Perşembe, Haziran 29, 2017
Etiketler Posts tagged with "Suriye"

Suriye

by -
182

Suriye’de bulunan ve 40.000 yıllık olduğu tahmin edilen obsidyen alet, 700 kilometre uzaktaki Orta Anadolu’da Göllü Dağ’dan getirilmiş.

suriyede-bulunan-40-000-yillik-obsidyen-alet-orta-anadoludan-getirilmis

Arkeolog Ellery Frahm ve Thomas Hauck, bir erişkinin elinin avucuna sığacak kadar küçük olan bu yontma obsidyen parçasının 41 bin – 32 bin yıl önceye tarihlendirildiğini söyledi. Söz konusu obsidyen, volkanik bir kayadan çıkarıldığı Orta Anadolu’dan yaklaşık 700 km uzaklıkta ele geçirildi. Bugüne kadar Orta Doğu’ya en erken obsidyen ulaşımının 14 bin 500 ile 11 bin 500 yıl önce, Natufiyen avcı toplayıcılarının yılın belirli dönemlerinde yerleşik yaşadıkları zaman gerçekleştiği düşünülüyordu.

Yale Üniversitesinden Frahm ve Köln Üniversitesinden Hauck, birisinin muhtemelen bu obsidyen parçayı Türkiye’deki kaynağının yakınında kullanışlı bir araç haline getirdiğini söyledi. Çeşitli kesme ve sıyırma işlerinde kullanılmış olabilen bu araç, Suriye’nin Yabroud II kaya sığınağına ulaşmadan önce bir göçebe gruptan diğerine, belki de birkaç kez el değiştirdi. Alet yol boyunca yeniden şekillendirme ve keskinleştirme işlemine tabi tutuldu.

Türkiye ile Suriye arasındaki en doğrudan yol yaklaşık 700 kilometreye kadar uzanır. Fakat avcı-toplayıcılar yırtıcı hayvanları izlemek veya diğer yiyecekleri aramak için dolaşırlar. Araştırmacılar, bu yüzden obsidyen aleti taşıyan Taş Çağı insanlarının, muhtemelen Suriye’nin Yabroud kasabası yakınlarında kümelenmiş kaya sığınaklarından birine ulaşmak için muhtemelen daha fazla yol kat ettiklerini söyledi.

suriyede-bulunan-40-000-yillik-obsidyen-alet-orta-anadoludan-getirilmis-1

1930-1933 yılları arasında, Yabroud bölgesindeki kazılarda obsidyen alet ortaya çıkmış ve silisli şist (çört) olarak bilinen bir çeşit kayadan yapılmış yüzlerce eser sadece 5 ila 10 kilometre uzaklıkta bulunmuştu. Bazı araştırmacılar obsidyen aletin, kazılıp ortaya çıkarılmasından kısa bir süre sonra eski buluntular arasına karıştığından şüpheleniyor. Fakat alan çalışmalarını anlatan kazı başkanının kitabının bir kopyası, bu aletin insanların ve Neandertallerin Ortadoğu’da yaşadığı zamana ait tortuda bulunduğunu doğruluyor. Arkeologlar radyokarbon tarihlemesi için malzeme toplayamadığından, Frahm ve Hauck, Suriye kaya sığınağının yaşını; tortu tabakaları ve eserleriyle ile birlikte yakınlardaki daha tarihlendirilmiş birkaç alanla karşılaştırarak tahmin etti.

Neandertaller Ortadoğu’da ve farklı yerlerde en az 40 bin yıl öncesine kadar hayatta kalmışlardı. Bu nedenle obsidyen aletin son sahipleri onlar olabilir. Ama Frahm, Homo sapiens’i daha iyi bir aday olarak görüyor. Aletin kullanılmış olabileceği dönem boyunca insanlar Orta Doğu’yu ve yakın bölgeyi iskân ettiler. Suriye’deki bu arkeolojik alanda herhangi bir hominid fosil bulunamadı.

