Tags Posts tagged with "Rusya"

Rusya

0 179

Kırım’da yapılan arkeolojik kazı sırasında 1.5 yaşında ve kafatası yapay yollarla uzatılmış çocuk iskeleti bulundu. Arkeologlar, iskelete sıradışı kafatası yapısından dolayı ‘uzaylı’ sıfatını uygun gördü.

kirimda-kafatasi-deforme-olmus-1800-yillik-cocuk-iskeleti-bulundu

Rusya, Kırım ve Kuzey Afrika’da kazı çalışmaları yapan Arkeoloji Fonu’na bağlı arkeologlar, Kırım’ın batısında yer alan Yakovenkovo köyünde yaptıkları bir kazıda 1.5 yaşında olduğu tahmin edilen, kafatası deforme olmuş bir çocuk iskeletine rastladı. M.S. 2. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen çocuğun yapay yollarla uzatılmış olan kafatası, ekibin paylaştığı fotoğrafta açıkça görülüyor.

Arkeoloji Fonu, bulunan iskeletin kafatasındaki açık deformasyonlardan ötürü bölgeye ‘uzaylılar mezarlığı’ adını taktıklarını açıkladı. Ekip bu tip deformasyonlara Sarmatlarda sıklıkla rastlandığını belirtti. 

kirimda-kafatasi-deforme-olmus-1800-yillik-cocuk-iskeleti-bulundu-1

Kemikleşmemiş kıkırdak dokusundan dolayı özellikle çocukların kafatasında yapay değişiklikler yapılması, antik toplumlarda sıklıkla uygulanan bir pratik olarak karşımıza çıkıyor. Uzun kafatasının, Kırım’ın eski sakinleri olan antik Sarmat toplumunda toplumsal statü anlamına geldiği sanılıyor. Ancak bu iskeletlerin insanlar ve dünya dışı varlıkların birleşmesinden doğan çocuklara ait olduğuna dair iddialar da var.

28.07.2017 Sputnik

0 1178

Sibirya’daki Baykal Gölü yakınlarında, Bronz Çağı’na ait, el ele tutuşmuş şekilde gömülmüş bir kadın ve erkek iskeletleri bulundu.

Irkutsk Ulusal Araştırma ve Teknik Üniversitesi’nde görevli Dmitry Kichigin, erkek iskeletin göz çukurlarına beyaz yeşim taşından, göğsüne ise daha başka üç yüzük konulmuş olduğunu, dizlerinin yanında içinde çeşitli metal aletler olan küçük bir çantasının bulunduğunu ve ayaklarının çevresindeki Ren ve Misk Geyiği dişlerinden bu hayvanlarla süslenmiş bir giysi giydiğinin anlaşıldığını söyledi. 

Sevgilisi olduğu tahmin edilen ve sadece yeşim taşından bir bıçakla gömülmüş kadının iskeletinin ise üst kısmı çeşitli kemirgenler tarafından zarar görmüş. 

13.07.2016 archaeology.org Çeviri: Ayşen Yolcu

0 4245

Rusya Novosibirsk Üniversitesi arkeologları Sibirya’nın Zabaykal Bölgesi’nde yaklaşık 4 bin yıllık kayalar üzerine çizilmiş resimler buldu.

Rus arkeolog Sergey Alkin’in öncülük ettiği arkeoloji ekibi, Largi Nehri yakınlarında yaptıkları arkeolojik kazı sırasında petrogrifler buldu. Bilim adamları, Tunç Çağı’na ait olduğu belirlenen resimlerin yaklaşık 4 bin yıl önce çizildiğini tahmin ediyor.

sibiryada-4-bin-yillik-kaya-resimleri-bulundu-1

Kırmızı ve turuncu renkli mineraller kullanılarak çizilen resimlerde insan, boğa, ağaç ve kuş figürleri yer alıyor. İnsan figürünün yanında yer alan daire arkeologlar tarafından Güneş olarak tahmin ediliyor. İçinde haç işareti olan Güneş birçok Sibirya kültüründe şaman tefini temsil ettiği için arkeologlar elinde tef olan bir şaman figürü çizildiğini düşünüyor.

20.06.2016 haberrus.com

0 9059

Sibirya’da İskitli mezarında bulunan M.Ö 5. yüzyıla ait Pazırık kiliminin tarihin en eski kilimi olduğu tahmin ediliyor.

