Pazartesi, Ocak 16, 2017
Etiketler Posts tagged with "Mersin"

Mersin

by -
239

Arkeolojihaber.net ekibi olarak 2016 yılı Türkiye’sinden vandalizm içeren önemli gördüğümüz 10 haberi sizler için derledik.

“Vandalizm”
Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemi.

1-Yenikapı’da Theodosius Limanı’na Ait Ahşap Mendirek Parçalandı
İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda devam eden çalışmalarda Bizans dönemine ait Theodosius Limanı’nın devamı olan ahşap örme mendirekler Koruma Kurulu’nun uzman denetiminde bilimsel yöntemlerle kaldırılması kararına karşın iş makineleri ile parçalandı.
Haberin devamı için

yenikapida-theodosius-limanina-ait-ahsap-mendirek-parcalandi

2-Urla’da Airai Antik Kenti’nin Ortasına Beton Su Kanalı Döşendi
İzmir’in Urla ilçesinde Airai Antik Kenti’nin bulunduğu 1. derece arkeolojik sit alanının ortasına beton boru döşediler. Koruma kurulu, müze ve Urla Belediyesi’nin iki defa mühürleme yapmasına rağmen inşaat durmadı. 2863 sayılı yasaya göre kasten birinci derece sit alanını tahrip etmek hapis cezasını öngörüyor.
Haberin devamı için

urlada-airai-antik-kentinin-ortasina-beton-su-kanali-dosediler

3-Mersin’de Gülek Kalesi’nin Kapısına Sprey Boya
Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.
Haberin devamı için

mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

4-Antalya’da 2 Bin Yıllık Kaya Mezarına Boya İle Yazı Yazıldı
Antalya’nın Finike İlçesi’nde yer alan Limyra Antik Kenti’nde bulunan 2 bin yıllık kaya mezarının duvarına bir sondaj firması boya ile yazı yazarak ilan verdi. Sprey boyayla yazılan ilan yüzünden tarihi yapı zarar gördü.
Haberin devamı için

antalyada-2-bin-yillik-kaya-mezarina-boya-ile-yazi-yazildi

5-Bodrum’da 2 Bin Yıllık Mezarlar Kepçeyle Tahrip Edildi
Muğla’nın Bodrum ilçesinde evini yenilemek isteyen kişi, Roma dönemine ait 2 bin 100 yıllık mezarları tahrip etti, mezarlardan PVC atık su borusu geçirildi.
Haberin devamı için

bodrumda-2-bin-yillik-mezar-kepceyle-tahrip-edildi

6-Ankara’da 2 Bin Yıllık Sur Duvarı İş Makinesiyle Yıkıldı
Ankara’da Augustus Tapınağı’nın hemen yanında yer alan ve Ankara Kalesi’nin devamı olan tarihi duvar ile sütunlar “İnsanların kafasına düşüyor” diyerek yıkıldı.
Haberin devamı için

ankarada-2-bin-yillik-sur-duvari-is-makinesiyle-yikildi

7-Kocaeli’de 2 Bin 500 Yıllık Mezar Odası Dozerle Yok Edildi
Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Kutluca Köyü’ndeki 2 bin 500 yıllık kubbeli mezar odası patlatıldıktan sonra dozerle yok edildi.
Haberin devamı için

kocaelide-2-bin-300-yillik-mezar-odasi-dozerle-yok-edildi-1

8-Latmos’ta 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Sabunla Silinerek Yok Ediliyor
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık, taş ocaklarında çalışma izni alanların sit alanı engeline takılmamak için kaya resimlerini arap sabunuyla, süngerle ve zımparayla yok ettiğini söyledi.
Haberin devamı için

8-bin-yillik-latmos-kaya-resimlerine-spreyle-adlarini-yazdilar-1

9-Aydın’da Latmos Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nı Yaktılar
Aydın’da en önemli doğal ve antik değerleri bünyesinde barındıran Beşparmak Dağları’ndaki Latmos’un Dikilitaş bölgesindeki antik kalıntılarında yangın çıktı.
Haberin devamı için

aydinda-latmos-antik-kentinde-zeus-tapinagini-yaktilar-1

10-Marmaris Kalesi’nin Duvarları Klima İçin Hilti ve Matkapla Delindi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde tarihi kalenin duvarları klima takılması için hilti ve matkapla delindi.
Haberin devamı için

marmaris-kalesinin-duvarlari-klima-icin-hilti-ve-matkapla-delindi-2

 

by -
195

Mersin’in Erdemli ilçesindeki Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde 1800 yıllık bir hamamın girişinde yapıyı inşa ettiren kadınların sağlık dileklerinin yer aldığı bir yazıt bulundu.

