Cumartesi, Nisan 29, 2017
Etiketler Posts tagged with "Eskişehir"

Eskişehir

by -
280

Eskişehir’de bulunan Reşadiye Camii’nin yirmi yıllık olan şadırvan muslukları ve kapı kolları tarihi eser diye çalındı.

eskisehirdeki-resadiye-camiinin-sadirvan-musluklari-ve-kapi-kollari-calindi

Arifiye Mahallesi’nde bulunan Reşadiye Camii’ye de sabahın erken saatlerinde gelen iki kişi, şadırvanda bulunan musluklar ve kapı kollarını sökülerek çalındı. Durumu görenlerin haber vermesi üzerine camiye gelen polis ekipleri güvenlik kameralarını izleyince, iki kişinin caminin kadınlar girişindeki pirinç kapı kollarının ve şadırvanda bulunan muslukların çalındığını belirledi.

“Musluklara zincir mi bağlayalım”
Hırsızlık olayından sonra açıklamalarda bulunan Reşadiye Camii Dernek Başkanı Ahmet Namık Akdoğan, yaşanan olayın şaka gibi olduğunu belirtti. Böyle ahlaksızca bir durumun nasıl oluştuğunu anlayamadıklarını ifade eden Akdoğan, “Şaka gibi yani. Maalesef insanlar nasıl bir hal aldıysa caminin şadırvan musluklarını ve çok fazla tarihi değeri olmayan pirinç kapı kollarımızın birini kırarak diğerini de yerinden sökerek götürmüşler. Yirmi yıllık kapı kollarını çalarak nasıl bir gelir hedefliyorsunuz. Böyle ahlaksızca bir durum nasıl oluşuyor anlayabilmiş değiliz yani. Emniyet güçleri güvenlik kameralarımızdan tespit etti şahısları. Buna devletin çözüm bulması lazım. Yani nasıl hareket edeceğimizi şaşırmış vaziyetteyiz. Musluklara zincir mi vuralım yani. Şaka gibi hakikatten, gülmemek için kendimi zor tutuyorum. Yani ne istiyorsunuz caminin kapısının kolundan kardeşim. Caminin kapı kolu ne kadar değerli olabilir ki. Pirinç bir malzeme. Hurdacıya götürseniz para etmeyecek bir malzeme aslında” şeklinde konuştu.

“Durdukça tarihlensin diye korumaya çalışıyoruz ama başaramıyoruz”
Akdoğan, “Camimiz 1980 yılında ibadete açılmış bir cami. Çok eski değil ki malzemelerinin yüksek bir değeri olsun. Çalınan kapı lolları 20-30 senelik bir malzeme. Nasıl bir bilince sahipsiniz de bunu tarihi eser olarak söküp götürüyorsunuz. Anlamamak mümkün değil şaka gibi. İnsan üzülüyor tabi. Yeni bir tarihi eser bırakalım diye uğraşıyoruz. Bizim camimiz bir sit alanı içinde. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün koruması altında, ama işte kapı kolunu bile koruyamıyoruz ne diyelim” ifadelerini kullandı.

06.01.2017 İhlas Haber Ajansı

by -
646

Eskişehir’in İnönü ilçesi yakınlarındaki Kanlıtaş Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda, kara burçak, ekmeklik buğday, kaplıca buğdayı, arpa, yoğurt otu gibi Anadolu’nun en eski tahıl örnekleri bulundu.

