Cumartesi, Mayıs 27, 2017
Etiketler Posts tagged with "İzmir"

İzmir

by -
106

İzmir’in Konak ilçesinde yer alan Roma dönemi tiyatrosu ortaya çıkartılıyor. Kadifekale’de gecekondular arasına sıkışıp kalan tiyatronun 16 bin kişilik olduğu tahmin ediliyor.

izmirdeki-antik-roma-tiyatrosu-ortaya-cikariliyor

2010-2012 yılları arasında Kadifekale heyelan alanında 2 bini aşkın gecekonduyu kaldırarak yerine kent ormanı kuran İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kez aynı bölgedeki antik tiyatronun ortaya çıkarılması ve kültürel tesis alanının oluşturulması için harekete geçti. 33 milyon lira harcayarak 205 binayı daha kamulaştırıp 180’inin yıkımını tamamlayan belediye, 127 binayı daha kamulaştıracak.

Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Kadifekale’deki 44 hektarlık alanda 2 bin 121 sağlıksız konutu boşaltarak yerine yeni bir kent ormanı kuran İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kez bölgedeki tarihi mirasın ortaya çıkarılması için örnek bir çalışmaya daha imza atıyor. Kadifekale’de gecekondular arasına sıkışıp kalan 16 bin kişilik Antik Roma Tiyatrosu’nu gün yüzüne çıkarmak amacıyla başlattığı kamulaştırma ve yıkım çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, aynı bölgedeki kültürel tesis alanı için de hız verdi. Yaklaşık 31 bin metrekarelik arazide şu ana kadar 205 binanın kamulaştırma işlemleri tamamlandı. Bunlardan 180’i yıkıldı. Bu kapsamda ödenen kamulaştırma bedeli ise 33 milyon 250 bin TL’ye ulaştı. Aynı bölgedeki 127 bina daha halen devam eden kamulaştırma sürecinin ardından yıkılacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kamulaştırma çalışmalarını yürüttüğü alanın bir bölümü, Antik Roma Tiyatrosu kalıntılarını barındırıyor. Geri kalan bölüm ise kültürel sergi alanları ve kültürel tesisler ile açık-kapalı otoparkların yer alacağı bir projeyle değerlendirilecek. Projenin tamamlanmasıyla bölgedeki turizm varlığının ciddi olarak hareketlenmesi bekleniyor.

Yıkımların ardından yürütülecek arkeolojik çalışmalarla, Roma dönemi özellikleri taşıyan 16 bin kişi kapasiteli tiyatro ortaya çıkarılacak. Bölgede antik tiyatroyu gün yüzüne çıkaracak arkeolojik çalışmalar, Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan destek protokolü çerçevesinde yapılıyor. Kadifekale’deki antik tiyatro ile ilgili en ayrıntılı bilgi, 1917–1918 yıllarında Otto Berg ve Otto Walter’ın araştırmalarında ve araştırmalarına yönelik hazırladıkları plan ve kesitlerde bulunuyor.

2010-2012 YILLARI ARASINDA KADİFEKALE HEYELAN ALANINDA 2 BİNİ AŞKIN GECEKONDUYU KALDIRARAK YERİNE KENT ORMANI KURAN İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, BU KEZ AYNI BÖLGEDEKİ ANTİK TİYATRONUN ORTAYA ÇIKARILMASI VE KÜLTÜREL TESİS ALANININ OLUŞTURULMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ. (İHA/İZMİR-İHA)

Gecekonduların yerine kent ormanı
Kadifekale’yi çarpık yapılardan temizleyerek ağaçlandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, dikilen fidanlar defalarca yakılmasına rağmen, bölgeyi yemyeşil bir kent ormanına dönüştürme çabalarından vazgeçmedi. Yıkılan sağlıksız konutların ardından bölgeye on binlerce ağaç dikildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2008’den bu yana, gecekondular ve çarpık yapılarla kaplı bölgenin bugünkü durumuna ulaşması için yaklaşık 500 milyon TL harcadı.

