Salı, Mart 28, 2017
Etiketler Posts tagged with "Artemis Tapınağı"

Artemis Tapınağı

by -
348

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Artemis Tapınağı çevre düzenleme projesinin 2017 yatırım programında yer aldığını açıkladı.

artemis-tapinagi-icin-bakanlik-dugmeye-basti

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine Efes Antik Kenti ile birlikte giren Artemis Tapınağı’nın kaderine terk edilmiş bataklık halini ‘Artemis Battı’ haberiyle Hürriyet gündeme getirmişti. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği tapınak için Kültür ve Turizm Bakanlığı düğmeye bastı.

Bakan Nabi Avcı bürokratlara talimat vererek tapınak alanının düzeltilmesini istedi. Çevre düzenlemesi ve gezi güzergâhı için nisan ayında ihale açılacak. Artemis bataklık ve tarla görünümünden kurtarılacak. Tapınakla ilgili halihazırda bir proje olduğunu ve bunu hızlandırdıklarını ifade eden Avcı şöyle konuştu: “Artemis’e yakışır bir projeyi hayata geçireceğiz. Buradaki eserlerin yurtdışına götürüldüğünü de gelen ziyaretçilere anlatmalıyız. Orada askeriyeye ait bir binayı almışız. Orayı da enformasyon binası olarak kullanabiliriz. Gelen ziyaretçiler burada bilgilendirilir. Mutlaka bir maketini yapmalıyız ve gelen ziyaretçilere aslının böyle olduğunu anlatmalıyız. Vakit kaybetmeden bu yanlışı düzelteceğiz.”

22.02.2017 Hürriyet

by -
442

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Efes Artemis Tapınağı bakımsızlık ve ilgisizlikten bataklığa döndü. Yakın tarihe kadar her yıl milyonlarca turistin gezdiği İzmir’in Selçuk ilçesindeki tapınak arazisinde yağmur suları kazı çukurlarını doldurdu. Güvenlik, sadece panodaki uyarılardan ibaret.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

İzmir’in Selçuk ilçesinde ‘Dünyanın 7 Harikası’ arasında yer alan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Artemis Tapınağı, bataklık içinde ve terk edilmiş vaziyette. Dünya harikasından çok bir çöplüğü andırıyor. Turizmin yoğun olduğu yıllarda Efes’i ziyarete gelen iki milyonu aşkın ziyaretçinin önemli bir kısmının gezdiği tapınak, bugün girişine konan paslanmış bir tanıtım panosu dışında bir turizm alanı görünümünde bile değil. Çevre düzenlemesi, gezi güzergahının olmadığı tapınak kaderine terk edilmiş boş bir tarlayı andırıyor. Yağmur suları kazı çukurlarını doldurmuş vaziyette. Güvenlik ise sadece panolardaki uyarılardan ibaret.

Efes Müzesi yetkilileri tarihi tapınak için bir süredir üzerinde çalıştıkları bir proje olduğunu ve bunun koruma kurulunca da onaylandığını belirtiyor. Mevcut durumun kendilerini de çok rahatsız ettiğini anlatan yetkililer Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile önce tapınak etrafının çevre düzenlemesinin yapılacağını, tabandan gelen suyu kontrol altına alacaklarını, gezi güzergahı oluşturulacağını, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacıyla tapınağın maketinin görülebilir bir noktaya yerleştirileceğini söylüyor.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

 

2 Bin 500 Yıllık Tapınak
Tarihi tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından M.Ö. 560-550 yıllarında İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356’da Herostratus isimli bir delinin tapınağı yakması üzerine aynı büyüklükte ancak, 3 metre daha yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 metre boyutlarında, mermer heykelleriyle ünlü tapınak, Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. Tapınak, 262 yıllarında Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra bir daha onarılmadı.

