Salı, Mart 28, 2017
Etiketler Posts tagged with "Manisa"

Manisa

by -
177

Manisa’nın Yunusemre ilçesinde yer alan ve bölgede kurulmuş Aiol kentlerinden biri olan Aigai Antik Kenti’ndeki kazılarda Halk Meclisi Binası’nda (Bouleuterion) ele geçen heykeller Almanya’da bilim dünyasına tanıtıldı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi

Almanya’nın Freiburg kentinde düzenlenen uluslararası sempozyumda bilim dünyasına sunulan Aigai heykeltıraşlık eserleri sempozyum kitabında da yer aldı. Söz konusu yayın Aigai Kazı Başkanı, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Yusuf Sezgin ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç.Dr. Serdar Aybek tarafından hazırlandı. Heykellere ait yazıtlarda heykellerin ait olduğu kişilerin isimleri ve soyağaçları yer alıyor. 2 bin 200 yıl önce heykelleri üreten heykeltıraşın imzası da heykellerin üzerinden bulunuyor. Ayrıca heykellerin orijinal konumları ve işlevleri de Aigai kazı ekibi tarafından tamamıyla ortaya çıkarılmış durumda. Tüm bu özellikleri sayesinde çok önemli ve istisnai bir buluntu gurubunu oluşturan heykeller bilim dünyası ve uluslararası camiada büyük bir ilgi ile karşılandı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi-1

Heykeller Helenistik Döneme Ait
M.Ö. 2. yüzyıla (Helenistik Dönem) ait olan heykellerden bir tanesi kentin ve meclisin koruyucu tanrıçası Hestia’ya aitken 6 tanesi ise meclisin inşaatına sponsorluk yapan bir ailenin bireylerine ait. Aile bireylerinin isimleri: Apollonidas, Megiste, Yaşlı Diaphenes, Antiphanes, Aristodike ve Genç Diaphenes. Bu kişilerin kent meclisinin inşaatının tamamlanmasında sağladıkları maddi yardımları nedeniyle, Aigai halkı tarafından onurlandırıldığı ve heykelleri meclis binasının içine konulduğu ortaya çıktı.

aigai-antik-kentinde-bulunan-heykeller-dunyaya-tanitildi-2

16.02.2016 manisamanset.gen.tr

by -
532

Manisa’da Turgutlu Devlet Hastanesi’nin bahçesinde bulunan kafede sehpa olarak kullanılan mermer, bin 800 yıllık Roma dönemi eseri çıktı.

manisada-hastanede-sehpa-olarak-kullanilan-mermer-roma-eseri-cikti

Alınan bilgiye göre, bir vatandaşın kafeterya bahçesindeki mermer parçasının tarihi eser olduğu yönündeki ihbarını değerlendiren Manisa İl Kültür ve Turizm Müze Müdürlüğü yetkilileri, inceleme başlattı. Ekipler ilk incelemede, bin 500 ila bin 800 yıl önceye tarihlenen mermerin Roma dönemine ait bir sütunun parçası olduğunu saptadı.

Mermer parçası, ayrıntılı inceleme için Müze Müdürlüğüne götürüldü.

Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, mermerin tam olarak hangi döneme ve antik bölgeye ait olduğunun belirlenmesi için detaylı araştırma yürütüldüğünü bildirdi.

Hastane Başhekimi Sabri Taşçıoğlu ise hastanenin açılışından bu yana mermerin bahçede bulunduğunu, daha önce tarihi değeri olup olmadığı konusunda bir çalışma yapılmadığını belirterek, “Tarihi bir değeri olduğunu bilseydik muhakkak muhafaza altına alır, durumu yetkililere bildirirdik” dedi.

