Perşembe, Şubat 23, 2017
Etiketler Posts tagged with "Latmos Kaya Resimleri"

Latmos Kaya Resimleri

by -
377

Arkeolojihaber.net ekibi olarak 2016 yılı Türkiye’sinden vandalizm içeren önemli gördüğümüz 10 haberi sizler için derledik.

“Vandalizm”
Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemi.

1-Yenikapı’da Theodosius Limanı’na Ait Ahşap Mendirek Parçalandı
İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda devam eden çalışmalarda Bizans dönemine ait Theodosius Limanı’nın devamı olan ahşap örme mendirekler Koruma Kurulu’nun uzman denetiminde bilimsel yöntemlerle kaldırılması kararına karşın iş makineleri ile parçalandı.
Haberin devamı için

yenikapida-theodosius-limanina-ait-ahsap-mendirek-parcalandi

2-Urla’da Airai Antik Kenti’nin Ortasına Beton Su Kanalı Döşendi
İzmir’in Urla ilçesinde Airai Antik Kenti’nin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ortasına beton boru döşediler. Koruma kurulu, müze ve Urla Belediyesi’nin iki defa mühürleme yapmasına rağmen inşaat durmadı. 2863 sayılı yasaya göre kasten birinci derece sit alanını tahrip etmek hapis cezasını öngörüyor.
Haberin devamı için

urlada-airai-antik-kentinin-ortasina-beton-su-kanali-dosediler

3-Mersin’de Gülek Kalesi’nin Kapısına Sprey Boya
Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.
Haberin devamı için

mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

4-Antalya’da 2 Bin Yıllık Kaya Mezarına Boya İle Yazı Yazıldı
Antalya’nın Finike İlçesi’nde yer alan Limyra Antik Kenti’nde bulunan 2 bin yıllık kaya mezarının duvarına bir sondaj firması boya ile yazı yazarak ilan verdi. Sprey boyayla yazılan ilan yüzünden tarihi yapı zarar gördü.
Haberin devamı için

antalyada-2-bin-yillik-kaya-mezarina-boya-ile-yazi-yazildi

5-Bodrum’da 2 Bin Yıllık Mezarlar Kepçeyle Tahrip Edildi
Muğla’nın Bodrum ilçesinde evini yenilemek isteyen kişi, Roma dönemine ait 2 bin 100 yıllık mezarları tahrip etti, mezarlardan PVC atık su borusu geçirildi.
Haberin devamı için

bodrumda-2-bin-yillik-mezar-kepceyle-tahrip-edildi

6-Ankara’da 2 Bin Yıllık Sur Duvarı İş Makinesiyle Yıkıldı
Ankara’da Augustus Tapınağı’nın hemen yanında yer alan ve Ankara Kalesi’nin devamı olan tarihi duvar ile sütunlar “İnsanların kafasına düşüyor” diyerek yıkıldı.
Haberin devamı için

ankarada-2-bin-yillik-sur-duvari-is-makinesiyle-yikildi

7-Kocaeli’de 2 Bin 500 Yıllık Mezar Odası Dozerle Yok Edildi
Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Kutluca Köyü’ndeki 2 bin 500 yıllık kubbeli mezar odası patlatıldıktan sonra dozerle yok edildi.
Haberin devamı için

kocaelide-2-bin-300-yillik-mezar-odasi-dozerle-yok-edildi-1

8-Latmos’ta 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Sabunla Silinerek Yok Ediliyor
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.
Haberin devamı için

8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar-1

9-Aydın’da Latmos Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nı Yaktılar
Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.
Haberin devamı için

aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar-1

10-Marmaris Kalesi’nin Duvarları Klima İçin Hilti ve Matkapla Delindi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.
Haberin devamı için

marmaris-kalesinin-duvarlari-klima-icin-hilti-ve-matkapla-delindi-2

 

by -
2730

Aydın’da antik çağda Latmos adıyla bilinen Beşparmak Dağları’nda inceleme yapan  Milet Arkeoloji Müzesi uzmanları kayıtlarda olmayan yeni buldukları bir kaya resmi üzerinde inceleme yaptı.

