Çarşamba, Temmuz 26, 2017
Etiketler Posts tagged with "Geç Hitit"

Geç Hitit

by -
280

Konya’da bir inşaatta gün yüzüne çıktıktan sonra esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan ve geçtiğimiz günlerde bulunan 2700 yıllık stel, iş makinesi ile çıkarıldığı için birçok yerinden kırıldı. Müzeye getirildiğinde ise hiçbir arkeolojik tedbir alınmadan plastik fırça ile araba yıkar gibi temizlendi.

2700-yillik-stel-plastik-firca-ile-araba-yikar-gibi-temizlendi

Konya’nın Ereğli ilçesindeki Anafartalar Caddesi üzerinde bir inşaatın temel hafriyat çalışmaları sırasında geç Hitit dönemi (MÖ 7-8. Yüzyıl) stel bulunmuş ancak stelin sadece fotoğrafı ortaya çıkmıştı.

Hürriyet 1 Haziran 2016 tarihinde ‘2700 yıllık stel kayıp’ başlığı ile duyurduğu haberden sonra inşaatı yapan müteahhit ile arsa sahibi birbirlerini suçlamıştı. Eser sırra kadem basmış ve uzun süre nerede olduğu bir türlü tespit edilememişti. Ereğli Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada inşaatın hafriyatını yapan Mehmet Ali Kocadağ kendi bahçesine eseri sakladığını itiraf etti. Savcılık müze denetiminde eserin saklandığı yerden çıkarılmasını istedi. Kocadağ’ın gösterdiği noktada iş makinesi ile eser çıkarıldı.

Eserin kamuoyuna yansıyan ilk görüntüsündeki pek çok yeri bu işlem sırasında kırıldı. Kral figürünün ayaklarındaki çarıklar tamamen yok oldu. Müze bahçesine taşınan eserin üzerindeki toprak kalıntılar çöp süpürme işinde kullanılan plastik fırça ile temizlendi.

Hiçbir arkeolojik yöntemle bağdaşmayan bu görüntüler video olarak medyaya servis edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Müzesi’nden bir heyeti eseri incelemek üzere Ereğli’de görevlendirdi.

Maruz Kaldığı Tahribat Kabul Edilemez
“Ereğli’deki stelin saklandığı yerde tekrar bulunduktan sonra kepçe ile çıkarılması, üzerindeki kabartmaların uğradığı tahribat, müzeye naklinden sonra araba temizliğinde kullanmaya alışık olduğumuz bir fırça ile temizlenmesi arkeoloji ve müzecilik açısından ciddi soruşturulması gereken hususlardır.

Çıktığına pişman ettikStelin medyaya yansıyan ilk fotoğrafı ile müze bahçesindeki son durumu arasında maruz kaldığı tahribat kabul edilemez. Kral figürünün ayak kısmı olduğu gibi kırılmış, üst çerçeve bezemeleri, soldaki figür ve elinde tuttukları hasar görmüştür.

Bilimsel yöntemlerle titizlikle çıkarılması gerekirdi. Dikkatle araştırılması gereken diğer bir konu ise Ereğli’de eserin bulunduğu arazideki kuyudur. Bu kuyunun ve bağlantılı olduğu söylenilen mekânların yetkililerce titizlikle araştırılmaması, üzerinin kapatılarak kimsenin girmesine ve incelemesine de izin verilmemesi, pek çok spekülasyonu beraberinde getirmiştir.

Osman Hamdi Bey, Sayda’da benzer çukurdan yola çıkarak bugün arkeoloji müzelerini süsleyen 18 lahit tespit etmiştir.”

Nasıl Temizlenmeliydi?
Konservasyon uzmanı gözetiminde küçük ve hassas kıl fırçalarla temizlenmeli, kopma noktasında olan parçalara zarar vermekten kaçınılmalıydı.

08.05.2017 Hürriyet Haber: Ömer Erbil

by -
291

Geçtiğimiz yılın Mart ayında Konya’daki bir inşaatta bulunduktan ortadan kaybolan Geç Hitit dönemine ait 2700 yıllık stel 1 yıl aradan sonra bulundu.

