Salı, Mart 28, 2017
Etiketler Posts tagged with "Doğu Roma"

Doğu Roma

by -
192

Çanakkale Kepez’de Roma veya Bizans dönemine ait olduğu sanılan liman ile çeşitli yapılara ait kalıntılar dalgaların kıyı şeridine vurması ile ortaya çıktı.

canakkalede-dalgalar-kiyi-seridindeki-tarihi-eserleri-gun-yuzune-cikardi

Kepez’in ‘Harmanyeri’ olarak bilinen piknik alanının denize bakan kıyısında dalgaların ve toprak erozyonun ortaya çıkarttığı taş blok yapı ve eski küpler, Kepez sakinleri arasında heyecan yarattı. Kepez beldesinin 6 bin yıllık bir geçmişinin olduğuna dikkat çeken yöre sakinlerinden Necmi Aslan, maskesiyle dalış yaptığı bir gün, taş iskelenin, sahilden denizin içlerine doğru devam ettiğini saptadığını anlattı, “Büyük İskender’in, Pers Kralı Serhas’ın, Sezar’ın ve daha başka tarihin pek çok büyük şahsiyetinin yolu, bu bölgeden geçmiş. Kalıntılara bakılırsa, burada antik bir liman da olmalı. Umarım yetkililer gerekli olan çevre düzenlemesi ve koruma çalışmalarını gerçekleştirirler. Aksi takdirde ne iskele, ne de küpler ortada kalmayacak” dedi.

canakkalede-dalgalar-kiyi-seridindeki-tarihi-eserleri-gun-yuzune-cikardi-1

Antik Liman Başlangıcı Olabilir
Aslan, “Sahil yerleşimi olduğundan, buraya ait bir iskele veya küçük liman olmaması ise imkansız gibi görünmekte.  Seramik küp parçalarını bulunduğu bölge, hali hazırda taş duvarlarla inşa edilmiş ve burasının bir işlik ya da depo olma ihtimali de oldukça yüksek.  Bu büyük boylu küplerin antik dönemde depolama amaçlı kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle, bu bölgede hem zeytinyağı üretiminin oluşu, hem de deniz ile nakliye olanağı, bu liman ve iskele görünümünü de barındıran küçük yerleşimin, bu bölge için tipik bir yağ işletmesi ya da ticarethanesi olduğunu düşündürmekte” şeklinde konuştu.

17.03.2017 Aydınlık

by -
192

İstanbul’da Haydarpaşa-Pendik arasındaki banliyö hattı çalışmaları devam ederken, proje güzergâhında yeni Bizans kalıntıları bulundu. Ancak tarihi kalıntıların bir kısmının üzeri gelişigüzel naylon brandayla örtülürken, kazı alanında oluşan su birikintileri ve balçık dikkat çekiyor.

istanbulda-banliyo-hattinda-bulunan-bizans-kalintilari-naylonla-ortulmus

Haydarpaşa-Pendik arasındaki banliyö hattı çalışmaları devam ederken, proje güzergâhında yeni Bizans kalıntıları bulundu. İdealtepe Feyzullah mahallesindeki hatta bulunan tarihi kalıntıların geç dönem Bizans eserleri olduğu belirtilirken, bölgedeki kazılar İstanbul arkeoloji Müzesi denetiminde devam ediyor. Ancak tarihi kalıntıların bir kısmının üzeri gelişigüzel naylon brandayla örtülürken, kazı alanında oluşan su birikintileri ve balçık dikkat çekiyor. Arkeoloji Müzesi tarafından korunmaya alınan kalıntıların durumunu yorumlayan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serkan Sunay şunları söyledi: 

‘Arkeopark yapılmalı’
“Üzülerek söylemem gerekir ki kazı çalışması bilimsel kriterlere göre yapılmamış. Burada üstü naylon brandayla örtülü bölümün altında ne var merak ettim. Bu bölgenin Bizans devrinde tarihi yarımada ve önemli bir iskan merkezi olarak kullanıldığını biliyoruz. Küçükyalı çevresinde daha evvel yapılmış çalışmalar, bölgede Orta Bizans devri başında inşa edilen çeşitli yapıların olduğuna işaret ediyor. Bu alan bir arkeopark olarak değerlendirilmeli, mutlaka korumaya alınmalı.”

Mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Afife Batur kalıntıların ciddi anlamada korunmaya alınması gerektiği belirterek şunları söyledi:

‘Güzergâh değişebilir’
“Avrupa’da bu tür eserler ortaya çıkarıldığında medya ve kurumlar sahip çıkıyor. Maalesef Türkiye’de yeterli duyarlılığa sahip değiliz. Alan arkeoloji parkı haline getirilebilir. Bilimsel çalışmalar sürdürülmeli. Arkeoloji Müzesi’nin duyarlılığından şüphem yok. Ancak eserlerin bir kısmının üzeri naylon branda ile örtülmüş. Bu tür koruma doğru değil. Biriken sular çekilmeli. Kalıntı alanının inşaat alanından ayrı olarak çevresine bant çekilmeli. Güzergâhın bu kısmı birkaç yüz metre farklı bir noktadan geçirilebilir. Kalıntılar tren yoluna kurban edilmesin.”

23.02.2017 Milliyet

by -
364

Bursa’daki İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası’nda yapılan araştırmalarda, yapının doğu tarafında M.Ö. 3. yüzyıla ait mezar odaları keşfedildi.

iznik-golundeki-bazilikada-sualti-arkeoloji-calismalari-basliyor

İznik gölünün 2 metre altında ki bazilika kalıntıları Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından havadan tesadüfen görüntülenip keşfedilmişti. Sahilden 20 metre açıkta ve gölün 2 metre derinliğinde görüntülenen kalıntıların Roma askerleri tarafından öldürülen ‘Aziz Neophytos’ adına yapılan bazilika olduğu belirlenmişti. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında 2 yıldır yürütülen su altı çalışmalarında arkeologlar, yapının dışında o mimariye uymayan başka bir duvar kalıntısı ile karşılaştı. M.Ö. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan duvarların, bazilikadan ayrı olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan oda mezarların Türkiye’de başka bir benzeri bulunmuyor. Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibi, ortaya çıkan kalıntıları araştırıyor.

iznik-golunde-bulunan-bazilikada-40-adet-bronz-sikke-bulundu-1

İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası, Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından 2014’ün dünyada en önemli arkeolojik keşiflerinden biri seçilmişti.

13.02.2017 Akşam

by -
242

İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki inşaat kazısı sırasında Erken Bizans Dönemi’ne ait sarnıç ile Fransız Mektebi’nin kalıntıları ortaya çıktı. Çıkan eserler koruma altına alındı.

kadikoydeki-insaat-kazisinda-bizans-donemine-ait-sarnic-bulundu

Son yıllarda hızla devam eden inşaat çalışmaları Kadıköy’de çok sayıda tarihi kalıntıların gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Bunun son örneği Fenerbahçe Zühtüpaşa Mahallesi’nde görüldü. Geçtiğimiz yıl bölgede başlayan inşaat çalışmaları sırasında tarihi kalıntılara rastlandı. İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyelerinin yaptığı incelemeler sonucunda kalıntıların tabanının ortaya çıkarılmasına ve kazı çalışmalarının yapılmasına karar verildi. Arkeoloji Müzesi’nin Fenerbahçe Zühtüpaşa Mahallesi 91 pafta, 279 ada ve 7 parsel ve 91 pafta, 279 ada 13 parsel nolu sayılı yerdeki başlattığı kazı çalışmaları tamamlandı.

Bizans dönemine ait sarnıç
Yapılan kazı çalışmaları sonrasında 19. yüzyıl sonralarından 20. Yüzyıl başlarına kadar işlev görmüş Fransız Mektebi’ne ait kalıntılar ile Erken Bizans Dönemi’ne ait bir sarnıcın kalıntıları ortaya çıkarıldı. Arkeoloji Müzesi’nin hazırladığı raporda sarnıç kalıntılarına dair şu bilgilere yer verildi “ Söz konusu duvar, dış yüzeyden tamamıyla taş örgü, iç yüzeyde beş sıra tuğla ve katkılı horasan harçla oluşturulmuştur. İç ve dış duvar oldukça düzgündür ve arası moloz taşlarla doldurulmuş olup sandık duvar tekniği kullanılarak inşa edilmiştir.”

“Yayın taramalarında bölgede St. Auguistin Kilisesi ile Fransız Mektebi arasında bir Justinianus Sarnıcı’ndan söz edilmektedir” ifadelerinin yer aldığı raporda, “Justininianus Dönemi’nde Fenerbahçe’de İmparatorun eşi Theodara için yaptırdığı yazlık saray düşünüldüğünde sarnıcın da 6. yüzyılda yapılmış olduğu ve sarnıcın Heraklios Devri’nde (610-641) doldurularak bu alanın sebze bahçesine dönüştürüldüğü de yayınlarda ifade edilmektedir” denildi.