25.05.2017 Hürriyet

by -
253

İzmir’in Bornova ilçesindeki Yeşilova Höyüğü’ne bağlı yürütülen Yassıtepe kazılarında, 5 bin yıllık lüks evlerden oluşan bir site ortaya çıkarıldı.

izmirdeki-yesilova-hoyugunde-5000-yillik-luks-konutlar-bulundu

Bornova ilçesinde Yeşilova Höyüğü’ne bağlı yürütülen Yassıtepe kazılarında, 5 bin yıl öncesine dayanan Troya medeniyete ilişkin yapılar, 75-80 metrekarelik döneme göre “lüks” evlerden oluşan bir site ortaya çıkarıldı.

Kazı Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zafer Derin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1923 yılı haritalarını inceleyerek bölgede eski bir yerleşim alanı olabileceğini belirlediklerini ve 2010 yılında Yeşilova Höyüğü kazı çalışmalarına bağlı olarak Yassıtepe Kazı Alanı’nda çalışmaya başladıklarını belirtti. Metalin kullanıldığı, savaşların yapıldığı, rant ve ticaret olgularının yaşandığı bir dönemin izlerine toprak yüzeyine çok yakın yerde rastladıklarını anlatan Derin, “Buluntular neredeyse toprak yüzeyine 10 santim derinlikte başlıyor. 10 tane üst üste yerleşim keşfettik. En üstteki Troya ile çağdaş bir yerleşim. Neredeyse küçük bir Troya kenti kazıyoruz denilebilir” dedi.

Troya’nın mitolojilere konu olmuş bir medeniyet olduğunu, deniz kıyısında yerleşime sahip bulunduğunu aktaran Derin, “İnce, uzun, metal, bronz baltaların, taş aletlerin olduğu Troya ile burası çok benzer. Troya ile benzer çanak çömleklerin olduğu bir yerleşim alanı.” diye konuştu.

izmirdeki-yesilova-hoyugunde-5000-yillik-luks-konutlar-bulundu-1

“Lüks yaşam başlamış”
Yapılar inşa edilirken evlerin tek tek düşünülmediğini, bütün mekanların planlandığını, tek bir planda tüm şehircilik altyapısının hazırlandığını düşündüklerini vurgulayan Derin, her bir evin 75-80 metrekare alana sahip olduğunu belirtti.

Derin, yerleşimde “site” anlayışının hakim olduğunu, kent çevresinde savunma duvarları bulunduğunu dile getirerek şöyle konuştu: “Lüks yaşam 5 bin yıl önce burada başlamış. Ürettikleri çanak çömlekler son derece kaliteli. Kaliteli süs eşyaları var. Hububatlarını, sıvılarını hem toprak üstünde hem toprağın altında saklamışlar. Yaşamı kendilerine en uygun ve rahat hale getirmek için bütün olanakları kullanmışlar. Evlerin en önemli özelliklerinden biri önlerinde veranda gibi boşlukların olması. Günlük hayatta oturup konuşabilecekleri alanlar var. Yaşamları sadece eve sıkıştırmamış, verandalara yaymışlar.”

22.05.2017 Anadolu Ajansı

by -
259

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti yakınlarındaki belediye tarafından açılan harfiyat çukurunda tarihi eserler bulundu.

efes-antik-kenti-yakinlarindaki-harfiyat-cukurdan-tarihi-eserler-cikti

Selçuk ilçesinde belediye tarafından doldurulan Efes Antik Kenti yakınlarındaki büyük çukurdan tarihi eserler çıktı. Olay, Selçuk Sanayi Sitesi’ne iş yaptırmak için giden bir vatandaşın demirci dükkanının girişindeki antik sütunu sorması ile ortaya çıktı.

