Salı, Mayıs 31, 2016
Etiketler Posts tagged with "Roma"

Roma

by -
461

Paflagonya’nın başkenti Pompeiopolis Antik Kenti’nde 10. sezon kazı çalışmaları devam ediyor. Yaklaşık 1 aydır devam eden kazı çalışmalarının ödenek sıkıntısı nedeniyle önümüzdeki günlerde sonlandırılacağı öğrenildi.

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde daha önce Almanya Münih Üniversitesi tarafından yürütülen kazı çalışmaları, Kazı Başkanı Prof. Dr. Latife Summerer’in Kastamonu Üniversitesi’ne geçmesi sonucu Kastamonu arkeoloji Müzesi tarafından başlatıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen kazı çalışmalarını, Kastamonu Arkeoloji Müzesi gerçekleştiriyor. Uzmanlar ve arkeologlar tarafından Efes Antik Kenti ve Gaziantep Zeugma’nın bir benzeri olarak nitelendirilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor.

pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismalari-suruyor-1
“YENİ MOZAİK ALANI AÇMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi aynı zamanda Pompeiopolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Latife Summerer, kazı çalışmalarının Haziran ayı sonunda başladığını belirterek, “Şu anda da en yoğun dönemine girdi. Kazı çalışmalarına bizzat katılıyoruz. Farklı uzmanlık alanlarından gelen arkadaşlarımızla kazı çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kazılarımızda şu anda bir mozaik alanı bulunuyor. Arkadaşlarımız, yeni bir mozaik alanı açmaya çalışıyorlar. Bunun yanında tiyatro bölgesinde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığından bu yıl için kendilerine ayrılar bütçenin önümüzdeki haftalarda biteceğini ifade eden Kazı Başkanı Prof. Dr. Latife Summerer, şöyle konuştu: “Eğer ek bütçe bulunabilirse, en azından bu kazı çalışmalarını Eylül ayının ortalarına kadar uzatmayı ve kazı çalışmalarının daha verimli olmasını sağlamayı hedefliyoruz. Şimdiye kadar ortaya çıkardığımız alanlar gayet verimli. Biz, kazı çalışmalarında ilk sonuçlardan çok memnunuz. Buna paralel olarak ta kazıyı daha geniş bir kitleye açmak için küçük bir müze yaptık. Buraya gelen yerli ve yabancı turistlere bu küçük müzeyi gezdiriyoruz”

“MOZAİKLERİN ÇOĞU ÜNİK MOTİFLERE SAHİP”
Yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılan mekanların neredeyse tümünün mozaikli alanlarla kaplı olduğunun görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Latife Summerer, “Bu mozaikler içerisinde birçoğu ünik motiflere sahip çalışmalar görülmüştür. Bunlardan biri “burçlar Mozaiği” olarak adlandırılırken, bir diğeri de muhtemel Gökırmak’ı sembolize eden “Nereid ve Okeanos’un” sahnesidir. Önemli bir mozaikte ise, Grekçe Alfabe ile “Eiselte Efagato” yani “İyilik İçin İyilikle Gir” ifadesi bulunmaktadır” diye konuştu. Kazılar sırasında çıkan mozaiklerin Kastamonu Arkeoloji Müzesine taşındığını anlatan Kazı Başkanı Prof. Dr. Semmerer, şunları kaydetti: “Yapılan kısa kazı sırasında bulunan mozaiklerle birlikte çıkan diğer arkeolojik eserler, bize bu antik kentin ne kadar önemli, zengin ve büyük olduğunu göstermesi açısından oldukça dikkat çekmektedir. 1994 yılı kazıları ise antik kentin başka bir kesiminde sürdürülmüş, burada da özellikle Geç Roma ve Erken Bizans olarak adlandırılan dönemde Pompeiopolis’in önemini hala koruduğunu göstermesi açısından önem arz etmektedir. Bunların dışında Taşköprü Belediyesi, ilçenin çeşitli yerlerine dağılmış antik kente ait birçok yapı malzemesi, heykel, büyük kaplar gibi arkeolojik parçaları Zımbıllı Tepesi eteklerine kurmuş olduğu mini park içerisinde koruma altına almış ve sergiye açmıştır.”

