Pazartesi, Ocak 16, 2017
Etiketler Posts tagged with "Manisa"

Manisa

by -
129

Manisa’nın Salihli İlçesi’nde bulunan ve 26 bin yıllık olan insan ile hayvanlara ait ayak izleri koruma altına alınmamaları nedeniyle yok oluyor.

manisada-26-bin-yillik-ayak-izleri-yok-oluyor-2

Salihli İlçesi, Sindel Mahallesi yakınlarında bulunan insan ve hayvan ayak izleri fosilleri, tam olarak koruma altına alınmamaları nedeniyle büyük ölçüde yok oluyor. Sindel Mahallesi Muhtarı Bekir Üçtaş, SİT alanı ilan edip, ‘Açık Hava Tabiat Müzesi’ olarak nitelendirilen bölgedeki fosil ayak izlerini kendi imkanlarıyla korumaya çalıştığını belirterek, daha ciddi önlemler alınmasını istedi.

1969 yılı yazında Maden Tetkik Arama Enstitüsü prospektörlerinden Mustafa Çelik, Demirköprü Barajı’nın batı kıyılarında insan ayak izi fosilleri buldu. Salihli’nin 30 kilometre güneybatısında, kırsal Sindel Mahallesi Divlittepe Mevkisi’nde bulunan bu prehistorik insan ve hayvan ayak izlerinin günümüzden 26 bin yıl öncesinden kaldığı ve Kula Yanardağı’nın çıkardığı tüflerde yer aldığı belirlendi. İzlerin üzerinin yine aynı yanardağdan kaynaklanan bazalt cürufu ile örtülü olduğu belirlendi. İyi korunmuş bir kül konisi eteğinde, bazalt cürufları altında uzayıp giden ayak izlerinin sayısının yüzden fazla olduğu tahmin ediliyor. ‘İlk insanın ayak izleri’ olarak nitelendirilen bu fosil ayak izlerinden dünyada sadece Fransa, İtalya ve Macaristan’da üç örnek daha bulunuyor. Ancak oradaki örnekler sadece bir insanın ayak iziyken Sindel’deki buluntuların bir erkek, kadın ve çocuk ile tavşan ya da köpek gibi bir hayvana ait olduğu belirlendi. Adım araları ölçüldüğünde ortalama 75 santim olduğu görülmektedir ki, buradan izleri bırakan insanların koşmadan çok normal yürümekte oldukları anlaşılıyor. Diğer üç buluntunun Salihli konisindeki kadar zengin olmadığı, diğerlerinin hiç birisinde hayvanlara ve taşınan yüke ait izler yer almadığı, ayrıca bu fosil izlerin, birden fazla bireye ait olmaları bakımından da çok önemli olduğu biliniyor. Ancak killi, ıslak çamur tabakasından oluşan ayak izleri, sıcak volkan küllerine maruz kalması sonucu tuğla gibi pişerek binlerce yıldır şekillerini muhafaza ettiği belirtililirken, dünyadaki önemli bir doğa müzesi olmaya aday bölge yıllardır korunmayı bekliyor. Bölgenin koruma altına alınması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı 8 Mayıs 1981 yılında bölgeyi birinci derece doğal SİT alanı ilan edip, ‘Açık Hava Tabiat Müzesi’ olarak nitelendirdi. 2013 yılında dönemin Valisi Orhan Işın ile AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş’ın da inceleme yaparak, ‘çok değeli bir tarihi miras’ olduğunu ifade edip, korunması gerektiği belirtikleri ayak izlerinden büyük bölümü koruma altına alınmadığı için tahrip oldu. Sadece 15 ayak izi kaldı.