Aydın ile Muğla il sınırları içinde bulunan, M.Ö. 6 bin yıl öncesine dayanan, kaya resimleri ve yerleşim kalıntılarının olduğu Beşparmak Dağları’nda (Latmos), Milet Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından tescil çalışmaları kapsamında incelemelerde bulunuldu.

Türkiye’de, UNESCO’nun Kültürel ve Doğal varlıklardan oluşan Dünya Mirasları Listesine girebilecek en önemli yerlerden birinin Beşparmak Dağları (Latmos) olduğunu belirten Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, antik dönemde Latmos olarak bilinen Beşparmak Dağları’nın doğa ve tarih açısından bölgenin en hassas yerlerinden biri olduğunu söyledi. Binlerce yıldır devam eden Latmos kültürünün izlerini, Latmos’un büyülü coğrafyasında doğayla barışık yaşayan insanların yapılarında da görmenin mümkün olduğunu ifade eden EKODOSD Başkanı Sürücü, “1970’li yıllardan bu yana Latmos Dağı’nın vahşi coğrafyasında köylülerden, çobanlardan ve avcılardan almış olduğu bilgilerle tarih araştırması yapan ve aynı zamanda derneğimizin onursal üyesi olan Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü araştırmacılarından arkeolog Dr. Anneliese Peschlow’un dediği gibi ‘Latmos’un arkeolojik değerleri, dini ile doğanın birbiri ile uyumlu birleşiminden ortaya çıkmıştır. Doğa ve insan eliyle meydana gelen eserler burada kesinlikle birbirlerine ters düşmeyip, çarpıcı bir uyum ortaya koymaktadır” dedi.

‘Kayıtlarda Olmayan Bir Kaya Resmi İncelendi’
Milet Arkeoloji Müzesi uzmanlarıyla yapılan tescil çalışmasında, kayıtlarda olmayan yeni buldukları bir kaya resminin gerekli incelemeleri yapılarak, kayıt altına alındığını kaydeden Sürücü, şöyle konuştu: “Latmos’un engebeli kayalıkları arasında yer alan pek çok kaya mezarının kayıtları tutuldu. Arazi şartları zor olsa da, uzmanların bıkıp usanmadan duyarlılıkla yürüttüğü çalışmalar sayesinde tespit edilen her eserin kaydı yapıldı. Latmos’ta görülen en büyük antik dönem zeytinyağı işliğine ait doğal ezme taşı ve diğer bulgular kayıt altına alındı.”

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, dağ doruğundan, eteklerine kadar insanlık miraslarıyla dolu olan Latmos’un tescil çalışmalarına devam edileceğini sözlerine ekleyerek, UNESCO’nun Dünya Doğal ve Kültürel Miras Listesi’ne girebilecek özelliklere sahip bu benzersiz alanın korunması için çaba gösteren kurumlara teşekkür etti.

30.05.2016 haberler.com

by -
2897

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ANSİAD) 2016 faaliyet yılı 5. olağan toplantısının konuğu, Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, bu tarih öncesi kaya resimlerinin taş ocaklarının sahipleri tarafından silindiğini söyledi.

Bafa Gölü’nün kenarında Latmos dağlarında M.Ö. 6 binli yıllara tarihlenen kaya resimlerinin bulunduğu çok büyük bir alanda taş ocaklarına izin verildiğini belirten Arkeolog Prof. Dr. Havva İşkan Işık, “Kaya resimlerinde muhtemelen ya bahar aylarında yapmış oldukları şölenler ya da daha büyük olasılıkla evlilik törenleri resmediliyor. Bu görülen grupların pek çoğunun elleri havada ve dans ediyorlar. Ama ne oldu? Uzun bir zamandan beri bu dünyada eşi benzeri olmayan varlığımızı kaybetmeye başladık. Şu nedenle; Bafa dağlarında inanılmaz büyüklükteki alanlara taş ocağı izni verildi. Bu taş ocaklarında çalışma izni alanlar ‘sit, koruma alanı’ denilen o probleme takılmamak için bu görünen kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ediyorlar. Bence bunlara kesinlikle idam cezası verilmeli. Ben bundan yanayım. Çocuk tecavüzcülerine, kadına şiddete ve kültür varlıklarına bu boyutta zarar verenler için bu cezanın çok açık ve net söylüyorum geri dönmesinden yanayım. Hümanizm kötülerin elinde çok tehlikeli bir silah olabiliyor çünkü. İsyanım çok büyük belki biraz sert konuştum ama beni anladığınızı biliyorum” diye tepki gösterdi.

