Salı, Mart 28, 2017
Etiketler Posts tagged with "Roma"

Roma

by -
261

2010 yılında İsviçre’nin Cenevre gümrüğünde ele geçirilen 2200 yıllık Perge kökenli Herakles Lahdi Türkiye’ye iade ediliyor.

roma-donemine-ait-herakles-lahdi-turkiyeye-iade-ediliyor

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Herakles Lahdinin Türkiye’ye iade edileceğinin müjdesini verdi.

Bakan Nabi Avcı, bakanlıkta Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar ile yaptığı görüşme sonrası basın toplantısı düzenledi. Bakan Avcı, toplantı sırasında İsviçre’den Herakles Lahdiyle ilgili müjdeli bir haber geldiğini belirtti.

Bakan Avcı, lahdin 2010 yılında İsviçre’nin Cenevre gümrüğünde ele geçirildiğini hatırlattı ve lahdin Türkiye Perge kökenli, Herkül’le ilgili olduğunu belirtti. Milattan önce 2’inci yüzyıl, Roma dönemine ait olan lahidin 235 santim boyunda, 112 santim genişliğinde olduğunu aktaran Bakan Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “2010 senesinde Cenevre serbest limanında İsviçreli yetkililer tarafından gerçekleştirilen envanter kontrolü sırasında el konulmuştu. Cenevre Başsavcılığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir müşterek çalışma yürütüldü ve bu çalışmalar neticesinde Herakles Lahdinin Antalya’nın Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer alan Perge Antik Kenti nekropolünde 1960’lı yıllarda meydana gelen kaçak kazılarda bulunduğuna ve yurt dışına çıkarıldığına ilişkin önemli delillere ulaşıldı. Cenevre Başsavcılığı 21 Eylül 2015 tarihinde lahdin iadesine kara verdi. Bu karar 2 Mayıs 2016 tarihinde Cenevre Adalet Mahkemesi Ceza dairesi tarafından onaylandı. Daha sonra İsviçre Federal Mahkeme nezdinde itiraz edildi. Sonra da bu itiraz, girişimlerimiz sonucunda geri çekildi ve böylece itirazın geri çekilmesiyle birlikte iade kararı da kesinleşmiş oldu. Dolayısıyla lahid en kısa zamanda Türkiye’ye iade edilmiş olacak. Bu yurt dışındaki eserlerimizin iadesi bakımından önemli bir aşamaya işaret ediyor.”

roma-donemine-ait-herakles-lahdi-turkiyeye-iade-ediliyor-1

Türkiye’den Osmanlı döneminden başlayarak, çok sayıda tarihi eserin yurt dışına kaçırıldığını, götürüldüğünü söyleyen Avcı, “Şimdi bunlar anlı şanlı bazı müzelerde maalesef kaçak eserler olmasına rağmen sergilenmeye devam ediliyor. Tarafların çok iyi niyetli hareket etmesi halinde bile yasal süreçler bazen çok uzayabiliyor ama sonuçta alınabiliyor. Bunun diğer ülkelerdeki müzelere de, Türkiye’den götürülmüş eserlere sahip çıkan müzelere de örneklik teşkil etmesini diliyorum” dedi.

24.03.2017 basin.kulturturizm.gov.tr

by -
185

Çanakkale Kepez’de Roma veya Bizans dönemine ait olduğu sanılan liman ile çeşitli yapılara ait kalıntılar dalgaların kıyı şeridine vurması ile ortaya çıktı.

canakkalede-dalgalar-kiyi-seridindeki-tarihi-eserleri-gun-yuzune-cikardi

Kepez’in ‘Harmanyeri’ olarak bilinen piknik alanının denize bakan kıyısında dalgaların ve toprak erozyonun ortaya çıkarttığı taş blok yapı ve eski küpler, Kepez sakinleri arasında heyecan yarattı. Kepez beldesinin 6 bin yıllık bir geçmişinin olduğuna dikkat çeken yöre sakinlerinden Necmi Aslan, maskesiyle dalış yaptığı bir gün, taş iskelenin, sahilden denizin içlerine doğru devam ettiğini saptadığını anlattı, “Büyük İskender’in, Pers Kralı Serhas’ın, Sezar’ın ve daha başka tarihin pek çok büyük şahsiyetinin yolu, bu bölgeden geçmiş. Kalıntılara bakılırsa, burada antik bir liman da olmalı. Umarım yetkililer gerekli olan çevre düzenlemesi ve koruma çalışmalarını gerçekleştirirler. Aksi takdirde ne iskele, ne de küpler ortada kalmayacak” dedi.

