Salı, Mart 28, 2017
Etiketler Posts tagged with "Aydın"

Aydın

by -
219

Aydın’ın Karacasu ilçesindeki Karınderesi mevkinde çöplük olarak kullanılan alanın içinde kalan tümülüs kurtarılmayı bekliyor.

aydin-karacasudaki-tumulus-coplere-teslim

Karacasu’da geçtiğimiz yaz uzun süre yanmasıyla gündeme gelen çöplüğün bulunduğu alanda yer alan tümülüs yok oluyor. Yenice Mahalle muhtarı Cavit Paksoy’un gündeme getirdiği konu yetkili makamlarca doğrulandı. Çöplük Ataköy mahalle sınırları içerisinde bulunuyor. Karacasu-Tavas karayolu Geyre-Ataköy yol ayrıma gelmeden önce Tavas istikametine giderken yolun sağ tarafında bulunan çöplüğün 20 yıl önce dönemin muhtarı İsmail Yörük tarafından 49 yıllığına kiraya verildiği öğrenildi. Yaz aylarında çıkan yangınlarla gündeme gelen çöplük özellikle Ataköy mahallesine kötü koku yayarken, sineklerde de artış yaşanıyor.

Tümülüs Çöplük Altında Kaldı
Konuyu gündeme getiren Yenice mahalle muhtarı Cavit Paksoy verdiği röportajda “Ataköy çöplüğünün altında antik mezar olmasına rağmen orası çöplük yapıldı. Bunun dönüşü yok zaten. O çöplüğü oradan kaldırmak zaten artık mümkün değil. Ataköy çöplüğüne gidenler görecektir. Bir tane kazılmış höyük mezar vardır. Çöplüğün altında kalan ben 80’li yıllardan öncesinden biliyorum binlerce küçük mezar vardı. Ama çöplüğün altında kaldı şu anda. Ben çöplerin altında kalan bir sürü mezar biliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

aydin-karacasudaki-tumulus-coplere-teslim-1

Kayıtlarda Geçiyor
Çeşitli kaynaklarca “Daha önce orada kazısı yapılmış olan, tamamlanmış olan bir mezar yapısı vardır. Kayıtlarda öyle geçiyor. Dolayısıyla belirli bölgelerde bunun gibi birçok tescil edilmiş, varlığı kesinleşmiş, daha önceden varlığı kesinleşmiş mezar yapıları var. Çamlıbel’de aynı şekilde var. Nazilli’ye giderken yolun sağ tarafından kalan bölgede yine bir mezar yapısı var” bilgisi verildi. Böylesine her yerinden tarih fışkıran Karacasu’da turizme kazandırılamamış onca değer bulunurken bir tanesinin çöplük altında kalması ise tarihe verilen değeri gözler önüne seriyor.

İçine Girilemiyor
Çöplük alanında bulunan tümülüste 80’li yıllarda bir çalışma yapıldığı ve ardından o şekilde bırakıldığı öğrenildi. Tümülüsün geçmişi hakkında bilgi veren Ataköylü Halil İbrahim Karaca, “Çocukluğumuzda bunun içerisinde girebiliyorduk. Şimdi bazı göçükler oluştuğu için buraya girilemiyor. Burası koruma altında deniyor ama nasıl bir korumak bu bilemiyorum” dedi. Bu tümülüsün içerisinde 3-3,5 metre genişliğinde 2 metre yüksekliğinde 3 oda olduğu tahmin ediliyor.

23.02.2017 sesgazetesi.com.tr

by -
865

Aydın’da yer alan Tralleis Antik Kenti’ne ait tarihi eserlerin saklandığı depo kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce soyuldu.

aydindaki-tralles-antik-kentinin-deposu-soyuldu-1Edinilen bilgiye göre; Yıllardır kazıları devam eden ve çıkan birçok tarihi eserin saklandığı Tralleis Antik Kenti’nin kilitli, çevresi tel örgülerle çevrili ve aynı zamanda elektronik güvenlik sisteminin de mevcut olduğu belirtilen depoya tarih kaçakçıları ya da hırsızlar girdi. Tel örgüleri kesip merdivenle deponun çatısına yakın pencerelerinin demir parmaklıklarını keserek içeri girdiği öğrenilen kişiler tarihi eserleri çalıp kaçtılar. Kaçarken çaldıkları bazı eserleri de düşürdüğü öğrenilen tarihi eser kaçakçısı ya da hırsızların yakalanması için Aydın Polis bölgede operasyon yaptı.

