Cumartesi, Haziran 24, 2017
Etiketler Posts tagged with "Konya"

Konya

by -
236

Konya’da bir inşaatta gün yüzüne çıktıktan sonra esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan ve geçtiğimiz günlerde bulunan 2700 yıllık stel, iş makinesi ile çıkarıldığı için birçok yerinden kırıldı. Müzeye getirildiğinde ise hiçbir arkeolojik tedbir alınmadan plastik fırça ile araba yıkar gibi temizlendi.

2700-yillik-stel-plastik-firca-ile-araba-yikar-gibi-temizlendi

Konya’nın Ereğli ilçesindeki Anafartalar Caddesi üzerinde bir inşaatın temel hafriyat çalışmaları sırasında geç Hitit dönemi (MÖ 7-8. Yüzyıl) stel bulunmuş ancak stelin sadece fotoğrafı ortaya çıkmıştı.

Hürriyet 1 Haziran 2016 tarihinde ‘2700 yıllık stel kayıp’ başlığı ile duyurduğu haberden sonra inşaatı yapan müteahhit ile arsa sahibi birbirlerini suçlamıştı. Eser sırra kadem basmış ve uzun süre nerede olduğu bir türlü tespit edilememişti. Ereğli Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada inşaatın hafriyatını yapan Mehmet Ali Kocadağ kendi bahçesine eseri sakladığını itiraf etti. Savcılık müze denetiminde eserin saklandığı yerden çıkarılmasını istedi. Kocadağ’ın gösterdiği noktada iş makinesi ile eser çıkarıldı.

Eserin kamuoyuna yansıyan ilk görüntüsündeki pek çok yeri bu işlem sırasında kırıldı. Kral figürünün ayaklarındaki çarıklar tamamen yok oldu. Müze bahçesine taşınan eserin üzerindeki toprak kalıntılar çöp süpürme işinde kullanılan plastik fırça ile temizlendi.

Hiçbir arkeolojik yöntemle bağdaşmayan bu görüntüler video olarak medyaya servis edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Müzesi’nden bir heyeti eseri incelemek üzere Ereğli’de görevlendirdi.

Maruz Kaldığı Tahribat Kabul Edilemez
“Ereğli’deki stelin saklandığı yerde tekrar bulunduktan sonra kepçe ile çıkarılması, üzerindeki kabartmaların uğradığı tahribat, müzeye naklinden sonra araba temizliğinde kullanmaya alışık olduğumuz bir fırça ile temizlenmesi arkeoloji ve müzecilik açısından ciddi soruşturulması gereken hususlardır.

Çıktığına pişman ettikStelin medyaya yansıyan ilk fotoğrafı ile müze bahçesindeki son durumu arasında maruz kaldığı tahribat kabul edilemez. Kral figürünün ayak kısmı olduğu gibi kırılmış, üst çerçeve bezemeleri, soldaki figür ve elinde tuttukları hasar görmüştür.

Bilimsel yöntemlerle titizlikle çıkarılması gerekirdi. Dikkatle araştırılması gereken diğer bir konu ise Ereğli’de eserin bulunduğu arazideki kuyudur. Bu kuyunun ve bağlantılı olduğu söylenilen mekânların yetkililerce titizlikle araştırılmaması, üzerinin kapatılarak kimsenin girmesine ve incelemesine de izin verilmemesi, pek çok spekülasyonu beraberinde getirmiştir.

Osman Hamdi Bey, Sayda’da benzer çukurdan yola çıkarak bugün arkeoloji müzelerini süsleyen 18 lahit tespit etmiştir.”

Nasıl Temizlenmeliydi?
Konservasyon uzmanı gözetiminde küçük ve hassas kıl fırçalarla temizlenmeli, kopma noktasında olan parçalara zarar vermekten kaçınılmalıydı.

08.05.2017 Hürriyet Haber: Ömer Erbil

by -
268

Geçtiğimiz yılın Mart ayında Konya’daki bir inşaatta bulunduktan ortadan kaybolan Geç Hitit dönemine ait 2700 yıllık stel 1 yıl aradan sonra bulundu.