canakkalede-dalgalar-kiyi-seridindeki-tarihi-eserleri-gun-yuzune-cikardi-1

Antik Liman Başlangıcı Olabilir
Aslan, “Sahil yerleşimi olduğundan, buraya ait bir iskele veya küçük liman olmaması ise imkansız gibi görünmekte.  Seramik küp parçalarını bulunduğu bölge, hali hazırda taş duvarlarla inşa edilmiş ve burasının bir işlik ya da depo olma ihtimali de oldukça yüksek.  Bu büyük boylu küplerin antik dönemde depolama amaçlı kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle, bu bölgede hem zeytinyağı üretiminin oluşu, hem de deniz ile nakliye olanağı, bu liman ve iskele görünümünü de barındıran küçük yerleşimin, bu bölge için tipik bir yağ işletmesi ya da ticarethanesi olduğunu düşündürmekte” şeklinde konuştu.

17.03.2017 Aydınlık

by -
283

Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan Roma dönemine ait Antik Örükaya Barajı gün yüzüne çıkıyor.

Örükaya köyünde bulunan Antik Örükaya Barajı’nın gün yüzüne çıkarılması için Çorum Valiliği ve Hitit Üniversitesi tarafından önümüzdeki günlerde bölgede kazı çalışması başlatılacak. Bölgedeki arkeolojik kazı çalışmaları Hitit Üniversitesi tarafından yürütülen ilk kazı olacak. Alacahöyük, Şapinuva ve Hattuşa destinasyonunda yeni bir ziyaret noktası olarak turizme kazandırılması hedeflenen antik barajın yanı sıra bölgedeki höyük alanında kazı yapılacak. Arkeopark konseptinde yürütülmesi planlanan çalışmalar kapsamında bölgedeki doğal güzellikler tarihle buluşturulacak.

Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yaşar Ersoy, Örükaya yerleşimi ve barajının arkeolojik kazılar neticesinde ortaya çıkarılmasının dönemin çevresel koşullarının aydınlatılmasında önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.

Çalışmalarda Örükaya su bendinde uygulanmış olan inşa tekniğinin de inceleneceğini dile getiren Prof. Dr. Ersoy, “Anadolu ölçeğinde Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenen herhangi bir baraj veya bendin araştırmasının yapılmamış olması, Örükaya’dan elde edilecek bilgiyi değerli kılacak ve hem literatür için hem de bölge arkeolojisi için önemli bir örnek sağlayacaktır. Gerçekleştirilecek olan dokümantasyon, kazı ve restorasyon çalışmaları neticesinde özellikle Hitit İmparatorluğu’nun sonlanmasının ardındaki süreçte arkeolojik ve kültürel dinamikleri maalesef o denli iyi tanınamayan bölgenin bir kültürel miras alanı belgelenerek kayıt altına alınacak, ülkemizin kültür ve tarih envanterine katılacaktır. Ayrıca Örükaya Baraj alanında yapılacak olan arkeolojik kazı ve temizlik çalışması ile beden duvarlarının onarımı ilimizin en önemli turizm alanlarından biri olan Alaca Höyük Örenyeri ve yakınındaki Gölpınar Hitit Barajı ile birlikte Örükaya Barajının yeni bir turizm destinasyonu olmasını sağlayacaktır” dedi.

13.03.2017 Milliyet

by -
128

Mersin’in Mezitli İlçesi’ndeki birçok medeniyetin izlerini taşıyan Soli Pompeiopolis Antik Kenti, yerli yabancı çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Unesco’ya aday olan ve yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait antik kent, son yıllarda büyük ilgi çekiyor.

soli-pompeiopolis-antik-kentinde-arkaik-doneme-ait-tapinak-ortaya-cikarildi

Mezitli Belediyesi ve Mersin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi iş birliğiyle yapılan çalışmalarda bakımsız ve kullanılamayan Soli Pompeiopolis Antik Kenti’nin tarihi yolu modern bir görüntüye kavuşurken, Sütunlu Cadde’ye 360 metre uzunlukta yaya ve bisiklet yolu, oturma alanları ile aydınlatılma yapıldı. Toprak altında çıkan sütunların sergilendiği anıtsal caddede Soli Pompeiopolis’i tanıtan tabelalar konuldu. Ayrıca çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceği alan ile izleyicilerin oturması için de tribün yapıldı. Kentin en çok ilgi çeken tarihi yerlerden biri olmaya başlayan Soli Pompeiopolis, büyüleyici havası ile elinde fotoğraf makinesi ve kameraları ile bölgeyi gezen yüzlerce kişiye ev sahipliği yapmaya başladı.