Kazı Grubu Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, höyükteki çalışmalara 2008-2009 yılında yüzey araştırmasıyla başladıklarını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığından 2008’de aldıkları izinle Kanlıtaş Höyüğü ve çevresinin daha iyi anlaşılabilmesi için İnönü Ovası’nın büyük bölümünü taradıklarını kaydeden Türkcan, şu bilgileri aktardı: “Eskişehir Arkeoloji Müzesinin desteğiyle 2013’te bölgede kazıya başladık. Kanlıtaş Höyüğü kazılarına alanın tepe kısmından başladık. Batı Anadolu’daki nadir höyüklerden Kanlıtaş, dik, 25 metrelik bağımsız bir kaya blokuna dayanıyor. Söz konusu yer, Marmara Bölgesi ile Orta Anadolu’nun kesişim alanlarından biri. Kazı çalışmalarımız kapsamındaki bulgular ışığında bölgedeki yerleşimin, günümüzden 300 bin yıl öncesine kadar gidebildiğini tespit ettik.”

eskisehirdeki-kanlitas-hoyugunde-8-bin-yillik-tahillar-bulundu-1

“Kanlıtaş, tarımın yaygınlaştığı zamana denk geliyor”
Türkcan, Kanlıtaş Höyüğü’nün içinde bulunduğu Kuzfındık Vadisi’nde paleolitik dönemden Osmanlı’ya kadar kesintisiz bir insan yaşamı gördüklerini bildirdi.

Höyükte yapılan çalışmalarda çeşitli tahıl örneklerine rastladıklarını anlatan Türkcan, şunları söyledi: “Tahılın evcilleştirilmesi 10-11 bin yıl arasında oldu. Anadolu tarıma geçişi 9 bin yıl önce yaşadı. Kanlıtaş Höyüğü ise tarımın artık yaygın olarak kullanılmaya başladığı zamana denk geliyor. Kara burçak, ekmeklik buğday, kaplıca buğdayı, arpa, yoğurt otu gibi örnekleri depolarda ve mekan için dolgularda net olarak gördük. Baklagilleri de kullanmışlar. 8 bin yıllık tahılları yeniden gün yüzüne çıkarttık. Batı Anadolu’nun bilinen en eski tahıl örneklerine sahip olduk.”

14.09.2016 Anadolu Ajansı

by -
831

Eskişehir’in İnönü ilçesi yer alan Kanlıtaş Höyüğü’nde bulunan atölyelerde manyezitten el aletleriyle mermer bilezikler üretildiği belirlendi.

İnönü ilçesi yakınlarındaki M.Ö. 6 bin yılına tarihlenen Kanlıtaş Höyüğü’nde bulunan Anadolu’nun en eski atölyelerinde manyezitten el aletleriyle mermer bilezikler imal edildiği keşfedildi. Kazı Grubu Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, höyükteki çalışmalara 2008-2009 yılında yüzey araştırmasıyla başladıklarını hatırlattı. Türkcan, Eskişehir Arkeoloji Müzesi’nin desteğiyle 2013’te bölgede kazı yapmak için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvurup çalışmalara devam ettiklerini belirtti.

Höyükte çok malzeme olduğunu dile getiren Türkcan, şöyle devam etti: “Milattan önce 6 bine ait yerleşmeleri, Batı Anadolu’da bulmak nadirdir. Anadolu’da bilinen birçok höyükten çok farklı. Kaya üstü bir yerleşme görüyoruz. Dünyanın en eski merkezlerinden birisi. Kanlıtaş Höyüğü’nün içinde bulunduğu ve Eskişehir’e ait bu kültüre ‘Porsuk kültürü’ deniliyor. Bu kültürün, eski Yugoslavya topraklarından çok gelişkin ve büyük olan Vinça kültürünün öncüsü olduğu ortaya atılmıştı. Yaptığımız çalışmalar, tarihlendirmeler ve burada bulduğumuz malzemeler arasındaki benzerlikler, Kanlıtaş Höyüğü’nün Balkanlardaki Vinça kültürünün öncüsü olduğunu gösteriyor.”

