Perşembe, Haziran 29, 2017
Manşet
Featured posts

by -
198

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yer alan Tios Antik Kenti’nde bulunan ve 30-40 yaş aralığında olan bin yıllık bir Bizans komutanının yüzü canlandırıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-1

Prof. Dr. Y. Sümer Atasoy başkanlığında Zonguldak’taki Tios Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında bulunan mezar içerisinden çıkarılan ve komutan bir asker olduğu düşünülen kafatasının yüzlendirme çalışması yapıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-2

Kafatasının üç boyutlu yeniden yüzlendirilmesinde ülkemizde ilk olarak üç boyutlu tarayıcı  ve modelleme sistemleri kullanıldı. Yeniden yüzlendirme çalışması Hitit Üniversitesi Antropoloji Bölümü tarafından yürütüldü. Doç. Dr. Özgür Bulut tarafından yapılan yeniden yüzlendirme çalışmasında uygulanan metodoloji ise, yüz kaslarının sırasıyla anatomik yerleşimi prensibine dayanan ve yüz doku kalınlıklarının referans alındığı Manchester metodu oldu.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-4

Kafatasının yüzlendirme çalışmasına geçilmeden önce ise biyolojik profili olan yaş, cinsiyet ve etnik orijin hususlarının belirlenmesi yönünde çalışmalar yürütüldü. Tios askerinin yaşının belirlenmesine yönelik olarak yapılan inceleme neticesinde bireyin 30-40 yaş aralığında olduğu belirlendi.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-3

Yeniden yüzlendirme çalışmasında öncelikle yüz doku kalınlıkları veri bankasından bireyin biyolojik profiline uygun olan yüz doku kalınlıkları belirlendi. Buna göre kafatasının 25 adet anatomik noktasına ait bu referans doku kalınlıkları yerleştirildi. Sonrasında yüz kaslarının ve yaşlanma karakteristikleri eklendi.

by -
300

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti yakınlarındaki belediye tarafından açılan harfiyat çukurunda tarihi eserler bulundu.

efes-antik-kenti-yakinlarindaki-harfiyat-cukurdan-tarihi-eserler-cikti

Selçuk ilçesinde belediye tarafından doldurulan Efes Antik Kenti yakınlarındaki büyük çukurdan tarihi eserler çıktı. Olay, Selçuk Sanayi Sitesi’ne iş yaptırmak için giden bir vatandaşın demirci dükkanının girişindeki antik sütunu sorması ile ortaya çıktı.

Tarihi Eserleri Ev ve İş Yerlerine Dekorasyon İçin Taşıdılar
Efes Antik Kenti’nin yakınlarında bulunan sanayi sitesinin yanı başında açılan büyük çukur uzun zamandır Selçuk Belediyesi kontrolünde dolduruluyordu. Bir süre önce dolgu için getirilen toprağın içinden antik yapı parçaları çıkmaya başlayınca Şirince ve Selçuk çevresinden gelen bazı kişiler eserleri araçları ile ev ve işyerlerine dekorasyon için taşımaya başladılar. Olayı gören sanayi esnafı da yüzeyde görünen bazı sütun vb. yapı parçalarını dükkanlarına taşıyarak dekor amaçlı kullanmaya başlayınca büyük ihmal ortaya çıktı. Bir süre önce doldurulan alanda insanların sıkça gezinmeye başladığını fark eden sanayi esnafı, yazılı mermer bloklar ve bazı antik yapı parçalarının araçlar ile götürüldüğünü söylediler. Yetkililerin bu gibi durumlarda yapılan ihbarlara geri dönüş yapmadığını, yol ve inşaat alanlarındaki kazıların takibinde ihmaller yaşandığını söyleyen vatandaşlar ülkenin zenginliklerinin sahipsiz kalmasına tepki gösterdiler.

