Salı, Ocak 24, 2017
Etiketler Posts tagged with "Konya"

Konya

by -
261

Konya’da Çatalhöyük kazılarında geçtiğimiz yıl bulunan iki kadın heykelciği, ‘Ana Tanrıça’yı değil, ‘yaşlı kadınları’ sembolize ediyor. Kazı Başkanı Hodder, “Bu figürlerin ana tanrıça yerine, yaşamları boyunca toplumsal bir statü ve prestij elde etmiş yaşlı kadınları temsil ettiği düşünülmektedir” dedi.

catalhoyukteki-iki-kadin-heykelcigi-yasli-kadinlari-sembolize-ediyor-olabilir

Konya’nın Çumra İlçesi’ndeki Çatalhöyük’ün 1958 yılında arkeolog James Mellaart tarafından keşfedilmesinin ardından kazılar, 1961-1963 ve 1965 yıllarında yapıldı. Verilen aranın ardından 1993 yılında yeniden başlayan kazı çalışmaları, Stanford Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ian Hodder başkanlığında yürütülüyor.

2 Taş Kadın Figürü Bulundu
Geçtiğimiz sezon Haziran ayında başlayıp Ağustos ayında sona eren Çatalhöyük kazı çalışmalarıyla ilgili hazırlanan ve ‘www.catalhoyuk.com’ adlı internet sitesinde yayınlanan 2016 yılı kazı raporunda, yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Prof.Dr. Ian Hodder, oldukça ilginç bulgulara rastlanıldığını söyledi. Prof.Dr. Hodder, bu yıl için hazırlanan raporda, doğu duvarı yakınlarında bulunan göbekleri, kalçaları ve göğüsleri oldukça belirgin 2 taş kadın figürünün bu sezonun en ilgi uyandıran buluntuları olduğunu söyledi.

İlk figürün de doğu duvarının yanında bir mezarın hemen sağ köşesinde bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hodder, şunları söyledi: ”Platformun yapılma süreciyle ilişkilendirilecek bu buluntu yerine objenin kasti olarak konulduğu ve üzerine yeni platformun yapıldığı düşünülmektedir. Mermerden yapılan bu figürin obsidyen bir bıçak parçasıyla yan yana bulunmuştur. Bu figürinden birkaç gün sonra büyük olan figürün hemen kuzeyinde, bir kireç öbeğinin içinde ikinci figür bulunmuştur. Kireç taşından yapılmış bu figürinin baş kısmının yakınlarında bir ayna gibi parlak ve yansıtıcı bir galen parçası ve iki adet boncuk bulunmuştur. Obje asılı bir şekilde taşınıyormuşçasına baş kısmında iki adet deliğe sahiptir.”

catalhoyukteki-iki-kadin-heykelcigi-yasli-kadinlari-sembolize-ediyor-olabilir-1

Birlikte Gömülmeleri Sıra Dışı Bir Durumdur
Bu buluntuların kasti olarak yerleştirmeyi gösterdiğini ve son derece büyük önem arz ettiğini ifade eden Prof. Dr. Hodder, ”Bulundukları yerler ve obsidyen galen gibi başka objelerle birlikte gömülmeleri sıra dışı bir durumdur. Sit alanının üst katmanlarında platformların altına mezar gömülmesi uygulaması daha eski katmanlarda olduğu gibi eşine sıklıkla rastlanan bir durum değildir. Bu da bu objelerin insan gömülerinin yerini almış olabileceğini düşündürmektedir. Kesin olan bir şey var ki o da bu gömme işlemleri platformların kapanıp açılmasının önemine işaret etmektedir.” dedi.

Ana Tanrıçayı Değil, Yaşlı Kadınları Temsil Ediyor
Figürlerin bulunduğu ve basına yansıdığı dönem medyanın büyük bir çoğunluğu bu figürinleri Çatalhöyük’ün meşhur ‘Ana Tanrıçaları’ (Kibele) olarak lanse ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Hodder, şöyle dedi: ”Ancak, araştırmacılar Lynn Meskell, Carolyn Nakamura ve Lindsay Der tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, bu objelerdeki göğüs-kalça-göbek üçlüsünün insan figürinlerinde ön plana çıkarılmasına bir örnek olduğunu ve bu bölgelerdeki sarkmaların olgun kadın betimlemesi olduğunun altını çizmektedir. Bu figürlerin ana tanrıça yerine yaşamları boyunca toplumsal bir statü ve prestij elde etmiş yaşlı kadınları temsil ettiği düşünülmektedir.”

