Salı, Mart 28, 2017
Etiketler Posts tagged with "Helenistik Dönem"

Helenistik Dönem

by -
114

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir inşaat sırasında rastlanan antik mezarlar temizlendikten sonra üzerine keçe örtülerek ince kum ile koruma amaçlı kapatılıyor.

2015 Mayıs ayı başlarında Bodrum Göktepe mevkiinde inşaat alanında çalışan iş makinası tarafından zarar verildikten sonra bulunan 11 adet tarihi kaya mezarının çevresinde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ekiplerince başlatılan kurtarma kazılarında 76 adet tarihi mezar bulunmuştu. İnşaata giden yol üzerinde de çok sayıda tarihi mezar gün yüzüne çıkarılırken, konu hem adli mercilere hem de Muğla Kültür Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğüne aktarılmıştı.

Muğla Kültür Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğünce mezarların korunması amaçlı başlatılan çalışmalar kapsamında bölgedeki zemin yapısının yağmur, güneş gibi dış etkenlerden çabuk etkilendiği tespit edilmiş olup, mezarların koruma amaçlı olarak kapatılmasına karar verildi.

bodrumdaki-insaat-alaninda-bulunan-mezarlar-koruma-altina-aliniyor-1

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ekiplerince başlatılan çalışmalar kapsamında Göktepe’de bulunan tarihi mezarlar önce temizlenirken, daha sonra keçe örtülen mezarlar ince kum ile kapatılmaya başlandı. Lüks villaların bulunduğu alana giden yolun üzerindeki mezarlarda aynı şekilde kapatılırken, yolun hiçbir şekilde araç trafiğine açılmayacağı ve mezarların çevresine gerekli önlemlerin alınacağı öğrenildi.

22.03.2017 Hürriyet

by -
282

Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan Roma dönemine ait Antik Örükaya Barajı gün yüzüne çıkıyor.

Örükaya köyünde bulunan Antik Örükaya Barajı’nın gün yüzüne çıkarılması için Çorum Valiliği ve Hitit Üniversitesi tarafından önümüzdeki günlerde bölgede kazı çalışması başlatılacak. Bölgedeki arkeolojik kazı çalışmaları Hitit Üniversitesi tarafından yürütülen ilk kazı olacak. Alacahöyük, Şapinuva ve Hattuşa destinasyonunda yeni bir ziyaret noktası olarak turizme kazandırılması hedeflenen antik barajın yanı sıra bölgedeki höyük alanında kazı yapılacak. Arkeopark konseptinde yürütülmesi planlanan çalışmalar kapsamında bölgedeki doğal güzellikler tarihle buluşturulacak.

Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yaşar Ersoy, Örükaya yerleşimi ve barajının arkeolojik kazılar neticesinde ortaya çıkarılmasının dönemin çevresel koşullarının aydınlatılmasında önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.

Çalışmalarda Örükaya su bendinde uygulanmış olan inşa tekniğinin de inceleneceğini dile getiren Prof. Dr. Ersoy, “Anadolu ölçeğinde Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenen herhangi bir baraj veya bendin araştırmasının yapılmamış olması, Örükaya’dan elde edilecek bilgiyi değerli kılacak ve hem literatür için hem de bölge arkeolojisi için önemli bir örnek sağlayacaktır. Gerçekleştirilecek olan dokümantasyon, kazı ve restorasyon çalışmaları neticesinde özellikle Hitit İmparatorluğu’nun sonlanmasının ardındaki süreçte arkeolojik ve kültürel dinamikleri maalesef o denli iyi tanınamayan bölgenin bir kültürel miras alanı belgelenerek kayıt altına alınacak, ülkemizin kültür ve tarih envanterine katılacaktır. Ayrıca Örükaya Baraj alanında yapılacak olan arkeolojik kazı ve temizlik çalışması ile beden duvarlarının onarımı ilimizin en önemli turizm alanlarından biri olan Alaca Höyük Örenyeri ve yakınındaki Gölpınar Hitit Barajı ile birlikte Örükaya Barajının yeni bir turizm destinasyonu olmasını sağlayacaktır” dedi.

