Çarşamba, Temmuz 26, 2017
Etiketler Posts tagged with "Tokat"

Tokat

by -
285

Tokat’ın Erbaa ilçesinde Hatti döneminden kalma Horoztepe höyüğü, defineciler tarafından yağmalandı. Defineciler tarafından açılan kaçak kazı çukurları höyüğe büyük zarar verdi.

Yağma olayı, Erbaa ilçesi Ziya Gökalp Mahallesi Rauf Denktaş Bulvarı’nda bulunan birinci derece SİT alanı içindeki mezarlıkta meydana geldi. Sabah saatlerinde mezarlık alanında temizlik çalışması yapmak için giden görevliler, M.Ö. 2300’lü yıllardan kalma Horoztepe Höyüğü’nde kaçak kazı yapıldığını fark etti. Kazılan yerde kırık testi parçaları gören görevliler durumu Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Tokat Müze Müdürlüğü ve polise bildirdi. Polisler, kazı yapılan yerde bulunan kırık testi parçaları üzerinde ve olay yerinde inceleme yaptı. SİT alanını yağmalayan kişi ya da kişilerin bulunması için çalışma başlatıldı.

31.03.2017 Hürriyet

by -
336

Tokat’ın Niksar İlçesi Gümenek mevkiinde bulunan Komana Pontika Antik Kenti’nin mutfağı ve yemek kültürü hakkında önemli bilgilere ulaşıldı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Yerleşim Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Komana Pontika Antik Kenti’nde yüzey araştırmalarının ardından 2009’da başlattıkları kazıları sürdürdüklerini söyledi.

Komana’daki kazıların verimli geçtiğini ifade eden Erciyas, “Üç-dört alanda hedeflerimiz vardı. Bunlardan üçünde çok başarılı sonuçlara ulaşabildik. Amacımız Komana’yı turizme kazandırmak olduğu için surlardaki çalışmalarımıza hız verdik. Bu çerçevede kuzeybatı bölümünde büyük bir alanı ortaya çıkardık.” dedi. Antik kentin Tokat’ın en erken kent yerleşimi olduğuna değinen Erciyas, Bizans döneminin sonuna kadar kentsel özelliklerini koruduğunu belirtti.

Komana’daki arkeolojik kazıların Tokat’ın tarımsal üretim açısından zenginliğine ve gastronomisine ışık tuttuğunu bildiren Erciyas, şöyle devam etti: “Ocak ve depolama alanlarından elde edilen verilere göre, bugün olduğu gibi Tokat’ın verimli ovalarında çok çeşitli ürünler yetiştirilebilmekteydi. Komana’daki ocak ve depolama alanlarından buğday, arpa, baklagillerin yanı sıra daha az rastlanan üzüm, nar, incir, kızılcık, kavun, çitlembik, alıç, kiraz, zeytin ve erik ile üretim altyapısı gerektiren nohut gibi ürünler, ceviz ve fındık gibi yemişlere dair veriler toplandı. Az sayıda pirinç tanesi ile üretimi zor ve daha çok ithal edilerek elde edilen ürünler de bulunmuştur. Buluntular, hayvan olarak en fazla koyun ve keçi, ikinci olarak sığır, üçüncü olarak da domuz türlerinin oluşturduğu memeli türlerine yönelimi göstermektedir. Tavuğun da gözlemlendiği kazılarda balıkçılık ile yaban hayvanlarından özellikle keklik ve tavşanının tüketildiği görülmüştür. Bu dönemde kekliklerin seramikler üzerinde görülmesi, tavşanın ikonografide yer alması, av hayvanlarının Komana’nın sofralarındaki önemini vurgulamaktadır.”

Erciyas, çalışmalarında Komana’nın gastronomik çeşitliliğinin kanıtlandığının altını çizerek, et kullanılarak yapılan yemekler, tahıllardan elde edilen karbonhidratlı gıdalar, av hayvanları ile hazırlanan yahnilerin yanında meyve, yemiş, hatta unlu gıdalarda çeşni olarak kullanılan çörek otunun Komana’nın mutfağını tanımladığını anlattı.

