Pazar, Şubat 19, 2017
Etiketler Posts tagged with "Roma"

Roma

by -
34

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan Göktepe Kaya Mezarları define avcıları tarafından tahrip ediliyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor

Yarımada genelinde bir çok bölgede farklı devirlere ait tarihi bölgeler bulunurken, bu bölgelerden bazılarında zaman zaman kaçık kazılar meydana geliyor. Define avcıları yaptıkları kaçak kazılarda tarihi ve doğal değerlere de zarar verirken, özellikle Göktepe’de yapılan kaçak kazılarda tarihi kaya mezarları zarara uğruyor.

Yetkililer ve tarih uzmanları Göktepe’de yapılan kaçak kazıların tahribata yok açtığını, define avcılarının Göktepe’de önemli bir şey bulamayacaklarını söylediler. Genelde Helenistik ve Roma dönemiyle tarihlendirilen bu mezarların çevresinde yapılan kaçak kazılar son yıllarda artış gösterirken, kazılar sonrasında tarihi mezarlar zarar görüyor. Yüzlerce kaya mezarının bulunduğu Göktepe tarihi ve doğal yapısıyla Bodrum’un merkezinde eşsiz güzellikleriyle doğa tutkunlarını kendine çekerken, yaşanan bu tür olaylar vatandaşlarında tepkisini çekiyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-1

Çoğunluğu Helenistik ve Roma Devrine tarihlendirilen bu mezar odalarının çok azında yer yer fresk izlerine rastlanırken,  bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-2

Bodrum’un genel manzarasını görmek, şehir surlarını izlemek isteyen birçok turistinde ziyaret ettiği Göktepe ve çevresinde meydana gelen kaçık kazılarla ilgili yetkililerin gerekli çalışmaları yaptığı ve yapmaya devam ettiği, bazı kaçak kazıların ise adli makamlarca soruşturulduğu öğrenildi.

14.07.2017 bodrummuhabiri.com

by -
28

Rusya Savunma Bakanlığı, Palmira Antik Kenti tiyatrosunda IŞİD tarafından yapılan tahribatın ‘drone’ ile çekilmiş son görüntülerini yayınladı.

palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti

Görüntülerde taş platformlar üzerine oturtulmuş, 16 adet sütunun üzerinde duran Tetrapylon anıtının büyük oranda tahrip edildiği görülüyor. Tetraplylon, küp şeklinde inşa edilen, dört yüzünün her köşesinde bir kapı bulunan, genellikle dört yol ağızlarına inşa edilen yapılara verilen antik yunan anıtlarının bir tarzı olarak da biliniyor.

palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti-2

Görüntülerde antik dönemden kalma tiyatronun ön cephesi tamamen yok edildiği ve heykellerden geriye sadece moloz yığınları kaldığı görülüyor. Pazartesi günü Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca Suriye hükümetine ait güçlerin kentin yaklaşık 12 mil yakınında olduğu da kaydedildi.

13.02.2017 CNN TURK

by -
277

Bursa’daki İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası’nda yapılan araştırmalarda, yapının doğu tarafında M.Ö. 3. yüzyıla ait mezar odaları keşfedildi.

iznik-golundeki-bazilikada-sualti-arkeoloji-calismalari-basliyor

İznik gölünün 2 metre altında ki bazilika kalıntıları Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından havadan tesadüfen görüntülenip keşfedilmişti. Sahilden 20 metre açıkta ve gölün 2 metre derinliğinde görüntülenen kalıntıların Roma askerleri tarafından öldürülen ‘Aziz Neophytos’ adına yapılan bazilika olduğu belirlenmişti. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında 2 yıldır yürütülen su altı çalışmalarında arkeologlar, yapının dışında o mimariye uymayan başka bir duvar kalıntısı ile karşılaştı. M.Ö. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan duvarların, bazilikadan ayrı olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan oda mezarların Türkiye’de başka bir benzeri bulunmuyor. Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibi, ortaya çıkan kalıntıları araştırıyor.

iznik-golunde-bulunan-bazilikada-40-adet-bronz-sikke-bulundu-1

İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası, Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından 2014’ün dünyada en önemli arkeolojik keşiflerinden biri seçilmişti.