13.03.2017 Milliyet

by -
127

Mersin’in Mezitli İlçesi’ndeki birçok medeniyetin izlerini taşıyan Soli Pompeiopolis Antik Kenti, yerli yabancı çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Unesco’ya aday olan ve yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait antik kent, son yıllarda büyük ilgi çekiyor.

soli-pompeiopolis-antik-kentinde-arkaik-doneme-ait-tapinak-ortaya-cikarildi

Mezitli Belediyesi ve Mersin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi iş birliğiyle yapılan çalışmalarda bakımsız ve kullanılamayan Soli Pompeiopolis Antik Kenti’nin tarihi yolu modern bir görüntüye kavuşurken, Sütunlu Cadde’ye 360 metre uzunlukta yaya ve bisiklet yolu, oturma alanları ile aydınlatılma yapıldı. Toprak altında çıkan sütunların sergilendiği anıtsal caddede Soli Pompeiopolis’i tanıtan tabelalar konuldu. Ayrıca çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceği alan ile izleyicilerin oturması için de tribün yapıldı. Kentin en çok ilgi çeken tarihi yerlerden biri olmaya başlayan Soli Pompeiopolis, büyüleyici havası ile elinde fotoğraf makinesi ve kameraları ile bölgeyi gezen yüzlerce kişiye ev sahipliği yapmaya başladı.

Soli Pompeiopolis Antik Kenti için yapılan çalışmaların hem ülkenin hem de dünyanın kültürel mirasına önemli bir katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, antik kentin dünya kültür mirası listesine girebilmesini hedeflediklerini söyledi.

Mersin’in açık hava müzesini andırdığını kaydeden Tarhan, “Romalılar ve Yunanlılar gibi imparatorlukların yaşadığı günümüzden yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait böylesine büyüleyici bir tarihi mekanda kentle deniz arasında kullanılamayan bakımsız yolu modern hale getirerek yürüyüş ve bisiklet yolu yaptık. Deniziyle, güneşiyle, bisiklet ve yaya yoluyla buluşabilen bir kentin dünyada başka örneğini bulmak zor. Yapılacak çalışmalarla Soli Pompeiopolis gerçekten önemli potansiyeli olan ülkemiz turizminde önemli bir yer edinebilir. Hiçbir zaman cazibesini kaybetmeyecek. Büyüleyici yapısıyla hayranlık uyandıran Soli, çalışmalar tamamlandıktan sonra UNESCO dünya kültür mirası listesine girebilir” dedi.

Arkeolojik açıdan Kilikya tarihinin önemli hazinelerden biri olan antik kentte Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müzecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Remzi Yağcı’nın başkanlığında yürütülen çalışmalarda ise şimdiye dek 3 bin yıl öncesine ait birçok eser gün ışığına kavuştu. Roma imparator ya da üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı Sütunlu Cadde’de, sağlık tanrısı Asklepios ve tanrıçası Hygeiea, tanrıların kralı Zeus, adalet tanrıçası Nemesis, bereket tanrıçası Demeter ve şarap tanrısı Dionysos çıkarıldı. Höyük’te ise, antik çağda ölünün öbür dünyada kullanılması inancıyla bırakılmış olan, mezar hediyesi gibi işlevleri bulunan kandiller, Bizans dönemi baskı mühürleri, tabak ve kaseler bulundu. Son 10 yıl içinde inşaat temel kazıları, yol ve altyapı çalışmaları sırasında günümüzden yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesine ait olduğu sanılan 28 antik mezar ortaya çıktı. Mezarlarda yapılan kazı çalışmaları sonucunda o dönemlerde mezarlara hediye olarak bırakılan gözyaşı şişeleri, sikke, mühür ve el baskı eşyalar çıktı. Mezarların içerisinde çok sayıda kemik ve kafatasının yanı sıra yağdanlık ve tencere kapakları da çıktı.

Soli’nin M.Ö. 700 yılında Kıbrıs üzerinden Anadolu’ya geçen Rodos korsanları tarafından kurulduğu sanılıyor. Söz konusu dönemde önemli bir liman kenti olan Soli, M.Ö.78 yılında Pompe kumandasındaki Roma İmparatorluğu ordusunun eline geçti. Bu tarihten sonra şehir, kumandan Pompe’nin adı dolayısıyla Soli Pompeipolis olarak anıldı. Güney-Kuzey yönlü iki kapısı arasında iki yüz sütun bulunan Soli Pompeipolis, dönemin parlak şehirlerden biri olarak dikkat çekiyor.

