Cuma, Haziran 23, 2017
Etiketler Posts tagged with "Mısır"

Mısır

by -
165

Mısır’ın Luksor kenti yakınlarındaki Şeyh Abdülkurna nekropolisinde 3000 yıllık ahşap ayak protezi bulundu.

misirda-3000-yillik-ahsap-ayak-protezi-bulundu

İsviçre’de bulunan Basel Üniversitesi’nin Antik Uygarlıklar Bölümü’nden Mısırbilimciler (Ejiptologlar), Teb Mezarlarının Yaşam Tarihçeleri adlı proje bünyesinde inceledikleri bir buluntunun, 3000 yaşında bir ayak başparmağı protezi olduğunu belirttiler. Protez cihazının keşfedildikten sonra teslim edildiği Kahire’deki Mısır Müzesi uzmanları ve Zürih Üniversitesi Evrimsel Tıp Enstitüsü bilimcileri de bu çalışmada rol aldı. İnsanlık tarihindeki en eski protez cihazı olabileceği düşünülen ve ahşaptan oyulmuş olan yapay başparmak, Mısır’ın Luksor kenti yakınlarındaki Şeyh Abdülkurna nekropolisinde keşfedildi. Bu alan üzerinde şu anda son teknoloji ürünü yöntemler kullanılarak yapılan çalışmalar sürüyor.

Araştırmacılar türünün tek örneği olan protezi, modern mikroskopi, X-ışın teknolojisi ve bilgisayarlı tomografi kullanarak inceledi. Günümüzden binlerce yıl önce yaşamış olan bir rahibin kızı tarafından kullanılan ahşap başparmağının, kullanıcısının ayağına birkaç kez yeniden uydurulduğu anlaşıldı. Ayrıca kullanılan malzemeler ve oldukça gelişmiş olan bu protezin üretiminde kullanılan teknik de tanımlandı.

Milattan önce birinci bin yıldan kalma olan yapay başparmak, insan fizyonomisini oldukça iyi bilen sanatçının elinden çıkmışa benziyor. Teknik ustalığın farkına varmak için protez uzantının hareketliliğine ve kuşağının sağlam yapısına bakmak yeterli. Protezin ne kadar ince işlenmiş olduğundan, kullanıcısının doğal bir görünüm, estetik ve rahat kullanım istediği de anlaşılıyor. Ona bu özellikleri taşıyan bir protez üretebilecek nitelikte bir uzman bulmayı başarmış.

misirda-3000-yillik-ahsap-ayak-protezi-bulundu-2

Erken Demir Çağı’nda yapıldığı düşünülen protez, daha eski bir gömü şapelinin temel kayasının içine kazılmış olan yağmalanmış bir kuyu mezarında bulundu. Bu şapel, kraliyet ailesine yakın olan küçük bir üst tabaka için yapılmış olan M.Ö. 15.yy’dan kalma bir mezarlar grubuna dahil. 2015 sonlarından bu yana, Basel Üniversitesi eski Mısır’ın seçkinlerinin gömüldüğü bu mezarlığı, kullanın tarihini ve çevresini inceliyor.

20.06.2017 Bilimfili

    by -
    109

    Mısır’ın Luksor şehrindeki Dra Ebu el-Naga kazı alanında 4 bin yıllık cenaze töreni bahçesi gün ışığına çıkarıldı. 

    misirda-antik-mezarin-girisinde-4000-yillik-cenaze-bahcesi-bulundu-1

    İspanya Ulusal Araştırma Konseyi (CSIC), daha önce varlığı yalnızca ikonalardaki tasvirlerden bilinen mezar bahçelerinin somut bir örneğinin ilk kez Mısır’ın Luksor şehrindeki Dra Abu el-Naga kazı alanında gün ışığına çıkarıldığını açıkladı.

    Prof. Dr. Jose Manuel Galan öncülüğündeki ekip, M.Ö. 2000 yıllarından kalma kalıntıların, Mısır’da Yukarı ve Aşağı Nil Krallıklarının ilk kez Teb merkezli birleşik bir krallığa dönüştüğü 12. Hanedan dönemine ait olduğunu belirledi.

    misirda-antik-mezarin-girisinde-4000-yillik-cenaze-bahcesi-bulundu

    Kaya içine oyulmuş bir mezarın girişinde yer alan üç metreye iki metrelik bahçenin 30 santimetrekarelik kafesli bölmelerden oluştuğu, her bir bölmeye mezarda yatacak kişinin vasiyeti üzerine, sembolik anlamı olan ağaç ve bitkiler ekildiği kaydedildi.

