Pazartesi, Ocak 16, 2017
Etiketler Posts tagged with "Batman"

Batman

by -
192

Ilısu Barajı suları altında kalacak Batman’ın tarihi Hasankeyf ilçesindeki 554 yıllık Zeynel Bey Türbesi yeni yerine taşınma için gün sayıyor.

Hasankeyf kazılarından sorumlu Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam, yapımı üstlenen firmanın yeraltı sondaj çalışmalarını tamamladığı türbeyi süresinde taşıyacağını ifade etti. Hasankeyf’te taşınacak ilk eser olan Zeynel Bey Türbesi’nin taşıma işini üstlenen ER-BU firma yetkililerinin, tarihi yapının altyapı sondaj çalışmasını sürdürdüğünü kaydeden Uluçam; “250 Günde taşınacak olan 1100 ton ağırlığındaki türbe zarar görmeyecek bir şekilde yeni yerleşim birimine yakın bir mesafeye götürülecek. Türbenin geciş yol güzergahları hazırlanıyor. Türbenin ardından taşınacak ikinci eser konumundaki El-Rızk camisinin de bir bölümü yeni yerleşim birimine taşınacak. Ayrıca kaledeki eski mezarlık ve ziyaretlerdeki sandukaların da taşınma işlemleri yakında başlayacak” diye konuştu.

Güvenlik nedeniyle höyüklerde kazı yok
Güvenlik gerekçesiyle bu yıl höyüklerde kazı çalışmaların yapılmayacağına işaret eden Prof. Dr. Uluçam, sözlerini şöyle sürdürdü; “Dicle vadisindeki höyüklerde de bu yıl güvenlik nedeniyle kazıların büyük bölümü askıya alınmış durumda. Bu nedenle biz de daha önce gün yüzüne çıkardığımız eserler üzerinde çalışmayı kazı evinde sürdüreceğiz. Japonya’dan gelecek Arkeolog heyetle kazı evinde çalışacağız. Hava sıcaklarını göz önünde bulundurup bu yıl kazı evinde çalışmayı planlıyoruz”

Zeynel Bey Türbesi
Zeynel Bey Türbesi 1462-1482 yıllarında Hasankeyf’te hüküm süren Akkoyunlular’dan kalan tek eser.

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu olan Zeynel Bey’in, Osmanlı İmparatorluğu’nun kazandığı 1473 yılındaki Otlukbeli Savaşı’nda hayatını kaybettiği biliniyor.

14.07.2016 Batman Çağdaş

by -
2754

Bu günlerde Hasankeyf’in sular altında kalması ve Hasankeyf’te bulunan kültür mirasımızın yok olacağı endişesi hepimizin gündeminde. Hasankeyf için birçok yorum yapılıyor. İşte Hasankeyf’te neler olduğunu sizler için derledik.

  • Hasankeyf Neresi?
    Günümüzde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Batman iline bağlı bir ilçedir.

hasankeyfteki-tarihi-eserlerin-tasinacagi-yer-belli-oldu

  • Hasankeyf’ten Kimler Geçti?
    Hasankeyf coğrafi olarak Dünya’nın en bereketli topraklarından Mezopotamya’ da kurulmuş. Dicle Nehri’nin doğu kıyısında Raman ve Midyat Dağları arasında yer alıyor. Tarihi geçmişi Akeramik Neolitik Dönem’de (PPNA) başlıyor. Ancak, tam olarak kimler tarafından ve ne zaman kurulduğuna dair kesin bir kanıta sahip değiliz. Son arkeolojik verilere göre Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağlarında iskan edilmiş. Urartu olduğu düşünülen malzemeler de ele geçirilmiş. Hellenistik Dönem, Roma Dönemi, Bizans, Sasani, Emevi, Hamdani, Mervani, Artuklu, Eyyübi ve Osmanlılar olmak üzere farklı krallık, imparatorluk ve kültürlerin izlerini taşıyor.
    1101-1232 arasında 131 yıl Artukluların başkentliğini yapmış, Ortaçağ’da önemli bir ticari merkez bu kent. O dönemde ticaretin suyoluyla yapılması nedeniyle önemini arttırmış. Bilinen adı ise Hısn Keyfa; yani “Kale Kaya”.