“Meyveler çoğu zaman yaş, üzüm gibi bazıları da çeşitli ürünlere dönüştürülerek kış boyu kuru veya yan ürün olarak tüketilmiş olmalı.” diyen Erciyas, şunları kaydetti: “Az sayıda pirincin varlığı, tüketiminin bu dönemde işaretidir. Günümüzde meyve ve sebze çeşitlerine ulaşmak çok kolaydır ama yalnızca bir yüzyıl öncesinde bile ürünler ancak mevsiminde tüketilebilmekte, iklim şartlarına bağlı olarak kısıtlı üretim yapılabilmekte, sağlıklı beslenme şartları zorlukla sağlanabilmekteydi. Bu tür şartlarda Komana’da elde edilen ürün çeşitliliğine dair veriler, Tokat’ın günümüzde olduğu gibi verimli arazileri ve tarıma elverişli iklim şartları ile açıklanabilir.”

tokattaki-komana-antik-kentinin-mutfagi-hakkinda-onemli-bilgilere-ulasildi

Komana Pontika Antik Kenti
Mitridat Krallığı’nın yönetiminde önemli bir kültür merkezi olan ve Roma İmparatorluğu döneminde de özerkliğini koruyan Komana Pontika, Anadolu tanrısı Ma’ya adanmış kutsal bir alandı. Aynı zamanda ticaret merkezi olan bölge, o dönemde kutsal alanda düzenlenen festivaller, zengin pazar yeri ve kenti çevreleyen verimli arazisiyle Anadolu’nun tüm bölgelerinden ziyaretçi çekiyordu.

ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen Komana Pontika Arkeolojik Araştırma Projesi, Orta Karadeniz yöresinin klasik çağ kenti Komana Pontika’nın konumunu belirlemek ve kentsel dokusunu anlamak amacıyla 2004 yılında uygulamaya konulmuştu.

Gümenek Hamamtepe bölgesinde 2004’te yapılan yüzey araştırmalarının ardından antik kentin gün yüzüne çıkartılması için 2009’dan bu yana kazı çalışmaları yürütülüyor.

20.09.2016 TRT Haber

by -
2050

Tokat’ın Sulusaray ilçesindeki Sebastapolis Antik Kenti’nin üzerinde yer alan 200 evin başka bir alana taşınması için çalışmalar yapılıyor.

Edinilen bilgiye göre, uzun bir aradan sonra 2013 yılında kazı çalışmalarına başlanan antik kent üzerindeki 200 evin ilçe girişindeki 500 dönümlük alana taşınması için Belediye ve Kaymakamlıkça başlatılan çalışmalar devam ediyor.

Sulusaray Belediye Başkanı Halil Demirkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmaları kapsamında, antik kent üzerindeki evlerin taşınması için ilçede TOKİ’ye 500 dönümlük yer belirlediklerini hatırlattı.

Sebastapolis Antik Kenti
Tokat kent merkezine 69 kilometre uzaklıktaki Sulusaray’da bulunan ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen Sebastapolis Antik Kenti’nin, bazı kaynaklarda milattan önce 1. yüzyılda kurulduğu belirtiliyor.

Roma İmparatoru Trajan zamanında, milattan sonra 98-117 yıllarında, Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Cappadocia (Kapadokya) eyaletine dahil edildiği kaydedilen antik kentin, o dönem geçiş yolları üzerinde bulunması ve günümüzde de kullanılan termal kaynaklar sayesinde 2 bin yıl kadar önce Karadeniz’in en büyük 5 şehrinden biri olduğu biliniyor.

Roma İmparatorluğu döneminde çok az şehrin sahip olduğu zenginliğin bir göstergesi olarak para basma yetkisine sahip olduğu ifade edilen Sebastapolis’in, büyük savaşlar, yıkımlar, afetler ve geçiş yollarının değişmesi sonucu eski önemini kaybettiği, zamanla unutulduğu kaydediliyor.

21.04.2016 haberler.com

by -
1375

Tokat’ta, Sebastapolis Antik Kenti üzerinde kurulu bulunan ve merkez nüfusu 3 bin 500 olan Sulusaray ilçesindeki 200 evi kamulaştırma çalışmaları sürüyor.

Sulusaray Belediye Başkanı Halil Demirkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sebastapolis Antik Kenti’nin ilçe merkezinde olduğunu, antik kentle ilgili 1989 yılında kazı çalışmaları yapıldığını söyledi.