manisada-26-bin-yillik-ayak-izleri-yok-oluyor-1

“Fosil Ayak İzleri Kazınıp Götürülüyor” İddiası
Sindel Muhtarı Bekir Üçtaş, bölgedeki iki, üç kilometrelik bir alanda ayak izlerine rastlandığını belirtip, “Korumak için var gücümle çalışıyorum. Ancak, buna rağmen birçoğu talan edildi. Daha önceleri birçoğu kürekle kazanlar tarafından tahrip edildi. Bazıları da kazınıp, bu kişiler tarafından götürüldü. 26 bin senedir bozulmadan gelen bu fosil ayak izlerinin korunması gerekiyor. İzleri koruyabilmek için üzerlerini süpürge otlarıyla örtürüyorum ancak bu önlem yeterli olmuyor. İzlerin özellikleri zamanla bozuldu. Sağlam kalan 15 kadar var ama ben gelenlere sadece birini gösteriyorum. Geri kalanı kapalı tutup, açmıyorum. ‘Tel örgü veya camekan içine alalım, izleri tamamen açalım’ denildi ancak yıllardır hiçbir şey yapılmadı. Türkiye için bu fosil ayak izleri aslında bir velinimet. Bu Avrupa’da olsa biz masraf edip izleri görmeye gideriz. Avrupa’da çok dile gelen bu tür şeyler biz de önemsenmiyor ve heder olup gidiyor” dedi.

manisada-26-bin-yillik-ayak-izleri-yok-oluyor

Muhtar Üçtaş, daha önce bölgenin beton direkli yüksek tel örgü içine alınması, SİT alanının yakınına devamlı korumanın sağlanması için bekçi konulması, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak mekanların yapılması, bölgeyi ziyarete açmak için ilgili arkeologların atanması, İzmir, Ankara ve Demirci karayolları üzerinde SİT alanını tanıtan levhaların asılması, ilgili turizm seyahat acentelerine gerekli bilgilerin verilmesi gibi öneriler ortaya atıldığını, ancak hiçbirinin yapılmadığını da söyledi.

07.01.2017 haberler.com

by -
299

Manisa’nın Soma ilçesinde İstanbul-İzmir Otoyolu inşaatı çalışmaları sırasında erken Bizans dönemine ait mezarlar ortaya çıktı.

manisada-otoyol-insaatinda-bizansa-ait-mezarlar-bulundu

Manisa’nın Soma ilçesinden geçen İstanbul-İzmir Otoyolu inşaatında erken Bizans dönemine ait mezarlara rastlanıldı. Akhisar Müze Müdürlüğü tarafından bölgede kurtarma kazısı gerçekleştirildi. Arkeologlar tarafından yapılan kazı çalışmaları tamamlanırken başka bir mezara rastlanılmadığı ve yol inşaatına da devam edildiği öğrenildi.

26.09.2016 İhlas Haber Ajansı

by -
872

Manisa’nın Yunusemre İlçesi’nde bulunan Aigai Antik Kenti’nin meclis binasında sürdürülen kazılarda halk tarafından onurlandırılan bir aileye ait isimler keşfedildi. Meclis binasının yapımına destek olduğu anlaşılan aile bireylerinin isimleri bir heykelin kaidesinde bulundu. Ayrıca kaidede, ‘Hayırsever (euregetes) Antiphanes ve Diaphenes halk tarafından onurlandırıldı’ ifadesi yer alıyor.

Yunusemre ilçesine bağlı Yuntdağı bölgesindeki Antik Aigai Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan eserlerde, sponsorluğun tarihinin 2 bin 200 yıl öncesine kadar gittiği ortaya çıktı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antik 12 İyon kentinden Aigai’nin, M.Ö. 1100 yıllarından sonra Yunanistan’dan gelip kuzeybatı Anadolu kıyılarına yerleşen Aioller tarafından kurulduğunu anlattı.

Aigai’de 2004 yılında başlayan kazılarda onbinlerce parçanın gün yüzüne çıkarıldığını dile getiren Sezgin, bulunan seramik eserlerin kazı evinde restore edildikten sonra sergilenmek üzere Manisa Müzesine teslim edildiğini anımsattı. Dönemin özelliklerini yansıtan, 2 bin 200 yıl önce yaşayan insanların günlük hayatta kullandığı eserlerin toprak üstüne çıkarıldığını dile getiren Sezgin, kentin mezarlık alanında yürüttükleri kazı ve yüzey araştırmalarında çok önemli verilere de ulaştıklarını söyledi.

Geçen yıl başladıkları “NekroPergEol” projesi kapsamında Fransa, İtalya ve Almanya’daki değişik üniversitelerden gelen bilim adamları ile ortak yürüttüklerini çalışmada önemli mezarlar ve buluntularla karşılaştıklarını belirten Sezgin, bu çerçevede kent tarihinin M.Ö. 8 yüzyıla kadar gittiğini tespit ettiklerini dile getirdi.

