Cumartesi, Mayıs 27, 2017
Etiketler Posts tagged with "Bizans"

Bizans

by -
4

Antalya’nın Demre İlçesi’nde Myra Antik Kenti’nde bulunan Bizans dönemine ait şapeldeki haç figürü sökülerek çalındı.

myra-antik-kentindeki-sapale-ait-hac-figuru-calindi-1

Myra Antik Kenti’ninde 12’nci yüzyıldan kalma Bizans şapelinin batı yönündeki girişinde bulunan 20 santim uzunluğunda, mermerden yapılmış haç figürü yerinden sökülerek çalındı. Olay, Myra Antik Kenti’nin güvenlik görevlileri ve şapelin yanında evi bulunan Gezer ailesinin dikkati sayesinde ortaya çıktı.

Soruşturma Başlatıldı
Demre Kaymakamı Murat Uz, “Olay maalesef doğru. Antik haçın sökülerek yerinden çalınmasının son 3- 4 gün içinde gerçekleştiğini düşünüyoruz. Üzücü bir olay. Olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatıldı. Antik şapel, Myra Antik Kenti’nin dışında. Olayı güvenlik görevlileri kontrol sırasında fark etmiş. Gerekli açıklama Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılacaktır” dedi.

myra-antik-kentindeki-sapale-ait-hac-figuru-calindi

2010 Yılında Ortaya Çıkarıldı
Bizans şapeli, Myra Antik Kenti Kazıları Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bizans Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Akyürek’in 2010 yılında yaptığı kazılarda ortaya çıkarıldı. Antik şapel dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katkıları ile restore edildi, etrafı güvenli hale getirilerek, korumaya alındı. Şapel 5.5 metre derinde olduğu için üstü yağmur suyuna karşı örtüldü ve ziyarete kapatıldı. Şapelin girişinde ayrıca Noel Baba, Meryem Ana ve İsa figürü de yer alıyor.

27.05.2017 Cumhuriyet

by -
198

İstanbul Beylerbeyi’nde İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında, bin 500 yıllık olduğu tahmin edilen kiliseye ait kalıntılar gün yüzüne çıktı.

istanbulda-altyapi-kazisinda-bin-500-yillik-kilise-bulundu

Üsküdar Beylerbeyi’nde İSKİ’nin yaptığı atık su arıtma tesisine aktarma yapacak olan şaftın çalışması sırasında yapılan kazıda, tarihi eser parçaları gün yüzüne çıktı. Yaklaşık 6 ay önce yaşanan bu gelişme üzerine müze görevlileri aranarak durumdan haberdar edildi. Üzerindeki motifleri ile bin 500 yıllık geçmişe sahip olduğu tespit edilen sütun, arkeoloji müzesinin görevlilerine teslim edildi. Bahse konu kazının yapıldığı yerde ise tarihi bir kilisenin olduğu sanılıyor. İhlas Haber Ajansı (İHA) kazı alanına inerek bin 500 yıllık olduğu sanılan kiliseyi yakından görüntüledi. Görüntülerde kilisenin oda bölümleri ve duvarları net olarak görülebiliyor.Çevre esnafı ise kazı çalışmalarının tamamlanamamasından dolayı şikayetçi.

istanbulda-altyapi-kazisinda-bin-500-yillik-kilise-bulundu-1

Beylerbeyi’nde yaşayan Mehmet Doğan, “6 ay önce kazılar başladı. 2’inci ayda çöpe atılmış şekilde bir taş bulundu. Biz bu taşı yıkayıp temizledik. Daha sonra arkeologlar da gelip incelediğinde bin 500 yıllık bir taş olduğu ortaya çıktı. Bu taşın Ayasofya ile aynı yaşta olduğu söylendi. O günden bugüne kadar da bekliyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni aradık bu konuda yardımcı olmaları için. Taş temizlendikten sonra ortaya çıktı değerli olduğu. 45 gün içerisinde bu alanın kapatılacağı söylendi. Ancak 45 günü geçti, herhangi bir çalışma yok” dedi.