“Bilezikler adeta tornadan çıkmış”
Höyüğün içinde birçok ocak bulduklarına işaret eden Türkcan, Kanlıtaş Höyüğü’nün mermer bilezik üretim merkezi olarak da kullanıldığını söyledi. Türkcan, “Mermer bilezik ticaretinin de yapıldığını tahmin ediyoruz. Atölyeler ve mermer bilezik yapmakta kullanılan alet setlerini bulduk. Söz konusu alet setlerinin örneklerine Anadolu’da rastlamak çok zor. Anadolu coğrafyasında böyle bir mermer bilezik atölyesi örneği yok. Burası Batı Anadolu’nun bilinen en eski yerleşmesi ve Anadolu’nun en eski atölyelerinden biri. Burada ciddi bir üretim ve zanaatkarlık görülüyor. Bilezikler adeta tornadan çıkmış kalitede. Buradaki üretimin Batı Anadolu’da başka yerleşmelere de taşındığını gördük. Kanlıtaş Höyüğü’ndeki atölyelerde çalışan insanlar, üretim için bölgede 6 kilometre çapındaki bütün kaynakları adeta sömürmüş. Ciddi taş kaynaklarını bulunması yerleşimin önemli göstergelerinden. Manyezitten yapılmış taş aletler var. Mermer bilezikleri özellikle manyezit aletlerle yapmışlar” şeklinde konuştu.

15.08.2016 Anadolu Ajansı

by -
7127

Anadolu Türk tarihinde ezberleri bozacak en eski Türk Kitabesi, Eskişehir Seyitgazi’de ortaya çıktı. Dr. Tütüncü tarafından ortaya çıkartılan 1369 yılına ait kitabe yapıya yönelik onarımlarda sıvayla kaplanmış.

Eskişehir Seyitgazi Külliyesi’nde Anadolu’nun en eski Türk Kitabeleri ortaya çıkarıldı. 1369 yılına ait Arap harfleriyle yazılan Türk kitabeleri Germiyanoğulları Beyliği dönemine ait. Hollanda’da ikamet eden Türk Arap Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı Epigraf Dr. Mehmet Tütüncü, kitabeleri nasıl farkettiğini şöyle anlattı; “Külliyeye yapılan müdahaleler sonucu kitabelerin üzeri sıva ile kaplanmış. 2007’de yapılan restorasyonlar sırasında sıvalar kazınmış ve kitabe yeniden ortaya çıkarılmış. Kitabeleri 18 Ekim 2011 tarihinde Orta çağ kazıları için Eskişehir’e geldiğimizde tesadüf eseri bulduk. Kitabelerin Türkçe olduğunu anladım. 4 yıllık bir uğraştan sonra yazıtların 1369’da Kurd Abdal tarafından yazıldığını tespit ettim.”

eskisehir-seyitgazi-kulliyesinde-anadolunun-en-eski-turk-kitabeleri-ortaya-cikarildi
Tütüncü, “Bugüne kadar Anadolu’daki en eski Türkçe Kitabeler’in Kütahya’daki Yakup Bey Medresesi içinde bulunan 1414 tarihli vakıf kitabesi olduğu biliniyordu. Ancak Seyyid Gazi Külliyesi içerisinde bulunan Türk Kitabeleri’nin 1369 yılına ait olduğunu tespit ettik” dedi.

Almanlar buldu
Yazıtların izine ilk olarak 1907 yılında Alman araştırmacılar tarafından rastlandığını da dile getiren Tütüncü; kitabelerle ilgili şu bilgileri veri; “Kitabelerin içeriği o dönem Almanca olarak birkaç yerde yayınlanmış. Ancak sonrasında Türkiye’deki hiçkimse kitabelerin varlığından haberdar olmamış. Tarih envanterlerimizde de eserlerin kayıtları yok. Kalker taşına kazınan yazılar aşınmış olsa da oldukça iyi korunmuş. Kitabede Süleyman Şah’ın oğlu Kurd Abdal’ın satın aldığı Akpınar mezrasının hudutları hakkında bilgiler, Kurd Abdal’ın dergaha yaptığı bağışlar ve devrin önde gelen kadılarının ismi yer alıyor.”