Sponsorluk tarihine ışık tutan bulgular
Aigai’deki kazılarda dönemin zenginlerinden olduğunu değerlendirdikleri aileye ait heykel bulduklarını hatırlatan Sezgin, şunları söyledi: “Heykele ait mermerden 6 metrelik bir de kaide vardı. Kazı heyeti olarak bu eserleri titizlikle inceledik ve bazı bulgulara ulaştık. Kaidede, o dönemin zengin ailelerinden 6 kişinin ismi vardı. Bunlar aynı aileye ait. Yazıda, ‘Hayırsever (euregetes) Antiphanes ve Diaphenes halk tarafından onurlandırıldı’ şeklinde bir ibareye rastladık. O dönemde kolay kolay hiç kimsenin bu şekilde heykeli yapılmaz. Mermerdeki ifadeden, heykeli yapılan ailenin antik kentin meclis binası inşaasına katkı sağladığını anlıyoruz. Anlaşıldığı kadarıyla aile o dönemde yaşanan maddi sıkıntıyı bir şekilde gidermişler. Antik dönemde bu tür destekler mutlaka onurlandırılır. Bu sponsorluğu yapan ailenin 6 kişilik bir aile olduğunu biliyoruz. Bütün isimleri de elimizde. Kent, sponsor olan bu aileyi onurlandırmış ve her birinin heykelleri meclis binasına dikilmiş. Kazılarda ortaya çıkardığımız meclis binasındaki heykellerden, sponsorluğun tarihinin 2 bin 200 yıl öncesine kadar gittiğini tespit ettik.”

Sezgin, heykeli yapan heykeltraşın da Bergamalı olduğunu belirlediklerine işaret etti. Heykellerin üzerindeki antik Grekçe “Menestratus Hippiyu Pergammenos Epeue” imzasına rastladıklarını ifade eden Sezgin, “Bu imzayı iki heykelin üzerinde gördük. Bu da bize dönemin en önemli heykeltraşlarının yetiştiği Bergama’dan gelen sanatçı, bu ailenin heykelini yapmış.” diye konuştu.

09.09.2016 Anadolu Ajansı

by -
516

Manisa’daki Aigai Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, özel törenlerde kullanıldıktan sonra ritüellere göre gömüldüğü ve bir daha kullanılmadığı belirlenen 2 bin 200 yıllık yemek takımı bulundu.

manisadaki-aigai-antik-kentinde-2-bin-200-yillik-yemek-takimi-bulundu

Manisa’da Yunusemre İlçesi Köseler Köyü’nde yer alan geçmişi M.Ö. 8. yüzyıla dayanan Aigai Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2 bin 200 yıllık çanak çömlek takımı bulundu. Yapılan çalışmalarda çanak çömleklerin özel törenlerde kullanıldıktan sonra kasıtlı olarak gömüldüğü tespit edildi.

M.Ö. 150 yılları civarında inşa edildiği bilinen Aigai Kent Meclisi binasında yapılan kazılarda bulunan ve binanın inşaatını kutsamak için düzenlenen törenlerde kullanıldığı sanılan 2 bin 200 yıllık yemek takımlarının, ritüel gerçekleştikten sonra ana kaya çukuruna gömüldüğü kaydedildi. İnanışa göre bir daha kullanılmaması gereken ve bu yüzden yer altına gömülen yemek takımları yüzyıllar sonra bulunup, Manisa Müzesi’ne gönderildi. 2 bin 200 yıllık yemek takımında pişirme kapları (khytra ve lopas), içki kapları (skyphos), içki sürahileri (lagynos) ve tanrı ve tanrıçaları temsil eden pişmiş toprak figürlerin yer aldığı belirtildi.

26.07.2016 Hürriyet 

by -
4068

Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Sardes Antik Kenti’nde 2016 yılı kazı çalışmaları başladı. Antik kentte gün yüzüne çıkartılan sütunlardaki kararmalar özel kimyasallarla temizleniyor.