mersinde-bin-800-yillik-hamamda-saglik-dilegi-yaziti-bulundu-1

Mersin’deki Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde 22. dönem kazı çalışmaları tamamlandı. Roma La Sapienza Üniversitesi’nden Annalisa Polosa’nın başkanlığını yaptığı bu yılki kazı çalışmalarında M.S. 2. yüzyıla ait 1800 yıllık küçük hamam tamamen gün yüzüne çıkarıldı. Kalorifer sistemli yapıyı inşa ettirdiği anlaşılan Demetratianas ve Anatolianas’ın hamamın girişine yıkanmaya gelenlere sağlık dileklerini belirten bir yazıt koydurdukları belirlendi.

Çalışmalar hаkkındа bilgi vеrеn Hаrrаn Ünivеrsitеsi Öğrеtim Görеvlisi vе Kаzı Bаşkаn Yаrdımcısı Muhаrrеm Orаl, “Yаpının оrijinаli Rоmа dönеminе, Milаttаn Sоnrа 2. yа dа 3. yüzyılа dаyаnmаklа birliktе Bizаns dönеmindе ikinci kullаnım еvrеlеrinе sаhiptir. Girişi mоzаikli yаzıtlı bir hаmаm. Bizаns dönеminе gеçildiğindе fаrklı аmаçlаrlа kullаnılmış vе о çеrçеvеdе yаpı rеvizе еdilmiştir. Bunun еn bеlirgin örnеğini mоzаiğin üzеrindеki sütün kаlıntısındа görеbiliyоruz. Bаzı bölümlеri zеytinyаğı işliği оlаrаk kullаnılmış. Bаzı bölümlеri bölgеyе su gеtirmеk аmаcıylа Bizаns dönеmindе su kаnаllаrı inşа еdilеrеk yаpılmış” dеdi.

mersinde-bin-800-yillik-hamamda-saglik-dilegi-yaziti-bulundu

Hamamı yaptırdığı anlaşılan Demetratianas ve Anatolianas adlı kadınların hamam girişine yıkanmaya gelenlere sağlık dileklerini belirttikleri bir yazıtın bulunduğunu da anlatan Oral, “Çalışmamız bu sene bu yapı üzerinde yoğunlaştı. Bundaki amacımız hem kazısını tamamlayıp yapıyı tam olarak anlayabilmek, hem de restorasyonunu gerçekleştirmekti. Restorasyon büyük ölçüde tamamlandı, önümüzdeki yıl da devam edeceğiz. Her yıl yaptığımız gibi kazısını tamamladığımız alanları koruma amaçlı olarak tel örgüyle çeviriyoruz” diye konuştu.

20.10.2016 Cumhuriyet

by -
1145

Mersin’in Silifke İlçesi yer alan Dana Adası’nda 3 bin 200 yıllık devasa tersane ortaya çıkarıldı. Tershanede 274 çekek yeri bulunuyor.

Selçuk Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Öniz, 2015 yılında Silifke Müzesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın talebiyle Mersin kıyılarındaki dalışa yasak sahaların revizyonu amacıyla sualtı çalışmasına başladıklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Öniz, çalışmanın amacının genelde Mersin kıyıları, özelde Silifke kıyılarındaki arkeolojik eserlerin tespiti ve dalışa yasak sahaların belirlenmesi olduğunu kaydetti.