Sebastapolis Antik Kenti’nin bölgenin turizme kazandırılması gereken en önemli yeri olduğunu ifade eden Demirkol, belediye olarak antik kentle ilgili yaptıkları çalışmalarla ilgili şunları aktardı: “Antik kentin imar planı olmadığı için yıllardır kazı çalışması yapılmamış. 2013 yılında tekrar kazı çalışmaları başladı, 3 yıldır da devam etmekte. Kazılarda en büyük sorun, yapılaşma nedeniyle kamulaştırma çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülememiş. Koruma imar planına ihtiyaç duyulmuş. Bu belediyemize bildirildiğinde yaklaşık 2 yıl süren çalışma neticesinde koruma imar planı bitti. Koruma planı buranın geleceğinde büyük önem taşıyor.”

“Yaklaşık 200 ev kamulaştırmayı bekliyor”
Antik kentin koruma imar planının olmasının yürütülecek çalışmalarda büyük yarar sağlayacağını vurgulayan Halil Demirkol, “Bir an önce buranın turizme kazandırılmasında da ivme almış olacağız. İmar planın olması Sepastapolis’in gün yüzüne çıkmasında önemli rol oynayacağını düşünüyorum. Burası yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı bir kentmiş. Hocalarımızın yaptığı araştırmalar da buna varıyor. Bir çok vilayet buraya bağlıymış. Antik kent üzerinde bulunan yaklaşık 200 ev kamulaştırmayı bekliyor. Her sene İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından 10’a yakın evin kamulaştırma çalışmaları yapılıyor. Buradaki evlerin TOKİ tarafından başka yere taşınmasıyla ilgili bir proje var. Bunun da bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Vali Cevdet Can’ın Galler Prensi Charles’ı bir süre önce ilçelerine davet ettiğini hatırlatan Demirkol, “Sulusaraylılar Prens Charles’ı büyük bir heyecan ile bekliyor. Prens daha önce gizli gelip gitmiş. Sayın Valimiz Prens Charles’ı davet etmişti. Antik kentimiz, GallerPrensi Charles’ın iki kez ziyaret ettiği ve değer verdiği bir kent. Bu kentin değerini kamuoyu biliyor” diye konuştu.

Sebastapolis Antik Kenti
Tokat kent merkezine 69 kilometre uzaklıktaki Sulusaray’da bulunan ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen Sebastapolis Antik Kenti’nin, bazı kaynaklarda milattan önce 1. yüzyılda kurulduğu belirtiliyor.

Roma İmparatoru Trajan zamanında, milattan sonra 98-117 yıllarında, Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Cappadocia (Kapadokya) eyaletine dahil edildiği kaydedilen antik kentin, o dönem geçiş yolları üzerinde bulunması ve günümüzde de kullanılan termal kaynaklar sayesinde 2 bin yıl kadar önce Karadeniz’in en büyük 5 şehrinden biri olduğu anlatılıyor.

Roma İmparatorluğu döneminde çok az şehrin sahip olduğu zenginliğin bir göstergesi olarak para basma yetkisine sahip olduğu ifade edilen Sebastapolis’in, büyük savaşlar, yıkımlar, afetler ve geçiş yollarının değişmesi sonucu eski önemini kaybettiği, zamanla unutulduğu kaydediliyor.

21.01.2016 haberler.com

by -
655

Tokat’ta Roma ve Helenistik döneme ait izlerin bulunması amacıyla Komana Antik Kenti’nde yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan bulgular, düzenlenen çalıştayda ele alındı. Kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, Komana Antik Kenti’nin ekonomik gelişimine yönelik önemli bulgular elde ettiklerini kaydetti.

Tokat-Niksar arası Gümenek mevkiinde bulunan Komana Antik Kenti’nde Roma ve Helenistik döneme ait izlerin bulunması amacıyla 2004 yılından bu yana çalışmalar sürüyor. Çalışmalarda 2009 yılına kadar yüzeysel araştırmalar yapılırken daha sonra ise kazı çalışmaları başlatıldı. Başlatılan çalışmalar daha çok antik kentin ortasında bulunan ve Hamamtepe olarak adlandırılan alanda yoğunlaştırıldı. Yapılan çalışmalarda çok önemli bulgulara ulaşıldı. Uluşalan bulgular ve son çalışmalar hakkında çalıştay düzenlendi. Çalıştaya Vali Cevdet Can, Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yerleşim Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas ile birlikte çalışmada yer alan görevliler ve protokol üyeleri katıldı.