    Eski Mısır uygarlığında mezar ve kabristanların hayatı ve ölümü anlamlandırmanın aracı olduğunu kaydeden Galan, “Buradaki bulgular, bize yalnızca dini inanç ve pratiklerle ilişkin bilgi vermekle kalmayacak, aynı zamanda gündelik yaşam, fiziksel çevre ve hatta iklime dair detayları keşfetmemize de olanak sağlayacak “ifadelerini kullandı.

    Mezar bahçesinin yanı sıra kaya mezarına bitişik küçük bir kerpiç dua bölmesi de gün ışığına çıkarıldı. Söz konusu ilavenin tarih olarak daha sonraya, M.Ö. yaklaşık 1800’lü yıllara denk gelen 13. Hanedan dönemine ait olduğu belirtildi.

    08.05.2017 TRT Haber

      by -
      185

      Mısır’daki antik Krallar Vadisi yakınında, 3500 yıllık 18. Hanedan’dan kalma ve dönemin üst düzey yöneticilerine ait yeni mumyalar bulundu.

      misirda-18-hanedana-ait-3-bin-500-yillik-mumyalar-bulundu

      Mısır’ın Antik Eserler Bakanı Halid El-Anani, El Uksur kentinin batısındaki Dra Abul Naga nekropolünde yapılan arkeolojik araştırmalarda, firavun dönemine ait altı mumya bulunduğunu açıkladı. El-Anani, bulunan mumyalardan birinin büyük ihtimalle, antik şehirde sulh yargıcı olarak görev yapmış üst düzey bir yönetici olan Userhat’ın mumyası olduğunu ve 18. Mısır hanedanı döneminde kalma olduğunu söyledi.

      Mısır’da firavunların mezarlarının bulunduğu meşhur Krallar Vadisi yakınlarındaki arkeolojik çalışma yürüten Mustafa El Veziri, ölüler kentinde onlarca tarihi eserin yanı sıra, firavunlara ait 6 mumya, tabut ve heykeller bulunduğunu açıkladı. Eski Mısır hanedanlarında “sulh hakimi” unvanının nadir bir meslek olduğunu belirten El Veziri, bulunan mumyaların iyi durumda olduğunu ifade etti. El Veziri; “Mezar küçük olsa da, içerisinde çok sayıda renkli maske bulunuyor. Arkeolojik çalışmada, mezardaki mumyaların bilinmeyen bir hastalıktan öldükleri anlaşıldı,” dedi. El Veziri ayrıca, 1050’den fazla tarihi heykel bulunduğunu, kazıların devam ettiğini belirtti.

      misirda-18-hanedana-ait-3-bin-500-yillik-mumyalar-bulundu-1

      T şeklindeki mezar, açık avludan geçerek ulaşılan dikdörtgen şeklinde bir salon, bir koridor ve iç odadan oluşuyor. Mısır’ın 18. hanedanı, milattan önce 1550–1298 arasında hüküm sürmüştü. Bulunan tarihi eserlerin yaklaşık 3500 yıllık olduğu tahmin ediliyor.

      18.04.2017 ntv.com.tr

       

        by -
        147

        Kahire’nin güneyindeki Dahshur nekropolündeki yapılan kazılarda 13. Hanedanlık dönemine ait bir piramitin kalıntıları keşfedildi. Arkeologlar ayrıca piramidin içine doğru giden bir koridor üzerinde 10 satır hiyeroglif yazısı bulunan bir taş blok bulundu.

        misirda-3-bin-700-yillik-piramidin-kalintilari-bulundu

        Bakanlık, kalıntıların iyi durumda olduğunu ve kazı çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Kazının başlangıç aşamasında olması nedeniyle piramidin boyutları henüz açığa çıkarılmış değil. Piramidin 13 Hanedanlık Dönemi’nden kaldığı düşünülüyor.

        Dahshur bölgesi, Kral Snefru’nun 4 bin 600 yıl önce 104 metre yüksekliğindeki ilk gerçek anlamdaki piramidi inşa ettirdiği bölge olarak biliniyor.

        misirda-3-bin-700-yillik-piramidin-kalintilari-bulundu-1

        Snefru’nun halefi oğlu Khufu, Giza’da 138 metre yüksekliğindeki Büyük Piramit’i inşa ettirmişti.