26.04.2017 Hürriyet

by -
155

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yer alan Tios Antik Kenti’nde bulunan ve 30-40 yaş aralığında olan bin yıllık bir Bizans komutanının yüzü canlandırıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-1

Prof. Dr. Y. Sümer Atasoy başkanlığında Zonguldak’taki Tios Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında bulunan mezar içerisinden çıkarılan ve komutan bir asker olduğu düşünülen kafatasının yüzlendirme çalışması yapıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-2

Kafatasının üç boyutlu yeniden yüzlendirilmesinde ülkemizde ilk olarak üç boyutlu tarayıcı  ve modelleme sistemleri kullanıldı. Yeniden yüzlendirme çalışması Hitit Üniversitesi Antropoloji Bölümü tarafından yürütüldü. Doç. Dr. Özgür Bulut tarafından yapılan yeniden yüzlendirme çalışmasında uygulanan metodoloji ise, yüz kaslarının sırasıyla anatomik yerleşimi prensibine dayanan ve yüz doku kalınlıklarının referans alındığı Manchester metodu oldu.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-4

Kafatasının yüzlendirme çalışmasına geçilmeden önce ise biyolojik profili olan yaş, cinsiyet ve etnik orijin hususlarının belirlenmesi yönünde çalışmalar yürütüldü. Tios askerinin yaşının belirlenmesine yönelik olarak yapılan inceleme neticesinde bireyin 30-40 yaş aralığında olduğu belirlendi.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-3

Yeniden yüzlendirme çalışmasında öncelikle yüz doku kalınlıkları veri bankasından bireyin biyolojik profiline uygun olan yüz doku kalınlıkları belirlendi. Buna göre kafatasının 25 adet anatomik noktasına ait bu referans doku kalınlıkları yerleştirildi. Sonrasında yüz kaslarının ve yaşlanma karakteristikleri eklendi.

by -
276

Çanakkale Kepez’de Roma veya Bizans dönemine ait olduğu sanılan liman ile çeşitli yapılara ait kalıntılar dalgaların kıyı şeridine vurması ile ortaya çıktı.

canakkalede-dalgalar-kiyi-seridindeki-tarihi-eserleri-gun-yuzune-cikardi

Kepez’in ‘Harmanyeri’ olarak bilinen piknik alanının denize bakan kıyısında dalgaların ve toprak erozyonun ortaya çıkarttığı taş blok yapı ve eski küpler, Kepez sakinleri arasında heyecan yarattı. Kepez beldesinin 6 bin yıllık bir geçmişinin olduğuna dikkat çeken yöre sakinlerinden Necmi Aslan, maskesiyle dalış yaptığı bir gün, taş iskelenin, sahilden denizin içlerine doğru devam ettiğini saptadığını anlattı, “Büyük İskender’in, Pers Kralı Serhas’ın, Sezar’ın ve daha başka tarihin pek çok büyük şahsiyetinin yolu, bu bölgeden geçmiş. Kalıntılara bakılırsa, burada antik bir liman da olmalı. Umarım yetkililer gerekli olan çevre düzenlemesi ve koruma çalışmalarını gerçekleştirirler. Aksi takdirde ne iskele, ne de küpler ortada kalmayacak” dedi.

canakkalede-dalgalar-kiyi-seridindeki-tarihi-eserleri-gun-yuzune-cikardi-1

Antik Liman Başlangıcı Olabilir
Aslan, “Sahil yerleşimi olduğundan, buraya ait bir iskele veya küçük liman olmaması ise imkansız gibi görünmekte.  Seramik küp parçalarını bulunduğu bölge, hali hazırda taş duvarlarla inşa edilmiş ve burasının bir işlik ya da depo olma ihtimali de oldukça yüksek.  Bu büyük boylu küplerin antik dönemde depolama amaçlı kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle, bu bölgede hem zeytinyağı üretiminin oluşu, hem de deniz ile nakliye olanağı, bu liman ve iskele görünümünü de barındıran küçük yerleşimin, bu bölge için tipik bir yağ işletmesi ya da ticarethanesi olduğunu düşündürmekte” şeklinde konuştu.

17.03.2017 Aydınlık

by -
153

İstanbul’da yasa dışı yollarla Türkiye’ye soktukları Bizans dönemine ait mozaikleri, satmaya çalışan bir kişi yakalandı.

istanbulda-bizans-mozaiklerini-satmaya-calisirken-yakalandi

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri A.O.Y. isimli kişinin, Türkiye’ye yurt dışından yasa dışı yollarla mozaik soktuğu ve satmak için müşteri aradığını tespit etti. Ekipler yaptıkları fiziki takip sonucunda, mozaiklerin bulunduğu araca Sarıyer Zekeriyaköy’de operasyon düzenlendi. Operasyonda, üzerinde azize resimlerinin bulunduğu ve değişik renkte taşlarla yapılmış 2 adet mozaik ele geçirildi.