Tarihi Eserleri Ev ve İş Yerlerine Dekorasyon İçin Taşıdılar
Efes Antik Kenti’nin yakınlarında bulunan sanayi sitesinin yanı başında açılan büyük çukur uzun zamandır Selçuk Belediyesi kontrolünde dolduruluyordu. Bir süre önce dolgu için getirilen toprağın içinden antik yapı parçaları çıkmaya başlayınca Şirince ve Selçuk çevresinden gelen bazı kişiler eserleri araçları ile ev ve işyerlerine dekorasyon için taşımaya başladılar. Olayı gören sanayi esnafı da yüzeyde görünen bazı sütun vb. yapı parçalarını dükkanlarına taşıyarak dekor amaçlı kullanmaya başlayınca büyük ihmal ortaya çıktı. Bir süre önce doldurulan alanda insanların sıkça gezinmeye başladığını fark eden sanayi esnafı, yazılı mermer bloklar ve bazı antik yapı parçalarının araçlar ile götürüldüğünü söylediler. Yetkililerin bu gibi durumlarda yapılan ihbarlara geri dönüş yapmadığını, yol ve inşaat alanlarındaki kazıların takibinde ihmaller yaşandığını söyleyen vatandaşlar ülkenin zenginliklerinin sahipsiz kalmasına tepki gösterdiler.

21.04.2017 ulusalkanal.com.tr

by -
373

İzmir’in Torbalı ilçesinin simgesi olan ve Atatürk Meydanı’nda bulunan tanrıça Demeter ve kızı Persephone’nin heykeli kaldırılarak yerine Osmanlı tuğrası anıtı dikildi.

izmirde-2-bin-200-yillik-heykel-kaldirilarak-yerine-osmanli-tugrasi-dikildi

Torbalı ilçesinin simgesi olan tanrıça Demeter ve kızı Kore’nin (Pershephone) heykeli, Belediye Başkanı Adnan Yaşar Görmez tarafından kaldırtıldı. Heykelin yerine metalden yapılmış Osmanlı tuğralı ay yıldız figürü dikildi. Heykelinin niçin kaldırıldığı ve niçin değişiklik yapıldığıyla ilgili olarak Torbalı Belediyesi’nden açıklama yapılmadı.

Milattan Önce 2’nci yüzyıldan kalan ve 1970’lerde Torbalı yakınlarındaki antik Metropolis kenti kazılarında gün ışığına çıkarılan heykelin orijinali İzmir Arkeoloji Müzesi’ne götürüldü. Heykelin bir kopyası da Torbalı Atatürk Meydanı’na dikildi.

Yunan mitolojisinde Demeter ve Persephone
Yunan mitolojisinde Persephone, baş tanrı Zeus ile Demeter’in kızıdır. Asıl ismi Kore olan Persephone, Hades tarafından yeraltına kaçırıldıktan sonra Persephone adını almıştır. Persephone yeraltında Hades’in sunduğu nardan yediği için yeryüzüne çıkma hakkını kaybetmiştir ve yeraltına mecbur kalmıştır. Annesi Demeter’in ısrarları sonucunda, kış mevsimi haricinde yeryüzünde yaşamaya hak kazanmıştır. Bu yüzden mitolojide ölülerle ve yeraltıyla olduğu kadar hasatla da ilişkilendirilir. Demeter ise, tarımın, bereketin, mevsimlerin ve anne sevgisinin tanrıçasıdır. Homeros’un destanlarında, “güzel saçlı kraliçe” ya da “güzel örgülü Demeter” diye geçer.

05.04.2017 Birgün

by -
412

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Artemis Tapınağı çevre düzenleme projesinin 2017 yatırım programında yer aldığını açıkladı.

artemis-tapinagi-icin-bakanlik-dugmeye-basti

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine Efes Antik Kenti ile birlikte giren Artemis Tapınağı’nın kaderine terk edilmiş bataklık halini ‘Artemis Battı’ haberiyle Hürriyet gündeme getirmişti. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği tapınak için Kültür ve Turizm Bakanlığı düğmeye bastı.

