Perşembe, Temmuz 20, 2017
Etiketler Posts tagged with "Bizans"

Bizans

by -
422

Adıyaman’ın Besni ilçesinde bulunan M.S. 5. yüzyıla ait dört metre uzunluğunda mozaik tabanın üstünde yer alan yazı çözümlendi. Mozaikte “Bu en kutsal günlerde ve Aziz Marana huzurunda, kutsal bir kilise bu topraklarda yükseldi. Aziz Marana’nın gayretleriyle” yazıyor.

adiyamandaki-tarlada-bulunan-mozaikteki-yazit-cozumlendi-1

Geçtiğimiz günlerde Besni ilçesine bağlı Sugözü mahallesinde tarlasını süren çiftçi, 1500 yıllık dört metre uzunluğunda üzerinde yazı yer alan mozaik taban buldu. Mozaikte ne yazdığı merak konusu olmuştu.

Grek yazıtlar alanında uzman olan Atina Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sophia Aneziri, mozaikteki yazıyı çözümledi. Aneziri göre “Bu en kutsal günlerde ve Aziz Marana huzurunda, kutsal bir kilise bu topraklarda yükseldi. Aziz Marana’nın gayretleriyle” yazıyor. Prof. Dr. Aneziri, yazıda adı geçen Marana’yı, bölgenin yerli piskoposu olarak yorumladı ve yazıtın da Marana tarafından, burada kutsal bir mekânın olduğunu ortaya koymak amacıyla yazıldığını dile getirdi.

adiyamandaki-tarlada-bulunan-mozaikteki-yazit-cozumlendi

“Jüstinyen Dönemi”
Arkeolog Nezih Başgelen ise yazıtların 5. yüzyılda Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Jüstinyen (M.S. 482-565) döneminden kaldığını söyledi. Başgelen, yazıtın dini bir mâni olabileceği yorumunu yaptı. Başgelen, “Yazıt bir kilisenin tavanı, tabanı ya da duvarında yer alıyor. Komagene Krallığı’nın bölgede hüküm sürmeye başlamasının ardından Adıyaman bölgesi önem kazanmış. Daha sonra bölge Romalılar tarafından işgal edilmiş. Art arda bulunan mozaikler, bunun kanıtı zaten. Son bulunan mozaik, Jüstinyen döneminde Maranas adlı bir kişi tarafından yazılmış.”

28.06.2017 Haber Türk Haber: Melis İnce

by -
241

Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Sugözü mahallesinde tarlasını süren çiftçi, M.S. 5. yüzyıldan kalma dört metre uzunluğunda mozaik taban buldu.

adiyamanda-1500-yillik-mozaik-bulundu-1

Adıyaman’ın Besni ilçesindeki Sugözü Mahallesi’nde çiftçilik yapan Mehmet Dağ, tarlasını sürdüğü sırada üzerinde çeşitli figür ve yazının yer aldığı dört metre uzunluğunda mozaik buldu. Dağ’ın durumu bildirdiği jandarma ekipleri, tarlaya gelip inceleme yaparak Müze Müdürlüğü’ne bilgi verdi.

Müze Müdürlüğü’ne bağlı arkeologlar tarafından yapılan incelemede ilk belirlemelere göre, yapının Doğu Roma dönemine ait ve bin 500 yıllık olduğu belirlendi. Ekiplerin, detaylı çalışma yapacağı belirtildi. Bu arada mozaiğin tahrip olduğu ifade edildi.

adiyamanda-1500-yillik-mozaik-bulundu

Gölbaşı ilçesinde de mozaik bulundu
Ayrıca geçtiğimiz günlerde Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde tarlalarında çalışma yapan iki kardeş de, Roma dönemine ait 1600 yıllık mozaik bulmuştu.

23.06.2017 ntv.com.tr

by -
75

Samsun’nun İlkadım İlçesi’nde yol çalışmaları sırasında Bizans dönemine ait iki kiremit mezar bulundu.

samsundaki-yol-kazisinda-bizans-donemi-mezarlari-bulundu

İlkadım ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’nde sağanak yağış nedeniyle yol için kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede bir göçük meydana geldi. İşçiler göçüğü kaldırdığı esnada ise kiremitten yapılmış mezar taşları ve kafatasıyla karşılaştı. Durumun jandarmaya bildirilmesi üzerine olay yerine gelen ekipler kazı alanında inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından Samsun Müze Müdürlüğü yetkililerine haber verildi.