Latmos Kaya Resimleri
Beşparmak Dağları olarak adlandırılan Latmos dağlarında 1994 yılında Alman arkeolog Anneliese Peshlow-Bindokat tarafından bulunan kaya resimleri, Anadolu’da son yılların en büyük tarih öncesi arkeolojik buluntuları arasında kabul ediliyor. Kaya resimleri Neolitik dönemden (Yeni Taş Devri’nden) Kalkolitik döneme (Bakır Çağı’na) kadar (M.Ö. 6000-5000) süren bir zaman içerisinde tarihlendiriliyor.

11.03.2016 ayyildizgazetesi.com

 

by -
1733

8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu, Neolitik dönemden Osmanlı dönemine dek uzanan zengin tarihiyle bir açık hava müzesini andıran Latmos Dağları’nın koruma sınırları belirlendi.

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Beşparmak Dağları’nın milli park olması konusunda çalışmalarına devam ediyor. Beşparmak Dağları (Latmos)’nda koruma sınırları çizildiğini belirten EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “Güney bölümü Muğla ili sınırları içinde bulunduğundan, aynı çalışmanın Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından yapılarak, Aydın ili sınırları içinde belirlenen koruma alanıyla birleştirilip bir bütün haline getirilmesi, Latmos’un bütünsel geleceğine olumlu katkı yapacaktır. Aydın Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu ve müzeler, kurulun belirlediği sınırların dışında kalan yerlerde de kültürel varlıkların tespit ve tescil çalışmalarına devam edecektir.” dedi.

8-bin-yillik-kaya-resimlerinin-bulundugu-latmos-koruma-altina-alindi

Batı Anadolu’nun en bakir alanlarından biri olan Beşparmak Dağları’nın, Neolitik dönemden Osmanlı dönemine uzanan zengin tarihiyle adeta bir açıkhava müzesi olduğunu belirten Sürücü, “Bir heykeltraşın elinden çıkmış gibi duran benzersiz kaya şekilleriyle, dünyada çok az yerde görünen bir coğrafya parkı niteliğinde olup Türkiye’de doğal yayılış gösteren fıstık çamlarının en yoğun olduğu alanların başında gelmektedir. Tarihin geçmiş dönemlerinden günümüze kadar gelen zengin kültür varlıklarıyla dolu olan Beşparmak Dağları’nın en önemli miraslarından biri, tarih öncesi kaya resimleridir. Yaklaşık 30 yıldır Latmos’un bakir coğrafyasında çalışmalar yürüten Alman arkeolog Dr. Anneliese Peschlow tarafından keşfedilen ve Batı Anadolu’da yeni bir kültür olarak tanımlanan bu resimler, Latmos’un çekirdek bölgesinde yoğunlaşmıştır. Aynı alan içinde kaya resimlerinin yanısıra savunma kaleleri, manastırlar, antik taş döşeme yollar, freskler, kutsal alanlar, kaya mezarları ve yaşam alanlarından oluşan pek çok kültür varlıkları, Latmos’un eşsiz coğrafyasına dağılmıştır. Latmos’un doğal peyzajını bozan, kültürel zenginliklerini tehdit eden en büyük unsur maden ocaklarıdır. Dağın çekirdek bölgesine, uzunca bir süredir maden şirketleri tarafından işletme talepleri bulunmaktaydı. Haritada da görüldüğü gibi kırmızı bir hatla sınırlandırılmış olan bölge, aylarca süren çalışmalar sonucunda Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 4491 sayılı kararıyla koruma altına alınarak, maden faaliyetlerine kapatılmıştır. Engebeli arazilerde ve zor koşullarda süren çalışmalar, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun koordinasyonluğunda gerçekleşmiş, Aydın ve Milet Arkeoloji müzeleri arkeologları ve sanat tarihçileri, Aydın Büyükşehir ve Söke belediyeleri arkeologları ile EKODOSD katkıda bulunmuştur.” şeklinde konuştu.