  • Kültür Varlıkları
    Ortaçağ kent kimliğini koruyan kent, aşağı ve yukarı şehir olmak üzere ikiye ayrılmış. 6 bin civarında mağara ev yerleşimin doğallığını gösteriyor. Günümüze kadar bu mağara evlerde yaşam devam etmekteydi. Kentin çarşısı ise aşağı şehre konumlanmış.
    Bizans döneminde inşa edilen, kayalıkları mesken tutan kalesi (sular altında kalmasa bile gelecek yıllarda suyun tahribatından yok olacak), Ortaçağ’ın en görkemli ve büyük köprüsü, 2000 m²’lik Büyük Saray ve kalenin doğusundaki Küçük Saray yapıları, kale kapısı, kale’nin en yüksek yerinde 1325 tarihli Ulu Cami, 1409 tarihli El Rızk Camii, 1351 tarihli Sultan Süleyman Camii, Koç Camii, Kızlar Camii, Küçük Cami ile İmam Abdullah Zaviyesi Hasankeyf’e ait başlıca yapılar.
    Erzincan’a bağlı Otlukbeli İlçesi’nde Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan’ın 1473 yılında karşılaşmasından sonra yenik düşen Akkoyunlu hükümdarının savaşta şehit düşen oğlu için yaptırdığı Zeynel Bey Türbesi’nin ise taşınma kararı alındı.
    Bütün bunların yanında Dicle Nehri’ne ait ekosistem ise baraj suları ile yok olacak.
    Hasankeyf,  Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulunca 13.03.1981 tarihli ve A-2767 sayılı karar ile koruma altına alınmıştır.

hasankeyfin-ilk-tarihi-eseri-zeynel-bey-turbesi-tasinacak

  • Baraj Yapımı
    Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santralı 1960’lı yıllarda başlatılan GAP projesi içinde, Mardin ve Şırnak il sınırlarını kapsayan Ilısu Projesi,  Dargeçit İlçesi’nin 15 km doğusunda Dicle Nehri’ne kurulacak. Atatürk, Keban, Karakaya Barajlarından sonra Türkiye’nin 4. Büyük elektrik santrali olacak. 350 bin dekarı içeren proje içinde bir ilçe 30 köy ve 49 mezra yer alıyor. Dolayısıyla 20 bin insan da yer değiştirme zorunda kalacak.

ozel-haber-5-maddeyle-hasankeyfte-neler-oluyor-1

  • UNESCO İşin Neresinde?
    Öncelikle baraj yapımına onay veren devlet yetkilileri dahil, Hasankeyf’in tarihsel yapısının korunmasında hemfikir. Bu amaçla da tarihi yapıların başta Zeynel Bey Türbesi olmak üzere taşınacağını açıklıyorlar. Ancak, baraj projesinden de geri adım atmış değiller.
    Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, dernekler, aktivistler ve yerel halk halen Hasankef’in baraj sularından kurtarılması yönünde imza kampanyaları, sempozyum vb. etkinliklerde seslerini duyurmaya çalışıyor. Baraj inşaatının durdurulması konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açılmış bir de dava bulunuyor.
    Radikal Gazetesi haberine göre; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Merkezi Direktörü Mechtild Rössler, Ilısu Baraj Gölü suları altında kalma tehlikesi bulunan antik kent Hasankeyf için Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne başvurmadığını açıkladı. Yerel yöneticilere göre ise UNESCO adaylık şartlarının 10 kriterinden 9’u Hasankeyf’te zaten mevcut.
    Bu konuda twiter sosyal paylaşım sitesi üzerinde #HasankeyfGoToUnesco ve #hasankeyf hastagleri ile desteğin arttırılması çalışmaları bulunmakta. Yerli ve yabancı basında da Hasankeyf gündemi oldukça yer aldı.

Umarız tarihi değerlerimizin korunması konusunda daha hassas davranılarak başta Hasankeyf olmak üzere tüm kültür mirasımız gelecek kuşaklarımıza geçmişten devraldığımız gibi kalabilir.

by -
2337

Yıllardır tartışılan tarihi kent Hasankeyf’in kaderi belli oldu. Meclis’te kabul edilen torba yasa ile birlikte Hasankeyf’in sular altında kalmasına onay çıktı.

