Perşembe, Haziran 29, 2017
Etiketler Posts tagged with "Bursa"

Bursa

by -
440

Bursa’daki Aktopraklık Höyüğü’nde bulunan sivri uçlu taşın, 7500 yıl öncesinde matkap olarak adlandırılabilecek bir alete takılarak kullanıldığı düşünülüyor.

aktopraklik-hoyugunde-matkap-ucu-olabilecek-7500-yillik-alet-bulundu

“Arkeopark ve Açıkhava Müzesi”ne sahip Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesindeki Aktopraklık Höyüğü’nde bulunan, çakmak taşının yontulmasıyla elde edilmiş sivri uçlu taşın, 7 bin 500 yıl öncesinde matkap olarak adlandırılabilecek bir alete takılarak kullanıldığı sanılıyor.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Grubu Başkanı Doç. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesinde ve 8500 yıllık tarihe ışık tutan Aktopraklık Höyüğü bölgesindeki kazıların 2004 yılında kurtarma kazısı olarak başladığını hatırlattı. Karul, 13 yıldır devam eden kazılarda gün yüzüne çıkarılan buluntuların Aktopraklık Höyüğü’nde Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’ndeki kapalı mekanlarda sergilendiğini ve burayı ziyarete gelenlerin izlenimine sunulduğunu belirtti.

aktopraklik-hoyugunde-matkap-ucu-olabilecek-7500-yillik-alet-bulundu-1

Geçen yıl yapılan kazılarda çakmak taşlarının yontulmasıyla elde edilmiş bir ucu sivri uçlar bulduklarını aktaran Karul, tarih öncesi dönemlerde çakmak taşının Anadolu’nun her yerinde yoğun olarak kullanıldığını vurguladı. Çakmak taşlarının yatağından (bulunduğu yerden) belirli büyüklüklere getirilerek taşındığını anlatan Karul, daha sonra bu taşların farklı boyutlarda mermi biçimli çekirdek formuna dönüştürüldüğünü belirtti.

“Bir alete takılarak kullanıldığını düşünüyoruz”
Karul, çakmak taşından, baskı yöntemiyle aletlerde kullanılmak üzere daha küçük parçalar elde edildiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Çakmak taşının yontulmasıyla elde edilmiş sivri uçlu taşın, matkap olarak adlandırdığımız bir alete takılarak kullanıldığını düşünüyoruz. Ucu sivri olan taşın ahşap sapa ve bir mekanizmaya bağlı olduğunu düşünüyoruz. Bunu etnografik örnekler de destekliyor. Arkeolojik kazılarda çoğu kez organik malzemeleri bulma şansımız yok ama etnografik örnekler bu tür aletlerin nasıl üretildiği konusunda bize fikir veriyor. Uç, onu sapa sabitlemek için organik ip ve ahşap mekanizmayla döndürüldüğünde çok rahatlıkla matkap gibi kullanıldığını söyleyebiliriz.”

aktopraklik-hoyugunde-matkap-ucu-olabilecek-7500-yillik-alet-bulundu-2

“7000, 7500 yıl öncesi”
Karul, çakmak taşından yontularak elde edilmiş taşların tek başına kullanma ihtimalinin bulunmadığına işaret ederek, “Bu parçaların işlevine göre bir sapa takılması gerekiyor. Çakmak taşından yapılmış bulduğumuz bir ucun da matkap olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Aktopraklık’tan yola çıkarsak günümüzden 7000-7500 yıl öncesinde de buna benzer aletlerin olduğunu söyleyebiliriz. Matkap olarak adlandırdığımız aletin ahşap ve ip kısmı günümüze ulaşmıyor. Ucundaki taş kısmı ulaşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu matkap ucunun nasıl kullanıldığını etnografik örneklerle test ettiklerini belirten Karul, “Sert bir taş olduğu için ahşap, başka bir taşı gibi her şeyi delme şansları var. Aktopraklık’ta bulunduğumuz bazı boncuklar gibi süs eşyalarının yapımında bu tür matkapların kullanıldığını söyleyebiliriz” dedi.