Çalışmalara ilk başladıklarında bölgede çeşitli arkeolojik batıkların tespitini yaptıklarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Öniz, “Ama bizim için en heyecan verici olan 35 metre derinlikte bulduğumuz eski çağda savaş gemilerinin silahı olan bir demir mahmuzdu. Böyle bir demir mahmuz dünyada ilk kez bulunmuştu. ‘Selçuk 1’ Bilimsel Araştırma ve İnceleme Gemisi’ni kullanarak batıdan doğuya tüm bölgeleri denizin içinden ve kıyısından araştırarak çalışmaları yürüttük” dedi. Daha sonra kıyıdan yaklaşık 2 kilometre açıkta bulunan Dana Adası’nın çevresinde çalışmaları sürdürdüklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Hakan Öniz, adanın kuzeyine geldiklerinde suyun altından kıyıya kadar uzanan bazı yapılar gördüklerini söyledi. Yard. Doç. Dr. Öniz, “Kafamızı suyun içinden çıkarıp kıyıya çıktığımızda ise çok şaşırdık. Birdenbire karşımıza onlarca çekek yeri çıktı. Muazzam bir duyguydu” diye konuştu.

mersinde-3-bin-200-yillik-devasa-tersane-bulundu-1

Dünyada Benzeri Olmayan Dev Tershane
2015 yılında 100 kadar çekek yerini tespit ettiklerin ancak hangi döneme ait ve ne kadar olduğunu bilmediklerini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Hakan Öniz, 2016 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve talimatı doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini kaydetti. 2016 yılında sadece yüzey araştırmasıyla 274 çekek yerini belirlediklerini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Öniz, şunları söyledi: “Büyük ihtimalle aynı sene içinde aynı anda yaklaşık 274 gemiyi yapabilecek kadar dev bir tersane yapısını ortaya çıkardık. Dünyada benzeri yok. Dünyada arkeolojik olarak kanıtlanabilinen en büyük tersane. Tarihleme konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Büyük ihtimalle dünyadaki en eski tersane. M.Ö. 1200’de Geç Tunç Çağı’nda bu tersanenin kullanıldığını düşünüyoruz.”

07.10.2016 Milliyet

 

by -
2915

Mersin’de yer alan Soli Pompeiopolis Antik Kenti’nde Arkaik döneme ait 2 bin 600 yıllık tapınak bulundu.

Merkeze bağlı Mezitli ilçesinde geçen ay başlayan 18’inci dönem kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı başkanı 9 Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müzecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Remzi Yağcı, Roma döneminin en önemli liman kentleri arasındaki Soli Pompeiopolis’in ‘Roma Terası’denilen bölümünde önemli bir yapıya rastladıklarını söyledi.

mersindeki-soli-pompeiopoliste-2-bin-600-yillik-tapinak-gun-yuzune-cikti

Dere taşları ve kerpiçten yapılmış
Yapının milattan önce 6 ya da 5’inci yüzyıllardan kalma bir tapınak olduğunu tahmin ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Yağcı şunları kaydetti: “Soli Höyük’te ‘Roma Terası’ olarak adlandırılan alanda geçen yıl Roma dönemi sur platformuna ait döküntü dere taşları ve kerpiç parçaları ile dikdörtgen biçimli bir yapı bulundu. Bu yılki kazılarda yapı açığa çıkarıldı ve yapının yaklaşık 2 bin 600 yıl önce M.Ö. 6- 5’inci yüzyıllarda kullanılan Arkaik bir tapınak olduğunu tahmin ediyoruz. Kazılar sırasında Geometrik dönemden, Bizans dönemine kadar seramik buluntuları, mutfak kap parçaları ve sürahiler açığa çıkarıldı.”

Antik kentteki kazı çalışmalarında arkeolog, restorator, harita mühendisleri ve öğrencilerin olduğu 70 kişilik ekip çalışıyor.

09.08.2016 diken.com.tr

by -
334

Mersin’in Tarsus ilçesindeki Gülek Kalesi’nin giriş kapısı olarak bilinen tarihi kapıya sprey boya yazılar yazıldı.