İstanbul Arkeoloji Müze Müdürlüğü’ne incelenmesi için gönderilen mozaiklerin, Bizans dönemine ait olduğu değerlendirildi. Tarihi eser, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kültür varlığı olması sebebiyle koruma altına alındı.

Adliyeye sevk edilen şüphelinin kaçak tarihi eseri Türkiye’ye nasıl soktuğu ve bağlantıları araştırılıyor.

01.03.2017 CNN TURK

by -
293

Kilis’te 1600 yıllık müthiş mozaikleriyle göz kamaştıran erken Bizans dönemine ait bazilikanın ortaya çıkarılması için çalışmalar hızlanacak.

kiliste-1600-yillik-mozaikler-ortaya-cikacak

Kilis’te 1999 yılında kaçak kazı sonucu ortaya çıkarılan ve erken Bizans dönemine ait olduğu belirlenen bin 600 yıllık mozaiklerin bulunduğu bazilika, turizme kazandırılacak. Açık hava müzesine dönüştürülmesi planlanan alanın yaz başında yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunulması planlanıyor.

Kilis Valisi İsmail Çataklı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kilis’te 18 yıl önce kaçak kazı sonucu ortaya çıkarılan ve erken Bizans dönemine ait olduğu belirlenen mozaiklerin bulunduğu alanlarda 2004 yılında başlatılan çalışmalarının tamamlandığını belirtti. Yapının içerisinde din adamlarının defnedildiği mezarların bulunduğunu aktaran Çataklı, geliştirilen proje sonrasında bazilikanın bir tür açık hava müzesi gibi dizayn edildiğini, üzerinin ise çelik çatıyla kapatıldığını söyledi.

kiliste-1600-yillik-mozaikler-ortaya-cikacak-1

Mozaiklerin ve farklı mezarların bulunduğu alanda yer alan bazilikanın turizme kazandırılması için çalışmalar yapıldığını aktaran Çataklı, şunları belirtti: “1999 yılında Oylum Höyük yakınlarında kaçak kazı ihbarı alınması üzerine bölgeye çağrılan arkeologlar tarafından alanda bir tarihi yapı olduğu tespit edilmiş, detaylı çalışma sonrası mozaik kalıntılarına ulaşılmış ve sonrasında yapılan çalışmalarda buranın bir bazilika olduğu anlaşılmıştır. Yapının tabanında yaklaşık bin 600 yıl öncesinde yani milattan sonra 6. yüzyıldan kalan erken Bizans dönemine ait yöresel taşlardan geometrik şekillerle yapılmış mozaikler olduğu anlaşılmıştır. Mozaiklerin oldukça iyi durumda olduğu anlaşılmış ve zarar görmemesi için üzeri kapatılarak korumaya alınmıştır. Yine kazıda ortaya çıkan yapının kitabesi de şu anda Gaziantep Müzesi’nde korunuyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla onu da burada sergileyeceğiz.”

Vali Çataklı, ışıklandırma çalışmalarının yapıldığı alandaki çalışmalarda sona yaklaşıldığını ifade etti.

Burada kurulması planlanan açık hava müzesinin haziran ayında tamamlanmasının hedeflendiğini aktaran Çataklı, açık hava müzesinin hizmete girmesiyle alanda döneme ait geleneklerin canlandırılacağı bölümler oluşturulacağını söyledi.

02.03.2017 Anadolu Ajansı

by -
236

Bursa’nın İznik ilçesindeki tarihi şehir surlarında oluşan devasa çatlak korkutuyor. Vatandaşlar, orta şiddetli bir depremde yıkılması muhtemel olan burçlar için yetkililerden yardım istedi.

iznik-surlari-devasa-catlaklar-yuzunden-yikilma-tehlikesi-ile-karsi-karsiya

Gövdesinde oluşan derin çatlak sebebiyle ikiye ayrılmak üzere olan Yenişehir Kapı’da tedbir alınması isteniyor. Roma döneminde inşa edilmeye başlanan surlar, üç döneme ışık tutarken, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde onarım gördü.

Savaşlar ve depremler sebebiyle yıkılan surlar, şimdilerde ise gövdesinde oluşan dev çatlaklar sebebiyle vatandaşları tedirgin ediyor. Muhtemel bir depremde yıkılması an meselesi olan tarihi yapının hemen karşısında bulunan yerleşim alanındaki vatandaşlar, yetkililerden yardım istedi.