        04.04.2017 bbc.com

        by -
        135

        Mısır Eski Eserler Bakanı Halid El-Anani yaptığı açıklamada, Kahire’nin gecekondu bölgesinde bulunan sekiz metrelik heykelin I. Psamtik adlı firavuna ait olabileceği belirtildi.

        misirda-bulunan-8-metrelik-heykel-i-psamtike-ait-olabilir

        Mısır Tarihi Eserler Bakanı Halid El-Anani, Kahire’nin doğusundaki El-Matariyye Mahallesi’nin El-Hamis Pazarı bölgesinde geçen hafta bulunan tarihi eserle ilgili yaptığı basın açıklamasında, “Matariyye’deki kazılar yıllarca sürdü ve en önemlisi büyük heykelin iki parçası olan birtakım buluşlarla sonuçlandı. Söz konusu iki parça geçen hafta bulundu.” dedi.

        misirda-bulunan-8-metrelik-heykel-i-psamtike-ait-olabilir-1

        Heykelin II. Ramses’e ait olmasına ihtimal vermediğini belirten Anani, “Taç ve göz şekilleri incelendikten sonra heykelin sırtında 4 hiyeroglif işarete rastlanıldı. Bu da ‘güçlü kalkanın sahibi’ anlamına gelen firavunların birinin lakabı olan kuş, kobra yılanı ve yarım daire resimlerden ibarettir.” ifadelerini kullandı.

        Söz konusu lakabı sadece I. Psamtik’in taşıdığına dikkati çeken Anani, “I. Psamtik 54 yıl yaşadı (M.Ö. 664-610) ve firavunların rönesans asrının kurucusudur. Tarihi 26. firavun hanedanına kadar uzanır.” şeklinde konuştu.

        Anani, heykelin 8 metre yüksekliğinde ve 7 ton ağırlığında olduğunu ifade etti.

        17.03.2017 Anadolu Ajansı

        by -
        291

        Mısır’ın başkenti Kahire’nin Al-Matareya bölgesinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, eski Heliopolis’teki Kral 2. Ramses’e ait olduğu tahmin edilen heykel parçaları bulundu.

        misirda-2-ramsese-ait-oldugu-tahmin-edilen-heykel-bulundu

        Mısır Tarihi Eserler Bakanı Halid Anani, yaptığı yazılı açıklamada, Kahire’nin doğusunda eski Evn şehrinde bulunan Ayn eş-Şems bölgesinde kazılar yapan Mısırlı ve Alman arkeologların, 2. Ramses Tapınağı’nın yakınlarında, eski Mısır’ı yöneten 19’uncu aileye (M.Ö 1292 -1190) ait iki kral heykeli bulduğunu belirtti.

        Mısır Tarihi Eserler Kurumu Başkanı Mahmud Afifi ise heykellerden birinin eski Mısır’ı M.Ö. 1200 -1194 yıllarında yöneten Kral 2. Seti’ye ait olduğunu kaydetti.

        Kral 2. Seti’nin heykelinin 80 santimetre uzunluğundaki üst tarafının çıkarıldığına işaret eden Afifi, heykelin kireç taşından yapıldığını ve kralın yüz hatlarının çok belirgin olduğunu dile getirdi.

        Afifi, 2. Ramses’e ait olduğu tahmin edilen diğer heykelin ise 8 metre uzunluğunda, kuvarsit taşından yapılmış ve zaman içinde epeyce yıpranmış olduğunu ifade etti.

        Tarihi Eserler Bakanı Anani, bugün Mısırlı ve Alman arkeologlardan oluşan heyetle birlikte Kahire’nin El-Matariyye bölgesinde heykellerin bulunduğu eski Evn şehrine giderek kazıların yapıldığı alanda incelemede bulundu.

        09.03.2017 Anadolu Ajansı

        by -
        460

        Mısır’daki Keops Piramidi’ne izinsiz tırmanış yaptığı için gözaltına alınan Türk vatandaşı Fatih Kömürcü, çektiği fotoğraf ve videoları silmek şartıyla serbest bırakıldı.

        misirda-keops-piramidine-tirmanan-turk-serbest-birakildi

        Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencisi Fatih Kömürcü, daha önce Alman ve Rus turistlerin piramitlere tırmandığını bildiğini, piramitlerin ihtişamını görünce kendisini tutamadığı ve birden içindeki hislere kapılarak 7 dakika gibi kısa bir sürede kendini Keops’un zirvesinde bulduğunu söyledi.