18 asırlık kitabe, Tokat'ın spor tarihine ışık tutacak

‘ÖNEMLİ BULGULAR ELDE ETTİK’
Çalıştayda konuşan kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, Komana antik kentinin Helenistik döneminden bu yana varlığının sürdüğünü söyleyerek, “Çok farklı dönemlere ait kalıntılarımız var. Daha önceki konuşmalarda bahsedildi. Şu anda M.Ö. 2’nci ve 3’üncü yüzyıla kadar kazılarda elde ettiğimiz bulgularımız var. Helenistik, Roma dönemi ve önemli bir orta Bizans yerleşimi. Üzerinde bir Danişmend yerleşimi. Üzerine Selçuklu ve Osmanlı yerleşimiyle bugünkü Gümenek köyü olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Ürettiğimiz en önemli bilgilerden biri Komana’da çağlar boyu verilere ulaşarak tarihte Tokat’ın yerini ve önemini vurgulamak” dedi.

Komana Antik Kenti’nin ekonomik gelişimine yönelik önemli bulgular elde ettiklerini kaydeden Prof. Dr. Erciyas, şöyle konuştu: “Tahıllar, pirinç, nohut, arpa, buğday ve çok az kazıda rastlanır çeşitlilikte meyve ve yemiş çeşitleri bugüne kadar elde ettiğimiz veriler. Bu verilerle biz bir yandan Tokat’ın ve Komana’nın geçmiş ekolojik düzenini veya ekolojik durumunu gözlemlerken, bir yandan da ekonomisinde tarımın ne kadar ağırlıkta olduğunu o gün bile görebiliyoruz. Yani Tokat Komana Antik Kenti’nde seramik ve metal üretiminden zirai faaliyetlere her türlü ekonomik faaliyetin süre gelmekte olduğunu ve bugünkü Tokat’ımıza bunları nasıl yansıtabileceğimizi de konuşacağımızı umuyorum. Yine Komana’da sağlık ve beslenmeye dair verileri toplayarak nüfus ve yaşam koşullarını, tarihsel gelişimini ortaya koymak da hedeflerimiz arasında. Bu kapsamda araştırmalarımız devam ediyor. Nüfusların geçirmiş oldukları hastalıklar, dişlerinin durumundan beslenme şekilleri. Yine Komana’da bulduğumuz ithal ürünler ışığında Tokat Komana’nın çağlar boyu ticari ilişkilerini aydınlatmak çalışmamızın kapsamında yer alıyor.”

KOMANA ANTİK KENTİ
Kaynaklarda, Mitridat Krallığı’nın yönetiminde önemli bir kültür merkezi olan ve Roma İmparatorluğu döneminde de özerkliğini koruyan Komana Antik Kenti’nin, ‘Anadolu tanrısı Ma’ya adanmış kutsal alan olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda çevre bölgeler için ticaret merkezi görevi gördüğü ifade edilen bölgenin, o dönemde kutsal alanda düzenlenen festivaller, zengin pazar yeri ve kenti çevreleyen verimli arazisiyle Anadolu’nun her tarafından ziyaretçi aldığı kaydediliyor. ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen, ‘Komana Pontika Arkeolojik Araştırma Projesi’, Orta Karadeniz Bölgesi’nin klasik çağ kenti Komana’nın konumunu belirlemek ve kentsel dokusunu anlamak amacıyla 2004 yılında başlatılmıştı.

13.11.2015 haberler.com

by -
1054

Tokat’ta düzenlenen operasyonda 21×16 cm ebatında 51 yaprak, 102 sayfa, yaklaşık 1000 yıllık olduğu anlaşılan İncil ele geçirildi.

Tokat’ta polis tarafından yapılan tarihi eser operasyonlarında, yaklaşık bin yıllık olduğu tahmin edilen altın varaklı İncil ele geçirildi, 10 kişi gözaltına alındı.

EKİPLER GÖZ AÇTIRMIYOR
Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, kent merkezinde ve ilçelerinde tarihi eser kaçakçılığına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler bu kapsamda il merkezinde 4, Turhal ilçesinde ise 2 operasyon yaptı.

27.10.2015 Haber 7

by -
888

Komana Pontika Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Danişmend/Selçuklu döneminde burada varlıklı bir halkın yaşadığına dair bulgular elde edildi.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yerleşim Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, antik kentte 2015 yılı kazı çalışmalarının tamamlandığını belirtti.