30.01.2016 haberler.com

by -
582

Aydın’da antik çağda Latmos adıyla bilinen Beşparmak Dağları’nın Milli Park ilan edilmesi için toplanan 40.000’den fazla imza başbakanlığa iletildi.

Bafa Gölü’ünün kıyısında Herakleia Latmos’u araştıran Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Anneliese Peschlow, Anadolu’nun en eski kaya resimlerini tespit ettiği Beşparmak dağlarının Milli Park statüsüne alınması için kampanya başlatmıştı. Çeşitli kaynaklarda çıkan haberlere göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Peschlow’e 30.000 imza karşılığı buranın milli park statüsüne alınabileceğini söylemişti.

Söke İlçesinde bulunan, Beşparmak Dağları’nın çeşitli yerlerinde yer alan ve MÖ. 6000 ila MÖ. 5000 yıllarına tarihlenen eşsiz kaya resimleri, ardı ardına açılan taş ocakları nedeniyle büyük tehlike altında. Eğer Beşparmak Dağları Milli Park ilan edilmezse burada doğal ve arkeolojik olan her şeyin tahrip olacağı, hatta yok olacağı düşünülüyor.

Günümüzde bölgede bulunan taş ocaklarının, açık hava müzesi konumundaki dağı daha fazla tahrip etmemesi için Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) ile Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) başlattığı imza kampanyasına çeşitli ülkelerden 360 sivil toplum örgütü destek verdi, 40 bin 231 kişi imzaladı.

8,000 Yılı Kapsayan Açık Hava Müzesi
Kültür ve doğa mirası yönünden eşsiz olan Beşparmak Dağları’nın, UNESCO’ya aday olması gereken bir doğa ve tarih hazinesi olduğunu olduğunu belirten EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, “Latmos’un zirvesinde eski Anadolulu Fırtına Tanrısı ile yerel bir dağ tanrısı kutsanmaktaydı. Burası aynı zamanda bir yağmur ve bereket kültürünün merkezi olarak görülüyordu. Sosyo-kültürel değişimlere rağmen bu kült geleneği Osmanlı Dönemi’ne kadar devam etti. Sayıları 170’i aşan resim repertuvarında ağırlıklı olarak yerleşik hayata geçişe bağlı toplumsal değişimi yansıtan aile betimlemeleri yer alıyor. Latmos, 8 bin yıllık bir dönemi kapsayan açık hava müzesi konumundadır. Ayrıca kayaların doğal aşınmaları nedeniyle dünyada az görünen bir coğrafya parkı niteliği taşımaktadır. Anadolu’da Jeopark yapılabilecek en önemli yerler arasındadır.” dedi.

İmza Dosyaları Bakanlıklara Gönderildi
Sürücü sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye’den 360 sivil toplum örgütünün ve dosyalarda imzası bulunan 40 bin 231 kişinin destekleriyle Latmos’un, Bafa Gölü Tabiat Parkı’yla birleştirilerek ‘BAFA GÖLÜ – BEŞPARMAK DAĞLARI MİLLİ PARKI’ olmasına ilişkin imza dosyalarını T.C. Başbakanlık’a, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne ve Aydın Valiliği’ne gönderdik”

Peschlow’un Çağrısı
Bafa Gölü’ünün kıyısında Herakleia Latmos’u araştıran Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Anneliese Peschlow başlattığı kampanyada şu sözlere yer vermişti: “Feldspat mineral madenciliğine derhal son verilmezse Anadolu ve Ege yegâne bir arkeolojik/doğa değerini kaybedecektir. Latmos, 8000 yıllık bir dönemi kapsayan bir Açıkhava müzesi konumundadır. Ayrıca kayaların doğal aşınmaları nedeniyle dünyada az görünen bir coğrafya parkı niteliği taşımaktadır. Burada yetişmiş fıstık çamı ormanları (Pinus pinea) Türkiye’nin en büyükleri arasında yer alır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na (WWF) göre doğal bitki örtüsünün zenginliği, nadir, endemik ve tehlike altındaki bitki türleriyle Beşparmak Dağları botanik bilimi açısından Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı’ndan biridir. Büyük bir bölümü “acil” koruma ihtiyacında olan bu alanlar ve barındırdıkları biyoçeşitliliğin gelecek kuşaklara güvenli bir şekilde aktarılmasını sağlamak borcumuzdur.”