Gece geç saatlerde kabul edilen düzenleme ile UNESCO’nun dünya mirası listesine girmek için gerekli olan 10 kriterden 9’unu karşılayan tarihi kent Hasankeyf’in sular altında kalmasına vize çıkmış oldu.

Buna göre, Dicle Nehri üzerinde inşa edilen Ilısu Barajı nedeniyle Hasankeyf’teki yerleşim alanı daha üst bölgelere taşınacak. Taşınmaz tarihi eserler ise sular altında kalacak.

Yasanın görüşmeleri sırasında muhalefet milletvekilleri, tarihi kentte bulunan ibadethaneler, mezarlar ve daha kazı çalışması yapılmamış alanların sular altında bırakılmasına tepki gösterdi ancak, maddenin yasalaşmasını engelleyemedi.

30.01.2016 CNN TURK

by -
635

Batman’ın Hasankeyf İlçesi’nde yapımı devam eden Ilısu Barajı altında kalacak 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin taşınması için çalışma başlatıldı.

Hasankeyf İlçesi’nde yapımı süren Ilısu Baraj Gölü altında kalacak Zeynel Bey Türbesi’nin taşınması amacıyla çalışmalara başlandı. Türbenin taşınmasından endişe duyduklarını anlatan HasankeyfBelediye Başkanı Abdulvahap Kusen, Ilısu Baraj Gölü’nün bir bölümünü sular altında bırakacağı tarihi Hasankeyf’te 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin taşınacak ilk eser olacağını belirterek, şöyle dedi:  “Mostar Köprüsü’nün yapımını üstlenen firma, Zeynel Bey Türbesi’ni 500 günde yeni yerleşim birimi yakınına taşıyacak. Ancak endişeliyiz çünkü bu türbe elimizde kalırsa dünyaya rezil oluruz. Hasankeyf’in tarihi köprüsünü sağlamlaştırma projesi kapsamında Ulaştırma Bakanlığı’nın sürdürdüğü projenin köprüde doku uyuşmazlığına yol açabilmesinden endişe duyuyorum. Şanlıurfa’dan getirilen taşlarla tarihi köprünün nasıl korunacağını bilemiyoruz ama doku uyuşmazlığı olacağı bir gerçek.” 

Hasankeyf’in sembolü olan 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin taşınma işini üstlenen firma, çalışmalarına başladı. 3’üncü ihalede türbenin taşıma işini üstlenen firmanın, Mostar Köprüsü’nün restore çalışmalarını yaptığını anlatan Başkan Kusen, “500 günde türbeyi yeni yerleşim biriminin yakınına taşıyacak olan firma, tarihi yapıtı kafes içine aldı. Taşıma çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak. Türbenin nasıl taşınacağı konusunda kaygılarımız var. Çünkü türbenin üst kısmında çatlaklıklar söz konusu. Taşınma sırasında türbe elde kalabilir. Tarihi ilçemizin sembolü olan türbe elde kalırsa dünyaya rezil oluruz. Bu eser Türkiye’de ilk taşınacak yapıtlardan biri olacak” diye konuştu. 

NASIL TAŞINACAK?
DSİ Hasankeyf Kültür Varlıkları ve Yeniden Yerleşim Şube Müdürü Şeyhmus Erkan Dursun, Zeynel Bey Türbesi için üç taşınma yöntemi belirlendiğini, hangisinin kullanılacağının tespit edileceğini söyledi. Taşıma işlemi için Türkiye’de böyle bir sistemin henüz kullanılmadığını belirten Dursun, şöyle konuştu;  “Türkiye’de taşınacak eserlerden biri Zeynel Bey Türbesi olacak. Raylı sistemde Hollanda, İtalya ve Korres yöntemleri var. Bu üç yöntem arasındaki fark yapının korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalardır. 15 milyon 838 bin TL’ye ihaleye verilen Zeynel Bey Türbesi’nin ağırlığı yaklaşık 1100 tondur. Türbenin tek parça halinde bütüncül olarak taşınması ön görülüyor.”