Frahm ve Hauck, portatif bir röntgen cihazı kullanarak obsidyen aletin ve güneybatı Asya’nın bilinen bölgelerinden toplanan 230 obsidyen örneğinin kimyasal bileşimini tespit etti. Bu durum, araştırmacıları Suriye’de keşfedilen aletin Orta Anadolu’daki kaynağına yönlendirdi.

Ortadoğu’nun dışındaki önceki kanıtlar, Taş Çağı Avrasya’sında uzun mesafe obsidyen taşımacılığının olduğunu gösteriyordu. Araştırmacılar 1966 yılında Kuzey Irak’taki Şanidar Mağarasında keskin kenarlı iki obsidyen parçasının yaklaşık 450 kilometre kuzeyden getirildiğini söylediler. Bu analizde, taşın kimyasal bileşimini tespit etmek için daha eski bir teknik kullandı. Arkeolog Frahm, Şanidar’da bulunan obsidyenin Yabroud II obsidyen aletiyle aynı tarihe dayandığını söyledi (belki de en erken 48 bin yıl önce).

Connecticut Üniversitesinden arkeolog Daniel Adler, Avrasya’daki Taş Çağı bölgelerinde; günümüzde Şanidar Mağarasından çok da uzak olmayan Ermenistan ve Gürcistan’da bulunan obsidyen eserler üzerinde yapılan son araştırmaların, oradaki avcı-toplayıcıların da geniş arazileri kullandığını gösterdiğini söyledi. Adler ayrıca, Yabroud II obsidyen aletine gelince, 700 kilometrelik bir ulaşım mesafesi, uzun bir sürede tek bir kişinin gidebilme imkânının olduğu bir mesafe olduğunu belirtti.

Avrasya, Orta Doğu’dan çok daha geniş bir avcı-toplayıcı ağı geleneğine sahip olabilir. Ermenistan’da uzun mesafe obsidyen taşımacılığına dair kanıtlar, Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden arkeolog Andrew Kandel’e göre, yaklaşık 500 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Bu durum, Neandertallerin ya da diğer nesli tükenen insanların yüzlerce kilometre boyunca obsidyen taşıdıkları anlamına geliyor.

26.05.2016 Aktüel Arkeoloji kaynak: sciencenews.org

    by -
    148

    IŞİD, Suriye’nin Deyrizor bölgesindeki tarihi Dura-Europos antik kentinden tarihi eserleri yok ettiğini gösteren bir video yayınladı.

    isid-dura-europos-antik-kentideki-eserlerini-parcaladi

    Örgütün “put” olarak tanımladığı tarihi eserleri yok ettiğini gösteren video, IŞİD’in Amaq ajansı tarafından paylaşıldı. Görüntülerde örgütün arkeoloji komitesinden olduğu belirtilen bir kişi elinde bir balyozla tarihi eserleri parçalarken gözüküyor.

    Suriye yıllardır devam eden çatışmalar nedeniyle çok sayıda tarihi eser hasar görmüş, bilinçli olarak yok edilmiş veya yurt dışına kaçırılmış durumda.

    Dura-Europos antik kenti Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından 2014 yılında yağmalanmıştı. IŞİD, yok ettiği tarihi eserlerin buradan yağmalandığını ve Irak sınırına yakın Ebu Kemal kentinin batısında ele geçirildiğini açıkladı.

    IŞİD daha önce de Suriye’de çok sayıda tarihi eseri İslami yorumlarına aykırı olduğu gerekçesiyle parçalamıştı. Bunların arasında Palmira Antik Kenti’ndeki eserler de bulunuyor. 1980 yılında UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Palmira’daki çalışmaları yürüten arkeolog Halid Esad da IŞİD’in bölgeyi ele geçirmesinin ardından öldürülmüştü.