10.01.2016 Milliyet

by -
1186

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde antik kentte kaçak kazı yapıldığı tespit edildi.

Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Ballıhisar Mahallesi’nde akşam saatlerinde müze müdürlüğünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan bir kişi, Pessinus Antik Kenti Güney Nekropolü’nde kaçak kazı yapıldığından şüphelendi. Özel güvenlik görevlisinin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri geldi. Ekiplerin yaptıkları incelemede, sit alanı içerisinde bulunan Güney Nekropolünde 1,5 metre derinliğinde ve 1 metre genişliğinde kazılmış çukur tespit edildi.

Bahse konu kaçak kazıyı yaptığı iddia edilen kişi veya kişiler aranırken, olayla alakalı soruşturma sürüyor.

06.01.2016 haberler.com Fotoğraf: Arşiv

by -
934

Eskişehir’in Çifteler ilçesinde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen heykel başı ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, tarihi eser kaçakçılığı yaptığı iddia edilen Ö.S’yi (39), Orhaniye Mahallesi’ndeki evinde yakaladı. Evde, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen, genç bir komutanın tasvir edildiği mermerden yapılmış heykelin baş bölümü bulundu. Eser, Eskişehir Müze Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi. Ö.S, jandarma tarafından gözaltına alındı.

29.10.2015 Milliyet

by -
2361

Gordion’u içinde barındıran Polatlı ören yerindeki kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ve bir Frig kralına ait olduğu tahmin edilen yeni ahşap mezar, döneme ilişkin birçok bilgiye ulaşılmasını sağlayacak.

Gordion’u içinde barındıran Polatlı ören yerindeki kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ve bir Frig kralına ait olduğu tahmin edilen yeni ahşap mezar, döneme ilişkin birçok bilgiye ulaşılmasını sağlayacak.  

Gordion Antik Kenti Kazı Yöneticisi ve Amerikan Pensilvanya Üniversitesi’nden antropolog Prof. Dr. Charles Brian Rose, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Beyceğiz Mahallesi’nde defineciler tarafından kaçak kazı yapılırken ortaya çıkarılan yeni tümülüsün 17 metre yüksekliğinde ve önemli bir kral mezarı olduğunu söyledi.

gordionda-bulunan-yeni-kral-mezari-tarihe-isik-tutacak

Teknik incelemeler sonucu Frig krallarından birisine ait dünyanın bilinen ikinci ahşap mezarının tespit edildiğini belirten Rose, “Yapılan incelemelere göre milattan önce 8. yüzyıla ait Frig tümülüsü olduğu tespit edilmiş. 17 metre yüksekliğinde çok büyük ve önemli bir tümülüs. Burada kurtarma kazısı yapılması tarihi açığa çıkarılması için çok önemlidir. Gordion’da bulunan Midas tümülüsüyle aynı döneme ait ve aynı tipte yapılmış. İçerisinde Gordion’da olduğu gibi ahşap mezar odası var” diye konuştu.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin, yapacağı kurtarma kazısıyla mezar odasına ulaşılıp Gordiontümülüsünün eşinin ortaya çıkartılabileceğine işaret eden Rose, “Beyceğiz tümülüsü çok önemli ve büyük bir Tümülüs. Burada çok önemli bir şahsın gömülü olduğu tahmin ediliyor. Kazı sonrasında çok önemli verilere ulaşılacağına ve Frig medeniyetinin önemli bir kralının mezarına ulaşacağımıza inanıyorum” ifadesini kullandı. 

Rose, Ankara Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunca Frig medeniyetinin başkentini barındıranGordion ören yeri ve çevresini içine alan 8 kırsal mahallede arkeolog Melek Yıldızturan, arkeolog And Atasoy ve harita mühendisi Özay Demir tarafından 2014-2015 arasında 135 noktada saha çalışması yapıldığına dikkati çekerek, buna göre yeni tespit edilen 21 tümülüsle sayının 124’e yükseldiğini, 3 höyük ve bir de yeni kalenin tescillendiğini dile getirdi.