Konya’nın Ereğli İlçesi’nde geçen yıl bir inşaatın hafriyat çalışması sırasında ortaya çıkan 2700 yıllık stel, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda o dönem hafriyat çalışması yapan firmanın işyerinin bahçesinde toprağa gömülü olarak bulundu. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı. Stel, incelenmek üzere Ereğli Müze Müdürlüğüne götürüldü.

AW057180

Stelin Adana’da satıldığı iddia edilmişti
Ereğli’nin 15 kilometre güneydoğusunda yer alan meşhur İvriz kabartması ile benzer özellikler taşıyan stelin, Adana’da satıldığı iddia edilmişti.

konyada-bulunan-2-bin-700-yillik-hitit-steli-ortadan-kayboldu-1

Arkeolog Nezih Başgelen’e göre Geç Hitit dönemine ait (M.Ö. 7-8. Yüzyıl) ait olan stelde elinde buğday başağı ve üzüm salkımı ile Tuwana Kralı Warpalava’nın tanrı Tarhunza’ya tapınması resmedilmiş. Tanrı ve kral figürlerinin başlık stilleri farklı da olsa İvriz kaya kabartmaları ve Toros dağları eteklerindeki Ambarderesi kaya kabartmaları ile benzer özellikler taşıyor.

03.05.2017 TRT Haber

by -
9836

Konya’nın Ereğli ilçesinde geçtiğimiz mart ayında bulunan Hititlere ait 2 bin 700 yıllık stel ortadan kayboldu. Bir inşaatın temel kazısında çıktığı iddia edilen yaklaşık stelin Adana’da 6 milyon liraya satıldığı iddia edildi. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili gizlilik kararı aldı.

Ereğli Anafartalar Caddesi üzerinde GSM Özel Hastanesi’nin karşısındaki inşaatın temel hafriyat çalışmaları sırasında geç Hitit dönemi (M.Ö. 7-8. Yüzyıl) stel bulunduğu ileri sürüldü. Hafriyat sırasında çalışan işçiler tarafından da görülen paha biçilmez eser daha sonra ortadan kayboldu.

Ereğli’nin 15 kilometre güneydoğusunda yer alan meşhur İvriz kabartması ile benzer özellikler taşıyan stelin akıbeti tam olarak bilinmiyor. İddiaya göre stel bir hafta önce Adana’da 6 milyon liraya satıldı. Ereğli’de pek çok kişinin elinde stelin fotoğrafları var. Herkes stelin nerede olduğunu merak ediyor.

konyada-bulunan-2-bin-700-yillik-hitit-steli-ortadan-kayboldu

Gizlilik Kararı
İnşaat hafriyatında bulunan eserin satışı ile ilgili anlaşmazlıktan kaynaklı suç duyurusu yapıldığı ileri sürüldü. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma dosyasına gizlilik kararı konuldu. Ereğli’de pek çok kişinin adının karıştığı eser kaçakçılığında henüz bir gözaltı ya da tutuklama yapılmadı. Ereğli Müze Müdürlüğü’nden stelle ilgili soruşturmanın devam ettiği, bu aşamada bilgi verilmeyeceği belirtildi. 

Ambarderesi Kabartmalarına Benziyor
Eşsiz güzellikteki stel fotoğrafının üzerinde 01.03.2016 tarihi yazılmış bir kâğıt bulunuyor. Fotoğrafta 2 metreden daha büyük olduğu görülüyor. Arkeolog Nezih Başgelen’e göre elinde buğday başağı ve üzüm salkımı ile Tuwana Kralı Warpalava’nın tanrı Tarhunza’ya tapınması resmedilmiş. Tanrı ve kral figürlerinin başlık stilleri farklı da olsa İvriz kaya kabartmaları ve Toros dağları eteklerindeki Ambarderesi kaya kabartmaları ile benzer özellikler taşıyor.

01.06.2016 Hürriyet

by -
2396

Elbistan’da bulunan höyüklerin en eskilerinden biri olan Karahöyük’ün tarihini ortaya çıkaracak kazı çalışmaları başladı.

Kazı heyetinin başkanlığını yapan Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Uysal, höyükteki ilk yerleşimin milattan önce 2000 yılında Asur ticaret kolonileri döneminde başladığını söyledi.

