Pazartesi, Şubat 8, 2016
Etiketler Posts tagged with "Roma"

Roma

by -
363

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan dört bin yıllık tarih mirası için dev proje. Alanya sınırları içindeki Syedra Antik Kenti için geliştirilen ve bir yıl içinde tamamlanması öngörülen projeyle tarih yeniden canlanacak.

M.Ö 2000 yıllarında yerleşim yeri haline gelen ve Roma İmparatorluğu’nun Akdeniz’deki en önemli merkezlerinden olan Syedra Antik Kenti’ne, Kültür Bakanlığı’nın eli değecek. Kent yaşamı 13. yüzyıla kadar devam eden Syedra’nın günümüze ulaşan kalıntıları, çevre düzenleme projesiyle korunacak ve tarihi doku daha görünür hale getirilecek. 2016’da yapımına başlanacak çevre düzenleme işi kapsamında, tarih boyunca yağma ve yıkımlarla karşı karşıya kalan kentin onarımı yapılacak. Engebeli arazi koşulları nedeniyle kültür turizmi açısından beklenen karşılığı vermeyen kentin, yürüme yolları iyileştirilecek. Proje bir yıl içinde tamamlanacak. Ertuğrul Günay’ın Kültür Bakanlığı döneminde, 1. derecede sit alanı olan ancak korunmadığı basına haber olarak yansıyan antik kent, kaçak kazılar nedeniyle de tahribata uğramış, doğanın etkisiyle yaşanan yıpranma da, kentin kültür turizmindeki hak ettiği yeri almasına engel olmuştu.

Severus, kente teşekkür etmişti.
İ.S. 194’te Roma İmparatoru Septimus Severus, kent halkına haydut ve dinsizlere karşı kenti korudukları için teşekkür etmişti. Tarihi 4 bin yıl öncesine dayanan kent, Roma İmparatorluğu’nun en büyük ve önemli kentleri arasındaydı.

16.06.2015 Akşam

by -
333

Bingöl’ün Karlıova İlçesi’ne 3 kilometre mesafede bulunan Toklular Köyü’ndeki tarihi Ermeni kilisesine, define avcıları tarafından zarar verildi. Köy Muhtarı Fesih Kışlakçı, kilisenin onarılarak koruma altına alınması gerektiğini söyledi.

Karlıova İlçesi’ne 3 kilometre mesafede bulunan 270 haneli, bin 440 nüfuslu Toklular Köyü’ndeki tarihi Ermeni Kilisesi, define avcıları tarafından tahrip edildi.

Tarihte Ermeni yerleşkesi olduğunu, eski isminin de Togulkıran olduğunu belirten Toklular Köyü Muhtarı Fesih Kışlakçı, “Köyümüzde birçok tarihi kalıntıya rastlamak mümkün. Bulunan tüm eserler bilinçsizce zarar veriliyor malesef. Köyümüz her dönemde defineciler tarafından defalarca tahrip edildi. Köyümüzü ziyaret eden Ermeni gruplar, bu kilisenin adının Agos Kilisesi olduğunu söylediler” dedi.

Köylülerden Abdurrahman Yılmaz da, kilise bölgesinde yapılan evlerin temellerinde birçok tarihi kalıntıya rastlandığını hatırlatarak, “Özellikle bu kilise bölgesinde birçok heykel, üzerinde resim ve işaretlerin bulunduğu taşlar vardı. Köylülerimiz bunların ne anlama geldiğini bilmiyorlardı. Fakat sık sık buraya tanımadığımız insanlar geliyor ve gece olduktan sonra kilise bölgesinde kazı yaptıklarını, gün ağarınca görüyorduk. Kilise çocukların oyun alanı haline geldi. Bu kilise devlet tarafından koruma altına alınması lazım. Köyde bulunan yaşlılardan ve köyü ziyaret eden Ermeniler, kilisenin Ermeniler’den kaldığını ve bu kilisenin 800 yıllık bir geçmişi olduğunu öğrendik” diye konuştu.

