Çarşamba, Mart 29, 2017
Manşet
Featured posts

by -
1523

Binlerce yıllık geçmiş kömüre kurban gidiyor. Seyitömer höyüğünün altındaki kömür rezervlerine gözünü diken Termik santrali işleten şirket arkeolojik kazıları durdurmak istiyor.

Kütahya Seyitömer Höyüğü kazıları 35 yıl sonra durdu. Anadolu Neolitik dönemin en önemli verilerinin elde edildiği arkeolojik kazılar, arkeolojik katmanların altındaki kömür rezerv alanına kurban ediliyor. Kömür havzası ve termik santral 2013 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri’nden özelleştirilerek Çelikler Holding’e geçmişti. TKİ arkeolojik kazılara sponsor olurken Çelikler Holding kazılara sponsor olmayı kabul etmediği gibi höyüğün alındaki kömür rezervine de gözünü dikmiş durumda. Kazı Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen kazıların devam etmesi için şirkete adeta yalvarıyor. 20 binden fazla eser çıkaran kazı ekibi höyüğün son evresinin de bilim dünyasına kazandırmak istiyor.

seyitomer-hoyugu-altindaki-komur-rezerv-alanina-kurban-ediliyor-1

KAZILAR 35 YIL ÖNCE BAŞLADI

Seyitömer Höyüğü’nde ilk kazılar 1989 yılında Eskişehir Müzesi tarafından başlatıldı. 1990 – 1995 yılları arasında kazılar Afyon Müze Müdürlüğü’nce sürdürüldü. 2006 yılından itibaren Dumlupınar Üniversitesi ile TKİ arasında imzalanan protokolle bilimsel kazılar Prof. Dr. Nejat Bilgen başkanlığında devam etti. 2012 yılı sonunda TKİ’den özelleştirme ile kömür havzası ve Termik santral Çeliker Holding’e geçti. 2013 yılında arkeolojik kazılar aralıksız devam etti. Ancak 2014 yılı ile birlikte kazılar durdu. Çeliker Holding protokolü yenilemedi. Höyüğün altındaki kömür rezervlerine göz diken şirket arkeolojik kazıların sonlandırılmasını ve bir an önce kömürü çıkarmak istedi. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na da baskı yapmaya başladı.

20 BİN ESER MÜZEYE TESLİM EDİLDİ

Seyitömer Höyüğü, antik dönemde Phrygia diye anılan bölgenin güneyinde, Batı ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayan önemli bir yol ağı ve kesişme noktası üzerindedir. 150 x 140 metre ölçülerinde, 24 metre yüksekliğindeki höyüğün en üst katmanı Roma dönemine tarihlenir. İlk Tunç çağına kadar tarihlenebilen höyükten bu güne kadar yaklaşık 20 binden fazla eser müze envanterine kaydedilmiştir. Buradan çıkan eserlerle Dumlupınar Üniversitesin’de ilk üniversite müzesi oluşturuldu. Arkeoloji bilim dünyasının gözü kulağı bu kazıdan gelecek sonuçlara kitlenmişti. Kazıların durması diğer ülke bilim adamlarınca da şaşkınlıkla izleniyor.

DÜNYANIN GÖZÜ BU KAZILARDA

Seyirömer Höyüğü’nde son yıllardaki kazılarda özellikle bölgenin Tunç Çağlarında Anadolu’daki yerinin anlaşılması, Anadolu ve Mezopotamya bölgesi ile olan siyasi, ticari ve sosyal ilişkilerini göstermesi açısından şaşırtıcı sonuçlar elde ediliyor. Roma döneminden başlayarak, ilk Tunç Çağı’na kadar kazılabilen ve devam etmesi gereken kazıların altındaki kömür rezervleri için feda edilmesi Anadolu arkeolojisi için büyük bir ihanet olarak nitelendiriliyor. Daha alt katmanlara inmek isteyen kazı ekibine kazı izninin ve TKİ’de olduğu gibi sponsorluk desteğinin sürmesi isteniyor. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bilimsel kazıların devamı için şirketin özelleştirme şartlarına uygun davranmasını istemesi gerekiyor. Arkeolojik kazılar birkaç yıl içinde sonuçlandıktan sonra zaten kömür yine şirketin kullanımına terk edileceği belirtiliyor.

16.03.2015 Radikal Haber: Ömer Erbil

by -
3013

Irak ve Suriye’de IŞİD’in yağmaladığı müzelerden çalınan bazı tarihi eserlerin Ebay internet sitesinde satışa çıkartıldığı ortaya çıktı. Suriye’nin batısındaki Apamea antik kentinden iki sikkenin sitede 108 ve 85 dolara satıldığı görüldü.

İngiliz Times gazetesi tarihi eser satışının terör örgütü için önemli bir gelir kaynağı olduğunu belirtti ve IŞİD’in şimdiye dek yağmaladığı müzelerden çaldığı eserleri yasadışı yollardan satarak milyonlarca dolar gelir elde ettiğine inanıldığını söyledi.

IŞİD yönetiminin militanların buldukları eserleri satmasına izin verdiği ancak bu tip satışlardan elde edilen kişisel gelirleri vergiye tabi tuttuğu belirtildi. Örgütün vergi sistemi sayesinde tüm tarihi eser satışlarından önemli miktarda gelir elde ettiği açıklandı.

Uzmanlar, IŞİD’in satışa çıkardığı yüksek sayıdaki tarihi eser nedeniyle piyasanın doyduğunu ve Orta Doğu’ya ait tarihi eserlerin fiyatlarının düşmeye başladığını söyledi.