Kazı çalışmalarının 45 gün sürdüğünü bildiren Erciyas, “Çok verimli bir kazı dönemi geçti. Daha önce planladığımız gibi kiliselerimizin üzerlerini tamamen açığa çıkarttık. Böylece kiliselerin planlarını ve kesin olarak tarihlemelerini yapabildik. Ortaya çıkarttığımız 2 kilise, Orta Bizans dönemi yani 10 ila 11. yüzyıllara tarihlenebiliyor. Bu sene de onun üzerinde işlikler çıkmaya devam etti. Yani 12. 13. yüzyıl Danişment kalıntıları. Bu kalıntıların büyük bir zenginlik içerdiğini de gördük” dedi. Komana’da çok çeşitli buluntulara rastladıklarını anlatan Erciyas, ortaya çıkan eserlerden bölgede varlıklı bir halkın yaşadığına yönelik fikir verdiğini belirtti.

Prof. Dr. Erciyas, şöyle konuştu: “Özellikle seramik çeşitliliği, seçilen desenler, uygulanan teknikler ve elde ettiğimiz diğer bulgular; mesela cam eserler, sikkeler; bu dönemde Komana’da büyük bir zenginlik ve dış ticaret olduğunu gösteriyor. İşlikler aynı zamanda önemli bir üretim merkezi olduğunu da öneriyor. Nitekim işliklerde artık metal üretimden, cam üretiminden ve kemik üretiminden bahsetmemiz mümkün. Bu sene seramik üretimine dair izlere de rastladık. Henüz fırını ortaya çıkarmadık. Biraz daha kuzeye doğru çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Fırınların da artık işlikler bölgesinde olduğunu biliyoruz.”

Antik kentte Osmanlı konutları
Komana Antik Kenti kazı çalışmalarında Osmanlı konutlarını da bulduklarını belirten Erciyas, “Osmanlı konutları da buluntular arasında. Osmanlı konutlarının da planlarını ortaya çıkarmaya devam ediyoruz. Bu sene Roma dönemine ait heykel bulduk. 1 ila 3. yüzyılda yani erken Roma döneminde de burada yoğun hayat olduğunu söyleyebileceğimiz kanıtlar bulduk. Çeşitli, kaliteli ve kimi zaman ithal edilmiş seramikler Komana’da Roma dönemi yerleşiminin de boyutları hakkında bilgi veriyor” dedi.

Erciyas, antik kentte yaşayanların hangi iş kolları ile uğraştıklarına dair bilgilere ulaştıklarına da dikkati çekerek, “Burada yaşayanların farklı dönemlerde ki iş alanlarını söylemek mümkün. Bizans dönemindeki kemiklerde yapılan antropolojik çalışmalar halkın daha çok tarımla uğraştıklarını gösteriyor. Danişment/Selçuklu dönemlerinden elde edilen zoolojik ve botanik veriler yine halkın tarımla ilgilendiklerini düşündürüyor. Çünkü çok zengin meyve, yemiş, tahıl çeşitleri var. İşliklerde gözlemlediğimiz el sanatları ve zanaatlerde iş kolları hakkında kapsamlı bilgiler sağlıyor” ifadesini kullandı.

Komana Pontika Antik Kenti
Mitridat Krallığı’nın yönetiminde önemli bir kültür merkezi olan ve Roma İmparatorluğu döneminde de özerkliğini koruyan Komana Pontika’nın, tarihte Anadolu tanrısı Ma’ya adanmış kutsal alan olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda ticaret merkezi olduğu ifade edilen bölgenin, o dönemde kutsal alanda düzenlenen festivaller, zengin pazar yeri ve kenti çevreleyen verimli arazisiyle Anadolu’nun tüm bölgelerinden ziyaretçi çektiği kaydediliyor.

ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen Komana Pontika Arkeolojik Araştırma Projesi, Orta Karadeniz bölgesinin klasik çağ kenti Komana Pontika’nın konumunu belirlemek ve kentsel dokusunu anlamak amacıyla 2004 yılında uygulamaya konulmuştu. Gümenek Hamamtepe bölgesindeki yüzey araştırmalarının ardından antik kentin gün yüzüne çıkartılması için kazı çalışmaları başlatılmıştı.