Bakan Nabi Avcı bürokratlara talimat vererek tapınak alanının düzeltilmesini istedi. Çevre düzenlemesi ve gezi güzergâhı için nisan ayında ihale açılacak. Artemis bataklık ve tarla görünümünden kurtarılacak. Tapınakla ilgili halihazırda bir proje olduğunu ve bunu hızlandırdıklarını ifade eden Avcı şöyle konuştu: “Artemis’e yakışır bir projeyi hayata geçireceğiz. Buradaki eserlerin yurtdışına götürüldüğünü de gelen ziyaretçilere anlatmalıyız. Orada askeriyeye ait bir binayı almışız. Orayı da enformasyon binası olarak kullanabiliriz. Gelen ziyaretçiler burada bilgilendirilir. Mutlaka bir maketini yapmalıyız ve gelen ziyaretçilere aslının böyle olduğunu anlatmalıyız. Vakit kaybetmeden bu yanlışı düzelteceğiz.”

22.02.2017 Hürriyet

by -
511

Dünyanın 7 Harikası’ndan biri olan Efes Artemis Tapınağı bakımsızlık ve ilgisizlikten bataklığa döndü. Yakın tarihe kadar her yıl milyonlarca turistin gezdiği İzmir’in Selçuk ilçesindeki tapınak arazisinde yağmur suları kazı çukurlarını doldurdu. Güvenlik, sadece panodaki uyarılardan ibaret.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

İzmir’in Selçuk ilçesinde ‘Dünyanın 7 Harikası’ arasında yer alan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Artemis Tapınağı, bataklık içinde ve terk edilmiş vaziyette. Dünya harikasından çok bir çöplüğü andırıyor. Turizmin yoğun olduğu yıllarda Efes’i ziyarete gelen iki milyonu aşkın ziyaretçinin önemli bir kısmının gezdiği tapınak, bugün girişine konan paslanmış bir tanıtım panosu dışında bir turizm alanı görünümünde bile değil. Çevre düzenlemesi, gezi güzergahının olmadığı tapınak kaderine terk edilmiş boş bir tarlayı andırıyor. Yağmur suları kazı çukurlarını doldurmuş vaziyette. Güvenlik ise sadece panolardaki uyarılardan ibaret.

Efes Müzesi yetkilileri tarihi tapınak için bir süredir üzerinde çalıştıkları bir proje olduğunu ve bunun koruma kurulunca da onaylandığını belirtiyor. Mevcut durumun kendilerini de çok rahatsız ettiğini anlatan yetkililer Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile önce tapınak etrafının çevre düzenlemesinin yapılacağını, tabandan gelen suyu kontrol altına alacaklarını, gezi güzergahı oluşturulacağını, ziyaretçilerin bilgilendirilmesi amacıyla tapınağın maketinin görülebilir bir noktaya yerleştirileceğini söylüyor.

artemis-tapinagi-bakimsizlik-batakliga-dondu

 

2 Bin 500 Yıllık Tapınak
Tarihi tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından M.Ö. 560-550 yıllarında İon düzeninde yaptırıldı. M.Ö. 356’da Herostratus isimli bir delinin tapınağı yakması üzerine aynı büyüklükte ancak, 3 metre daha yüksek olarak yeniden inşa edildi. 55.10 x 115 metre boyutlarında, mermer heykelleriyle ünlü tapınak, Hellenistik dönem tapınaklarının en büyüğüydü. Tapınak, 262 yıllarında Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra bir daha onarılmadı.

Kazılar 1869 yılında başladı
Efes’te ilk arkeolojik kazılara, British Museum adına J.T. Wood tarafından 1869 yılında başlandı. Tapınakla ilgili bulunan pek çok eser British Museum’a götürüldü. Avusturya Viyana Müzesi’nde de Artemis tapınağından götürülen çok sayıda eser bulunuyor. Efes Müzesi’nde ie iki büyük Artemis heykeli sergileniyor. Tapınak hem İngiliz hem de Avusturyalılarca yağmalanmış durumda. Tapınak’tan geriye mermer parçaları, sütun başları, tanbur gibi mimari parçalar kaldı. Tapınak alanında sadece bir sütun gelişi güzel üst üste dizilerek sergileniyor. Diğer mimari parçalar ise etrafa gelişi güzel atılmış vaziyette.