Tarsus’un yaklaşık 60-65 km. kuzeyinde yer alan Gülek Beldesi’nde bulunan tarihi kalesinin giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce sprey boya ile yazı yazıldı. Vatandaşların tepkisine neden olan yazılar, tarihi yapıya zarar verdi.

mersinde-gulek-kalesinin-kapisina-sprey-boya

Gülek Kalesi
Temelleri Orta Çağ’a kadar giden kale strarejik açıdan önemli bir noktada yer almaktadır. Mimari plan, taş işçiliği ve yüzey buluntularına göre kalenin farklı dönemlerde iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Bir süre aristokratların himayesinde idare edilen kalede, 1198-1199 yılları arasında Gülek’in Lordu olarak Smbat’ın taç giyme töreni gerçekleştirildi. 1838-1939‘da İbrahim Paşa, Osmanlı yönetimine karşı çıkardığı isyanda bu yerleşimi kısa bir süre işgal etmiştir. 

Kaleye giriş güneydeki kapıdan sağlanmaktadır. Kuzey ve kuzeydoğusu çok dik sarp kayalıklar üzerinde olduğu için, güneyi gibi tahkim edilmemiştir. Güney ve batısındaki sur duvarları rahatlıkla izlenebilmektedir. Yuvarlak veya kare planlı büyüklü küçüklü kulelerle bu surlar güçlendirilmiştir. En doğu ucunda bir de sarnıç yer almaktadır. Duvarlarında bosajlı kesme blok taşlar kullanılan kalenin üzerinde iki yeni yapı bulunmaktadır. Müştemilatı içerisinde ise giriş kapısının sağ tarafında yer alan yapı hariç ayakta kalan mekan pek yoktur. Yüzeyde sarı ve yeşil renklerde sırlı veya sırsız seramik parçaları çok sayıda göze çarpmaktadır.

arkeolojihaber.net Fotoğraf: Ataman Genç

by -
1062

Mersin’in Erdemli ilçesinde, M.Ö. 4. yüzyılda zeytinyağı ihraç merkezi olan Akkale Antik Kenti’nin restorasyonu ve çevre düzenlemesi için proje hazırlığına başlandı.

Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Orhan Sarı, Mersin’in Erdemli ilçesinde milattan önce 4. yüzyıla ait Akkale Antik Kenti’nin restorasyonu ve çevre düzenlemesi için proje hazırlığına başlandığını bildirdi. Sarı, antik kentte gazetecilere yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Mersin Üniversitesinin (MEÜ) işbirliğiyle antik kentte çevre düzenlemesi yapmayı hedeflediklerini söyledi.

Kanlıdivane Antik Kenti’nde gerçekleştirilen çevre düzenlemesindeki projeyi geliştirerek Akkale’de uygulamak için ön çalışma başlattıklarını ifade eden Sarı, şöyle konuştu: “Erdemli’deki başta Akkale Antik Kenti olmak üzere tarihi ve kültürel değerlerin kalıntılarının ayağa kaldırılmasına katkı sunmak istiyoruz. Oda olarak Akkale Antik Kenti için önce restorasyon, ardından da Kanlıdivane Antik Kenti’ndeki gibi çevre düzenleme projesi hazırlayacağız. Projenin hayata geçmesi ve turizmin hizmetine sunulması için üzerimize düşen göreve hazırız. Bölgemizdeki tarihi değerlerin ayağa kaldırılmasını istiyoruz. Bu konuda proje hazırlayarak Kültür ve Turizm Bakanlığına sunacağız. Kabul görürse Akkale Antik Kenti kalıntıları ayağa kalkmış olacak.”

Denize hakim noktadaki Akkale Antik Kenti’nin su sarnıcı, hamam, üç katlı mezar ve limanı bulunduğunu belirten Sarı, buranın antik dönemde zeytinyağı ihraç merkezi olduğunu anlattı.

Zeytinyağı üretim merkeziydi
MEÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu da Kanlıdivane Antik Kenti’ni ayağa kaldırmak amacıyla başlatılan çevre düzenleme projesinin tamamlanarak uygulandığını kaydetti.

Bu projeye danışmanlık yaptığını vurgulayan Aydınoğlu, şunları kaydetti: “Kanlıdivane’de yaklaşık 1 kilometre yürüme yolları, parkurlar ve ziyaretçi merkezleri yapıldı. Engellilerin de gezmesine imkan sağlayan yollar oluşturuldu. Kanlıdivane’nin antik öneminden kaynaklanan bazı özellikleri ayağa kaldırıldı. Burası, antik dönemde bölgenin önemli zeytinyağı üretim merkeziydi. Burada temizlik yapıldı ve zeytinyağı üretim merkezi aslına uygun restore edildi. Zeytinin kırıldığı ve preslendiği mekanlar ortaya çıkartıldı.”