13.02.2017 Akşam

by -
363

Manisa’da Turgutlu Devlet Hastanesi’nin bahçesinde bulunan kafede sehpa olarak kullanılan mermer, bin 800 yıllık Roma dönemi eseri çıktı.

manisada-hastanede-sehpa-olarak-kullanilan-mermer-roma-eseri-cikti

Alınan bilgiye göre, bir vatandaşın kafeterya bahçesindeki mermer parçasının tarihi eser olduğu yönündeki ihbarını değerlendiren Manisa İl Kültür ve Turizm Müze Müdürlüğü yetkilileri, inceleme başlattı. Ekipler ilk incelemede, bin 500 ila bin 800 yıl önceye tarihlenen mermerin Roma dönemine ait bir sütunun parçası olduğunu saptadı.

Mermer parçası, ayrıntılı inceleme için Müze Müdürlüğüne götürüldü.

Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, mermerin tam olarak hangi döneme ve antik bölgeye ait olduğunun belirlenmesi için detaylı araştırma yürütüldüğünü bildirdi.

Hastane Başhekimi Sabri Taşçıoğlu ise hastanenin açılışından bu yana mermerin bahçede bulunduğunu, daha önce tarihi değeri olup olmadığı konusunda bir çalışma yapılmadığını belirterek, “Tarihi bir değeri olduğunu bilseydik muhakkak muhafaza altına alır, durumu yetkililere bildirirdik” dedi.

13.02.2017 Anadolu Ajansı

by -
235

Isparta’nın Aksu ilçesi Sofular köyünde bir evin duvarında devşirme taşı olarak kullanılmış Roma dönemine ait mezar steli bulundu.

ispartada-2-bin-yillik-mezar-steli-bir-evin-duvarinda-bulundu

Aktüel Arkeoloji Dergisi’ne bir okuyucu tarafından gönderilen fotoğrafla birlikte başlayan araştırma Isparta Müzesi yetkililerini de şaşırttı. Uzmanlar yıkık durumdaki evin bir duvarında devşirme olarak kullanılan steli gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çevre evlerin duvarlarında ve bahçelerinde de çok sayıda Roma dönemi mezar stelleri olduğu tespit edildi. Çevrede bilinen antik kent olmaması müzecileri bölgede araştırma yapmaya yöneltti. Şimdilik 2 bin yıllık mezar stellerin nereden getirildiği tam olarak bilinmiyor.

ispartada-2-bin-yillik-mezar-steli-bir-evin-duvarinda-bulundu-1

Literatürde bu köyde bulunan herhangi bir antik kent isminin geçmediği biliniyor olsa da, taşların bölgeye en yakın mesafedeki Tynada Antik Kenti’nden getirildiği düşünülüyor. Müze yetkilileri tarafından yapılan ilk incelemede steller arasından bir tanesinin sağlam durumda olduğu ve bir duvarın devşirme taşı olarak kullanıldığı anlaşıldı. Yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki stelin üstünde Yunanca bir yazıt, 3 insan kabartması ve üçgen alınlığının ortasında da bir hayvan kabartmasının olduğu görüldü. Müze müdürlüğü bölgede inceleme yapmak ve eserleri müzeye taşımak için çalışma başlattı.