21.04.2017 ulusalkanal.com.tr

by -
139

Mısır Eski Eserler Bakanı Halid El-Anani yaptığı açıklamada, Kahire’nin gecekondu bölgesinde bulunan sekiz metrelik heykelin I. Psamtik adlı firavuna ait olabileceği belirtildi.

misirda-bulunan-8-metrelik-heykel-i-psamtike-ait-olabilir

Mısır Tarihi Eserler Bakanı Halid El-Anani, Kahire’nin doğusundaki El-Matariyye Mahallesi’nin El-Hamis Pazarı bölgesinde geçen hafta bulunan tarihi eserle ilgili yaptığı basın açıklamasında, “Matariyye’deki kazılar yıllarca sürdü ve en önemlisi büyük heykelin iki parçası olan birtakım buluşlarla sonuçlandı. Söz konusu iki parça geçen hafta bulundu.” dedi.

misirda-bulunan-8-metrelik-heykel-i-psamtike-ait-olabilir-1

Heykelin II. Ramses’e ait olmasına ihtimal vermediğini belirten Anani, “Taç ve göz şekilleri incelendikten sonra heykelin sırtında 4 hiyeroglif işarete rastlanıldı. Bu da ‘güçlü kalkanın sahibi’ anlamına gelen firavunların birinin lakabı olan kuş, kobra yılanı ve yarım daire resimlerden ibarettir.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu lakabı sadece I. Psamtik’in taşıdığına dikkati çeken Anani, “I. Psamtik 54 yıl yaşadı (M.Ö. 664-610) ve firavunların rönesans asrının kurucusudur. Tarihi 26. firavun hanedanına kadar uzanır.” şeklinde konuştu.

Anani, heykelin 8 metre yüksekliğinde ve 7 ton ağırlığında olduğunu ifade etti.

17.03.2017 Anadolu Ajansı

by -
485

2010 yılında İsviçre’nin Cenevre gümrüğünde ele geçirilen 2200 yıllık Perge kökenli Herakles Lahdi Türkiye’ye iade ediliyor.

roma-donemine-ait-herakles-lahdi-turkiyeye-iade-ediliyor

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Herakles Lahdinin Türkiye’ye iade edileceğinin müjdesini verdi.

Bakan Nabi Avcı, bakanlıkta Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar ile yaptığı görüşme sonrası basın toplantısı düzenledi. Bakan Avcı, toplantı sırasında İsviçre’den Herakles Lahdiyle ilgili müjdeli bir haber geldiğini belirtti.

Bakan Avcı, lahdin 2010 yılında İsviçre’nin Cenevre gümrüğünde ele geçirildiğini hatırlattı ve lahdin Türkiye Perge kökenli, Herkül’le ilgili olduğunu belirtti. Milattan önce 2’inci yüzyıl, Roma dönemine ait olan lahidin 235 santim boyunda, 112 santim genişliğinde olduğunu aktaran Bakan Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “2010 senesinde Cenevre serbest limanında İsviçreli yetkililer tarafından gerçekleştirilen envanter kontrolü sırasında el konulmuştu. Cenevre Başsavcılığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir müşterek çalışma yürütüldü ve bu çalışmalar neticesinde Herakles Lahdinin Antalya’nın Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer alan Perge Antik Kenti nekropolünde 1960’lı yıllarda meydana gelen kaçak kazılarda bulunduğuna ve yurt dışına çıkarıldığına ilişkin önemli delillere ulaşıldı. Cenevre Başsavcılığı 21 Eylül 2015 tarihinde lahdin iadesine kara verdi. Bu karar 2 Mayıs 2016 tarihinde Cenevre Adalet Mahkemesi Ceza dairesi tarafından onaylandı. Daha sonra İsviçre Federal Mahkeme nezdinde itiraz edildi. Sonra da bu itiraz, girişimlerimiz sonucunda geri çekildi ve böylece itirazın geri çekilmesiyle birlikte iade kararı da kesinleşmiş oldu. Dolayısıyla lahid en kısa zamanda Türkiye’ye iade edilmiş olacak. Bu yurt dışındaki eserlerimizin iadesi bakımından önemli bir aşamaya işaret ediyor.”

roma-donemine-ait-herakles-lahdi-turkiyeye-iade-ediliyor-1

Türkiye’den Osmanlı döneminden başlayarak, çok sayıda tarihi eserin yurt dışına kaçırıldığını, götürüldüğünü söyleyen Avcı, “Şimdi bunlar anlı şanlı bazı müzelerde maalesef kaçak eserler olmasına rağmen sergilenmeye devam ediliyor. Tarafların çok iyi niyetli hareket etmesi halinde bile yasal süreçler bazen çok uzayabiliyor ama sonuçta alınabiliyor. Bunun diğer ülkelerdeki müzelere de, Türkiye’den götürülmüş eserlere sahip çıkan müzelere de örneklik teşkil etmesini diliyorum” dedi.