Kazılar 1869 yılında başladı
Efes’te ilk arkeolojik kazılara, British Museum adına J.T. Wood tarafından 1869 yılında başlandı. Tapınakla ilgili bulunan pek çok eser British Museum’a götürüldü. Avusturya Viyana Müzesi’nde de Artemis tapınağından götürülen çok sayıda eser bulunuyor. Efes Müzesi’nde ie iki büyük Artemis heykeli sergileniyor. Tapınak hem İngiliz hem de Avusturyalılarca yağmalanmış durumda. Tapınak’tan geriye mermer parçaları, sütun başları, tanbur gibi mimari parçalar kaldı. Tapınak alanında sadece bir sütun gelişi güzel üst üste dizilerek sergileniyor. Diğer mimari parçalar ise etrafa gelişi güzel atılmış vaziyette.

18.02.2017 Hürriyet Haber: Ömer Erbil

by -
4122

Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Sardes Antik Kenti’nde 2016 yılı kazı çalışmaları başladı. Antik kentte gün yüzüne çıkartılan sütunlardaki kararmalar özel kimyasallarla temizleniyor.

Ayakta kalan yapılarıyla dikkati çeken Sardes Antik Kenti’nde, 13 metre genişliğinde giriş takı ve caddelerin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Kazıların devam ettiği antik kentte gün yüzüne çıkartılan sütunlardaki kararmalar özel kimyasallarla temizleniyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Dunlop, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes Antik Kenti’nde 2016 yılı kazı sezonunun başladığını bildirdi. Sardes Antik Kenti’nde kazı çalışmalarına 1854 yılında başlandığını, belirli aralıklarla devam eden çalışmaların 1958 yılından itibaren bilimsel nitelik kazandığını dile getiren Dunlop, 5 bin yıllık antik kentin Lidya Krallığı’nın yanı sıra Pers, Helenistik, Yunan, Roma ve Bizans kültürünün izlerini taşıdığını söyledi.

manisadaki-sardes-antik-kentinde-kazi-calismalari-basladi-3

Paranın basıldığı ilk yer olması nedeniyle Sardes Antik Kenti’nin ticari hayata yön veren bir bölge olduğuna işaret eden Dunlop, kazı anlamında büyük zenginliğe sahip kentin, bugüne kadar ancak yüzde 3’lük bölümünün ortaya çıkarılabildiğine dikkati çekti. Kentte “Gymnasium” denilen hamam ve iyi korunmuş yapılar arasında yer alan ve M.Ö. 5’inci yüzyılın sonlarına tarihlenen Artemis Tapınağı’nda 5 yıllık çalışma programı hazırlandığını bildiren Dunlop, şöyle konuştu: “Artemis Tapınağı’ndaki temizleme çalışmaları ile mermer sütunlar ve yerleşkedeki yapıların kararan kısımlarında temizleme çalışmalarına başladık. Kazılarda ortaya çıkarılan sütunlarda yosunlaşma ve hava şartları gibi etkenlerle kararmalar meydana geliyor. Sütun ve mermerlerin daha fazla kararmasını önlemek, gerçek renklerine döndürmek için temizleme çalışmasına ağırlık verdik. Özel olarak hazırlanan ilaçlarla sütunlar ve mermerler üzerindeki kararmalar mevcut yapıya zarar vermeden tamamen temizleniyor. Temizleme işinde görev alan kadınlar sütunları ilaçlı fırçalarla hassas bir şekilde temizliyor.”

Şehrin ana giriş kapısı ortaya çıkarılacak
Prof. Dr. Dunlop, şehrin Lidya dönemine ait giriş bölümündeki kazılarda da ikinci yıla girdiklerini, Roma ve Lidya dönemlerine ait bölümlerde çalıştıklarını belirterek, “Şehrin ana giriş kapısını ve caddelerini tamamen ortaya çıkartmaya çalışıyoruz.” dedi.

Kazılar sırasında ortaya çıkarılan giriş takının 13 metre genişliğiyle benzer antik kentlere göre oldukça büyük olduğu gözlemini aktaran Dunlop, şu bilgileri aktardı:”Kazı çalışmaları sırasında sürpriz bir şekilde Roma dönemine ait 3 geçişli anıtsal bir taka ait kalıntılara ulaştık. Yerdeki blokların bu 3 geçişli taka ait olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar ortaya çıkarılan ve bildiğimiz takların en genişi 9,7 metre idi. Anladığımız kadarıyla anıtsal takın orta geçişi bugüne kadar bulunan en geniş tak, ölçüleri orta geçişi 13 metre.”

manisadaki-sardes-antik-kentinde-kazi-calismalari-basladi-2

Sardes Antik Kenti
Salihli ilçesi Sart beldesinde bulunan Sardes, M.Ö. 7’inci yüzyıldan başlayarak M.S. 7’inci yüzyılda erken Bizans dönemine kadar çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptı.