Konya’nın Ereğli İlçesi’nde geçen yıl bir inşaatın hafriyat çalışması sırasında ortaya çıkan 2700 yıllık stel, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda o dönem hafriyat çalışması yapan firmanın işyerinin bahçesinde toprağa gömülü olarak bulundu. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı. Stel, incelenmek üzere Ereğli Müze Müdürlüğüne götürüldü.

AW057180

Stelin Adana’da satıldığı iddia edilmişti
Ereğli’nin 15 kilometre güneydoğusunda yer alan meşhur İvriz kabartması ile benzer özellikler taşıyan stelin, Adana’da satıldığı iddia edilmişti.

konyada-bulunan-2-bin-700-yillik-hitit-steli-ortadan-kayboldu-1

Arkeolog Nezih Başgelen’e göre Geç Hitit dönemine ait (M.Ö. 7-8. Yüzyıl) ait olan stelde elinde buğday başağı ve üzüm salkımı ile Tuwana Kralı Warpalava’nın tanrı Tarhunza’ya tapınması resmedilmiş. Tanrı ve kral figürlerinin başlık stilleri farklı da olsa İvriz kaya kabartmaları ve Toros dağları eteklerindeki Ambarderesi kaya kabartmaları ile benzer özellikler taşıyor.

03.05.2017 TRT Haber

by -
176

Konya’da Mevlana Müzesi bahçesinde yapılması planlanan ek bina için yapılan kazı çalışmaları sırasında Selçuklu dönemine ait yüzlerce mezar gün yüzüne çıktı.

konyada-hafriyat-calismalari-sirasinda-yuzlerce-mezar-bulundu-2

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mevlana Müzesi bahçesinde ek bina yapımı için 14 Nisan 2017’de çalışma başlatıldı. Kepçelerin de kullanıldığı kazı çalışmalarında çok sayıda insan iskeleti ve kemik bulundu. Buna rağmen kazı çalışmalarına ara verilmeden devam edildi. Kemiklerin poşetlere alınarak korumaya alındığı belirtildi. Kazı alanının bulunduğu bölgede katmanlı olarak 500 mezarın bulunduğu tahmin ediliyor.

konyada-hafriyat-calismalari-sirasinda-yuzlerce-mezar-bulundu-1

‘600 Yıllık Mezarlar’
İsminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili mezarların geçmişinin 600 seneye dayandığını belirterek yapılan çalışmanın baştan itibaren bir hata olduğunu söyledi. Yetkili “Burası Mevlana hazretlerine Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından armağan edilen bir bahçe. Burada mezarların olduğu zaten biliniyordu. Bunların tamamı Müslüman mezarlığıdır. Burada kabirleri bulunan zatların içinde dönemin âlimleri, evliyaları, ilim adamları, Mevlana ailesine hizmet etmiş kişilerin yanı sıra semazenlerin olduğu biliniyor” dedi.

‘Kapatılması Gerekirdi’
Belediyenin herhangi bir arkeolojik çalışma yapmadan kazı çalışmasına da başladığını dile getiren yetkili “Hadi bu yanlışı yaptın, konunun vahametini öğrendikten sonra bu çalışmanın hemen durdurularak buranın üzerinin kapatılması gerekirdi. Tamamen halisane bir düşünce ile yola çıkmış olan belediye yetkilileri büyük bir günaha imza atıyor. Belediyeye başka yerler gösterilmesine rağmen burada ısrar edildi” şeklinde konuştu.

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin konuya ilişkin açıklamasında ise “Yeni müze binası yapım çalışmaları kapsamında müze müdürlüğü gözetiminde devam eden kazı çalışmalarında mezar yerleri tespit edilmektedir. Tespit edilen mezarlar krokiye işlenip Müzeler Genel Müdürlüğü ve ilgili kurumlara sunulacak, alınacak karar çerçevesinde çalışmalar devam edecektir” denildi.

konyada-hafriyat-calismalari-sirasinda-yuzlerce-mezar-bulundu

Bakanlık Şikayetleri Dikkate Aldı
Öte yandan kazıyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı’na çok sayıda şikayet maili gittiği, bakanlığın da şikayetleri dikkate alarak gerekli değerlendirmeleri yapacağı öğrenildi. Konya’ya gelen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcı Hüseyin Yayman da Mevlana’nın türbesini ziyaret ettikten sonra alanda incelemede bulundu.