24.03.2017 basin.kulturturizm.gov.tr

by -
227

Irak’ın Erbil kentinde bir inşaat kazısı sırasında Asur dönemine ait olduğu tahmin edilen 3500 yıllık 9 mezar bulundu.

irakta-asur-donemine-ait-3500-yillik-mezarlar-bulundu-3

Erbil Arkeoloji Müdürlüğünde görevli Goran Muhammed, yaptığı açıklamada, kentte kendi arazisi üzerinde inşaat çalışmaları yapan bir kişinin tarihi eserler bulması üzerine yetkililere haber verdiğini belirtti. Eraba Mahallesi’nde yapılan kazılarda bir kümbet içerisinde 9 mezarın bulunduğunu aktaran Muhammed, “Şu ana kadar mezarlardaki 3 tabutu açtık ve büyük bölümü çömleklerden oluşan 41 parçayı gün yüzüne çıkardık.” dedi.

irakta-asur-donemine-ait-3500-yillik-mezarlar-bulundu-2

Daha önce de kentin çeşitli bölgelerinde bu tür mezarlara ulaşıldığını kaydeden Erbil Arkeoloji Müdürlüğü yetkilisi, “Ekibimiz, bulunan parçalar ve mezar üzerinde incelemelerde bulundu. Tahminlerimize göre mezarlar Asur dönemine ait olup 3 bin ila 3 bin 500 yıllık bir geçmişe sahip.” diye konuştu.

irakta-asur-donemine-ait-3500-yillik-mezarlar-bulundu

Muhammed ayrıca, söz konusu bölgede kazı çalışmalarının devam ettiğini, başka mezarların da bulunabileceğini ifade etti.

21.03.2017 CNN TURK

by -
308

3-5 Mart 2017 tarihlerinde düzenlenen III. Millî Kültür Şûrası Sonuç Raporu tamamlandı. Kültür Varlıkları, Müzeler ve Arkeoloji Komisyonu raporuna göre ‘Arkeolojik Arazi Teşkilatı’ kuruluyor.

