Cuma, Şubat 24, 2017
Etiketler Posts tagged with "Kaya Resimleri"

Kaya Resimleri

    by -
    202

    Mısır’daki Sahra Çölü’nde küçük bir mağaranın tavanında iki ebeveyn, bir bebek, iki hayvan ile birlikte doğudaki bir yıldızı tasvir eden 5 bin yıllık kaya resmi bulundu. Bilim adamları kaya resmini İsa’nın doğumu sahnesine benzetiyor.

    misirda-dogus-sahnesini-betimleyen-5-bin-yillik-kaya-resmi-bulundu

    İtalyan araştırmacılar Sahra Çölü’nde Nil Vadisi ve Gilf Kebir platosu arasında yapılan bir keşif gezisinde küçük bir mağaranın tavanında kızıl-kahve toprak boyayla resmedilmiş iki ebeveyn, bir bebek, iki hayvan ile birlikte doğudaki bir yıldızı tasvir eden büyüleyici bir betimleme buldu. 

    Seeker.com’a konuşan Floransa yakınlarındaki Prato Dünya Bilimleri Müzesi Direktörü Yerbilimci Marco Morelli, söz konusu sahnenin İsa’nın doğumunu anımsattığını ancak kaya resminin İsa’nın doğumundan 3 bin yıl öncesine ait söyledi. 

    Morelli ve ekibi mağaradaki çizimleri 2005 yılında keşfetti fakat yeni açıklamaya karar verdi. Morelli: ‘Bu tasvir hristiyanlık sembolleri içinde bir tanesini anımsatmasıyla bir çok soruyu gündeme getiriyor’ diye ekledi. 

    Morelli, “Bebek hafif yukarıda göğe yükselir gibi çizilmiş. Bu pozisyon yani bebeğin ebeveynlerinin yanında yer almaması yeni doğmuş veya hamilelik anlamına geliyor. Ölüm teması, aynı bölgedeki taş sanatlarınında dünya ile ilişkilendirildiği düşünüldüğünde, doğumun da gökyüzüyle bağlantılı olduğu muhtemeldir” şeklinde konuştu.

    Çizim, iki hayvan ve küçük dairesel figür de dikkate alındığında sembolik olarak daha karmaşık bir hal alıyor. Kafasız aslanın üst kısmının, aynı bölgedeki diğer kaya resimlerinde de görülen mitolojik bir canavar olduğu düşünülüyor. Alt tarafta ise bir babun ya da antropomorfik bir maymun yer alıyor.

    İki hayvandan biri olan başsız aslanın üst kısımında, çevredeki bir çok taş sanatı resimlerinde de rastlanan mitolojik bir canavar yeralırken, ikinci hayvan babun/maymun ya da insan biçiminde bir maymun olarak görülüyor.  Cilalı taş devri sanatçısı çiziminin doğu tarafına ise yıldız biçimi eklemiş. 

    Bilim adamları bu kaya resimlerin bulunduğu küçük mağaraya “Ebeveyn Mağarası” adını verdi.

    Kaya resimlerinin inanılmaz olduğunu söyleyen araştırmacılar keşfin benzerine erken hristiyanlık dönemine dek rastlanmadığını belirttiler. 

    22.12.2016 seeker.com Çeviri: Ayşen Yolcu

    by -
    664

    Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde Baltalıin ve İnkaya Mağaralarının duvarlarında keşfedilen 8 bin yıllık resimler Neolitik Çağ’a ait sahneleriyle ilk çiftçi toplulukların inançlarına ilişkin ipuçları barındırıyor.

    Balıkesir Dursunbey ilçesindeki iki mağarada bulunan resimler arkeoloji dünyasında son yılların en önemli keşifleri arasında yerini aldı. Delice Köyü’nde birbirine yaklaşık beş kilometre uzaklıkta yer alan Baltalıin ve İnkaya mağaralarındaki resimler büyük olasılıkla Son Neolitik Çağ’a tarihleniyor.

    Baltalıin Mağarası, doğu duvarına yapılmış 7,60 x 4,50 metre boyutlarında bir geyik avı sahnesine sahip. Sahne Paleolitik ve Neolitik çağlarda sıkça karşımıza çıkan av resimlerinden farklı olarak avcıların kurduğu tuzak ve hayvanların bu tuzağa doğru sürülmesini konu edinmiş.

    İnkaya Mağarası ise girişinin kuzey ve güneydoğu dış kenarlarında yer alan iki duvar resmine sahip. Definecilerin patlattığı dinamit mağaranın zemininden büyük bir bloğun kopmasına ve özellikle kuzey duvarında yer alan resmin büyük bölümünün hasar görmesine sebep olmuş. Bu tahribata rağmen girişinin iki kenarındaki resimler içerik bakımından Neolitik Çağ inançlarıyla ilgili bilgilerimize önemli katkılar sağlayacak. Girişin solunda yer alan pano 1,43 x 0,87 metre boyutlarında. Sahnenin önemli bölümünü dans eden dört kişi oluşturuyor. İkisi kadın ikisi erkek oldukları anlaşılan grubun sağ başında üzerine bir post giymiş gibi görünen figür, diğerlerinden farklı görünüme sahip. Bu grubun sol tarafında yer alan bölümde, anne karnında bir ceninin oluşumu, gelişimi ve doğum aşamaları stilize bir ifade tarzıyla betimleniyor.