03.11.2015 Zaman

by -
633

Hasankeyfi sular altın bırakacak olan Ilısu Barajı’nın inşaatı hızla devam ederken, yirmiye yakın uygarlığa beşiklik etmiş Hasankeyf’in arkeoloji bilimi açısından önemi her geçen gün daha da belirginleşiyor. 2005 yılında bulunan ve 2011 yılında kazılmaya başlanan Hasankeyf Höyüğü, bu tarihi kentin şu an için gizemini koruyan en önemli keşiflerinden birisi olmaya aday.

İLK İNANÇ YERİ Mİ?
Geçtiğimiz Haziran ayında Hasankeyf Höyüğü kazı heyeti Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam’ın basına yansıyan açıklamaları arkeoloji çevrelerinde büyük bir heyecanla karşılanmıştı. Uluçam, Hasankeyf Höyüğü’nü “tarihin bilinen ilk inanç merkezi” olarak nitelenen ve kazıldıkça dünya tarihinin yeniden yazılmasına yol açan bilgiler ortaya koyan Göbekli Tepe ile karşılaştırıyordu. Uluçam gazetecilere, “Hasankeyf’in tarihinin 12 bin yıl öncesi olduğunu gösteren önemli bulgular elde ettik. Dünyanın en eski yerleşim birimlerinden Göbekli Tepe’den daha eski bir mabetin ortaya çıkarılması ise çok önemli bir gelişme, Bulduğumuz dikilitaşla ilk ibadet yerinin Hasankeyf’te olduğu belgelendi” diyordu. 

‘BULUNTULAR GİZLENMİYOR’
20 Eylül Dünya Hasankeyf günü etkinlikleri için gittiğimiz Hasankeyf’te höyükle ilgili duyduklarımız arasında höyükte çıkarılan buluntuların gizlendiği iddiaları da vardı. Bu iddia höyüğün arkeoloji bilimi açısından öneminin ortayı çıkmasının, Ilısu Barajına milyonlarca dolar harcayan siyasi iktidar tarafından istenilmediği iddialarıyla birlikte ortaya atılıyor, iddiaya kaynak olarak da yöredeki bir üniversitede görev yapan bir bilim insanı gösteriliyordu. 

Hem bu iddia, hem de Hasankeyf Höyüğü ile ilgili daha çok bilgi edinmek için kazı heyetinde görev yapan arkeologlara bazı sorular yönelttik. Kazı heyeti Başkanı ve Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam Höyükteki buluntuların gizlendiği iddialarını kesin bir dille reddetti. Uluçam, höyükte bulunan ve üzerinde çalışmalardın tamamlandığı tüm eserlerin Batman Müzesinde olduğunu belirterek, “Bilimsel arkeolojik kazıların hiç bir safhası ve bulgusu gizli kapalı değildir. Kayıt ve koruma altındadır. Üzerinde yapılması gereken işlemler atölye ve laboratuarlarda tamamlandıkça müzeye teslim edilmektedir” yanıtını verdi. 

Höyüğü Türkiyeli arkeologlarla birlikte kazan Japonya Tsukuba Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yutaka Miyake höyükteki buluntuların gizlendiği iddialarına Uluçam’dan daha sert bir tepki verdi, “Çok saçma ve kesinlikle olamaz. Hatta çok komik bile diyebiliriz”!  

KAZI HEYETİ BAŞKANINDAN GERİ ADIM
Uluçam’ın Haziran ayında basına yansıyan açıklamaları üzerine höyüğün yaşı ve Göbekli Tepe ile kıyaslanması konusu ise biraz daha karışık. Uluçam, kendi sözlerini referans göstererek sorduğumuz bu soruya birkaç ay öncesinden daha farklı bir yanıt verdi. Daha önce, höyükteki buluntuların Hasankeyf’in tarihini 12 bin yıl önceye götürdüğünü, Göbekli Tepe’den bile daha eski bir mabedin ortaya çıkarıldığını açıklayan Uluçam konuyla ilgili sorumuzu; ” Size ulaşan bilgiler biraz spekülatif. Ulaşabildiğimiz en erken kültür katmanları akeramik Neolitik döneme ait (MÖ. 11.500 yıl öncesi)” diye yanıtladı. Oysa bizim ulaştığımız bu bilginin kaynağı da bizzat kendi açıklamalarıydı! Haziran ayının sonların da basına yansıyan sözlerinde bu bilgi vardı. Uluçam Haziran ayındaki bu önemli iddialarından geri adım atmış görünüyor. 