13.01.2017 Sabah

by -
106

Konya’nın Ereğli ilçesinde bir kamyonetin kasasında Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen ‘sunak taşı’ ele geçirildi. Kamyonet sahibi 36 yaşındaki M.U. da gözaltına alındı.

konyada-bir-kamyonette-roma-donemine-ait-sunak-tasi-ele-gecirildi

Konya İl Emniyet Müdürlüğü’nün ‘Alo Polis İmdat’ hattına Ereğli İlçesi Gülbahçe Mahallesi’nde M.U.’ya ait park halindeki kamyonette tarihi eser bir taş olduğu ihbarı yapıldı. Bunun üzerine Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne haber verildi. Verilen adrese giden polis, park halindeki kamyonetin kapalı olan kasasında, tarihi eser ele geçirdi. Bunun üzerine kamyonet sahibi M.U. gözaltına alındı.

konyada-bir-kamyonette-roma-donemine-ait-sunak-tasi-ele-gecirildi-1

Ele geçirilen taşta incelenmek üzere Ereğli Müzesi’ne götürüldü. Müze’de görevli uzmanlar yaptığı incelemede taşın 200 kilo ağırlığında, 88 santimetre boyunda, 44 santimetre eninde olduğunu, üstünde boğa başı, insan büstü gibi figürler bulunduğunu, Roma dönemine ait sunak taşı olabileceğini belirtti.

23.12.2016 CNN TURK

by -
358

Türkiye’de 2016 yılında yürütülen 554 arkeolojik kazı ve araştırmada, içlerinde Çatalhöyük’te bulunan Kadın Heykelciği ve Kınık Höyük’te bulunan Akamenid Dönemi’ne ait volkanik kayaçtan yapılmış şahin heykelciği ile beraber 2 bin 288 tarihi eser toprak altından çıkarıldı.

Türkiye’nin değişik bölgelerinde yürütülen kazılarda sikke, pişmiş toprak kap, taş eser ve heykel gibi farklı türlerde eserler gün ışığına kavuşurken, geçtiğimiz kasım ayı verileri Bakanlar Kurulu kararıyla 554 arkeolojik faaliyetin yürütüldüğünü gösteriyor. Anadolu topraklarında bulunan bu tarihi zenginlikler, yerli ve yabancı bilim insanları tarafından yapılan kazı, restorasyon ve yüzey araştırmalarıyla bilim dünyasına sunuluyor.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-2

“Eşsiz” Kadın Heykelciği Bulundu
Konya Çatalhöyük’te Prof. Dr. Ian Hodder başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda bulunan M.Ö. 8 bin ile 5 bin 500 Neolitik Dönem’e ait kadın figürü bu kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor. Yüksek kalitede işçilikle yapılması ve vücudunun tüm parçalarının eksiksiz bulunması dolayısıyla bu heykelcik “eşsiz” olarak nitelendiriliyor.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-4

Niğde Kınık Höyük’te Prof. Dr. Lorenzo D’Alfonso başkanlığında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında bulunan Akamenid Dönemi’ne ait volkanik kayaçtan (riyolit) yapılmış şahin heykelciği de diğer bir önemli eser.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-3

3 bin 500 Yıllık Mühür Bulundu
Bu yıl ki kazılarda, Hitit dönemine ait yaklaşık 3 bin 500 yıllık bir de mühür bulundu. Adana’daki Tatarlı Höyük’te Yrd. Doç. Dr. Serdar Girginer başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında açığa çıkan eserin, M.Ö 13’üncü yüzyıla, ünlü Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın da yaşadığı döneme ait olduğu tahmin ediliyor.

turkiyede-2016da-2-bin-288-tarihi-eser-toprak-altindan-cikarildi-1

Ordu Kurul Kalesi’nde 2 bin 100 yıllık olduğu tahmin edilen 110 santimetre yüksekliğinde mermerden yapılmış Ana Tanrıça Kibele heykeli de gün yüzüne çıkarılan önemli eserler arasında yer alıyor. Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt başkanlığında sürdürülen kazıda bulunan heykel, yaklaşık 200 kilogram ağırlığında.

Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı akademisyenin başkanlığında, Bakanlığın izniyle gerçekleştirilen kazılarda, binlerce eser ortaya çıkarken, gün ışığına kavuşan bu envanter niteliğindeki eserler, tasnif çalışmalarının ardından müzelerde teşhire hazır hale getiriliyor.

19.12.2016 basin.kulturturizm.gov.tr

by -
239

Konya’nın Kadınhanı ilçesinde jandarma tarafından düzenlenen operasyonda, Antik Yunan komutanına ait olduğu düşünülen 2 tonluk mezar steli bulundu.

Konya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kadınhanı ilçesinde, izinsiz kazı yapılacağı yönünde alınan ihbar üzerine harekete geçti. Kadınhanı İlçe Jandarma Komutanlığı ile Ankara’dan gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri tarafından Osmancık Mahallesi mevkisinde müşterek yapılan çalışmada izinsiz kazı yapılan bir alan tespit edildi.

konyada-yunan-komutanina-ait-mezar-steli-bulundu-1

Çeşme yalağının bulunduğu kuyunun içerisinde yürütülen çalışma sonucunda yaklaşık 2 ton ağırlığında bir mezar (taşı) steli bulundu. Bulunduğu yerden çıkarılan, üstünde yazıt bulunan mezar stelinin M.Ö. 200-600’lü yıllara ait Yunan döneminde yaşamış garnizon komutanı generale ait olduğu değerlendirilirken, mezar steline müzeye kaldırılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri tarafından el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

09.11.2016 haberler.com

by -
451

Konya’nın Ereğli ilçesinde kanalizasyon çalışmasında Bizans dönemine ait mezar bulundu. Mezar’da bulunan gözyaşı şişesi, cam vazo ve toprak testi yetkililere teslim edildi.

konyandaki-kanalizasyon-kazisinda-bizans-mezari-bulundu

Konya Büyükşehir Belediyesi bağlı KOSKİ ekipleri, Ereğli İlçesi’ne bağlı Orhaniye Mahallesin’de kanalizasyon çalışması başlattı. İşçiler kepçe ile kanalizasyon çukuru açarken tarihi mezara rastladı. Kazı çalışması durdurulurken toprakların arasından insan kemikleri ile birlikte tarihi gözyaşı şişesi, cam vazo ve toprak testi çıktı. İşçiler tarafından yapılan ihbar üzerine sevk edilen jandarma ekipleri, tarihi mezarın bulunduğu bölümde güvenlik önlemi aldı. Bizans Dönemi’ne ait olduğu belirlenen tarihi eserler ise müze yetkililerine teslim edildi.

konyandaki-kanalizasyon-kazisinda-bizans-mezari-bulundu-2

Kanalizasyon çalışmalarının da durdurulduğu bölgede müze yetkilileri tarafından detaylı arkeolojik çalışma yapılacağı ifade edildi.

15.10.2016 haberler.com

by -
663

Konya’nın Beyşehir ilçesindeki bir tarlada yapılan kaçak kazıda üzerinde aslan ve savaşçı figürlerin yer aldığı bin 400 yıllık mozaik bulundu.

Beyşehir ilçesine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Yunuslar Mahallesi’nde, üzerinde çeşitli figürler bulunan yaklaşık bin 400 yıllık taban mozaiği bulundu. Alanın tam olarak gün yüzüne çıkarılması için Konya Müzeler Müdürlüğü tarafından başlatılan arkeolojik çalışmalar devam ediyor.

