Etiketler Posts tagged with "Roma"

Roma

by -
465

Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti’ndeki Osmanlı dönemi boya atölyesi koruma altına alınarak bölge turizmine kazandırıldı.

Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Stratonikeia Antik Kenti’ndeki Osmanlı dönemi boya atölyesi, restorasyonunun tamamlanmasının ardından ziyaretçilere açıldı.

Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 bin 500 yıllık yerleşimle ilgili bulgular tespit ettikleri antik kentte, Helen, Roma, Bizans, Anadolu beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden kalan yapıların bir bütün olarak korunduğunu söyledi.

Söğüt, kentte yürütülen kazı çalışmalarında, Roma hamamından tapınağa, Selçuklu camisinden Türk evine her yapıyı aşamalar halinde gün yüzüne çıkardıklarını anlattı. Antik kentteki kazı çalışmaları sırasında agora olduğu düşünülen alanda 18. yüzyıla ait Osmanlı döneminden kalan boya atölyesi bulduklarını belirten Söğüt, bölgede başka boya atölyesi örneği bulunmadığının altını çizdi.

Ziyaretçiler boya atölyesini gezebilir
Hazırladıkları projeyle Osmanlı dönemine ait boya atölyesine de ahşaptan çatı yaptıklarını ifade eden Söğüt, çalışmaları tamamlayarak atölyeyi ziyarete açtıklarını kaydetti. Kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin boya atölyesini gezip eserleri görebileceklerine değinen Söğüt, şöyle konuştu: “Osmanlı dönemi boya atölyesi çok önemli. Çünkü 18, 19. yüzyılda bölgede meşhur ağa evlerinin olduğunu ve burada çok özel dokumaların bulunduğunu biliyorduk. Bu boya atölyesi de o dönemde var olan dokumaların profesyonelce oluşturulmuş atölyelerde boyanan iplerle dokunduğunu bize göstermiş oldu. Şu anda konservasyon çalışmaları yapıldı ve rahatlıkla herkesin gezip görebileceği bir konuma getirildi.”

Yapı dijital ortamda üç boyutlu ayağa kaldırıldı
Prof. Dr. Söğüt, bölgede kazı ekibinin yanı sıra çizim ekibinin de görev yaptığını söyledi. Çizim ekibinin kara kalem kullanarak atölyeyle kullanılan malzemelerin üç boyutlu resimlerini yaptığını anlatan Söğüt, ayrıca yapının dijital ortamda da üç boyutlu olarak ayağa kaldırıldığını ifade etti.

Ekran temin edilmesinin ardından hazırlanan üç boyutlu görüntülerin atölye içinde turistlere izlettirileceğini belirten Söğüt, “Bu resimleri tanıtım levhalarına koyarak, gelen ziyaretçilerin o dönem hakkında daha iyi bilgi edinmesini sağlayacağız. İnsanlar buraya geldiklerinde boya atölyeleri, ocakları, direkleri, üst örtüsü ve tüm mekanıyla Osmanlı dönemine ait bir boya atölyesinin nasıl olduğunu dijital ortamda ve tanıtım levhalarında görebilecekler” diye konuştu. 

15.08.2015 Akşam

by -
614

Terör örgütü paha biçilmez tarihi eserleri birbiri ardına yıkmaya devam ediyor. Palmira antik kentinde bulunan bir tapınak havaya uçuruldu.

IŞİD, kontrolünü mayıs ayında ele geçirdiği antik kent Palmira’da tarihi yok etmeye devam ediyor. Suriye Tarihi Eserler Kurumu Başkanı Mamun Abdulkerim’in açıklamasına göre, Palmira’da bulunan Baal Şamin tapınağı patlayıcılarla havaya uçuruldu. Palmira, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) dünya mirası listesinde yer alıyor.

Havaya uçurulan Baal Şamin tapınağı M.S. 17’de inşa edildi. Roma İmparatoru Hadrianus döneminde, M.S. 130’da genişletildi.

Tarihi manastır buldozerle yerle bir oldu
IŞİD mensupları, bu ayın başında ele geçirdikleri Karyatayn şehrinde bulunan bin 600 yıllık Mar Elian manastırını da geçen hafta buldozerlerle yıkmıştı. Cihatçılar, yıkma eyleminin görüntülerini internette yayınladılar.