Karlıova Toklular Köyü’nde dünyaya gelen tarih uzmanı araştırmacı ve yazar, Derin Tarih Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Mamhmut Akyürekli de, Toklular Köyü’nün geçmişinin Romalılar dönemine kadar uzandığını belirterek, “Köyde bulunan kalıntılar, köyün tarihini Romalılar’a kadar götürüyor. Kilise kalıntısı ise bin yılık Ermeni yerleşiminin işareti, tabi kesin değerlendirme arkeolojik kazılar yapıldıktan sonra ortaya çıkacaktır. Köyün kuzeyindeki harman yerlerinde, Roma dönemine ait hamam kalıntıları var. Köydeki Ermeni kilisesi üstündeki künye taşının kaybolmasına rağmen, yapının mimari özeliği ve kullanılan inşaat harcından hareketle, 700 ile 1000 yıl arasında tarihlemek mümkündür” diye konuştu.

15.06.2015 ntv.com.tr

by -
788

Muğla’nın Bodrum ilçesi yamaçlarında 13 bin kişilik Antik Tiyatro’nun da yaslandığı Göktepe’de bulunan yüzlerce kaya mezarı, evsizlerin mekanı haline geldi. Oda mezarlarında oluşan çöp yığınları tepkiye neden oldu.

Halikarnassos Antik Kenti’nin sur kalıntılarının da bulunduğu Göktepe’nin hemen hemen dört yamacı tarihi kalıntılarla dolu. Yüzlerce kaya mezarının bulunduğu Göktepe’de, son olarak yapımına başlandığı günden bu yana tepkilere neden olan inşaat alanında Bodrum Sualtı Arkeoloji ve Müze Müdürlüğü ekipleri 11 adet kaya mezarı bulmuştu. İnşaatta çalışan kepçenin darbeleriyle zarar gören kaya mezarlarında da günlerdir herhangi bir kurtarma kazısı yapılmıyor. Bölgedeki inşaat nedeniyle bazılarının yeniden kapandığı görülen kaya mezarlarındaki kurtarma kazılarının ise yaklaşık 10 gün sonra yeniden başlayacağı öğrenildi.

bodrumda-kaya-mezari-odalari-copluge-donustu-1

Bodrum manzarasını izlemek ve tarihi surları farklı bir açıdan görmek isteyen turistler, şimdilerde oda mezarlarının içindeki kötü görüntüler nedeniyle antik kente pek fazla uğramaz oldu. Çoğu Helenistik ve Roma dönemine ait oda mezarlarının durumuna tepki gösteren vatandaşlar, yetkililerin bir an önce soruna el atmasını bekliyor.

“KENDİ HALİNE BIRAKILMIŞ, ACINACAK BİR DURUMDADIR”
Bodrum Kent Konseyi Kültür Sanat Meclisi ve Kültür Varlıkları Çalışma Grubu üyesi arkeolog Aykut Özet, Göktepe’nin tarih konusundan çok önemli olduğunu vurgulayarak; “Kaya mezarlarının maalesef bir bekçisi yoktur, sadece tiyatronun bir bekçisi vardır. Kaya mezarlarına bakan Kültür Bakanlığı’na bağlı ya da belediyeye bağlı herhangi bir bekçisi yoktur. Dolayısıyla kendi haline bırakılmıştır. Acınacak bir durumdadır, yani yıllardır orası inşaat için gelen kişiler tarafından yatakhane olarak, çamaşırhane olarak kullanılmaktadır. Maalesef yani çok üzülerek söylüyorum aynı şey bir yabancı ülkede olsa bunlar el üstünde tutulur, ışıklandırılır, gezi platformları yapılır, merdiven çalışmaları yapılır ama maalesef burada böyle bir şey yok” diye konuştu.

“NEKROPOL ALANI DA KORUMA ALTINDA DEĞİL”
Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi’nden emekli Kent Konseyi Kültür Sanat Meclisi üyesi arkeolog Ayşe Temiz de Bodrum’da tarihi yerlerin ranta kurban gittiğini belirterek; “Çok uzun zamandır bakımsızlar. İçleri çöplük halinde, çevredeki inşaatlarda çalışan kişiler tarafından konaklama olarak veya barınma yeri olarak kullanılmakta ve bütün pislik de orada durmakta, çünkü bekçisi yok. Bir tek tiyatronun bekçisi var. Yalnız kaya mezarları değil, biraz önce gördüğümüz nekropol alanı da koruma altında değil, maalesef diyoruz. Bu iki alanda hem kaya mezarları diyoruz, şimdi şöyle; jeolojik olarak kaya olan yerde kaya oyularak mezar yapılmış. Dış kaya olan yerlerde içe oyularak sanduka şeklinde mezarlar yapılmış. Yamaçta olan yerlerde de biraz önce gördüğümüz çekmece tipi mezarlar yapılmıştır. Halikarnas kenti M.Ö. 4’üncü yüzyıldan Roma hatta Bizans dönemine kadar hatta ondan sonra Osmanlı’da da yerleşim görmüş bir alan. Dolayısıyla nekropol alanı çok geniş. Demin gördüğümüz alan ve yukarıda kaya mezarlarının bulunduğu alan 1’inci derece arkeolojik sit alanıdır, olması lazım gereğidir değilse bile çünkü biliniyor nekropol olduğu” şeklinde konuştu.

