Çarşamba, Temmuz 26, 2017
Etiketler Posts tagged with "Urartu"

Urartu

by -
63

Bingöl’ün Adaklı ilçesinde Urartu dönemine ait mezarlık alanda kaçak kazı yapan 7 kişi jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.

bingolde-urartu-mezarinda-kacak-kazi-yapan-7-kisi-yakanladi-1

Edinilen bilgiye göre, Adaklı ilçesine bağlı Kamışbeyli köyü Katır Gölü mevkiinde izinsiz kazı yapıldığı ihbarı alan il jandarma ekipleri operasyon düzenledi. Bölgede çalışma yapan jandarma ekipleri, kepçe ile Urartu ve Roma dönemlerine ait tarihi eserleri bulmaya çalışan 7 kişiyi suçüstü yakalayarak gözaltına aldı. Ekipler, ele geçirilen kazı malzemelerine de el koydu.

bingolde-urartu-mezarinda-kacak-kazi-yapan-7-kisi-yakanladi

Valilik, yakalanan 7 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldığını, kent genelinde kültürel ve tarihi mirasın korunmasına yönelik, kaçak kazı ve tarihi eser kaçakçılığıyla mücadeleye aralıksız olarak devam edildiğini bildirdi.

23.07.2017 Milliyet

by -
68

Elazığ’da yer alan Urartu Krallığı tarafından yapılan Harput Kalesi’nde kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bu yılki kazı çalışmalarda ender eserler de bulundu.

harput-kalesinde-urartu-donemine-ait-onemli-eserler-bulundu-1

Urartu Krallığı tarafından yapıldığı bilinen Harput Kalesi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, önemli buluntular elde edildiğini, küçük bir taş balta bulunduğunu ve bunun yerleşimin bilinenden daha geriye gideceğini gösterdiğini söyledi. 

Bulunan eserler içerisinde insan biçimli ellerini kavuşturan bir seramik örneği olduğunu aktaran Doç. Dr. Aytaç, “Bir kamusal yapıya ait olduğunu bildiğimiz ve İznik çinileriyle süslü olan bir parça örneğimiz var. Çeşitli savaşlarda el bombası gibi kullanılan yeni biçimi ortaya çıkardığımız örnekler var. Bunlar içerisinde daha önce bilinen el bombalarının dışında farklı biçim olanların Harput’ta çıkması bizim için bir yeniliktir. Diğer taraftan yine kamusal yapılara ait alçı kabartmaların olduğu bol sayıda örneğimiz var. Ayrıca metal ürün olarak günlük yaşantıda kullanılan nüksük, nal, anahtarlık ve çeşitli mobilya aksamları çıktı. Bu dönem için çok sayıda takıda buluntuları arasında yer aldı” dedi.

harput-kalesinde-urartu-donemine-ait-onemli-eserler-bulundu

“Harput’ta yerleşim, bilinenden daha geriye gidebilir”
Urartu dönemine ait birkaç süs ve boncuk eşyalarının da bulunduğunu dile getiren Kazı Başkanı Aytaç, “Birkaç yüzüğümüz dönemsel olarak bilgi vermesi bakımından önemlidir. Avrupa üretimi porselen parçalarının, Avrupa ile ticaretin 17’inci yüzyıldan sonra hızlandırdığını göstermesi açısından önem taşıyor. Ayrıca küçük bir taş baltamız var. Bu Harput’taki yerleşimin bilinenden daha geriye gideceğini gösteriyor. Geçen sene çıkan kabartmaya ek olarak kalenin içerisinde de yine milattan önce 2 binlere gidecek örnekler olma ihtimalini güçlendirmektedir. Bizim için bu seneki yenilikler de Bizans surlarında Roma dönemine ait mimarı parça ve sütunlar ortaya çıktı” diye konuştu.