13.02.2017 Anadolu Ajansı

by -
269

Manisa’da 1953 yılında inşa edilen Seyitli Mahallesi Camisi, 2 bin 800 yıllık Aigai Antik Kenti’ndeki Athena Tapınağı’ndan sökülen taşlarla yapılmış.

manisada-2-bin-800-yillik-athena-tapinaginin-taslari-cami-yapiminda-kullanilmis

Manisa’nın Seyitli Mahallesi’nde 64 yıl önce yaptırılan camide kullanılan taşlarının 2 bin 800 yıllık tarihi geçmişe sahip Aigai Antik Kenti’ndeki Athena Tapınağı’na ait olduğu ortaya çıktı. 

Aigai Antik Kenti’ndeki bilgelik tanrıçası olarak bilinen Athena’nın tapınağındaki taşların sökülerek taşındığını fark eden kazı heyeti, antik kente yakın yerleşim yerlerini mercek altına aldı. Yapılan incelemelerde tapınak taşlarının antik kente 8 kilometre mesafedeki Manisa’nın Seyitli Mahallesi camisinin inşaatında kullanıldığı belirlendi.

manisada-2-bin-800-yillik-athena-tapinaginin-taslari-cami-yapiminda-kullanilmis-1

Seyitli Mahallesi’nde yaşayan Nazif Gürca da o dönemde mahallenin ileri gelenlerinin cami inşaatı için taşları Aigai Antik Kenti’nden getirdiğini doğruladı. Caminin yapımında kullanılan taşların neredeyse tamamının tapınak taşları olduğunu belirten Aigai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin ise hiçbir şekilde camiye müdahale edilmeyeceğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Sezgin, “Seyitli Mahallesi Camisi 1953 yılında inşa edilmiş. Özellikle caminin önünde görülen yüksek sütunların Athena Tapınağı’ndaki sütunlar olduğunu biliyoruz. Cami yapılırken oradan getirilerek kullanılmış. Kutsal bir yapıdan alınan taşlar başka bir kutsal yapıya taşınmış” dedi.

21.01.2017 t24.com.tr

by -
265

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Aigai Antik Kenti’nde 2004’ten itibaren bulunan lahit parçaları birleştirilerek restore edildi. 2 bin 200 yıllık lahitin bir okul müdürüne ait olduğu ortaya çıktı.

manisada-egitimciye-ait-2-bin-200-yillik-lahit-bulundu

Aiol halkı tarafından Batı Anadolu’da kurulan 12 kentten biri olan, 2 bin 800 yıllık geçmişe sahip, Manisa’nın Yunusemre İlçesindeki Aigai Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında yeni lahit parçaları bulundu. Bu parçalar, 2004 yılından bu yana bulunan diğer parçalarla birleştirildi. Yüzde 80’i tamamlanan mezarın üç kez onurlandırılmış bir okul müdürüne (Gymnasiarkhos) ait olduğu anlaşıldı. Mezarın üzerindeki yazıların antik kentin tarihini gün ışığına çıkardığı belirtildi. 2004 yılından bu yana parçaları birleştirilen mezarın yaklaşık 2 bin 200 yıllık olduğu tespit edildi.

Kalan eksik parçaların da bulunmasının ardından mezarın sergileneceğini belirten Aigai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin, bulunan mezarın, arkeoloji tarihinde bugüne kadar bir okul müdürüne ait bulunmuş başka bir mezar örneği olmaması nedeniyle, önemli olduğuna dikkati çekti.

