Cuma, Temmuz 29, 2016
Etiketler Posts tagged with "Roma"

Roma

    by -
    600

    Aktivistlerin ve görgü tanıklarının bildirdiğine göre IŞİD 30 Ağustos günü Suriye’deki Palmira’da başka bir tapınağın bir bölümünü patlayıcılarla yok etti. Bel Tapınağı’na verilen zararın boyutu henüz belli olmamasına rağmen, bölgede yaşayanlar Pazar günü öğleden sonra büyük bir patlamanın duyulduğunu söylüyor.

    İsmini Nasser al-Thaer olarak veren bir Palmira sakini  Associated Press haber ajansına yaptığı açıklamada “Bu topyekün bir yıkım. Tuğlalar ve sütunlar yerlerde” dedi. Nasser al-Thaer “Sağırların bile duyacağı bir patlamaydı. Tapınağın sadece duvarı kaldı.” diye ekledi.

    Tapınağın ağır hasar aldığı, sosyal medya aktivistleri ve Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından duyuruldu.

    Yaklaşık 2,000 yıllık olan tapınak, Roma İmparatorluğu Dönemi’ne tarihleniyor.

    Bel Tapınağı’nın Palmira’daki en iyi korunmuş kalıntı olduğu düşünülüyordu. Tapınak bir Sami tanrısı olan Bel’e adanmıştı.

    Bel Tapınağı IŞİD’in Palmira’da bu ay içinde saldırdığı ikinci tapınak oldu. IŞİD tam bir hafta önce, 23 Ağustos’ta Palmira’daki Baal Şamin tapınağını patlayıcılarla havaya uçurmuş, ve daha sonra bu yıkımın görüntülerini yayınlamıştı. UNESCO bu eylemin, Suriye’nin kültürel miras sembollerinden birini yok etmeye yönelik bir savaş suçu olduğunu söylemişti.

    31.08.2015 Arkeofili

    by -
    495

    Kırşehir’de yaklaşık 5 bin yıllık tarihe sahip Kalehöyük kazılarının yapıldığı tepeye Arkeopark kuruluyor.

    Osmanlı, Selçuklu, Bizans, Roma ve Helenistik dönemlere ait kalıntıların bulunduğu Ahi Evran Mahallesi’ndeki kazı alanında gerçekleştirilecek Arkeopark ile tepe, açık hava müzesine dönüşecek.

    Ahi Evran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Işık Adak Adıbelli’nin bilimsel danışmanlığında Kırşehir Müze Müdürlüğünce 2012 yılından itibaren yürütülen kazılarda Osmanlı, Selçuklu, Bizans, Roma ve Helenistik dönemlerine ait birçok tarihi buluntu gün yüzüne çıkarıldı.

    Kırşehir Belediyesince Kalehöyük kazı alanının bulunduğu yer için hazırlanan ve temeli atılan Arkeopark Projesi tamamlandığında bölge turizm amaçlı ziyaretlere açılacak.

    Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, gazetecilere yaptığı açıklamada, projeyle bölgenin turizme kazandırılmasının amaçlandığını belirterek, şunları ifade etti:

    “Bu proje ile Kalehöyük ve çevresinde arkeolojik ve kültürel değerlerin korunarak yaşatılması, yeni fonksiyonlarla Kalehöyük alanının Kırşehirliler tarafından kullanımının sağlanması, kazı evi ile arkeolojik çalışmalarda çıkarılan parçaların paylaşılması, gençlerimizin ve çocuklarımızın kendi tarihi değerlerini koruması amaçlanmıştır.”

    28.08.2015 TRT Türk

    by -
    539

    Edirne’nin Enez ilçesindeki arkeolojik kazılar 1971’den bu yana devam ediyor. İstanbul Üniversitesi emekli öğretim üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Sait Başaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1971’den bu yana Enez Kalesi ve ilçenin çeşitli yerlerinde kazı çalışması yürütüldüğünü söyledi.

    Çalışmaların “Su terazi nekropolisi ve Kral Kızı bazalikası” mevkisinde yoğunlaştığını aktaran Başaran, “Su terazisindeki kazılar henüz yeni olmasına rağmen bazı tahribatlara rastladık. 1950 ve 1970 yıllarında yapılmış su borusu alanın ortasından geçmekte. Buradaki üst tabaka mezarları tahrip etmiş durumda” diye konuştu.