Koruma altına alındı
İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27.08.2015 tarihli kararı ile 91 pafta, 279 ada ve 7 nolu parseldeki alanda çıkan sarnıç ve mekân kalıntılarının 2863 Sayılı Yasa’nın 6. Maddesi kapsamında kültür varlığı olarak tescillenmesine karar verildi.  Bölge Kurulu’nun 01.12.2016 tarihli kararı ile ise 13 nolu parselde ortaya çıkan sarnıç kalıntılarının yine 2863 Sayılı Yasa’nın 6. Maddesi kapsamında tescil edilmesine ve 1. derece koruma grubuna dâhil edilmesine karar verildi.

06.01.2017 Evrensel

by -
416

Arkeolojihaber.net ekibi olarak 2016 yılı Türkiye’sinden vandalizm içeren önemli gördüğümüz 10 haberi sizler için derledik.

“Vandalizm”
Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemi.

1-Yenikapı’da Theodosius Limanı’na Ait Ahşap Mendirek Parçalandı
İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda devam eden çalışmalarda Bizans dönemine ait Theodosius Limanı’nın devamı olan ahşap örme mendirekler Koruma Kurulu’nun uzman denetiminde bilimsel yöntemlerle kaldırılması kararına karşın iş makineleri ile parçalandı.
Haberin devamı için

yenikapida-theodosius-limanina-ait-ahsap-mendirek-parcalandi

2-Urla’da Airai Antik Kenti’nin Ortasına Beton Su Kanalı Döşendi
İzmir’in Urla ilçesinde Airai Antik Kenti’nin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ortasına beton boru döşediler. Koruma kurulu, müze ve Urla Belediyesi’nin iki defa mühürleme yapmasına rağmen inşaat durmadı. 2863 sayılı yasaya göre kasten birinci derece sit alanını tahrip etmek hapis cezasını öngörüyor.
Haberin devamı için

urlada-airai-antik-kentinin-ortasina-beton-su-kanali-dosediler

3-Mersin’de Gülek Kalesi’nin Kapısına Sprey Boya
Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.
Haberin devamı için

mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

4-Antalya’da 2 Bin Yıllık Kaya Mezarına Boya İle Yazı Yazıldı
Antalya’nın Finike İlçesi’nde yer alan Limyra Antik Kenti’nde bulunan 2 bin yıllık kaya mezarının duvarına bir sondaj firması boya ile yazı yazarak ilan verdi. Sprey boyayla yazılan ilan yüzünden tarihi yapı zarar gördü.
Haberin devamı için

antalyada-2-bin-yillik-kaya-mezarina-boya-ile-yazi-yazildi

5-Bodrum’da 2 Bin Yıllık Mezarlar Kepçeyle Tahrip Edildi
Muğla’nın Bodrum ilçesinde evini yenilemek isteyen kişi, Roma dönemine ait 2 bin 100 yıllık mezarları tahrip etti, mezarlardan PVC atık su borusu geçirildi.
Haberin devamı için

bodrumda-2-bin-yillik-mezar-kepceyle-tahrip-edildi

6-Ankara’da 2 Bin Yıllık Sur Duvarı İş Makinesiyle Yıkıldı
Ankara’da Augustus Tapınağı’nın hemen yanında yer alan ve Ankara Kalesi’nin devamı olan tarihi duvar ile sütunlar “İnsanların kafasına düşüyor” diyerek yıkıldı.
Haberin devamı için

ankarada-2-bin-yillik-sur-duvari-is-makinesiyle-yikildi

7-Kocaeli’de 2 Bin 500 Yıllık Mezar Odası Dozerle Yok Edildi
Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Kutluca Köyü’ndeki 2 bin 500 yıllık kubbeli mezar odası patlatıldıktan sonra dozerle yok edildi.
Haberin devamı için

kocaelide-2-bin-300-yillik-mezar-odasi-dozerle-yok-edildi-1

8-Latmos’ta 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Sabunla Silinerek Yok Ediliyor
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.
Haberin devamı için