IŞİD, eyleme gerekçe olarak “manastırda Tanrının yanı sıra Aziz Elian’a tapınılmasını” gerekçe gösterdi. Manastıra adını veren Aziz Elian, M.S. 3. yüzyılda ölmüş, kilise tarafından aziz mertebesinde değerlendirilmişti.

Palmira’yı ele geçiren IŞİD, antik kentin baş arkeoloğu Halid Esad’ı öldürmüştü. Palmira’da uzun yıllardır sürdürdüğü araştırmalarıyla bilinen 82 yaşındaki arkeolog Halid Esad’ın cesedi Palmira’nın harabelerine asılmıştı.

Balyozlar ve kalaşnikoflarla yok ettiler
Irak ve Suriye’de geniş kesimleri kontrol altına alan IŞİD, daha önce birçok tarihi eseri yerle bir etmişti. IŞİD’in yayınladığı video görüntülerinde, militanların balyozlarla tarihi eserleri parçaladıkları görülmüştü. Militanlar, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ndeki değerli heykellere kalaşnikofla ateş açmışlardı.

24.08.2015 Deutsche Welle Türkçe

by -
1231

Denizli’deki Antik Laodikya kentindeki kazı çalışmalarında 1900 yıl önce kentte suyun kullanım koşullarının yazıldığı, ‘Su Kanunu’ bulundu.

Denizli’deki Antik Laodikya kentinde 7 yıldan bu yana Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla sürdürülen kazı çalışmalarında 1900 yıl önce kentte suyun kullanım koşullarının yazıldığı, ‘Su Kanunu’ olarak nitelendirilen 90 santimetre yüksekliğinde 116 santimetre genişliğinde yazıt bulundu. 1900 yıl önce su kullanımın kurallara bağlandığını göstermesi açısından büyük önem taşıyan yazıtta 5 binden 12 bin 500 denarius’a kadar para cezaları yer alıyor.

Kazı çalışmaları Pamukkale Üniversitesi tarafından yürütülen, 2008 yılında imzalanan protokol ile Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kazı çalışmalarını finanse ettiği, güvenlik ve işletmesini üstlendiği Laodikya Antik Kenti’nde bu yıl Stadyum Caddesi üzerinde sürdülen çalışmalarda arkeoloji ve bilim dünyası açısından büyük önem taşıyan Roma Dönemi’ne ait mermer yazıt bulundu. 90 santimetre yüksekliğinde, 116 santimetre genişliğindeki M.S. 114 yılında yapıldığı tespit edilen yazıtta, antik kentteki su kullanımının kuralları ve kurallara uymayanlara verilecek cezalar yer alıyor. 14 maddenin yer aldığı yazıtta, antik kente 10 kilometre mesafedeki Denizli’den gelen suyun kullanım şartlarının Roma İmparatoru Traianus adına Anadolu eyaleti Valisi Aulus Vicirius Matrialis tarafından gönderilen fermanın yer aldığı belirlendi.

1900 YILLIK YAZIT
Laodikya Kazı Başkanı Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şimşek, yazıtın 1900 yıl önce artik kentte su kullanımının kurallara bağlandığını gösterdiğini ve yazıtın bir anlamda ‘Su Kanunu’ olduğunu belirterek, “2015 yılının en güzel buluntusu Stadyum Caddesi üzerinde ortaya çıkardığımız yarım daire şeklindeki çeşme yapısıdır ve imparator Traianus’a adanmıştır. Özellikle çeşmenin önüne yerleştirilmiş olan 30 satırlık Su Yasası, M.S. 114 yılında Laodikya Meclisi tarafından hazırlanmış ve Efes’te proconsule sunulmuş, proconsulde imparator adına su yasasını onaylamış. Laodikya’da suyun Denizli’den buraya geldiğini düşünecek olursak bu kent için su çok yaşamsal önem taşıyor. Bu nedenle suyun kirletilmesi, su yollarına verilecek zararlar veya diğer taraftan mühürlenmiş boruların açılması gibi hususlar çok ağır cezalar içeriyor. İmparatorluk çeşme için 30 bin denarius yardım etmiş. Yazıt, ‘Muhteşem kent Laodikeia’ diye başlıyor. Günümüzden 1900 yıl önce bu kent Roma İmpatarluğu için çok özel bir kent olarak biliyordu. Suyun nasıl kullanılacağıyla ilgili 1900 yıl önce ortaya çıkartılan bu yazıt çok özel bir yer işgal ediyor” dedi.