18.02.2017 Hürriyet Haber: Ömer Erbil

by -
311

İzmir’in Ödemiş ilçesi Kurucuova Köyü’nde koyun otlatan Akif Geniş, tesadüfen bir kiliseye ait kalıntılar buldu.

izmirde-tesadufen-bir-kiliseye-ait-kalintilar-bulundu-2

İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Kurucuova Köyü yakınlarında koyun otlatan Akif Geniş, tesadüf eseri bir kilisenin tavanını buldu. Ayasuluk Tepesi olarak bilinen bölgede çocuk yaşlardan bu yana koyun otlattığını belirten Geniş, tepede eski dönemlere ait çok sayıda kalıntıyı gördüğünü söyledi. Geniş, bölgeye zaman zaman müze yetkilileri ile arkeologların gelip gittiğini belirtirken, Arkeolog Prof. Dr. Veli Sevin, “Bu alanın yakınında yeni ortaya çıkmış olan kuyu görünümlü yeni kalıntının büyük dinsel kompleksin bir parçası, bir şapel olması mümkündür. Meselenin tam olarak anlaşılabilmesi için bu alanda geniş çaplı bir yüzey araştırması ve arkeolojik bir temizlik çalışması gereklidir” diye konuştu.

izmirde-tesadufen-bir-kiliseye-ait-kalintilar-bulundu

“Koyunlar Çöküntüye Düştü”
Yaşadığı olayı anlatan Akif Geniş, “Koyunları otlatırken tepelik alanda bir gürültü duydum. Hemen o tarafa yöneldim. Koyun seslerini takip edince bir yerde çöküntü olduğunu ve koyunların buraya düştüğünü gördüm. Bir koyun telef oldu, diğerlerini kurtardım. Çöküntüyü görünce, buranın eski dönemlerden kalma bir yapının çatısı olduğunu anladım. Bu ya bir kilise ya da bir hamam idi. Hemen durumu müze yetkililerine bildirdim. Burada içinde 5-10 bin kişilik tiyatronun da bulunduğu büyük bir yerleşim yeri varmış. Benim gözlemlerime göre su sarnıcı bile var. Kale duvarları gibi duvarlar ve binlerce işlenmiş taş, mermer ve tuğla var” dedi.

izmirde-tesadufen-bir-kiliseye-ait-kalintilar-bulundu-1

“Küçük Asya’nın en şaşaalı kiliselerinden biri yer alıyordu”
Arkeolog Prof. Dr. Veli Sevin ise “Anılan yeri biliyoruz. Yetkililere konuyla ilgili bilgiler verdik. Gazete ve dergilerde de yazılar yazdık. Eski adı Ayasuluk olan Türkönü Köyü ile Kurucuova arasında kalan Neikaia Antik Kenti’nin akropolünde, burayı 1926 yılında ziyaret eden Alman din bilgini Victor Schultze’ye göre Küçük Asya’nın en şaşaalı kiliselerinden biri yer alıyordu. Günümüzde defineciler tarafından kısmen tahrip edilmiş bulunan bazilikal planlı bu yapının zemini mozaiklerle kaplıdır. Bu alanın yakınında yeni ortaya çıkmış olan kuyu görünümlü yeni kalıntının da bu büyük dinsel kompleksin bir parçası, bir şapel olması mümkündür. Nitekim kilisenin yakınında eski bir şapelin varlığından söz edilmektedir. Meselenin tam olarak anlaşılabilmesi için bu alanda geniş çaplı bir yüzey araştırması ve arkeolojik bir temizlik çalışması gereklidir.” ifadelerini kaydetti.