Soli Pompeiopolis Antik Kenti için yapılan çalışmaların hem ülkenin hem de dünyanın kültürel mirasına önemli bir katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, antik kentin dünya kültür mirası listesine girebilmesini hedeflediklerini söyledi.

Mersin’in açık hava müzesini andırdığını kaydeden Tarhan, “Romalılar ve Yunanlılar gibi imparatorlukların yaşadığı günümüzden yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait böylesine büyüleyici bir tarihi mekanda kentle deniz arasında kullanılamayan bakımsız yolu modern hale getirerek yürüyüş ve bisiklet yolu yaptık. Deniziyle, güneşiyle, bisiklet ve yaya yoluyla buluşabilen bir kentin dünyada başka örneğini bulmak zor. Yapılacak çalışmalarla Soli Pompeiopolis gerçekten önemli potansiyeli olan ülkemiz turizminde önemli bir yer edinebilir. Hiçbir zaman cazibesini kaybetmeyecek. Büyüleyici yapısıyla hayranlık uyandıran Soli, çalışmalar tamamlandıktan sonra UNESCO dünya kültür mirası listesine girebilir” dedi.

Arkeolojik açıdan Kilikya tarihinin önemli hazinelerden biri olan antik kentte Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müzecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Remzi Yağcı’nın başkanlığında yürütülen çalışmalarda ise şimdiye dek 3 bin yıl öncesine ait birçok eser gün ışığına kavuştu. Roma imparator ya da üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı Sütunlu Cadde’de, sağlık tanrısı Asklepios ve tanrıçası Hygeiea, tanrıların kralı Zeus, adalet tanrıçası Nemesis, bereket tanrıçası Demeter ve şarap tanrısı Dionysos çıkarıldı. Höyük’te ise, antik çağda ölünün öbür dünyada kullanılması inancıyla bırakılmış olan, mezar hediyesi gibi işlevleri bulunan kandiller, Bizans dönemi baskı mühürleri, tabak ve kaseler bulundu. Son 10 yıl içinde inşaat temel kazıları, yol ve altyapı çalışmaları sırasında günümüzden yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesine ait olduğu sanılan 28 antik mezar ortaya çıktı. Mezarlarda yapılan kazı çalışmaları sonucunda o dönemlerde mezarlara hediye olarak bırakılan gözyaşı şişeleri, sikke, mühür ve el baskı eşyalar çıktı. Mezarların içerisinde çok sayıda kemik ve kafatasının yanı sıra yağdanlık ve tencere kapakları da çıktı.

Soli’nin M.Ö. 700 yılında Kıbrıs üzerinden Anadolu’ya geçen Rodos korsanları tarafından kurulduğu sanılıyor. Söz konusu dönemde önemli bir liman kenti olan Soli, M.Ö.78 yılında Pompe kumandasındaki Roma İmparatorluğu ordusunun eline geçti. Bu tarihten sonra şehir, kumandan Pompe’nin adı dolayısıyla Soli Pompeipolis olarak anıldı. Güney-Kuzey yönlü iki kapısı arasında iki yüz sütun bulunan Soli Pompeipolis, dönemin parlak şehirlerden biri olarak dikkat çekiyor.

11.03.2017 Hürriyet

by -
116

Bursa’nın İznik ilçesindeki tarihi şehir surlarında oluşan devasa çatlak korkutuyor. Vatandaşlar, orta şiddetli bir depremde yıkılması muhtemel olan burçlar için yetkililerden yardım istedi.

iznik-surlari-devasa-catlaklar-yuzunden-yikilma-tehlikesi-ile-karsi-karsiya

Gövdesinde oluşan derin çatlak sebebiyle ikiye ayrılmak üzere olan Yenişehir Kapı’da tedbir alınması isteniyor. Roma döneminde inşa edilmeye başlanan surlar, üç döneme ışık tutarken, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde onarım gördü.

