Cumartesi, Şubat 25, 2017
Etiketler Posts tagged with "Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası"

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

by -
4861

Anadolu coğrafyası, gerek jeopolitik konumu, gerekse sahip olduğu verimli topraklar sayesinde insanoğlunun her dönemde tercih ettiği bir yerleşim alanı oldu. İnsan, doğası gereği başlattığı inancı çeşitli şekillerde toplu tapınım alanlarında sürdürdü. İşte Anadolu’nun geçirdiği inanç kronolojisinin en önde gelen mabetleri:

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi

1.Göbekli Tepe
Şanlıurfa’da yer alan Göbekli Tepe’yi artık duymayan yoktur. Ününü T biçimli sütunlarıyla, dairesel planlı yontulmuş taşlarıyla kazanan Göbekli Tepe, bilinen dünyanın en eski toplu tapınma alanı. Tarihi günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanıyor. İnsanların güncel yaşamlarını sürdürmek için çanak çömlek yapımı ya da tarımsal faaliyetlerinden daha fazlasını keşfetmeden önce, en büyüğünün 16 tondan fazla stilize insan biçimli taşlar inşa etmesi, inancın yaşamdaki önemine dikkat çekiyor. Göbekli Tepe, UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası’na aday gösterildi.

2.Çatalhöyük
Konya’nın 52 km. güneydoğusunda, Çumra ilçesinin kuzeyinde yer alan Çatalhöyük, 9 bin yıllık tarihi ile Neolitik ve Kalkolitik Dönem’de Yakındoğu’ya ait en büyük köy olarak bilinir.  Müthiş buluntuları ve neolitik dönemi aydınlatması nedeniyle oldukça önemli bir yerleşim yeri olan Çatalhöyük, Anadolu’daki en eski ana tanrıça kült merkezi olarak kabul ediliyor. Ayrıca evlerin içinde boğa başları ve boynuzları gibi bazı kabartmalar bulunuyor. Çatalhöyük’te yaşayanların inanç kültürlerine ait bulguları içinde barındıran bu kutsal mekanların duvarlarında boğa başlarının yanı sıra, boğa figürleri, insan ve diğer hayvanlara ait duvar resimleri yer almakta. Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-2

3.Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı
Çorum’un Boğazkale İlçesi’ne bağlı Hitit başkenti Hattuşa’ya 2 km mesafede yer alır. Hititlere ait Orta Anadolu’daki tapınakların en güzel örneklerindendir. Burada “Bin tanrılı” Hitit panteonunun belli tanrıları değil, çok sayıda tanrı ve tanrıça kabartması yer almaktadır.  M.Ö. 13. yy’a tarihlenir. A, B ve C olarak adlandırılan üç galeriden oluşur. Uzun koridorlardan oluşan bu galerilerde tanrılara sunumlar bırakmak için küçük nişler yer alır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-3

4.Athena Tapınağı (Assos Antik Kenti)
Çanakkale’nin, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü’nde bulunan ve Edremit Körfezi ile Midilli’ye hakim bir tepe üzerine kurulu Athena Tapınağı, M.Ö. 525 yılında inşa edildi. Tapınak baş tanrı Zeus’un çok sevdiği kızı sanat, strateji ve barış tanrıçası Athena’ya ithaf edilmiştir. Athena Assos’un koruyucu tanrısıdır. Anadolu’da bilinen ilk Arkaik Çağ Dor düzenli mimari örneğidir. Tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800’lü yıllarda Amerikalılar tarafından yurt dışına götürülmüştür.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-4

5.Artemis Tapınağı (Efes Antik Kenti)
Tanrıça Artemis’e adanan tapınak, İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı, Efes Antik Kenti’nde yer almaktadır. M.Ö. 5. yy’da inşa edildiği sanılan ve Dünya’nın 7 harikası arasına girmiş Artemis Tapınağı’na ait bugün sadece yerini belirlemek adına konulmuş bir adet sütun parçası bulunmaktadır. Dönemin en ünlü heykeltıraşlarının çalıştığı yapıya ait parçalar British Museum’da sergilenmekte. Tapınağın kült heykeli Artemis ise Selçuk Müzesi’nde yer alıyor.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-5