Bakımsızlık içinde kalan kaya mezarlarının bir bekçiyle korunduğunun belli edilmesi gerektiğini belirten Temiz, “Bir tabela konulur ve temiz bir şekilde gezmek isteyenlerin ziyaretine açılır” dedi.

11.06.2015 haberler.com

    by -
    679

    İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan ‘Flavianus Amfitiyatro’ isimiyle de bilinen Kolezyum bir dönem gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yaparak popülaritesini günümüze kadar taşıdı.
    Kolezyum’da çalışmalar yapan ekip, arenada bundan 1500 yıl önce kullanılan asansörün bire bir aynısını inşa etti.

    kolezyumda-bin-500-yillik-asansor-yeniden-insa-edildi-1

    Arkeologlar ve mühendislerin yer aldığı ekibin yeniden inşa ettiği asansör bir zamanlar gladyatörlerin karşısına çıkarılan aslanları ve diğer yırtıcı hayvanları sahneye taşımak için kullanılıyordu.

    kolezyumda-bin-500-yillik-asansor-yeniden-insa-edildi-2

    Turistlerin binanın var olma nedenini daha iyi kavraması adına 1,5 yıl süren ve 20 milyon euroya mal olan asansörün kalıcı olarak Kolezyumun bir parçası olacağı açıklandı.

    10.06.2015 NTV

    by -
    799

    Bursa’da Jandarmanın yaptığı operasyonda Roma dönemine ait olduğu düşünülen, tapınak taşı, mezar steli ve rölyef ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri yaptıkları istihbarat çalışmaları neticesinde İ.Ö. (48), M.Y. (28) ve T.A.’nın (23) İzmir ve Kütahya’dan izinsiz kazı yaptıkları ve tarihi eser bulduğunu tespit etti. Şüphelilerin Bursa’ya geleceği bilgisine ulaşan ekipler, araçların plakasını tespit etti.

    bursada-roma-donemine-ait-aslan-basi-heykeli-ele-gecirildi-1
    Bursa ve Orhaneli jandarma ekipleri Orhaneli-Harmancık karayolu güzerganı Küçükorhan Köyü yol ayrımında aracı durdurdu. Aracın bagajına gizlenmiş bavul içerisinde aslan başı heykeli, Roma dönemine ait olduğu sanılan tapınak taşı, mezar steli ve rölyef ele geçirildi. Tarihi eser niteliği taşıyan heykel ve rölyeflere Bursa Müze Müdürlüğüne teslim edildi. Olayla alakalı 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.

    05.06.2015 Milliyet

    by -
    493

    Ankara Üniversitesi, Ege Denizi’nin bilinen en eski liman kentlerinden biri olan Urla’da, 2 bin yıllık Roma limanını aynı yerinde yeniden inşa edecek. Liman inşaatının tamamlanmasının ardından ziyaretçiler Roma gemileriyle gezintiye çıkabilecek.

    Ankara Üniversitesi, binlerce yıllık tarihi canlandırmak için düğmeye bastı. İzmir’in Urla ilçesinde,Roma dönemine ait bir liman gerçeğine uygun şekilde inşa ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Urla Belediyesi işbirliğinde hayata geçen proje kapsamında, dünyada ilk kez 2 bin yıllık bir liman aynı yerinde aynı donanımlarla yeniden hayat bulacak.

    Proje hakkında bilgi veren Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM) kurucusu ve Liman Tepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Hayat Erkanal, “Dünyada başka örneği olmayan bir proje. Tekne ve silahların hazırlanması çalışmalarına başladık. Bir yıl içerisinde detaylı inşaata başlayacağız” dedi.