19.09.2015 Arkeofili

by -
1469

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Latmos (Beşparmak Dağları) milli park yapmak için için Alman araştırmacı Anneliese Peschlow’dan 30 bin imzalı dilekçe istedi.

Bafa Gölü’ünün kıyısında Herakleia Latmos’u araştıran Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Anneliese Peschlow, Anadolu’nun en eski kaya resimlerini tespit ettiği Beşparmak dağlarının Milli Park statüsüne alınması için kampanya başlattı. Peschlow 30 bin imza toplayamazsa Milli Park yapılmayacak. Yanlış duymadınız. Orman ve Su İşleri Bakanlığı bu kadar imzalı dilekçe getirseniz, milli park statüsüne alırız demiş. Şimdi Peschlow herkesin bu kampanyaya destek olması için yalvarıyor.

peschlow-30-bin-imza-toplayamazsa-milli-park-yapilmayacak-1

1990’ların başında bölgede başlatılan yüzey araştırmalarında Beşparmak Dağları’nın çeşitli kesimlerinde bugüne kadar binlerce kaya resmi tespit edildi.  M.Ö. 6 bin – M.Ö. 5 binin ilk yarısına tarihlenen bu kaya resimleri Yakın doğu arkeolojisinin son dönemdeki en büyük keşiflerinden biri olarak nitelendiriliyor. Ancak Türkiye’nin bu eşsiz kültür hazinesi son yıllarda ruhsat sayısı hızla artan taş (feldispat) ocakları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu engellenemezse ülke turizminin ve kültürünün eşsiz bir yöresi benzersiz değerleriyle birlikte bir daha geri gelmemecesine yok olacak. Radikal bu durumu 2012 Eylül ayında ‘’Hangisi Taş devri’’ başlığı ile duyurmuştu.

HER YER MADEN HER YER TAŞ!
Aradan geçen onca yıla rağmen her geçen gün madencilik faaliyetleri hızla arttı ve neredeyse hiç önlem alınmadı. Bölgede cam, seramik, kaynak elektrotları ve boya sanayiinde kullanılan hammaddenin çıkarıldığı onlarca feldspat ocağı açıldı. Dağdan üzeri resimlerle dolu taşlar bu ocaklarda mıcır haline getiriliyor. Dr. Anneliese Peschlow yıllardır Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO, valilik bu doğal güzelliği ve kültürel mirası korumak için çalmadık kapı bırakmadı. Sonuç madenler çığ gibi büyüdü.

peschlow-30-bin-imza-toplayamazsa-milli-park-yapilmayacak-2

CHANGE ORG’DA KAMPANYA
Peschlow Beş Parmak dağlarının milli park olması için Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın da kapısını çaldı. Bakanlık bürokratları bunun için 30 bin imzalı dilekçe getirmesini istedi. Peschlow, imza kampanyası platformu change org da ‘’Latmos Milli Park olmalı’’ kampanyası başlattı. Kampanya için de şu satırları ekledi;

‘’Feldspat mineral madenciliğine derhal son verilmezse Anadolu ve Ege yegâne bir arkeolojik/doğa değerini kaybedecektir. Latmos, 8000 yıllık bir dönemi kapsayan bir Açıkhava müzesi konumundadır. Ayrıca kayaların doğal aşınmaları nedeniyle dünyada az görünen bir coğrafya parkı niteliği taşımaktadır. Burada yetişmiş fıstık çamı ormanları (Pinus pinea) Türkiye’nin en büyükleri arasında yer alır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na (WWF) göre doğal bitki örtüsünün zenginliği, nadir, endemik ve tehlike altındaki bitki türleriyle Beşparmak Dağları botanik bilimi açısından Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı’ndan biridir. Büyük bir bölümü “acil” koruma ihtiyacında olan bu alanlar ve barındırdıkları biyoçeşitliliğin gelecek kuşaklara güvenli bir şekilde aktarılmasını sağlamak borcumuzdur.”