Savaşlar ve depremler sebebiyle yıkılan surlar, şimdilerde ise gövdesinde oluşan dev çatlaklar sebebiyle vatandaşları tedirgin ediyor. Muhtemel bir depremde yıkılması an meselesi olan tarihi yapının hemen karşısında bulunan yerleşim alanındaki vatandaşlar, yetkililerden yardım istedi.

Kenti yaklaşık 5 kilometre çevreleyen surların yüksekliğinin 15 metreyi bulduğunu belirten vatandaşlar, yetkililerin onarımı ile asırlık tarihin ayakta tutulmuş olacağını söyledi.

28.02.2017 Bursa Hakimiyet

by -
153

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan Göktepe Kaya Mezarları define avcıları tarafından tahrip ediliyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor

Yarımada genelinde bir çok bölgede farklı devirlere ait tarihi bölgeler bulunurken, bu bölgelerden bazılarında zaman zaman kaçık kazılar meydana geliyor. Define avcıları yaptıkları kaçak kazılarda tarihi ve doğal değerlere de zarar verirken, özellikle Göktepe’de yapılan kaçak kazılarda tarihi kaya mezarları zarara uğruyor.

Yetkililer ve tarih uzmanları Göktepe’de yapılan kaçak kazıların tahribata yok açtığını, define avcılarının Göktepe’de önemli bir şey bulamayacaklarını söylediler. Genelde Helenistik ve Roma dönemiyle tarihlendirilen bu mezarların çevresinde yapılan kaçak kazılar son yıllarda artış gösterirken, kazılar sonrasında tarihi mezarlar zarar görüyor. Yüzlerce kaya mezarının bulunduğu Göktepe tarihi ve doğal yapısıyla Bodrum’un merkezinde eşsiz güzellikleriyle doğa tutkunlarını kendine çekerken, yaşanan bu tür olaylar vatandaşlarında tepkisini çekiyor.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-1

Çoğunluğu Helenistik ve Roma Devrine tarihlendirilen bu mezar odalarının çok azında yer yer fresk izlerine rastlanırken,  bazı kaya mezarlarının cephelerinde adak taşlarının konduğu yuvalar görülmektedir.

bodrumdaki-goktepe-kaya-mezarlari-kacak-kazilarla-yok-ediliyor-2

Bodrum’un genel manzarasını görmek, şehir surlarını izlemek isteyen birçok turistinde ziyaret ettiği Göktepe ve çevresinde meydana gelen kaçık kazılarla ilgili yetkililerin gerekli çalışmaları yaptığı ve yapmaya devam ettiği, bazı kaçak kazıların ise adli makamlarca soruşturulduğu öğrenildi.

14.07.2017 bodrummuhabiri.com

by -
112

Rusya Savunma Bakanlığı, Palmira Antik Kenti tiyatrosunda IŞİD tarafından yapılan tahribatın ‘drone’ ile çekilmiş son görüntülerini yayınladı.

palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti

Görüntülerde taş platformlar üzerine oturtulmuş, 16 adet sütunun üzerinde duran Tetrapylon anıtının büyük oranda tahrip edildiği görülüyor. Tetraplylon, küp şeklinde inşa edilen, dört yüzünün her köşesinde bir kapı bulunan, genellikle dört yol ağızlarına inşa edilen yapılara verilen antik yunan anıtlarının bir tarzı olarak da biliniyor.

palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti-2

Görüntülerde antik dönemden kalma tiyatronun ön cephesi tamamen yok edildiği ve heykellerden geriye sadece moloz yığınları kaldığı görülüyor. Pazartesi günü Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca Suriye hükümetine ait güçlerin kentin yaklaşık 12 mil yakınında olduğu da kaydedildi.