02.08.2015 Milliyet

by -
756

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyünde yer alan Parion Antik Kenti’nde, 2 bin 700 yıllık tarihi ortaya çıkarmak için sürdürülen kazılarda 11. sezon başladı. 2005 yılında başlayan kazı çalışmalarında, bu yıl arkeojeofizik haritası çıkarılacak.

Kazı başkanlığı değişikliği ve bunun resmi prosedürünün uzun sürmesi sebebiyle öngörülen çalışma planından yaklaşık bir ay geç başlandı. Ana sponsorluğunu İÇDAŞ A.Ş.’nin sürdürdüğü kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde 23 Temmuz’da başladı. 2015 yılı kazı ve restorasyon çalışmalarına, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Vedat Keleş başkanlık ediyor. Karamanoğlu Mehmet Bey Üniveristesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. H.Ertuğ Ergürer ise başkan yardımcılığını yapıyor. Kazılara, bakanlık temsilcisi olarak Çanakkale Arkeoloji Müzesi’nden Ayşenur Bozkurt ve Tokat Müzesi’nden Hülya Aydın ile 20 arkeolog, bir epigraf, dört makine mühendisi, bir metalurji mühendisi, dört arkeojeofizikçi, üç mimar, bir mimar–restoratör, sekiz restoratör–konservatör, çeşitli üniversitelerden 21 öğrenci ve ana sponsor desteğiyle sağlanan 70 işçi katılıyor.

Eylül sonuna kadar devam etmesi planlanan kazılarda güney nekropolis, tiyatro, yamaç hamamı, Roma hamamı, agora ve dükkanlar, sondaj 8, tümülüs, odeion ve mozaikli yapı olmak üzere dokuz sektörde çalışılması düşünülüyor. Geçmiş yıllarda oldukça önemli buluntular veren Parion kazılarında bu yıl, tiyatroda orkestranın ortaya çıkarılması hedefleniyor. Yamaç hamamında vestibulum (giriş) bölümünün kazılması ve antik caddenin devamının ortaya çıkarılması, Roma hamamında geçen yıl bırakılan yerden yapının ana hat planının belirlenmesi, agora ve dükkanlarda yine geçen yıllarda ortaya çıkarılan sıralı mekanların devamının ortaya çıkarılması da hedefler arasında yer alıyor. Odeionda yapının etrafının tamamen kazılarak planının tam olarak ortaya çıkarılması ve bu yapıyla ilgili proje safhasına geçilmesi düşünülüyor. Güney nekropoliste geçen yıl ortaya çıkarılan oda mezarların bulunduğu alandaki faaliyete devam ediliyor.

Doç. Dr. Keleş, bu yıl arkeojeofizik haritasının çıkarılması çalışmalarının yapılacağını belirterek, “Avusturya’dan Süleyman Sırrı Seren ve ekibi tarafından, kentin arkeojeofizik haritasının ortaya çıkarılması çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Gelecek yıllarda yapılması planlanan arkeolojik kazıların daha sağlıklı gerçekleştririlmesi açısından oldukça önemli olan bu çalışma, ayrıca şu anda arkeolojik bir sorun olarak karşımızda duran, ‘Erken dönem Parion nerede?’ sorusuna cevap bulmamıza da katkı sağlayacaktır.” dedi.

Arkeoleofizik haritası, Parion gibi büyük antik kentlerin yollarından yapı duvarlarına kadar pek çok alanın yerleşimini ve ilerleme yönünü ortaya koyuyor. Bir anlamda kentin fotoğrafı çekilmiş oluyor. Restorasyon ve konservasyon çalışmalarına da büyük ağırlık verilecek. 2015 sezonu çalışmalarında, odeion orkestrasının üzerindeki koruyucu örtü kaldırılarak, ortasında yer alan opus sectile bezemesi üzerinde koruma çalışmaları yenilenecek. Yamaç hamamında bulunan laconicum bölümünde koruma çalışmaları, tiyatroda ise bazı bölümlerde temizlik ve duvar sağlıklaştırması çalışmaları yapılacak.