‘O TARİHİ ULUÇAM’A BEN SÖYLEMİŞTİM’
Japon kazı heyeti başkanı Prof. Miyake de sorularımız üzerine höyüğün yaşı ile ilgili ayrıntılı bir açıklama yaptı; Ellerinde Hasankey Höyüğünden 50’ye yakın Karbon 14 tarihleri olduğunu aktaran Miyake, şunları dile getirdi, “Bunların çoğu MÖ 9500 ile 9000 yıllar arasına düşüyor. Buna dayanarak, biz Hasankeyf Höyük’ün tarihi 11.500 yıllık diyoruz”

Miyake höyüğün Göbekli Tepe ile karşılaştırılmasında esas sorunun Göbekli Tepe’nin tarihlendirilmesinden kaynaklandığı görüşünde. Daha önce Göbekli Tepe’nin Neolitik tabakalarının, MÖ 8600 yılları civarına tarihlendirildiğini belirten Miyake, “Ben de daha önce bu tarihlere dayanarak, Prof. Uluçam’a Hasankeyf’in Göbekli Tepe’den daha eski olabileceğini anlatmıştım.  Ancak son yıllarda Göbekli Tepe III. tabakanın (görkemli yuvarlak yapıların bulunduğu tabaka),  MÖ 10. binin ikinci yarısına (yani MO 9500-9000) tarihlendirilebileceği öne sürülmeye başladı, kazı ekibi tarafından. Göbekli Tepe’de karbon yaşlandırmaya uygun bitki kalıntılarına pek rastlanmadığını belirtiyordu eskiden. Ancak son yıllarda iyi örnekleri toplanabildiğini duydum ve bu yeni tarihlerde o örneklerden alınmış olabilir. Bu tamamen yeni gelişmedir” dedi. 

GÖBEKLİ TEPE İLE ÇAĞDAŞ
Göbekli Tepe’deki tarihleme süreci ile ilgili bu değerlendirmeleri yapan Miyake’nin sonuç cümlesi ise Hasankeyf Höyüğü’nün ne kadar da önemli olduğunu ortaya koyar nitelikte; “Eğer bu yeni tarihlerden yola çıkarsak, Hasankeyf Höyük ve Göbekli Tepe III. tabakanın hemen hemen çağdaş olduğu söylenebilecek”.   

Hasankeyf Höyüğünü bir yerleşim yeri olarak değerlendirdiklerini söyleyen Miyake buna karşın yerleşmenin ortasındaki diğerlerinden farklı özellikler taşıyan törensel özellikte yapıya rastlandığını dile getirdi. Miyake buna benzer bir durumu daha geç bir döneme denk gelmekle birlikte Çayönü Höyüğü ve Nevali Cori’de rastlandığını aktardı.

BARAJ YAPIMI TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR
Son olarak höyüğün baraj suları altında kalması ile neleri kaybedeceğimiz, höyükteki kurtarma kazılarında nelerin kurtarılacağı, ömrü 50-60 yıllık bir baraja böylesine önemli bir arkelojik buluntunun tercih edilmesinin ne derece doğru olduğu gibi sorularımıza iki bilim insanından da doyurucu bir yanıt alamadık. 

Abdüsselam Uluçam, baraj konusu ile ilgili birçok gazete, dergi, tv ve panelde konuşmacı olduğunu, bu konunun altında farklı beklentiler ve yönlendirmeler gördüğünü ileri sürerek içinde bulunduğu duygu durumunu şu sözlerle özetledi; ” Artık yoruldum, gerildim ve usandım. Bunun için yoruma yönelik bu sorulara muhatap olmuyorum. Üzgünüm”.

Höyükteki kazılar Hazirandan sonra tekrar başlayan çatışmalı ortam nedeniyle durmuş durumda. Bölgedeki tüm barajların derhal durdurulmasını isteyen PKK’nin dönem dönem baskınlarına yeni korucu alımlarıyla yanıt veren siyasi iktidar, Ilısu Barajı inşaatına tüm hızıyla devam ediyor.

26.10.2015 Evrensel Fotoğraf: Arşiv

by -
456

Batman’ın Beşiri ilçesinde Gre Amer Höyüğü’ndeki kazılara terör örgütü PKK ‘nın saldırılarından endişe duyan bazı uzmanlar dahil olmadı.