Kampanyaya NABU-Derneği Almanya, WWF-Türkiye ve Kuşadası’nda yerleşik doğa koruma derneği EKODOSD, Associazione Internazionale di Archeologia Classica (AIAC) İtalya ve Association pour le Rayonnement de l’Art Pariétal Européen (ARAPE) Fransa  kampanyaya destek veriyor. Şuana kadar 10 bini aşkın imza toplandı.

27.03.2015 Radikal Haber: Ömer Erbil

by -
2000

Latmos Dağı’ndaki 8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu bölgeye, bazı kayaların üzerine sprey boyayla bir gezgin grubunun adının yazıldı, fotoğraf ve görüntüler de sosyal medyada paylaşıldı.

Muğla ve Aydın il sınırları içerisindeki doğa harikası Bafa Gölü’nü çevreleyen Beşparmak (Latmos) Dağı’ndaki 8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu bölgeye, bazı kayaların üzerine sprey boyayla bir gezgin grubunun adının yazılıp, fotoğraf ve görüntülerinin sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılması, tepkilere neden oldu. Bodrum Kent Konseyi Kültür ve Sanat Meclisi Başkanı Ayşe Temiz, yapılanı ‘çirkinlik’ olarak nitelendirirken; Assos Doğa Gezginleri Grubu, tepkiler üzerine fotoğraf ve görüntüleri sayfadan kaldırıp, özür diledi.

8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar

Merkezi İzmir’de bulunan Assos Doğa Gezginleri Grubu’nun, iki hafta önce Bafa Gölü’ne düzenlenen doğa tarih ve kültür turuna 40 gezgin katıldı. Çadır kurarak bölgedeki tarihi ve kültürel kaya mezarlarını, mağaraları gezen grup, bol bol fotoğraf çekti.
İki gün süren gezi sırasında bazı gezginlerin Beşparmak Dağı’ndaki 8 bin yıllık tarihi geçmişe sahip kaya resimleri bulunan kayalara sprey boyayla gezi grubunun ismini yazıp, fotoğraf ve videolarını sosyal paylaşım sitelerinde paylaşması tepkilere neden oldu. Doğa ve tarih tutkunları ile arkeologların yoğun tepkileri üzerine grup, dün görüntü ve fotoğrafları sayfadan kaldırdı.

Gezginlere eleştiri

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi eski Müdürü ve arkeolog Ayşe Temiz, başkanı olduğu Bodrum Kent Konseyi Kültür ve Sanat Meclisi binasındaki basın açıklamasıyla Latmos’taki tarih kaya resimlerine sprey boyalı tahribat nedeniyle gezginleri eleştirdi. Temiz, “Biz, Bafa Gölü ve etrafını biz taş ocakları ve cehalete karşı korurken, gezginlerin (Assos Doğa Gezginleri) korunması gerekli kayalara kırmızı sprey boya ile verdikleri zarar ve çirkinlik olacak iş değil. Filmin 2.53. dakikasına bakınız. Bir bölümü Aydın bir bölümü Muğla il sınırları içinde bulunan, antik dönemde ‘Latmos’ adını taşıyan Beşparmak Dağı, insanoğlunun göçebelikten yerleşik düzene geçmesine koşut olarak gelişmiş, değişen yaşam biçiminin ifadesi olarak yorumlanan ve şimdiye dek tüm kaya resmi sanatı içinde, konu ve resim dili açısından tek olma özelliğine sahip tarih öncesi kaya resimlerini bünyesinde bulundurmaktadır. En erken dönemlerden itibaren Latmos kutsal dağlar arasında yerini almıştır. Zirvesinde eski Anadolulu ‘Fırtına Tanrısı’ ile yerel bir dağ tanrısı kutsanmaktaydı. Burası aynı zamanda bir yağmur ve bereket kültünün merkezi olarak görev görüyordu. Sosyo-kültürel değişimlere rağmen bu kült geleneği Osmanlı Dönemi’ne kadar devam etmiştir. 1970’li yıllardan bu yana, Latmos Dağı’nın vahşi coğrafyasında köylülerden, çobanlardan ve avcılardan almış olduğu bilgilerle, 1994 yılından beri tarih araştırması yapan Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü araştırmacılarından arkeolog Dr. Anneliese Peschlow, burada tarihi açıdan birçok bulgulara rastlamıştır. Bugüne kadar bulunan resimler 170’den fazladır. Araştırma sürdükçe de daha çıkacaktır. Peschlow, bölgenin, arkeolojik SİT olarak korunması ve milli park olarak belirlenmesi için uğras vermektedir. Bulunan kaya resimleri bölgenin tarihini günümüzden 8 bin sene öncesine aittir” dedi.