        Zirvede çok muhteşem bir manzara olduğunu dile getiren Kömürcü, “Tırmanmak beklediğimden de kolaydı. Ancak iniş çok daha zor oldu. Beni epey uğraştırdı. Tırmanma esnasında görevli polislerin geri dönmem için beni Arapça ve İngilizce olarak uyardığını hatırlıyorum. Ancak ben artık başka bir dünyadaydım ve onları duyacak psikolojide değildim, kendimi iyice kaptırmıştım. Orada bulunan yabancı turistlerin de beni alkışladıklarını hatırlıyorum” dedi.

        Aşağı indikten sonra karakola götürüldüğünü ve polislerin kendisine iyi davrandığını anlatan Kömürcü, “Fotoğrafları ve görüntüleri silmek şartıyla beni serbest bırakacaklarını söylediler ama kabul etmedim. Bu nedenle gözaltına aldılar. Bir gece nezarette kaldıktan sonra daha fazla dayanamayacağımı anladım ve zirvede çektiğim bütün görselleri silmeyi kabul ettim. Savcılıkta, çektiğim fotoğraflar ve videolar silinirken gözyaşlarımı tutamadım ağladım. İnternetten indirdiğim bir program sayesinde bazı fotoğrafları kurtarmayı başardım, ancak videoları henüz kurtaramadım” diye konuştu.

        Nezarette bir gece tutulan Kömürcü, 6 Ekim şehri savcılığı tarafından sorgulandı. Türkiye Büyükelçiliğinden yetkililerin yakından takip ettiği ve büyükelçilik avukatının da hazır bulunduğu sorgulama sonucu Kömürcü, serbest bırakıldı.

        20.01.2017 haberler.com

          by -
          480

          Mısır’daki Sahra Çölü’nde küçük bir mağaranın tavanında iki ebeveyn, bir bebek, iki hayvan ile birlikte doğudaki bir yıldızı tasvir eden 5 bin yıllık kaya resmi bulundu. Bilim adamları kaya resmini İsa’nın doğumu sahnesine benzetiyor.

          misirda-dogus-sahnesini-betimleyen-5-bin-yillik-kaya-resmi-bulundu

          İtalyan araştırmacılar Sahra Çölü’nde Nil Vadisi ve Gilf Kebir platosu arasında yapılan bir keşif gezisinde küçük bir mağaranın tavanında kızıl-kahve toprak boyayla resmedilmiş iki ebeveyn, bir bebek, iki hayvan ile birlikte doğudaki bir yıldızı tasvir eden büyüleyici bir betimleme buldu. 

          Seeker.com’a konuşan Floransa yakınlarındaki Prato Dünya Bilimleri Müzesi Direktörü Yerbilimci Marco Morelli, söz konusu sahnenin İsa’nın doğumunu anımsattığını ancak kaya resminin İsa’nın doğumundan 3 bin yıl öncesine ait söyledi. 

          Morelli ve ekibi mağaradaki çizimleri 2005 yılında keşfetti fakat yeni açıklamaya karar verdi. Morelli: ‘Bu tasvir hristiyanlık sembolleri içinde bir tanesini anımsatmasıyla bir çok soruyu gündeme getiriyor’ diye ekledi. 

          Morelli, “Bebek hafif yukarıda göğe yükselir gibi çizilmiş. Bu pozisyon yani bebeğin ebeveynlerinin yanında yer almaması yeni doğmuş veya hamilelik anlamına geliyor. Ölüm teması, aynı bölgedeki taş sanatlarınında dünya ile ilişkilendirildiği düşünüldüğünde, doğumun da gökyüzüyle bağlantılı olduğu muhtemeldir” şeklinde konuştu.

          Çizim, iki hayvan ve küçük dairesel figür de dikkate alındığında sembolik olarak daha karmaşık bir hal alıyor. Kafasız aslanın üst kısmının, aynı bölgedeki diğer kaya resimlerinde de görülen mitolojik bir canavar olduğu düşünülüyor. Alt tarafta ise bir babun ya da antropomorfik bir maymun yer alıyor.

          İki hayvandan biri olan başsız aslanın üst kısımında, çevredeki bir çok taş sanatı resimlerinde de rastlanan mitolojik bir canavar yeralırken, ikinci hayvan babun/maymun ya da insan biçiminde bir maymun olarak görülüyor.  Cilalı taş devri sanatçısı çiziminin doğu tarafına ise yıldız biçimi eklemiş. 