Ayakta kalan yapılarıyla dikkati çeken Sardes Antik Kenti’nde, 13 metre genişliğinde giriş takı ve caddelerin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Kazıların devam ettiği antik kentte gün yüzüne çıkartılan sütunlardaki kararmalar özel kimyasallarla temizleniyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Dunlop, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes Antik Kenti’nde 2016 yılı kazı sezonunun başladığını bildirdi. Sardes Antik Kenti’nde kazı çalışmalarına 1854 yılında başlandığını, belirli aralıklarla devam eden çalışmaların 1958 yılından itibaren bilimsel nitelik kazandığını dile getiren Dunlop, 5 bin yıllık antik kentin Lidya Krallığı’nın yanı sıra Pers, Helenistik, Yunan, Roma ve Bizans kültürünün izlerini taşıdığını söyledi.

manisadaki-sardes-antik-kentinde-kazi-calismalari-basladi-3

Paranın basıldığı ilk yer olması nedeniyle Sardes Antik Kenti’nin ticari hayata yön veren bir bölge olduğuna işaret eden Dunlop, kazı anlamında büyük zenginliğe sahip kentin, bugüne kadar ancak yüzde 3’lük bölümünün ortaya çıkarılabildiğine dikkati çekti. Kentte “Gymnasium” denilen hamam ve iyi korunmuş yapılar arasında yer alan ve M.Ö. 5’inci yüzyılın sonlarına tarihlenen Artemis Tapınağı’nda 5 yıllık çalışma programı hazırlandığını bildiren Dunlop, şöyle konuştu: “Artemis Tapınağı’ndaki temizleme çalışmaları ile mermer sütunlar ve yerleşkedeki yapıların kararan kısımlarında temizleme çalışmalarına başladık. Kazılarda ortaya çıkarılan sütunlarda yosunlaşma ve hava şartları gibi etkenlerle kararmalar meydana geliyor. Sütun ve mermerlerin daha fazla kararmasını önlemek, gerçek renklerine döndürmek için temizleme çalışmasına ağırlık verdik. Özel olarak hazırlanan ilaçlarla sütunlar ve mermerler üzerindeki kararmalar mevcut yapıya zarar vermeden tamamen temizleniyor. Temizleme işinde görev alan kadınlar sütunları ilaçlı fırçalarla hassas bir şekilde temizliyor.”

Şehrin ana giriş kapısı ortaya çıkarılacak
Prof. Dr. Dunlop, şehrin Lidya dönemine ait giriş bölümündeki kazılarda da ikinci yıla girdiklerini, Roma ve Lidya dönemlerine ait bölümlerde çalıştıklarını belirterek, “Şehrin ana giriş kapısını ve caddelerini tamamen ortaya çıkartmaya çalışıyoruz.” dedi.

Kazılar sırasında ortaya çıkarılan giriş takının 13 metre genişliğiyle benzer antik kentlere göre oldukça büyük olduğu gözlemini aktaran Dunlop, şu bilgileri aktardı:”Kazı çalışmaları sırasında sürpriz bir şekilde Roma dönemine ait 3 geçişli anıtsal bir taka ait kalıntılara ulaştık. Yerdeki blokların bu 3 geçişli taka ait olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar ortaya çıkarılan ve bildiğimiz takların en genişi 9,7 metre idi. Anladığımız kadarıyla anıtsal takın orta geçişi bugüne kadar bulunan en geniş tak, ölçüleri orta geçişi 13 metre.”

manisadaki-sardes-antik-kentinde-kazi-calismalari-basladi-2

Sardes Antik Kenti
Salihli ilçesi Sart beldesinde bulunan Sardes, M.Ö. 7’inci yüzyıldan başlayarak M.S. 7’inci yüzyılda erken Bizans dönemine kadar çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptı.

Antik çağda Lidya Krallığı’nın başkenti olan, tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen şehir, tarım, hayvancılık, ticaret ve altın madenciliği sayesinde zenginleşti.

Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan yedi kiliseden birine de ev sahipliği yapan Sardes’deki kazılarda bulunan eserlerin bir bölümü Manisa Müzesi’nde sergileniyor.

24.06.2016 Haber 7

by -
4875

Manisa’da bir evde, Helenistik Dönemi’ne ait olduğu belirlenen tam 2 bin 400 parça tarihi eser ele geçirildi.

Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Büro Amirliği ekipleri, Akhisar’da oturan A.H.’nin evinde tarihi eser bulunduğunu ve satmak istediğini öğrendi. A.H.’yi takibe alan ekipler, dün sabah şüphelinin evinden valizle çıktığını görünce operasyonu başlattı. A.H.’nin elindeki valizde ve evde yapılan aramada, Helenistik Dönem’e ait 2 bin 400 parça tarihi obje ve sikke ele geçirildi. A.H. gözaltına alındı, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

14.06.2016 Vatan

by -
1928

Manisa’nın, Yunusemre ilçesine bağlı Yuntdağıköseler Köyü’nün yer alan  Aigai Antik Kenti’nde M.S 1. yüzyıla tarihlenen Keçi Adam (Satry) Heykel Vazosu bulundu. 

Arkeoloji dünyasının dikkatle takip ettiği Aigai Antik Kenti kazısında çok önemli bir tarihi eser olan Satyr figürüne ulaşıldı. Detaylı çalışmalar sonucunda gün yüzüne çıkan Satyr; heykel vazo biçiminde insanlığın karşısına çıkarken, antik çağlara ait bu eserin milattan sonra 1. yüzyıl Roma dönemine ait olduğu belirtiliyor.

manisanin-aigai-antik-kentinde-keci-adam-heykel-vazosu-bulundu

Aigai Antik Kenti’nde bulunan eser çağının özel yapımlarından biri olduğu ve dünya üzerinde sadece birkaç benzerinin bulunduğu belirtiliyor. Satyr, yarı keçi yarı insan bir mitolojik varlık olarak bilinirken mitolojide şarap tanrısı Dionyssos’la ilişkilendiriliyor. Satry figürlü eserin özel tören, şenlik ve kutlamalarda kullanıldığı düşünülüyor. 

10.05.2016 manisamanset.gen.tr

by -
5390

Manisa’nın Salihli İlçesi’nde Sardes Antik Kenti yakınlarında kaçak kazı sırasında Roma dönemine ait lahit bulundu.

Manisa’nın Salihli ilçesinde defineciler, kaçak kazıyla buldukları lahit mezarı götüremedi. Manisa İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanında bulunan Narlı mevkisinde kaçak kazı yapıldığı ihbarını alan jandarma ekipleri, harekete geçti. Olay yerine giden jandarma ekipleri, Narlı mevkisindeki yol kenarında kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçak kazı yapılarak bulunan M.Ö. 2 bine tarihlenen Roma dönemine ait bir lahitle karşılaştı. Jandarma kaçak kazı yapanları bulmak için çalışma başlatırken, Roma dönemine ait lahit ise Manisa Müze Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

29.04.2016 Türkiye

by -
782

Manisa’da Hüsrevağa Cami bahçesindeki tarihi Osmanlı Mezarlığı defineciler tarafından üç kez kazılınca, mezarların korunması için Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 9 alarm ve 9 kamera takıldı.

Manisa’da Hüsrevağa Külliyesi içinde yer alan, bahçesinde 600 yıllık mezarların ve Paşa Kızı Türbesi’nin bulunduğu tarihi mezarlık defineciler tarafından birçok kez tahrip edildi. Define avcıları tarafından mezarlar üç kez talan edilince Hüsrevağa Camisi Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Kamil Tatlıcılar’ın girişimi ile Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından önlem alındı. Hüsrevağa Camisi Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Kamil Tatlıcılar, 16 yıldır dernek başkanlığı yaptığını belirterek, 2015’te üç kez definecilerin mezarlara zarar verdiğini söyledi.

Müslüman mezarlığında define olmasının mümkün olmadığını anlatan Tatlıcılar, bu olaylardan sonra tarihi mezarlıkta önlemleri artırdıklarını ve alarm kurdurduklarını açıkladı. Tatlıcılar, “Burada Osmanlı zamanında yaşamış yaklaşık 200 kişinin mezarı var. Bu bir tarih mirastır. Definecilerden bıkınca buraya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ihale ile kamera taktırdık. Mezarlığı gören alanda 9 kamera var ve 9 alarm yer alıyor. Alarmlar direk polis merkezine bağlı, burada kuş uçsa orada alarm veriyor ve direk bizi arıyorlar” diye konuştu.