İlk önce Antik kent ve çevresinden gelen tüm yolları tutan polis ekipleri bölgeden gelen tüm araç ve kişileri didik didik aradı. Bir yandan da deponun bulunduğu 2 bin 350 yıllık Tralleis Antik Kenti’ne gelen polis ekipleri el fenerleri ile zifiri karanlıkta kaçakçıları aradılar. Kaçakçılar henüz yakalanamazken polisin arama ve olay yeri inceleme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

aydindaki-tralles-antik-kentinin-deposu-soyuldu

Tralleis Antik Kenti
Aydın’ın Kemer Mahallesi yakınlarında bulunan Tralleis antik kenti Argoslular ve Tralleis’liler tarafından kurulduğu biliniyor. Menderes Havzasının verimli toprakları üzerine kurulmuş olan bu kent M.Ö.334’te İskender tarafından alınmasından sonra Helenistik Krallıklar arasında sık sık el değiştirdiği için pek çok medeniyete ait kıymetli eserlerin bulunduğu antik kentler arasında yer alıyor. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, ve stadyumun bulunduğu Tralleis Antik Kenti ilk çağda ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek, Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını ve Ayasofya’ın mimarlarından Anthemios’u da yetiştiren kent olarak da biliniyor.

24.01.2017 Milliyet

by -
413

Arkeolojihaber.net ekibi olarak 2016 yılı Türkiye’sinden vandalizm içeren önemli gördüğümüz 10 haberi sizler için derledik.

“Vandalizm”
Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemi.

1-Yenikapı’da Theodosius Limanı’na Ait Ahşap Mendirek Parçalandı
İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda devam eden çalışmalarda Bizans dönemine ait Theodosius Limanı’nın devamı olan ahşap örme mendirekler Koruma Kurulu’nun uzman denetiminde bilimsel yöntemlerle kaldırılması kararına karşın iş makineleri ile parçalandı.
Haberin devamı için

yenikapida-theodosius-limanina-ait-ahsap-mendirek-parcalandi

2-Urla’da Airai Antik Kenti’nin Ortasına Beton Su Kanalı Döşendi
İzmir’in Urla ilçesinde Airai Antik Kenti’nin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ortasına beton boru döşediler. Koruma kurulu, müze ve Urla Belediyesi’nin iki defa mühürleme yapmasına rağmen inşaat durmadı. 2863 sayılı yasaya göre kasten birinci derece sit alanını tahrip etmek hapis cezasını öngörüyor.
Haberin devamı için

urlada-airai-antik-kentinin-ortasina-beton-su-kanali-dosediler

3-Mersin’de Gülek Kalesi’nin Kapısına Sprey Boya
Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.
Haberin devamı için

mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

4-Antalya’da 2 Bin Yıllık Kaya Mezarına Boya İle Yazı Yazıldı
Antalya’nın Finike İlçesi’nde yer alan Limyra Antik Kenti’nde bulunan 2 bin yıllık kaya mezarının duvarına bir sondaj firması boya ile yazı yazarak ilan verdi. Sprey boyayla yazılan ilan yüzünden tarihi yapı zarar gördü.
Haberin devamı için

antalyada-2-bin-yillik-kaya-mezarina-boya-ile-yazi-yazildi

5-Bodrum’da 2 Bin Yıllık Mezarlar Kepçeyle Tahrip Edildi
Muğla’nın Bodrum ilçesinde evini yenilemek isteyen kişi, Roma dönemine ait 2 bin 100 yıllık mezarları tahrip etti, mezarlardan PVC atık su borusu geçirildi.
Haberin devamı için

bodrumda-2-bin-yillik-mezar-kepceyle-tahrip-edildi

6-Ankara’da 2 Bin Yıllık Sur Duvarı İş Makinesiyle Yıkıldı
Ankara’da Augustus Tapınağı’nın hemen yanında yer alan ve Ankara Kalesi’nin devamı olan tarihi duvar ile sütunlar “İnsanların kafasına düşüyor” diyerek yıkıldı.
Haberin devamı için