11.06.2017 Anadolu Ajansı

by -
128

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Aktopraklık Höyüğü’nde küçük boy canlıları avlamak için kullanılan 8500 yıllık sapan taşları bulundu.

bursadaki-aktopraklik-hoyugunde-8500-yillik-sapan-taslari-bulundu

Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesindeki Aktopraklık Höyüğü’nde, bugün ‘Filistin sapanı’ olarak bilinen fırlatma düzeneğine benzer av aletlerinde kullanıldığı düşünülen, aerodinamik özelliğe sahip 8500 yıllık sapan taneleri bulundu. 

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Grubu Başkanı Doç. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 8500 yıllık tarihe ışık tutan Aktopraklık Höyüğü bölgesindeki kazıların 2004’te kurtarma kazısı olarak başladığını hatırlattı. Karul, Akçalar Mahallesi Hasanağa Sanayi Bölgesi’nin içinde kalan höyükteki arkeolojik kazıların biraz aşarak alanın arkeoloji okuluna ve açık hava müzesine dönüştüğünü belirtti.

Aktopraklık’ta M.Ö. 6500 yıllarından M.Ö. 5500 yıllarına kadar geçen sürede ile ilgili beslenme, avlanma ve boncuk gibi materyaller bulduklarını aktaran Karul, “Kazı yaptığımız alanda, bugünle karşılaştırdığınızda yaşadıkları mekanlar, kullandıkları eşyalar, yapıların içindeki birtakım ögeler, çevrelerinden nasıl faydalandıklarını gösteren kalıntılar bize iyi ya da kötü durumda korunmuş şekilde ulaştı.” dedi. Karul, farklı uzmanları bir araya getirerek tarih öncesinden kalan buluntuların bazılarını arkeometrik yöntemlerle, bazılarını kazı yöntemleriyle bazılarını da ilgili laboratuvarda inceleyerek onları kurgulamaya, tarih öncesini yeniden canlandırmaya çalıştıklarını ifade etti.

bursada-aktopraklik-hoyuk-arkeopark-ve-acikhava-muzesi-acildi

“Bu tür aletlerin kullanımına yönelik en eski örnekler”
Buluntular arasında bugün “Filistin sapanı” olarak bilinen av malzemelerine benzer materyallerde kullanıldığını düşündükleri taş türlerinin yer aldığına değinen Karul, şöyle devam etti: “Aktopraklık örneğinden gidersek burada bulduğumuz materyaller, bu tür aletlerin kullanımına yönelik en eski örnekler arasında yer alıyor. Yaklaşık olarak M.Ö. 6000’li yıllardan itibaren bu bölgede av silahı olarak yoğun olarak bu sapan tanelerinin kullanıldığını biliyoruz. Bu sapan tanelerini insanlar arasında kavga aracı olarak değerlendirenler de var ama başka veriler bunu desteklemiyor. O dönemde yaşayan insanların, bu sapan taşlarını özellikle orta boy, küçük veya hızlı hareket eden kuş ve tavşan gibi canlıları avlamada, yani beslenmelerini sağlamaları için av silahı olarak kullandığını düşünüyoruz.”

Ağırlığını kaybetmemesi için fırınlanmamış
Karul, bulunan sapan tanelerinin çift konik şeklinde yapıldığını ve aerodinamik özelliğe sahip olduğuna işaret ederek şunları söyledi: “Fırlatmanın isabetli olabilmesi, fırlatılan nesnenin yalpalamaması ve istenilen hedefe ulaşması için bir aerodinamik özelliğinin olması lazım. Tanelerin de bu şekilde şekillendirilmesi gerekiyor. Bulduğumuz sapan taneleri de aerodinamik özelliğe sahip. O dönemdeki insanların bu teknolojiyi, bu aerodinamik özelliği çözdüklerini gösteriyor. Bulduğumuz sapan taneleri kilden yapılmışlar. Çoğu kez armut biçiminde tek tarafı konik, alt tarafı yuvarlatılmış şekilde yada çift konik biçiminde şekillendirilmişler. Bu taşlar avucun içine sığabilecek boyuttalar. Bunlar fırınlanmamış. Büyük bir olasılıkla hafif kurutuyorlar. Çoğu kez fırınların yanında toplu halde bulduk bu taşları. Fırınlandığında içindeki suyu kaybedecektir. Bünyesindeki suyu kaybetmemesi ama yeterli sertliğe ulaşması için belirli bir miktarda ısıttıklarını düşünüyoruz. Bu sayede ağırlığını koruyan çarptığı yerde de parçalanarak etkisi artan bugünkü silahlarda saçma gibi bir silaha dönüştüklerini görüyoruz.”

