Rus generaline ait olduğu söylenen iskelet, çürümeye yüz tutan bot ve palto olduğunu söyledi.

ardahanda-insaat-kazisinda-rus-generale-ait-tabut-ortaya-cikti-2

Uzmanlar inceleme yaptı
İnşaat temel kazısında bulunan tabutta ilk incelemeyi yapan Kars Müzesi’nde görevli arkeolog, bunun bir Rus generale ait olabileceğini söyledi. Arkeolog Solaklıoğlu şöyle dedi: “Emniyete dün akşam saatlerinde inşaat kazısı sırasında bir tabut bulunduğu ihbarı geldi. Bizler de inşaat alanına gelerek gerekli incelemeleri yaptık. Yaptığımız incelemede Rusların 1878’den sonra buraya yerleşmesini göz önüne alarak muhtemelen o dönemde yaşamış bir Rus generale ait bir tabut olduğunu tahmin ediyoruz. Tabut içerisinde değerli bir şeye rastlanılmadı. Rus askeri Hristiyan dinine göre tabut içerisinde gömülü şekilde bulundu.”

ardahanda-insaat-kazisinda-rus-generale-ait-tabut-ortaya-cikti

26.04.2017 Hürriyet

by -
156

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yer alan Tios Antik Kenti’nde bulunan ve 30-40 yaş aralığında olan bin yıllık bir Bizans komutanının yüzü canlandırıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-1

Prof. Dr. Y. Sümer Atasoy başkanlığında Zonguldak’taki Tios Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında bulunan mezar içerisinden çıkarılan ve komutan bir asker olduğu düşünülen kafatasının yüzlendirme çalışması yapıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-2

Kafatasının üç boyutlu yeniden yüzlendirilmesinde ülkemizde ilk olarak üç boyutlu tarayıcı  ve modelleme sistemleri kullanıldı. Yeniden yüzlendirme çalışması Hitit Üniversitesi Antropoloji Bölümü tarafından yürütüldü. Doç. Dr. Özgür Bulut tarafından yapılan yeniden yüzlendirme çalışmasında uygulanan metodoloji ise, yüz kaslarının sırasıyla anatomik yerleşimi prensibine dayanan ve yüz doku kalınlıklarının referans alındığı Manchester metodu oldu.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-4

Kafatasının yüzlendirme çalışmasına geçilmeden önce ise biyolojik profili olan yaş, cinsiyet ve etnik orijin hususlarının belirlenmesi yönünde çalışmalar yürütüldü. Tios askerinin yaşının belirlenmesine yönelik olarak yapılan inceleme neticesinde bireyin 30-40 yaş aralığında olduğu belirlendi.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-3

Yeniden yüzlendirme çalışmasında öncelikle yüz doku kalınlıkları veri bankasından bireyin biyolojik profiline uygun olan yüz doku kalınlıkları belirlendi. Buna göre kafatasının 25 adet anatomik noktasına ait bu referans doku kalınlıkları yerleştirildi. Sonrasında yüz kaslarının ve yaşlanma karakteristikleri eklendi.

by -
258

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti yakınlarındaki belediye tarafından açılan harfiyat çukurunda tarihi eserler bulundu.

efes-antik-kenti-yakinlarindaki-harfiyat-cukurdan-tarihi-eserler-cikti

Selçuk ilçesinde belediye tarafından doldurulan Efes Antik Kenti yakınlarındaki büyük çukurdan tarihi eserler çıktı. Olay, Selçuk Sanayi Sitesi’ne iş yaptırmak için giden bir vatandaşın demirci dükkanının girişindeki antik sütunu sorması ile ortaya çıktı.

Tarihi Eserleri Ev ve İş Yerlerine Dekorasyon İçin Taşıdılar
Efes Antik Kenti’nin yakınlarında bulunan sanayi sitesinin yanı başında açılan büyük çukur uzun zamandır Selçuk Belediyesi kontrolünde dolduruluyordu. Bir süre önce dolgu için getirilen toprağın içinden antik yapı parçaları çıkmaya başlayınca Şirince ve Selçuk çevresinden gelen bazı kişiler eserleri araçları ile ev ve işyerlerine dekorasyon için taşımaya başladılar. Olayı gören sanayi esnafı da yüzeyde görünen bazı sütun vb. yapı parçalarını dükkanlarına taşıyarak dekor amaçlı kullanmaya başlayınca büyük ihmal ortaya çıktı. Bir süre önce doldurulan alanda insanların sıkça gezinmeye başladığını fark eden sanayi esnafı, yazılı mermer bloklar ve bazı antik yapı parçalarının araçlar ile götürüldüğünü söylediler. Yetkililerin bu gibi durumlarda yapılan ihbarlara geri dönüş yapmadığını, yol ve inşaat alanlarındaki kazıların takibinde ihmaller yaşandığını söyleyen vatandaşlar ülkenin zenginliklerinin sahipsiz kalmasına tepki gösterdiler.

21.04.2017 ulusalkanal.com.tr

by -
108

Mısır Eski Eserler Bakanı Halid El-Anani yaptığı açıklamada, Kahire’nin gecekondu bölgesinde bulunan sekiz metrelik heykelin I. Psamtik adlı firavuna ait olabileceği belirtildi.

misirda-bulunan-8-metrelik-heykel-i-psamtike-ait-olabilir

Mısır Tarihi Eserler Bakanı Halid El-Anani, Kahire’nin doğusundaki El-Matariyye Mahallesi’nin El-Hamis Pazarı bölgesinde geçen hafta bulunan tarihi eserle ilgili yaptığı basın açıklamasında, “Matariyye’deki kazılar yıllarca sürdü ve en önemlisi büyük heykelin iki parçası olan birtakım buluşlarla sonuçlandı. Söz konusu iki parça geçen hafta bulundu.” dedi.

misirda-bulunan-8-metrelik-heykel-i-psamtike-ait-olabilir-1

Heykelin II. Ramses’e ait olmasına ihtimal vermediğini belirten Anani, “Taç ve göz şekilleri incelendikten sonra heykelin sırtında 4 hiyeroglif işarete rastlanıldı. Bu da ‘güçlü kalkanın sahibi’ anlamına gelen firavunların birinin lakabı olan kuş, kobra yılanı ve yarım daire resimlerden ibarettir.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu lakabı sadece I. Psamtik’in taşıdığına dikkati çeken Anani, “I. Psamtik 54 yıl yaşadı (M.Ö. 664-610) ve firavunların rönesans asrının kurucusudur. Tarihi 26. firavun hanedanına kadar uzanır.” şeklinde konuştu.

Anani, heykelin 8 metre yüksekliğinde ve 7 ton ağırlığında olduğunu ifade etti.

17.03.2017 Anadolu Ajansı