    ERKEN ROMA DÖNEMİNE AİT
    O döneme ait mancınıkların dahi limanda yer alacağını söyleyen Erkanal şunları söyledi:

    “Limanda yüklerin depolandığı, kayıtların tutulduğu binalar oluyor. Bunları inşa edeceğiz. Daha geç bir dönemde limanda küçük bir kilise bulunduğunu belirledik. Ama biz erken Roma dönemine ait bir liman yapacağız. Bunlar Urla Belediyesi’nin tahsis ettiği arazi üzerine inşa ediliyor. Gemilerin yapımına başladık. Erken Roma dönemine ait en az iki tekne yapacağız. Bittiğinde turistik ziyaretlere açık bir alan olacak. Bu limanı canlı tutmaya çalışacağız. Ziyaretçiler Roma tekneleriyle Ege’nin mavi sularında seyahat yapma imkanına kavuşacak.”

    “TURİZM İÇİN ÖNEMLİ PROJE”
    Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, projenin Türkiye turizmi açısından önemli olduğunu kaydetti. Roma İmparatorluğu dönemindeki limanda ne varsa hepsini canlandıracaklarını dile getiren Erkan İbiş, “Kültür kavramına karşı Ankara Üniversitesi’nin bakış açısı her zaman büyük değer verir nitelikte olmuştur. Burada aynı yıllar önce Romalıların yaptığı limanın birebir halini yansıtacağız. Dünyada başka örneği yok. O günlerde kullanılan araç gereçler, tekneler, yükleme araçları birebir, aslına uygun şekilde yapılıyor. Hem üniversitemiz hem de Türkiye turizmi için gurur verici ve çok önemli bir projedir” diye konuştu.

    Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar ise “Üniversite ile çalışmak bizim için çok önemli. Kültür ve turizme katkısı olacak her adımı atmaya hazırız” ifadesini kullandı.

    05.06.2015 Posta

    by -
    688

    Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nde bulunan Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nde bu yılki kazı çalışmaları başladı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, bu yıl UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmeyi hak edecek değerdeki Men Tapınağı’nda da çalışma yapılacağını söyledi.

    Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nde Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) tarafından yürütülen kazı çalışmalarında 6’ncı yıla girildi. 2009 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla SDÜ adına kazı çalışmalarını yürüten Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, 2015 kazı çalışmalarının başladığını belirtti. 1 Haziran tarihi itibariyle kazı ruhsatının geçerli olduğunu aktaran Prof. Dr. Özhanlı, bugüne kadar yürütülen çalışmalarda kentin ana caddelerini ortaya çıkardıklarını kaydetti.

    Roma hamamı, tiyatro, Roma villası gibi yapılarda önemli gelişmeler olduğunu aktaran Prof. Dr. Özhanlı, “Kentin ana caddelerinden Cardo Maksimus’ta caddeye 2 cepheli olarak yapılar meydana çıkarıldı. 2012 yılında yapılan kazıda caddenin üst bölümünde bulunan Roma villasında, bu yıl restorasyon çalışması yapmayı planlıyoruz. Kazıda ise kentin güney caddesinde çalışmalarımız olacak” dedi.

    MEN TAPINAĞINA KAZMA BU YIL VURULACAK
    Bu yılki kazılarda özellikle ilçenin doğusundaki Özbayat Köyü’nde tepeye kurulmuş Men Tapınağı’nda da çalışma yapacaklarını vurgulayan Prof. Dr. Özhanlı, “Men Tapınağı, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmeyi hak edecek kadar değerli bir yer. Bakanlığa burada çalışma yapmak üzere daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da başvurmuştuk. Bakanlık yetkilileri gerekli ruhsatı verdi ve bu yıl bu alanda da çalışma yapacağız. İlk olarak toprak yüzeyinde olan eserleri restore ederek yerlerine yerleştireceğiz. Kazı çalışmalarını daha sonraki yıllarda yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

    03.06.2015 Gerçek Gündem

    by -
    479

    Antalya’nın Demre İlçesi’nde bulanan Likya Birliği’nin önemli kentlerinden Myra Antik Kenti’nin limanı Andriake Antik Kenti kısmen ziyarete açıldı.

    Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik tarafından 2009 yılında başlatılan çalışmalarda Andriake Antik Kenti’nin plakoma (agora- antik Yunan kentlerinde, şehirle ilgili politik, dini, ticari her türlü faaliyetin gerçekleştiği, tüm kamu binalarının etrafında sıralandığı halka ait geniş açık alan), liman yapıları, şehir hamamı, doğu ve batı anıtları, sinagog ve kiliselerinde kazı yapıldı. 4 yıl süren çalışmalar sonrasında antik kent Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca müze olarak restore edildi.

    MS. 129 yılında inşa edilen Roma döneminden kalan Hadrian Granaryumu’nun önce kazısı yapıldı ardından restore edilerek, 56 metre uzunluğunda, 32 metre genişliğinde, 7 odadan oluşan Likya Uygarlıkları Müzesi olarak düzenlendi. Likya Birliği kentlerinde yapılan kazılardan getirilen eserler müzeye yerleştirilmeye başladı. Liman Çarşısı’ndaki yapılar, doğu ve batı anıtları, plakoma, sinagog ve plakoma önündeki 6 metre derinliğinde, 24 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğindeki sarnıç restore edildi. Likya Uygarlıkları Müzesi’nin önüne 16 metre uzunluğunda bir Roma dönemi teknesi, bir vinç ve yük taşıma arabası yerleştirildi. Yürüyüş yolları, seyir terasları ve kuş gözleme terası yapıldıktan sonra restorasyon ve düzenleme çalışmaları tamamlandı.

    Ören yeri yerli ve yabancı turist gruplarıyla bireysel ziyaretlere kısmen açıldı. Ziyaretçilerden şu an için giriş ücreti alınmazken, eser yerleştirme ve düzenleme çalışmaları devam eden Likya Uygarlıkları Müzesi dışında tüm alan gezilebiliyor.

    04.06.2015 bizimantalya.com

    by -
    420

    Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan ve geçen ay UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Stratonikeia Antik Kenti’nde bu yılki kazı çalışmaları kısa süre sonra başlayacak.

    Antik Kent Kazı Başkanı ve Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede kazıların 2008’de başlatıldığını söyledi.

    Stratonikeia’nın geçen ay UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdiğini hatırlatan Söğüt, 3 bin yıllık antik kentte, tarihin her döneminden kalıntılar bulunabildiğine işaret etti.

    Bu sezon ödeneğin gelmesiyle, kazı alanındaki kirliliği ve otları temizlemeye başladıklarını anlatan Söğüt, çalışmaların 25 kişilik ekiple yürütüldüğünü dile getirdi.

    Kazılar için hava şartlarının iyileşmesini beklediklerini belirten Söğüt, “Belirli alanlarda konservasyon ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Yakın zamanda da kazılara başlayacağız” dedi.

    Önceki yıllarda başlattıkları Roma hamamı ve Batı Caddesi’ndeki kazıları bu sene de sürdüreceklerini dile getiren Söğüt, ayrıca beylikler dönemine ait Selçuklu hamamında çizimlerin tamamlanacağını, restorasyon projesini de bitirmeyi planladıklarını kaydetti.

    Prof. Dr. Söğüt, “Şaban Ağa Camisi, tiyatro ve Kuzey Cadde’de yine aynı şekilde çalışmalarımız devam edecek. Stratonikeia’da antik dönemden günümüze her türlü kalıntıların olduğu alanda, şemalar halinde Osmanlı, beylikler, Roma ve Helenistik dönemlere ait yapılardaki çalışmaları sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    01.06.2015 Memleket Fotoğraf: Arşiv

    by -
    1234

    Adana’nın Dilekkaya köyünde yaşayan Hatun Dilci, Roma dönemine ait paha biçilmez onlarca arkeolojik eseri, müze müdürlüğünün izniyle evinin bahçesinde sergiliyor.

    Anavarza Kalesi eteklerine kurulan Dilekkaya köyündeki adeta açık hava müzesini andıran evin bahçesinde, Roma dönemine ait lahit, heykel, sütun başlıkları ve kabartmalardan oluşan çok sayıda arkeolojik eser bulunuyor.

    tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-5

    EVİNİN BAHÇESİNDE ÇOK SAYIDA TARİHİ ESER VAR
    Hatun Dilci (72), 8 çocuğu bulunduğunu, 1966’da başladığı Anavarza Antik Kenti’ndeki bekçilik görevini 2005’te emekli olana kadar sürdürdüğünü, bu sürede güvenlik amacıyla Adana Müze Müdürlüğünün izniyle tarihi eserleri evinin bahçesine getirdiğini söyledi.