Aydınoğlu, aynı projenin Akkale Antik Kenti’nde de uygulanması için ön çalışma yapıldığını, Kültür ve Turizm Bakanlığına müracaat edileceğini, uygun görülmesi durumunda projenin hayata geçirileceğini sözlerine ekledi.

25.04.2016 konhaber.com

by -
1440

Mersin’in Tarsus ilçesindeki tarihi Gözlükule Höyüğü’nde İslami döneme ait olduğu tahmin edilen kufi tarzda yazılı 35 santimetre genişliğinde, 50 santimetre yüksekliğinde kitabe bulundu. Alınan bilgiye göre, tarihi Gözlükule Höyüğü’ndeki kazı alanı dışında kalan bir alanda toprak kayması sonucu ortaya çıkan kitabeyi gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi.

mersin-gozlukule-hoyugunde-kufi-tarzda-yazili-kitabe-bulundu

Yetkililer, kitabede yaptıkları ilk incelemede, üzerindeki yazıların kufi tarzda olduğunu ve Abbasi dönemine ait han, kervansaray gibi mimari bir yapının kitabesi ya da mezar taşı olabileceğini belirledi.

Muhafaza altına alınan 35 santimetre genişliğinde, 50 santimetre yüksekliğindeki kitabeyle ilgili detaylı inceleme yapılacağı belirtildi.

22.01.2016 yenimesaj.com.tr

by -
1311

Mersin’de koruma altına alınan M.S. 330-395 yıllarını kapsayan Geç Roma dönemine ait yaklaşık 1600 yıllık sarnıcın, parsel sahibi tarafından çevresindeki meyve bahçelerini sulamada kullanıldığı ortaya çıktı.

Kurul kararlarına göre, Mersin’in Erdemli ilçesi Kaba Zeytin mevkiinde çevresinde meyve bahçeleri ve yer yer maki bitki örtüsü olan faal haldeki evde inceleme yapan Mersin Müze Müdürlüğü’nde görevli arkeolog ve müze araştırmacı ekipleri, M.S. 330-395 yıllarını kapsayan Geç Roma dönemine ait yaklaşık 1600 yıllık su sarnıcını keşfetti. Sarnıcın eninin 7 metre, uzunluğunun 8 metre ve 2 kademeli olduğu belirlendi. Sarnıcın içinde ve çevresinde, parsel sahibi tarafından meyve bahçelerini sulamak için motor ve hortumlar kullanıldığı görüldü. Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Mersin Müze Müdürlüğü uzmanlarınca tespit edilen alanın, 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verdi.

25.01.2016 Milliyet

by -
1597

Mersin’in Erdemli İlçesi’nde Şeytan Deresi Kanyonu’nun sarp yamaçlarında M.Ö. 2’nci ve M.S. 3’üncü yüzyıl arasında yapıldığı tahmin edilen ‘Adamkayalar’ olarak adlandırılan insan kabartmaları, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Ulaşımı zor olan bölgendeki tarihi eserler define avcılarının talanına uğrarken, uzmanlar bölgenin ‘arkeolojik park’ olarak ilan edilmesini istiyor.

Mersin’in önemli arkeolojik değerleri arasında yer alan 11 erkek, 4 kadın, 2 çocuk, bir dağ keçisi ve kartaldan oluşan Adamkayalar, sarp bir yamaçta yer alması nedeniyle ulaşımı büyük sorun yaratıyor. Keçilerin bile zor inebildiği kayalıklardan geçerek Adamkayalara ulaşan meraklılar, bu anı görüntüleyerek ölümsüzleştiriyor. Tüm bu zorluklara karşın Adamkayalar bölgesi bugüne kadar hiç bir tarihi kalıntı bulunmamasına karşın define avcıları tarafından talan ediliyor.