    Uzman arkeologların daha önce çıkarılan keramik ve metal objelerin konservasyonunu yaptığını anlatan Başaran, şöyle devam etti: “Ayrıca kazı sırasında bulunan kemiklerin tasnifi, temizliği ve DNA çalışmaları arkadaşlarımız tarafından yapılıyor. Öte yandan, kazı alanlarında da çeşitli çevre düzenleme çalışmaları yapıldı. Kalıntıların daha iyi görülmesi için otlar temizlendi ve birikmişler ortadan kaldırıldı. Bir diğer çalışmamız olan Has Yunus Bey Türbesi ve çevresindeki mezarların çevre düzenlemesi yapıldı.”

    Başaran, kazılarda çıkartılan tarihi mermer taşların ocak araştırmasının yapılacağını belirtti. İlçe merkezindeki Üç Kızlar Hamamı’ndaki çalışmaların da devam ettiğini vurgulayan Başaran, bu yılki programları içerisinde Enez Kalesi’nin aydınlatma projesinin yer aldığını kaydetti. Başaran bu yılki kazı döneminin eylül ayında sona ereceğini ifade etti.

    Pek çok medeniyetin izleri var
    İlk çağlarda Ainos olarak bilinen Enez, Balkanlar’ı Ege ve Anadolu ‘ya bağlayan önemli bir liman şehri olarak kayıtlarda yer alıyor. Pers, Makedon, Hellenistik çağda Ptolemaios, Seleukoslar daha sonra Roma, Bizans medeniyetlerinin hakimiyetlerini yaşayan Enez, Geç Bizans çağında Cenovalıların hakimiyetine girdi. Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Has Yunus Bey donanmayla Enez limanına demirlemesinin ardından şehrin anahtarı savaşmadan Fatih Sultan Mehmet’e teslim edildi.

    25.08.2015 Radikal

    by -
    574

    Batı Karadeniz’in günümüze ulaşmayı başaran tek Antik Kenti olma özelliğini taşıyan Konuralp’de uzun zamandır yürütülen kazı çalışmalarında tarihi galeriye ulaşıldı.

    Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi ve Düzce Üniversitesi iş birliği ile uzun süredir devam eden Konuralp yüzey araştırmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Düzce Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin oluşturduğu geniş kazı ekibi uzun zamandır devam eden çalışmalarda bölgede yeni bir galeriye ulaştı.

    Kazı ekibinin yaptığı incelemede edinilen bilgilere göre tarihi galerinin M.S. 130 yılına ait olduğu ve bir oturma grubuna çıkan kapı ile koridordan oluştuğu düşünülüyor. Ekip, bulunan kapı ile koridorun o yıllarda mevcut olduğunu düşündükleri orkestra ve diğer tribünlerin korunmuş olabileceğini dair kanıt niteliği taşıdığını belirtti.

    Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Konuralp’in tarihi varlıklarının zenginliğini her platformda dile getirmeye devam ederken kazı çalışmalarını da yakından takip etmeyi ihmal etmiyor. Başkan Keleş, kazı alanına yaptığı ziyarette gün yüzüne çıkarılan tarihi galeriyi inceleyerek dokusu ve geçmişi hakkında bilgiler aldı.

    Konuralp’in “Dünya Turizm Destinasyonu” olma yolunda hızla ilerlemesi ve hazırlanan projelerin yanı sıra yapılan kazı çalışmalarının da ortaya çıkardığı sonuçlar sayesinde bölge, kısa zamanda turistik cazibe merkezi olacak. Antik Kent Konurapl’i TÜRSAB heyeti de inceledi.

    28.08.2015 haberler.com

    by -
    632

    Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı Yarış köyünde tarlada bir odanın içerisinde 60 kadar insan kafası ve iskeleti bulundu.