    14.05.2017 bbc.com

    by -
    184

    Rusya Savunma Bakanlığı, Palmira Antik Kenti tiyatrosunda IŞİD tarafından yapılan tahribatın ‘drone’ ile çekilmiş son görüntülerini yayınladı.

    palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti

    Görüntülerde taş platformlar üzerine oturtulmuş, 16 adet sütunun üzerinde duran Tetrapylon anıtının büyük oranda tahrip edildiği görülüyor. Tetraplylon, küp şeklinde inşa edilen, dört yüzünün her köşesinde bir kapı bulunan, genellikle dört yol ağızlarına inşa edilen yapılara verilen antik yunan anıtlarının bir tarzı olarak da biliniyor.

    palmira-tiyatrosunun-yikildigi-drone-goruntuleriyle-kesinlesti-2

    Görüntülerde antik dönemden kalma tiyatronun ön cephesi tamamen yok edildiği ve heykellerden geriye sadece moloz yığınları kaldığı görülüyor. Pazartesi günü Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca Suriye hükümetine ait güçlerin kentin yaklaşık 12 mil yakınında olduğu da kaydedildi.

    13.02.2017 CNN TURK

    by -
    922

    Suriye devlet televizyonu, IŞİD’in AraIık 2016’da tekrar ele geçirdiği Palmira Antik Kenti’ndeki Roma tiyatrosu ile sütunları imha ettiğini duyurdu.

    isid-palmira-antik-kentindeki-roma-tiyatrosunu-yok-etti

    IŞİD ilk olarak 20 Mayıs 2015’te yoğun çatışmaların ardından tarihi Palmira antik kentinin kontrolünü sağladı. Eli kanlı terör örgütü, binlerce yıllık geçmişe sahip kentteki tarihi eserleri harabeye çevirdi. BM güvenlik güçlerinin koruması altında bölgeye giden UNESCO heyeti, Palmira’daki büyük heykellerin, büstlerin, mezarların ve anıtların büyük bir kısmının yıkılıp, parçalandığını açıkladı.

    Antik kentin IŞİD’den kurtarılmasıyla Mayıs 2016’da antik tiyatroda bir konser verildi. Ancak Şam rejimi geçen yılın sonunda tüm gücünü Halep savaşına yöneltince, IŞİD geri döndü ve Palmira çevresini Aralık 2016’da yeniden ele geçirdi. Palmira, 2016’da topraklarının dörtte birini kaybeden IŞİD’in yeniden ele geçirdiği birkaç yerden birisi.

    IŞİD Palmira’da neler yapmıştı?
    *IŞİD antik kentten kaçırdığı bazı heykellerin parçalanma videolarını ve fotoğraflarını yayımladı.

    *IŞİD, Palmira Antik Kenti’nde, iki adet 2 bin yıllık tapınak ile bir antik kemer ve kule mezarları yok etti. 

    *IŞİD ayrıca hayatını Palmira’ya adayan Arkeolog Halid el-Esad’ı, tarihi eserlerin nerede saklandığını söylemediği için başını keserek idam etmişti.

    20.01.2017 Milliyet

    by -
    408

    Suriye’nin Haseke şehrinde bulunan Asur dönemine ait Tell Ajaja Höyüğü, IŞİD tarafından tahrip edildi. Örgüt militanları yağma için tüneller kazarak arkeolojik tabakayı yok etti.

    Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke vilayetine bağlı Tal Ajaja kasabasında IŞİD’in Asurlulardan kalma höyükte yaptığı tahribat gün ışığına çıktı.

    Geçtiğimiz şubatta Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Tal Ajaja’dan çıkarılan IŞİD üyeleri bu alanlarda buldukları binlerce yıllık heykel, tablet gibi antik eserleri tahrip etmiş. AFP’ye konuşan Suriye Arkeoloji Koruma Derneği sorumlusu CheikhmousAli, “Tell Ajaja Höyüğü ya da antik adıyla Shadikanni, Asur’un en büyük şehirlerinden biriydi” dedi. Tell Ajaja Höyüğü’ndeki bilinen eserlerin büyük çoğu 19’uncu yüzyılda bulunmuş. Bununla beraber henüz keşfedilememiş eserlerin de pek çoğunu radikal cihatçılara ilaveten yağmacılar bulmuş. Suriye Antik Eserler Ajansı Başkanı Maamoun Abdulkarim, “Halen gömülü olan heykeller, sütunlar bulmuşlar. Pek çok şeyi kaybettik” ifadelerini kullandı.