Bulunan lahitle ilgili bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Sezgin, “Mezarın üzerindeki kalıntılar bize bir şey anlatıyor. Mezarın üzerinde üç tane çelenk var ve bu çelenklerin hepsinin ayrı ayrı anlamı var. Çelenkler bu mezarın içerisinde bulunan kişinin üç defa onurlandırıldığını gösteriyor. Çelenklerin içerisinde ise onurlandıran kişilerin isimleri yazıyor. Çelengin biri ‘Neoi’ yani gençler tarafından onurlandırıldığını, diğeri ise ‘Aiollida’ yani halk tarafından onurlandırıldığını bize gösteriyor. Bu da bizim için önemli. Mezarın üzerindeki üçüncü çelenk ise yontulmuş. Bu nedenle üçüncü onurlandırmanın kimin tarafından yapıldığı tespit edilemedi. Ayrıca lahitin üzerinde parşomen, papirus ruloları ve yazı takımlarının olması bu mezarın içerisindeki kişinin bir öğretmen ve eğitmen olduğunu gösteriyor. Antik çağlarda kentlerde Neoi Gymnasion’un denilen gençlerin gittiği okullar var. Buradan da anladığımız kadarıyla bu mezarın içerisinde yatan aslında Neoi Gymnasion’un baş hocası. Antik çağda da buna ‘gymnasiarkhos’ deniliyor. Gymnasiarkhosluk önemli bir görev. Bir yandan kamu kaynakları ile okullar çalıştırılıyor ama kamunun yetmediği yerde ise gymnasiarkhoslar kendi servetlerinden para koyarak, okul ile ilgili gerekli yatırımları gerçekleştiriyorlar. Zaten onurlandırılmasının nedeni de bu olsa gerek” dedi.

manisada-egitimciye-ait-2-bin-200-yillik-lahit-bulundu-1

Lahitin örneği yok
Lahiti dil açısından da incelediklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin, şöyle devam etti:”2004 yılında biz kazıya başladığımızda bu lahit parçalanmış olarak etraftaydı. Biz yıllar içerisinde bu lahitin parçalarını bularak üzerine yapıştırdık. Halen çalışmalar devam ediyor. Dil açısından anlattıklarını inceliyoruz, hem de lahite ait olan parçaları bularak tamamlamaya çalışıyoruz. Lahitin üzerindeki ifadeler bir okul müdürüne ait yazılar olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar bir okul müdürüne ait bulunmuş lahit örneği yok. Arkeoloji açısından çok önemli bir buluntu bu. Bu da önemli sonuçlar doğuracak diye düşünüyoruz. Mezarlık alanında 2015 yılından bu yana uluslararası bir çalışma yürütmekteyiz. Bu çalışma kapsamında Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Fransa’nın başkenti Paris’ten bir grup arkeolog ile birlikte proje yürütüyoruz. Proje kapsamında mezarlıktaki bütün kültür varlıklarını değerlendiriyoruz. Bu kapsamda bu mezar ile ilgili bütün buluntuları bir araya getirip önümüzdeki günlerde sergilemeyi düşünüyoruz. Manisalılar’ın yanı sıra yakın çevredeki herkesi eşi benzeri görülmemiş bu mezarı görmeye davet ediyoruz.”

19.01.2017 Doğan Haber Ajansı

by -
246

Manisa’nın Salihli İlçesi’nde bulunan ve 26 bin yıllık olan insan ile hayvanlara ait ayak izleri koruma altına alınmamaları nedeniyle yok oluyor.

manisada-26-bin-yillik-ayak-izleri-yok-oluyor-2

Salihli İlçesi, Sindel Mahallesi yakınlarında bulunan insan ve hayvan ayak izleri fosilleri, tam olarak koruma altına alınmamaları nedeniyle büyük ölçüde yok oluyor. Sindel Mahallesi Muhtarı Bekir Üçtaş, SİT alanı ilan edip, ‘Açık Hava Tabiat Müzesi’ olarak nitelendirilen bölgedeki fosil ayak izlerini kendi imkanlarıyla korumaya çalıştığını belirterek, daha ciddi önlemler alınmasını istedi.