IŞİD militanlarının Suriye ve Irak’a ait tarihi eserleri kaçakçı rotalarını kullanarak Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e götürdüğü de iddia edildi.

İngiliz basınına konuşan uzmanlar özellikle sikke gibi küçük parçaları  komşu ülkelere sokup piyasaya sürmenin IŞİD için kolay bir işlem olduğunu belirtti.

Ebay yetkilileri konu ile ilgili Times gazetesine yaptıkları açıklamada sorundan haberdar olduklarını ve yetkililerle birlikte çalıştıklarını söyledi.

Şirket sözcüsü “Yetkililerin önerileri dahilinde şüpheli bulunan ilanları siteden kaldırıyoruz, güvenlik güçlerinin araştırmalarına tam destek veriyoruz ve şüpheli bulduğumuz ilanları biz de araştırıyoruz” dedi.

15.03.2015 Hürriyet

by -
1247

Pakistan’da bulunan Bhamala Budist Arkeoloji Alanı’nda 2000 yıl öncesine tarihlenen buluntular ortaya çıkartıldı. The Express Tribune’nun haberine göre alanda yapılan kazılarda 500’den fazla terakota eser, alçıdan yapılmış heykel, mimari kalıntı, bakır paralar, demir çiviler ve Kuşan dönemine ait paralar ortaya çıkartıldı. Çıkartılan eserler üzerindeki analizlerin halen devam etmesinden dolayı sonuçların daha eski bir tarihi de gösterebileceğini belirten uzmanlar, kilden yapılmış Buda başı heykeli gibi yeni ortaya çıkartılan eserlerin M.S. 3.yüzyıl’a ait olabileceğini düşünüyorlar.

pakistanda-budistlere-ait-2-bin-yillik-eserler-bulundu-1

Hazara Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Dr. Abdul Samad’ a göre Bhamala’daki kazılarda ortaya çıkartılan en göze çarpan buluntu 14 metre uzunluğundaki Buda’nın Ölümü (Maha Puri Nirvana) heykeli. Bu heykel Gandhara uygarlığında ölümü gösteren heykeller arasındaki en büyük heykel olarak biliniyor.

12.03.2015 pakistanherald.com

by -
1827

Müşteri şikayetleri görünüşe göre yeni bir şey değil. Fakat satıcılarla günümüzde yaşanan sorunlar, günümüzden 3750 yıl önce Ur şehrinde yaşananların yanında çok da kötü görünmüyor.

Londra’daki British Museum’daki eserler arasında, Ur şehrinin Babil döneminde yazılmış ilk müşteri hizmeti şikayeti bulunuyor. Şikayet yazısı, kil bir tablet üzerine çivi yazısıyla yaklaşık MÖ 1750 tarihinde yazılmış.

Müzenin tanımında belirtildiğine göre, tabletteki şikayet bakır teslimatında yaşanan sorunlarla ilgili. Müşteri Nanni’nin, satıcı Ea-nasir’e ısmarladığı bakır cevheri, gecikmeli ve hasarlı olarak, ve beklediğinden daha düşük kalitede bir bakır cevheri gönderilmesiyle sonuçlanmış. Nanni bu olaylar sonucunda oldukça sinirlenmişe benziyor.

Aşağıdaki tercüme, Letters from Mesopotamia (Mezopotamya’dan Mektuplar)  kitabında, Asurolog A. Leo Oppenheim tarafından yapılmış:

Ea-nasir’e söyleyin: Nanni müteakip mesajı gönderiyor

Geldiğinde, bana şöyle dedin: “Ben Gimil-Sin’e (o geldiğinde) kaliteli bakkır külçeler vereceğim.” Sonra sen gittin ama bana söz verdiğin şeyi yapmadın. Ulağımın (Sit-Sin) önüne iyi olmayan külçeler koydun ve “Almak istiyorsan bunları al; almak istemiyorsan git buradan!” dedin.

Sen beni ne sanıyorsun da, benim gibi birini bu kadar hor görüyorsun? Ulaklar olarak, içinde benim param bulunan (sana emanet edilmiş) keseyi geri almaları için, bizim gibi nazik beyler gönderdim, ama sen onları bana birkaç kez elleri boş, hem de düşman toprağı içinden geri göndererek beni hor gördün. Telmun’la ticaret yapan tüccarlar arasında bana böyle davranan kimse var mı? Sadece sen ulağımı hor gördün! Sana borcum (?) olan o (önemsiz) 1 mina’lık [mina= ağırlık birimi] gümüş yüzünden, hem de Samas tapınağında saklanan mühürlü tablette yazdığımız miktarın dışında, ben senin adına saraya 1,080 pound bakır vermişken ve umi-abum da aynı şekilde 1,080 pound bakır vermişken , sen böyle konuşmakta bir mahsur görmüyorsun.

Verdiğimiz o bakır karşılığında bana nasıl davrandın? Düşman toprağında benim para kesemi benden alıkoydun; artık (benim paramın) tüm meblağını bana iade etmek sana kaldı.

Şunu anla ki (bundan sonra) senden kaliteli olmayan hiç bir bakırı kabul etmeyeceğim. Ben (bundan sonra) külçeleri, kendi avlumda/şantiyemde tek tek kendim seçerek alcağım, ve sana karşı reddetme hakkımı kullanacağım çünkü beni böyle hor gördün.

11.03.2015 Arkeofili