    Haseke’deki Arkeoloji Ajansı Direktörü Khaled Ahmo da, “Tell Ajaja Höyüğü’nün yüzde 40’ından fazlası IŞİD tarafından tahrip edilmiş. Kazılan tüneller paha biçilmez arkeolojik tabakayı yok etmiş” dedi. Suriye ordusu 27 Mart 2016’da antik Palmira kentini IŞİD’den geri almıştı. IŞİD’in bu tarihi bölgede çok ciddi tahribat yaptığı ortaya çıkmıştı.

    08.08.2016 Hürriyet

    by -
    351

    Suriye yer alan Palmira Antik Kenti’ni yaklaşık bir yıl elinde tutan terör örgütü IŞİD’in, kentte bulunan mumyaları kamyonla ezdiği görüntüler ortaya çıktı. Yeni görüntülerde örgüt üyelerinin müzelerdeki mumyaları dışarı çıkarıp üstünden kamyonlarla geçtiği görülüyor.

    isid-palmiradaki-mumyalari-kamyonetle-ezmis

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan Palmira, Mayıs 2015’te IŞİD’in denetimine geçmiş ve terör örgütü ilk olarak antik kentten sorumlu arkeoloğu öldürmüştü.

    Terör örgütü, Palmira’da bazı eserleri bombalarla havaya uçurmuştu. Örgüt militanlarının Palmira’daki tarihi eserleri balyozlarla parçalarken çekilmiş fotoğrafları da IŞİD’e yakın sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılmıştı. 2 bin yıllık bir tapınak ve cenaze töreni kuleleri paramparça edilmişti.

    isid-palmiradaki-mumyalari-kamyonetle-ezmis-1

    Mart 2016’da IŞİD’den geri alınan kentte çoğu Romalılardan kalma tarihi eserler, 2011’de başlayan iç savaş öncesi her yıl 150 binden fazla turist çekiyordu.

    IŞİD daha önce Irak’ta da İslam öncesi dönemden kalma bazı anıtları, ‘putperestliğin sembolü’ olduğu gerekçesiyle imha etmişti.

    09.07.2016 Milliyet

    by -
    1392

    Suriye’den getirdikleri tarihi eserleri İstanbul’da satmak isteyen dört kişi, jandarmanın tarihi eser kaçakçılarına yönelik düzenlediği operasyonda elindeki üç mozaikle birlikte yakalandı.

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Suriye’deki iç karışıklık nedeniyle müzelerin yağmalandığı ve buradan kaçırılan bazı tarihi eserlerin Suriye uyruklu şahıslar tarafından illegal yollarla İstanbul’a getirildiği istihbaratı üzerine çalışma başlattı.

    Bu çerçevede 2 aracı takibe alan jandarma ekipleri, eş zamanlı olarak araçları Büyükçekmece ve Çekmeköy’de durdurdu. Araçlarda bulunan 4 kişi gözaltına alındı. Büyükçekmece’deki araçta 1, Çekmeköy’de durdurulan araçta ise 2 mozaik ele geçirildi.

    Arkeoloji Müzesi Müdürlüğüne teslim edilen eserlerde yapılan ilk incelemede, 80×80 santimetrelik mozaikte mitolojik bir baş tasviri, 120×120 santimetrelik mozaikte Hazreti Adem ve Hazreti Havva olduğu iddia edilen tasvirin yer aldığı, 120×100 santimetrelik diğer mozaik üzerinde ise Apollon ya da Nymphe tasvirinin bulunduğu değerlendirildi.

    Roma Dönemi’ne ait olduğu belirlenen 3 eserin “2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu” kapsamında tasnif ve tescile tabi, müzelik değerde, alım ve satımı yasak eserlerden olduğu ve üzerlerinde yer yer onarımların yapıldığı tespit edildi.

