Tags Posts tagged with "Domuztepe Höyüğü"

Domuztepe Höyüğü

0 3194

Kahramanmaraş’taki Domuztepe Höyüğü’nde, hayat ağacı motifli 9000 yıllık vazo ve çömlekler gün yüzüne çıkarıldı.

Pazarcık ilçesi Kelibişler Mahallesi yakınındaki höyükte, Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin tarafından 2013’te Kahramanmaraş Müze Müdürlüğü koordinesinde başlatılan, 2015’ten bu yana da Bakanlar Kurulu kararıyla yürütülen kazı çalışmalarına devam ediliyor. 1996 yılında İngiliz-Amerikan ortak projesi olarak başlanan, 2013’te de Türk bilim insanlarınca devam ettirilen çalışmalarda önemli arkeolojik buluntulara ulaşıldı.

Kazı Başkanı Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Domuztepe Höyüğü’nde bulunan çanak çömleğin en ilginç tarafının üzerinde çeşitli kümülatif motiflerle Yakındoğu arkeolojisinde yaşam veya hayat ağacı olarak bilinen bir ağacın bulunması olduğunu söyledi.

Ağaç figürlerinin önemine dikkati çeken Tekin, “Zaman içerisinde Hristiyan dünyasında Noel ağacı şekline dönüşen bu ağacın kökeni aslında burası, yani Mezopotamya. Bunun bugün için bilinen en erken örneği Domuztepe’de bulunuyor.” dedi.

Vazo ve çömlekler üzerinde çam ağaçları
Domuztepe’de bazı vazo ve çömleklerin üzerinde çam ağacı figürleri gördüklerini dile getiren Tekin, bunun, sıradan bir ağaç olarak değil, çok özel bir ağaç olarak, özellikle de inanç sistemi, ölü gömme geleneğiyle bağlantılı olarak ele geçtiği için çok dikkat çekici ve önemli olduğunu vurguladı.

Gelecekte bunun hakkında çok daha ayrıntılı bilgilere ulaşıp kamuoyunu bu konuda bilgilendireceklerini ifade eden Tekin, şunları kaydetti: “Sözünü ettiğimiz dönem, milattan önce 7 binlerden bahsediyoruz. Oldukça eski bir dönemden bahsediyoruz. Yakındoğu’da bu ağaç kültürünün ya da inanç sisteminin bilinen en erken örneği burasıdır. Farklı yollarla Domuztepe’den yayıldığını düşünüyoruz. Burada en eski örnek var. Buradan güneye, Basra’ya doğru inmiş, oradan Sümer uygarlığının önemli bir unsuru olmuş. Daha sonra Sümerlerle beraber Akatlar, milattan önce 3 binin sonlarında Hititlerde ‘eya ağacı’ olarak bildiğimiz yazılı belgelerde de geçiyor, benzer bir ağaç var. Bu ağaç yaşamı sembolize ettiği için çam ağacı… Çünkü hiçbir zaman ölmeyen bir ağaç. Bizim burada bulduklarımız da diken diken, telli yaprağı olan bir ağaç. O yüzden de yaşamın sembolü olduğunu düşünüyoruz.”

“Dünyanın en eski Noel ağacı diyebiliriz”
Ağacın Noel ağacına dönüşünü anlatan Tekin, “Ne zaman ki Marko Polo, Asya’ya geliyor. Burada pek çok unsuru alıp götürdüğü gibi muhtemelen bu ağaç kültürünü de alıp batı dünyasıyla tanıştırıyor. Orada da zaten bir anda çıkmıyor. 19. yüzyılın sonuna doğru Amerika Birleşik Devletlerine göçen Hollandalılar, Pagan diniyle bağdaştırarak bunu bir şekilde Hristiyan inanç sisteminin içerisine dahil ediyorlar. Sonrasında da ABD’de ticari bir unsura dönüşen Noel ağacı, 20. yüzyılın önemli bir unsuru haline geliyor. Burada parçalarını bulduğumuz bu çam figürlerine de dünyanın en eski Noel ağacı diyebiliriz.” diye konuştu.