Ankara Anadolu Medeniyetleri, Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ile Ankara Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü uzmanlarının Gordion ören yeri ve çevresine ilişkin hazırladığı rapora göre, 135 sit noktasının kırsal mahallelere göre dağılımı şöyle:

– Yassıhöyük Mahallesi: 87 tümülüs, 1 höyük, 2 kale, 1 kral yolu
– Şabanözü Mahallesi: 12 tümülüs, 2 höyük, 1 mimari yapı, 1 düz yerleşim yeri
– Çekirdeksiz Mahallesi: 4 tümülüs, 2 höyük
– Kıranharmanı Mahallesi: 7 tümülüs 1 höyük
– Beylikköprü Mahallesi: 10 tümülüs
– Ömerler Mahallesi: 2 tümülüs
– Sazılar Mahallesi: 1 tümülüs
– Beyceğiz Mahallesi: 1 tümülüs

03.08.2015 Anadolu Ajansı

by -
1287

Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü başkanı tarafından yapılan araştırmada, Osmanlı’nın yaptığı il fetih olan Karacahisar Kalesi’nin fethinde kullandığı okları buldu.

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Altınsapan tarafından yapılan araştırmada, Osmanlı Beyliği’nin ilk fethini gerçekleştirdiği ve hutbe okuttuğu Karacahisar Kalesi’ndeki kazıda bulunan ok uçlarının, Kale’nin 1288’de Bizanslılardan fethedilirken kullanıldığı belirlendi.

2011’DEN BU YANA KENDİLERİ ÇALIŞIYOR
Kazı Grubu Başkanı Altınsapan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk kez 1999’da tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ve Prof. Dr. Ebru Parman tarafından başlatılan çalışmaları 2011’den bu yana kendilerinin sürdürdüğünü söyledi.

karacahisar-kalesinde-osmanlinin-erken-donemine-ait-ok-uclari-bulundu-3

“ALTIDA BİRİNİ KAZABİLDİK”
Çalışmalarına, bilimsel yayın için ara verdiklerini aktaran Altınsapan, şöyle devam etti: “Karacahisar Kalesi’nin ancak 6’da birini kazabildik. Kazının sonuçlarını bilim dünyasına tanıtmak istiyoruz. Bu bağlamda iki bilimsel yayın çıkarttık. Biri genel kazıyla ilgiliydi. Kazı yaptığımız alandan 90 ok ucu çıktı. Şimdiki yayınımızda da kazıdaki ok uçlarını değerlendik. ‘Eskişehir Karacahisar Kalesi Kazısında Bulunan ve Form Veren Ok Uçları Üzerine Tipoloji Denemesi’ adlı çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışmada öğrencilerimiz Ali Gerengi, Meydan Palalı ve Ahmet Şakar yer aldı. Uluslararası hakemli bir dergide yayınını yaptık.”

karacahisar-kalesinde-osmanlinin-erken-donemine-ait-ok-uclari-bulundu-2

“OK UÇLARINI OSMAN BEY’İN KULLANDIĞINI TESPİT ETİK”
Ok uçlarını kalenin farklı alanlarına dağılmış şekilde bulduklarını anlatan Altınsapan, bunun önemli bir bulgu olduğuna dikkati çekerek, “Ok uçlarının, Osman Bey’in Kale’yi fethi sırasında kullanıldığını tespit ettik. Uçların bu kadar geniş araziye dağılmış olması bunu kanıtlıyor. Farklı şekillerden oluşuyorlar. Fetih sırasında 5 ayrı tip ok ucu kullanılmış. Bunların, uzun mesafeli, bir kısmı zırh delici gibi farklı tipleri var” diye konuştu.

30.06.2015 haberler.com