          Bilim adamları bu kaya resimlerin bulunduğu küçük mağaraya “Ebeveyn Mağarası” adını verdi.

          Kaya resimlerinin inanılmaz olduğunu söyleyen araştırmacılar keşfin benzerine erken hristiyanlık dönemine dek rastlanmadığını belirttiler. 

          22.12.2016 seeker.com Çeviri: Ayşen Yolcu

          by -
          4120

          Stanford Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, Antik Mısır’dan günümüze ulaşan 3 bin yaşında, son derece iyi korunmuş bir kadın mumyasında karmaşık desenlerden oluşan dövmeler belirledi.

          Üniversitede görevli arkeolog Anne Austin, ABC News’e yaptığı açıklamada mumyanın krallar vadisi olarak bilinen Luxor yakınlarındaki Set Maat köyünde ortaya çıkarıldığını ve Mısır’ın yirminci hanedanı dönemine ait olduğunu söyledi. Omuzlarında, boynunda, kollarında ve sırtında tanrıça Hathor’un inekleri ve Wadjet’in koruyucu ilahi gözü tasvirli dövmeler bulunan mumya, geçen yüzyıl yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılmış ancak 2014 yılına kadar dövmeler fark edilememişti.

          Kızıl ötesi ışın sayesinde dövmeleri görebildiklerini belirten Austin, Mısır mezarlarından şimdiye dek üç dövmeli mumya çıkarıldığını, diğer ikisinin geometrik şekiller içerdiğini, sanatçılık olarak bu kadın mumyanın dövmesinin tek olduğunu ilave etti.

          Arkeoloğa göre mumya o dönemde kadınların dine etkin katkılarını ve dini sembollü dövmelerle ileri düzeyde bir role sahip olduklarını gözler önüne seriyor.

          Antik Mısır’da dövme yaparken ne gibi aletler ve mürekkep kullanıldığı henüz tam olarak bilinmiyor.

          27.05.2016 abcnews.go.com Çeviri: Ayşen Yolcu

            by -
            6400

            Antik Mısır’ın genç yaşta ölen firavunu Tutankamon’un mumyası yanında bulunan hançerin bir göktaşından alınan demirle yapıldığı ortaya çıktı.

            İngiliz arkeolog Howard Carter 1925’te mumyanın sargı bezleri arasında iki hançer bulmuştu. Bunlardan birinin yapıldığı demir, paslanmamış olması ve o dönemde Mısır’da bu tarz metal işçiliğine ender rastlanması nedeniyle bilim insanlarını şaşırtmıştı. İtalyan ve Mısırlı araştırmacılar, hançere zarar vermemek için demire tam anlamıyla nüfüz etmeyen bir röntgen tekniğiyle metalin kimyasal yapısını incelediler.

            Göktaşları ve gezegen bilimleri ile ilgili bilimsel bir dergi için araştırma sonuçlarını kaleme alan Daniela Comelli, içinde bulunan yüksek nikel oranının, hançerin göktaşı demirinden yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

            Araştırmacılar, demirdeki nikel ve kobalt oranlarının hançerin ‘bu dünyadan olmadığını’ gösterdiğini belirttiler. Araştırmacılara göre eski Mısırlılar, süs eşyaları ve törenlerde kullanılan eşyaların üretiminde göktaşı demiri kulanmaya büyük önem verirlerdi.

            Hançerin demiri de, Mısır’ın Kızıldeniz kıyısına düştüğü bilinen göktaşlarının kimyasal yapısıyla karşılaştırıldı ve içinde İskenderiye’nin 240 kilometre batısına düşen bir göktaşındakiyle çok benzer oranlarda nikel ve kobalt bulundu.

            3300 yıldan fazla önce mumyalanan Tutankamon’un hançerinin süslü bir altın sapı ve bir tarafında çiçek desenleri, tüyler resmedilmiş olan altından bir kını bulunuyor.

            Tutankamon kimdi?
            Çocuk kral diye de anılan Tutankamon, Antik Mısır’ın 18. hanedanındandı. Howard Carter’ın 1922’de bulduğu mezarının hiç bozulmamış olmasıyla dikkat çekmişti. Öldüğünde yaklaşık 17 yaşında olan Tutankamon’un gerçek ölüm nedeni hâlâ bir sır. Öldürülmüş veya av sırasında aldığı bir yaradan ölmüş olabileceği düşünülüyor.

            02.06.2016 bbc.com