Mersin Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serra Durugönül, Adamkayalar kabartmalarının, Türkiye dahil, dünyanın hiçbir yerinde benzerinin olmadığını söyledi. Bölgeyi ilk olarak 1980’de üniversite öğrencisi iken gördüğünü ifade eden Durugönül, o dönem bugün ki halinden çok daha iyi olduğunu hatırlattı. Define avcılarının bu bölgede bir şey bulmasının mümkün olmadığını belirten Durugönül, “O dönemde yaşayanlar hırsızlara karşı, mezarlarını bambaşka yerlere yapmışlar. Aslında mezarların olduğu yerleri bulmak mümkün değil. Oraları define kaçakçıları boşuna kazıp, tahrip ediyorlar. Eskiçağ’da insanlar oraya kabartmalarını yapmışlar ama mezarlarını bizim bile bulamayacağımız, vadinin bambaşka yerlerindeki ana kayalarda oluşturmuşlar. Bugüne kadar hiç kimse oralardan bir şey bulamadı, bulamazlar. Bu vadinin coğrafik ve topografik örnekleri var ama içerisinde bu zenginlikte kabartmalar yok. Şeytan Deresi’ni yürüdükçe farklı mezarlar ve kabartmaları görmek mümkün ama hepsi tahrip ediliyor” dedi.

KORUMA GÖREVLİSİ TAHSİS EDİLMELİ
Bölgenin korunması için biz dizi önlemleri içerek önerileri Mersin Valiliği’ne ilettiklerini de hatırlatan Durugönül, şöyle konuştu: “Biz yıllar önce Mersin Valiliği’ne resmi bir başvuruda bulunduk. Oraya bakanlığın izin verdiği bir yürüyüş yolu, insanların rahatlıkla üzerinde durabileceği bir platform yapılarak, insanların rahatlıkla gezebileceği ve güvenlik kameraların yerleştirilmesi konusunda Valiliğe bir proje önermiştik. En iyi çözüm orada bir koruma görevlisinin bulundurulmasıdır. Buradaki kişi hem giriş-çıkışı kontrol eder hem de bir turist rehberi gibi bölge ile ilgili olarak gelenlere bilgi verir. Valilik bu projeye sıcak baktı, konuyu bakanlığa bildirdi ama hala aynı noktadayız. Türkiye’yi bırakın çağdaşı eserler sunan Akdeniz coğrafyasında hiçbir yerde bu şekilde birbirleriyle bağlantılı anlatımı olan ve yan yana çok figürlü kabartmaların bir arada görüldüğü bir yer yok. Avrupa sınırlarında zaten yok. Adamkayalar bir defada yapılıp bitirilmemiş, arka arkaya yapılmış ve en erken örneği M.Ö. 2’nci yüzyıl, en geç örneği M.S. 3. Yüzyıl’da yapılmış. 500 yıl boyunca orada insanlar ölülerini gömmüş, sonra da hep anma törenleri için gelmişler.”

29.12.2015 Doğan Haber Ajansı

by -
1241

Mersin’in Tarsus ilçesinde 3. derece sit alanında yapılan çalışmada antik yol bulunduğu bildirildi.

Tarsus Müze Müdürü Mehmet Çavuş, yaptığı yazılı açıklamada, Caminur Mahallesi’nde 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan alanda gerçekleştirilen sondaj kazısında bazalt taştan, poligonal teknikte inşa edilmiş antik yol ortaya çıkarıldığını belirterek, kazı çalışmalarında Roma dönemi ve İslami dönemlerini de kapsayan kültür katmanlarının varlığının belirlendiğini kaydetti.

Yolun batı cephesinde yolla bağlantılı sıra dükkanlar ile ayrıca pişmiş toprak künk boru sisteminin de tespit edildiğini aktaran Çavuş, açıklamasında şunları kaydetti:

“Deniz kapısı olarak bilinen tarihi Kleopatra Kapısı’nın 215 metre kuzeydoğusunda ve kapı ile aynı aksta ortaya çıkan kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzantı veren bazalt taştan yapılan yolun, antik dönem Tarsus kentinin hemen güneyinde yer alan Regma (Aynaz) Gölü ve Kydnos (Berdan) Nehri  vasıtasıyla Akdeniz deniz ticaretine ve Mersin güzergahına ulaşımı sağlayan şehrin merkezindeki ana arterlerden birisi olduğu anlaşılıyor.”

29.12.2015 Anadolu Ajansı