11.08.2017 Anadolu Ajansı

0 2391

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi yakınlarda yer alan Domuztepe Höyüğü’nde, Sümer uygarlığını yaratan unsurların kökenine ilişkin bulgular tespit edildi.

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi Kelibişler Mahallesi yakınlarındaki höyükte 1996’da başlatılan kazı çalışmaları, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında sürdürülüyor. Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, höyüğün, taş çağlarının son dönemine rastlayan bir yerleşim yeri olduğunu söyledi. Yaklaşık 20 hektar genişliğindeki höyüğün Yakın Doğu’da döneme ait en büyük yerleşim olduğunu belirten Tekin, buradaki yaşam biçimine dair ellerinde çok önemli veriler bulunduğunu bildirdi.

Geçmişte Domuztepe’de yaşayan insanların tam olarak yerleşik bir hayat sürdürmediğine işaret eden Tekin, şöyle konuştu: “Bu da gösteriyor ki bölgede tarıma uygun doğru düzgün zirai alan yok. Bu nedenle de yarı göçer yaşıyorlar. Besin kaynakları keçi, koyun ve yaban domuzundan oluşuyor. Gün ışığına çıkardığımız mimari kalıntılara baktığımızda dikkati çeken unsurlar var. Yaklaşık 6 metre çapında yuvarlak planlı bir yapı ve çamurdan yapılmış. Bunlar güçlü bir yapı geleneği olmadığını gösteriyor. Yani yılın tüm zamanında bir iskandan bahsetmiyoruz. Kısa süreli bir iskan söz konusu.”

Tekin, Domuztepe’nin arkeoloji dünyasındaki öneminin, “tarihsel sürecin kavşak noktası” olmasından kaynaklandığını vurguladı.

Dışa açık, barışçıl bir hayat sürmüşler
Buradaki topluluğun dışa açık, barışçıl bir hayat sürdüğünü belirten Tekin, bölgede 2 bin yıl kadar yaşayan topluluğun, iklimsel değişiklik ve yaşam biçiminin zorunlu olarak farklılaşması dolayısıyla burayı terk ettiğini söyledi.

Topluluğun doğal şartlar nedeniyle güneye doğru ilerlediğini anlatan Tekin, şunları kaydetti: “Muhtemelen Basra’ya kadar uzanan bir süreçte, milattan önce 4 bin 500’lerde, büyük Sümer uygarlığını yaratan unsurların kökenini ve çekirdeğini burada buluyoruz. Burada bulduğumuz çanak çömleklerin üzerindeki figürler bize gösteriyor ki bunlar Asyalı topluluklar. Bugün hala Asya’da devam eden, özellikle Uzak Asya’daki yaşam biçimine çok çok benzeyen bir yaşam biçimleri var. Biz 100-150 yıl önce de biliyorduk ki Sümerler de Asyalı. İşte o zaman bu zincirlerin halkalarının birbirine bağlanmaya başladığını görüyoruz. Domuztepe, barındırdığı muazzam potansiyeliyle, gelecekte tüm insanlık tarihindeki önemli halkaları birleştirip bize çok önemli bilgiler sunacak.”

İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydihan Küçükdağlı da Domuztepe’nin, Anadolu ve Mezopotamya’nın Halaf kültürünü taşıyan en büyük höyüğü kabul edildiğini bildirdi.

09.08.2017 Anadolu Ajansı

0 642

pazarcikta-olum-cukuru-bulunduKahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Narlı Beldesi Domuztepe mevkiinde sürdürülen kazılarda yeni bulgulara ulaşıldı. İngiltere’nin Manchester Üniversitesi’nden Dr. Stuart Campbell başkanlığında yürütülen kazıda, höyük içerisinde ölüm çukuru bulundu.

1995 yılında başlanan Domuztepe kazıları devam ediyor. Manchester Üniversitesi ve British Museum’dan katılan 20 kişilik ekip tarafından yürütülen kazılarda önemli bulgulara ulaşıldı. 1994 yılında yapılan yüzey araştırmasında bölgede büyük bir Halaf höyüğü ortaya çıkartılmış ve California Üniversitesi’nden (UCLA) Elizabet Carter ile Manchester Üniversitesi’nden Stuart Campbell tarafından kazılar başlatılmıştı.