07.02.2017 Hürriyet

by -
1888

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde Likya uygarlığının önemli yerleşim merkezleri arasında yer alan Tlos Antik Kenti’nde 2 bin yıllık buhar basınçlı düdüklü kaplar bulundu.

tlos-antik-kentinde-2-bin-yillik-buhar-basincli-duduklu-kaplar-bulundu

Anadolu mutfak kültürünün 12 bin yıl öncesine dayandığını söyleyen Korkut, “Roma Dönemi’nden itibaren çift hazneli ve buhar basınçlı düdüklü toprak kabın yemek pişirmede kullanıldığını gördük. Kerotakis olarak adlandırılan bu kapların ilk kullanımının milattan önce birinci ve 2. yüzyıllar olduğu bilinmektedir.” dedi.

10 bin 500 yıl
Arpa, buğday gibi tahılların 10 bin 500 yıl önce Anadolu’da kullanıldığını 2010’da başlanan Tlos Antik Kenti kazıları sırasında belgelediklerini ifade eden Korkut, kazı çalışmaları kapsamında bugün de kullanılan birçok bitki türüne rastladıklarına işaret etti. Korkut, ilçenin 61 mahallesinde yaşayanlarla yüz yüze yapılan görüşmeler ve arazide yapılan gözlemler sonucu, 130 yenilebilir bitkiye rastlandığını bildirdi.

Erken Neolitik dönem
Seydikemer’deki Girmeler Mağarası önündeki höyüklerde çok sayıda ocak bulundu. Höyüklerin seramiksiz Erken Neolitik döneme (10 bin 500 yıl önce) ait olduğu düşünülüyor. Bölgede daha çok tavşan, yaban keçisi, geyik ve yaban domuzu gibi hayvansal ürünlerin tüketildiğini öğrendiklerine değinen Korkut, ilerleyen dönemlerde beslenmede tarımsal ürünlerin ağırlık kazandığını söyledi.

tlos-antik-kentinde-2-bin-yillik-buhar-basincli-duduklu-kaplar-bulundu-1

Anadolu’daki beslenme tipi: yufka, soğan, sarımsak, peynir
Korkut, antik çağda yufka, soğan, sarımsak ve peynir gibi gıdaların yoğun olarak tüketildiğini belirtti. Genelde beslenmenin tahıl ağırlıklı yiyecekler ile onlara katık edilen sebzelere dayandığını anlatan Korkut, şöyle devam etti: “Arpa unundan yapılan ve bir tür yufka ekmeği olduğu anlaşılan maza, sürekli ön planda olmuştur. Roma döneminde yufka ekmeği yapımında ayrıca kızıl buğday unu da kullanılmış ve bu yufka puls olarak adlandırılmıştır. Pulsun yanında katık olarak genelde soğan, sarımsak ve peynir yenmiştir. Ayrıca ortos adındaki ekmek türü de önceleri arpadan yapılmış, giderek buğday onun yerini almıştır. Bu dönemde lahana, ıspanak, pazı, ebegümeci, kuşkonmaz, pırasa, soğan, fasulye, bezelye, mercimek ve bakla gibi sebzelerin yemeklerde kullanıldığı bilinmektedir. Sebzeler çiğ ya da haşlanarak yenilmiş, baklagillerden ise lapa kıvamında yemekler yapılmıştır. Hemen hemen bütün yemeklerde zeytinyağı kullanılmıştır. Bu durum Akdeniz mutfağının bir özelliği olarak günümüze kadar sürmüştür. En sevilen meyveler incir, üzüm ve elmadır. İncir yaş ya da kuru olarak sofraya getirilmiştir. Üzüm hem sofrada hem de şarap yapımında tüketilmiştir. Soslarla hazırlanmış balık yemekleri kadar, farklı tür etleri bir araya getiren yemekler de sevilerek tüketilmiştir.”