27.09.2015 Türkiye

by -
690

Tokat’ın Sulusaray ilçesindeki Sebastapolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının bu yılki bölümü sona erdi

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şengül Dilek Ful, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sebastapolis Antik Kenti’ndeki bu yılki kazı çalışmalarının sona erdiğini söyledi. Kazı çalışmalarının yaklaşık 45 gün sürdüğünü dile getiren Ful, “Bu sene 35 kişilik ekiple çalışmalar yaptık, çalışmalarımızı ağırlıklı olarak hamam bölgesinde sürdürdük” dedi.

Kilise bölümünde kamulaştırma çalışması nedeniyle az çalıştıklarını belirten Ful, şöyle konuştu: “Kilise bölümünde 2 ocak açtık. Biz kazı çalışmasında mimari yapıya daha ağırlık veriyoruz. Hamamın bir Roma yapıtı olduğunu belirledik. Burada 22 yıl kazı çalışması yapılmadı. Kazı çalışmalarına bir kaç sene önce yeniden başlandı. Burada Tokat Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı destekleriyle kazı çalışmaları yapılıyor. Sebastapolis Antik Kenti yıllar sürecek kazı çalışmasının ardından gün yüzüne çıkacak.”

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdurrahman Akyüz ise 3 yıldır antik kentte kazı çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Söz konusu alanda her yıl kazı çalışması yapılmasını istediklerini anlatan Akyüz, şunları dile getirdi: “Sebastapolis Antik Kenti’nin gün yüzüne çıkması için uzun yıllar kazı çalışması yapılması gerekiyor. Buranın ilk kazı çalışmalarına Galler Prensi Charles ilgi duymuştu. Burası gün yüzüne çıkarsa Avrupalı turistlerin uğrak yeri olur diye düşünüyorum. Prens Charles’ın 21 yıl önce gizlice burayı ziyaret ettiğini biliyoruz. Tokat Valimiz Cevdet Can da onun ilgi duyduğu antik kentte çalışmalar bu hale geldikten sonra kendisini mektupla tekrar buraya davet etti. Davet Prens Charles’ın eline ulaştı ama henüz bir cevap gelmedi. Onun ziyaretinin antik kente ilgiyi artıracağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Sulusaray Belediye Başkanı Halil Demirkol  da “İnşallah antik kentimizin gün yüzüne çıkması ilçemiz, ilimiz ve ülkemiz turizmi açısından çok iyi olacak. Özellikle buraya daha çok yabancı turist gelecek” ifadelerini kullandı. 

Sebastapolis Antik Kenti
aTokat kent merkezine 69 kilometre uzaklıktaki Sulusaray’da bulunan ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen Sebastapolis Antik Kenti’nin, bazı kaynaklarda, milattan önce 1. yüzyılda kurulduğu belirtiliyor.

Roma İmparatoru Trajan zamanında, milattan sonra 98-117 yıllarında, Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Cappadocia (Kapadokya) eyaletine dahil edildiği kaydedilen antik kentin, o dönem geçiş yolları üzerinde bulunması ve bugün de kullanılantermal kaynaklar sayesinde 2 bin yıl kadar önce Karadeniz’in en büyük 5 şehrinden biri olduğu anlatılıyor.

Roma İmparatorluğu döneminde çok az şehrin sahip olduğu zenginliğin bir göstergesi olarak para basma yetkisine sahip olduğu ifade edilen Sebastapolis’in, büyük savaşlar, yıkımlar, afetler ve geçiş yollarının değişmesi sonucu eski önemini kaybettiği, zamanla unutulduğu kaydediliyor.
 
21.09.2015 haberler.com

by -
874

Tokat ilinin Komana Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında Roma döneminde Komana’da yaşayan hayırsever bir kent soyluya ait olduğu düşünülen sürpriz bir heykel ile karşılaşıldı.

Tokat İli, Merkez İlçe, Komana Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) adına Prof. Dr. Burcu Erciyas başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarına bu yılda devam ediliyor. Komana Antik Kenti 2015 yılı kazı çalışmalarında sürpriz bir heykel ile karşılaşıldı. Heykelin Roma döneminde Komana’da yaşayan hayırsever bir kentsoyluya ait olduğu öngörülüyor. Helen tarzı himation ile tasvir edilen heykelin, Anadolu’da yaygın bir hayırsever heykel tipi olduğu kazı başkanlığınca ifade edilirken, konservasyon ve restorasyon çalışmaları sonrasında heykelin Tokat Müzesi Müdürlüğünde sergilenmesi planlanıyor.