bursadaki-aktopraklik-hoyugunde-8500-yillik-sapan-taslari-bulundu-1

“200 metreye kadar istenilen hedefe atılabiliyor”
Bu tanelerin etnografik örneklerden yola çıkarak fırlatma aracıyla avlanmada kullanıldığını düşündüklerine dikkati çeken Karul, “Bu sapan tanelerini kullanmak için bugün ‘Filistin sapanı’ olarak adlandırdığımız büyük bir olasılıkla bir ipe bağlı olan derinin içine konup çevrilerek atıldığını düşünüyoruz. O tür malzemeler organik olduğu için günümüze ulaşmıyor ama içine kullandıkları kilden yapılmış taneleri bulabiliyoruz.” dedi.

Deneysel çalışmalarda bu tür av malzemelerinin 200 metreye kadar istenilen hedefe atılabildiğini ve 200 metrede etkili olduğunu bildiklerini vurgulayan Karul, şunları kaydetti: “Bu sapan tanesi, fırlatma aracının içine konulduktan sonra çevriliyor. İstenilen hıza ulaştıktan sonra iplerden birinin serbest bırakılarak içindeki sapan taşı, hedefe fırlatılıyor. Etnografik örnekler bunu destekliyor. Bu sapan taneleri, çoğu kez bir arada bulunan buluntular. Ağırlıklı olarak fırınların yanında bulduk. Bine yakın sapan tanesi bulduk. Zaten kullanıldığında bir yere çarptıkları için veya ava gidilen yerde fırlatıldığında orada kaldığı için bulunma şansları yok çünkü yerleşmenin dışında olan durumlar. Burada bulduklarımız da ava gitmeden önce hazırlanan toplu buluntular şeklinde.”

29.05.2017 haberler.com

by -
273

Bursa’nın İznik ilçesindeki tarihi şehir surlarında oluşan devasa çatlak korkutuyor. Vatandaşlar, orta şiddetli bir depremde yıkılması muhtemel olan burçlar için yetkililerden yardım istedi.

iznik-surlari-devasa-catlaklar-yuzunden-yikilma-tehlikesi-ile-karsi-karsiya

Gövdesinde oluşan derin çatlak sebebiyle ikiye ayrılmak üzere olan Yenişehir Kapı’da tedbir alınması isteniyor. Roma döneminde inşa edilmeye başlanan surlar, üç döneme ışık tutarken, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde onarım gördü.

Savaşlar ve depremler sebebiyle yıkılan surlar, şimdilerde ise gövdesinde oluşan dev çatlaklar sebebiyle vatandaşları tedirgin ediyor. Muhtemel bir depremde yıkılması an meselesi olan tarihi yapının hemen karşısında bulunan yerleşim alanındaki vatandaşlar, yetkililerden yardım istedi.

Kenti yaklaşık 5 kilometre çevreleyen surların yüksekliğinin 15 metreyi bulduğunu belirten vatandaşlar, yetkililerin onarımı ile asırlık tarihin ayakta tutulmuş olacağını söyledi.