KAÇAK SU KULLANIMINA ÇOK AĞIR CEZALAR VAR
Su Yasası’nın bulunduğu yazıtı kazılara destek veren Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Osman Zolan’a gösteren ve bilgi veren Kazı Başkanı Şimşek, “Yazıta göre en önemli cezalarından birisi su yoluna zarar verirseniz 5 bin denarius ceza alıyorsunuz. Ben bunu kabaca çevirdim 50 bin liraya tekabül ediyor. Suyu kirletirseniz 5 bin denarius ceza alıyorsunuz. Suyu kirleteni ihbar eden de cezanın sekizde birini alıyor, bu da teşvik edilmiş. Ayrıca suyun kapatılması için yapılan mührü açana da bu kadar ceza söz konusu. Suyun kullanımında üst düzey yöneticilerin bazı şahıslara iltimas geçmesine çok ağır ceza var. 12 bin 500 denarius, yani 125 bin lira cezayı içeriyor. Suyun denetlenmesi için meclis o bölgede çok iyi tanınan dürüst olarak bilinen üç kişinin ve üst düzey iki memurun görevlendirilmesi de var. Bunlar sayesinde tüm su hatlarının korunması gibi ibareler var. Bu yönüyle Su Yasası ortaya çıkardığımız eserler arasında özel bir yer tutuyor” diye konuştu.

‘SU 1900 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ ŞİMDİ DE ÇOK ÖNEMLİ’
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise Türkiye’de ilk kez antik kent kazı çalışmalarını protokolle destekleyen belediye olduklarını, yaptıkları işin ne kadar doğru olduğunun antik kentteki çalışmaların hızlanması ve ortaya çıkan eserlerle ispatlandığını söyledi. Sekiz yılda antik kentte 2 bin 300 eserin gün yüzüne çıkarıldığına dikkati çeken Zolan, “Su dün olduğu gibi bugün de önemli. Suyun düzenli kullanılması gerekiyor. Bugün de yüzde 10 gibi farkla 1900 yıl önceki kurallar geçerli. Kurallar yüzlerce, binlerce yıllık uygulamalardan süzülerek ortaya çıkıyor. Bugün de kaçak kullanımda kullanılan su miktarının en yüksek kademe fiyatının üç katı ceza uyguluyoruz. 1900 yıl önce bölgede yaşayan insanların su kullanımını kurallara bağlaması ve bu yazıtın ortaya çıkarılması Denizli ve Türkiye için çok önemli. İyi ki Laodikya’ya destek olmuşuz” dedi.