“Kayaları boyayanların taş devri kafasından farkı var mı?”

Temiz, şöyle devam etti:
“Latmos kaya resimlerinde çok sayıda insan figürünün çiftler ve gruplar halinde betimlenmesi, araştırmacının yorumuna göre bereketlilik ve ilkbahar törenleri, geçiş ritüelleri veya düğün törenlerini yansıtmaktadır. Batı Anadolu’nun erken dönemlerine ait bu resimler, tüm dünyada örnekleri bulunan kaya resim sanatı içerisinde benzersiz olarak bilinmektedir. Latmos Dağı ve hemen eteklerindeki Bafa Gölü ve Latmos Dağları’nı meydana getiren içinde feldspat bulunan gnays (granitin metamorfize olan çeşidi) kayaları ile bir bütün olarak hem tarihsel açıdan, hem de doğa açısından bir bütündür ve dünya da ender bulunan bir yapı ve güzelliktedir. Bizler buranın milli park olması için tüm hazırlıklarımızı sürdürürken bir grup gezgin, gezeceğiz diye bölgeye gitmiş ve on bin yıllık antik resimlerin bulunduğu kayalıklara marifetmiş gibi sprey boya ile grubun adını yazmışlar yetmemiş fotoğraf ve video çekip facebookta paylaşmışlar. Yetmemiş bir de ‘İşte biz her yerde böyle adımızı yazarız iz bırakırız’ diyorlar. Lanet olsun sizin bıraktığınız ize. Bu ayıptır, cehalet diyemeyeceğim çünkü grubun çoğu kültürlü insanlardan oluşuyor. Bizler Bafa Gölü ve etrafındaki on binlerce yıllık tarih ve kültürü, taş ocakları ve cehalete karşı korumaya çalışırken, ‘Gezeceğiz’ diye bölgeye gidenlerin ve kayaları boyayanların taş devri kafasından farkı var mı?”

“Özür dileriz”

Assos Doğa Gezginleri Grubu Kurucusu ve Sözcüsü Gökhan Çapkın ise tepkilere üzerine DHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Durumu Bafa gezisinden sonra fark ettik. Gruptan bazıları kayalara boya ile yazı yazmışlar. Bunu affetmek mümkün değil. Gösterilen tepkilere biz de tamamen katılıyoruz ve bugün sabah Bafa gölündeki dostlarımıza telefon ederek boyanan kayanın hemen temizlenmesi konusunda istekte bulundum. Kaya, bugün temizlenecek. Böyle bir hatayı kabul etmemiz ve tasvip etmemiz söz konusu değil. Tepki gösteren değerli arkeologumuz ve tarih severlerden çok çok özür diliyoruz. Doğa ve tarihe zarar veren bir grup olarak bilinmek istemiyoruz. Çünkü gerçekten böyle değiliz. Sadece bölgedeki değerlerimizi tanımak, korumak ve tanıtmak için sık sık geziler düzenliyoruz. Böyle bir hata için ne kadar özür dilense azdır. Grup liderleri olarak bu tür tarihe zarar verenlere müdahale etmek öncelikle bizim görevimizdir. Bu bilinci taşıyoruz ancak alan çok büyük olduğu için bunu fark edemedik” dedi.

21.03.2015 CNN TURK

by -
720

Bafa Gölü ve çevresi turizm açısından değerlendirildiğinde, gerek doğal gerekse kültürel ve tarihsel olarak oldukça zengin bir alan. Bafa Gölü çevresinde yer alan MÖ. 6500’lü yıllara tarihlenen ve Dünya’da benzeri olmayan Latmos kaya resimleri ve tarihi Heraklia kentinden kalma kalıntılar önemli bir yer tutmakta.