1969 yılı yazında Maden Tetkik Arama Enstitüsü prospektörlerinden Mustafa Çelik, Demirköprü Barajı’nın batı kıyılarında insan ayak izi fosilleri buldu. Salihli’nin 30 kilometre güneybatısında, kırsal Sindel Mahallesi Divlittepe Mevkisi’nde bulunan bu prehistorik insan ve hayvan ayak izlerinin günümüzden 26 bin yıl öncesinden kaldığı ve Kula Yanardağı’nın çıkardığı tüflerde yer aldığı belirlendi. İzlerin üzerinin yine aynı yanardağdan kaynaklanan bazalt cürufu ile örtülü olduğu belirlendi. İyi korunmuş bir kül konisi eteğinde, bazalt cürufları altında uzayıp giden ayak izlerinin sayısının yüzden fazla olduğu tahmin ediliyor. ‘İlk insanın ayak izleri’ olarak nitelendirilen bu fosil ayak izlerinden dünyada sadece Fransa, İtalya ve Macaristan’da üç örnek daha bulunuyor. Ancak oradaki örnekler sadece bir insanın ayak iziyken Sindel’deki buluntuların bir erkek, kadın ve çocuk ile tavşan ya da köpek gibi bir hayvana ait olduğu belirlendi. Adım araları ölçüldüğünde ortalama 75 santim olduğu görülmektedir ki, buradan izleri bırakan insanların koşmadan çok normal yürümekte oldukları anlaşılıyor. Diğer üç buluntunun Salihli konisindeki kadar zengin olmadığı, diğerlerinin hiç birisinde hayvanlara ve taşınan yüke ait izler yer almadığı, ayrıca bu fosil izlerin, birden fazla bireye ait olmaları bakımından da çok önemli olduğu biliniyor. Ancak killi, ıslak çamur tabakasından oluşan ayak izleri, sıcak volkan küllerine maruz kalması sonucu tuğla gibi pişerek binlerce yıldır şekillerini muhafaza ettiği belirtililirken, dünyadaki önemli bir doğa müzesi olmaya aday bölge yıllardır korunmayı bekliyor. Bölgenin koruma altına alınması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı 8 Mayıs 1981 yılında bölgeyi birinci derece doğal SİT alanı ilan edip, ‘Açık Hava Tabiat Müzesi’ olarak nitelendirdi. 2013 yılında dönemin Valisi Orhan Işın ile AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş’ın da inceleme yaparak, ‘çok değeli bir tarihi miras’ olduğunu ifade edip, korunması gerektiği belirtikleri ayak izlerinden büyük bölümü koruma altına alınmadığı için tahrip oldu. Sadece 15 ayak izi kaldı.

manisada-26-bin-yillik-ayak-izleri-yok-oluyor-1

“Fosil Ayak İzleri Kazınıp Götürülüyor” İddiası
Sindel Muhtarı Bekir Üçtaş, bölgedeki iki, üç kilometrelik bir alanda ayak izlerine rastlandığını belirtip, “Korumak için var gücümle çalışıyorum. Ancak, buna rağmen birçoğu talan edildi. Daha önceleri birçoğu kürekle kazanlar tarafından tahrip edildi. Bazıları da kazınıp, bu kişiler tarafından götürüldü. 26 bin senedir bozulmadan gelen bu fosil ayak izlerinin korunması gerekiyor. İzleri koruyabilmek için üzerlerini süpürge otlarıyla örtürüyorum ancak bu önlem yeterli olmuyor. İzlerin özellikleri zamanla bozuldu. Sağlam kalan 15 kadar var ama ben gelenlere sadece birini gösteriyorum. Geri kalanı kapalı tutup, açmıyorum. ‘Tel örgü veya camekan içine alalım, izleri tamamen açalım’ denildi ancak yıllardır hiçbir şey yapılmadı. Türkiye için bu fosil ayak izleri aslında bir velinimet. Bu Avrupa’da olsa biz masraf edip izleri görmeye gideriz. Avrupa’da çok dile gelen bu tür şeyler biz de önemsenmiyor ve heder olup gidiyor” dedi.

manisada-26-bin-yillik-ayak-izleri-yok-oluyor

Muhtar Üçtaş, daha önce bölgenin beton direkli yüksek tel örgü içine alınması, SİT alanının yakınına devamlı korumanın sağlanması için bekçi konulması, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak mekanların yapılması, bölgeyi ziyarete açmak için ilgili arkeologların atanması, İzmir, Ankara ve Demirci karayolları üzerinde SİT alanını tanıtan levhaların asılması, ilgili turizm seyahat acentelerine gerekli bilgilerin verilmesi gibi öneriler ortaya atıldığını, ancak hiçbirinin yapılmadığını da söyledi.