28.02.2017 Bursa Hakimiyet

by -
489

Bursa’daki İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası’nda yapılan araştırmalarda, yapının doğu tarafında M.Ö. 3. yüzyıla ait mezar odaları keşfedildi.

iznik-golundeki-bazilikada-sualti-arkeoloji-calismalari-basliyor

İznik gölünün 2 metre altında ki bazilika kalıntıları Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından havadan tesadüfen görüntülenip keşfedilmişti. Sahilden 20 metre açıkta ve gölün 2 metre derinliğinde görüntülenen kalıntıların Roma askerleri tarafından öldürülen ‘Aziz Neophytos’ adına yapılan bazilika olduğu belirlenmişti. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında 2 yıldır yürütülen su altı çalışmalarında arkeologlar, yapının dışında o mimariye uymayan başka bir duvar kalıntısı ile karşılaştı. M.Ö. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan duvarların, bazilikadan ayrı olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan oda mezarların Türkiye’de başka bir benzeri bulunmuyor. Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibi, ortaya çıkan kalıntıları araştırıyor.

iznik-golunde-bulunan-bazilikada-40-adet-bronz-sikke-bulundu-1

İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası, Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından 2014’ün dünyada en önemli arkeolojik keşiflerinden biri seçilmişti.

13.02.2017 Akşam

by -
314

Bursa’nın Karacabey ilçesinde ihbar üzerine bir kişinin ahırına ve tarlasına baskın düzenleyen jandarma ekipleri, Roma dönemine ait mezar rölyefi ile bir mezar steli ve çeşitli sikkeler ele geçirdi. 

Bursa’nın Karacabey ilçesinde jandarma, bir ihbar üzerine C.O. adlı kişinin Danışment Mahallesindeki ahırında arama yaptı ve satmaya çalıştığı Roma dönemine ait mermerden mezar rölyefi ile bakır ve bronz sikkeler buldu.

bursada-bir-ahirda-roma-donemine-ait-eserler-ele-gecirildi-1

Bir ton ağırlığındaki mermerden rölyefin üzerinde erkek ve kadın başı, ata binmiş kral ve sohbet eden bir erkek ile kadın kabartmaları bulunuyordu. C.O’ya ait tarlada da üzerinde kutsama yapan rahip ve kadın figürlerinin bulunduğu bir mezar steli ele geçirildi. İş yerinde yapılan aramada da Roma dönemine ait 25 bakır ve bronz sikke bulunan C.O. hakkında işlem yapıldı, tarihi eserlere, C.O’nun ‘define aramakta’ kullandığı dedektörle birlikte el konuldu.

Eserler vinç yardımıyla müzeye taşındı.

28.11.2016 CNN TURK

by -
387

Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı’da bulunan Apollonia ad Ryndacum Antik Kenti’ndeki çalışmalarda Roma dönemine ait 2400 yıllık mezarlar gün ışığına çıkarılıyor.

Nilüfer Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülen çalışmalarda, Apollon Krallığı’nın merkezi olarak bilinen Gölyazı’da 2400 yıllık mezarlar gün yüzüne çıkartılıyor. Apollonia ad Ryndacum Antik Kenti’ndeki arkeolojik çalışmalarda antik yollar, doğal kayalardan kesilmiş lahit tekneler, antik surlar gibi birçok eser ortaya çıkarıldı.

bursada-2-bin-400-yillik-roma-mezarlari-ortaya-cikti-1

Nekropol alanında yapılan arkeolojik çalışmalarla binlerce senelik mezarların gün yüzüne çıktığını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Buradaki mezarlar dışarıda yapılmış değil, tamamen mevcut kayanın yontulması ve oyulmasıyla oluşturulmuş. Yine mevcut alanda bulunan taşların yontulmasıyla mezar üzerine kapak yapılmış. Aynı mezar üzerine oyularak yazılar yazılmış. Bazılarında cinsiyetiyle ilgili belirleyici ifadeler kullanılmış. Çocuk mezarları ise kerpiçten yapılmış. Kimi mezarlarda ise vefat eden kişinin eline küp verilerek defnedildiği görülüyor. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in danışmanlığını yaptığı kazılar sayesinde bu topraklarda 2400 yıl önce yaşayan insanların hayatı, ticaret ve dini inançlarına dair çok önemli bulgular elde ediyoruz” dedi.

23.10.2016 ntv.com.tr

by -
349

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan bin 500 yıllık kemerli taş köprü moloz yığınlarının arasında kaldı.

