Cumartesi, Şubat 13, 2016
Etiketler Posts tagged with "Harran"

Harran

by -
424

Dünyanın en eski yerleşim yerleri arasında bulunan Harran Örenyeri’ndeki kazılarda bin 250 yıl önce yapıldığı tahmin edilen hamam, tuvalet ve büyük kanalizasyon yapısı tespit edildi. Milattan önce 6 binli yıllardan günümüze kadar kesintisiz yerleşim yeri olma özelliğine sahip ve bir dönem Asur ve Emeviler’e başkentlik yapan Harran Örenyeri’ndeki kazılar sürüyor.

Geçen yılki çalışmalar sırasında izlerine rastlanan ve bu yıl bir kısmı gün yüzüne çıkarılan hamamda tek kişinin yıkanabileceği bölümler bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki kazılarda Roma ve Yunan mimarilerinden farklı yapılmış hamam ve tuvalet yapılarının tespit edildiğini söyledi. Hamamda bulunan 7 ayrı tek kişilik yıkanma yerinin Harran’a ünik özelliği kazandırdığını belirten Önal, şöyle konuştu: “Bu hamamda ilginç mimari özelliklere de rastladık. Örneğin, burada hamamın bir bölümü 7 küçük hücreye bölünmüş. Yani kişiye özel olarak bölümlenmiş. Hamamın kurnasıyla, sıcak su künkleriyle (Pişmiş topraktan imal edilen dairesel kesitli su borusu)? kişiye özel hücrelendiğini görüyoruz. Bu hücreleri Yunan, Roma ve Osmanlı hamamlarında görmüyoruz. Bu da Harran’da hamam mimarisinin ne kadar geliştiğini gösteriyor.”

harranda-bin-250-yillik-hamam-gun-yuzune-cikiyor

Hamamdaki duvarda bulunan freskin Emevi veya Abbasi döneminde yapılmış olabileceğini vurgulayan Önal, hamamın Eyyübiler döneminde de kullanıldığını kaydetti.

Tek kişilik tuvalet ve kanalizasyon sistemi
Önal, hamamın yan kısmında Yunan ve Roma mimarisinde latrina denen tuvaletlerin aksine, erken İslam dönemi Ortaçağ’da tekli kişiye özel tuvaletler tespit edildiğini söyledi. Söz konusu tuvaletlerden birini ortaya çıkardıklarını belirten Önal, çalışmalar sırasında yan yana 4 tuvalet tespit ettiklerini ifade etti. Tuvaletlerin içerisinde kanallar ile su haznesi bölümlerinin de yer aldığını dile getiren Önal, şöyle konuştu:

“Burada bir hela meydana çıkardık. Onun içerisinde kanallar ve bir su haznesi yani temizlikle taharetle, suyla ilgili unsurlar yer alıyor. Hamamlar gibi bu helalar da kişiye özel yapılmış. Başka helaların olduğunu da tespit ettik.” Tuvaletlerin alt kısmında, 150 santimetre genişliğinde, 1,70 metre yüksekliğinde kanalizasyona rastladıklarını vurgulayan Önal, “Kanalizasyonun bu kadar büyük ebatlı olmasını şehrin yağmur ve atık sularının tahliyesinde kullanıldığı şeklinde yorumladık” dedi.

Prof. Dr. Önal, daha önceki tahminlerinin aksine, burada ortaya çıkan hamamın bin 400 yıllık değil, bin 250 yıllık olduğunu sözlerine ekledi.

27.10.2015 Sabah

by -
291

İnsanlık tarihi kadar eski bir bölge olan Harran, çöp yığınları ve lağım sularına teslim olmuş durumda. Tarihî mekânın köylülere emanet edildiği turistik bölgede restarosyon çalışması yapılmadığı gibi eski tadilatlar da yarım kalmış.

Dünyanın en önemli tarihî mekânlarını topraklarında barındıran Şanlıurfa’daki Harran, çöp yığınları ve lağım sularından geçilmiyor. Üstelik Anadolu’nun İslam mimarisiyle yapılan en eski camisi Ulu Cami’nin üzerinde keçiler otluyor. Bizans ordularının, Haçlıların teslim alamadığı Harran, bugünlerde pis kokuya ve bakımsızlığa teslim olmuş durumda. Geçmişi Hz. Nuh’un torunlarına dayanan, Hz. İbrahim’in Filistin’e gitmeden önce ikâmet ettiği Harran’ın tarihi, insanlık tarihi kadar eski.

Bölgenin tarihî eser zenginliğinde, dünyanın en önemli yerlerinden biri olduğunu söyleyen tarihçi Asım Turgut, bakımsızlık içindeki Harran’a sahip çıkılması gerektiğini düşünüyor: “Harrran matematikten astronomiye, dinî bilgilerden felsefeye kadar birçok alanda birikime sahip. İlkçağ’dan bu yana varlığı bilinen Harran Üniversitesi’nde de dünyaca ünlü birçok bilgin yetişmiş. Hz. Ömer zamanında fethedilen Harran’da ilk İslamî eserler vücut bulmaya başlamış. Emevilere başkentlik yaptığı dönemde şehir, mimarî eserlerle donatılmış. Büyük hükümdar Selahaddin Eyyubi zamanlarında Harran’da medrese, hastane, çarşı, hamam gibi çok sayıda mimarî eser inşa edilmiş.”