Kazılarda bulunan mutfak gereçleri
Kazılarda gün yüzüne çıkarılan seramikler içerisinde yemek pişirmede kullanılan tencere, güveç ve tavanın yanında, tabak, kase, kadeh, bardak, testi veya düz tepsi formundaki servis kaplarının yoğunlukta bulunduğunu anlatan Korkut, eski çağlardan Bizans dönemine kadar yemek kaplarının benzer şekilde kullanıldığını ifade etti.

tlos-antik-kentinde-2-bin-yillik-buhar-basincli-duduklu-kaplar-bulundu-2

Prof. Dr. Korkut, “Roma Dönemi’nden itibaren çift hazneli ve buhar basınçlı düdüklü toprak kabın yemek pişirmede kullanıldığını gördük. Kerotakis olarak adlandırılan bu kapların ilk kullanımının M.Ö. 1. ve 2. yüzyıllar olduğu bilinmektedir” dedi.

Kazılarda bulunan yemek kaplarından yola çıkarak çizimini gerçekleştirdikleri çift haneli buhar basınçlı toprak kabın, bugünkü düdüklü tencerenin ilk örneklerinden olduğuna da dikkati çeken Korkut, çizimlerden yola çıkarak kabın benzerini de yaptıklarını anlattı.

Misafirlere daha lüks tabaklar
Korkut, Helenistik dönemde misafirlere ayrı servis tabaklarında yemek ikram edildiğini, misafirler için yapılan yemek takımlarının evde günlük kullanılanlardan daha lüks olduğunu vurguladı.

Korkut ve ekip arkadaşlarının çalışmaları, proje tamamlandığında 2017 içinde kitaplaştırılacak.

01.02.2017 aljazeera.com.tr

by -
110

Isparta’nın Yalvaç ilçesi yer alan Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde kazılar sonucunda bulunan tiyatroda açığa çıkan gladyatör kabartmaları, kentte gladyatör okulu olabileceğini gösteriyor.

ispartadaki-pisidia-antiocheia-antik-kentinde-gladyatorler-okulu-olabilir

Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde 1980 yılında Dr. Mehmet Taşlıalan ve ekibi tarafından başlatılan kazı çalışması sonucu bir tiyatro ortaya çıkarıldı. Yalvaç Müzesi’nde sergilenen ve üzerinde gladyatör resimlerinin bulunduğu kabartmalarda yapılan incelemede tiyatronun gladyatör müsabakaları yapılan bir alan olduğu bilgisine ulaşıldı.

ispartadaki-pisidia-antiocheia-antik-kentinde-gladyatorler-okulu-olabilir-2

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Pisidia Antiocheia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, 2 lejyon birliğinin konuşlandığı antik kentte savaşçıların ölümüne maçlar yaptığı, bazen gladyatörlerin birbiriyle bazen de vahşi hayvanlarla dövüştüklerini betimleyen kabartma resimler olduğunu aktardı. Özhanlı, “Roma döneminde İmparator Augustus tarafından kolonileştirildikten sonra kente 2 lejyon emekli askerin yerleştirilmiş olduğunu biliyoruz. Kentin tiyatrosunda gladyatör oyunlarının düzenlenmiş olduğunu hem tiyatro içindeki düzenlemelerden hem kentte ele geçen gladyatör kabartmalarından anlıyoruz” dedi.

ispartadaki-pisidia-antiocheia-antik-kentinde-gladyatorler-okulu-olabilir-1

Gladyatör okulu olabilir
5 bin kişilik küçük bir tiyatro olmasına karşın orkestra duvarlarının yükseltildiğini ve caveada (antik dönem tiyatrolarında oturulan bölümlere verilen ad) oturanların hizasına kadar çıkarıldığını vurgulayan Özhanlı, “Bu da tiyatroda hem insanın insana karşı mücadelesi hem de yabani hayvanlara karşı gladyatör oyunları olduğunu belgeliyor. Roma İmparatorluk döneminde belki de bir gladyatör okulu olabileceği belgelemektedir” diye konuştu.