İznik’te Doğu Roma İmparatoru I. Justinyanus döneminde inşa edilen tarihi köprüyü ziyaret eden turistler, moloz yığınları ile karşılaştı. İznik-Orhangazi kara yolunun 50 metre kuzeyinde, tarihi ipek yolu üzerine inşa edilen 20 metre uzunluğunda ve 2,5 metre genişliğindeki Doğu Roma dönemine ait 3 gözden oluşan kemerli taş köprünün çevresi moloz yığınlarından geçilmiyor. Tarihi köprüyü ziyaret eden turist kafilesi, moloz yığınları arasında kaldı.

UNESCO’nun aday listesinde bulunan İznik’in bu şekilde kabul göremeyeceğinin altını çizen vatandaşlar, bu ayıba son verilmesini istedi.

05.10.2016 Milliyet

by -
231

Bursa’nın Mudanya ilçesindeki bir inşaat alanında yapılan kurtarma kazısında Myrleia Antik Kenti’ne ait 2 bin yıllık iki mozaik bulundu. Üzerinde çiçek işlemeleri bulunan mozaikler Bursa Müzesi tarafından korumaya alındı.

Mudanya’nın Ömer Bey Mahallesi’ne bağlı 1448 ada 8’inci ve 22’nci parsellerde müze denetiminde sondaj kazısı yapıldı. 22’nci parselde Myrleia Antik Kenti’ne ait eserlere rastlanınca müze denetiminde kurtarma kazısı başlatıldı. Yaklaşık bin metre karelik alan üzerinde yapılan kazıda künk, kanal, seramik fırın, arşitrav, mozaik, temel, taban, duvar, apsisli yapı ve cadde kalıntılarına rastlandı. Çalışmalar sırasında M.S. 1. yüzyıl ait evlerinin tabanında süsleme olarak kullanılan çiçek desenli iki mozaik bulundu. Mozaiklerden birinin zaman içerisinde tahribata uğradığı tespit edilirken, diğerinin sağlam olduğu ortaya çıktı. Mozaikler Bursa Müze Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı.

Myrleia Antik Kenti’ni korumak için gerekli girişimlerde bulunduklarını söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, “Bir vatandaşımızın arazisinde ortaya çıkan antik kent vatandaşımızın hassasiyeti sayesinde koruma altına alındı. Antik kentin topluma kazandırılması için girişimlerimiz devam ediyor. Myrleia Antik Kenti’ni bir an önce topluma kazandırmamız lazım. Kış şartlarında bölgede yaşanacak bir toprak kayması antik kente zarar verebilir. Bu yüzden acil önlem alınmalı” dedi.

bursada-insaat-calismasinda-2-bin-yillik-mozaik-bulundu-1

Myrleia Antik Kenti’nin Üzerine AVM Yapıldı
Uludağ Üniversitesi, 2010 yılında Bursa’nın Mudanya ilçesinde yaptığı yüzey çalışması sırasında yoğun seramik parçalarına rastlayınca Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na başvurarak bölgenin 1’inci derece arkeolojik sit alanı ilan edilmesini önermiş, ancak koruma kurulu bölgeyi 3’üncü derece arkeolojik sit alanı ilan etmişti. Myrleia Antik Kenti’nin liman kısmının bulunduğu bölgenin 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilmesiyle 2012 yılında Tesco Kipa Kitle Pazarlama Şirketi bölgede alışveriş merkezi inşaatına başlamış, inşaat sırasında antik kentin bir kısmı ortaya çıkmıştı. Ancak bütün itirazlara rağmen koruma kurulu o dönemde antik kent duvarlarının AVM’nin bodrum katında cam çerçeve içinde sergilenmesine karar vermişti. Bunun üzerine AVM,Myrleia Antik Kenti’nin bir bölümünün üzerine inşa edilmişti.