11.03.2017 Hürriyet

by -
348

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Artemis Tapınağı çevre düzenleme projesinin 2017 yatırım programında yer aldığını açıkladı.

artemis-tapinagi-icin-bakanlik-dugmeye-basti

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine Efes Antik Kenti ile birlikte giren Artemis Tapınağı’nın kaderine terk edilmiş bataklık halini ‘Artemis Battı’ haberiyle Hürriyet gündeme getirmişti. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği tapınak için Kültür ve Turizm Bakanlığı düğmeye bastı.

Bakan Nabi Avcı bürokratlara talimat vererek tapınak alanının düzeltilmesini istedi. Çevre düzenlemesi ve gezi güzergâhı için nisan ayında ihale açılacak. Artemis bataklık ve tarla görünümünden kurtarılacak. Tapınakla ilgili halihazırda bir proje olduğunu ve bunu hızlandırdıklarını ifade eden Avcı şöyle konuştu: “Artemis’e yakışır bir projeyi hayata geçireceğiz. Buradaki eserlerin yurtdışına götürüldüğünü de gelen ziyaretçilere anlatmalıyız. Orada askeriyeye ait bir binayı almışız. Orayı da enformasyon binası olarak kullanabiliriz. Gelen ziyaretçiler burada bilgilendirilir. Mutlaka bir maketini yapmalıyız ve gelen ziyaretçilere aslının böyle olduğunu anlatmalıyız. Vakit kaybetmeden bu yanlışı düzelteceğiz.”

22.02.2017 Hürriyet

by -
177

Manisa’nın Yunusemre ilçesinde yer alan ve bölgede kurulmuş Aiol kentlerinden biri olan Aigai Antik Kenti’ndeki kazılarda Halk Meclisi Binası’nda (Bouleuterion) ele geçen heykeller Almanya’da bilim dünyasına tanıtıldı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi

Almanya’nın Freiburg kentinde düzenlenen uluslararası sempozyumda bilim dünyasına sunulan Aigai heykeltıraşlık eserleri sempozyum kitabında da yer aldı. Söz konusu yayın Aigai Kazı Başkanı, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Yusuf Sezgin ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç.Dr. Serdar Aybek tarafından hazırlandı. Heykellere ait yazıtlarda heykellerin ait olduğu kişilerin isimleri ve soyağaçları yer alıyor. 2 bin 200 yıl önce heykelleri üreten heykeltıraşın imzası da heykellerin üzerinden bulunuyor. Ayrıca heykellerin orijinal konumları ve işlevleri de Aigai kazı ekibi tarafından tamamıyla ortaya çıkarılmış durumda. Tüm bu özellikleri sayesinde çok önemli ve istisnai bir buluntu gurubunu oluşturan heykeller bilim dünyası ve uluslararası camiada büyük bir ilgi ile karşılandı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi-1

Heykeller Helenistik Döneme Ait
M.Ö. 2. yüzyıla (Helenistik Dönem) ait olan heykellerden bir tanesi kentin ve meclisin koruyucu tanrıçası Hestia’ya aitken 6 tanesi ise meclisin inşaatına sponsorluk yapan bir ailenin bireylerine ait. Aile bireylerinin isimleri: Apollonidas, Megiste, Yaşlı Diaphenes, Antiphanes, Aristodike ve Genç Diaphenes. Bu kişilerin kent meclisinin inşaatının tamamlanmasında sağladıkları maddi yardımları nedeniyle, Aigai halkı tarafından onurlandırıldığı ve heykelleri meclis binasının içine konulduğu ortaya çıktı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi-2

16.02.2016 manisamanset.gen.tr

by -
442

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Efes Artemis Tapınağı bakımsızlık ve ilgisizlikten bataklığa döndü. Yakın tarihe kadar her yıl milyonlarca turistin gezdiği İzmir’in Selçuk ilçesindeki tapınak arazisinde yağmur suları kazı çukurlarını doldurdu. Güvenlik, sadece panodaki uyarılardan ibaret.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