    Biçer döver işçisinin iş makinesinin batması sonucu ortaya çıkan toplu mezarla ilgili Müze Müdürlüğü’nden ekip geldiğini ifade eden Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca, “Yarış Köyü’nde bir vatandaşımız tesadüf eseri içerisinde 60’ya yakın insan kafatası ve iskeleti olan toplu mezar bulmuştur. Müze Müdürlüğü’nün incelemesi sonucu ilk belirlemelere göre şeklinin mezarlığın Roma dönemine ait kaya bir mezar olacağı üzerinde duruyor. Müze ekibi yaptığı araştırmalar sonucunda kemik yapılarının yakın bir tarihe ait olmadığını tespit etti.” şeklinde konuştu.

    Emet Jandarma Komutanlığı toplu mezarla ilgili araştırmalarını sürdürüyor.

    24.08.2015 Bugün

      by -
      746

      Etiyopya’da kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar tam 2 bin yıllık bir mezarın içinde hazine buldu. Süslü mücevherler kadının kolundan ve boynundan çıkartıldı.

      Etiyopya’da kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar tam 2 bin yıllık bir mezar buldu.
      Uyuyan güzel adı verilen mezar bir kadına ait. Romalı olduğu bildirilen kadın için yapılan mezardan ilginç parçalar çıktı.

      2 BİN YILLIK MEZARDAN HAZİNE ÇIKTI
      Ölüm anında karşısında olduğu sanılan ayna, kadının mezarında da karşısına konulmuş. Hemen yanında parfüm şişesi olduğu sanılan çok hoş bir bronz şişe bulunuyor. Bunların yanında oldukça süslü mücevherler kadının kolundan ve boynundan çıkartıldı.

      24.08.2015 haberler.com

      by -
      482

      Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti’ndeki Osmanlı dönemi boya atölyesi koruma altına alınarak bölge turizmine kazandırıldı.

      Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Stratonikeia Antik Kenti’ndeki Osmanlı dönemi boya atölyesi, restorasyonunun tamamlanmasının ardından ziyaretçilere açıldı.

      Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 bin 500 yıllık yerleşimle ilgili bulgular tespit ettikleri antik kentte, Helen, Roma, Bizans, Anadolu beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden kalan yapıların bir bütün olarak korunduğunu söyledi.

      Söğüt, kentte yürütülen kazı çalışmalarında, Roma hamamından tapınağa, Selçuklu camisinden Türk evine her yapıyı aşamalar halinde gün yüzüne çıkardıklarını anlattı. Antik kentteki kazı çalışmaları sırasında agora olduğu düşünülen alanda 18. yüzyıla ait Osmanlı döneminden kalan boya atölyesi bulduklarını belirten Söğüt, bölgede başka boya atölyesi örneği bulunmadığının altını çizdi.

      Ziyaretçiler boya atölyesini gezebilir
      Hazırladıkları projeyle Osmanlı dönemine ait boya atölyesine de ahşaptan çatı yaptıklarını ifade eden Söğüt, çalışmaları tamamlayarak atölyeyi ziyarete açtıklarını kaydetti. Kente gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin boya atölyesini gezip eserleri görebileceklerine değinen Söğüt, şöyle konuştu: “Osmanlı dönemi boya atölyesi çok önemli. Çünkü 18, 19. yüzyılda bölgede meşhur ağa evlerinin olduğunu ve burada çok özel dokumaların bulunduğunu biliyorduk. Bu boya atölyesi de o dönemde var olan dokumaların profesyonelce oluşturulmuş atölyelerde boyanan iplerle dokunduğunu bize göstermiş oldu. Şu anda konservasyon çalışmaları yapıldı ve rahatlıkla herkesin gezip görebileceği bir konuma getirildi.”

      Yapı dijital ortamda üç boyutlu ayağa kaldırıldı
      Prof. Dr. Söğüt, bölgede kazı ekibinin yanı sıra çizim ekibinin de görev yaptığını söyledi. Çizim ekibinin kara kalem kullanarak atölyeyle kullanılan malzemelerin üç boyutlu resimlerini yaptığını anlatan Söğüt, ayrıca yapının dijital ortamda da üç boyutlu olarak ayağa kaldırıldığını ifade etti.