8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar-1

9-Aydın’da Latmos Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nı Yaktılar
Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.
Haberin devamı için

aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar-1

10-Marmaris Kalesi’nin Duvarları Klima İçin Hilti ve Matkapla Delindi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.
Haberin devamı için

marmaris-kalesinin-duvarlari-klima-icin-hilti-ve-matkapla-delindi-2

 

by -
730

Yenikapı arkeolojik kazılarında bulunan ‘Yenikapı 12’ isimli tekne, yeniden yapıldı. Bahar aylarında suya indirilecek tekne daha sonra Marsilya’da sergilenecek.

yenikapida-bulunan-gemi-batigi-yeniden-yapildi

Marmaray metro çalışmaları sırasında Yenikapı’da sürdürülen arkeolojik kazılarda çok sayıda batık gemiye ulaşılmıştı. Theodosius limanında bulunan batıklar İstanbul Üniversitesi Sualtı Kültür Kalıntılarını Koruma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Ufuk Kocabaş tarafından laboratuvara alındı. Yenikapı’da inşa edilecek müzede batık kalıntıları amforalar ve diğer buluntular birlikte sergilenecek. M.S. 5 ve 10. yüzyıllara tarihlenen batıklar dünya denizcilik tarihine ışık tutacak. ‘Yenikapı 12’ adı ile anılan 9. yüzyıl batığı 7 metre uzunluk ve 2.5 metre genişliğe sahip.

Tekne hafif bir eğimle karinası üzerine oturarak batmış ve üzeri aniden deniz kumuyla örtüldüğü için de amfora yükünün altındaki ahşap elemanlarının büyük çoğunluğu bütün olarak ve orijinal yerlerinde korunmuş olarak bulundu. Çok sayıda anfora ile birlikte bulunan 9. yüzyıl sikkeleri ve mutfak eşyaları batığı daha önemli kıldı. Prof. Kocabaş hem ortaçağ deniz ticareti konusunda fikir vermesi hem de denizcilik tarihi açısından önemli bir süreci başlatmak düşüncesiyle ‘Yenikapı 12’nin replikasını yapmaya karar verdi. Avrupa Birliği ENPI Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı çerçevesinde 55 bin Euro fon aldı. Geminin birebir replika projelerini İstanbul Üniversitesi Sualtı Kültür Kalıntılarını Koruma Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Işıl Özsait yaptı.

yenikapida-bulunan-gemi-batigi-yeniden-yapildi-1

Tekne Tuzla’da RMK Marine tersanesinde orijinalindeki gibi kestane ağacından inşa edildi. Prof. Ufuk Kocabaş projenin bundan sonraki aşamalarını şöyle anlattı: “Test sürüşü yapacağız. Geminin hızı nasıldı, draftı nasıl, rüzgâra nasıl tepki veriyor. Ortaçağ denizciliğini biraz anlamaya çalışacağız. ‘Yenikapı 12’yi İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde ve sonra da Marsilya’da sergileyeceğiz. Tekneyi dünyaya göstermek istiyoruz.”

13.12.2016 Hürriyet

by -
466

M.Ö. 1. yüzyılda kurulduğu ve M.S. 8. yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianapolis Antik Kenti’ndeki çalışmalar iki yıl aranın ardından yeniden başlatıldı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Sualtı Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Hadrianapolis Antik Kenti’ndeki çalışmaların iki yıl aranın ardından yeniden başlamasından dolayı memnun olduklarını söyledi. 

Bundan önceki çalışmaların alt yapı ve koruma amaçlı olduğunu belirten Keleş, kazıevi, ışıklandırma ve Kilise B’nin mozaiklerinin onarılması ve üstünün kapatılması işlemlerinin tamamlandığını aktardı.

Bundan sonra yapılacak çalışmaların Kastamonu Müzesi ve Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Çelikbaş’ın gözetiminde devam edeceğini, kendisinin ise destek vermeye devam edeceğini dile getiren Keleş, Hadrianapolis Antik Kenti’nde ortaya çıkartılması gereken çok fazla yapı olduğunu vurguladı.

Hac merkezi
Hadrianapolis’in Antik Çağ’da bir hac merkezi olduğuna işaret eden Keleş, “Burada kiliseler, manastırlar inşa edilmiş. Hatta Antik Çağ’ın en önemli kişilerinden birisi olan sütun azizlerinden Stiylos Alpius’un doğum yeri burası. O nedenle hac merkezi olduğu için çok ciddi yapılar var. Bunlar belli bir plan dahilinde kazılacak.” dedi. Korumanın kazmaktan daha önemli olduğunu ve 5 yıldır bunu yaptıklarını ifade eden Keleş, bu alanın kültür turizmine önemli bir katkı sağlayacağına inandığını sözlerine ekledi.