13.08.2015 İhlas Haber Ajansı

by -
720

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 2 bin yıllık geçmişe dayanan Sebastapolis Antik Kenti’nde kazı ve restorasyon çalışmaları başladı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdurrahman Akyüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sebastapolis’in Roma ve Bizans dönemi eserlerini barındıran bir kent olduğunu söyledi. Kazılardan çıkan neticelere göre Sebastapolis’in Efes kadar büyük bir kent olduğunun düşünüldüğünü belirten Akyüz, “Sulusaray ilçemiz bu kentin üstünde konuşlanmaktadır. Tokat Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden pek çok istimlak yapıldı ve yine istimlak çalışmaları yapılacak. İnşallah, Sulusaray’ın tarih dokusuyla iç içe, Efes gibi bir kent olarak gün yüzüne çıkartıpTürkiye ve Tokat turizmine katkı sağlamak istiyoruz” diye konuştu. 

Sulusaray’da bir de kaplıca bulunduğunu bildiren Akyüz, “Sulusaray’a  Anadolu ‘nun Efes’i denildiğinde abartı olmaz. Buranın turizme katkısı büyük olacak. Şu anda kamulaştırılan, istimlak edilen hamam ve kilise kalıntısı gün yüzüne çıkartılıyor” dedi.

Gizlice gelen Prens Charles’a “açık davet”
Galler Prensi Charles Philip Arthur George’un Sebastapolis Antik Kenti’ne yaklaşık 21 yıl önce gizlice geldiğini ve burayı ziyaret ettiğini aktaran Akyüz, şunları kaydetti: “Buranın ilk kazı çalışmalarında Galler Prensi Charles Philip Arthur George, ilgi duymuştu. Tokat Valimiz Cevdet Can da onun ilgi duyduğu alan bu hale geldikten sonra Charles’ı mektupla tekrar buraya davet etti. Ben de Prens Charles’ı Tokat Sebastapolis Antik Kenti’ne davet ediyorum.”

Abdurrahman Akyüz, Sebastapolis’in gün yüzüne çıkarılması için kendilerine destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anıtlar ile Müzeler Genel Müdürlüğü ve Kazılar Daire Başkanlığına yetkililerine teşekkür etti.

Anadolu’da çalışılan kiliselerin en büyüklerinden biri burada
Sebastapolis Antik Kenti bilimsel danışmanlığını yapan Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi  SanatTarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şengül Dilek Ful, antik kentte ilk olarak 1987-90 yılları arasında kazılar yapıldığını, buradan çıkan kalıntılar üzerine yeniden kazılara devam edildiğini anlattı.

Bu yılki kazalarda kilise ve hamam üzerinde çalışma başlattıklarını belirten Ful, “Şu anda 3 apsisli (kiliselerde koronun arkasındaki yarım çember tasarlı bölüm), 3 nefli (kilise mimarisinde apsise dik yada paralel olarak yer alan ve birbirlerinden sütun yada paye dizileriyle ayrılan uzunlamasına mekanlar) ve bir kilise üzerinde çalışmalara başladık. Doğu batı doğrultusunda uzanan bir kilise. Roma dönemine ait bir hamam yapısı var. Soyunma odaları diye tabir ettiğimiz odaların var olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Sebastapolis’in pek bilinen, araştırılmış ya da duyulmuş bir kent olmadığını kaydeden Ful, antik kaynaklarda da kente çok rastlanmadığını dile getirdi. Ele geçen mimari buluntularda taşların büyüklüğünün buradaki kentin büyüklüğünü hakkında da kendilerine fikirler verdiğini aktaran Ful, Sebastapolis’in büyük, geniş ve önemli bir kent olduğunu düşündüklerini vurguladı. Ful, şöyle devam etti:

“Döneminde önemli ticaret ağı içerisinde olması Sebastapolis’i önemli kılmış. Kilise çok büyük. Şu anda Anadolu’da çalışılan kiliselerin en büyüklerinden bir tanesi. O bizi heyecanlandırıyor. Şu anda hamamın gerçekten bir hamam yapısı mı ya da bir kompleks bir yapının parçası mı onunla ilgili araştırmalar sürdürülüyor. Eğer bunu öğrenebilirsek bizim için çok büyük zevk olacak.”

Ful, Sebastapolis Antik Kenti’ndeki çalışmalar tamamlandığında hem Sulusaray’ın hem de Tokat’ın çehresinin değişeceğini kaydetti.

07.08.2015 Radikal