      Ekran temin edilmesinin ardından hazırlanan üç boyutlu görüntülerin atölye içinde turistlere izlettirileceğini belirten Söğüt, “Bu resimleri tanıtım levhalarına koyarak, gelen ziyaretçilerin o dönem hakkında daha iyi bilgi edinmesini sağlayacağız. İnsanlar buraya geldiklerinde boya atölyeleri, ocakları, direkleri, üst örtüsü ve tüm mekanıyla Osmanlı dönemine ait bir boya atölyesinin nasıl olduğunu dijital ortamda ve tanıtım levhalarında görebilecekler” diye konuştu. 

      15.08.2015 Akşam

      by -
      633

      Terör örgütü paha biçilmez tarihi eserleri birbiri ardına yıkmaya devam ediyor. Palmira antik kentinde bulunan bir tapınak havaya uçuruldu.

      IŞİD, kontrolünü mayıs ayında ele geçirdiği antik kent Palmira’da tarihi yok etmeye devam ediyor. Suriye Tarihi Eserler Kurumu Başkanı Mamun Abdulkerim’in açıklamasına göre, Palmira’da bulunan Baal Şamin tapınağı patlayıcılarla havaya uçuruldu. Palmira, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) dünya mirası listesinde yer alıyor.

      Havaya uçurulan Baal Şamin tapınağı M.S. 17’de inşa edildi. Roma İmparatoru Hadrianus döneminde, M.S. 130’da genişletildi.

      Tarihi manastır buldozerle yerle bir oldu
      IŞİD mensupları, bu ayın başında ele geçirdikleri Karyatayn şehrinde bulunan bin 600 yıllık Mar Elian manastırını da geçen hafta buldozerlerle yıkmıştı. Cihatçılar, yıkma eyleminin görüntülerini internette yayınladılar.

      IŞİD, eyleme gerekçe olarak “manastırda Tanrının yanı sıra Aziz Elian’a tapınılmasını” gerekçe gösterdi. Manastıra adını veren Aziz Elian, M.S. 3. yüzyılda ölmüş, kilise tarafından aziz mertebesinde değerlendirilmişti.

      Palmira’yı ele geçiren IŞİD, antik kentin baş arkeoloğu Halid Esad’ı öldürmüştü. Palmira’da uzun yıllardır sürdürdüğü araştırmalarıyla bilinen 82 yaşındaki arkeolog Halid Esad’ın cesedi Palmira’nın harabelerine asılmıştı.

      Balyozlar ve kalaşnikoflarla yok ettiler
      Irak ve Suriye’de geniş kesimleri kontrol altına alan IŞİD, daha önce birçok tarihi eseri yerle bir etmişti. IŞİD’in yayınladığı video görüntülerinde, militanların balyozlarla tarihi eserleri parçaladıkları görülmüştü. Militanlar, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ndeki değerli heykellere kalaşnikofla ateş açmışlardı.

      24.08.2015 Deutsche Welle Türkçe

      by -
      1261

      Denizli’deki Antik Laodikya kentindeki kazı çalışmalarında 1900 yıl önce kentte suyun kullanım koşullarının yazıldığı, ‘Su Kanunu’ bulundu.

      Denizli’deki Antik Laodikya kentinde 7 yıldan bu yana Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla sürdürülen kazı çalışmalarında 1900 yıl önce kentte suyun kullanım koşullarının yazıldığı, ‘Su Kanunu’ olarak nitelendirilen 90 santimetre yüksekliğinde 116 santimetre genişliğinde yazıt bulundu. 1900 yıl önce su kullanımın kurallara bağlandığını göstermesi açısından büyük önem taşıyan yazıtta 5 binden 12 bin 500 denarius’a kadar para cezaları yer alıyor.

      Kazı çalışmaları Pamukkale Üniversitesi tarafından yürütülen, 2008 yılında imzalanan protokol ile Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kazı çalışmalarını finanse ettiği, güvenlik ve işletmesini üstlendiği Laodikya Antik Kenti’nde bu yıl Stadyum Caddesi üzerinde sürdülen çalışmalarda arkeoloji ve bilim dünyası açısından büyük önem taşıyan Roma Dönemi’ne ait mermer yazıt bulundu. 90 santimetre yüksekliğinde, 116 santimetre genişliğindeki M.S. 114 yılında yapıldığı tespit edilen yazıtta, antik kentteki su kullanımının kuralları ve kurallara uymayanlara verilecek cezalar yer alıyor. 14 maddenin yer aldığı yazıtta, antik kente 10 kilometre mesafedeki Denizli’den gelen suyun kullanım şartlarının Roma İmparatoru Traianus adına Anadolu eyaleti Valisi Aulus Vicirius Matrialis tarafından gönderilen fermanın yer aldığı belirlendi.