Anadolu’nun Temelini Atan İnsanlara Neden Saygısızlık Yapılıyor?
Selçuk Üniversitesi Tarih Bölüm Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Ali Hacıgökmen: Bölgedeki ilk defin 1231 yılında yapıldı. İlk defnedilen Mevlana’nın babasıydı. Ardından 1273’te Mevlana defnedildi. Mevlevilik tarikata dönüştükten sonra Mevlevi tarikatı mensupları yıllarca buraya defnedildiler.

Büyük Facia
Selçuk Üniversitesi Tarih Bölüm, Ortaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Demirci: “Konya, son yıllarda Anadolu’da, tarihin en çok yağmalandığı şehir haline dönüştü. Bu mezarlara ve geçmişimize sahip çıkılmaması büyük bir faciadır.”

28.04.2017 Haber Türk

by -
397

Konya’da Çatalhöyük kazılarında geçtiğimiz yıl bulunan iki kadın heykelciği, ‘Ana Tanrıça’yı değil, ‘yaşlı kadınları’ sembolize ediyor. Kazı Başkanı Hodder, “Bu figürlerin ana tanrıça yerine, yaşamları boyunca toplumsal bir statü ve prestij elde etmiş yaşlı kadınları temsil ettiği düşünülmektedir” dedi.

catalhoyukteki-iki-kadin-heykelcigi-yasli-kadinlari-sembolize-ediyor-olabilir

Konya’nın Çumra İlçesi’ndeki Çatalhöyük’ün 1958 yılında arkeolog James Mellaart tarafından keşfedilmesinin ardından kazılar, 1961-1963 ve 1965 yıllarında yapıldı. Verilen aranın ardından 1993 yılında yeniden başlayan kazı çalışmaları, Stanford Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ian Hodder başkanlığında yürütülüyor.

2 Taş Kadın Figürü Bulundu
Geçtiğimiz sezon Haziran ayında başlayıp Ağustos ayında sona eren Çatalhöyük kazı çalışmalarıyla ilgili hazırlanan ve ‘www.catalhoyuk.com’ adlı internet sitesinde yayınlanan 2016 yılı kazı raporunda, yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Prof.Dr. Ian Hodder, oldukça ilginç bulgulara rastlanıldığını söyledi. Prof.Dr. Hodder, bu yıl için hazırlanan raporda, doğu duvarı yakınlarında bulunan göbekleri, kalçaları ve göğüsleri oldukça belirgin 2 taş kadın figürünün bu sezonun en ilgi uyandıran buluntuları olduğunu söyledi.

İlk figürün de doğu duvarının yanında bir mezarın hemen sağ köşesinde bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hodder, şunları söyledi: ”Platformun yapılma süreciyle ilişkilendirilecek bu buluntu yerine objenin kasti olarak konulduğu ve üzerine yeni platformun yapıldığı düşünülmektedir. Mermerden yapılan bu figürin obsidyen bir bıçak parçasıyla yan yana bulunmuştur. Bu figürinden birkaç gün sonra büyük olan figürün hemen kuzeyinde, bir kireç öbeğinin içinde ikinci figür bulunmuştur. Kireç taşından yapılmış bu figürinin baş kısmının yakınlarında bir ayna gibi parlak ve yansıtıcı bir galen parçası ve iki adet boncuk bulunmuştur. Obje asılı bir şekilde taşınıyormuşçasına baş kısmında iki adet deliğe sahiptir.”

catalhoyukteki-iki-kadin-heykelcigi-yasli-kadinlari-sembolize-ediyor-olabilir-1

Birlikte Gömülmeleri Sıra Dışı Bir Durumdur
Bu buluntuların kasti olarak yerleştirmeyi gösterdiğini ve son derece büyük önem arz ettiğini ifade eden Prof. Dr. Hodder, ”Bulundukları yerler ve obsidyen galen gibi başka objelerle birlikte gömülmeleri sıra dışı bir durumdur. Sit alanının üst katmanlarında platformların altına mezar gömülmesi uygulaması daha eski katmanlarda olduğu gibi eşine sıklıkla rastlanan bir durum değildir. Bu da bu objelerin insan gömülerinin yerini almış olabileceğini düşündürmektedir. Kesin olan bir şey var ki o da bu gömme işlemleri platformların kapanıp açılmasının önemine işaret etmektedir.” dedi.