60 metrekarelik alanda yürütülen çalışmaları anlatan Konya Müzeler Müdürü Yusuf Benli, 2015 yılının Aralık ayı içerisinde Kaçak kazı yapıldığına yönelik bir ihbar üzerine harekete geçtiklerini ve alanı değerlendirmeye aldıklarını belirtti. Benli, “Müteakibinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden izin alındıktan sonra aynı tarihlerde küçük bir tespit çalışması yapıldı. Bu çalışmayla birlikte bugünkü alan ortaya çıkarıldı” dedi.

konyada-kacak-kazida-bin-400-yillik-mozaik-bulundu-1

Gün yüzüne çıkarılan mozaiğin merkezinde aslanla savaşan mızraklı bir savaşçı, ortasında büyük bir vazo ve vazodan çıkan kuru dallar bulunuyor. Kenarlarda dalga motifleri, balıklar, bereketi simgeleyen nar yer alıyor. Vazonun hemen sağında ve solunda dağ keçileri ve ceylanlar betimlenmiş. Üst tarafta bir keklik, hemen yanında ise kafesli bir akbaba kuşu, iki tane aslan resmedilmiş.

01.09.2016 Milliyet

by -
4810

Anadolu coğrafyası, gerek jeopolitik konumu, gerekse sahip olduğu verimli topraklar sayesinde insanoğlunun her dönemde tercih ettiği bir yerleşim alanı oldu. İnsan, doğası gereği başlattığı inancı çeşitli şekillerde toplu tapınım alanlarında sürdürdü. İşte Anadolu’nun geçirdiği inanç kronolojisinin en önde gelen mabetleri:

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi

1.Göbekli Tepe
Şanlıurfa’da yer alan Göbekli Tepe’yi artık duymayan yoktur. Ününü T biçimli sütunlarıyla, dairesel planlı yontulmuş taşlarıyla kazanan Göbekli Tepe, bilinen dünyanın en eski toplu tapınma alanı. Tarihi günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanıyor. İnsanların güncel yaşamlarını sürdürmek için çanak çömlek yapımı ya da tarımsal faaliyetlerinden daha fazlasını keşfetmeden önce, en büyüğünün 16 tondan fazla stilize insan biçimli taşlar inşa etmesi, inancın yaşamdaki önemine dikkat çekiyor. Göbekli Tepe, UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası’na aday gösterildi.

2.Çatalhöyük
Konya’nın 52 km. güneydoğusunda, Çumra ilçesinin kuzeyinde yer alan Çatalhöyük, 9 bin yıllık tarihi ile Neolitik ve Kalkolitik Dönem’de Yakındoğu’ya ait en büyük köy olarak bilinir.  Müthiş buluntuları ve neolitik dönemi aydınlatması nedeniyle oldukça önemli bir yerleşim yeri olan Çatalhöyük, Anadolu’daki en eski ana tanrıça kült merkezi olarak kabul ediliyor. Ayrıca evlerin içinde boğa başları ve boynuzları gibi bazı kabartmalar bulunuyor. Çatalhöyük’te yaşayanların inanç kültürlerine ait bulguları içinde barındıran bu kutsal mekanların duvarlarında boğa başlarının yanı sıra, boğa figürleri, insan ve diğer hayvanlara ait duvar resimleri yer almakta. Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-2

3.Yazılıkaya Açıkhava Tapınağı
Çorum’un Boğazkale İlçesi’ne bağlı Hitit başkenti Hattuşa’ya 2 km mesafede yer alır. Hititlere ait Orta Anadolu’daki tapınakların en güzel örneklerindendir. Burada “Bin tanrılı” Hitit panteonunun belli tanrıları değil, çok sayıda tanrı ve tanrıça kabartması yer almaktadır.  M.Ö. 13. yy’a tarihlenir. A, B ve C olarak adlandırılan üç galeriden oluşur. Uzun koridorlardan oluşan bu galerilerde tanrılara sunumlar bırakmak için küçük nişler yer alır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-3

4.Athena Tapınağı (Assos Antik Kenti)
Çanakkale’nin, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü’nde bulunan ve Edremit Körfezi ile Midilli’ye hakim bir tepe üzerine kurulu Athena Tapınağı, M.Ö. 525 yılında inşa edildi. Tapınak baş tanrı Zeus’un çok sevdiği kızı sanat, strateji ve barış tanrıçası Athena’ya ithaf edilmiştir. Athena Assos’un koruyucu tanrısıdır. Anadolu’da bilinen ilk Arkaik Çağ Dor düzenli mimari örneğidir. Tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800’lü yıllarda Amerikalılar tarafından yurt dışına götürülmüştür.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-4