6.Zeus Tapınağı (Aizanoi Antik Kenti)
Kütahya’nın Çavdarhisar İlçesi’nde yer alan Anadolu’nun en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’dır. En parlak dönemini ikinci ve üçüncü yüzyılda yaşayan kent, Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Tiyatroya bitişik stadyum, mozaikli hamamları ve gymnasium, köprüler, nekropol alanları ve borsa yapısı kentin en önemli öğelerini oluşturur. Kentin tapınağı, MS 2. yy’ın 2. çeyreğinde inşa edilmeye başlanmıştır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-6

7.Ayasofya
İstanbul’un sembollerinden olan Ayasofya, Doğu Roma İmparatorluğu boyunca hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi görmüştür.  Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından, 532-537 yılları arasında kubbe yüksekliği ile övünerek 3. kez inşa edilmiştir. 1453’te  İstanbul’un kuşatılması nedeniyle Aysaofya’da Kostantinapolis halkı topluca dua yapmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’ya dokunmayarak camiye çevirmiştir. 1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya müze olarak hizmete açıldı.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-8

8.Divriği Ulu Cami
Sivas’ın Divriği İlçesi’nde yer almaktadır. Cami, türbe, darüşşifadan oluşan yapılar topluluğudur. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’tır.  1985 yılında UNESCO Dünya miras listesine dahil edilmiştir. Üzerinde 25 farklı kubbe modeli bulunmaktadır. Kapılarında ve mimarisinde Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örnekleri işlenmiştir.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-7

9.Sultanahmet Cami
İstanbul’da yerli ziyaretçisi kadar yurt dışında da ün yapmış Sultanahmet Cami, içindeki 20 bin kadar mavi, yeşil ve beyaz İznik çinileri ile “Mavi Cami-Blue Mosque” olarak da bilinir. Cami, medrese, Daru-l Kurra, Muvakkithane, Sıbyan Mektebi, Arasta, Hamam, İmaret, Darü’ş-şifa ve türbeden oluşan külliye içinde yer almaktadır. Ahmet’in Sedefkar Mehmet Ağa’ya 1609-1616 yılları arasında yaptırdığı cami, Türkiye’nin ilk altı minareli camisidir. Osmanlı Dönemi’nin en güzel, en ihtişamlı camilerindendir. 206 pencere ile cami içi aydınlatılmaktadır. Geniş kubbesinin yükü dört fil ayağı ile yere indirilmiştir.  1985 yılında İstanbul Tarihî Alanları adıyla UNESCO Dünya Mirasları listesine eklenen alanın bir parçasıdır.

by -
2462

İstanbul Fatih’te 1500 yıllık sütunun üstüne ismini yazanlara karşılık Fatih Belediyesi çareyi tarihi yapıyı boyamakta buldu. Vandallar isimlerini kazıyor, belediye boyuyor. Bu aylardır böyle devam ediyor. Bakalım kim pes edecek?

Geçtiğimiz hafta İtalya’da Aziz Mutlu adlı bir Erasmus öğrencisinin, İmparatorluk Forumları’ndaki (Fori Imperiali) sütunlardan birine bozuk parayla adını yazdığı ve adliyeye çıkarılarak 200 Euro para cezası verildiği ayrıca Roma Belediyesi’ne 2000 Euro tazminat ödemeye mahkum edildiği haberlere konu edilmişti.

‘’KÜLTÜR VARLIĞI ZARARLISI’’
Ülkemizde tarihi eserlere yazı yazmak ise adeta bir gelenek. Ulaşılmaz noktalara akıl almaz yöntemlerle isimlerini kazıyanların sayısı oldukça fazla. Ani harabelerinden, Sümela manastırına kadar pek çok kültürel mirasın üzerinde isim yazma alışkanlığında bulunan kültür varlığı zararlısı bulmak mümkün.

istanbulda-bin-500-yillik-markinos-sutununa-sprey-boya-ile-yazi-yazildi-1

SİVAS DİVRİĞİ CAMİ DE AYNI
Aktüel Arkeoloji Dergisi bu ayki sayısında isim yazma alışkanlığını konu edinerek Sivas Divriği Cami’ndeki vandallığı yazmış. Türkiye’nin Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan tarihi cami resmen kazıma tahtasına dönmüş. Derginin haberine göre 1985 Yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilen  Sivas Divriği Ulu Camii hatıra defteri gibi ziyaretçiler tarafından isim kazınıyor. Önlem alınmaz ise yakında ziyaretçi isimleri caminin her köşesine yayılacak. Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, külliyenin bir çok yerinde bulunan, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve en ince örneklerini yansıtan harikulade motifler tüm dünyanın ilgi ve dikkatini çekiyor. 