Ana Tanrıçayı Değil, Yaşlı Kadınları Temsil Ediyor
Figürlerin bulunduğu ve basına yansıdığı dönem medyanın büyük bir çoğunluğu bu figürinleri Çatalhöyük’ün meşhur ‘Ana Tanrıçaları’ (Kibele) olarak lanse ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Hodder, şöyle dedi: ”Ancak, araştırmacılar Lynn Meskell, Carolyn Nakamura ve Lindsay Der tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, bu objelerdeki göğüs-kalça-göbek üçlüsünün insan figürinlerinde ön plana çıkarılmasına bir örnek olduğunu ve bu bölgelerdeki sarkmaların olgun kadın betimlemesi olduğunun altını çizmektedir. Bu figürlerin ana tanrıça yerine yaşamları boyunca toplumsal bir statü ve prestij elde etmiş yaşlı kadınları temsil ettiği düşünülmektedir.”

13.01.2017 Sabah

by -
213

Konya’nın Ereğli ilçesinde bir kamyonetin kasasında Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen ‘sunak taşı’ ele geçirildi. Kamyonet sahibi 36 yaşındaki M.U. da gözaltına alındı.

konyada-bir-kamyonette-roma-donemine-ait-sunak-tasi-ele-gecirildi

Konya İl Emniyet Müdürlüğü’nün ‘Alo Polis İmdat’ hattına Ereğli İlçesi Gülbahçe Mahallesi’nde M.U.’ya ait park halindeki kamyonette tarihi eser bir taş olduğu ihbarı yapıldı. Bunun üzerine Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne haber verildi. Verilen adrese giden polis, park halindeki kamyonetin kapalı olan kasasında, tarihi eser ele geçirdi. Bunun üzerine kamyonet sahibi M.U. gözaltına alındı.

konyada-bir-kamyonette-roma-donemine-ait-sunak-tasi-ele-gecirildi-1

Ele geçirilen taşta incelenmek üzere Ereğli Müzesi’ne götürüldü. Müze’de görevli uzmanlar yaptığı incelemede taşın 200 kilo ağırlığında, 88 santimetre boyunda, 44 santimetre eninde olduğunu, üstünde boğa başı, insan büstü gibi figürler bulunduğunu, Roma dönemine ait sunak taşı olabileceğini belirtti.

23.12.2016 CNN TURK

by -
606

Türkiye’de 2016 yılında yürütülen 554 arkeolojik kazı ve araştırmada, içlerinde Çatalhöyük’te bulunan Kadın Heykelciği ve Kınık Höyük’te bulunan Akamenid Dönemi’ne ait volkanik kayaçtan yapılmış şahin heykelciği ile beraber 2 bin 288 tarihi eser toprak altından çıkarıldı.

Türkiye’nin değişik bölgelerinde yürütülen kazılarda sikke, pişmiş toprak kap, taş eser ve heykel gibi farklı türlerde eserler gün ışığına kavuşurken, geçtiğimiz kasım ayı verileri Bakanlar Kurulu kararıyla 554 arkeolojik faaliyetin yürütüldüğünü gösteriyor. Anadolu topraklarında bulunan bu tarihi zenginlikler, yerli ve yabancı bilim insanları tarafından yapılan kazı, restorasyon ve yüzey araştırmalarıyla bilim dünyasına sunuluyor.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-2

“Eşsiz” Kadın Heykelciği Bulundu
Konya Çatalhöyük’te Prof. Dr. Ian Hodder başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda bulunan M.Ö. 8 bin ile 5 bin 500 Neolitik Dönem’e ait kadın figürü bu kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor. Yüksek kalitede işçilikle yapılması ve vücudunun tüm parçalarının eksiksiz bulunması dolayısıyla bu heykelcik “eşsiz” olarak nitelendiriliyor.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-4