5.Artemis Tapınağı (Efes Antik Kenti)
Tanrıça Artemis’e adanan tapınak, İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı, Efes Antik Kenti’nde yer almaktadır. M.Ö. 5. yy’da inşa edildiği sanılan ve Dünya’nın 7 harikası arasına girmiş Artemis Tapınağı’na ait bugün sadece yerini belirlemek adına konulmuş bir adet sütun parçası bulunmaktadır. Dönemin en ünlü heykeltıraşlarının çalıştığı yapıya ait parçalar British Museum’da sergilenmekte. Tapınağın kült heykeli Artemis ise Selçuk Müzesi’nde yer alıyor.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-5

6.Zeus Tapınağı (Aizanoi Antik Kenti)
Kütahya’nın Çavdarhisar İlçesi’nde yer alan Anadolu’nun en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’dır. En parlak dönemini ikinci ve üçüncü yüzyılda yaşayan kent, Bizans Döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Tiyatroya bitişik stadyum, mozaikli hamamları ve gymnasium, köprüler, nekropol alanları ve borsa yapısı kentin en önemli öğelerini oluşturur. Kentin tapınağı, MS 2. yy’ın 2. çeyreğinde inşa edilmeye başlanmıştır.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-6

7.Ayasofya
İstanbul’un sembollerinden olan Ayasofya, Doğu Roma İmparatorluğu boyunca hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral işlevi görmüştür.  Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından, 532-537 yılları arasında kubbe yüksekliği ile övünerek 3. kez inşa edilmiştir. 1453’te  İstanbul’un kuşatılması nedeniyle Aysaofya’da Kostantinapolis halkı topluca dua yapmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’ya dokunmayarak camiye çevirmiştir. 1 Şubat 1935 tarihinde Ayasofya müze olarak hizmete açıldı.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-8

8.Divriği Ulu Cami
Sivas’ın Divriği İlçesi’nde yer almaktadır. Cami, türbe, darüşşifadan oluşan yapılar topluluğudur. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’tır.  1985 yılında UNESCO Dünya miras listesine dahil edilmiştir. Üzerinde 25 farklı kubbe modeli bulunmaktadır. Kapılarında ve mimarisinde Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örnekleri işlenmiştir.

9-maddede-anadolu-da-inanc-tarihi-7

9.Sultanahmet Cami
İstanbul’da yerli ziyaretçisi kadar yurt dışında da ün yapmış Sultanahmet Cami, içindeki 20 bin kadar mavi, yeşil ve beyaz İznik çinileri ile “Mavi Cami-Blue Mosque” olarak da bilinir. Cami, medrese, Daru-l Kurra, Muvakkithane, Sıbyan Mektebi, Arasta, Hamam, İmaret, Darü’ş-şifa ve türbeden oluşan külliye içinde yer almaktadır. Ahmet’in Sedefkar Mehmet Ağa’ya 1609-1616 yılları arasında yaptırdığı cami, Türkiye’nin ilk altı minareli camisidir. Osmanlı Dönemi’nin en güzel, en ihtişamlı camilerindendir. 206 pencere ile cami içi aydınlatılmaktadır. Geniş kubbesinin yükü dört fil ayağı ile yere indirilmiştir.  1985 yılında İstanbul Tarihî Alanları adıyla UNESCO Dünya Mirasları listesine eklenen alanın bir parçasıdır.

by -
2260

Konya’nın Beyşehir ilçesinde, dere yatağında üzerinde kabartma haç işareti olan yaklaşık 400 kilo ağırlığında Bizans dönemine ait mezar taşı bulundu.