ankarada-2-bin-yillik-sur-duvari-is-makinesiyle-yikildi

7-Kocaeli’de 2 Bin 500 Yıllık Mezar Odası Dozerle Yok Edildi
Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Kutluca Köyü’ndeki 2 bin 500 yıllık kubbeli mezar odası patlatıldıktan sonra dozerle yok edildi.
Haberin devamı için

kocaelide-2-bin-300-yillik-mezar-odasi-dozerle-yok-edildi-1

8-Latmos’ta 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Sabunla Silinerek Yok Ediliyor
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.
Haberin devamı için

8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar-1

9-Aydın’da Latmos Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nı Yaktılar
Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.
Haberin devamı için

aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar-1

10-Marmaris Kalesi’nin Duvarları Klima İçin Hilti ve Matkapla Delindi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.
Haberin devamı için

marmaris-kalesinin-duvarlari-klima-icin-hilti-ve-matkapla-delindi-2

 

by -
4823

Aydın’ın Karacasu ilçesinde yer alan Afrodisias Antik Kenti’nde ki, 2 bin 100 yıllık dev şehir havuzu gün yüzüne çıkartılıyor.

afrodisias-antik-kentindeki-devasa-havuz-gun-yuzune-cikiyor

UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde bulunan Roma İmparatorluğu dönemine ait Afrodisias Antik Kenti, iyi şekilde korunmuş anıt yapıları ile dikkati çekiyor. Afrodisias’ta ilk olarak 1904’te yabancı arkeologlarca başlatılan çalışmalar, sonrasında geniş kapsamla 1961-1990 yılları arasında Prof. Dr. Kenan Erim öncülüğünde yapıldı. Erim’in vefatının ardından Oxford Üniversitesi’nden Prof. Roland R.R. Smith başkanlığında devam eden kazılarda, kentin en önemli mimari unsurlarından şehir havuzu gün yüzüne çıkarılıyor. Roma şehirleri içerisinde varlığından haberdar olunan ve kazıyla etrafındaki parkıyla gün yüzüne çıkarılan ilk şehir havuzu olma özelliği taşıyan mimari yapı, 2 bin 100 yıl öncesindeki Roma şehirlerinin ihtişamını gösterdiği gibi o dönemin sosyal yaşantısına ait önemli bilgileri de ortaya koyuyor.

afrodisias-antik-kentindeki-devasa-havuz-gun-yuzune-cikiyor-1

Kazı heyeti başkanı Prof. Smith, ilk kez 1980 yılında Prof. Dr. Kenan Erim tarafından kısmen kazısı yapılan şehir havuzunun, son 5 yıldır yapılan kazılarla, tümüyle ortaya çıkarılmaya çalışıldığını ifade etti. Smith, kazı çalışmaları son aşamaya gelen havuzun, Milattan Önce 1. yüzyıldan kalma olduğunu ve şehrin büyüklüğüyle kıyaslandığında devasa ölçekte olduğunu dile getirerek, “Burada 170 metre uzunluğunda 30 metre genişliğinde ve 1 metre derinliğinde bir süs havuzundan bahsediyoruz. Kentin gücünü göstermek için bu kadar büyük yapmışlar” dedi.

19.09.2016 Hürriyet

by -
3529

Aydın’ın Meşrutiyet Köyü’nde bulunan Deştepe Höyüğü imara açıldı.

Aydın’ın merkez ilçesine bağlı Meşrutiyet Köyü’nde bulunan ve yaklaşık 10 yıl önce çevresindeki zeytin ağaçlarının kesilerek villaların yapılmaya başlandığı Deştepe Höyüğü, şimdi de Amerikan Kültür Koleji’nin yapılaşmasına açıldı. Daha önce de höyüğün tam tepesine yüksek gerilim hattının için direk dikilmişti.