Sibirya’nın Altay Dağları eteklerinde yer alan Pazırık Vadisi’nde İskitli bir asilin mezarında 1949 yılında bulunan ve radyokarbon testlerine göre M.Ö 5. yüzyıla tarihlenen kilimin, dünyanın en eski kilimi olduğunu düşünülüyor. 283×200 cm ebatlarında olan kilimde her santimetrekareye 36 adet ilmik düşüyor.

sibiryada-bulunan-pazirik-kilimi-2-bin-500-yillik

Kullanılan tekniğe bakıldığında Pazırık kültürünün dokumacılıkta hayli eski bir tarihe sahip olduğu görülen kilimin özellikleri ise şöyle;
Ortası koyu kırmızı renkte olan kilimin kenarları hayvan morifli koruyucu şerit ile süslenmiş.
İç alanda geyik figürleri dış alanda ise her birinin eyeri farkli atlı adamlar betimlenmiş.
İç alanda ayrıca 4×6 cm eşit karelere birbirine eşit, x ve haç şekilleriyle örtüşen yıldız biçimli süslemeler var.

Kilimin tekrar eden desenli iç alan, ayrıntılarla donanmış ana çerçeve ve bir kaç ikincil şeritten oluşan süsleniş biçiminden doğu tarzı temel normlarında bir dokumacılık olduğu görülüyor.

29.04.2016 thevintagenews.com Çeviri: Ayşen Yolcu

0 980

Ukrayna’da 26 Nisan 1986’da meydana gelen nükleer facia sonrasında Çernobil günümüzün Pompeii’si olarak adlandırılıyor.

20’li yaşlarının ortalarında arkeoloji okumaya başlayan ve bugünlerde 20.yüzyıl terkedilmiş kentler üzerine doktora tezini tamamlamak üzere olan Avustralyalı arkeolog Maxwell, Çernobil’in kendisi için Pompeii olduğunu söylüyor.

gunumuzun-pompeiisi-cernobil

The Huffington Post’a yaptığı açıklamada Çernobil üzerine daha önce hiç bir çalışma yapılmadığını farkettiğini ve bunun üzerine araştırma yapmaya karar verdiğini anlatan Maxwell, 6 yıldır Çernobil yasak bölgesiyle birikte Detroit şehrini ve Londra’da yıkılmış ‘Elephant & Castle’ yerleşim alanı üzerine araştırmalar yapıyor.

Tezinde düşünce tarzı ve maddeselliğin birbirleriyle çatışması ve bunun terk etme sürecine etkilerini ispatlamayı amaçlayan 37 yaşındaki Maxwell; ‘Yaptıklarımız ve yaptıklarımızı söylediklerimiz birbiriyle alakasız. Bu da kayda geçen her hikayeyi bir soruya dönüştürüyor. Yarı gerçek ve yanlı anlatılmış bir olaya inanmaya sürükleniyoruz. Bunu aşmanın yolu fiziksel kalıntıları incelemekten geçiyor’ dedi. En çok Kurchitova Caddesi’ndeki 16 numaralı büyük apatmanı sevdiğini belirten Maxwell, sıra sıra dizilmiş hücrelerde panik anında insanların kaçarken yanlarına aldıkları ve geride bıraktıkları kişisel eşyaların onda merak uyandırdığını söylerken, aynı yerleşim yerini tekrar tekrar kullanacağımızı, şartların zamanla değişeceğini anlamamız gerektiğini vurguluyor.

Çernobil yasaklı bölgede 2010 ve 2012 yıllarında iki saha çalışması yapan arkeoloğun ilk ziyareti sonrası dönüş yolculuğunda bindiği uçak ani bir motor arızası sebebiyle Singapur’a acil iniş yapmış.

gunumuzun-pompeiisi-cernobil-1

26 Nisan 1986’da Ukrayna’da meydana gelen Çernobil nükleer faciası, olay anında onlarca insanın hayatını kaybetmesiyle birlikte etkileri uzun yıllar süren tarihteki en büyük nükleer kazalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Facianın 30.yıldönümünde Maxwell insanlardan bir şekilde tanık oldukları yakın tarihimize ait kalıntılarında tıpkı eki uygarlıklardan günümüze gelenler kadar önemli olduğunun farkına varmalarını ve bölgenin bir gün miras listesine girmesini ümit ediyor.

24.04.2016 The Huffington Post Çeviri: Ayşen Yolcu

0 4326

Arkeolojik kazı çalışmalarında üzerinde mızrak izinin bulunduğu yünlü mamut kalıntısı bölgedeki ilk insan varlığının işareti olarak değerlendiriliyor.