İzmir’in Selçuk ilçesinde ‘Dünyanın 7 Harikası’ arasında yer alan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Artemis Tapınağı, bataklık içinde ve terk edilmiş vaziyette. Dünya harikasından çok bir çöplüğü andırıyor. Turizmin yoğun olduğu yıllarda Efes’i ziyarete gelen iki milyonu aşkın ziyaretçinin önemli bir kısmının gezdiği tapınak, bugün girişine konan paslanmış bir tanıtım panosu dışında bir turizm alanı görünümünde bile değil. Çevre düzenlemesi, gezi güzergahının olmadığı tapınak kaderine terk edilmiş boş bir tarlayı andırıyor. Yağmur suları kazı çukurlarını doldurmuş vaziyette. Güvenlik ise sadece panolardaki uyarılardan ibaret.

Efes Müzesi yetkilileri tarihi tapınak için bir süredir üzerinde çalıştıkları bir proje olduğunu ve bunun koruma kurulunca da onaylandığını belirtiyor. Mevcut durumun kendilerini de çok rahatsız ettiğini anlatan yetkililer Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile önce tapınak etrafının çevre düzenlemesinin yapılacağını, tabandan gelen suyu kontrol altına alacaklarını, gezi güzergahı oluşturulacağını, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacıyla tapınağın maketinin görülebilir bir noktaya yerleştirileceğini söylüyor.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

 

2 Bin 500 Yıllık Tapınak
Tarihi tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından M.Ö. 560-550 yıllarında İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356’da Herostratus isimli bir delinin tapınağı yakması üzerine aynı büyüklükte ancak, 3 metre daha yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 metre boyutlarında, mermer heykelleriyle ünlü tapınak, Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. Tapınak, 262 yıllarında Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra bir daha onarılmadı.

Kazılar 1869 yılında başladı
Efes’te ilk arkeolojik kazılara, British Museum adına J.T. Wood tarafından 1869 yılında başlandı. Tapınakla ilgili bulunan pek çok eser British Museum’a götürüldü. Avusturya Viyana Müzesi’nde de Artemis tapınağından götürülen çok sayıda eser bulunuyor. Efes Müzesi’nde ie iki büyük Artemis heykeli sergileniyor. Tapınak hem İngiliz hem de Avusturyalılarca yağmalanmış durumda. Tapınak’tan geriye mermer parçaları, sütun başları, tanbur gibi mimari parçalar kaldı. Tapınak alanında sadece bir sütun gelişi güzel üst üste dizilerek sergileniyor. Diğer mimari parçalar ise etrafa gelişi güzel atılmış vaziyette.

18.02.2017 Hürriyet Haber: Ömer Erbil

by -
153

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan Göktepe Kaya Mezarları define avcıları tarafından tahrip ediliyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor

Yarımada genelinde bir çok bölgede farklı devirlere ait tarihi bölgeler bulunurken, bu bölgelerden bazılarında zaman zaman kaçık kazılar meydana geliyor. Define avcıları yaptıkları kaçak kazılarda tarihi ve doğal değerlere de zarar verirken, özellikle Göktepe’de yapılan kaçak kazılarda tarihi kaya mezarları zarara uğruyor.

Yetkililer ve tarih uzmanları Göktepe’de yapılan kaçak kazıların tahribata yok açtığını, define avcılarının Göktepe’de önemli bir şey bulamayacaklarını söylediler. Genelde Helenistik ve Roma dönemiyle tarihlendirilen bu mezarların çevresinde yapılan kaçak kazılar son yıllarda artış gösterirken, kazılar sonrasında tarihi mezarlar zarar görüyor. Yüzlerce kaya mezarının bulunduğu Göktepe tarihi ve doğal yapısıyla Bodrum’un merkezinde eşsiz güzellikleriyle doğa tutkunlarını kendine çekerken, yaşanan bu tür olaylar vatandaşlarında tepkisini çekiyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-1

Çoğunluğu Helenistik ve Roma Devrine tarihlendirilen bu mezar odalarının çok azında yer yer fresk izlerine rastlanırken,  bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-2

Bodrum’un genel manzarasını görmek, şehir surlarını izlemek isteyen birçok turistinde ziyaret ettiği Göktepe ve çevresinde meydana gelen kaçık kazılarla ilgili yetkililerin gerekli çalışmaları yaptığı ve yapmaya devam ettiği, bazı kaçak kazıların ise adli makamlarca soruşturulduğu öğrenildi.