Antik çağda Lidya Krallığı’nın başkenti olan, tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen şehir, tarım, hayvancılık, ticaret ve altın madenciliği sayesinde zenginleşti.

Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan yedi kiliseden birine de ev sahipliği yapan Sardes’deki kazılarda bulunan eserlerin bir bölümü Manisa Müzesi’nde sergileniyor.

24.06.2016 Haber 7

by -
4892

Anadolu coğrafyası, gerek jeopolitik konumu, gerekse sahip olduğu verimli topraklar sayesinde insanoğlunun her dönemde tercih ettiği bir yerleşim alanı oldu. İnsan, doğası gereği başlattığı inancı çeşitli şekillerde toplu tapınım alanlarında sürdürdü. İşte Anadolu’nun geçirdiği inanç kronolojisinin en önde gelen mabetleri:

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi

1.Göbekli Tepe
Şanlıurfa’da yer alan Göbekli Tepe’yi artık duymayan yoktur. Ününü T biçimli sütunlarıyla, dairesel planlı yontulmuş taşlarıyla kazanan Göbekli Tepe, bilinen dünyanın en eski toplu tapınma alanı. Tarihi günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanıyor. İnsanların güncel yaşamlarını sürdürmek için çanak çömlek yapımı ya da tarımsal faaliyetlerinden daha fazlasını keşfetmeden önce, en büyüğünün 16 tondan fazla stilize insan biçimli taşlar inşa etmesi, inancın yaşamdaki önemine dikkat çekiyor. Göbekli Tepe, UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası’na aday gösterildi.

2.Çatalhöyük
Konya’nın 52 km. güneydoğusunda, Çumra ilçesinin kuzeyinde yer alan Çatalhöyük, 9 bin yıllık tarihi ile Neolitik ve Kalkolitik Dönem’de Yakındoğu’ya ait en büyük köy olarak bilinir.  Müthiş buluntuları ve neolitik dönemi aydınlatması nedeniyle oldukça önemli bir yerleşim yeri olan Çatalhöyük, Anadolu’daki en eski ana tanrıça kült merkezi olarak kabul ediliyor. Ayrıca evlerin içinde boğa başları ve boynuzları gibi bazı kabartmalar bulunuyor. Çatalhöyük’te yaşayanların inanç kültürlerine ait bulguları içinde barındıran bu kutsal mekanların duvarlarında boğa başlarının yanı sıra, boğa figürleri, insan ve diğer hayvanlara ait duvar resimleri yer almakta. Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-2

3.Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı
Çorum’un Boğazkale İlçesi’ne bağlı Hitit başkenti Hattuşa’ya 2 km mesafede yer alır. Hititlere ait Orta Anadolu’daki tapınakların en güzel örneklerindendir. Burada “Bin tanrılı” Hitit panteonunun belli tanrıları değil, çok sayıda tanrı ve tanrıça kabartması yer almaktadır.  M.Ö. 13. yy’a tarihlenir. A, B ve C olarak adlandırılan üç galeriden oluşur. Uzun koridorlardan oluşan bu galerilerde tanrılara sunumlar bırakmak için küçük nişler yer alır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-3

4.Athena Tapınağı (Assos Antik Kenti)
Çanakkale’nin, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü’nde bulunan ve Edremit Körfezi ile Midilli’ye hakim bir tepe üzerine kurulu Athena Tapınağı, M.Ö. 525 yılında inşa edildi. Tapınak baş tanrı Zeus’un çok sevdiği kızı sanat, strateji ve barış tanrıçası Athena’ya ithaf edilmiştir. Athena Assos’un koruyucu tanrısıdır. Anadolu’da bilinen ilk Arkaik Çağ Dor düzenli mimari örneğidir. Tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800’lü yıllarda Amerikalılar tarafından yurt dışına götürülmüştür.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-4