07.01.2017 haberler.com

by -
337

Manisa’nın Soma ilçesinde İstanbul-İzmir Otoyolu inşaatı çalışmaları sırasında erken Bizans dönemine ait mezarlar ortaya çıktı.

manisada-otoyol-insaatinda-bizansa-ait-mezarlar-bulundu

Manisa’nın Soma ilçesinden geçen İstanbul-İzmir Otoyolu inşaatında erken Bizans dönemine ait mezarlara rastlanıldı. Akhisar Müze Müdürlüğü tarafından bölgede kurtarma kazısı gerçekleştirildi. Arkeologlar tarafından yapılan kazı çalışmaları tamamlanırken başka bir mezara rastlanılmadığı ve yol inşaatına da devam edildiği öğrenildi.

26.09.2016 İhlas Haber Ajansı

by -
925

Manisa’nın Yunusemre İlçesi’nde bulunan Aigai Antik Kenti’nin meclis binasında sürdürülen kazılarda halk tarafından onurlandırılan bir aileye ait isimler keşfedildi. Meclis binasının yapımına destek olduğu anlaşılan aile bireylerinin isimleri bir heykelin kaidesinde bulundu. Ayrıca kaidede, ‘Hayırsever (euregetes) Antiphanes ve Diaphenes halk tarafından onurlandırıldı’ ifadesi yer alıyor.

Yunusemre ilçesine bağlı Yuntdağı bölgesindeki Antik Aigai Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan eserlerde, sponsorluğun tarihinin 2 bin 200 yıl öncesine kadar gittiği ortaya çıktı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yusuf Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antik 12 İyon kentinden Aigai’nin, M.Ö. 1100 yıllarından sonra Yunanistan’dan gelip kuzeybatı Anadolu kıyılarına yerleşen Aioller tarafından kurulduğunu anlattı.

Aigai’de 2004 yılında başlayan kazılarda onbinlerce parçanın gün yüzüne çıkarıldığını dile getiren Sezgin, bulunan seramik eserlerin kazı evinde restore edildikten sonra sergilenmek üzere Manisa Müzesine teslim edildiğini anımsattı. Dönemin özelliklerini yansıtan, 2 bin 200 yıl önce yaşayan insanların günlük hayatta kullandığı eserlerin toprak üstüne çıkarıldığını dile getiren Sezgin, kentin mezarlık alanında yürüttükleri kazı ve yüzey araştırmalarında çok önemli verilere de ulaştıklarını söyledi.

Geçen yıl başladıkları “NekroPergEol” projesi kapsamında Fransa, İtalya ve Almanya’daki değişik üniversitelerden gelen bilim adamları ile ortak yürüttüklerini çalışmada önemli mezarlar ve buluntularla karşılaştıklarını belirten Sezgin, bu çerçevede kent tarihinin M.Ö. 8 yüzyıla kadar gittiğini tespit ettiklerini dile getirdi.

Sponsorluk tarihine ışık tutan bulgular
Aigai’deki kazılarda dönemin zenginlerinden olduğunu değerlendirdikleri aileye ait heykel bulduklarını hatırlatan Sezgin, şunları söyledi: “Heykele ait mermerden 6 metrelik bir de kaide vardı. Kazı heyeti olarak bu eserleri titizlikle inceledik ve bazı bulgulara ulaştık. Kaidede, o dönemin zengin ailelerinden 6 kişinin ismi vardı. Bunlar aynı aileye ait. Yazıda, ‘Hayırsever (euregetes) Antiphanes ve Diaphenes halk tarafından onurlandırıldı’ şeklinde bir ibareye rastladık. O dönemde kolay kolay hiç kimsenin bu şekilde heykeli yapılmaz. Mermerdeki ifadeden, heykeli yapılan ailenin antik kentin meclis binası inşaasına katkı sağladığını anlıyoruz. Anlaşıldığı kadarıyla aile o dönemde yaşanan maddi sıkıntıyı bir şekilde gidermişler. Antik dönemde bu tür destekler mutlaka onurlandırılır. Bu sponsorluğu yapan ailenin 6 kişilik bir aile olduğunu biliyoruz. Bütün isimleri de elimizde. Kent, sponsor olan bu aileyi onurlandırmış ve her birinin heykelleri meclis binasına dikilmiş. Kazılarda ortaya çıkardığımız meclis binasındaki heykellerden, sponsorluğun tarihinin 2 bin 200 yıl öncesine kadar gittiğini tespit ettik.”