Reuters’un haberine göre Sibirya’da donmuş yünlü mamut kalıntısı üzerinde bulunan mızrak izi bölgedeki insan varlığının bilinenden binlerce yıl daha öncesine dayandığının çok açık bir kanıtını oluşturuyor.

insan-sanilanin-aksine-45-bin-yil-once-kutup-bolgesindeydi

Rus bilim adamları Salı günü Yenisei Körfezi kayalıklarında yaptıkları kazı çalışmalarında 45.000 yıl önce avcılar tarafından öldürülen erkek bir mamut ortaya çıkardı. Vladimir Pitulko’ya göre şimdiye kadar bölgedeki en eski insan varlığı hemen hemen 30 bin yıl öncesine dayanıyordu. Bu dönemlerde insanlar kutupların sert hava koşulları altında avcılık ve toplayıcılıkla yaşıyorlardı. Fillerin en yakın akrabası olarak bilinen mamutların bölge insanları için önemli bir besin kaynağı olduğunu ifade eden Pitulko “gerçekten bu hayvanlar eti,yağı, dışkısı ve uzun boynuzları çok çeşitli alanlarda sonsuz bir kaynak teşkil ediyordu” dedi.

YENİ DÜNYAYA GÖÇÜN ANAHTARI
Mamut üzerindeki hasar dikkatle incelendiğinde kaburgadaki izlerin kesin olarak avcılar tarafından atılan mızraktan oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca azı dişi üzerindeki izler de mamutun öldükten sonra avcılar tarafından doğrandığının işareti olarak da görülebilir.

Bilim adamları insanların mamut avlama yeteneklerini onların kuzey kutup bölgesinde hayatta kalabilmesine, Sibirya’nın en kuzeyine kadar göç edebilmelerine ve buradan Sibirya ve Alaska’yı birbirine bağlayan Bering Boğazı’na kadar ilerleyebilmelerine olanak sağlayan kritik bir özellik olarak görüyorlar.

insan-sanilanin-aksine-45-bin-yil-once-kutup-bolgesindeydi-1

İlk insanlar Bering Boğazı’ndan geçerek Yeni Dünyaya ulaştılar, oradan da Amerika’ya yayıldılar. Pitulko’ya göre şu da bir gerçek kibilinenden çok daha öncesinde de buzul bölgesinden Bering yoluyla Yeni Dünyaya geçişler oldu.

16.01.2016 Star Gazetesi

0 1907

Rusya’nın kuzey batısında Itkul Gölü kıyısında yer alan Okunev Kültürü’ne ait kurganda 4 bin 500 yıllık bebek iskeleti bulundu.

Bebeğin huş ağacı kabuğundan yapılmış bir beşik ile gömüldüğünü ifade eden arkeologlar, mezarın içinde kötü ruhları kaçırmak için konulan ya da çıngıraklı oyuncak olarak kullanılmış olan boynuz, kuş kafaları, geyik, yabani domuz ve çeşitli etobur hayvan figürleri bulunduğunu söyledi. Uzmanlar, figürlerin iskeletin göğüs kısmında bulunduğunu belirtti.

İncelikle oyulmuş figürinler büyük ihtimalle geyik boynuzundan yapıldığını ve üstlerinde kırmızı boya izleri olduğunu söyleyen Polyakov ve Esin “Figürinlerin bazılarının içlerinde boşluklar var. Bunlar birbirlerine temas ettikleri zaman modern çıngıraklar gibi gürültü sesler çıkarabilir” diyor.

rusyada-4-bin-500-yillik-bebek-iskeleti-bulundu

Ayrıca mezarda 11 bakır levhanın birbirine dikilmesinden oluşan deri örgüden yapılma başlık ile bir adet küpe bulundu.

22.12.2015 archaeology.org

 

0 1149

Rusya’nın Kırım bölgesinde, 125 metre uzunluğunda Bizans gemisi bulundu. Rus basınına göre, gemi 100 yılın en büyük arkeoloji buluşu sayılıyor.

Rusya’nın Kırım bölgesinde, Karadeniz’in Sivastopol kentine yakın sularında 125 metre uzunluğunda Bizans gemisi bulundu. Rus basınına göre, “Rostov” dalgıç kulübü tarafından denizin 82 metre derinliğinde ortaya çıkarılan gemi, 100 yılın en büyükarkeoloji buluşu sayılmakta.

GEMİNİN BATMA NEDENİ BİLİNMİYOR
Rus bilim adamlarına göre, 125 metre uzunluğunda Bizans gemisi belirlenemeyen bir nedenle batmış. Gemide çok sayıda anforlar da bulundu. Rus bilimadamları anforlarla yağ ve şarap taşındığını anlattı.

BAŞKA KEŞİFLER İÇİN GENİŞ ÇALIŞMA BAŞLATILACAK
Savunma Bakanlığı ve Coğrafi Derneği’nden oluşan heyetin bölgede başka gemi vearkeoloji eserleri bulmak için daha geniş çalışmalar yapacağı kaydedildi. Rus heyetin 10 Haziran’da bölgede araştırma yapacağ ifade edildi.

27.05.2015 haberler.com