5.Artemis Tapınağı (Efes Antik Kenti)
Tanrıça Artemis’e adanan tapınak, İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı, Efes Antik Kenti’nde yer almaktadır. M.Ö. 5. yy’da inşa edildiği sanılan ve Dünya’nın 7 harikası arasına girmiş Artemis Tapınağı’na ait bugün sadece yerini belirlemek adına konulmuş bir adet sütun parçası bulunmaktadır. Dönemin en ünlü heykeltıraşlarının çalıştığı yapıya ait parçalar British Museum’da sergilenmekte. Tapınağın kült heykeli Artemis ise Selçuk Müzesi’nde yer alıyor.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-5

6.Zeus Tapınağı (Aizanoi Antik Kenti)
Kütahya’nın Çavdarhisar İlçesi’nde yer alan Anadolu’nun en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’dır. En parlak dönemini ikinci ve üçüncü yüzyılda yaşayan kent, Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Tiyatroya bitişik stadyum, mozaikli hamamları ve gymnasium, köprüler, nekropol alanları ve borsa yapısı kentin en önemli öğelerini oluşturur. Kentin tapınağı, MS 2. yy’ın 2. çeyreğinde inşa edilmeye başlanmıştır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-6

7.Ayasofya
İstanbul’un sembollerinden olan Ayasofya, Doğu Roma İmparatorluğu boyunca hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi görmüştür.  Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından, 532-537 yılları arasında kubbe yüksekliği ile övünerek 3. kez inşa edilmiştir. 1453’te  İstanbul’un kuşatılması nedeniyle Aysaofya’da Kostantinapolis halkı topluca dua yapmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’ya dokunmayarak camiye çevirmiştir. 1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya müze olarak hizmete açıldı.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-8

8.Divriği Ulu Cami
Sivas’ın Divriği İlçesi’nde yer almaktadır. Cami, türbe, darüşşifadan oluşan yapılar topluluğudur. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’tır.  1985 yılında UNESCO Dünya miras listesine dahil edilmiştir. Üzerinde 25 farklı kubbe modeli bulunmaktadır. Kapılarında ve mimarisinde Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örnekleri işlenmiştir.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-7

9.Sultanahmet Cami
İstanbul’da yerli ziyaretçisi kadar yurt dışında da ün yapmış Sultanahmet Cami, içindeki 20 bin kadar mavi, yeşil ve beyaz İznik çinileri ile “Mavi Cami-Blue Mosque” olarak da bilinir. Cami, medrese, Daru-l Kurra, Muvakkithane, Sıbyan Mektebi, Arasta, Hamam, İmaret, Darü’ş-şifa ve türbeden oluşan külliye içinde yer almaktadır. Ahmet’in Sedefkar Mehmet Ağa’ya 1609-1616 yılları arasında yaptırdığı cami, Türkiye’nin ilk altı minareli camisidir. Osmanlı Dönemi’nin en güzel, en ihtişamlı camilerindendir. 206 pencere ile cami içi aydınlatılmaktadır. Geniş kubbesinin yükü dört fil ayağı ile yere indirilmiştir.  1985 yılında İstanbul Tarihî Alanları adıyla UNESCO Dünya Mirasları listesine eklenen alanın bir parçasıdır.

by -
1302

Almanya’nın Bonn kentinde devam eden 39. Dünya Mirası Komitesi Toplantısı’nın bugünkü oturumunda Efes Antik Kenti’nin “UNESCO Dünya Miras Listesi”ne alınması oylanacak.

UNESCO Dünya Mirası Komitesince “Dünya Miras Listesi”ne kaydedilmesi bugün oylanacak Efes Antik Kenti, insanlık tarihinin birçok döneminden eserleri bünyesinde barındırıyor.

Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen ve dün Türkiye’den “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesi”nin kararlaştırıldığı 39. Dünya Mirası Komitesi Toplantısı’nın bugünkü oturumunda, Efes Antik Kenti için oylama yapılacak. 

Dünya Miras Geçici Listesi’nde 1994 yılından beri bekleyen, bugünkü oylamada 21 yıllık hasrete son verilerek Dünya Miras Listesi’ne girmesi beklenen Efes Antik Kenti için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra Selçuk ilçesinden giden ekip de temaslarını sürdürüyor. 

İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarındaki antik kentin ilk kuruluşu Neolitik Çağ’a (Cilalı Taş Devri) kadar uzanıyor.

Efes’teki ilk arkeolojik kazılar, British Museum adına J.T. Wood tarafından 1869 yılında başladı. Bölgedeki ilk kazılara 1895’te başlayan Avusturyalılar, günümüzde de çalışmalarını sürdürüyor. 

Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında kesintiye uğrayan çalışmaları 1954 yılından sonra aralıksız devam etti. Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün yanı sıra 1954 yılından itibaren Efes Müzesi de Kültür Bakanlığı adına kazı, restorasyon ve düzenleme çalışmalarına devam ediyor.

Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç çağları ve Hititler’e ait yerleşimler saptandı. Kentin Hititler Dönemi’ndeki adının ise “Apasas” olduğu biliniyor. 

Liman kenti Efes, milattan önce 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşındı. Bugün gezilen Efes ise Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından milattan önce 300 yıllarında kuruldu. Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak 200 bin kişilik nüfusa sahipti.

Efes, Bizans döneminde tekrar yer değiştirdi ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne geldi. Türkler tarafından 1330 yılında alınan ve Aydınoğulları’nın merkezi olan Ayasuluk, 16. yüzyıldan itibaren giderek küçülmeye başlamış, 1923 yılında Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra “Selçuk” adını aldı. 

HER DÖNEME ŞAHİT
Tarihi boyunca uygarlık, bilim, kültür ve sanat alanlarında her zaman önemli rol oynayan kent, birçok kez yer değiştirdiğinden kalıntıları da yaklaşık 8 kilometrekarelik alana yayıldı. Prehistorik, Arkaik, Hellenistik, Roma ve Bizans, Selçuk, Aydınoğulları, Osmanlı gibi insanlık tarihinin birçok döneminden eserlere ev sahipliği yapan kent adeta tarihin her dönemine şahitlik ediyor.

Ayasuluk Tepesi, Artemision, Efes ve Selçuk olarak dört ana bölgedeki harabeler, geçen yıl 1 milyon 873 bin 701 kişi tarafından ziyaret edildi. Efes’i bu yılın ilk beş ayında ziyaret eden turist sayısı 515 bin 956 oldu.

SAHİP OLDUĞU ESERLER
Efes Antik Kenti, barındırdığı eserlerle zengin bir mirasa sahip. Dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı, bu kentin sınırları içinde yer alıyor. Antik dünyanın mermerden inşa edilmiş ilk tapınağı olan ve  temelleri milattan önce 7. yüzyıla kadar giden yapı, Tanrıça Artemis’e ithafen Lidya kralı Croesus tarafından yaptırıldı, dönemin en büyük heykeltıraşları Pheidias, Polycleitus, Kresilas ve Phradmon tarafından bronz heykellerle süslendi.

Efes Celsius Kütüphanesi ise Roma dönemi yapılarının en güzellerinden birisi olarak öne çıkıyor. Roma döneminde 110-135 yılları arasında inşa edilen kütüphane iki katlı olmasıyla dikkati çekiyor.

Efes’i inanç turizmi açısından cazibe merkezi haline getiren yapılardan biri olan Meryem Ana Evi, Bülbüldağı’nda bulunuyor. Hazreti İsa’nın annesi Meryem’in son yıllarını geçirdiğine inanılan kilise, Hristiyanlar için hac yeri.  

Kentte bulunan ve Bizans döneminde mezar kilisesi haline getirilen, Roma imparatoru Decius zamanında putperestlerin zulmünden kaçan yedi Hristiyan gencin sığındıkları rivayet edilen Efes’teki Yedi Uyurlar Mağarası, dünya üzerinde 33 kentin mağaranın kendi sınırları içinde olduğunu iddia etmesine karşın Hristiyan kaynaklarının çoğu tarafından kutsal yer sayılıyor.

Antik kentin bağrındaki İsa Bey Camii, 1374-75 yılında Aydınoğulları’ndan İsa Bey tarafından Ayasuluk Tepesi’ne inşa ettirildi. Artemis Tapınağı ile Saint Jean Kilisesi arasında yer alan yapı, Anadolu cami mimarisinin ilk örneklerini sergiliyor. 