Hadrianapolis Antik Kenti
Eskipazar ilçesinin yaklaşık 3 kilometre doğusunda bulunan ve Geç Helenistik, Roma ve Erken Bizans devirlerinde yerleşilmiş Hadrianapolis’te arkeolojik yüzey araştırmalarında 14 dağınık kamu ve diğer tür yapılar tespit edilmişti. Bu kamu yapıları arasında iki hamam, iki kilise yapısı, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, sur, villa, diğer anıtsal binalar ile bazı kült alanları bulunuyor.

Kiliselerin tabanı mozaiklerle süslenirken, İncil’de adı geçen nehirler Geon, Phison, Tigris ve Euphrates belgelenmişti. At, fil, panter, geyik ve grifon (sanat tarihinde görülen karışık bir hayvana verilen isim) gibi birçok hayvan tasvir edilen mozaiklerle ünlenen ve Zeugma’ya benzetilen antik kentte, 2003’te başlatılan kazı çalışmaları dönemler halinde sürdürülüyor. 

26.11.2016 Anadolu Ajansı

by -
337

İstanbul’da Küçükçekmece Gölü kıyılarında yürütülen Bathonea kazılarında ortaya çıkan 700 kadar ilaç şişesinde depresyon ve kalp ilaçları bulunduğu belirlendi.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi’nin Küçükçekmece Göl Havzası’nda 2007’de yüzey araştırmasıyla başlatılan, 2009’dan bu yana düzenli olarak yapılan Bathonea kazıları bu yıl Ağustos ve Eylül aylarını kapsadı. Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün yanı sıra Selçuk Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi ile yurt dışından pek çok bilim kuruluşundan katılan çeşitli araştırma gruplarından 100 civarında bilim insanı ve öğrenci çalışmalara katıldı.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Şengül Aydıngün, bu sezon yaptıkları çalışmaları anlatırken ağırlıklı olarak laboratuar, depo ve analiz çalışmalarına yöneldiklerini ve çok güzel sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Doç. Dr. Aydıngün, bu yıl binlerce parça seramiği bir araya getirdiklerini ve geçmiş yıllarda çıkardıkları malzemeleri yeniden değerlendirdiklerini, gözden kaçan pek çok nokta üzerinde çalıştıklarını belirterek şöyle dedi: “Örneğin 2013 ve 2015 yılı kazı sezonunda biz çok büyük miktarda unguentarium (Merhem, ilaç ya da koku şişesi) bulmuştuk. Bunlar antik çağ ilaç merhem şişeleri bunların sayısını 400 olarak bilirken bu yıl laboratuar çalışmalarında bir çok parçayı birleştirdik. Baktık ki bunların sayısı 700 civarında. Bu rakam antik çağ için çok yüksek. Bunlar, şu ana kadar bir arkeolojik kazıda tek bir noktada bu kadar çok ele geçen ilk unguanterium yani ilaç şişesi buluntu grubu. Bu çok güzel bir grup. Büyük bölümünü müzeye teslim ettik. Bir kısmının onarımları devam ediyor. Ama bir taraftan da bu ilaç şişelerinin hemen yakınlarında pek çok sayıda değişik boyutta havan elleri, havanlar, aynı zamanda büyük bir ocak bulduk yani ateşin yapıldığı belli ki burada bir ilaç üretim merkezi de vardı. Aynı zamanda kemikten aletler, spatulalar, tıbbi aletler çok miktarda elimize geçti. İşin ilginç tarafı kış aylarında kazı yaptığımız bu arazide bir takım bitkiler var. Bu bitkiler, pek çok ilacın da özünü oluşturuyor unguanteriumların içerisindeki kalıntıların analizleri TÜBİTAK (Gebze) tarafından yapıldı. İki ilacın özü çıktı. Methanone ve Phenanthrene olarak belirlenen iki ilaç formülü. Bunlardan bir tanesi depresyon ve sakinleştirici tarzda ilaç bir de kalp hastalıklarına iyi geliyor. Bu ilaçların özü çevredeki endemik bitkilerle karşılanıyor. Bu da bizim için çok ilginç ve güzel sonuçlar.”