Batman Müzesince Beşiri ilçesinin Garzan Çayı kenarında 5 yıldır süren Gre Amer Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları, son aylarda bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle yavaşladı. Kazı Başkanı  ve Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Pulhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ilısu Barajı kurtarma kazıları kapsamında gerçekleştirdikleri çalışmalarda, bu yıl düşündüklerinden daha az alanda kazı yaptıklarını söyledi.

Pulhan, ”Bu yıl uzun bir  çalışma sezonu yapmıştık. Arkeolojik kazıda eserleri ortaya çıkarmak işin bir bölümü. Bulunan bütün eserler üzerinde uzun bir ev ve ofis çalışması yapmak gerekiyor.  Bu yılki planımızda Ağustos başında kazıya başlayarak, 3 aylık bir kazı sezonu planlamıştık” diye konuştu.

”Herkes korkuyor”
Gre Amer kazılarının terör olayları başlamadan önce sorunsuz ilerlediğini aktaran Pulhan, son aylarda yaşanan saldırıların kendilerini çok korkuttuğunu ifade etti.  

Güneydoğu’daki terör olaylarının çalışmalarını ”allak bullak” ettiğini dile getiren Pulhan, ”Çevre köylerden gelen ve yıllardır beraber çalıştığımız işçiler, araziye çıkmamızın tehlikeli olabileceğini söyledi. Herkes korkuyor. Bu yıl 3 aylık bir kazı sezonu planlamıştık. Ama terör olayları, çalışma süremizi yarı yarıya düştü. Terör olayları nedeniyle kazı ekibine yurtiçi ve yurtdışından katılacak olan uzmanlar gelmediler” değerlendirmesinde bulundu. Pulhan, terör nedeniyle daha küçük bir alanda kazı yapabildiklerine dikkati çekerek, şöyle dedi: ”Çalışma saatlerini değiştirdik. Normalde, sıcak hava yüzünden  sabah erken saatlerde kazıya başlıyorduk. Bu yüzden kazı alanına sabah gün ışımadan karanlıkta gidiyorduk. Olaylardan tedirgin olduğumuz için karanlıkta kazıya gitmedik. O nedenle hep gün ışığında çalıştık. Bir aksilik olmadan sezonu bitirdik ama üzerimizde bir tedirginlik ve endişe vardı. Zaman zaman kendimize ‘Doğru bir şey yapımıyor muyuz?’ diye sorduk. Terör olayları  nedeniyle düşündüğümüzden daha kısa süre çalıştık.”

Pulhan, kazılarda bulunan eserlerin Batman Müzesinde sergilenmesinin, kendileri ve bölgede kazı çalışmaları yapan arkeologlar açısından sevindirici olduğunu dile getirdi.

26.10.2015 Radikal Fotoğraf: Arşiv

by -
805

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ilısu Barajı Projesi kapsamında inşa edilecek Zeynel Bey Türbesi’nin Hasankeyf Yeni Kültürel Park Alanı’na taşınması için sözleşme imzaladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, “Anıt Eserlerin Yerinde Korunması veya Taşınması” kapsamında bütüncül olarak Arkeopark alanına taşınması planlanan ve Ilısu Barajı HES Projesi Kültürel Varlıkları Koruma Kurtarma Çalışmaları çerçevesinde, Zeynel Bey Türbesi’nin korunma ve taşınmasına ilişkin sözleşme imzalandı.

Zeynel Bey Türbesi ve Külliye işine verilen önem nedeniyle Bakanlıkça proje ve uygulama işleri birleştirilerek, projenin tek ihale kapsamında yaptırılması kararlaştırıldı. Bu çerçevede proje ve uygulama işlerini bir arada içeren şartname ve yaklaşık maliyet hazırlanarak, Zeynel Bey Türbesi Taşıma ve Koruma Yapımı adı altında ihaleye çıkarıldı. Zeynel Bey Türbesi taşıma işi, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde başlayacak, teslim tarihinden itibaren 250 gün içinde de taşıma işlemi tamamlanacak. Ilısu Barajı için önem arz eden bölgedeki yeniden yerleşim çalışmalarının bir parçası olan Zeynel Bey Türbesi’nin taşınma ihalesi kültürel varlıkların taşınması açısından son derece önem taşıyor. Kontrol çalışmaları, Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü ile DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak taşıma projesi Türkiye’nin “prestij projeleri”nden biri olacak.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kültürel varlıkların korunması konusunda büyük hassasiyet gösterdiklerini vurgulayarak, “Zeynel Bey Türbesi’nin taşınması, Ilısu Barajı inşaatının simge projelerinden biridir” ifadesini kullandı. Eroğlu, bu projenin kültürel varlıklara verilen önemin ve gösterilen hassasiyetin kanıtı niteliğinde olduğunu kaydetti.