      1900 YILLIK YAZIT
      Laodikya Kazı Başkanı Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şimşek, yazıtın 1900 yıl önce artik kentte su kullanımının kurallara bağlandığını gösterdiğini ve yazıtın bir anlamda ‘Su Kanunu’ olduğunu belirterek, “2015 yılının en güzel buluntusu Stadyum Caddesi üzerinde ortaya çıkardığımız yarım daire şeklindeki çeşme yapısıdır ve imparator Traianus’a adanmıştır. Özellikle çeşmenin önüne yerleştirilmiş olan 30 satırlık Su Yasası, M.S. 114 yılında Laodikya Meclisi tarafından hazırlanmış ve Efes’te proconsule sunulmuş, proconsulde imparator adına su yasasını onaylamış. Laodikya’da suyun Denizli’den buraya geldiğini düşünecek olursak bu kent için su çok yaşamsal önem taşıyor. Bu nedenle suyun kirletilmesi, su yollarına verilecek zararlar veya diğer taraftan mühürlenmiş boruların açılması gibi hususlar çok ağır cezalar içeriyor. İmparatorluk çeşme için 30 bin denarius yardım etmiş. Yazıt, ‘Muhteşem kent Laodikeia’ diye başlıyor. Günümüzden 1900 yıl önce bu kent Roma İmpatarluğu için çok özel bir kent olarak biliyordu. Suyun nasıl kullanılacağıyla ilgili 1900 yıl önce ortaya çıkartılan bu yazıt çok özel bir yer işgal ediyor” dedi.

      KAÇAK SU KULLANIMINA ÇOK AĞIR CEZALAR VAR
      Su Yasası’nın bulunduğu yazıtı kazılara destek veren Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Osman Zolan’a gösteren ve bilgi veren Kazı Başkanı Şimşek, “Yazıta göre en önemli cezalarından birisi su yoluna zarar verirseniz 5 bin denarius ceza alıyorsunuz. Ben bunu kabaca çevirdim 50 bin liraya tekabül ediyor. Suyu kirletirseniz 5 bin denarius ceza alıyorsunuz. Suyu kirleteni ihbar eden de cezanın sekizde birini alıyor, bu da teşvik edilmiş. Ayrıca suyun kapatılması için yapılan mührü açana da bu kadar ceza söz konusu. Suyun kullanımında üst düzey yöneticilerin bazı şahıslara iltimas geçmesine çok ağır ceza var. 12 bin 500 denarius, yani 125 bin lira cezayı içeriyor. Suyun denetlenmesi için meclis o bölgede çok iyi tanınan dürüst olarak bilinen üç kişinin ve üst düzey iki memurun görevlendirilmesi de var. Bunlar sayesinde tüm su hatlarının korunması gibi ibareler var. Bu yönüyle Su Yasası ortaya çıkardığımız eserler arasında özel bir yer tutuyor” diye konuştu.

      ‘SU 1900 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ ŞİMDİ DE ÇOK ÖNEMLİ’
      Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise Türkiye’de ilk kez antik kent kazı çalışmalarını protokolle destekleyen belediye olduklarını, yaptıkları işin ne kadar doğru olduğunun antik kentteki çalışmaların hızlanması ve ortaya çıkan eserlerle ispatlandığını söyledi. Sekiz yılda antik kentte 2 bin 300 eserin gün yüzüne çıkarıldığına dikkati çeken Zolan, “Su dün olduğu gibi bugün de önemli. Suyun düzenli kullanılması gerekiyor. Bugün de yüzde 10 gibi farkla 1900 yıl önceki kurallar geçerli. Kurallar yüzlerce, binlerce yıllık uygulamalardan süzülerek ortaya çıkıyor. Bugün de kaçak kullanımda kullanılan su miktarının en yüksek kademe fiyatının üç katı ceza uyguluyoruz. 1900 yıl önce bölgede yaşayan insanların su kullanımını kurallara bağlaması ve bu yazıtın ortaya çıkarılması Denizli ve Türkiye için çok önemli. İyi ki Laodikya’ya destek olmuşuz” dedi.