İŞTE YAZITTAKİ 14 MADDELİK ‘SU YASASI’
1- Kente gelen suyun alıkonması veya yolunun değiştirilmesinin yasaklanması ve suyun kamu yararına kullanımının tahsisi içindir.
2- Her kim kente ait suyu kendi şahsi kullanımı için böler veya suya zarar verirse imparator hazinesine 5 bin dinar ödemek zorundadır. Bu paranın sekizde biri ihbarda bulunan kişiye verilmelidir ve suçu işleyen kişi kent suyundan mahrum bırakılmalıdır.
3- Kent suyunun ücretsiz olarak alınması veya resmi görevli tarafından özel şahıslara hibe edilmesi yasaktır. 5 bin dinar para cezası ve resmi görevlinin verdiği kararın hükümsüz sayılması
4- Suyu satın alan kişiler Vespasian Fermanı’nı ihlal edemez.
5- Belirlenen uygun alanlarda su toplayan insanlar castelli (su deposu) inşa etmek ve suyu bu yapılardan bronz metre ile sertifikalandırılmış ve mühürlenmiş çaplara sahip borularla temin etmelidir. Bu boruların çapları bir veya yarım parmak olmalıdır.
6- Suya veya su borularına zarar veren kimselere 5 bin dinar para cezası uygulanır.
7- Valilik emri ile kente ait aquadüktlerin (su yolları) korunması ve su borularının üstünün çatıyla kapatılması için 30 bin dinara kadar kredinin kullanılmasına izin verilmiştir. Su depolarından çeşmelerin üst katlarına kadar kent içindeki su borularına koruma çatısının getirilmesi gereklidir.
8- Bir magistrat (hakim) resmi görevli veya bir vatandaş herhangi bir çalışma için su hattı borularına yerinden kaldırırsa 12 bin 500 dinar para cezası ödemek zorundadır.
9- Valilik, su kaynağının güvenliğinin sağlanması için her yıl kent tarafından seçilen en onurlu iki vatandaşı curator olarak atar.
10- Bu işlerin yürütülmesini mecliste yer alan bir heyet denetler.
11- Vali, aquadüktlerin her zamanki yöneticileri ile halktan üç kişinin maaş almasını emreder. Bu kişiler kent merkezi ile taşranın su güvenliğini denetler. Bu konularda dolandırıılık yapanlar elçi Saenius Sabinus fermanına göre cezalandırılır.
12- En Muhteşem Kent’e ait suyun Laodikyalılar tarafından en doğru şekilde kullanılması için kentteki en adil kişinin seçilmesi gerekir.
13- Bu yasa ile birlikte su yollarına yakın arazisi bulunan hiç kimse suyu tarım için kullanamaz, tarlalarını bu su ile sulayamaz.
14- Laodikyalıların en muhteşem kentinde seçilen yöneticiler, benim fermanımı steller üzerine kazıyın ve insanların kendileri hakkında olan bu yasaları açıkça görmelerini sağlayın.

19.08.2015 Gerçek Gündem

by -
714

Bursa’da yapılan dere genişletme çalışmalarında lahit ortaya çıktı. Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Karsak Deresi’nde gerçekleştirilen genişletme çalışmalarında lahit parçaları bulundu. Lahitin bulunması sonrasında, çalışmalar kısa süreli durdurulurken, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nden gelen görevliler tarafından lahit üzerinde incelemeler yapıldı.

Gemlik’te farklı bölgelerden çıkan lahitlerin çevresinde genelde farklı lahitlerin de olduğu düşünüldüğünde, dere bölgesinde farklı araştırmaların da yapılma ihtimali gündeme geldi. Bunun yanı sıra, dere kenarlarının dolgu toprağı olduğu ve farklı bir yerden alınan toprakla birlikte lahit parçalarının da gelmiş olabileceği üzerinde de duruluyor.

18.08.2015 Sabah

by -
2561

Suriye Müzeler ve Tarihi Eserler Genel Müdürü Maamun Abdülkerim, 82 yaşındaki Halid Esad’ın IŞİD militanları tarafından başının kesildiğini ve bedeninin de Palmyra’daki antik Roma sütunlarına asıldığını söyledi.

50 yılı aşkın süredir Palmyra’da çalışan arkeologHalid Esad’ın, antik kente dair çok sayıda da eseri bulunuyordu.

UNESCO dünya mirası listesinde de yer alan Palmyra’da ABD’li, Fransız, Alman ve İsviçreli arkeologlarla da ortak projeler yürüten Esad’ın, uluslararası akademik dergilerde de makaleleri yayımlanmıştı.

Reuters haber ajansına konuşan Tarihi Eserler Genel Abdülkerim, Halid Esad’ın yaklaşık bir ay önce IŞİD tarafından esir alındığını ve sorguya çekildiğini ifade etti.

IŞİD Palmyra kentini Mayıs ayında ele geçirmişti. Örgütün şu ana kadar antik kente zarar verdiğine dair hernagi bir kanıt bulunmuyor. Ancak Haziran ayında Palmyra yakınlarındaki iki türbe IŞİD tarafından havaya uçurulmuştu.

Suriye hükümeti, Palmyra’nın IŞİD’in eline geçmesinden önce yüzlerce heykelin güvenli bölgelere nakledildiğini açıklamıştı.

