Çarşamba, Mart 29, 2017
Etiketler Posts tagged with "British Museum"

British Museum

by -
187

British Museum’un en değerli eserlerinden biri olan 9 bin 500 Jericho Sıvalı Kafatası, dijital çağın mucizeleri ile yeniden canlandırıldı.

9-bin-500-yillik-jericho-sivali-kafatasi-yeniden-bicimlendirildi

Söz konusu kafatası, arkeolog Kathleen Kenyon tarafından 1953’te Batı Şeria’daki Ürdün Nehri yakınlarındaki Filistin Toprakları’nda bulunan Eriha’daki kazılarda keşfedildi.

Kenyon buluşunu şöyle açıklamıştı: “7 bin yıldan önce yaşamış bir adamın portresine baktığımızı anlayınca büyük bir heyecana kapıldık. Hiçbir arkeolog böyle bir fenomeni keşfedememişti.”

Kenyon’un keşfinden bu yana Ortadoğu’dan Türkiye’ye kadar olan 50’den fazla benzer kafatası bulundu.

9500 yıllık kafatası, 2009 yılınca Micro-ST ile taranınca bazı gerçekler ortaya çıktı: Kafatasının arkasında bir delik vardı, delik toprakla dolmuştu ve çene yapısı bir erkek olduğunun ispatıydı. Kafatasının kopyası, 3 boyutlu yazıcılar ile şekillendirilince ve bazı deformansyonlar keşfedildi. 

Hem kafatası, hem de onun 3 boyutlu yapılandırması 19 Şubat’a kadar British Museum’da segilenecek.

07.01.2017 webtekno.com

by -
1594

Milattan önce 1800’lü yıllarda ortaya çıkan Babil uygarlığının, yıldızları izlemek için karmaşık geometrik hesaplamalar yaptıkları ortaya çıktı. Karmaşık hesaplamaların ise ilk defa Orta Çağ döneminde 14. yüzyılda Oxford ve Paris’teki bilim insanları tarafından kullanıldığını sanılıyordu.

Science Bilim Dergisi’nde yer alan araştırmaya göre Babilliler gece gökyüzünde Jüpiter gezegeninin hareketlerini izlemek için geometriyi kullanıyorlardı. Babilliler bugünkü Irak ve Suriye topraklarında yaşayan bir uygarlıktı. Babillilerin hesaplamalarını kaydettikleri kil tabletlerde çivi yazısıyla işlenmiş metinler, Babillilerin astronomide çok ileride olduklarını gösteriyor. Babilliler, Jüpiter gece gökyüzünde belirince hızı ve mesafesini ölçmek için trapezoid olarak adlandırılan dört kenarlı şekiller kullanmış.

Araştırmayı kaleme alan Berlin’deki Humboldt Üniversitesi profesörlerinden Mathieu Ossendrijver “Bunu beklemiyordum. Hesaplamaları fizik ve diğer tüm bilim dalları için bir temel oluşturuyor” dedi.

Prof. Ossendrijver 19. yüzyılda çıkarılan British Museum arşivlerinde saklanan beş Babil tabletini inceledi. Prof. Ossendrijver “Gökyüzünde gördükleri şeylerin raporlarını yazmışlar ve bunu çok uzun bir süre, yüzyıllar boyunca yapmışlar. Bu yana yatık dörtgen şekli Jüpiter’in zaman içinde değişen hızının hesaplanmasını sağlıyor. Şeklin bir ekseni, yani yataay tarafı zamanı, diğer ekseni, dikey tarafı da hızı temsil ediyor. Trapezoidin alanı da Jüpiter’in yörüngesinde yaptığı mesafeyi veriyor. Eski zamanlarda olduğu bilinmeyen zamana karşı hareketin soyut hız alanının şeklini gösteren bu grafik, çok yeni birşey.” dedi.

Zaman ve hız kavramları yerine eski Yunanların dünya ve gezegenlerle uzaysal ilişkileri inceleyen “daha düz” bir geometri kullandıkları yönünde kanıtlar olduğunu söyleyen Prof Ossendrijver. bu tekniğin ne kadar yaygın olduğunun bilinmediğini ifade etti. Ossendrijver “Bu daha önce astronomiye yeni bir yöntem getiren tek bir kişi, bir dahi tarafından yazılmış bir tablet olabilir. Ya da bu yöntem farklı alimler tarafından daha yaygın biçimde kullanılıyor olabilir” diye sözlerine ekledi.

Bilim insanları Babillilerin bu tekniği Milattan Önce 350 yıllarında geliştirdiklerini düşünüyor.

29.01.2016 bbc.com