iii-milli-kultur-surasinda-arkeolojik-arazi-teskilati-kurulmasi-karari-alindi

III. Milli Kültür Şurası’nda Kültür Varlıkları, Müzeler ve Arkeoloji Komisyonuna teklif edilen maddeler ise şu şekilde;
• III. Millî Kültür Şûrası’nın Kültür ve Turizm Bakanlığının yeni bir kültür politikası oluşturması ve müzelerini yeniden yapılandırması yönünde bir seferberliğe vesile olması,
• Müzelerimizde araştırma, ölçme, değerlendirme ve raporlamayla üst yönetimi bilgilendirecek birimler kurulması veya bu işlevi müzelerimize dışarıdan sağlayacak iş paydaşlarının temin edilmesi,
• Müzelerimizde mutlaka müzenin içeriğine/koleksiyonuna uygun donanıma sahip yabancı dil bilen ve bilimsel ölçekte yayın yapma kapasitesine sahip nitelikli uzmanların görevlendirilmesi ve müzelerimizin mutlaka profesyonel kadrolarca yönetilmesi,
• Müzede çalışacak personele, eserlerin korunmasına yönelik hizmetiçi eğitim verilmesi,
• Müze uzmanı, konservasyon ve restorasyon uzmanı eksikliğinin ivedilikle giderilmesi,
• Müzelerimizin konservasyon ve restorasyon laboratuvarı eksikliğinin bir an önce giderilmesi,
• Müzelerimizin eser depolarının bilimsel bir yaklaşımla yönetilmesi,
• Mesleki heyecanların canlı tutulması ve üretilen hizmetlerin kalitesinin artırılmasını teminen farklı unvanlarla görev yürüten müze uzmanları arasındaki özlük hakları farklılıklarının giderilmesi,
• Ülkemizde konservasyon – restorasyon alanında bilimsel araştırmalar ve uygulamalar yürütmek üzere bir enstitü kurulması,
• Müzelerin saklama ve sergilemenin ötesinde birer eğitim kurumu olarak işlev görmesine yönelik adımların atılması,
• Müzeler ve ören yerlerini kapsayan, sürdürülebilirlik esaslı bir kültürel peyzaj politikasının derhal hayata geçirilmesi,
• Kültür varlıklarımızın turizme kaynak yaratan bir değer olarak basit kâr anlayışıyla değil, kalıcı varlıklar olarak ve koruma – kullanma dengesi içerisinde devamlı kazanç sağlayacak biçimde değerlendirilmesine yönelik politikaların
hayata geçirilmesi,
• Müzelerimizin yapım ve onarımlarının mutlaka müze uzmanları ile yapılan kapsamlı görüşmeler sonucu biçimlenmesi; onarımı üstlenen ekibin mutlaka müzenin koleksiyonunun gerektirdiği koşulları tanımasına dikkat edilmesi; koleksiyon hakkında bilgi edinerek yola çıkılması ve tasarım yapılması,
• Ülkemizin tapu senetleri sayılan eski mezarlıklarımızdaki taşların belgelenerek yayımlanması,
• Yurtdışına sergi gidişi ve yurtdışından sergi gelişinin teşvik edilmesi ve bu konuda batıdaki algının değişimine ve tanıtıma öncelik verilmesi,
• Ülkemizin mevcut kültür envanteri veri tabanlarının birleştirilerek standart hale getirilmesi ve söz konusu veri tabanının sürekli güncellenmesi,

iii-milli-kultur-surasinda-arkeolojik-arazi-teskilati-kurulmasi-karari-alindi-1

• Kültür varlıklarının tespiti, korunması ve bunlara yönelik kaçak kazıların önlenmesiyle ilgili yeni bir yapılanmaya gidilmesi ve yurtdışındaki örnekler gibi arazi teşkilatının ihdas edilmesi,
• Müzelerde markalaşma, kurumsal kimlik, kaynak yaratma ve pazarlama konularında günümüzün bilimsel verileri ışığında profesyonel yaklaşımlara öncelik 
verilmesi,
• Akreditasyon sistemlerinin teşvik edici bir yöntem olarak devreye girmesi,
(Yayın sayısı, kaç kez referans gösterildiği, kaç geçici sergi gerçekleştirdiği, eğitim etkinliklerine katılım oranı, ziyaretçi sayısı, yerli ve yabancı diğer müzelerle işbirlikleri ve sonuçları gibi verilerle müzelerin performanslarını ölçmek kadar müzenin iyi yönetimini sağlamak açısından da önemlidir.)
• Müzelerde koleksiyon yönetiminin yanı sıra eğitim, yayın, iletişim ve tanıtım gibi faaliyetlere de önem verilmesi,
• Müze ziyaretçi yönetimine özel hassasiyet gösterilmesi,
• Müzelerin kapılarını yerli ve yabancı araştırmacılara açabilecek bir sistemin getirilmesi,
• Kültür ve Turizm Bakanlığının genel bütçeden aldığı payın, bütün bu hedeflerine ulaşabilmesini sağlayacak oranda artırılması.

by -
295

Mısır’ın başkenti Kahire’nin Al-Matareya bölgesinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, eski Heliopolis’teki Kral 2. Ramses’e ait olduğu tahmin edilen heykel parçaları bulundu.

misirda-2-ramsese-ait-oldugu-tahmin-edilen-heykel-bulundu

Mısır Tarihi Eserler Bakanı Halid Anani, yaptığı yazılı açıklamada, Kahire’nin doğusunda eski Evn şehrinde bulunan Ayn eş-Şems bölgesinde kazılar yapan Mısırlı ve Alman arkeologların, 2. Ramses Tapınağı’nın yakınlarında, eski Mısır’ı yöneten 19’uncu aileye (M.Ö 1292 -1190) ait iki kral heykeli bulduğunu belirtti.