29.09.2016 Hürriyet

by -
1177

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı Beldesi’nde yer alan Apollonia ad Ryndacum Antik Kenti kazılarda 2 bin 500 yıl öncesine ait günlük yaşam, ticaret ve dini inançlara ait önemli bulgular elde edildi.

bursa-golyazida-2-bin-500-yillik-tarih-gun-yuzune-cikiyor

Nilüfer Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü arasında 2015 yılında imzalanan protokol çerçevesinde geçtiğimiz aylarda başlayan kazılar devam ediyor. İlk etapta antik kente ismini veren Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada üzerindeki bitki temizliği ile başlayan çalışmaların ikinci ayağı, Nekropol alanında sürüyor. Yaklaşık iki aydır devam eden Nekropol kazılarında, Gölyazı’da günümüzden 2 bin 500 yıl öncesine ait günlük yaşam, üretim, ticaret ve dini inançlara ait önemli bulgular elde edildi. Nilüfer Belediyesi’nin desteği ve koordinasyonunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile Bursa Müze Müdürlüğü başkanlığında, Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin danışmanlığında yürütülen çalışmalarda 8’i arkeolog olan toplam 25 kişilik ekip görev alıyor. Daha önce hiç arkeolojik kazı yapılmayan Gözyazı’da çalışma için gerekli tüm araçların tedarikini ve personel hizmetini sağlayan Nilüfer Belediyesi bölgede bir ilki de gerçekleştirmiş oluyor.

Gölyazı ve çevresindeki kaçak kazıların önlenmesi amacıyla başlayan kazılar sonunda yüzlerce yıldır toprak altında yatan tarihin gün yüzüne çıkarılarak Gölyazı’nın kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Devam eden kazıları Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Bukle Erman ile Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç yerinde inceleyerek bilgi aldı. Erman, Nilüfer Belediyesi’nin üstlendiği çalışmaların, antik dönem Bursa-Bithynia coğrafyasına dair bilinmeyenleri de gün yüzüne çıkarma imkanı sağlaması açısından heyecan verici olduğunu belirtti.

Arkeopark oluşturulacak
Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Tarih ve Turizm Bürosu koordinasyonunda gerçekleşen çalışmaların ön hazırlığı 2015 yılı Ocak ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni, Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Mustafa Şahin’in başkanlığında ilçe genelinde arkeolojik kültür envanteri projesi ile başladı. Nilüfer Belediyesi bu çalışmanın ilk ürünü olan yayını önümüzdeki ay Bursalılar ve bilim çevreleriyle paylaşacak. Yayınlanacak ikinci çalışma ile eş zamanlı olarak yine bu proje kapsamında yüzey araştırmalarında kayıt altına alınan taş eserler bir araya getirilerek Gölyazı’da arkeopark oluşturulacak. 

21.09.2016 Nilüfer Belediyesi

by -
437

Bursa’nın İznik İlçesi’ndeki bir zeytinlikte üzerinde Eros kabartmaları olan 6 ton ağırlığında Roma dönemine ait lahit bulundu. Aynı alanda, 2015 yılının Kasım ayında defineciler tarafından kapağı tahrip edilen lahit bulunmuştu.

iznikte-uzerinde-eros-kabartmalari-olan-roma-lahdi-bulundu-1

İznik’te geçen yıl Kasım ayında Roma dönemine ait lahit bulunan Hisardere Köyü yolu üzerindeki zeytinlikte yeni bir lahit daha ortaya çıktı. Çalıntı araç arayan polisler, zeytinlikte kazı yapıldığını fark ederek durumu jandarmaya bildirdi. Jandarma ve müze yetkilileri zeytinlikte inceleme yaptı. Arkeologların yaptığı kazıda M.S. II. yüzyıla ait olduğu öğrenilen bir lahite rastlandı. Vinç yardımı ile mermer lahit bulunduğu yerden çıkarıldı. Etrafında 6 adet işlenmiş eros kabartması yer alan 6 ton ağırlığındaki mermer lahdin yan gövdesinde yazılar bulunuyor. Ayrıca lahdin yanı başında mezar taşı (stel) ortaya çıktı.

iznikte-uzerinde-eros-kabartmalari-olan-roma-lahdi-bulundu

Öte yandan Roma soylularından bir kişiye ait olduğu anlaşılan mermer lahdin hemen yanı başında 3 adet tuğladan örülmüş mezar tespit edildi. Bunların ölen kişiye hizmet edenlerin mezarları olduğu sanılıyor.

10.09.2016 İhlas Haber Ajansı