14.07.2017 bodrummuhabiri.com

by -
865

Aydın’da yer alan Tralleis Antik Kenti’ne ait tarihi eserlerin saklandığı depo kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce soyuldu.

aydindaki-tralles-antik-kentinin-deposu-soyuldu-1Edinilen bilgiye göre; Yıllardır kazıları devam eden ve çıkan birçok tarihi eserin saklandığı Tralleis Antik Kenti’nin kilitli, çevresi tel örgülerle çevrili ve aynı zamanda elektronik güvenlik sisteminin de mevcut olduğu belirtilen depoya tarih kaçakçıları ya da hırsızlar girdi. Tel örgüleri kesip merdivenle deponun çatısına yakın pencerelerinin demir parmaklıklarını keserek içeri girdiği öğrenilen kişiler tarihi eserleri çalıp kaçtılar. Kaçarken çaldıkları bazı eserleri de düşürdüğü öğrenilen tarihi eser kaçakçısı ya da hırsızların yakalanması için Aydın Polis bölgede operasyon yaptı.

İlk önce Antik kent ve çevresinden gelen tüm yolları tutan polis ekipleri bölgeden gelen tüm araç ve kişileri didik didik aradı. Bir yandan da deponun bulunduğu 2 bin 350 yıllık Tralleis Antik Kenti’ne gelen polis ekipleri el fenerleri ile zifiri karanlıkta kaçakçıları aradılar. Kaçakçılar henüz yakalanamazken polisin arama ve olay yeri inceleme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

aydindaki-tralles-antik-kentinin-deposu-soyuldu

Tralleis Antik Kenti
Aydın’ın Kemer Mahallesi yakınlarında bulunan Tralleis antik kenti Argoslular ve Tralleis’liler tarafından kurulduğu biliniyor. Menderes Havzasının verimli toprakları üzerine kurulmuş olan bu kent M.Ö.334’te İskender tarafından alınmasından sonra Helenistik Krallıklar arasında sık sık el değiştirdiği için pek çok medeniyete ait kıymetli eserlerin bulunduğu antik kentler arasında yer alıyor. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, ve stadyumun bulunduğu Tralleis Antik Kenti ilk çağda ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek, Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını ve Ayasofya’ın mimarlarından Anthemios’u da yetiştiren kent olarak da biliniyor.

24.01.2017 Milliyet

by -
220

Muğla’nın Yatağan ilçesindeki, Stratonikeia Antik Kenti’nde süren kazı çalışmaları sırasında Bizans dönemine ait 65 mezar gün yüzüne çıkarıldı.

mugladaki-stratonikeia-antik-kentinde-bizansa-ait-65-mezar-bulundu

Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı ve Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 bin 500 yıl öncesine ait kentte tarihin birçok döneminden kalıntılara ulaşıldığını belirtti. Kentte yapılan kazı çalışmalarında her yıl önemli verilere ulaştıklarını anlatan Söğüt, ”Stratonikeia yaşayan bir arkeoloji kenti. Bunun bir benzeri yok. Antik dönemden günümüze yapıların bir bütün olarak korunduğu başka bir kent bulunmuyor.” dedi.

mugladaki-stratonikeia-antik-kentinde-bizansa-ait-65-mezar-bulundu-1

65 Bizans mezarı bulundu
Karialılar ve Lelegler’e ev sahipliği yapan antik kentin binlerce yıl önemini sürdürdüğünü vurgulayan Söğüt, kazı çalışmalarındaki önemli bir alanı da Bizans mezarlarının oluşturduğunu bildirdi. Kent içindeki Batı Cadde’de yürütülen kazı çalışmalarında farklı katmanlarda Helenistik, Roma, Bizans ve beylikler dönemine ait kalıntılara ulaştıklarını belirten Söğüt, şöyle konuştu: “Çalışmalar kapsamında mezarlık alanında da kazı yürütüyoruz. Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında 65 Bizans dönemi mezarı bulundu. Burada hem yetişkin bireylere hem de çocuklara ait mezarlar gün yüzüne çıkarıldı.”