19.08.2015 Ülke Haber

by -
978

Muğla’nın Yatağan ilçesindeki dünyanın en büyük mermer antik kentlerinden Stratonikeia’da kazı çalışmalarında kilise, umumi tuvalet ve çok sayıda mezar kalıntılarının ortaya çıktığı açıklandı.

Helenistik, Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemini içinde barındıran MÖ 3. yy’da kurulan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki dünyanın en büyük mermer antik kentlerinden Stratonikeia ’da kazı çalışmalarında önemli bulgular ortaya çıkıyor. Aynı anda tüm antik dönemlerin eserlerinin yer aldığı, aşkın ve gladyatörlerin kenti olarak bilinen Stratonikeia kazı başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, antik kentin en büyük caddesindeki kazı çalışmalarında kilise, umumi tuvalet ve çok sayıda mezar kalıntılarının ortaya çıktığını açıkladı.Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, antik kentte 2015 yılının kazı çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Geçen yıl antik kentte başlayan ve bu yıl da devam eden kazılar var. Kentin iki ana caddesi var. Bunlardan Batı caddesinin en batısında geçen yıl kazı çalışması başlatmıştık. Bu kazılar bu yıl da kaldığı yerden devam ediyor. Bu caddenin devamında Gimnazyum var. Gimnazyum bölgenin en büyük yapılarından birisi. Ebatı yaklaşık 105 metreye 265 metre. Kentin iki ana caddesi var. Kuzey-Güney ve Doğu-Batı Caddesi. Batı caddesi doğuya doğru devam ediyor. Doğu-Batı Caddesi dediğimiz ve kentin girişinde bulunan cadde 10 metre genişliğinde ve caddenin ortasında kanalizasyon bulunuyor.Stratonikeia antik kentinde üç adet Roma Hamamı’nın bulunduğunu biliyoruz. Bu hamamlardan birisi Batı caddesinin en batısındaki girişinde yer alıyor. Hatta antik kaynaklarda hamamlardan birisinin kadınlar hamamı olarak geçtiğini biliyoruz. Ama şu anda hangisi olduğunu kazı çalışmaları devam ettiği için daha tespit edemedik. Bu yılki çalışmalarda batı caddesinin hemen başlangıcında bulduğumuz kiliseyi açığa çıkarmak istiyoruz. Bunun ötesinde caddeye gelen insanların tuvalete nasıl girip çıktıklarının yol ve güzergahını belirlemek istiyoruz” dedi.

stratonikeia-antik-kentinde-roma-donemine-ait-tuvalet-ortaya-cikarildi-1

8 ÜNİVERSİTEDEN 80 KİŞİ ÇALIŞIYOR
Kazı Başkanı Söğüt, Stratonikeia antik kentinin tüm dönemleri kapsadığını belirterek, “Alan ve dönem sayısının çokluğu nedeniyle 8 ayrı üniversiteden öğretim elamanları ile birlikte 83’ten fazla bilim insanı burada fedakarca çalışıyor. Şu anda 50 kişilik bir ekibimiz var. Dönem boyunca arkeolog, tarihçi, mimarlar, sanat tarihçiler, jeologlar, biyologlar, felsefeciler dil bilimciler dahil olmak üzere her alandan meslek uzmanı gelip burada çalışmalarını sürdürüyor. Örneğin kentin içinde Roma hamamını kazan başka arkadaşımız, Beylikler dönemini bir başka arkadaşımız kazıyor. Herkes kendi uzmanlık alanı ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kulladı.

ANTİK DÖNEMİN EN BÜYÜK TUVALETLERİ BULUNDU
Prof. Dr. Bilal Söğüt, yapılan kazı çalışmalarında dönemin en büyük umumi tuvaletlerinden birini bulduklarını belirterek, “Bizim için her gün yeni bir kazma yeni bir bulgu demek. Yapısal anlamda bu sene antik döneminin en büyük Latrina’larının (umumi tuvalet) yeri tespit ettik. Hatta öylesine güzel bir tuvalet ki, ortası sütunlarla çevrili, etrafında oturma sıraları olan Efes’te örneğini bildiğimiz Latrina’dan daha büyük bir yapıyı şu anda yarısından fazlasını ortaya çıkardık. Hatta buranın mimari blokları antik dönemde depremde yıkıldığı şekliyle bulduk. Kazı ve konservasyon çalışmaları bitiğinde bu sütunları olduğu şekli ile tamamen ayağa kaldırabileceğiz” dedi.