Roma İmparatoru Hadrianus adına anıt tapınak olarak yapılan ve frizlerine Efes’in kuruluş efsanesi işlenen Hadrian Tapınağı, İmparator Domitianus adına yapılan Domitian Tapınağı, Meryem adına inşa edilmiş ilk kilise olan ve 431 Konsül Toplantısı’nın yapıldığı, Hristiyanlık dinindeki ilk yedi kilise arasındaki Meryem Kilisesi Efes’in zengin değerleri arasında bulunuyor.

Ayrıca Bizans İmparatoru Büyük Iustinianus tarafından yaptırılan ve o dönemin en büyük yapılarından bir olan 6 kubbeli bazilika St. Jean Bazilikası, Kleopatra’nın kız kardeşine ait anıtsal mezar Oktagon da Efes’te ziyaretçileri karşılıyor.

İlk inşa tarihi milattan sonra 1. yüzyıl olarak belirlenen Yamaç Evler’de kentin zenginleri barınmış. Bu evler duvarlardaki mermer kaplama ve freskler, taban ise mozaiklerle kaplı olmasıyla dikkati çekiyor. Evlerde kalorifer sistemi ve hamam da bulunuyor.

Büyük Tiyatro da Efes’in kıymetli miraslarından birisi. Antik dönemin en büyük açık hava tiyatrosu olan yapı 24 bin kişilik kapasiteye sahip.

05.07.2015 ntv.com.tr

by -
403

İzmir’in Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti’ndeki 2011 dönemi kazılarının Ekim ayına kadar devam edeceği ve kazılara hız verileceği bildirildi.

Avusturya Efes Kazıları Başkanı Doç. Dr. Sabine Landstaetter, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2011 dönemi kazılarının Mayıs’ta başladığını ve Ekim’e kadar süreceğini belirterek, restorasyon çalışmalarının ise yıl boyunca süreceğini söyledi.

by -
348

Avusturya Arkeoloji Enstitüsü ve Efes Kazıları Başkanı Doç. Dr. Sabine Ladstätter, kazı başkanlığı’nın ilk yılı olan 2010 Ephesos kazı sezonunun sona erdiğini belirterek, ‘Bu yılki kazılardan son derece önemli buluntular elde ettik’ dedi.

Ladstatter, kazılarla ilgili düzenlediği basın toplantısında, 2011 yılı kazı sezonunun Mayıs ayında başlayacağını açıkladı. Bu yılki kazılardan son derece önemli buluntular elde ettiklerini ve birçok önemli kazılarda da önemli aşamalara geldiklerini kaydeden Ladstatter, bu yılki kazılarda Artemis Tapınak alanı bitişiğindeki arazide yer alan ve Tribüne olarak adlandırılan Roma Dönemi yapısına ağırlık verdiklerini, bu yapının ilk kez bu yıl arkeolojik araştırmalarının yapıldığını ifade etti.

by -
403

Aydın’ın Didim İlçesi’ndeki Apollon Tapınağı çevresinde kazı yapan Alman arkeoloji ekibi, definecilerin kaçak kazıları sırasında buldukları kalıntılardan yola çıkarak genişlettikleri çalışmalarda, yeni bir tapınağın duvarına ulaştı.

Didim’deki dünyaca ünlü Apollon Tapınağı’nda kazı çalışmaları yapan Alman arkeoloji ekibi, yaklaşık 8 ay önce definecilerin kaçak kazıları sırasında buldukları kalıntılarından yola çıkarak çalışmalarını genişletti.

by -
594

1300-yillik-zaman-tuneli-projesiİzmir’in Selçuk ilçesi, Efes Antik Kenti’nin ardından yeni bir antik çekim merkezi daha kazanıyor. Selçuk Kalesi, Saint Jean Kilisesi, İsabey Camisi, tarihi hamamlar ve Artemis tapınağını birbirine galerilerle bağlayacak olan projenin 3 yılda bitirilmesi planlanıyor.

Proje tamamlandığında ziyaretçiler, yaklaşık bin 300 yıllık bir dönemi kapsayan eserleri arka arkaya görme imkanına kavuşacak.