İçinde bulunduğu mahalleye de isim kaynağı olan Karahöyük’teki kazı çalışmalar, Sivas-Cumhuriyet Üniversitesi’nden gelen yaklaşık 25 kişilik uzman ekip tarafından sürdürülüyor. Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Uysal’ın başkanlığında gerçekleşen kazıların, uzun süre devam etmesi planlanıyor. 2015 yılı için ön çalışma niteliğindeki kazıların 2016 yılından itibaren daha geniş bir ekiple devam etmesi planlanıyor.

kahramanmarasta-bulunan-karahoyukte-kazi-calismalari-basladi

Karahöyük’teki kazı çalışmaları hakkında bilgi veren kazı başkanı Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Uysal, höyükle ilgili daha önce 2 araştırma yapıldığını belirtti. Karahöyük’te 1947 yılında Arkeolog Tahsin Özgüç tarafından bir araştırma yapıldığını kaydeden Uysal, bu çalışmada Geç Hitit kültürü ve Hitit İmparatorluğuna ait bir tabakayı ortaya çıkardığını anlattı.

Karahöyük’teki yerleşimin Helenistik ve Roma döneminde küçüldüğünü ifade eden kazı başkanı Yrd. Doç. Dr. Bora Uysal, “Daha önce burada birkaç araştırma yapılmış. 1907 yılında bir Alman arkeolog burada çalışma yapmış. Esas olan ise 1947 yılında merhum Tahsin Özgüç ve eşi Nimet Özgüç bir yıl çalışma yapıyorlar. Yaklaşık 20 metrelik bir alanda 5 metre kadar derine iniyorlar. Burayla ilgili bir kitapları var. Onlar, Geç Hitit kültürü ve demir devrine ait tabakalarda çalışmışlar. Daha çok Hitit İmparatorluğu’na ait bir tabakayı açığa çıkarmışlar. Ama bizim bildiğimiz, daha başka araştırmalara göre burası Asur ticaret kolonileri çağında başlıyor. Milattan önce 2 bin ile bin 750 yılları arasında. Ondan sonra Hitit devleti kurulduğu zaman yerleşim devam ediyor. Hitit devletinin yıkıldığı M.Ö. bin 200 tarihine kadar Hitit şehirlerinden birisi olarak kalıyor. Hititler yıkıldıktan sonra Geç Hitit Beylikler Çağı dediğimiz bir zaman dilimi daha var. M.Ö. bin 200’lerde başlayıp M.Ö. 700’lü yıllara kadar inen bir devir. Bu zamanda da burası yerleşime sahne olmuş. Sonra Helenistik ve Roma döneminde de küçülerek günümüze kadar gelmiş”dedi.

TAY Projesi ne diyor?
Karahöyük, Kahramanmaraş il merkezinin kuzeyinde, Elbistan İlçesi’nin yaklaşık 6.9 km kuzeybatısında, Karahüyük Köyü’nün içinde yer almaktadır. Höyük yapılaşma ve kaçak kazılar nedeniyle tahrip olmuş durumdadır. Üzerinde çok sayıda ev vardır ve güneydoğu yamacında büyük çukurlar görülmüştür. Höyüğün tepesinde Nimet Deresi adı verilen büyük bir çukur vardır. 

Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bora Uysal, açıklamasının devamında Karahüyük’teki yapılaşmanın ve kaçak kazıların yol açtığı tahribatın altını çizdi. Höyük alanının 3’te 2’sinin evler tarafından kaplandığına işaret eden Uysal, 18 metre yükseklikteki höyükteki tabakalardan Geç Hitit dönemine ait katmanın büyük zarar gördüğünü söyledi.

Çalışmanın uzun bir zaman dilimini kapsadığını da anımsatan Uysal, “Biz bunları yavaş yavaş zaman içerisinde açığa çıkaracağız. Karahüyük, çok büyük bir höyük. Ama gördüğümüz gibi neredeyse 3/2’si evler tarafından kaplanmış vaziyette. Çok ağır bir tahribat var. El değmedik bir yeri yok. Geçitit dönemine ait katmanlar bayağı bir kötü durumda. Höyüğün 500*300 metrelik alanı kapladığı belli. 17-18 metre de yüksekliği var. Bu yükseklik de pasta gibi kat kat tabaka halinde. Bir yerleşim yıkılmış üstüne kurulmuş. 1947 yılında yapılan kazılar neticesinde çok güzel eserler ortaya çıkmış. Çeşitli müzelerde sergileniyor bu eserler. Kaçak kazılar da burada ciddi tahribata yol açmış. Kaçak kazılar sonucu çıkarılan ve müsadere sonucunda müzelere kazandırılmış epeyce bir eser var” şeklinde konuştu.