18.08.2015 netgazete.com

by -
627

Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, en az bin 800 yıllık olduğu belirtilen yaklaşık 5 bin 400 metrekare büyüklüğünde Roma dönemine ait hamam bulundu.

Kibyra Antik Kenti Kazı Başkanı ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Özüdoğru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, antik kentte 10 yıllık bir kazı stratejisi izlediklerini söyledi.  Antik kentte bu yıl yaptıkları çalışmalarda stadyum ve odeondan (müzik dinletisi yapılan alan) sonra en büyük üçüncü yapı olan hamama ulaştıklarını anlatan Özüdoğru, “Kapladığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük hamamlarından biri olan bu yapı 5 bin 400 metrekaredir. Bunun 2 bin 600 metrekaresi ana yapıyı oluşturuyor. Yapıda alttan mermerlerin ısıtılması şeklinde bir ısıtma sistemi kullanıldığını gördük” dedi. 

Özüdoğru, modern bir altyapı sistemine sahip hamamın en alt bölümlerine inerek su ve kanalizasyon sistemini çözmeye çalıştıklarını kaydetti. MS 2. yüzyıla ait yapıyı beş kazı döneminde tamamlayarak, tiyatro binasıyla birleştirmeyi amaçladıklarını bildiren Özüdoğru, “Bakanlığımız antik kentimizi önümüzdeki dönemde düzenlenmiş ören yeri statüsüne dahil ediyor. Bu kapsamda Kibyra’da giriş gişeleri, ziyaretçiler için gerekli üniteler ve aydınlatma gibi eksikliklerimiz tamamlanarak, gezilebilir bir turistik antik kent vasfını kazanmış olacak” diye konuştu.

Antik kenti gezen Burdur Valisi Hasan Kürklü de Roma dönemine ait hamamın ilginç bir yapı olduğunu vurguladı. Kibyra Antik Kenti’nin tüm kamu yapılarıyla görülmeye değer bir yer olduğunu anlatan Kürklü, “Bölge insanımızı Kibyra’yı görmeye davet ediyorum. Bakanlığımızın nezdinde Valilik olarak antik kentimizdeki kazılarımıza desteklerimiz devam ediyor. Kazı ekibine yapılan çalmalardan dolayı çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Gladyatörler kenti Kibyra
Miliaslı kolonistlerce MÖ 300’lerde Pisidia-Karya-Frigya ve Likya arasında, bugünkü Gölhisar ilçesinde kurulmuş köklü bir devlet geleneğine sahip Kibyra Antik Kenti, stadyumu, meclis binası, agorası (meydan) ile dünyanın en önemli antik kentlerinden biri olarak gösteriliyor.

MÖ 1. yüzyıldan itibaren stadyumunda gladyatörlere gösteri yaptırılan antik kentteki kazılarda üzerinde gösteri dövüşlerinin canlandırıldığı çok sayıda gladyatör frizleri bulundu. “Gladyatörler kenti” olarak da bilinen kentin stadyumuna doğru nekropol alanından geçen anıtsal bir yol üzerinde gladyatörlere ait mezarlar bulunuyor.

Bu bölgede gladyatör frizlerinin bir film şeridi gibi yan yana sergilenmiş hali, devamında vahşi hayvanlarla mücadele edilen av sahneleri ve hayvan terbiyecilerinin betimlendiği MS 2. yüzyıla ait frizler yer alıyor.

13.08.2015 Radikal

by -
1016

Antalya’nın Gazipaşa ilçesine bağlı Güney köyündeki Antiocheia ad Cragum Antik Kenti’nde, üzerinde bitki ve geometrik şekillerin bulunduğu Roma dönemine ait 2 bin yıllık mozaik ortaya çıkarıldı. 