Kalede yarım kalmış bir tadilat…
Harran’ın zengin mimarisinden günümüze surlar, iç kale, Ulu Cami, Şeyh Hayat el-Harrani türbe ve cami ile konik kubbeli evler kalmış. Ancak bu eşsiz mirasa yetkililer gerekli ilgiyi göstermiyor. Harran’ı çevreleyen surlara doğru yaklaştığımızda yönlendirme levhası dahi bulunmuyor. Binlerce yıl önce medeniyetlerin inşa edildiği, kıtalar arası yolların bulunduğu tarihî mekâna patika yollardan ilerleniyor.

Harran’ın içi sit alanı ilan edilmesine rağmen restore çalışmaları yapılmıyor. Haliyle kendinizi turistik bir yerde değil, klasik bir Şanlıurfa köyünde hissediyorsunuz. Kitaplarda yazan “Kendine özgü tipik evleri, eşsiz höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntılarıyla turistlerin büyük ilgisini çeken Harran’ı” beklerken gördüğünüz manzara karşısında şaşırıyorsunuz.

Harran Kalesi’nin ön bölümünde devam etmeyen bir tadilat var. Kalenin etrafını dolaştığınızda karşılaştığınız tablonun iç acıcı olmadığına şahit oluyorsunuz. Köyden gelen lağım suları kaleye doğru akıyor, etraf pis kokudan ve sinekten geçilmiyor. Bataklığın içindeki tarihî kale her an çökme tehlikesiyle karşı karşıya… Fotoğraflara yansıyan o eşsiz Harran evlerine doğru ilerlediğinizde etrafta çöp tepeleri oluştuğunu görüyorsunuz. Zira çevrede çöp konteynırı yok.

Bilim ve sanatta doruk noktaya ulaşan dünyanın ilk üniversitelerinden Harran Okul’unda da durum farklı değil. Taş kalıntılarına dönen üniversite, bakımsız bir halde. Bazı kaynaklarda Cami el-Firdevs (Cennet Camii) şeklinde geçen Harran Ulu Camii’ndeki manzara daha korkunç. İslam dünyasına örnek olan camilerin, üniversitelerin yapıldığı bu yerde karşımıza çıkan mescit, hüznümüzü ikiye katlıyor. Umutlarla geldiğimiz peygamberler diyarından büyük bir hüzünle ayrılıyoruz.

Tarihî değerler köylülere terk edildi!
Harran’da tarihin bölgede yaşayan köylülere terk edildiğine dikkat çeken araştırmacı-yazar Hasan Mahir, “Oradaki insanların gayretiyle bir şeyler yapılıyor ancak bu yeterli değil. Kale ve diğer mekânlar hayvanların sığınma alanı haline geldi.” diyor.

Harran’ın, bölgenin en önemli merkezi konumunda olduğunu belirten Mahir, turist sayısının daha da artırılması için Harran Kalesi’nin gezilebilir hale getirilmesi gerektiğini anlatıyor: “Üniversitenin bulunduğu alana inilebilmeli. Buralar çok iyi restore edilmeli. Kalıntıların bulunduğu alan hizmete açılmalı. Çevre temizliğinin çok kötü olduğunu görüyoruz, bunlara dikkat edilmeli. Bölge köy ile beraber ele alınarak bir kültür merkezi haline getirilmeli.”

21.08.2015 Zaman

by -
271

Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, bölgede gün yüzüne çıkaracakları tarihi eserlerin, “Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri”nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Prof. Dr. Önal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nisanda başladıkları kazı çalışmalarının halen Ulu Cami, İç Kale ve Harran Höyük’te sürdüğünü bildirdi. Kazının,  Kültür ve Turizm Bakanlığınca finanse edildiğini söyleyen Önal, Harran Üniversitesi, Şanlıurfa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Harran Kaymakamlığı ile Belediyesinin kendilerine destek verdiğini dile getirdi.  Çalışmalara arkeolog, restoratör, akademisyen, sanat tarihçisi,  öğrenci ve işçilerden oluşan ekibin katıldığını anlatan Önal, şunları kaydetti: “Harran hem Asur hem de Emeviler döneminde başkentlik yapmış bir kent. Dolayısıyla buranın öneminin farkındayız ve çalışmalarımızı da bu yönde yürütüyoruz. Burada okul, hamam ve tapınak gibi eserlerin varlığını biliyoruz ama şu an somut olarak gösteremiyoruz. Tarihi varlıklara ulaşabilmemiz için kazı çalışmalarını yıl içinde uzun süreli yapabilmemiz gerekiyor. İnşallah kazı ve koruma çalışmalarıyla okul, tapınak, kubbeli caddeleri tespit edeceğiz. Böylece gün yüzüne çıkaracağımız tarihi eserler, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan ‘Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri’nin asıl listeye alınmasına katkı sağlayacaktır.”

04.08.2015 Radikal

by -
258

Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde bulunan ve Anadolu’nun ilk üniversitesi olma özeliğine sahip Harran Üniversitesi harabeleri içinde bulunan rasathane ilgi bekliyor.

744-750 yıllarında Emeviler tarafından yapıldığı tahmin edilen Ulu Cami ve Rasathane kulesi artık zamana karşı dayanma gücünü kaybetmek üzere. Üniversite içinde bulunan Rasathane kulesi, gün geçtikçe burcun alt kemere doğru yıkılmaya başlandığı görüldü. Harran harabelerinin bir an önce elden geçirilmesi gerektiğini belirten Harranlılar, “Harran medeniyetlere beşiklik etmiş ve en eski yerleşim yerlerinden biridir.