Mısır Tarihi Eserler Kurumu Başkanı Mahmud Afifi ise heykellerden birinin eski Mısır’ı M.Ö. 1200 -1194 yıllarında yöneten Kral 2. Seti’ye ait olduğunu kaydetti.

Kral 2. Seti’nin heykelinin 80 santimetre uzunluğundaki üst tarafının çıkarıldığına işaret eden Afifi, heykelin kireç taşından yapıldığını ve kralın yüz hatlarının çok belirgin olduğunu dile getirdi.

Afifi, 2. Ramses’e ait olduğu tahmin edilen diğer heykelin ise 8 metre uzunluğunda, kuvarsit taşından yapılmış ve zaman içinde epeyce yıpranmış olduğunu ifade etti.

Tarihi Eserler Bakanı Anani, bugün Mısırlı ve Alman arkeologlardan oluşan heyetle birlikte Kahire’nin El-Matariyye bölgesinde heykellerin bulunduğu eski Evn şehrine giderek kazıların yapıldığı alanda incelemede bulundu.

09.03.2017 Anadolu Ajansı

by -
146

Mart 2009’da ülkenin yoğun gündemi arasında kaybolan arkeolojiyle ilgili haberleri meraklısına ulaştırmak amacıyla kurulan Arkeolojihaber, bugün sekizinci yılını doldurdu. Bu sekiz yıl boyunca Türkiye’nin farklı farklı yerlerinden ve yayın kuruluşlarından yararlanarak 6 bin 447 haber yayınladık. Ayrıca hazırladığımız özel haberler ile kamuoyu oluşturduk ve tarihi kültürel emanetlerin korunmasına katkı sağladık. Yayınladığımız haberler 180’ni aşkın ülkeden yaklaşık 3 milyon tekil ziyaretçiyle buluştu.

arkeolojihaber-8-yasinda

Arkeolojihaber her geçen gün okuyucularımızdan aldığımız görüş ve yorumlar sayesinde gelişmeye devam ediyor. Yolu arkeolojiden geçen ve bizlerin yanında yer alan okurlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Sizlerden aldığımız güç ve destek ile yayın akışımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerle…

arkeolojihaber.net ekibi

by -
1756

Sultanahmet’teki bir gecekondudan Sultanahmet Camisi’ne ve Ayasofya’ya doğru tünel kazan defineci suçüstü yakalandı. Kaçak kazı sırasında Bizans dönemine ait 23 adet toprak küp, seramik parçalar ve sikkeler gün yüzüne çıktı.

ayasofyanin-altina-tunel-kazan-defineci-yakalandi-1

İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, define avcılarının “Sultanahmet Camisi ve Ayasofya’nın altına doğru kaçak kazı yaptığı” yönündeki ihbar üzerine harekete geçti. Bunun üzerine yabancı dil bilen sivil polisler Sultanahmet bölgesinde turist gibi gezerek gece gündüz çalışmaya başladı.

EL ARABASIYLA KUM TAŞIYAN BİR KİŞİ YAKALANDI
Sivil polis ekipleri, gece geç saatlerde el arabasıyla kum taşıyan bir kişiyi belirledi. Sultanahmet Camisi’nin alt tarafındaki bir gecekondu eve girip çıkan kişi izlemeye alındı. Takip edilen kişinin gecekondu evden sürekli olarak kum taşıdığı belirlendi. Kaçak kazı yapan kişinin o olabileceği değerlendirilerek eve baskın düzenlendi.

ayasofyanin-altina-tunel-kazan-defineci-yakalandi

6 METRELİK TÜNEL BULUNDU
Sultanahmet Albıyık Değirmeni Sokak No:19’da bulunan gecekondu eve yapılan baskında 6 metrelik bir tünel bulundu. Sultanahmet Camisi’ne doğru kazılan tünelde aydınlatma sistemi yapıldığı da belirlendi. Matbaacı olduğu öğrenilen define avcısı Hakan Ö. gözaltına alındı.