Sezgin, heykeli yapan heykeltraşın da Bergamalı olduğunu belirlediklerine işaret etti. Heykellerin üzerindeki antik Grekçe “Menestratus Hippiyu Pergammenos Epeue” imzasına rastladıklarını ifade eden Sezgin, “Bu imzayı iki heykelin üzerinde gördük. Bu da bize dönemin en önemli heykeltraşlarının yetiştiği Bergama’dan gelen sanatçı, bu ailenin heykelini yapmış.” diye konuştu.

09.09.2016 Anadolu Ajansı

by -
565

Manisa’daki Aigai Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, özel törenlerde kullanıldıktan sonra ritüellere göre gömüldüğü ve bir daha kullanılmadığı belirlenen 2 bin 200 yıllık yemek takımı bulundu.

manisadaki-aigai-antik-kentinde-2-bin-200-yillik-yemek-takimi-bulundu

Manisa’da Yunusemre İlçesi Köseler Köyü’nde yer alan geçmişi M.Ö. 8. yüzyıla dayanan Aigai Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2 bin 200 yıllık çanak çömlek takımı bulundu. Yapılan çalışmalarda çanak çömleklerin özel törenlerde kullanıldıktan sonra kasıtlı olarak gömüldüğü tespit edildi.

M.Ö. 150 yılları civarında inşa edildiği bilinen Aigai Kent Meclisi binasında yapılan kazılarda bulunan ve binanın inşaatını kutsamak için düzenlenen törenlerde kullanıldığı sanılan 2 bin 200 yıllık yemek takımlarının, ritüel gerçekleştikten sonra ana kaya çukuruna gömüldüğü kaydedildi. İnanışa göre bir daha kullanılmaması gereken ve bu yüzden yer altına gömülen yemek takımları yüzyıllar sonra bulunup, Manisa Müzesi’ne gönderildi. 2 bin 200 yıllık yemek takımında pişirme kapları (khytra ve lopas), içki kapları (skyphos), içki sürahileri (lagynos) ve tanrı ve tanrıçaları temsil eden pişmiş toprak figürlerin yer aldığı belirtildi.

26.07.2016 Hürriyet 

by -
4122

Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Sardes Antik Kenti’nde 2016 yılı kazı çalışmaları başladı. Antik kentte gün yüzüne çıkartılan sütunlardaki kararmalar özel kimyasallarla temizleniyor.

Ayakta kalan yapılarıyla dikkati çeken Sardes Antik Kenti’nde, 13 metre genişliğinde giriş takı ve caddelerin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Kazıların devam ettiği antik kentte gün yüzüne çıkartılan sütunlardaki kararmalar özel kimyasallarla temizleniyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicholas Dunlop, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes Antik Kenti’nde 2016 yılı kazı sezonunun başladığını bildirdi. Sardes Antik Kenti’nde kazı çalışmalarına 1854 yılında başlandığını, belirli aralıklarla devam eden çalışmaların 1958 yılından itibaren bilimsel nitelik kazandığını dile getiren Dunlop, 5 bin yıllık antik kentin Lidya Krallığı’nın yanı sıra Pers, Helenistik, Yunan, Roma ve Bizans kültürünün izlerini taşıdığını söyledi.