31.07.2015 haberler.com

by -
824

UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde kaya mezarları, turizme açılarak korunacak.

Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi geçmişinde pek çok uygarlığa ev sahipliği yaparak önemli kültürel zenginliklere sahip olan, özellikle Osmanlı döneminden kalma han, hamam,  cami , çeşme, köprü ve konaklarla öne çıkan Safranbolu’da birçok kaya mezarı bulunuyor. 

Karakoyunlu, Gündoğan ve Üçbölük köyleri ile Soğanlı Çayı Vadisi’nde rastlanan kaya mezarları, görenlerin ilgisini çekiyor.

Kaya mezarları, defineciler tarafından zaman zaman tahrip ediliyor
Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kaya mezarlarından bazılarının, içerisinde ölen kişilere ait değerli eşyalar bulunduğu gerekçesiyle defineciler tarafından tahrip edildiğini söyledi. Bu tahribatı önlemek adına birçok çalışma yaptıklarını ifade eden Bulacak, “Kaya mezarlarını hem koruma hem de turizme kazandırma adına başlatılan çalışmalarımız devam ediyor. Bunların hepsi tespit edilip kayıt altına alınmıştır. Birçoğu ulaşımı kolay olmayan kırsal alanda yer almaktadır. Bu nedenle çalışmalara ulaşım konusunda adım atarak başladık” diye konuştu. 

“Turisti çekecek çalışmalar yapıyoruz”
Kaya mezarlarında yaratılan tahribat nedeniyle çalışmalarının içinde koruma girişimlerinin de bulunduğunu aktaran Bulacak, “Öncelikle bu değerlerimizi bölge halkımız ve köylülerimiz koruyacak. Biz turisti çekecek çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar tamamlandığında mezarlarımızı turizme açarak korumuş olacağız. Sürekli sirkülasyonun olacak bu bölgede defineciler tahribat yaratamayacak” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu mezarların her biri tarihe ışık tutuyor”
Üçbölük Köyü Kültür Merkezi sorumlusu Recai Demiröz de köylerinde ve çevresindeki yerleşim yerlerinde çok sayıda kaya mezarı bulunduğunu, bunların 2 bin 500 yıl öncesine ait olduğunun tahmin edildiğini aktardı.

Köyde bir de kral mezarının yer aldığını belirten Demiröz, “Bu mezarların her biri tarihe ışık tutuyor. Hepsi bizim zenginliğimiz ve değerimiz. Nasıl Safranbolu koruma altına alınarak bir dünya kenti haline getirildiyse mezarların da bunun bir parçası olması gerekiyor” diye konuştu. 

“Köylüler olarak koruyoruz fakat yeterli olmuyor” diyen Demiröz, “Defineciler bu kaya mezarlarını açarak tahrip ediyor. Korunmazsa bu değerleri kaybetmiş olacağız” ifadesini kullandı.

30.07.2015 Radikal Fotoğraf: Arkeofili

by -
790

Elazığ’da jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmada Roma dönemine ait olduğu belirlenen 53 parça tarihi eser ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Elazığ İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Baskil İlçesi Aladikme köyü sınırlarındaki bir dinlenme tesisinde bulunan bir otomobilde arama yaptı. Yapılan aramada otomobil içerisinde Roma dönemine ait aralarında ok uçları, küp, haç,sikke,yüzük, ayin şamdanlığının da bulunduğu 53 parça tarihi eser ele geçirdi. Tarihi eserlerle ilgili şüpheliler B.E. (39),M.A.(34) ve O.S. (68) gözaltına alındı.

30.07.2015 haberler.com

by -
1302

Nevşehir’de kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında ortaya çıkartılan ve ’dünyanın en büyük yer altı şehri’ olduğu belirtilen alanda temizleme çalışmaları sürüyor.

Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından bir süre önce 3. Bölge Arkeolojik Sit Bölgesi olarak ilan edilen Nevşehir Kalesi ve çevresindeki 11 mahalleyi içine alan yaklaşık 450 bin metrekarelik alanda dünyanın en büyük yeraltı şehri bulunuyor. Bölgede halen devam eden temizleme ve kazı çalışmalarında Geç Roma dönemine ait mezar odası kalıntısına ulaşıldı. Bölgedeki gerçekleştirilen kazı ve temizleme çalışmalarında ayrıca Son Osmanlı ve Erkken Cumhuriyet dönemlerinde kullanıldığı belirtilen 2 Bezirhane de ortaya çıkartıldı. Sürdürülen kazı ve temizleme çalışmalarında ayrıca Geç Roma döneminden başlayıp Erken Bizans dönemine ait çeşitli ev ve mutfak gereçlerine ait kap kaçak parçaları bulundu. Nevşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Nevşehir Valiliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile halen devam eden kazı ve temizlemelerde ayrıca Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemine ait de pipo, kandil, mutfak alet ve gereçlerinin yanı sıra çeşitli ev gereçleri ortaya çıkartıldı.

Bölgedeki kazı ve temizleme çalışmaları devam ediyor.

30.07.2015 Sabah

by -
888

Antalya ili, Aksu ilçesi, Perge Antik Kentinde Antalya Müzesi Müdürlüğü başkanlığında gerçekleştirilen ve özellikle 2014-2015 yıllarında Batı cadde ve Roma Kapısı ile Hellenistik Kuleler arasında yer alan Severuslar Meydanında yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan heykellerin restorasyon ve konservasyon çalışmaları tamamlandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sağlamış olduğu ödenekle yıl boyunca sürdürülen çalışmalarda kazı çalışmalarından ziyade restorasyon ve konservasyon çalışmalarına ağırlık verilirken, yine Kültür ve Turizm Bakanlığınca yaptırılan Örenyeri Çevre Düzenleme Projesinde de sona yaklaşıldı.

Restorasyonu tamamlanan heykellerin Antalya Müzesi’nde sergilenmesi planlanırken, kazıda çıkan diğer heykellerin restorasyonlarına da Müze atölyesinde Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı uzmanlarınca devam ediliyor.

31.07.2015 kulturvarliklari.gov.tr

by -
518

Düzce’de ”Prusias ad Hypium” antik kentinde yaz mevsiminde sürdürülen kazılara başlandı. 

Düzce Üniversitesi (DÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nurperi Ayengin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Konuralp Mahallesi’ndeki antik kentte süren kazılarda 3 mimar, 8 arkeolog, 12 öğrenci ve 14 işçinin görev aldığını söyledi. 

Kazıların Konuralp Müzesi işbirliğiyle yapıldığını anlatan Ayengin, “Katıldığımız uluslararası sempozyumlarda çalışmalarımızı anlatıyoruz.Bilim insanları ve dünya genelinde inanılmaz ilgi görüyoruz. Onların ilgisi bizi çok memnun ediyor. Prusias ad Hypium antik kenti çok önemli bir nokta ve bu kadar iyi korunmuş bir tiyatroda çalışmak bize ayrıca bir mutluluk ve gurur veriyor” diye konuştu.

Ayengin, il genelinde gerçekleştirdikleri ve tarihi bulguları inceledikleri yüzey araştırmalarına da devam edeceklerini kaydetti.

30.07.2015 Radikal

by -
368

Konya’nın siluetini oluşturan tarihi Gevale Kalesi’ni gün yüzüne çıkartmak amacıyla 2012 yılında başlatılan arkeolojik kazı çalışmaları yaklaşık bin 700 metre yükseklikte devam ediyor.