24.01.2017 haberler.com

by -
235

İzmir’in Torbalı ilçesindeki Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları sırasında bir cam üretim fırını ortaya çıkarıldı.

izmirdeki-metropolis-antik-kentinde-cam-firini-bulundu-1

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti’ndeki kazılarda antik bir cam üretim fırını ortaya çıkarıldı. Cam üretim atölyesindeki buluntular, bölgeye Atina’dan seramik ithal edildiğini gösteriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Sabancı Vakfı’nın iş birliğiyle Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları sona erdi.

Metropolis Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Serdar Aybek, kazılarda Roma Hamamı’nda, havuzların ısıtıldığı ateşlik bölümünden dönüştürüldüğü düşünülen bir cam üretim fırını bulduklarını belirterek hamamın diğer kısımlarında da cam üretimi izlerinin görülmesi üzerine Erken Bizans Dönemi’nde işlevini kaybeden hamam yapısının bir cam üretim atölyesi olarak kullanılmış olabileceğini tahmin ettiklerini kaydetti. Aybek, atölyenin konumu ve kiliseye yakınlığı nedeniyle atölyenin kilisenin kontrolünde kurulduğunu ve kilise ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile işletildiğini düşündüklerini ifade ederek “Aşağı Roma Hamamı ve Zeus Krezimos kutsal alanında bulunan ve Ephesos, Knidos, Parion ve Atina üretimi oldukları anlaşılan çok sayıda seramiğin ise Metropolisliler tarafından ithal edilip kullanıldığını gösteriyor.” bilgisini aktardı.

Seramik buluntuların Metropolis ile diğer bölgelerdeki üretim merkezlerinin etkileşim içinde olduklarını gösterdiğine dikkati çeken Aybek, şu değerlendirmede bulundu: “26 yıldır tarihin izlerini sürdüğümüz Metropolis’te bu yıl çalışmalarımız ağırlıklı olarak Aşağı Roma Hamamı-Palaestra’da devam etti. Yaklaşık 6 bin metrekarelik alana kurulu olan Aşağı Roma Hamamı-Palaestra’nın kentin en büyük yapı kompleksi olduğu anlaşıldı. Palaestra ve çevresindeki mozaik döşemeli galeriler, havuzlar ve yeme içme ile ilgili mekanlar, kentte yaşayanların sosyal hayata değer verdiğini gösteriyor. Burada bu sezon bulduğumuz cam fırını ve cam işçilikli parçalar dönemin sosyal, kültürel ve ticari ilişkileri hakkında önemli ipuçlarına ulaşmamızı sağlayacak.”

izmirdeki-metropolis-antik-kentinde-cam-firini-bulundu

Kazılara destek veren Sabancı Vakfının Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan da Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarını destekleyerek kültürel mirasa kazandırmayı amaçladıklarını, her sezon daha da derinleşen çalışmalar neticesinde sosyokültürel anlamda Metropolis ile ilgili yeni veriler elde ettiklerini belirtti.

Metropolis Antik Kenti
Torbalı ilçesinde 1990’dan bu yana sürdürülen kazılarla gün ışığına çıkarılmaya çalışılan Metropolis Antik Kenti, ilçeye bağlı Yeniköy ve Özbey mahalleleri arasında yer alıyor. Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki Geç Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağ’a, Helenistik Çağ’dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanıyor.

Bugüne kadar yapılan kazılar sonunda Helenistik Döneme ait Antik Tiyatro, Bouleuterion (Meclis Binası), Stoa (Sütunlu Galeri) ile Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa edilen Hamam ve Palaestra (Spor Alanı) Kompleksi ve Bir Küçük Hamam ve bir de özel işlevli hamam yapısı ortaya çıkarıldı.

03.01.2017 Milliyet

by -
482

Arkeolojihaber.net ekibi olarak 2016 yılı Türkiye’sinden vandalizm içeren önemli gördüğümüz 10 haberi sizler için derledik.

“Vandalizm”
Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemi.