manisadaki-sardes-antik-kentinde-kazi-calismalari-basladi-3

Paranın basıldığı ilk yer olması nedeniyle Sardes Antik Kenti’nin ticari hayata yön veren bir bölge olduğuna işaret eden Dunlop, kazı anlamında büyük zenginliğe sahip kentin, bugüne kadar ancak yüzde 3’lük bölümünün ortaya çıkarılabildiğine dikkati çekti. Kentte “Gymnasium” denilen hamam ve iyi korunmuş yapılar arasında yer alan ve M.Ö. 5’inci yüzyılın sonlarına tarihlenen Artemis Tapınağı’nda 5 yıllık çalışma programı hazırlandığını bildiren Dunlop, şöyle konuştu: “Artemis Tapınağı’ndaki temizleme çalışmaları ile mermer sütunlar ve yerleşkedeki yapıların kararan kısımlarında temizleme çalışmalarına başladık. Kazılarda ortaya çıkarılan sütunlarda yosunlaşma ve hava şartları gibi etkenlerle kararmalar meydana geliyor. Sütun ve mermerlerin daha fazla kararmasını önlemek, gerçek renklerine döndürmek için temizleme çalışmasına ağırlık verdik. Özel olarak hazırlanan ilaçlarla sütunlar ve mermerler üzerindeki kararmalar mevcut yapıya zarar vermeden tamamen temizleniyor. Temizleme işinde görev alan kadınlar sütunları ilaçlı fırçalarla hassas bir şekilde temizliyor.”

Şehrin ana giriş kapısı ortaya çıkarılacak
Prof. Dr. Dunlop, şehrin Lidya dönemine ait giriş bölümündeki kazılarda da ikinci yıla girdiklerini, Roma ve Lidya dönemlerine ait bölümlerde çalıştıklarını belirterek, “Şehrin ana giriş kapısını ve caddelerini tamamen ortaya çıkartmaya çalışıyoruz.” dedi.

Kazılar sırasında ortaya çıkarılan giriş takının 13 metre genişliğiyle benzer antik kentlere göre oldukça büyük olduğu gözlemini aktaran Dunlop, şu bilgileri aktardı:”Kazı çalışmaları sırasında sürpriz bir şekilde Roma dönemine ait 3 geçişli anıtsal bir taka ait kalıntılara ulaştık. Yerdeki blokların bu 3 geçişli taka ait olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar ortaya çıkarılan ve bildiğimiz takların en genişi 9,7 metre idi. Anladığımız kadarıyla anıtsal takın orta geçişi bugüne kadar bulunan en geniş tak, ölçüleri orta geçişi 13 metre.”

manisadaki-sardes-antik-kentinde-kazi-calismalari-basladi-2

Sardes Antik Kenti
Salihli ilçesi Sart beldesinde bulunan Sardes, M.Ö. 7’inci yüzyıldan başlayarak M.S. 7’inci yüzyılda erken Bizans dönemine kadar çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptı.

Antik çağda Lidya Krallığı’nın başkenti olan, tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen şehir, tarım, hayvancılık, ticaret ve altın madenciliği sayesinde zenginleşti.

Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan yedi kiliseden birine de ev sahipliği yapan Sardes’deki kazılarda bulunan eserlerin bir bölümü Manisa Müzesi’nde sergileniyor.

24.06.2016 Haber 7

by -
4974

Manisa’da bir evde, Helenistik Dönemi’ne ait olduğu belirlenen tam 2 bin 400 parça tarihi eser ele geçirildi.

Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Büro Amirliği ekipleri, Akhisar’da oturan A.H.’nin evinde tarihi eser bulunduğunu ve satmak istediğini öğrendi. A.H.’yi takibe alan ekipler, dün sabah şüphelinin evinden valizle çıktığını görünce operasyonu başlattı. A.H.’nin elindeki valizde ve evde yapılan aramada, Helenistik Dönem’e ait 2 bin 400 parça tarihi obje ve sikke ele geçirildi. A.H. gözaltına alındı, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

14.06.2016 Vatan