19.08.2015 haberler.com

by -
1010

Ilısu barajı suları altında kalacak olan Hasankeyf’teki tarihi eserlerin taşınmasıyla ilgili çalışmaların başladığı bildirildi.

Hasankeyf Arkeolojik Kazı Heyeti Başkanı Prof.Dr. A.Selam Uluçam, Hasankeyf’te tarihi eserlerin taşıma yerleri belli olduğunu belirtti.

El-Rızk camisi ve minaresi, Orta kapı, Sultan Süleyman Camisi ve kapısı, İmam Abdullah Türbesi ile çok sayıda tarihi eserin yeni Hasankeyf’e taşınacağını açıklayan Rektör A. Selam Uluçam hazırlıkların yapıldığını, çalışmaların da bir süre sonra başlayacağını ifade etti.

Zeynel Bey Türbesi dışındaki tüm eserlerin taşınabileceğini söyleyen Hasankeyf kazı Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam “Belirlenen tarihi eserler, yeni Hasankeyf’te oluşturulan Kültürel parka taşınacak ve burada sergilenecekler. Onun için Hasankeyf’te bu eserler için yer tahsisi yapıldı” dedi.

03.07.2015 haberler.com Fotoğraf: Arşiv

by -
1157

Geçmişi 12.000 yıl öncesine uzanan Hasankeyf höyükte Göbekli Tepe’nin tarihinden daha eski dini alan ortaya çıktığı iddia edildi.

Hasankeyf kazıları başkanı Prof. Dr. Abdusselam Uluçam, Dicle nehri kenarındaki kazıların devam ettiği höyükte Göbekli Tepe’den daha eski bir dini alanın tespit edildiğini söyledi.

5 Yıldır 14 kişilik Japon arkeologlarla birlikte sürdürülen kazı çalışmalarında, en eski ibadet alanının tespit edildiğini belirten Hasankeyf kazılarından sorumlu Prof. Dr. Abdusselam Uluçam, Hasankeyf höyüğünün tarihinin 3.500 yıldan 12.000 yıl öncesine götüren arkeolojik buluntulara rastladıklarını söyledi.

Burada bulunan dikilitaşla dünyanın en eski tapınağı Göbekli Tepe’den daha eski bir dini yapının ortaya çıktığına değinen Uluçam, yörenin zamanında meşe ormanlarıyla kaplı olduğunu belirtti.

Japonya Tsukuba Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yutuka Mıyake ise daha önce yaptığı bir açıklamada burada göçebe hayatı yaşandığı ve daha sonra yerleşik hayata geçildiğini söylemişti. Höyükte 9 metre genişliğinde bir yapı bulunduğunu anlatan Tsukuba, bu yapının özel olduğunu, taban üzerinde dikili taş bulunduğunu belirtmişti.  Dikili taşın 1.5 – 2 metre uzunluğunda olduğunu söyleyen Mıyake, tabanın altına gömülmüş insan iskeletini bulduklarını ve kemik üzerinde boya izleri olduğunu söylemişti.

Dikilitaş üzerinde araştırmalar sürüyor. 3 Ağustos ile 2 Ekim 2015 tarihleri arasında Dicle nehri kenarındaki höyükte çalışmalar devam edecek.

24.06.2015 arkeofili.com

 

by -
1164

Batman’ın Sason ilçesinde, yaklaşık 1500 yıllık geçmişe sahip olan Komk Manastırı’nı incelemeye gelen heyet, ön raporunu hazırlayarak Bakanlığa sundu. Raporun sonuçlanmasının ardından manastırda restorasyon öncesi güçlendirme çalışması yapılacak.