Yapılan incelemeler sonucunda Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Samsun’un İlkadım ilçesi Ataköy Mahallesi İlyas Kılıç Caddesi’nde 20 Haziran’da gerçekleşen alt yapı ve yol genişletme çalışmaları sırasında saat 18.00’de birkaç adet mezar ortaya çıktığı İlkadım Jandarma Komutanlığı tarafından Samsun Müze Müdürlüğüne telefon yoluyla bildirilmiştir. Söz konusu alana 21 Haziran 2017 tarihinde gidilerek gerekli incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemeler neticesinde, İlyas Kılıç Caddesi’ndeki genişletilen yolun kuzey kesitinde iki adet kiremit mezar kalıntısı ile toprağa hiç bir uygulama olmadan direkt gömülmüş bir adet mezar kalıntısının varlığı saptanmıştır. Bu nedenle kesitlerde fark edilen mezarlarda aynı gün kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Kesit üzerinde en doğuda bulunan mezardaki gömü, kayalık kısmın 0.20 santim derinliğinde düzleştirilen zemin üzerine yerleştirilmiştir. Gömünün üzerine ise sadece toprak serilerek kapatılmıştır. Basit toprak mezar olarak tabir edilen mezardaki gömüye ait sadece baş ile bel arasındaki iskelet kalıntılarına rastlanmıştır. Basit toprak mezarın 0.30 santim batısında ise üzeri kiremitle kapatılan diğer mezar bulunmaktadır. Bu mezardaki gömünün üzeri kiremitler birbirine çatılmak suretiyle kapatılmıştır”

samsundaki-yol-kazisinda-bizans-donemi-mezarlari-bulundu-1

“Ancak toprak kaymaları ve fiziki tahribatlar mezarın yapısını bozmuş yarıya yakın bir kısmının yok olmasına sebebiyet vermiştir. Bu durum mezarın üzerini örten kiremitlerin ve gömüye ait iskeletlerin kaymasına neden olmuştur. Geride kalan kısmında gerçekleşen kazı çalışmalarında mezarın üzerini örten kiremitlerin çevresinin orta boylu moloz taşlarla desteklendiği görülmüştür. Mezarı kapatan kiremitler kaldırıldıktan sonra ortaya çıkan gömüye ait iskeletlerin yatış yönünün saptanmayacak derecede karışmış olduğu görülmüştür. Kiremit mezarın 0.80 santim batısında bulunan birbirine çatık vaziyetteki kiremitler başka bir mezara işaret ettiği gerekçesiyle kazılmıştır. Kazı sonrası çeşitli tahribatların mezarın neredeyse tamamen yok olmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Bu mezar kalıntısında gömüye ait hiç bir bulguyla karşılaşılmamıştır. Bu kiremitlerin ise mezarın kuzeyini sınırlandıran son düzenleme olduğu anlaşılmıştır. Mezarlar zeminin yaklaşık 0.80, 1.10 metre derinliğinde ortaya çıkmıştır. Her üç mezar kalıntısında ölü hediyesi olarak kullanılmış buluntuyla karşılaşılmamıştır. Buluntuyla karşılaşılmamasına rağmen bu tipteki mezarları Doğu Roma Dönemi’nde kullanım gördüğü bilinmektedir

22.06.2017 İhlas Haber Ajansı

by -
239

Isparta’nın Yalvaç ilçesinde müze bahçesinde bulunan 6’ncı yüzyıldan kalma rahip heykeli çalındı.

ispartada-yalvac-muzesinin-bahcesinden-1500-yillik-heykel-calindi

Yalvaç Adliyesi ile Hükümet Konağı’nın ortasında bulunan, etrafı yaklaşık 1 metre istinat duvarı ve 2 metrelik demir korkuluklarla çevrili Müze Müdürlüğü bahçesinde bulunan ve tarihi eser kaçakçıları tarafından satılmaya çalışılırken 7 yıl önce ele geçirilen 6’ncı yüzyıldan kalma 70 santim boyundaki rahip heykeli, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalındı.