Kenti yaklaşık 5 kilometre çevreleyen surların yüksekliğinin 15 metreyi bulduğunu belirten vatandaşlar, yetkililerin onarımı ile asırlık tarihin ayakta tutulmuş olacağını söyledi.

28.02.2017 Bursa Hakimiyet

by -
227

İstanbul’da Haydarpaşa-Pendik arasındaki banliyö hattı çalışmaları devam ederken, proje güzergâhında yeni Bizans kalıntıları bulundu. Ancak tarihi kalıntıların bir kısmının üzeri gelişigüzel naylon brandayla örtülürken, kazı alanında oluşan su birikintileri ve balçık dikkat çekiyor.

istanbulda-banliyo-hattinda-bulunan-bizans-kalintilari-naylonla-ortulmus

Haydarpaşa-Pendik arasındaki banliyö hattı çalışmaları devam ederken, proje güzergâhında yeni Bizans kalıntıları bulundu. İdealtepe Feyzullah mahallesindeki hatta bulunan tarihi kalıntıların geç dönem Bizans eserleri olduğu belirtilirken, bölgedeki kazılar İstanbul arkeoloji Müzesi denetiminde devam ediyor. Ancak tarihi kalıntıların bir kısmının üzeri gelişigüzel naylon brandayla örtülürken, kazı alanında oluşan su birikintileri ve balçık dikkat çekiyor. Arkeoloji Müzesi tarafından korunmaya alınan kalıntıların durumunu yorumlayan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serkan Sunay şunları söyledi: 

‘Arkeopark yapılmalı’
“Üzülerek söylemem gerekir ki kazı çalışması bilimsel kriterlere göre yapılmamış. Burada üstü naylon brandayla örtülü bölümün altında ne var merak ettim. Bu bölgenin Bizans devrinde tarihi yarımada ve önemli bir iskan merkezi olarak kullanıldığını biliyoruz. Küçükyalı çevresinde daha evvel yapılmış çalışmalar, bölgede Orta Bizans devri başında inşa edilen çeşitli yapıların olduğuna işaret ediyor. Bu alan bir arkeopark olarak değerlendirilmeli, mutlaka korumaya alınmalı.”

Mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Afife Batur kalıntıların ciddi anlamada korunmaya alınması gerektiği belirterek şunları söyledi:

‘Güzergâh değişebilir’
“Avrupa’da bu tür eserler ortaya çıkarıldığında medya ve kurumlar sahip çıkıyor. Maalesef Türkiye’de yeterli duyarlılığa sahip değiliz. Alan arkeoloji parkı haline getirilebilir. Bilimsel çalışmalar sürdürülmeli. Arkeoloji Müzesi’nin duyarlılığından şüphem yok. Ancak eserlerin bir kısmının üzeri naylon branda ile örtülmüş. Bu tür koruma doğru değil. Biriken sular çekilmeli. Kalıntı alanının inşaat alanından ayrı olarak çevresine bant çekilmeli. Güzergâhın bu kısmı birkaç yüz metre farklı bir noktadan geçirilebilir. Kalıntılar tren yoluna kurban edilmesin.”

23.02.2017 Milliyet

by -
421

Bursa’daki İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası’nda yapılan araştırmalarda, yapının doğu tarafında M.Ö. 3. yüzyıla ait mezar odaları keşfedildi.

iznik-golundeki-bazilikada-sualti-arkeoloji-calismalari-basliyor

İznik gölünün 2 metre altında ki bazilika kalıntıları Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından havadan tesadüfen görüntülenip keşfedilmişti. Sahilden 20 metre açıkta ve gölün 2 metre derinliğinde görüntülenen kalıntıların Roma askerleri tarafından öldürülen ‘Aziz Neophytos’ adına yapılan bazilika olduğu belirlenmişti. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında 2 yıldır yürütülen su altı çalışmalarında arkeologlar, yapının dışında o mimariye uymayan başka bir duvar kalıntısı ile karşılaştı. M.Ö. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan duvarların, bazilikadan ayrı olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan oda mezarların Türkiye’de başka bir benzeri bulunmuyor. Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibi, ortaya çıkan kalıntıları araştırıyor.

iznik-golunde-bulunan-bazilikada-40-adet-bronz-sikke-bulundu-1

İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası, Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından 2014’ün dünyada en önemli arkeolojik keşiflerinden biri seçilmişti.