KAİDEYE YENİ KAİDELER EKLENİYOR
İstanbul’da Markinos Sütunu diğer adıyla Kıztaşı’da kültür varlığı zararlılarının saldırısı altında. Bizans devri İstanbul’unda 455 yılında dikilen Markianos Sütunu Fatih’te küçük bir meydanın ortasında sergileniyor.  Kızıl-gri Mısır granitinden iki parça olarak yapılmıştır. Kaidesi dört yüzlüdür ve beyaz mermerden yapılmıştır. Kaidesinin batı yüzünde bir de kitabe bulunmaktadır. Kitabede Latince olarak şu metin yazılıdır: “PRINCIPIS HANC STATVAM MARCIANI CERNE TOVUQVE PRAEFECTVS VOVIT QVOD TATIANVS OPVS ” Metnin çevirisi şöyledir:  “İşte bu imparator Marcianus’un anıtıdır / Ki Tatianus bu eseri adamıştır”.

Bu kitabenin etrafına günümüz de yeni kitabeler ekleniyor. Kültür varlığı zararlıları kendi isimlerini kazımaktan çekinmiyor. Her bir yönüne isimlerini ya da sevgililerinin isimlerini kazıyorlar. İşin daha da vahimi onların kazıdığı isimlerin üzeri Fatih Belediye görevlilerince boyanıyor. Onlar kazıyor belediye boyuyor. Belediyenin koruma anlayışı ile kazıyanlar arasında bir fark yok. Her ikisi de kültür varlığına zarar veriyor.

06.01.2016 Radikal Haber: Ömer Erbil

by -
1122

Diyarbakır Surları, Hevsel Bahçeleri ve Efes Antik Kenti’nin “Dünya Miras” listesine alınması kararıyla Türkiye’nin listedeki kültür varlığı sayısı 15’e çıktı.

Türkiye’nin, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) “Dünya Miras” listesindeki kültür varlığı sayısı, Diyarbakır Surları, Hevsel Bahçeleri ve Efes Antik Kenti’nin eklenmesiyle 15’e yükseldi.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen Dünya Miras Komitesi 39. Dönem Toplantısı’nda Cumartesi günü Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, Pazar günü de Efes Antik Kenti listeye alındı. Böylece Türkiye’nin listedeki kültür varlığı sayısı 15’e çıktı.

Türkiye’nin listedeki diğer kültür varlıkları
Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılması ortaya çıkan Kapadokya ve Göreme Milli Parkı 1985’te listeye girdi. Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri olan Kapadokya, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Aynı yıl listeye girmeye hak kazanan Sivas’taki Divriği Ulu Cami’deki güneşin konumuna göre ortaya çıkan “namaz kılan insan” siluetleri ile diğer gölgeler, ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor.

Roma, Bizans ve Osmanlı gibi büyük imparatorluklara başkentlik yapan İstanbul’daki tarihi mekanlar ise 1985’te Dünya Miras listesine dahil edildi.

Bugünkü Çorum’un Sungurlu ilçesinin güneydoğusunda yer alan Hitit Devleti’nin başkenti Hattutaş ise listeye 1986’da alındı. Kent, sanat ve mimarlık alanında gelişmiş bir bölge olarak biliniyor. 

Dünyanın 8 harikasından biri olan ve Adıyaman sınırlarında bulunan Nemrut Dağı ise 1987’de listeye girmeye hak kazandı.

Safranbolu’dan Truva’ya

Pamukkale ve Hierapolis Milli Parkı ve Antik Çağ’da Likya’nın en büyük idari merkezi olan Fethiye’nin Kınık köyü yakınlarındaki Xanthos ile dini merkez konumundaki Letoon 1988 yılında UNESCO Dünya Miras listesine alındı.