Bu sabah mesai için gelen müze görevlileri tarafından fark edilen hırsızlık olayı polise bildirildi. Olay yerine gelen polis ekipleri yaptıkları incelemede istinat duvarındaki demir korkulukların kesildiği ve tarihi eserin bu şekilde çıkarıldığını belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı. Tarihi rahip heykeli 31 Aralık 2010 tarihinde Nevşehir’den Yalvaç’a tarihi eser satmaya geldiği belirlenen 4 kişinin Eğirler Köyü yakınlarında durdurulmasıyla ele geçirilmişti. Polis, hırsızlığı o dönem yakalanan şüphelilerin gerçekleştirmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

07.06.2017 CNN TURK

by -
87

Sinop’taki Balatlar Kilisesi kazısından çıkarılan iskeletler üzerinde yapılan antropolojik incelemeler sonucuna göre, antik dönemlerde yaşayanların şimdiki ortalama insan boyundan kısa oldukları düşünülüyor.

antik-donem-insanlari-sanildigi-gibi-uzun-boylu-degil

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Duyar, bir program kapsamında geldiği Bursa’da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sinop’ta “Balatlar Kilisesi” olarak anılan bölgede, 2010’da başlayan arkeolojik kazının antropolojik çalışmaları kapsamında gün yüzüne çıkarılan mezarları ve bu mezarlardaki buluntuları, iskeletleri incelediklerini söyledi.

“Çok iri bir insan yapısı yok”
Anadolu’nun birçok yerinde 20-25 bin iskelet incelediğini belirten Duyar, şunları kaydetti: “Osmanlı, Selçuklu dönemi ve daha eski dönemlerden iskeletler inceledim. Şunu görüyoruz ki çok iri bir insan yapısı yok. Hatta Osmanlı, Roma insanları günümüzdeki insanlara göre daha kısa. Eskiden 3-5 metre boyunda, bir adım attığında kaç metre ilerleyen insanlar olduğu, bir söylentiden ibaret. Bu, belki de ataları yüceltme yönünde yapılan bir inanış. Biz incelediğimiz iskeletlerde böyle bir şey görmüyoruz. Şu ana kadar 2 metre, hatta 1,90 boyunda bir insan iskeletiyle bile hiç karşılaşmadım.”

“Kireçleme ve eklem bozulmaları azalmış”
Duyar, iskeletlerden yola çıkarak eklem hastalıklarını ve bu hastalıklardaki değişimi de gözlemlediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “İlk veriler, bölgede, aynı topluluğun yaşamını sürdürdüğünü gösteriyor. Zorlanmayla ortaya çıkan, aşırı yüklenme, yük taşıma, çok fazla hareket etme ve periyodik, zorlu işler yapma sonucunda dizlerde, kalçada, dirsekte ve omuzda oluşan değişimleri de gözlemledik. Burada yaptığımız incelemelerde, 5-6. yüzyıl erken Roma döneminden, 18-19. yüzyıl geç Osmanlı dönemine, aradaki bin 200 yılık zaman diliminde insanların artrit ve eklem bozulmalarının azaldığını gördük. Demek ki zaman içinde insana binen yük giderek azalmış. Biz, bunu ortaya koyduk. Artritin göstergesi olan kişinin daha fazla yük altında kalmasının giderek azaldığı gözleniyor. Erken Roma döneminde yaşayanlar, daha fazla yüklenme altında kalıyor. ‘Daha şanssızlar’ diyebiliriz. Geç Osmanlı 18-19. yüzyıl insanları ise daha rahat. Bu verileri günümüz hastane verileriyle karşılaştırarak, daha da ilginç sonuçlar da elde edebiliriz. Böylece bir bölgede aynı toplumun zaman içinde nasıl değişim geçirdiğini anlayabiliriz.”

05.06.2017 Anadolu Ajansı

by -
104

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) üyeleri, Latmos’ta kayalık arazi içerisinde kaçak kazılarla tahrip edilmiş bir manastıra ait kalıntılar ve duvar resimleri buldu.

latmosta-tesadufen-bir-manastira-ait-kalintilar-ve-freskler-bulundu-2

Kayalık ve ormanlık yapısı nedeniyle gözden uzak kalarak günümüze ulaşabilen antik Latmos bölgesinin 8 bin yıllık tarihine yeni keşfedilen kalıntılar ekleniyor. Aydın ve Muğla illeri sınırlarındaki Beşparmak Dağları’nın yamacında bulunan bölgeye doğa gezisi yapan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, gezi esnasında tesadüfen bir manastıra ait kalıntılar ile kaya duvarlarına çizilmiş freskler (resim) bulduklarını söyledi.