ABD Nebraska Üniversitesi’nden Prof. Dr. Michael Hoff’un başkanlığında, Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Birol Can koordinatörlüğünde, Roma dönemine ait hamam ve tapınaklarda kazı çalışmaları yapılıyor. 

Sabah erken saatlerinde toprak zemini büyük bir titizlikle açan ekip, milattan sonra 3. yüzyıla ait seramik parçaları ve mozaikleri fırçalarla temizleyip gün yüzüne çıkarıyor. 10 yıldır kazı çalışması yapılan antik kentte bugüne kadar 600 metrekarelik mozaik gün ışığına çıkarıldı.

Çalışmalar 2005’te başladı
Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Birol Can, AA muhabirine yaptığı açıklamada, antik kentte 2005 yılında başlatılan kazı çalışmalarının uluslararası bir ekiple sürdürüldüğünü söyledi. 

Antik kentin birçok yerinde mozaik yapıya sahip binalar bulunduğuna işaret eden Can, kentte birkaç tane de hamam yapısı olduğunu bildirdi. Bu yıl, günümüze en sağlam ulaşan hamamlardan birinde kazı çalışması yürüttüklerine değinen Can, “Bu yılki çalışmalarımızda, 2 bin yıllık Roma dönemine ait mozaikler ortaya çıkarıldı. 150 metrekarelik alanda ortaya çıkan bu mozaik bizi mutlu etti” dedi.

Kentte birçok yapı bulunduğunu vurgulayan Can, çeşitli bölümleri bulunan hamamın yaklaşık yarısını açabildiklerini söyledi. Kazı çalışmalarında hamamın soğukluk kısmında mozaik döşemeye rastladıklarını belirten Can, “Mozaik cenneti olarak nitelendirdiğimiz 600 metrekarelik mozaiğin açığa çıkarıldığı antik kentte önümüzdeki yıllarda daha farklı mozaik motiflerinin çıkacağı inancındayız” diye konuştu.

‘Ahşap basamaklı meclis binası ortaya çıkarıldı’
Hamamın hemen bitişiğinde yer alan kentin meclis binasının da bir kısmını ortaya çıkardıklarını anlatan Doç. Dr. Can, şunları kaydetti: “Önümüzdeki yıl meclis binasının tamamını açmayı planlıyoruz. Bölgede bu tür meclis binalarına rastlıyoruz. Meclis binasında resmi toplantıların yapılmasının yanı sıra tiyatro performanslarının sergilendiğini, müzik dinletilerinin sunulduğunu tahmin ediyoruz. Bölgede çok büyük tiyatrolar yok. Bulunan binalar bu kentlerin nüfus yapısına cevap verebilecek şekilde tasarlanmış. Meclisin oturma basamaklarından ilk basamağı taş, diğerleri ahşap olarak düzenlendiği için üst basamaklara ait herhangi bir bulguya rastlamadık. Ahşap basamaklara ait çok sayıda çivi ortaya çıktı.”

Farklı üniversitelerden kendi konularının uzmanı akademisyenler ve öğrencilerin kentte çalışmalara katkı sağladığını ifade eden Can, arkeolojik kazı dönemini heyecanla beklediklerini dile getirdi.

Doç. Dr. Can, 60 kişilik ekiple sürdürdükleri çalışmaların bu yılki bölümünün sonuna geldiğini, ortaya çıkarılan mozaiklerin zarar görmemesi için üzerinin özel bir örtü ve kumla kapatıldığını sözlerine ekledi.

14.08.2015 Anadolu Ajansı

by -
898

Yozgat’ta, tarihi gün yüzüne çıkarmak için 4 bölgede sürdürülen kazı çalışmalarının bu yılki bölümü 3 bölgede tamamlandı. Büyük Taşlık Köyü’ndeki Kuşaklı Höyük’te çivi yazılı tablet bulundu.
Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı kazılar sonucu ortaya çıkan Yozgat’ta, bu yıl da sağlanan ödenekler doğrultusunda bakanlığın verdiği izin süreleri içerisinde kazılar gerçekleştirildi. Yozgat’ın 4 ayrı bölgesinde programlanan kazı çalışmalarından ABD ve İtalyan arkeologların çalıştığı 3’ünde çalışmalar bu yıl tamamlandı. Sarıkaya İlçesi’ndeki kazılar ise Yozgat Müzesi ekipleri tarafından sürdürülüyor.