istanbuldaki-bathonea-kazilarinda-bin-400-yillik-depresyon-ve-kalp-ilaci-bulundu

Doç. Dr. Şengül Aydıngün, Bathonea kazı alanında büyük bir yangın tabakası ile karşılaştıklarını, bu yangın tabakasının tüm yapılarda görüldüğünü ve karbon örneklerinin testinin Polonya’da Wroclaw Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü’nce yapıldığını söyledi. Doç. Dr. Aydıngün, buradaki analizlerin ardından kazı sonuçlarının İstanbul tarihine bir sayfa daha ekleyebileceğini şöyle anlattı: “Bilim heyetimizin ortaklarından Polonya Wroclaw Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü tarafından karbon örneklerinin analizlerinden yangın çıkışı ile ilgili 620 ile 640 arasında bir tarih geldi. Bu önemli bir tarih aralığı. Bu tarihlerde İstanbul’a Trakya üzerinden gelen ciddi saldırılar var. Traklar, Bulgarlar ve Avarlar saldırıyor. 626’da da ciddi bir Avar saldırısı var. Bizim bu kazı yaptığımız unguentariumların bulunduğu alanda çok büyük bir yapı grubu var. Bu yapı grubunun tamamı neredeyse bir saldırı sonucu ortaya çıkan yangınla çökmüş. Ve unguanteriumlar da bu yangın tabakasının altında kalmış. Avar saldırısına kanıt da olabilir diye düşünüyoruz. Çünkü tarihi veriler, İstanbul çevresinde, yakınlarında ki bu saldırılardan söz ederken arkeolojik kanıtları yoktu. Bu netleşirse Avar saldırısına ait ilk arkeolojik veri olarak da Bathonea kazıları İstanbul tarihine bir sayfa daha eklemiş olacak.”

Bathonea’daki kazılarda geçmiş yıllarda M.Ö. 7000’li yıllara ait Avrupa’daki en eski tarımsal faaliyetlerin izleri, M.Ö. 2000’li yıllarda yaşamış Hitit izleri tespit edilmişti. Bathonea Limanlarının M.S. 9-11’inci Yüzyıllar arasında Vikingler tarafından kullanıldığı da anlaşılmıştı.

16.10.2016 Hürriyet

by -
492

Konya’nın Ereğli ilçesinde kanalizasyon çalışmasında Bizans dönemine ait mezar bulundu. Mezar’da bulunan gözyaşı şişesi, cam vazo ve toprak testi yetkililere teslim edildi.

konyandaki-kanalizasyon-kazisinda-bizans-mezari-bulundu

Konya Büyükşehir Belediyesi bağlı KOSKİ ekipleri, Ereğli İlçesi’ne bağlı Orhaniye Mahallesin’de kanalizasyon çalışması başlattı. İşçiler kepçe ile kanalizasyon çukuru açarken tarihi mezara rastladı. Kazı çalışması durdurulurken toprakların arasından insan kemikleri ile birlikte tarihi gözyaşı şişesi, cam vazo ve toprak testi çıktı. İşçiler tarafından yapılan ihbar üzerine sevk edilen jandarma ekipleri, tarihi mezarın bulunduğu bölümde güvenlik önlemi aldı. Bizans Dönemi’ne ait olduğu belirlenen tarihi eserler ise müze yetkililerine teslim edildi.

konyandaki-kanalizasyon-kazisinda-bizans-mezari-bulundu-2

Kanalizasyon çalışmalarının da durdurulduğu bölgede müze yetkilileri tarafından detaylı arkeolojik çalışma yapılacağı ifade edildi.

15.10.2016 haberler.com

by -
297

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan bin 500 yıllık kemerli taş köprü moloz yığınlarının arasında kaldı.

İznik’te Doğu Roma İmparatoru I. Justinyanus döneminde inşa edilen tarihi köprüyü ziyaret eden turistler, moloz yığınları ile karşılaştı. İznik-Orhangazi kara yolunun 50 metre kuzeyinde, tarihi ipek yolu üzerine inşa edilen 20 metre uzunluğunda ve 2,5 metre genişliğindeki Doğu Roma dönemine ait 3 gözden oluşan kemerli taş köprünün çevresi moloz yığınlarından geçilmiyor. Tarihi köprüyü ziyaret eden turist kafilesi, moloz yığınları arasında kaldı.

UNESCO’nun aday listesinde bulunan İznik’in bu şekilde kabul göremeyeceğinin altını çizen vatandaşlar, bu ayıba son verilmesini istedi.

05.10.2016 Milliyet