    Yaşamını 22 yıl önce yitiren eşi Kanber Dilci’nin de antik kentte bekçilik yaptığını, bu görevi şimdi büyük oğlunun devam ettirdiğini belirten Dilci, “Devlet yetkililerin bizlere güveni, bizim de görevimize sarılmamız sonucu evimizin bahçesi açık hava müzesine döndü” dedi.

    tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-2

    EVİNİN TEMELİNİ KAZARKEN MOZAİK BULDU
    Ev yapmak için temel kazarken tesadüfen rastladıkları mozaik zeminin, antik kentte bekçilik görevine başlamalarına vesile olduğunu anlatan Dilci, şöyle devam etti: “Başımızı sokacak bir ev yapmaya karar verdik. Köyde bulduğumuz araziyi temizlerken ‘Balıklı Mozaik’i bulduk. Durumu yetkililere bildirdik. Bize mükafat olarak 500 lira verip, evi biraz ileri yapmamızı istediler. İkinci yere evin temelini kazarken bu kez de başka bir mozaik zeminle karşılaştık. İki tavuk satıp yol parası yaparak Adana’ya valiliğe gittik. Valiyle görüştük. Vali, müze müdürüne telefon edip çağırttı. Hep beraber valinin pikabıyla mozaiği bulduğumuz yere geldik. Yetkililer, bir süre inceleme yaptıktan sonra bize ‘Kral Kızı Mozaiği’ni bulduğumuzu söyledi. Vali, kocamı alnından öptü, burada bekçilik teklif etti. Devlet üniforma ve silah verdi, o günden sonra geçim sıkıntımız azaldı.”

    tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-3

    TARİHİ ESER KAÇAKÇILARINA KARŞI AMANSIZ MÜCADELE
    Birkaç yıl sonra kendisini de bekçi olarak işe aldıklarını ifade eden Dilci, göreve başladıktan sonra tarihi eser kaçakçıları ve definecilere karşı mücadele ettiklerini vurguladı.”Bir yandan uçsuz bucaksız antik kenti koruyor bir yandan da ortalıkta bulunan eserleri, başına bir şey gelmemesi için birer birer evimizin bahçesine getirmeye çalışıyorduk” diyen Dilci, kaçakçı ve definecilerle birçok kez karşı karşıya geldiklerini söyledi.

    Dilci, “Vazife kutsal, devletin bize güvenini sarsmamamız lazım. Aldığımız maaşın helal olması için hiçbir kaçakçı ve defineciye göz yummadık. Nerede değerli bir eser varsa getirdik, kaçakçıdan kazıcıdan aldık, getirdik, bahçemize koyduk” bilgisini verdi.

    tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-4

    İlerlemiş yaşına rağmen ziyaretçi ve turistlere antik kent konusunda rehberlik yapan Dilci, şunları kaydetti: “Bu tarihi kent için hayatımı verdim. Bu kent yüzünden başıma gelmedik kalmadı. Kaçakçılar ve defineciler evimi yakmaya çalıştılar, hayvanlarımı zehirlediler, ineklerim öldü, arı kovanlarıma zehir sıktılar. Uyarı ve ikazlarımız yüzünden köylüler bizden fazla hoşlanmazdı. Sit alanında araziyi süren, surlardan taş söken köylülerimle çok defa karşı karşıya geldim. Her ne yaptılarsa yılmadım, görevimin hakkını vermeye gayret ettim. Bu yaşımdayım hala buraların gönüllü bekçiliğini yapıyorum. Gece sabaha kadar o pencereden bu pencereye gözetler dururum. Kendi oğluma bile güvenmem.”

    tarihi-eserleri-evinin-bahcesinde-sergiliyor-1

    Anavarza Antik Kenti’nde yeniden başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarına sevindiğini belirten Dilci, köyünün sokaklarının yerli ve yabancı turistlerle dolduğu günleri görmek istediğini ve sonraki nesillerin tarihi kalıntılara daha iyi sahip çıkacağına inandığını sözlerine ekledi.

    28.05.2015 haberler.com