    Girişin sağ tarafında bulunan ve yine büyük ölçüde tahrip edilmiş panoysa 6,55 x 2,47 metre boyutlarında. Üzülerek belirtmek gerekir ki çok önemli olduğu anlaşılan bu resmin ancak günümüze ulaşabilen parçalarını değerlendirebiliyoruz. Panonun iyi korunan birkaç bölümünden birini ana sahne oluşturuyor. Sahnede, güneybatı panosunda da yer alan, olasılıkla post giymiş figür resmin en başında konumlanmış. Bu figürün karşısında yüksek yerde duran insan betimi ve hemen arkasında bir yılan figürünün durduğu görülüyor. Ölüm anının betimlemesi olarak değerlendirdiğimiz sahnede yılan, ölümü temsil eden hayvan olarak karşımıza çıkıyor. Kollarını ileri uzatan post giymiş insan resmi, ölüm anında insan ruhunun ölüler ülkesine gitmesinde aracılık görevini yerine getiren Şaman tasviri. Tahrip olan bölümler içinde konusunu saptayabildiğimiz diğer sahnedeyse neolitik çağ merkezlerinden Çatalhöyük duvar resimleri arasında örneklerini gördüğümüz, başları bulunmayan insan vücutlarının akbabalar tarafından etsizleştirilmesi konu ediniyor.

    Bu mağarada doğum / yaşam ve ölümü konu edinen iki panonun bulunması ve her iki sahnede de konuların önemli parçası konumunda Şaman betimlemelerinin yer alması, resimlerin Anadolu Neolitik Çağ inanç sisteminin aydınlatılmasında özgün konuma sahip olduğunu gösteriyor.

    İnkaya ve Baltalıin mağaralarını birlikte değerlendirdiğimizde karşımıza farklı iki fonksiyona sahip uygulamanın varlığı çıkıyor. Baltalıin Mağarası’nın av sahnesi avcılık dolayısıyla beslenme, İnkaya Mağarası’nınsa inançlarla ilgili olarak kullanılmak üzere planlandığı ve bu amaçlara yönelik resimlerin yapıldığı anlaşılıyor.

    Başsız insanların akbabalar tarafından etsizleştirilmesini konu alan resim, Neolitik çağdan bildiğimiz kafatası kültü, inanç sisteminin resme yansımış biçimlerinden birini oluşturuyor. Batı Anadolu’da şimdiye kadar örneği bilinmeyen kült merkezi özelliğiyle bu iki mağara Anadolu arkeolojisinde önümüzdeki dönemlerde kendisinden oldukça söz ettirecek gibi görünüyor.

    28.07.2016 Magma Fotoğraf/Yazı: Yrd. Doç. Dr. Derya Yalçıklı (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü)

      by -
      4110

      Rusya Novosibirsk Üniversitesi arkeologları Sibirya’nın Zabaykal Bölgesi’nde yaklaşık 4 bin yıllık kayalar üzerine çizilmiş resimler buldu.

      Rus arkeolog Sergey Alkin’in öncülük ettiği arkeoloji ekibi, Largi Nehri yakınlarında yaptıkları arkeolojik kazı sırasında petrogrifler buldu. Bilim adamları, Tunç Çağı’na ait olduğu belirlenen resimlerin yaklaşık 4 bin yıl önce çizildiğini tahmin ediyor.

      sibiryada-4-bin-yillik-kaya-resimleri-bulundu-1

      Kırmızı ve turuncu renkli mineraller kullanılarak çizilen resimlerde insan, boğa, ağaç ve kuş figürleri yer alıyor. İnsan figürünün yanında yer alan daire arkeologlar tarafından Güneş olarak tahmin ediliyor. İçinde haç işareti olan Güneş birçok Sibirya kültüründe şaman tefini temsil ettiği için arkeologlar elinde tef olan bir şaman figürü çizildiğini düşünüyor.

      20.06.2016 haberrus.com

      by -
      416

      karakayaKuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nin (EKODOSD) öncülüğünde, Söke’ye bağlı Karakaya Muhtarlığı işbirliğiyle bölgede bulunan tarih öncesi kaya resimlerinin hem tanıtılması hem korunması amacıyla gerçekleştirilen “1. Karakaya Tarih Öncesi Kaya Resimleri Şenliği” gerçekleştirildi.

      Beşparmak Dağları’nın doğasını, tarihini, kültürünü, mitolojisini, kaya yapılarını ve binlerce yıllık prehistorik resimlerini anlatan panoların oluşturduğu bir sergiyi, ilk kez resimlerin bulunduğu yerde ve aynı coğrafyada yaşayan insanlarla birlikte açıldı. Göktepe kaya resimlerine doğru yapılan yürüyüşte, o dönemin insanlarını kıyafetiyle temsil edilen gösteri, gelenler tarafından ilgiyle izlendi.