25.01.2017 Doğan Haber Ajansı

by -
178

Muğla’nın Yatağan ilçesindeki, Stratonikeia Antik Kenti’nde süren kazı çalışmaları sırasında Bizans dönemine ait 65 mezar gün yüzüne çıkarıldı.

mugladaki-stratonikeia-antik-kentinde-bizansa-ait-65-mezar-bulundu

Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı ve Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 bin 500 yıl öncesine ait kentte tarihin birçok döneminden kalıntılara ulaşıldığını belirtti. Kentte yapılan kazı çalışmalarında her yıl önemli verilere ulaştıklarını anlatan Söğüt, ”Stratonikeia yaşayan bir arkeoloji kenti. Bunun bir benzeri yok. Antik dönemden günümüze yapıların bir bütün olarak korunduğu başka bir kent bulunmuyor.” dedi.

mugladaki-stratonikeia-antik-kentinde-bizansa-ait-65-mezar-bulundu-1

65 Bizans mezarı bulundu
Karialılar ve Lelegler’e ev sahipliği yapan antik kentin binlerce yıl önemini sürdürdüğünü vurgulayan Söğüt, kazı çalışmalarındaki önemli bir alanı da Bizans mezarlarının oluşturduğunu bildirdi. Kent içindeki Batı Cadde’de yürütülen kazı çalışmalarında farklı katmanlarda Helenistik, Roma, Bizans ve beylikler dönemine ait kalıntılara ulaştıklarını belirten Söğüt, şöyle konuştu: “Çalışmalar kapsamında mezarlık alanında da kazı yürütüyoruz. Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında 65 Bizans dönemi mezarı bulundu. Burada hem yetişkin bireylere hem de çocuklara ait mezarlar gün yüzüne çıkarıldı.”

Söğüt, son olarak açtıkları bir mezarda 120 santimetre uzunluğunda bir iskelet bulduklarını vurgulayarak, iskeletin yaklaşık bin 300 yıl önce ölmüş, genç bir kadına ait olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Mezarın bir Bizans yapısı olduğunu aktaran Söğüt, iskeletin temizlik çalışmalarının ardından korumaya alındığını belirtti.

15.01.2017 Anadolu Ajansı

by -
144

Antalya’nın Döşemealtı İlçesi’nde Oto Galericiler Sitesi inşaatı kazıları sırasında Roma dönemine ait mezarlar bulundu. Mezarların gün yüzüne çıkmasının ardından incelenmeden üzerinin toprakla örtüldüğü iddia edildi.

antalyadaki-insaat-kazisinda-roma-donemi-mezarlari-bulundu

Antalya’da Döşemealtı Belediyesi tarafından 100 dönümlük alanda yapımına başlanan Oto Galericiler Sitesi inşaatında çam ağaçlarının kesildiği ve ortaya çıkan mezarın incelenmeden kapandığı iddiaları yetkilileri harekete geçirdi. SABAH Akdeniz’in konuyla ilgili haberi sonrası Yeşilbayır Mahallesi’nde yer alan inşaat alanına giden Antalya Müze Müdürlüğü yetkilileri üzeri düzlenmiş arazide toprak altında kalan mezarı inceledi.

Geç Roma dönemine ait mezarlar bulundu
Yapılan inceleme sonrası buluntunun geç Roma dönemine ait bir mezar olduğu tespit edildi. İskelet kalıntılarının da yer aldığı mezar bölümü koruma altına alındı. Projede bu bölgenin ayrı tutulması şartı ile inşaat faaliyetleri devam edecek. Antalya’da daha önce Büyükşehir Belediyesi’nin eski Doğu Garajı alanında yapımına başladığı alandaki temel kazısında antik mezarlar bulunmuş ve bu nedenle proje buna göre tamamen değiştirilmişti.

Müze Müdürlüğü, alanın bir nekropol yani toplu mezar olması ihtimaline karşın da inşaat çalışmalarını yürüten Döşemealtı Belediyesi’ni yeni bir mezar bulunması halinde kendilerine bildirilmesini istedi. Belediye ekipleri, antik dönemden kalıp kalmadığı araştırılmadan mezarın olduğu arazinin iş makineleri ile düzleştirilmesi işleminin tekrarlanmaması hususunda uyarıldı.