Niğde Kınık Höyük’te Prof. Dr. Lorenzo D’Alfonso başkanlığında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında bulunan Akamenid Dönemi’ne ait volkanik kayaçtan (riyolit) yapılmış şahin heykelciği de diğer bir önemli eser.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-3

3 bin 500 Yıllık Mühür Bulundu
Bu yıl ki kazılarda, Hitit dönemine ait yaklaşık 3 bin 500 yıllık bir de mühür bulundu. Adana’daki Tatarlı Höyük’te Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında açığa çıkan eserin, M.Ö 13’üncü yüzyıla, ünlü Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın da yaşadığı döneme ait olduğu tahmin ediliyor.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-1

Ordu Kurul Kalesi’nde 2 bin 100 yıllık olduğu tahmin edilen 110 santimetre yüksekliğinde mermerden yapılmış Ana Tanrıça Kibele heykeli de gün yüzüne çıkarılan önemli eserler arasında yer alıyor. Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt başkanlığında sürdürülen kazıda bulunan heykel, yaklaşık 200 kilogram ağırlığında.

Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı akademisyenin başkanlığında, Bakanlığın izniyle gerçekleştirilen kazılarda, binlerce eser ortaya çıkarken, gün ışığına kavuşan bu envanter niteliğindeki eserler, tasnif çalışmalarının ardından müzelerde teşhire hazır hale getiriliyor.

19.12.2016 basin.kulturturizm.gov.tr

by -
390

Konya’nın Kadınhanı ilçesinde jandarma tarafından düzenlenen operasyonda, Antik Yunan komutanına ait olduğu düşünülen 2 tonluk mezar steli bulundu.

Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kadınhanı ilçesinde, izinsiz kazı yapılacağı yönünde alınan ihbar üzerine harekete geçti. Kadınhanı İlçe Jandarma Komutanlığı ile Ankara’dan gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri tarafından Osmancık Mahallesi mevkisinde müşterek yapılan çalışmada izinsiz kazı yapılan bir alan tespit edildi.

konyada-yunan-komutanina-ait-mezar-steli-bulundu-1

Çeşme yalağının bulunduğu kuyunun içerisinde yürütülen çalışma sonucunda yaklaşık 2 ton ağırlığında bir mezar (taşı) steli bulundu. Bulunduğu yerden çıkarılan, üstünde yazıt bulunan mezar stelinin M.Ö. 200-600’lü yıllara ait Yunan döneminde yaşamış garnizon komutanı generale ait olduğu değerlendirilirken, mezar steline müzeye kaldırılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri tarafından el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

09.11.2016 haberler.com

by -
539

Konya’nın Ereğli ilçesinde kanalizasyon çalışmasında Bizans dönemine ait mezar bulundu. Mezar’da bulunan gözyaşı şişesi, cam vazo ve toprak testi yetkililere teslim edildi.

konyandaki-kanalizasyon-kazisinda-bizans-mezari-bulundu

Konya Büyükşehir Belediyesi bağlı KOSKİ ekipleri, Ereğli İlçesi’ne bağlı Orhaniye Mahallesin’de kanalizasyon çalışması başlattı. İşçiler kepçe ile kanalizasyon çukuru açarken tarihi mezara rastladı. Kazı çalışması durdurulurken toprakların arasından insan kemikleri ile birlikte tarihi gözyaşı şişesi, cam vazo ve toprak testi çıktı. İşçiler tarafından yapılan ihbar üzerine sevk edilen jandarma ekipleri, tarihi mezarın bulunduğu bölümde güvenlik önlemi aldı. Bizans Dönemi’ne ait olduğu belirlenen tarihi eserler ise müze yetkililerine teslim edildi.

konyandaki-kanalizasyon-kazisinda-bizans-mezari-bulundu-2

Kanalizasyon çalışmalarının da durdurulduğu bölgede müze yetkilileri tarafından detaylı arkeolojik çalışma yapılacağı ifade edildi.

15.10.2016 haberler.com

by -
766

Konya’nın Beyşehir ilçesindeki bir tarlada yapılan kaçak kazıda üzerinde aslan ve savaşçı figürlerin yer aldığı bin 400 yıllık mozaik bulundu.