Geleneksel kent dokusu, ahşap yığma evleri ve anıtsal yapılarıyla bütünü sit ilan edilmiş ender kentlerden biri olarak Safranbolu ise 1994’te listeye girdi.

Dünyadaki en ünlü antik kentlerden biri olan Truva ise 1998’de Dünya Mirasları listesine girmeyi başardı.

İstanbul’un fethinden önce Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olan Edirne’nin en önemli anıtsal eseri olan ve şehrin siluetini taçlandıran Selimiye Cami ve Külliyesi, UNESCO Dünya Miras Komitesi’nce 2011’de listeye eklendi.

İnsanlığın gelişiminde önemli bir evre olan yerleşik toplumsal hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden Konya sınırlarındaki Çatalhöyük Neolitik Kenti de aynı listeye 2012’de alındı.

Listeye son eklenen Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri ile Efes

Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemlerine ait katmanları içerisinde barındıran Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı geçen yıl listeye alındı.

Erken dönem Osmanlı kentine istisnai bir örnek olan ve kentleşme modeli, daha sonra kurulan Osmanlı-Türk kentlerine örnek teşkil eden “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras alanı da 2014’te listeye girdi.

Diyarbakır’ın simgesi olan, üzerindeki yazıtlar, kitabeler ve kabartma figürlerle tanıklık ettiği tarihin izlerini yansıtan, yaklaşık 5 bin 700 metre uzunluğunda, 12 metre yüksekliğinde, 4 metre genişliğindeki surları ile özgün işlevini binlerce yıldır koruyan Hevsel Bahçeleri de Cumartesi günü, kuruluşu Neolitik Çağ’a (Cilalı Taş Devri) kadar uzanan İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarındaki Efes Antik Kent’i ise dün Dünya Miras listesine alındı.

Dünya Mirası listesi nasıl belirleniyor

Dünya Mirasları, UNESCO tarafından belirlenen kültürel ve doğal varlıklardan oluşuyor. UNESCO’nun 1972’de Genel Konferansı’nda hazırlanan 38 maddelik Dünya Doğal ve Kültürel Mirası Koruma Antlaşması’nı imzalayan 175’ten fazla ülkenin korumayı garanti ettikleri anıt ve sit arasından Dünya Mirası kıstaslarına uygun görülenler listede olmaya hak kazanıyor.

Antlaşmayı imzalayan ülkeler tarafından seçilen 21 ülke temsilcisinden oluşan Dünya Miras Komitesi, aday gösterilen değerler arasından seçim yapıyor ve listeyi belirliyor.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Kalıcı Listesi’nde yer alan tarihi yerler;

*Efes Antik Kenti (İzmir)
*Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçesi
*İstanbul’un Tarihi Alanları
*Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas)
*Hattuşaş (Boğazköy)
*Nemrut Dağı (Adıyaman)
*Xanthos-Letoon (Antalya)
*Safranbolu (Karabük)
*Troia Antik Kenti (Çanakkale)
*Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne)
*Çatalhöyük (Konya)
*Bergama (İzmir)
*Cumalıkızık (Bursa)
*Pamukkale (Denizli)
*Kapadokya (Nevşehir)

06.07.2015 Anadolu Ajansı

by -
781

UNESCO’nun dünya mirası listesinde Türkiye’den 9 eser yer alıyor. Bu eserler şunlar:

1- Kapadokya: Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıktı. Hititler’in yaşadığı topraklar, daha sonraki dönemlerde Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri oldu. Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yer. Coğrafi olaylar Peri Bacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte insanlar da bu Peri Bacaları’nın içlerine ev, kilise oyup bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşıdı.

by -
340

Türkiye’nin taşı toprağı tarih ve kültür. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde 18 alanla yer alan Türkiye, listeye bu yıl Aphrodisias, Sagalassos ile Perge Antik Kenti, Çatalhöyük Neolitik Kenti ve Antik Likya Uygarlığı Kentleri olmak üzere 5 alanını daha ekledi. Böylece Türkiye’nin Dünya Mirası Geçici Eserler Listesi’nde sahip olduğu eser sayısı 23’e çıktı.