      İŞTE YAZITTAKİ 14 MADDELİK ‘SU YASASI’
      1- Kente gelen suyun alıkonması veya yolunun değiştirilmesinin yasaklanması ve suyun kamu yararına kullanımının tahsisi içindir.
      2- Her kim kente ait suyu kendi şahsi kullanımı için böler veya suya zarar verirse imparator hazinesine 5 bin dinar ödemek zorundadır. Bu paranın sekizde biri ihbarda bulunan kişiye verilmelidir ve suçu işleyen kişi kent suyundan mahrum bırakılmalıdır.
      3- Kent suyunun ücretsiz olarak alınması veya resmi görevli tarafından özel şahıslara hibe edilmesi yasaktır. 5 bin dinar para cezası ve resmi görevlinin verdiği kararın hükümsüz sayılması
      4- Suyu satın alan kişiler Vespasian Fermanı’nı ihlal edemez.
      5- Belirlenen uygun alanlarda su toplayan insanlar castelli (su deposu) inşa etmek ve suyu bu yapılardan bronz metre ile sertifikalandırılmış ve mühürlenmiş çaplara sahip borularla temin etmelidir. Bu boruların çapları bir veya yarım parmak olmalıdır.
      6- Suya veya su borularına zarar veren kimselere 5 bin dinar para cezası uygulanır.
      7- Valilik emri ile kente ait aquadüktlerin (su yolları) korunması ve su borularının üstünün çatıyla kapatılması için 30 bin dinara kadar kredinin kullanılmasına izin verilmiştir. Su depolarından çeşmelerin üst katlarına kadar kent içindeki su borularına koruma çatısının getirilmesi gereklidir.
      8- Bir magistrat (hakim) resmi görevli veya bir vatandaş herhangi bir çalışma için su hattı borularına yerinden kaldırırsa 12 bin 500 dinar para cezası ödemek zorundadır.
      9- Valilik, su kaynağının güvenliğinin sağlanması için her yıl kent tarafından seçilen en onurlu iki vatandaşı curator olarak atar.
      10- Bu işlerin yürütülmesini mecliste yer alan bir heyet denetler.
      11- Vali, aquadüktlerin her zamanki yöneticileri ile halktan üç kişinin maaş almasını emreder. Bu kişiler kent merkezi ile taşranın su güvenliğini denetler. Bu konularda dolandırıılık yapanlar elçi Saenius Sabinus fermanına göre cezalandırılır.
      12- En Muhteşem Kent’e ait suyun Laodikyalılar tarafından en doğru şekilde kullanılması için kentteki en adil kişinin seçilmesi gerekir.
      13- Bu yasa ile birlikte su yollarına yakın arazisi bulunan hiç kimse suyu tarım için kullanamaz, tarlalarını bu su ile sulayamaz.
      14- Laodikyalıların en muhteşem kentinde seçilen yöneticiler, benim fermanımı steller üzerine kazıyın ve insanların kendileri hakkında olan bu yasaları açıkça görmelerini sağlayın.

      19.08.2015 Gerçek Gündem

      by -
      739

      Bursa’da yapılan dere genişletme çalışmalarında lahit ortaya çıktı. Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Karsak Deresi’nde gerçekleştirilen genişletme çalışmalarında lahit parçaları bulundu. Lahitin bulunması sonrasında, çalışmalar kısa süreli durdurulurken, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nden gelen görevliler tarafından lahit üzerinde incelemeler yapıldı.

      Gemlik’te farklı bölgelerden çıkan lahitlerin çevresinde genelde farklı lahitlerin de olduğu düşünüldüğünde, dere bölgesinde farklı araştırmaların da yapılma ihtimali gündeme geldi. Bunun yanı sıra, dere kenarlarının dolgu toprağı olduğu ve farklı bir yerden alınan toprakla birlikte lahit parçalarının da gelmiş olabileceği üzerinde de duruluyor.

      18.08.2015 Sabah