Yozgat’ın Sorgun İlçesi Büyük Taşlık Köyü yakınlarında Kuşaklı Höyükte 2008 yılında İtalya Floransa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Stefania Mazzoni başkanlığındaki ekip tarafından başlatılan yüzey araştırmalarının ardından kazılara geçildi.

usakli-hoyukte-4-bin-yasinda-civi-yazili-tablet-bulundu (2)

4 BİN YILLIK TABLET
Hitit Uygarlığı’nın etki alanında yer aldığını belirtilen bölgede bu yıl yapılan kazılarda çivi yazılı tablet bulundu. Gerçekleştirilen kazılar sonucunda hazırlanan raporda şöyle denildi: “Yayıldığı alan ve yüzeyinde bulunan arkeolojik malzemelerin yoğunluğu incelendiğinde Hitit Uygarlığı izleri taşıyan höyüğün, Fırtına Tanrısı’na yönelik ibadetlerin merkezi olan, yazılı kaynaklara göre başkent Hattuşa’ya iki-üç günlük yürüme mesafesinde bulunan ‘Zippalanda’ adlı bir diğer önemli Hitit kentiyle ilişkili olduğu öngörülmektedir.”

2015 yılı çalışmaları sırasında ortaya çıkan M.Ö. 2 binin ilk yarısına ait olduğu düşünülen tablette, daha önce alanda bulunan tabletlerden farklı olarak ‘Tanrıça İştar’ adın çok net olarak kullanıldığına dikkat çekildi.

DİĞER KAZILAR
Sorgun ilçesi Peyniryemez köyü yakınlarındaki Çadırhöyük’te ABD’nin New Hampshire Üniversitesinden Dr. Gregory McMahon başkanlığındaki ekip tarafından 1994 yılında başlatılan kazı çalışmaları tamamlandı. Kazılarda Kalkolitik, Tunç, Hitit, Helenistik ve Üst Bizans olmak üzere 5 ayrı döneme ait çok sayıda tarihi esere ulaşıldı.

ROMA HAMAMI
Yozgat’ın Sarıkaya İlçesi’nde, dönemin Roma Kralı tarafından, kızının cildindeki yaralardan kurtulması üzerine ‘halkın da şifa bulabilmesi amacıyla’ yaptırılan yaklaşık 2 bin yıllık bir geçmişe sahip ‘Roma Hamamı’ kalıntıları da gün yüzüne çıkartılıyor. Yozgat Müze Müdürlüğü tarafından 4 yıldır 2 Arkeolog gözetiminde yürütülen kurtarma kazısı kapsamında Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait izler ortaya çıkartıldı.

Yozgat’ın Büyüknefes Köyünde bulunan Galatların Başşehri Tavium Antik kentinde ise 2012 yılına kadar devam eden kazı çalışmalarına bu yıl da talipli çıkmadı.

13.08.2015 Doğan Haber Ajansı

by -
673

Tokat ilinin Komana Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında Roma döneminde Komana’da yaşayan hayırsever bir kent soyluya ait olduğu düşünülen sürpriz bir heykel ile karşılaşıldı.

Tokat İli, Merkez İlçe, Komana Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) adına Prof. Dr. Burcu Erciyas başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarına bu yılda devam ediliyor. Komana Antik Kenti 2015 yılı kazı çalışmalarında sürpriz bir heykel ile karşılaşıldı. Heykelin Roma döneminde Komana’da yaşayan hayırsever bir kentsoyluya ait olduğu öngörülüyor. Helen tarzı himation ile tasvir edilen heykelin, Anadolu’da yaygın bir hayırsever heykel tipi olduğu kazı başkanlığınca ifade edilirken, konservasyon ve restorasyon çalışmaları sonrasında heykelin Tokat Müzesi Müdürlüğünde sergilenmesi planlanıyor.

13.08.2015 İhlas Haber Ajansı