Selçuklu Belediyesi, Kültür Bakanlığı, Konya Müzeler Genel Müdürlüğü ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin iş birliği ile tarihi Gevale Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarının bu yıl ki kısmında çalışmalar zirvede devam ediyor. Konya’nın batısında yer alan ve Selçuklu’nun yanı sıra birçok tarihi dönemin önemli muhafız kalelerinden biri olan Gevale Kalesi, yapılan çalışmalarla Konya turizmine kazandırılacak.
Bu yıl 1 Haziran da başlayan ve akademik kazı ekibi tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar ile birçok mimari mekan ortaya çıkarıldı. Sırlı, sırsız seramik kap, kacak, bazı metal objeler ve bunların yanında çeşitli küçük el eşyaları tespit edildi. Ayrıca tapınak, potern (tünel) ve burçların restore edilmesi için çalışmalar başlayacak.

“ZİRVE TAMAMEN ORTAYA ÇIKACAK”
Gevale Kalesi arkeolojik kazı çalışmalarının 2012 yılında yüzey araştırması ile başladığını ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Şimşir, “Kazı çalışmalarımız Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden izin alınarak yapılıyor. Çalışmalarda 2013 ve 2014 yılında tapınak bölgesi, çeşitli kaya oyma mekanlar ve bazı sarnıçlar ortaya çıkartıldı. 2014 yılında da zirveye çıkıldı ve burada da çeşitli mekanlar elde edildi. Bu yıl da 1 Haziran 2015 tarihinden itibaren yaklaşık 30 işçi ile çalışmalarımıza başladık. Ramazan ayı içinde de bu çalışmalarımız büyük bir özveri ile devam etti. Son dönemde çalışmalarımızı Gevale’nin zirvesinde yoğunlaştırdık. Bu yıl zirveyi tamamen kazıp ortaya çıkarmayı amaçlıyoruz” dedi.
Kazı çalışmalarının yanında bazı restorasyon çalışmalarının da yapılacağını ifade eden Şimşir, “Tapınak ve potern diye bilinen mekanların yanı sıra sarnıçların restorasyon projesi çizildi. Sarnıç, potern ve burçların restorasyon projeleri kurul tarafından onaylandı ve imalata başlanacak. Bu yıl zirvedeki çalışmalarda daha çok üst örtüsü ortaya çıkmamış mimari mekanlar tespit ediliyor. Birçok buluntu da ele geçirmiş durumdayız. Sırlı, sırsız seramik kap, kaçak, bazı metal objeler ve bunların yanında çeşitli küçük el eşyaları buluntu olarak tespit ediyoruz. Bir ekibimiz tarafından bunların temizlik çalışmaları yapılıyor. Daha sonra konservasyon ve restarosyonu yapılacak. Envanterlik değerde bulunanların ileride gerçekleştirilecek bir müzede de sergilenmesi düşünülmektedir” diye konuştu.

“GEVALE’DEN KONYA SEYREDİLECEK”
Gevale Kalesi’nin ikiz tepelerden oluştuğunu ifade eden Şimşir,”Büyük Gevale olarak bilinen yer bin 710 metre, Küçük Gevale ise bin 670 metre yüksekliktedir. Kazı çalışmalarımız Küçük Gevale’de devam ediyor. Kazı ve restorasyon çalışmalarının tamamlanmasından sonra burada bir çevre düzeni projesi yapılacak. Gezinti noktaları, bakı ve seyir terasları ile belirlenecek gezi güzergahı ile şehrin her tarafı izlenebilecek. Böylece ilk çağdan itibaren Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı döneminde de kısmen kullanılmış olan ve kültür ve tarih açısından son derece önemli bir alan Konya turizmine kazandırılmış olacak” şeklinde konuştu.

28.07.2015 Haber Türk

by -
523

Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde bulunan Neolitik, Helenistik ve Roma dönemleri gibi birçok medeniyetin izlerini taşıyan antik kent olan Soli Pompeiopolis’in, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girebilmesi için çalışmalar sürüyor.

Toprak altındaki binlerce yıllık tarihi mirasın gün yüzüne çıkarılması için 17’nci kazı çalışmalarını yürüten 9 Eylül Üniversitesi Müzecilik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Remzi Yağcı, Soli’nin çalışmalar tamamlandıktan sonra UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girebileceğini söyledi.