Sason ilçesine bağlı Meşeli köyü Turnalı mezrasında bulunan ve 1500 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğuna inanılan havari Petrus Komk Manastırı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2008-2009 yılında tarihi eser olarak tescili yapıldı. Kral Tavit’in yaptığına inanılan ve 2 katı zemin altında toplam 3 katlı olan tarihi yapı için Bakanlıktan restorasyon çalışması talep edildi. Bakanlıkça görevlendirilen mimar, mühendis ve arkeologlar, manastıra gelerek incelemelerde bulundu. Manastır içi ve çevresinde Video çekip fotoğraf alan heyet, hazırladığı ön raporu Bakanlığa iletti. Raporun sonuçlanmasının ardından restorasyon öncesi güçlendirme çalışmasının yapılacağı belirtildi.

“MANASTIRIN RESTORASYONU İÇİN İLK ADIMI ATMIŞ BULUNUYORUZ”
Sason, Bitlis, Batman, muş, Van, İstanbul Ermenileri Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültürel Derneği Başkanı Aziz Dağcı, 2008-2009 yılında Kültür Bakanlığı’na yaptıkları başvuru ve girişimleri neticesinde bu kilisenin tescili yapılıp tarihi eser olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Dağcı, “Fakat yapılacak daha çok şey var. Şu anda yine yaptığımız çalışma ve başvurular neticesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Komk Manstırı’nda yapılan tahribatlar için buraya uzman bir ekip görevlendirdi. Buraya getirdiğimiz uzman ekipler gereken incelemeyi yapıp yetkili mercilere iletecek. İnşallah bu ölçüm ve incelemeler bir an önce gereken mercilere ulaşır ve kilisemiz yıkılmadan bir önlem alınır. Şu anda manastırımızın restoresi için ilk adım atılmış durumda. Kilisemiz inşallah bir an önce restore edilecek. Şu anda buraya gelen arkadaşlar kilisede meydana gelen tahribatları rapor ediyor. Daha sonrada Kültür ve Turizm Bakanlığı’na iletilecek ve rapor neticesinde inşallah bir an önce onarımı yapılarak önlemler alınır” dedi.

“DEFİNECİLER KİLİSEYİ FAZLASIYLA TAHRİP ETTİ”
Manastırın, defineciler tarafından çok fazla tahrip edildiğini belirten Dağcı, “Defineciler bu kilisenin Batman için ne kadar büyük bir önem arz ettiğini düşünmemişler. Hiç acımadan darmadağın etmişler. Oysa bu tarihi ve manevi güzelliği olan bu kilise turizm içinde çok büyük bir değerdir. Müslümanlarda kendilerini bizlerin yerine koysunlar. Biz burada daha önce papaz yetiştiriyorduk. Onların kutsal mekanları tahrip edildiğinde nasıl üzülüyorlarsa bizim dinimizde de kutsal sayılan kilisemiz bu şekilde tahrip edildiği zaman üzülmeleri gerekir. Müslümanlar bizleri de kendilerinin yerine koyarak düşünsünler” diye konuştu.

“DEVLETE TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Kilise için yapılan çalışmalar nedeni ile devlete teşekkür ettiğini ifade eden Dağcı, “Devlet yetkilileri başta olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı, Batman Valiliği, Batman Müze Müdürlüğü, Sason Jandarma Komutanlığı’na ilgileri için, yardım ve desteklerini esirgemediği için müteşekkiriz. İnceleme için gereken çalışmalarda bize yardım ve destekleri ile yanımızda oldular” şeklinde konuştu.

“KOMK KİLİSESİ’NİN SAĞLAM HALİNİ BİZ HATIRLIYORUZ”
Meşeli köyünde ikamet eden Delil Çakıcı adlı vatandaş, çobanlık yaptığını belirterek, yıllar önce bu kilisede herhangi bir taşın bile sökülmediğini söyledi. Çakıcı, “Biz küçükken iyi hatırlıyorum burası sapasağlam idi. Bizler o zamanlar küçüktük ve çobanlık yaparken yağmurdan kaçarken kiliseye sığınıyorduk. Biz bu kiliseyi bu durumda görmekten çok üzgünüz. Bu kiliseye gerekenin yapılmasını yetkilerden rica ediyoruz” dedi.

22.04.2015 Milliyet