Söğüt, son olarak açtıkları bir mezarda 120 santimetre uzunluğunda bir iskelet bulduklarını vurgulayarak, iskeletin yaklaşık bin 300 yıl önce ölmüş, genç bir kadına ait olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Mezarın bir Bizans yapısı olduğunu aktaran Söğüt, iskeletin temizlik çalışmalarının ardından korumaya alındığını belirtti.

15.01.2017 Anadolu Ajansı

by -
203

İzmir’in Torbalı ilçesindeki Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları sırasında bir cam üretim fırını ortaya çıkarıldı.

izmirdeki-metropolis-antik-kentinde-cam-firini-bulundu-1

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti’ndeki kazılarda antik bir cam üretim fırını ortaya çıkarıldı. Cam üretim atölyesindeki buluntular, bölgeye Atina’dan seramik ithal edildiğini gösteriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Sabancı Vakfı’nın iş birliğiyle Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları sona erdi.

Metropolis Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Serdar Aybek, kazılarda Roma Hamamı’nda, havuzların ısıtıldığı ateşlik bölümünden dönüştürüldüğü düşünülen bir cam üretim fırını bulduklarını belirterek hamamın diğer kısımlarında da cam üretimi izlerinin görülmesi üzerine Erken Bizans Dönemi’nde işlevini kaybeden hamam yapısının bir cam üretim atölyesi olarak kullanılmış olabileceğini tahmin ettiklerini kaydetti. Aybek, atölyenin konumu ve kiliseye yakınlığı nedeniyle atölyenin kilisenin kontrolünde kurulduğunu ve kilise ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile işletildiğini düşündüklerini ifade ederek “Aşağı Roma Hamamı ve Zeus Krezimos kutsal alanında bulunan ve Ephesos, Knidos, Parion ve Atina üretimi oldukları anlaşılan çok sayıda seramiğin ise Metropolisliler tarafından ithal edilip kullanıldığını gösteriyor.” bilgisini aktardı.

Seramik buluntuların Metropolis ile diğer bölgelerdeki üretim merkezlerinin etkileşim içinde olduklarını gösterdiğine dikkati çeken Aybek, şu değerlendirmede bulundu: “26 yıldır tarihin izlerini sürdüğümüz Metropolis’te bu yıl çalışmalarımız ağırlıklı olarak Aşağı Roma Hamamı-Palaestra’da devam etti. Yaklaşık 6 bin metrekarelik alana kurulu olan Aşağı Roma Hamamı-Palaestra’nın kentin en büyük yapı kompleksi olduğu anlaşıldı. Palaestra ve çevresindeki mozaik döşemeli galeriler, havuzlar ve yeme içme ile ilgili mekanlar, kentte yaşayanların sosyal hayata değer verdiğini gösteriyor. Burada bu sezon bulduğumuz cam fırını ve cam işçilikli parçalar dönemin sosyal, kültürel ve ticari ilişkileri hakkında önemli ipuçlarına ulaşmamızı sağlayacak.”

izmirdeki-metropolis-antik-kentinde-cam-firini-bulundu

Kazılara destek veren Sabancı Vakfının Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan da Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarını destekleyerek kültürel mirasa kazandırmayı amaçladıklarını, her sezon daha da derinleşen çalışmalar neticesinde sosyokültürel anlamda Metropolis ile ilgili yeni veriler elde ettiklerini belirtti.

Metropolis Antik Kenti
Torbalı ilçesinde 1990’dan bu yana sürdürülen kazılarla gün ışığına çıkarılmaya çalışılan Metropolis Antik Kenti, ilçeye bağlı Yeniköy ve Özbey mahalleleri arasında yer alıyor. Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki Geç Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağ’a, Helenistik Çağ’dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanıyor.

Bugüne kadar yapılan kazılar sonunda Helenistik Döneme ait Antik Tiyatro, Bouleuterion (Meclis Binası), Stoa (Sütunlu Galeri) ile Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa edilen Hamam ve Palaestra (Spor Alanı) Kompleksi ve Bir Küçük Hamam ve bir de özel işlevli hamam yapısı ortaya çıkarıldı.

03.01.2017 Milliyet