1-Yenikapı’da Theodosius Limanı’na Ait Ahşap Mendirek Parçalandı
İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda devam eden çalışmalarda Bizans dönemine ait Theodosius Limanı’nın devamı olan ahşap örme mendirekler Koruma Kurulu’nun uzman denetiminde bilimsel yöntemlerle kaldırılması kararına karşın iş makineleri ile parçalandı.
Haberin devamı için

yenikapida-theodosius-limanina-ait-ahsap-mendirek-parcalandi

2-Urla’da Airai Antik Kenti’nin Ortasına Beton Su Kanalı Döşendi
İzmir’in Urla ilçesinde Airai Antik Kenti’nin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ortasına beton boru döşediler. Koruma kurulu, müze ve Urla Belediyesi’nin iki defa mühürleme yapmasına rağmen inşaat durmadı. 2863 sayılı yasaya göre kasten birinci derece sit alanını tahrip etmek hapis cezasını öngörüyor.
Haberin devamı için

urlada-airai-antik-kentinin-ortasina-beton-su-kanali-dosediler

3-Mersin’de Gülek Kalesi’nin Kapısına Sprey Boya
Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.
Haberin devamı için

mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

4-Antalya’da 2 Bin Yıllık Kaya Mezarına Boya İle Yazı Yazıldı
Antalya’nın Finike İlçesi’nde yer alan Limyra Antik Kenti’nde bulunan 2 bin yıllık kaya mezarının duvarına bir sondaj firması boya ile yazı yazarak ilan verdi. Sprey boyayla yazılan ilan yüzünden tarihi yapı zarar gördü.
Haberin devamı için

antalyada-2-bin-yillik-kaya-mezarina-boya-ile-yazi-yazildi

5-Bodrum’da 2 Bin Yıllık Mezarlar Kepçeyle Tahrip Edildi
Muğla’nın Bodrum ilçesinde evini yenilemek isteyen kişi, Roma dönemine ait 2 bin 100 yıllık mezarları tahrip etti, mezarlardan PVC atık su borusu geçirildi.
Haberin devamı için

bodrumda-2-bin-yillik-mezar-kepceyle-tahrip-edildi

6-Ankara’da 2 Bin Yıllık Sur Duvarı İş Makinesiyle Yıkıldı
Ankara’da Augustus Tapınağı’nın hemen yanında yer alan ve Ankara Kalesi’nin devamı olan tarihi duvar ile sütunlar “İnsanların kafasına düşüyor” diyerek yıkıldı.
Haberin devamı için

ankarada-2-bin-yillik-sur-duvari-is-makinesiyle-yikildi

7-Kocaeli’de 2 Bin 500 Yıllık Mezar Odası Dozerle Yok Edildi
Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Kutluca Köyü’ndeki 2 bin 500 yıllık kubbeli mezar odası patlatıldıktan sonra dozerle yok edildi.
Haberin devamı için

kocaelide-2-bin-300-yillik-mezar-odasi-dozerle-yok-edildi-1

8-Latmos’ta 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Sabunla Silinerek Yok Ediliyor
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.
Haberin devamı için

8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar-1

9-Aydın’da Latmos Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nı Yaktılar
Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.
Haberin devamı için

aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar-1

10-Marmaris Kalesi’nin Duvarları Klima İçin Hilti ve Matkapla Delindi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.
Haberin devamı için

marmaris-kalesinin-duvarlari-klima-icin-hilti-ve-matkapla-delindi-2

 

by -
318

İzmir’in, Görece köyü sınırları içinde ve Menemen’in kuzeydoğusundaki dağlık arazide yer alan Temnos Antik Kenti definecilerin kazı alanına dönüştü. Binlerce yıl boyunca yerleşim gören antik kentin neredeyse kazılmadık, eşelenmedik tek bir boş alanı bırakılmamış.