TARİHİ ESERLERE EL KONULDU
Kazı alanı ve gecekonduda yapılan aramalarda, Bizans dönemine ait 23 adet küp ve seramik parçalar, kazı yapılan yerin altında Bizans ve daha eski dönemlere ait olduğu belirlenen tarihi eser kalıntıları, 2 adet Bizans dönemine ait sikkeler, 1 adet kemer tokası ele geçirildi.

Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, Sultanahmet Camisi’nin altına doğru kaçak kazı yapan Hakan Ö.’nün tarihi yapıya zarar verdiği belirledi. Gözaltına alınan Hakan Ö. hakkında adli işlem başlatıldı.

23.02.2017 Haber Türk

by -
301

Aydın’ın Karacasu ilçesindeki Karınderesi mevkinde çöplük olarak kullanılan alanın içinde kalan tümülüs kurtarılmayı bekliyor.

aydin-karacasudaki-tumulus-coplere-teslim

Karacasu’da geçtiğimiz yaz uzun süre yanmasıyla gündeme gelen çöplüğün bulunduğu alanda yer alan tümülüs yok oluyor. Yenice Mahalle muhtarı Cavit Paksoy’un gündeme getirdiği konu yetkili makamlarca doğrulandı. Çöplük Ataköy mahalle sınırları içerisinde bulunuyor. Karacasu-Tavas karayolu Geyre-Ataköy yol ayrıma gelmeden önce Tavas istikametine giderken yolun sağ tarafında bulunan çöplüğün 20 yıl önce dönemin muhtarı İsmail Yörük tarafından 49 yıllığına kiraya verildiği öğrenildi. Yaz aylarında çıkan yangınlarla gündeme gelen çöplük özellikle Ataköy mahallesine kötü koku yayarken, sineklerde de artış yaşanıyor.

Tümülüs Çöplük Altında Kaldı
Konuyu gündeme getiren Yenice mahalle muhtarı Cavit Paksoy verdiği röportajda “Ataköy çöplüğünün altında antik mezar olmasına rağmen orası çöplük yapıldı. Bunun dönüşü yok zaten. O çöplüğü oradan kaldırmak zaten artık mümkün değil. Ataköy çöplüğüne gidenler görecektir. Bir tane kazılmış höyük mezar vardır. Çöplüğün altında kalan ben 80’li yıllardan öncesinden biliyorum binlerce küçük mezar vardı. Ama çöplüğün altında kaldı şu anda. Ben çöplerin altında kalan bir sürü mezar biliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

aydin-karacasudaki-tumulus-coplere-teslim-1

Kayıtlarda Geçiyor
Çeşitli kaynaklarca “Daha önce orada kazısı yapılmış olan, tamamlanmış olan bir mezar yapısı vardır. Kayıtlarda öyle geçiyor. Dolayısıyla belirli bölgelerde bunun gibi birçok tescil edilmiş, varlığı kesinleşmiş, daha önceden varlığı kesinleşmiş mezar yapıları var. Çamlıbel’de aynı şekilde var. Nazilli’ye giderken yolun sağ tarafından kalan bölgede yine bir mezar yapısı var” bilgisi verildi. Böylesine her yerinden tarih fışkıran Karacasu’da turizme kazandırılamamış onca değer bulunurken bir tanesinin çöplük altında kalması ise tarihe verilen değeri gözler önüne seriyor.

İçine Girilemiyor
Çöplük alanında bulunan tümülüste 80’li yıllarda bir çalışma yapıldığı ve ardından o şekilde bırakıldığı öğrenildi. Tümülüsün geçmişi hakkında bilgi veren Ataköylü Halil İbrahim Karaca, “Çocukluğumuzda bunun içerisinde girebiliyorduk. Şimdi bazı göçükler oluştuğu için buraya girilemiyor. Burası koruma altında deniyor ama nasıl bir korumak bu bilemiyorum” dedi. Bu tümülüsün içerisinde 3-3,5 metre genişliğinde 2 metre yüksekliğinde 3 oda olduğu tahmin ediliyor.

23.02.2017 sesgazetesi.com.tr