13.02.2017 Akşam

by -
132

Türkiye Sualtı Arkeoloji Vakfı (TINA) tarafından yayınlanan Denizcilik Arkeolojisi Dergisi’nin 5. ve 6. sayıları çıktı.

TINA Denizcilik Arkeolojisi Dergisi - Cilt 3

TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, arkeoloji dünyasındaki önemli bir eksiği kapatmak amacıyla 2014 yılında “Denizcilik Arkeolojisi” alanında yayın yapacak dergisinin ilk cildini yayınlamıştı. Kısa zamanda Türkiye’deki tüm üniversitelere, müzelere ve arkeoloji enstitülerine, ücretsiz olarak ulaşan yayın, İngilizce baskısıyla da dünyanın önemli üniversitelerine, müzelerine ve enstitülerine ulaştı.

Yılda iki kez hem Türkçe hem de İngilizce olarak yayın yapana Derginin amacı başta Anadolu kıyıları ve Akdeniz olmak üzere dünyadaki denizcilik arkeolojisi çalışmalarını bir arada sunmak. Arkeologlar, arkeoloji bilimine katkı sunan diğer bilim dallarında çalışan bilim insanları ve arkeolojiye ilgi duyanlar için doyurucu bilgiler sunan yayın alanında bir ilki temsil ediyor.

Mizanpaj 1

Yeni sayılar arkeoloji dünyasıyla buluşuyor
Derginin beşinci sayısında, Yenikapı kazılarında bulunmuş YK-12 batığının yeniden yapımının ayrıntılı bir incelemesi yer alıyor. Bin yıllık bekleyişin ardından denizde yelken açmaya hazırlanan YK – 12’nin bilimsel çalışmasını İstanbul Üniversitesi’nden Işıl Özsait Koçabaş’ın kaleminden okuyabilirsiniz. Bir diğer önemli çalışma ise Alanya’da yer alan “Ptolemais” antik limanı üzerine Celil Samet Harmandar’ın makalesi. Liman üzerinde yapılan ilk çalışma yeni bilgilere ulaşılması açısından oldukça önemli. Bu iki önemli makale dışında Anadolu’nun denizcilik kültürünü ziyaretçilere ve araştırmacılara sunan İstanbul’daki Deniz Müzesi, Yenikapı kazılarının ardından İstanbul’a kazandırılması planlanan Yenikapı Müzesi, İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuvarı ve bu alanda yaptığı çalışmalar, Sualtı Kültür Mirası Toplantıları, Limen Projesi, Tarihi Eserlerin Koruma ve Onarım Uygulamaları Çalıştayı beşinci sayının diğer konuları.

21 Ocak 2016 günü kaybettiğimiz Sayın Mustafa V. Koç’un sualtı arkeolojisine yaptığı katkılar basında çok bilinmez. Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı’nın kurucu üyesi olan Sayın Mustafa V. Koç’un hem kişisel olarak hem de TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı ile birçok sualtı arkeolojisi çalışmasına maddi ve manevi destkeleri on yıllardır devam etmekteydi. Son olarak Kendi isminin verildiği “Ankara Üniversitesi Mustafa V. Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi” 17 Haziran 2015’te kendisinin de katılımıyla açılmıştı. TINA Denizcilik Arkeolojisi Dergisi’nin 5. sayısında bu önemli Merkez üzerine bilgiler ve bu alanda çalışan akademisyenlerin görüşleri de bulunuyor.

Mizanpaj 1

Altıncı sayıda ilk olarak Hırvat Konservasyon Enstitüsü Sualtı Arkeolojisi Bölümü’nün 2007 ile 2013 yılları arasında Hırvatistan’da, Mljet Adası’nın güney kıyısı açıklarında son derecede iyi korunmuş olarak bulunan 16. yüzyıl Venedik ticaret gemisi ve Osmanlı çinilerinden oluşan kargosu üzerinde yaptığı çalışmalar inceleniyor. Bir diğer önemli makale ise “Küçükçekmece göl havzası arkeolojik kazılarında yürütülen amphora çalışmaları”. Ayrıca 2016 yılı içinde Türkiye kıyılarında ve iç Sularında gerçekleştirilen çalışmaların hemen hepsine ait çalışma raporlarını da bu sayıda bulabilirsiniz.

Dergideki en önemli keşif haberi ise Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Harun Özdaş başkanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında arkaik döneme tarihlenen bir terrakota heykelin alt gövdesinin yaklaşık 45 metre derinlikte bulunması. Bu keşfe dair tüm detaylar derginin 6. sayısında yer alıyor.