Definecilerin, Roma döneminin 12 Aiolis (Batı Anadolu) kentinden biri olan Temnos’u talan ettiği ortaya çıktı. Antik kentteki tarihi mezarlarda hiçbir eser bırakmayan defineciler, kazıyı da arkeologlara taş çıkaracak şekilde yaptıkları belirlendi.

Terk edilen Görece köyü sınırları içinde ve Menemen’in kuzeydoğusundaki dağlık arazide yer alan Temnos’tan antik dönemin ünlü tarihçileri Herodotos ve Strabon, 12 Aiolis kentinden biri olarak söz ediyor. Aiolis, Batı Anadolu’nun kuzey bölgesinin antik adı. Gediz Nehri kuzeyinden Bakırçay güneyine uzanan bölgeyi kapsıyor. Kentin kuruluşu ile ilgili efsanede kral Malaos’un kâhine nereye şehir kurayım diye sorduğu, kâhinin dağları göstererek “arabanın dingili nerede kırılırsa şehri oraya kur” dediği ve Malaos’un arabasının dingilinin bugünkü Temnos’ta kırıldığı rivayet ediliyor. Temnos Antik Kenti Roma hâkimiyetindeyken M.S. 9. yüzyılda terk edilmiş.

izmirde-defineciler-temnos-antik-kentini-yok-ediyor

Kamp kurmuşlar
Hürriyet’ten Ömer Erbil’in haberine göre en son 1934 ve 1938 yıllarında Alman tarafından arkeolojik kazı yapılan kent, bugün arkeologların değil, definecilerin hedefinde.

Antik kentin, definecilerin ağır saldırısına uğradığına yönelik bir ihbar üzerine bölgeyi yerinde inceledik. İzmir ve Menemen güzergâhını kullanarak bir noktaya kadar araçla dağ yolunda ilerledik. Ancak yolun geçit vermemesi üzerine Temnos’a ulaşmak için dağ yolunda yaklaşık 5 kilometre yürüdük. Sarp dağlarda keçi çobanı haricinde hiç kimseye rastlamadık. Antik kente girdiğimizde şoke edici bir manzarayla karşılaştık. Yolun sağı ve solu delik deşikti. Ormanlık alanda her ağacın dibinde metrelerce derinlikte çukurlar kazılmıştı. Antik kentin merkezinde, etrafı görülmemesi için çalılarla çevrili dev bir çukur bulunuyordu. Yaklaşık 7-8 metre derinliğinde, 10 metre enindeki bu çukuru kazmak için definecilerin aylarca kamp kurmuş olmaları gerek. Gece-gündüz el yordamıyla kazılan çukurlarda çökme yaşanmaması için de odunlardan önlemler alınmış. Etraftaki çöplerden de definecilerin burada uzun süre konakladığını anlamak mümkün. Definecilerin kazdığı bir çukurda ortaya çıkan basamaklardan podyumlu bir yapının varlığı dikkat çekiyor. Tapınak ya da kutsal bir alan olduğu düşünülen yapıdan definecilerin neler götürdüğünü tespit etmek oldukça güç

Kazılmadık alan bırakmamışlar
Antik kent merkezine yaklaşık 1 kilometre mesafede nekropol yani mezarlık alanı bulunuyor. 2000-2500 yıllık, yüzlerce mezar defineciler tarafından soyulmuş. Mezarlık alan, köstebek yuvası gibi delik deşik. Neredeyse kazılmadık, eşelenmedik tek bir boş alan bırakılmamış. Mezarlık alanda da definecilerin yıllardır kaçak kazı yaptığı görülüyor. Çok yeni, taze kazılmış toprakların olması definecilerin kısa süre önce burada olduklarını gösteriyor. Bölgede ucu bucağı bilinmeyen tüneller kazılmış. İçine girmeye çekindiğimiz tünellerde mezarlar tek tek soyulmuş. Kazma küreklerle el yordamı ile metrelerce derinlikte kazıldığı anlaşılan mezarların içindeki hediyelerin tamamı defineciler tarafından yağmalanmış.