İzmir 2. Koruma Kurulu, 1995’te kent merkezine 1.5 kilometre uzaktaki bu höyüğü 1. derece arkeolojik sit alanı ilan etmişti. Ancak sonraki yıllarda Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un Aydın’da yeni kurduğu koruma kurulunun bir kararı ile 3. derece sit alanına çevrilmişti. Bu değişiklik üzerine Aydın Belediyesi de yöreyi iskâna açmış ve höyük çevresinde lüks villalar inşa edilmişti.

Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Sevinç Günel, höyükte yaptığı yüzey araştırması sonucu, burada bulunan seramiklerin Kalkolitik Çağ ve İlk Tunç Çağına ait olduğunu belirtmişti.

09.05.2016 Cumhuriyet / Arkeofili

by -
711

Aydın ile Muğla il sınırları içinde bulunan, M.Ö. 6 bin yıl öncesine dayanan, kaya resimleri ve yerleşim kalıntılarının olduğu Latmos’taki Kutsal Tapınak, tescil edilerek korumaya alındı.

Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Aydın Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yapılan çalışmalar sonucunda kültürel varlık olarak tescil edildi. Kararı sevinçle karşılayan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, Latmos’un bir bütün olarak korunması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de, UNESCO’nun Kültürel ve Doğal varlıklardan oluşan Dünya Mirasları Listesine girebilecek en önemli yerlerden birinin Beşparmak Dağları (LATMOS) olduğunu söyleyen EKODOSD Başkanı Sürücü, antik dönemde Latmos olarak bilinen Beşparmak Dağları’nın doğa ve tarih açısından bölgenin en hassas yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bölgenin henüz Milli Park ve Doğal SİT gibi koruma statüleri olmadığını, bunun da bazı olumsuz sonuçlara yol açtığını vurgulayan Sürücü, “Latmos’un en etkileyici yerlerinden biri de kutsal tapınak Dikilitaş’ın olduğu alandır. Yaşamın M.Ö. 6000’lerden günümüze kadar devam ettiği, adeta zamana yolculuğun yapıldığı tarihi mirasların yoğun olduğu bir bölgede yer almaktadır. Geçtiğimiz günlerde Dikilitaş’ta kutsal tapınağın olduğu alan kimliği belirsiz kişiler tarafından yakılmıştı. Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Aydın Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yapılan çalışmalar sonucunda, Zeus Akroios’a adanan Kutsal Tapınak, kurul tarafından tescil edildi. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından yangını çıkaranlar hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Tapınağın taşlarında yangın sonrası oluşan renk değişimleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Restorasyon ve Konservasyon Müdürlüğü’nün taş uzmanlarınca inceleneceği ve gerekli iyileştirme çalışmalarının yapılacağı bildirildi” dedi.

Kaya Resimleri Tescil Ediliyor
Latmos’a sınırları olan Aydın ve Muğla koruma kurulları ile Müze yetkililerinin birlikte çalışmalar yaptıklarını hatırlatan Sürücü, “Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Aydın Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından çalışmalar sonucunda çok önemli buluntuların yer aldığı Bağarcık bölgesi, Stylos Manastırı ve pek çok tarih öncesi kaya resimlerinin tescil çalışmaları bitirildi. Kalan diğer bölgedeki çalışmalara devam ediliyor. Yapılan çalışmalarda yeni bir yerleşim alanı daha bulundu. Muğla Koruma kurulu ve müze yetkilileri de tüm kültürel varlıkların harita üzerinde aplikasyonunu yaptı. İvedilikle tescillenmesi gereken alanlardaki tespit ve tescil çalışmaları tamamlandı. Prehistorik resimlerin olduğu alanlar, kaya freskoları, antik yol, şapel ve kilise kalıntıları tescillendi. Kalan bulguların tespit ve tescil çalışmalarının devam ettiği bildirildi. İki kurulun tespit ve tescil çalışmalarını aynı anda sürdürmesi çok önemlidir. Yapılan bu çalışmalar kültürel varlıkların tescillenmesini sağlayıp bir koruma kalkanı oluşturacaktır. Kurulların ve müzelerin çok zor arazi koşullarında duyarlılıkla devam ettirdiği bu çalışmalara, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Milli Park için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da Doğal SİT için mutlaka katkı yapmalıdır” dedi.