Beyşehir ilçesine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Yunuslar Mahallesi’nde, üzerinde çeşitli figürler bulunan yaklaşık bin 400 yıllık taban mozaiği bulundu. Alanın tam olarak gün yüzüne çıkarılması için Konya Müzeler Müdürlüğü tarafından başlatılan arkeolojik çalışmalar devam ediyor.

60 metrekarelik alanda yürütülen çalışmaları anlatan Konya Müzeler Müdürü Yusuf Benli, 2015 yılının Aralık ayı içerisinde Kaçak kazı yapıldığına yönelik bir ihbar üzerine harekete geçtiklerini ve alanı değerlendirmeye aldıklarını belirtti. Benli, “Müteakibinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden izin alındıktan sonra aynı tarihlerde küçük bir tespit çalışması yapıldı. Bu çalışmayla birlikte bugünkü alan ortaya çıkarıldı” dedi.

konyada-kacak-kazida-bin-400-yillik-mozaik-bulundu-1

Gün yüzüne çıkarılan mozaiğin merkezinde aslanla savaşan mızraklı bir savaşçı, ortasında büyük bir vazo ve vazodan çıkan kuru dallar bulunuyor. Kenarlarda dalga motifleri, balıklar, bereketi simgeleyen nar yer alıyor. Vazonun hemen sağında ve solunda dağ keçileri ve ceylanlar betimlenmiş. Üst tarafta bir keklik, hemen yanında ise kafesli bir akbaba kuşu, iki tane aslan resmedilmiş.

01.09.2016 Milliyet

by -
5040

Anadolu coğrafyası, gerek jeopolitik konumu, gerekse sahip olduğu verimli topraklar sayesinde insanoğlunun her dönemde tercih ettiği bir yerleşim alanı oldu. İnsan, doğası gereği başlattığı inancı çeşitli şekillerde toplu tapınım alanlarında sürdürdü. İşte Anadolu’nun geçirdiği inanç kronolojisinin en önde gelen mabetleri:

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi

1.Göbekli Tepe
Şanlıurfa’da yer alan Göbekli Tepe’yi artık duymayan yoktur. Ününü T biçimli sütunlarıyla, dairesel planlı yontulmuş taşlarıyla kazanan Göbekli Tepe, bilinen dünyanın en eski toplu tapınma alanı. Tarihi günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanıyor. İnsanların güncel yaşamlarını sürdürmek için çanak çömlek yapımı ya da tarımsal faaliyetlerinden daha fazlasını keşfetmeden önce, en büyüğünün 16 tondan fazla stilize insan biçimli taşlar inşa etmesi, inancın yaşamdaki önemine dikkat çekiyor. Göbekli Tepe, UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası’na aday gösterildi.

2.Çatalhöyük
Konya’nın 52 km. güneydoğusunda, Çumra ilçesinin kuzeyinde yer alan Çatalhöyük, 9 bin yıllık tarihi ile Neolitik ve Kalkolitik Dönem’de Yakındoğu’ya ait en büyük köy olarak bilinir.  Müthiş buluntuları ve neolitik dönemi aydınlatması nedeniyle oldukça önemli bir yerleşim yeri olan Çatalhöyük, Anadolu’daki en eski ana tanrıça kült merkezi olarak kabul ediliyor. Ayrıca evlerin içinde boğa başları ve boynuzları gibi bazı kabartmalar bulunuyor. Çatalhöyük’te yaşayanların inanç kültürlerine ait bulguları içinde barındıran bu kutsal mekanların duvarlarında boğa başlarının yanı sıra, boğa figürleri, insan ve diğer hayvanlara ait duvar resimleri yer almakta. Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-2

3.Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı
Çorum’un Boğazkale İlçesi’ne bağlı Hitit başkenti Hattuşa’ya 2 km mesafede yer alır. Hititlere ait Orta Anadolu’daki tapınakların en güzel örneklerindendir. Burada “Bin tanrılı” Hitit panteonunun belli tanrıları değil, çok sayıda tanrı ve tanrıça kabartması yer almaktadır.  M.Ö. 13. yy’a tarihlenir. A, B ve C olarak adlandırılan üç galeriden oluşur. Uzun koridorlardan oluşan bu galerilerde tanrılara sunumlar bırakmak için küçük nişler yer alır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-3