    Gözaltına alınan 4 kişi, “Kültür ve Tabiat Varlığı Kaçakçılığı” suçundan mahkemeye sevk edildi.

    17.04.2016 Dünya Bülteni

      by -
      965

      Suriye Ordusu’nun terör örgütü IŞİD’den geri aldığı Palmira Antik Kenti’nde çok sayıda çocuk cesedinin de olduğu toplu mezar bulundu.

      Palmira Antik Kenti’nin Suriye Ordusu tarafından IŞİD’den kurtarılmasının ardından, kentte toplu mezar bulunduğu açıklandı. Suriye Ordusu’ndan yapılan açıklamaya göre, en az 42 cesedin bulunduğu bir toplu mezar ortaya çıkarıldı. Aralarında çocukların da bulunduğu cesetlerin 24’ünün sivillere ve 18’inin de askerlere ait olduğu belirtildi.

      02.04.2016 ntv.com.tr

        by -
        869

        Birleşmiş Milletler Bilim Eğitim ve Kültür Kuruluşu (UNESCO) Genel Direktörü Irina Bokova, Suriye’nin Humus kentindeki tarihi Tedmur (Palmira) ilçesinin terör örgütü DAEŞ’ten kurtarılmasını memnuniyetle karşıladı. Bokova, Tedmur’da terör örgütü DAEŞ’in dünya kültür mirasına da büyük zarar verdiğini belirtti.

        Bokova yaptığı yazılı açıklamada, “UNESCO’nun dünya kültür mirası listesinde olan, medeniyetlerin beşiği, hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolü ve Suriye halkının hafızası olan bu tarihi arkeolojik sitenin kurtarılmasını selamlıyorum.” ifadesini kullandı.

        Tedmur’un Esed güçlerinin eline geçmesi konusuna ise yazılı açıklamasında değinmeyen Bokova, “Son bir yıldır yağmalanan ve kültürel temizliğe uğrayan Palmira’daki yıkımın Orta Doğu’nun kültürel mirasının korunması açısından önemli kayıp olduğunu” kaydetti.

        Bokova, “kültürlerin buluşma kavşağı” olarak nitelediği Tedmur’da terör örgütü DAEŞ’in dünya kültür mirasına da büyük zarar verdiğini belirtti. Bokova, DAEŞ’in Tedmur’u tahrip ederek “savaş suçu işlediğini” ifade etti.
        DAEŞ militanları, Tedmur’daki tarihi “Zafer Takı” ile, kentteki çok sayıdaki heykeli ve Baalşamin Tapınağı’nı yıkmıştı. DAEŞ ayrıca, antik kentteki üç kule mezarı havaya uçurmuştu. 2011’de başlayan iç savaş öncesi Palmira’yı her yıl 150 binden fazla turist ziyaret ediyordu.

        Rejim güçleri, birkaç gün önce bölgede ilerleyerek stratejik bölgelerin kontrolünü sağlamıştı. Terör örgütü DAEŞ, Tedmur’u Mayıs 2015’te ele geçirmişti.

        25.03.2016 Yeni Şafak

        by -
        1169

        Suriye ordusu, terör örgütü IŞİD’in elinde olan Palmira Antik Kenti’ni ele geçirdi.

        Sputnik’e konuşan Suriyeli bir tuğgeneral, Suriye hükümet güçlerinin Palmira Antik Kenti’ni yeniden kontrol altına aldığını söyledi. Tuğgeneral, bölgenin hafif silahlarla ele geçirildiğini, operasyonlar sırasında hava desteğine gerek duyulmadığını belirtti.

        Suriye ordusu’nun, 2015 Mayıs ayında IŞİD kontrolüne geçen Palmira Antik Kenti’ni geri almak için başladığı operasyonda sona yaklaştığı belirtilmişti. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi kurucusu Rami Abdurrahman, “Rejim Palmira’nın güneyine iki kilometre, batısına da beş kilometre uzaklıkta” demişti.

        23.03.2016 Haber 7