19.03.2016 Hürriyet

by -
2920

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ANSİAD) 2016 faaliyet yılı 5. olağan toplantısının konuğu, Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, bu tarih öncesi kaya resimlerinin taş ocaklarının sahipleri tarafından silindiğini söyledi.

Bafa Gölü’nün kenarında Latmos dağlarında M.Ö. 6 binli yıllara tarihlenen kaya resimlerinin bulunduğu çok büyük bir alanda taş ocaklarına izin verildiğini belirten Arkeolog Prof. Dr. Havva İşkan Işık, “Kaya resimlerinde muhtemelen ya bahar aylarında yapmış oldukları şölenler ya da daha büyük olasılıkla evlilik törenleri resmediliyor. Bu görülen grupların pek çoğunun elleri havada ve dans ediyorlar. Ama ne oldu? Uzun bir zamandan beri bu dünyada eşi benzeri olmayan varlığımızı kaybetmeye başladık. Şu nedenle; Bafa dağlarında inanılmaz büyüklükteki alanlara taş ocağı izni verildi. Bu taş ocaklarında çalışma izni alanlar ‘sit, koruma alanı’ denilen o probleme takılmamak için bu görünen kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ediyorlar. Bence bunlara kesinlikle idam cezası verilmeli. Ben bundan yanayım. Çocuk tecavüzcülerine, kadına şiddete ve kültür varlıklarına bu boyutta zarar verenler için bu cezanın çok açık ve net söylüyorum geri dönmesinden yanayım. Hümanizm kötülerin elinde çok tehlikeli bir silah olabiliyor çünkü. İsyanım çok büyük belki biraz sert konuştum ama beni anladığınızı biliyorum” diye tepki gösterdi.

Latmos Kaya Resimleri
Beşparmak Dağları olarak adlandırılan Latmos dağlarında 1994 yılında Alman arkeolog Anneliese Peshlow-Bindokat tarafından bulunan kaya resimleri, Anadolu’da son yılların en büyük tarih öncesi arkeolojik buluntuları arasında kabul ediliyor. Kaya resimleri Neolitik dönemden (Yeni Taş Devri’nden) Kalkolitik döneme (Bakır Çağı’na) kadar (M.Ö. 6000-5000) süren bir zaman içerisinde tarihlendiriliyor.

11.03.2016 ayyildizgazetesi.com

 

by -
1037

Aydın’da Magnesia Antik Kenti içerisindeki kral mezarlarının olduğu bölgede jeotermal santrali için kuyu açıldı. Uzmanlar höyük dibinde gerçekleştirilen kuyu açma çalışmalarının kalıntılara zarar verebileceği konusunda endişeli.

Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Metin Aydın, tescilli birinci derece arkeolojik alan olan Magnesia Antik Kent sınırları içinde jeotermal kuyu açıldığını hatırlatarak, çalışmaların derhal durdurulmasını istedi. Magnesia Antik Kenti içinde Ortaklar-Söke yolunda, Gümüşçay’ın solunda yer alan höyüğün dibinde jeotermal santrali kurulumu için kuyu kazılması çalışmaları yapıldığını söyleyen Aydın, jeotermal kuyularının telafisi mümkün olmayan arkeolojik tahribata sebebiyet verebileceğini belirtti.

magnesia-antik-kenti-sinirlari-icinde-jeotermal-santral-icin-kuyu-acildi-1

Dr. Metin Aydın yaptığı açıklamada, “2007 yılı sonrası ÇED yasasında yapılan değişiklikler ile jeotermal santraller birinci derece gayri sıhhi müesseseler içinde yer alırken yani ÇED alınması gerekli iken, ÇED alınması gerekli olmayan ikinci derece gayri sıhhi müesseseler içine sokuldu. Bu düzenlemeler sonrası bugün tuğla fabrikası veya balık çiftliği için ÇED zorunlu iken çevreye yaptığı zararlar çok daha fazla olan jeotermal santraller için ÇED istenmez hale geldi. Yasal düzenlemelerin kendi lehlerine göre düzenlenmesinden cesaret alan jeotermal işletmeler, günlük pratikte her gün çevre ve canlı yaşamına zarar faaliyet yapmaktadır. Birinci sınıf tarım arazileri, incir ve zeytin bahçeleri, yerleşim yerlerinin yanına ve içine jeotermal santraller, kuyular yapılır halde iken Magnesia örneğinde olduğu gibi çevrede yapılan talanda sıranın tarihi yerleşim yerlerine, kültürel miraslarımıza gelmesinin üzüntüsü ve şaşkınlığını yaşamaktayız. Şaşkınlığımız bunlara izin verilebilmesi, kontrol edilmemesi ve tüm yaşananlara suskun ve kör kalınabilmesi noktasında daha da artmaktadır. Tabip Odası olarak Magnesia Antik Kenti’nde faaliyette bulunan jeotermal santral amaçlı kuyu kazma faaliyetlerinin geri dönüşümsüz kültürel hasara zarar vermeden derhal durdurulmasını, hali hazırda yürürlükte olan kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununa uyulmasını, bu kanunu uygulamak ve denetlemek makamında olan tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz.” dedi.