13.02.2017 CNN TURK

by -
363

Bursa’daki İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası’nda yapılan araştırmalarda, yapının doğu tarafında M.Ö. 3. yüzyıla ait mezar odaları keşfedildi.

iznik-golundeki-bazilikada-sualti-arkeoloji-calismalari-basliyor

İznik gölünün 2 metre altında ki bazilika kalıntıları Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından havadan tesadüfen görüntülenip keşfedilmişti. Sahilden 20 metre açıkta ve gölün 2 metre derinliğinde görüntülenen kalıntıların Roma askerleri tarafından öldürülen ‘Aziz Neophytos’ adına yapılan bazilika olduğu belirlenmişti. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında 2 yıldır yürütülen su altı çalışmalarında arkeologlar, yapının dışında o mimariye uymayan başka bir duvar kalıntısı ile karşılaştı. M.Ö. 3. yüzyıla ait olduğu sanılan duvarların, bazilikadan ayrı olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan oda mezarların Türkiye’de başka bir benzeri bulunmuyor. Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibi, ortaya çıkan kalıntıları araştırıyor.

iznik-golunde-bulunan-bazilikada-40-adet-bronz-sikke-bulundu-1

İznik Gölü’nün dibinde bulunan Aziz Neophytos Bazilikası, Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından 2014’ün dünyada en önemli arkeolojik keşiflerinden biri seçilmişti.

13.02.2017 Akşam

by -
532

Manisa’da Turgutlu Devlet Hastanesi’nin bahçesinde bulunan kafede sehpa olarak kullanılan mermer, bin 800 yıllık Roma dönemi eseri çıktı.

manisada-hastanede-sehpa-olarak-kullanilan-mermer-roma-eseri-cikti

Alınan bilgiye göre, bir vatandaşın kafeterya bahçesindeki mermer parçasının tarihi eser olduğu yönündeki ihbarını değerlendiren Manisa İl Kültür ve Turizm Müze Müdürlüğü yetkilileri, inceleme başlattı. Ekipler ilk incelemede, bin 500 ila bin 800 yıl önceye tarihlenen mermerin Roma dönemine ait bir sütunun parçası olduğunu saptadı.

Mermer parçası, ayrıntılı inceleme için Müze Müdürlüğüne götürüldü.

Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, mermerin tam olarak hangi döneme ve antik bölgeye ait olduğunun belirlenmesi için detaylı araştırma yürütüldüğünü bildirdi.

Hastane Başhekimi Sabri Taşçıoğlu ise hastanenin açılışından bu yana mermerin bahçede bulunduğunu, daha önce tarihi değeri olup olmadığı konusunda bir çalışma yapılmadığını belirterek, “Tarihi bir değeri olduğunu bilseydik muhakkak muhafaza altına alır, durumu yetkililere bildirirdik” dedi.

13.02.2017 Anadolu Ajansı

by -
287

Isparta’nın Aksu ilçesi Sofular köyünde bir evin duvarında devşirme taşı olarak kullanılmış Roma dönemine ait mezar steli bulundu.

ispartada-2-bin-yillik-mezar-steli-bir-evin-duvarinda-bulundu

Aktüel Arkeoloji Dergisi’ne bir okuyucu tarafından gönderilen fotoğrafla birlikte başlayan araştırma Isparta Müzesi yetkililerini de şaşırttı. Uzmanlar yıkık durumdaki evin bir duvarında devşirme olarak kullanılan steli gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çevre evlerin duvarlarında ve bahçelerinde de çok sayıda Roma dönemi mezar stelleri olduğu tespit edildi. Çevrede bilinen antik kent olmaması müzecileri bölgede araştırma yapmaya yöneltti. Şimdilik 2 bin yıllık mezar stellerin nereden getirildiği tam olarak bilinmiyor.

ispartada-2-bin-yillik-mezar-steli-bir-evin-duvarinda-bulundu-1

Literatürde bu köyde bulunan herhangi bir antik kent isminin geçmediği biliniyor olsa da, taşların bölgeye en yakın mesafedeki Tynada Antik Kenti’nden getirildiği düşünülüyor. Müze yetkilileri tarafından yapılan ilk incelemede steller arasından bir tanesinin sağlam durumda olduğu ve bir duvarın devşirme taşı olarak kullanıldığı anlaşıldı. Yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki stelin üstünde Yunanca bir yazıt, 3 insan kabartması ve üçgen alınlığının ortasında da bir hayvan kabartmasının olduğu görüldü. Müze müdürlüğü bölgede inceleme yapmak ve eserleri müzeye taşımak için çalışma başlattı.

07.02.2017 Hürriyet