latmosta-tesadufen-bir-manastira-ait-kalintilar-ve-freskler-bulundu

Manastırın Bizans Dönemi’ne ait olabileceğini kaydeden ve kayalara işlenmiş freskleri oldukça etkileyici olduğunu anlatan Sürücü, “Tesadüfen bulduk. Engebeli ve kayalık bir yapıya sahip Latmos’da daha ne kadar eser var bunu bilmek imkânsız. Keşiflerin yapılması için zamana ve yetkililerin ilgisine ihtiyaç var. Fresklerin yanındaki yaşam bölgesinin oldukça geniş bir alana yayıldığı gördük. Bizi üzen ve tedirgin eden Kaçak kazı yapanların bıraktığı izler. Her tarafta kazma kürekle açılan 2 metre derinliğinde çukurlar var. Bu kadar zorlu bir coğrafyada bile tarihi eserler tahrip ve talan edilebiliyor” dedi.

latmosta-tesadufen-bir-manastira-ait-kalintilar-ve-freskler-bulundu-1

‘Milli park olmalı’
Beşparmak Dağları ve çevresinin, Batı Anadolu’nun etkileyici ve arkeolojik açıdan zengin bölgelerinden olduğunu söyleyen Sürücü, “Latmos’da kayaların rüzgâr ve yağmur erozyonuyla aşınmaları sonucu, insanın kendini farklı bir gezegende hissedeceği olağanüstü görüntüler yaşanıyor. Başta 8 bin yıllık tarih öncesi kaya resimleri olmak üzere, antik yerleşimler, kutsal alanlar, antik döşeme yollar, kaleler ve savunma yapıları, Bizans manastırları, freskler gibi pek çok insanlık mirası dağın gizemli coğrafyasında yer almakta. Biz milli park ilan edilmesini beklerken maden ocaklarına verilen izinlerle yok olma tehlikesi yaşanıyor. Maden ocakları geri dönülemez tahribatlar oluşturarak Latmos’u yok edebilir. Latmos’u insanlık mirası değerinde korumalıyız” ifadelerini kullandı.

01.06.2017 Milliyet

by -
111

İstanbul Ümraniye’deki operasyonda, tarih öncesi döneme ait fosiller, Roma ve Bizans dönemlerine ait sikkeler ile farklı dönemlere ait metal objeler ele geçirildi.

istanbulda-roma-ve-bizans-donemine-ait-eserler-ele-gecirildi

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce tarihi eser satmak istediğine dair ihbar alınan K.B’nin evine operasyon gerçekleştirildi.

K.B’nin evinde yapılan aramada, tarih öncesi döneme ait 435 fosil, Roma ve Bizans dönemlerine ait 355 sikke, Roma dönemine ait pişmiş toprak minyatür amfora ve sigilitta kap, farklı dönemlere ait bronz ve metal obje bulundu.

Olayla ilgili yakalanan K.B. hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan adli işlem yapıldığı kaydedildi.

31.05.2017 TRT Haber

by -
166

Antalya’nın Demre İlçesi’nde Myra Antik Kenti’nde bulunan Bizans dönemine ait şapeldeki haç figürü sökülerek çalındı.

myra-antik-kentindeki-sapale-ait-hac-figuru-calindi-1

Myra Antik Kenti’ninde 12’nci yüzyıldan kalma Bizans şapelinin batı yönündeki girişinde bulunan 20 santim uzunluğunda, mermerden yapılmış haç figürü yerinden sökülerek çalındı. Olay, Myra Antik Kenti’nin güvenlik görevlileri ve şapelin yanında evi bulunan Gezer ailesinin dikkati sayesinde ortaya çıktı.

Soruşturma Başlatıldı
Demre Kaymakamı Murat Uz, “Olay maalesef doğru. Antik haçın sökülerek yerinden çalınmasının son 3- 4 gün içinde gerçekleştiğini düşünüyoruz. Üzücü bir olay. Olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatıldı. Antik şapel, Myra Antik Kenti’nin dışında. Olayı güvenlik görevlileri kontrol sırasında fark etmiş. Gerekli açıklama Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılacaktır” dedi.

myra-antik-kentindeki-sapale-ait-hac-figuru-calindi

2010 Yılında Ortaya Çıkarıldı
Bizans şapeli, Myra Antik Kenti Kazıları Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bizans Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Akyürek’in 2010 yılında yaptığı kazılarda ortaya çıkarıldı. Antik şapel dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katkıları ile restore edildi, etrafı güvenli hale getirilerek, korumaya alındı. Şapel 5.5 metre derinde olduğu için üstü yağmur suyuna karşı örtüldü ve ziyarete kapatıldı. Şapelin girişinde ayrıca Noel Baba, Meryem Ana ve İsa figürü de yer alıyor.