Bu arada Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü yetkilileri ise konu ile ilgili açıklama yapmadı.

29.02.2016 Cihan Haber Ajansı

by -
2270

Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.

Doğal peyzajı ve jeolojik yapısı itibariyle Batı Anadolu’nun en etkileyici ve kültürel miras açısından en zengin yerlerinden birisi olan Latmos’taki arkeolojik buluntulardan yer aldığı Dikilitaş bölgesi Kutsal Tapınak olarak biliniyordu. Henüz neden çıktığı belirlenemeyen yangın sonucu antik bir çok kalıntının bulunduğu Dikilitaş bölgesi tamamen yandı. Bölgede inceleme yapan Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından yangının ardından bir açıklama yapıldı.

aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar

Kuşadası EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “ Dikilitaş’ta gördüğümüz manzara dehşet vericiydi. Dikilitaş ve çevresinin tamamen yanmış olduğunu gördük. Bölge insanlarından aldığımız bilgilere göre yangının bir grup tarafından piknik ateşinin kontrol edilemediği ve Dikilitaş bölgesinin tamamen yandığı şeklindeydi. Bu yangın, Latmos’un Milli Park yapılması gerekliliğinin ne kadar önemli olduğu göstermektedir. Burada sadece tarih tehlikede değildir. Aynı zamanda bölgede yaşayan binlerce yöre insanının en önemli geçim kaynağı olan fıstık çamları da tehlikededir. Doğada sucuk pişirmek için ateş yakanlar, ne kadar dikkat ederse etsin, bir anlık ihmalden bugün olduğu gibi çok önemli bir kutsal alan yanabilmektedir. Latmos korunan bir alan olduğunda, burada yapılan tüm faaliyetler kontrollü, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde yapılacağından, her türlü tehdit ortadan kalkmış olacaktır. Aksi halde buraya olan tehditler sürekli artacak korumak zorlaşacaktır “ dedi.

01.03.2016 Milliyet

by -
1963

Aydın’ın Germencik ilçesi Tekin köyü yakınlarında bulunan ve 30 yıldır kazı çalışmaları devam eden Magnesia Antik Kenti, bu yıl da su altında kaldı. Tabanın yüksek olması dolayısıyla biriken yağmur suları altında kalan, M.Ö. 3. yüzyıla ait antik kent, adeta bir göl görünümünü aldı. Sadece görevlilerin bulunduğu Magnesia, aynı manzarayı önceki senelerde de yaşamıştı. Bu durumun sona ereceği belirtilse de hemen hemen her yıl aynı akıbete uğruyor.

Magnesai, tarihte önemli olaylara sahne olduğu için olaylar şehri olarak anılıyor. En çok M.Ö. 3. yüzyıla ait Artemis ve Zeus tapınaklarıyla biliniyor. Bunlar, portikolarla çevrili kutsal alanın ortasında yer alıyor ve doğusundaki kutsal kapıyla agoraya bağlanıyor. Artemis’in, Anadolu’nun en büyük dördüncü tapınağı olduğu belirtiliyor. Magnesia’da kazıların ne zaman sona ereceği ve su basmasının ne zaman önleneceği ise bilinmiyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yıllar önce Aydın Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na çözüm götüreceklerini açıklamış ancak bir sonuç alınamamıştı.

23.02.2016 Evrensel