Beyşehir’e bağlı Bademli Mahallesi’ndeki bahçe evinin altında bulunan dere yatağında, üzerinde kabartma haç işareti bulunan büyük bölümü toprağın altında kalan büyük bir taşın olduğunu fark eden İsmail Öğütçü, durumu Beyşehir Kaymakamlığı’na bildirdi. Beyşehir Kaymakamlığı’nın harekete geçerek Müzeler Müdürlüğü’nü bilgilendirmesi üzerine dere yatağında Jandarma ve arkeologlar nezaretinde kazı gerçekleştirildi. Beyşehir Belediyesi ekiplerinin de bir kepçe vasıtasıyla destek verdiği kazı çalışmaları sonrasında mezar taşı ile birlikte 3 delikli bir çeşme taşı da ortaya çıkarıldı. Bizans dönemine ait olduğu sanılan tarihi taşlar, incelenmek üzere Müze Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.

03.06.2016 Milliyet

by -
9728

Konya’nın Ereğli ilçesinde geçtiğimiz mart ayında bulunan Hititlere ait 2 bin 700 yıllık stel ortadan kayboldu. Bir inşaatın temel kazısında çıktığı iddia edilen yaklaşık stelin Adana’da 6 milyon liraya satıldığı iddia edildi. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili gizlilik kararı aldı.

Ereğli Anafartalar Caddesi üzerinde GSM Özel Hastanesi’nin karşısındaki inşaatın temel hafriyat çalışmaları sırasında geç Hitit dönemi (M.Ö. 7-8. Yüzyıl) stel bulunduğu ileri sürüldü. Hafriyat sırasında çalışan işçiler tarafından da görülen paha biçilmez eser daha sonra ortadan kayboldu.

Ereğli’nin 15 kilometre güneydoğusunda yer alan meşhur İvriz kabartması ile benzer özellikler taşıyan stelin akıbeti tam olarak bilinmiyor. İddiaya göre stel bir hafta önce Adana’da 6 milyon liraya satıldı. Ereğli’de pek çok kişinin elinde stelin fotoğrafları var. Herkes stelin nerede olduğunu merak ediyor.

konyada-bulunan-2-bin-700-yillik-hitit-steli-ortadan-kayboldu

Gizlilik Kararı
İnşaat hafriyatında bulunan eserin satışı ile ilgili anlaşmazlıktan kaynaklı suç duyurusu yapıldığı ileri sürüldü. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma dosyasına gizlilik kararı konuldu. Ereğli’de pek çok kişinin adının karıştığı eser kaçakçılığında henüz bir gözaltı ya da tutuklama yapılmadı. Ereğli Müze Müdürlüğü’nden stelle ilgili soruşturmanın devam ettiği, bu aşamada bilgi verilmeyeceği belirtildi. 

Ambarderesi Kabartmalarına Benziyor
Eşsiz güzellikteki stel fotoğrafının üzerinde 01.03.2016 tarihi yazılmış bir kâğıt bulunuyor. Fotoğrafta 2 metreden daha büyük olduğu görülüyor. Arkeolog Nezih Başgelen’e göre elinde buğday başağı ve üzüm salkımı ile Tuwana Kralı Warpalava’nın tanrı Tarhunza’ya tapınması resmedilmiş. Tanrı ve kral figürlerinin başlık stilleri farklı da olsa İvriz kaya kabartmaları ve Toros dağları eteklerindeki Ambarderesi kaya kabartmaları ile benzer özellikler taşıyor.

01.06.2016 Hürriyet

by -
1899

Konya’da Alaaddin Tepesi’ndeki Kılıçarslan Köşkü’nü koruyan beton şemsiye, yıkılma tehlikesi olduğu için kaldırılıyor.

Alaaddin Tepesi’nde yürütülen II. Kılıçarslan Köşkü Arkeolojik Kazı Alanı ve Kentsel Tasarım projesi kapsamında, köşkü koruyan beton şemsiye yıkılma tehlikesi olduğu için kaldırılıyor.

Beton şemsiyenin kaldırılması çalışmalarını yerinde inceleyen Konya Valisi Muammer Erol, Büyükşehir Belediyesi ile Alaaddin Camii’nde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar sonucunda Alaeddin Tepesi’nde korunabilecek ne varsa korunacağını ve ihya edileceğini ifade etti.

Kılıçarslan Köşkü’nü koruyan, tescilli olmayan şemsiyenin yıprandığı için kaldırılacağını kaydeden Vali Erol, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile çalışmalarda emeği geçen herkesi tebrik etti.

03.05.2016 Dünya Bülteni