Tarihi mezarlıkta kimlerin yattığının araştırılması için çalışma yapıldığını da kaydeden Tatlıcılar, 22 gün boyunca uzman bir ekip tarafından mezar taşlarının okunduğunu belirterek, “Bu tarihi mirası kitap haline getirecekler. O dönemde şehrin ileri gelenlerinin mezarlarının burada yer aldığını düşünüyorlar. Burada bir düzenleme yapılacak” dedi.

21.04.2016 bursa.com

by -
559

Manisa Valisi Erdoğan Bektaş Akhisar’ın tarihi alanlarında incelemelerde bulundu. Vali Bektaş’a incelemelerinde Manisa Vali Yardımcısı Yakup Tat, Akhisar Kaymakamı Kaan Peker, Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı, CBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya, Manisa İl Kültür Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Akhisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer İşçi ve Akhisar Thyateria Kazı Başkanı Prof. Dr. Engin Akdeniz eşlik etti.

Öncelikle Akhisar içinde bulunan Tepe Mezarlığı alanında incelemelerde bulunan Vali Bektaş buradaki kalıntılar ve çalışmalarla ilgili Prof. Dr. Engin Akdeniz’den bilgi aldı. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleri ile kazı çalışmalarının devam ettiği Hastane Höyüğü’nde incelemelerde bulunan Vali Bektaş buradaki ekiple bir araya geldi. Prof. Dr. Engin Akdeniz’in kazı başkanlığında yürütülen çalışmalar neticesinde ortaya çıkartılan kalıntıları inceleyen Vali Bektaş “Manisa’mız için çok önemli alanlardan bir tanesi. Buradaki yapılacak çalışmaların devam etmesi hem kültürümüz, hem de turizmimiz açısından son derece önemli. Ayrıca proje çalışması tamamlanan Tepe Mezarlığı içinde bulunan Antik Roma Sütunlarının ayağa kaldırılması da şehrimiz için önemli bir çalışma olacaktır. Emeği geçenleri kutluyorum” dedi. Vali Bektaş kazı alanına yaptığı ziyaretin ardından kadim bir geçmişe sahip Akhisar Ulu Camii’nde incelemelerde bulunarak yapının önceki kullanım şekilleri ile ilgili bilgi aldı. İlçe ziyaretinin sonunda Akhisar Kayalıoğlu Mahallesinde bulunan 1905 yılında açılmış olan eski Tarım Okulu binasında incelemelerde bulunarak bina hakkında bilgi aldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Akdeniz’in başkanlığında bir ekip tarafından Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izin ve maddi destekleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü (DÖSİM) ile Akhisar Belediye Başkanlığı’nın maddi, işgücü ve ekipman katkılarıyla 2015 yılında da devam etmekte olan arkeolojik kazı çalışmalarında Thyateira’nın ve bölgenin bilinen tarihini değiştirebilecek nitelikte buluntular ortaya çıkarıldı.

Son Kalkolitik Çağ’dan itibaren yerleşime sahne olan Hastane Höyüğü’ndeki tabakaları saptamak amacıyla devam edilen çalışmalarda ilk defa (M.Ö. 9-6. yüzyıllar arasına) tarihlenebilecek boyalı ve boyasız seramik örnekleri de ele geçti. Çalışmalarda bulunan seramik örnekleri Thyateira antik kentinin söz konusu dönemlerde iskan gördüğünü kanıtlar nitelikte. Höyüğün zirvesinde yer alan, Hellenistik dönemde yapıldığı düşünülen Ion düzenindeki altar ya da tapınak yapısında yoğunlaştırılan kazılarda yapıya girişi sağlayan merdiven basamaklarından beş tanesi (krepis) açığa çıkarıldı.

Thyateira antik kentinin yayılım sahasında, Manisa Müze Müdürlüğü sorumluluğunda bir ören yeri olma özelliğine sahip Tepe Mezarlığı’nda sürdürülen temizlik çalışmalarıyla turizme açık bu alanın ziyaretçiler açısından daha sağlıklı bir şekilde gezilmesi amaçlanmakta. Bu seneki çalışmalarda temizlik ve kimi ziyaretçilerin yarattığı tahribatların giderilmesine yönelik acil onarımlar, ören yeri bilgilendirme panolarının yenilenmesi, gerekli yasal izinlerin alındığı sütunlu cadde restorasyon projesinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

05.09.2015 e-manisa.com