04.01.2017 Sabah

by -
175

İzmir’in Torbalı ilçesindeki Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları sırasında bir cam üretim fırını ortaya çıkarıldı.

izmirdeki-metropolis-antik-kentinde-cam-firini-bulundu-1

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti’ndeki kazılarda antik bir cam üretim fırını ortaya çıkarıldı. Cam üretim atölyesindeki buluntular, bölgeye Atina’dan seramik ithal edildiğini gösteriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Sabancı Vakfı’nın iş birliğiyle Metropolis Antik Kenti’nde sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları sona erdi.

Metropolis Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Serdar Aybek, kazılarda Roma Hamamı’nda, havuzların ısıtıldığı ateşlik bölümünden dönüştürüldüğü düşünülen bir cam üretim fırını bulduklarını belirterek hamamın diğer kısımlarında da cam üretimi izlerinin görülmesi üzerine Erken Bizans Dönemi’nde işlevini kaybeden hamam yapısının bir cam üretim atölyesi olarak kullanılmış olabileceğini tahmin ettiklerini kaydetti. Aybek, atölyenin konumu ve kiliseye yakınlığı nedeniyle atölyenin kilisenin kontrolünde kurulduğunu ve kilise ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile işletildiğini düşündüklerini ifade ederek “Aşağı Roma Hamamı ve Zeus Krezimos kutsal alanında bulunan ve Ephesos, Knidos, Parion ve Atina üretimi oldukları anlaşılan çok sayıda seramiğin ise Metropolisliler tarafından ithal edilip kullanıldığını gösteriyor.” bilgisini aktardı.

Seramik buluntuların Metropolis ile diğer bölgelerdeki üretim merkezlerinin etkileşim içinde olduklarını gösterdiğine dikkati çeken Aybek, şu değerlendirmede bulundu: “26 yıldır tarihin izlerini sürdüğümüz Metropolis’te bu yıl çalışmalarımız ağırlıklı olarak Aşağı Roma Hamamı-Palaestra’da devam etti. Yaklaşık 6 bin metrekarelik alana kurulu olan Aşağı Roma Hamamı-Palaestra’nın kentin en büyük yapı kompleksi olduğu anlaşıldı. Palaestra ve çevresindeki mozaik döşemeli galeriler, havuzlar ve yeme içme ile ilgili mekanlar, kentte yaşayanların sosyal hayata değer verdiğini gösteriyor. Burada bu sezon bulduğumuz cam fırını ve cam işçilikli parçalar dönemin sosyal, kültürel ve ticari ilişkileri hakkında önemli ipuçlarına ulaşmamızı sağlayacak.”

izmirdeki-metropolis-antik-kentinde-cam-firini-bulundu

Kazılara destek veren Sabancı Vakfının Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan da Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarını destekleyerek kültürel mirasa kazandırmayı amaçladıklarını, her sezon daha da derinleşen çalışmalar neticesinde sosyokültürel anlamda Metropolis ile ilgili yeni veriler elde ettiklerini belirtti.

Metropolis Antik Kenti
Torbalı ilçesinde 1990’dan bu yana sürdürülen kazılarla gün ışığına çıkarılmaya çalışılan Metropolis Antik Kenti, ilçeye bağlı Yeniköy ve Özbey mahalleleri arasında yer alıyor. Metropolis’in tarihi, kentin yakınlarındaki Geç Neolitik Çağ’daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağ’a, Helenistik Çağ’dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanıyor.

Bugüne kadar yapılan kazılar sonunda Helenistik Döneme ait Antik Tiyatro, Bouleuterion (Meclis Binası), Stoa (Sütunlu Galeri) ile Roma İmparatorluğu Dönemi’nde inşa edilen Hamam ve Palaestra (Spor Alanı) Kompleksi ve Bir Küçük Hamam ve bir de özel işlevli hamam yapısı ortaya çıkarıldı.

03.01.2017 Milliyet