4.Athena Tapınağı (Assos Antik Kenti)
Çanakkale’nin, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü’nde bulunan ve Edremit Körfezi ile Midilli’ye hakim bir tepe üzerine kurulu Athena Tapınağı, M.Ö. 525 yılında inşa edildi. Tapınak baş tanrı Zeus’un çok sevdiği kızı sanat, strateji ve barış tanrıçası Athena’ya ithaf edilmiştir. Athena Assos’un koruyucu tanrısıdır. Anadolu’da bilinen ilk Arkaik Çağ Dor düzenli mimari örneğidir. Tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800’lü yıllarda Amerikalılar tarafından yurt dışına götürülmüştür.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-4

5.Artemis Tapınağı (Efes Antik Kenti)
Tanrıça Artemis’e adanan tapınak, İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı, Efes Antik Kenti’nde yer almaktadır. M.Ö. 5. yy’da inşa edildiği sanılan ve Dünya’nın 7 harikası arasına girmiş Artemis Tapınağı’na ait bugün sadece yerini belirlemek adına konulmuş bir adet sütun parçası bulunmaktadır. Dönemin en ünlü heykeltıraşlarının çalıştığı yapıya ait parçalar British Museum’da sergilenmekte. Tapınağın kült heykeli Artemis ise Selçuk Müzesi’nde yer alıyor.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-5

6.Zeus Tapınağı (Aizanoi Antik Kenti)
Kütahya’nın Çavdarhisar İlçesi’nde yer alan Anadolu’nun en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’dır. En parlak dönemini ikinci ve üçüncü yüzyılda yaşayan kent, Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Tiyatroya bitişik stadyum, mozaikli hamamları ve gymnasium, köprüler, nekropol alanları ve borsa yapısı kentin en önemli öğelerini oluşturur. Kentin tapınağı, MS 2. yy’ın 2. çeyreğinde inşa edilmeye başlanmıştır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-6

7.Ayasofya
İstanbul’un sembollerinden olan Ayasofya, Doğu Roma İmparatorluğu boyunca hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi görmüştür.  Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından, 532-537 yılları arasında kubbe yüksekliği ile övünerek 3. kez inşa edilmiştir. 1453’te  İstanbul’un kuşatılması nedeniyle Aysaofya’da Kostantinapolis halkı topluca dua yapmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’ya dokunmayarak camiye çevirmiştir. 1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya müze olarak hizmete açıldı.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-8

8.Divriği Ulu Cami
Sivas’ın Divriği İlçesi’nde yer almaktadır. Cami, türbe, darüşşifadan oluşan yapılar topluluğudur. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’tır.  1985 yılında UNESCO Dünya miras listesine dahil edilmiştir. Üzerinde 25 farklı kubbe modeli bulunmaktadır. Kapılarında ve mimarisinde Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örnekleri işlenmiştir.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-7

9.Sultanahmet Cami
İstanbul’da yerli ziyaretçisi kadar yurt dışında da ün yapmış Sultanahmet Cami, içindeki 20 bin kadar mavi, yeşil ve beyaz İznik çinileri ile “Mavi Cami-Blue Mosque” olarak da bilinir. Cami, medrese, Daru-l Kurra, Muvakkithane, Sıbyan Mektebi, Arasta, Hamam, İmaret, Darü’ş-şifa ve türbeden oluşan külliye içinde yer almaktadır. Ahmet’in Sedefkar Mehmet Ağa’ya 1609-1616 yılları arasında yaptırdığı cami, Türkiye’nin ilk altı minareli camisidir. Osmanlı Dönemi’nin en güzel, en ihtişamlı camilerindendir. 206 pencere ile cami içi aydınlatılmaktadır. Geniş kubbesinin yükü dört fil ayağı ile yere indirilmiştir.  1985 yılında İstanbul Tarihî Alanları adıyla UNESCO Dünya Mirasları listesine eklenen alanın bir parçasıdır.