Arkeolojik açıdan Kilikya tarihinin önemli hazinelerden biri olan antik kentte sürdürülen çalışmalar sayesinde günümüzden 3 bin yıl öncesine yüzlerce muhteşem eser bulunduğuna dikkat çeken Remzi Yağcı, antik kentin hiçbir zaman cazibesini kaybetmeyeceğini belirterek, “Neresini kazarsanız Roma ve Bizans dönemlerine ait zengin eserlere rastlıyorsunuz. İmparator ya da üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı sütunlu caddede, Tanrı heykelleri gün ışığına çıkarıldı. Kazılarda, Roma dönemine ait 2 bin yıllık tapınak kalıntıları ile liman, sütunlu cadde, tiyatro, Roma hamamı, kent duvarları, nekropol su kemeri gibi yapılar ortaya çıkarıldı” dedi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ni zorluyor
Çalışmalar ile amaçlarının UNESCO dünya miras listesine girmek olduğunu kaydeden Yağcı, “Sahip olduğumuz yer altındaki serveti, insanlığın mirası olan bu tarihi mekanları bulup insanlarımızın hizmetine ve tanıtımına sunacağız. Burada Mersin’in dip tarihi yatıyor. Kazdıkça biraz daha gün yüzüne çıkmaya başlayacak. Soli bir turizm kenti haline gelecek. Çünkü Soli harabeleri çok kıymetli bizim için. Beklentimiz buranın 5 yıl içinde bir müze şehir haline gelmesi ve UNESCO dünya miras listesine girmesidir” diye konuştu.

Dünyaya tanıtılacak
Kazı çalışmalarına her türlü destek sağlayan Mezitli Belediye Başkanı CHP’li Neşet Tarhan ise, şimdiye kadar elde edilen önemli buluntuların kendilerini heyecanlandırdığını belirterek şu bilgileri verdi:
“Buraya her gelen gördükleri karşısında şaşkına dönüyor. Bizim hedefimiz toprak altında kalmış değerleri toprak üstüne çıkarmak ve ortak mirasımızı dünyaya tanıtmaktır. Çalışmalara olan katkılarımız artarak sürecek. Yapılacak çalışmalarla Soli Pompeiopolis gerçekten önemli potansiyeli olan ülkemiz turizminde önemli bir yer edinebilir. Tarih kokan bu bölgeye turist akını olabilir. Soli Pompeipolis, Mersin’in değil tüm Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarından birisi olacaktır.”

28.07.2015 Yeni Şafak

by -
588

İznik’te bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetiminde 3 bölgede kazı çalışması başlatılacak
7 bin yıllık bir tarihi geçmişe sahip olan ve Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’nın izlerini taşıyan İznik, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl adeta arkeolojik kazı merkezi haline getirildi. Her yıl tek bir noktada yapılan arkeolojik kazıların sayısı bu yıl 3’e çıkarıldı.

BÜYÜKŞEHİR DE DESTEK VERECEK
Yıllardır devam eden Maltepe Caddesi’ndeki Çini fırınları kazısının yanı sıra, Yenişehir Kapı Mevkisi’ndeki Kırgızlar Türbesi karşısında yer alan Orhan Bey İmareti ile Selçuk Mahallesi’ndeki antik Roma Tiyatrosu’nda da arkeolojik kazılar yapılacak. Ağustos ayının ilk haftasında başlayacak İznik Müze Müdürlüğü başkanlığındaki Roma Tiyatrosu kazını Uludağ Üniversitesi, Orhan Bey İmareti’ni ve Çini fırınları kazını Kültür ve Turizm Bakanlığı ile işbirliği yaptığı üniversiteler yürütecek. Çini fırınları kazıları Kültür ve Turizm Bakanlığı Orhan Bey imareti ve Roma tiyatrosu kazıları ise Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından finanse edilecek. İznik’te bu yıl ayrıca Yeşil Cami’nin çinili minaresi de incelenerek, çinilerin durumu kontrol edilecek.

26.07.2015 Sabah