27.05.2017 Cumhuriyet

by -
252

İstanbul Beylerbeyi’nde İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında, bin 500 yıllık olduğu tahmin edilen kiliseye ait kalıntılar gün yüzüne çıktı.

istanbulda-altyapi-kazisinda-bin-500-yillik-kilise-bulundu

Üsküdar Beylerbeyi’nde İSKİ’nin yaptığı atık su arıtma tesisine aktarma yapacak olan şaftın çalışması sırasında yapılan kazıda, tarihi eser parçaları gün yüzüne çıktı. Yaklaşık 6 ay önce yaşanan bu gelişme üzerine müze görevlileri aranarak durumdan haberdar edildi. Üzerindeki motifleri ile bin 500 yıllık geçmişe sahip olduğu tespit edilen sütun, arkeoloji müzesinin görevlilerine teslim edildi. Bahse konu kazının yapıldığı yerde ise tarihi bir kilisenin olduğu sanılıyor. İhlas Haber Ajansı (İHA) kazı alanına inerek bin 500 yıllık olduğu sanılan kiliseyi yakından görüntüledi. Görüntülerde kilisenin oda bölümleri ve duvarları net olarak görülebiliyor.Çevre esnafı ise kazı çalışmalarının tamamlanamamasından dolayı şikayetçi.

istanbulda-altyapi-kazisinda-bin-500-yillik-kilise-bulundu-1

Beylerbeyi’nde yaşayan Mehmet Doğan, “6 ay önce kazılar başladı. 2’inci ayda çöpe atılmış şekilde bir taş bulundu. Biz bu taşı yıkayıp temizledik. Daha sonra arkeologlar da gelip incelediğinde bin 500 yıllık bir taş olduğu ortaya çıktı. Bu taşın Ayasofya ile aynı yaşta olduğu söylendi. O günden bugüne kadar da bekliyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni aradık bu konuda yardımcı olmaları için. Taş temizlendikten sonra ortaya çıktı değerli olduğu. 45 gün içerisinde bu alanın kapatılacağı söylendi. Ancak 45 günü geçti, herhangi bir çalışma yok” dedi.

26.04.2017 Hürriyet

by -
212

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yer alan Tios Antik Kenti’nde bulunan ve 30-40 yaş aralığında olan bin yıllık bir Bizans komutanının yüzü canlandırıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-1

Prof. Dr. Y. Sümer Atasoy başkanlığında Zonguldak’taki Tios Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında bulunan mezar içerisinden çıkarılan ve komutan bir asker olduğu düşünülen kafatasının yüzlendirme çalışması yapıldı.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-2

Kafatasının üç boyutlu yeniden yüzlendirilmesinde ülkemizde ilk olarak üç boyutlu tarayıcı  ve modelleme sistemleri kullanıldı. Yeniden yüzlendirme çalışması Hitit Üniversitesi Antropoloji Bölümü tarafından yürütüldü. Doç. Dr. Özgür Bulut tarafından yapılan yeniden yüzlendirme çalışmasında uygulanan metodoloji ise, yüz kaslarının sırasıyla anatomik yerleşimi prensibine dayanan ve yüz doku kalınlıklarının referans alındığı Manchester metodu oldu.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-4

Kafatasının yüzlendirme çalışmasına geçilmeden önce ise biyolojik profili olan yaş, cinsiyet ve etnik orijin hususlarının belirlenmesi yönünde çalışmalar yürütüldü. Tios askerinin yaşının belirlenmesine yönelik olarak yapılan inceleme neticesinde bireyin 30-40 yaş aralığında olduğu belirlendi.

zonguldakta-bin-yillik-bir-bizans-komutaninin-yuzu-canlandirildi-3

Yeniden yüzlendirme çalışmasında öncelikle yüz doku kalınlıkları veri bankasından bireyin biyolojik profiline uygun olan yüz doku kalınlıkları belirlendi. Buna göre kafatasının 25 adet anatomik noktasına ait bu referans doku kalınlıkları yerleştirildi. Sonrasında yüz kaslarının ve yaşlanma karakteristikleri eklendi.