14.07.2015 Elbistanın Sesi

by -
1004

Zeugma, Karkamış ve Dülük antik kentleri ile Zincirli Höyük’te başlatılan kazı çalışmaları sürdürülüyor. Gaziantep Kültür ve Turizm Müdürü Özuslu, “Başarılı giden kazı çalışmaları, bölge tarihinin ortaya çıkarılması açısından büyük katkı sağlıyor” açıklamasında bulundu.

İtalyan Dr. Nicolo Marchetti’nin başkanlığında Karkamış, Alman Dr. Engelbert Winter’in öncülüğünde Dülük, ABD’den Prof. Dr. David Scholen ve ekibiyle Zincirli Höyük, Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Kutalmış Görkay’ın liderliğinde de Zeugma antik kentlerindeki kazılar, Bakanlar Kurulu kararıyla sürdürülüyor.

Kazılarda milattan önce 300’lerde kurulduğu belirtilen Zeugma’da “Çingene Kız” mozaiği, milattan önce 3 bin 300’lere tarihlenen Karkamış’da Babil Kralı Nebukadnezar’ın büyüklük olarak dünyada örneği olmadığı vurgulanan steli öne çıkan eserler oldu. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olarak gösterilen ve milattan önce 6 binli yıllara tarihlenen Dülük Antik Kenti’nde stel ve tapınak kalıntıları çıkarıldı. 5 bin yıl yıllık Zincirli Höyük’te de tarihi bina kalıntıları, saray temeli ve duvarlarına ulaşıldı.

“Bölge tarihi ortaya çıkarılıyor”
İl Kültür ve Turizm Müdürü Ergün Özuslu yaptığı açıklamada, Gaziantep’in arkeolojik yönden son derece zengin bir bölge olduğunu söyledi. Geç Hitit dönemine ait Karkamış ve Zincirli Höyük gibi tarihi ören yerlerinde de kazı çalışmalarının devam ettiğini belirten Özuslu, şunları belirtti:
“Tarihi yerleri turizmin hizmetine sunmak için çevre düzenlemesi başta olmak üzere çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Karkamış’ta sürdürdüğümüz arkeopark çalışması bu yıl içinde gerçekleştirilecek. Dülük’te bulunan tapınak alanında da kazı çalışması yoğun şekilde devam ediyor. Başarılı giden kazı çalışmaları, bölge tarihinin ortaya çıkarılması açısından büyük katkı sağlıyor.”
Tarihi alanları, turistlere daha iyi hizmet veren yerler haline getirmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Özuslu, bu amaçla turistlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri alanlar oluşturmaya çalıştıklarını vurguladı.
Tanıtım çalışmalarına da ağırlık verdiklerine işaret eden Özuslu, “Tarihi zenginliklerimizle ilgili hazırladığımız çeşitli broşür ve internet sitesi ile ulusal ve uluslararası fuarlarda kentimizin zenginliklerini tanıtmaya gayret gösteriyoruz” dedi.

Turist sayısı artıyor
Özuslu, Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turist sayısında da her geçen yıl artış yaşandığını belirtti.
Geçen yıl şehri 442 bin 558 kişinin ziyaret ettiğini dile getiren Özuslu, “Gaziantep Mozaik Müzesini ise 206 bin 256 kişi gezdi. Müzede bir önceki yıla göre ziyaretçi sayısında 30 bin kişilik artış var. Bu rakamın 250 binlere ulaşmasını bekliyoruz. Amacımız şehrimizdeki zenginlikleri daha fazla kişiye tanıtmak” diye konuştu.
Gaziantep Arkeoloji Müzesinde sürdürülen tadilat, teşhir ve tanzim çalışmalarının yıl sonunda tamamlanacağını söyleyen Özuslu, müzenin yeni ve modern yüzüyle yerli ve yabancı turistlere yeniden hizmet vereceğini sözlerine ekledi.

11.05.2015 Yeni Şafak