“Burçlar içerisinde yeni mekanlar tespit edildi”
Burçların içerisinde çeşitli yeni mekanlar tespit ettiklerine dikkat çeken Aytaç, “Onların iç temizliğini yapıp restorasyonuna kolaylık sağlaması için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Kale içinde 2017 sezonunda yapmayı planladığımız birçok yenilik var. Restorasyonlara ek olarak kalenin ortasındaki mahallede restorasyon projesi çizim aşamasındayız. Kale içi bilgilendirme ve yönlendirme levhalarını hazırlıyoruz. Ayrıca İngilizce tanıtım broşürleri de bitmek üzere. Diğer taraftan zindanın ışıklandırmasını daha modern yapıp ziyarete açacağız” şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Aytaç, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan kalenin iç ve dışından gezi güzergahı projesinin de bitmek üzere olduğunu kaydetti.

22.06.2017 Milliyet

by -
3392

Elazığ’daki Harput Mahallesi’nde ağaçlandırma çalışmaları sırasında tesadüfen bulunan rölyefin 4 bin yıllık olduğu tespit edildi.

elazigda-agaclandirma-calismalarinda-2-bin-700-yillik-rolyef-bulundu

Elazığ Orman İşletme Müdürlüğünce 3 Mayıs 2016’da tarihi Harput Mahallesi Nevruz Ormanları mevkisinde yürütülen çalışma sırasında fidan dikimi için çukur kazan İshak Yurter’in kullandığı kepçe bir kaya parçasına takıldı. Bunun üzerine elleriyle toprağı kazan ve kabartma ile karşılaşan Yurter, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müze Müdürlüğü ekiplerine haber verdi.

Müze ekipleri, yüksekliği 2 metre 72 santimetre, genişliği de 2 metre 25 santimetre olan ve 5 parçaya bölünmüş halde bulunan kabartma üzerinde restorasyon ve inceleme çalışması başlattı.

Yapılan incelemede, kabartmanın tarihinin günümüzden 4 bin yıl öncesine dayandığı belirlendi. Böylelikle daha önce milattan önce (MÖ) birinci bin yıl olarak bilinen Harput yöresinin tarihi de değişmiş oldu. Restorasyon çalışmasının ardından Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, “Harput Kabartması” adı verilen eseri teşhir salonuna yerleştirdi.

elazigda-2-bin-700-yillik-rolyefin-bulundugu-alanda-kazilar-basladi-1

İki Evreli Yerleşim Yeri
Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde görevli arkeolog Bülent Demir, kabartmanın bulunduğu bölgede Müze Müdürlüğü’nce yürütülen kazı çalışmalarında ağır bir yangınla son bulmuş iki evreli bir yerleşim yerinin izlerine rastlandığını anımsattı. Demir, 5 köşeli eserin burada bir duvar içerisine aplike edilerek ya da duvara yaslanarak kullanıldığını düşündüklerini söyledi.

Kabartmanın ana temasının bir kalenin fethi olduğunu ve sahnelerin alttan üste doğru savaş ile ganimetleri ve çıplak esirlerin kralın huzuruna çıkarılışı şeklinde istiflendiğine dikkati çeken Demir, sol panoda kaledeki çarpışma anlarına ve dehşet verici sahnelere yer verildiğini belirtti.

Panodaki masif tekerlekli ahşap kuşatma kulesinin bir benzerine Anadolu ve Mezopotamya’da rastlanmadığını aktaran Demir, 1. Hattuşili dönemine ait çivi yazılı bir Hitit metninde koç başı ve ahşap kuşatma kulesinden bahsedildiğini ancak bu bağlamda bulunmuş görsel bir kanıt bulunmadığını dile getirdi. 

Demir, kabartmanın bir diğer panosundaki sahnede de kent kapısı üzerinde iki çıplak düşman askerinin başına basarak yükselen sarkık kanatlı, kartal pençeli, bacakları birbirine dolanmış tanrıça figürünün elleri ile bir düşman askerini havaya kaldırışının betimlendiğini anlattı. Demir, bu savaş panosunun merkezine yerleştirilen tanrıçanın savaşın kazanılmasındaki rolünün vurgulanmak istendiğini aktardı.

Demir, kabartmanın en önemli ikonografik ögesi durumundaki tanrıça figürünün yakın benzerlerine M.Ö. 1862 Larsa Kralı Warad-Sin ve M.Ö. 1779 Hammurabi dönemine ait silindir mühür baskılarında rastlandığını ve savaşın kazanılmasında önemli bir role sahip olduğu inanılan tanrıça figürünün Akadların aşk ve savaş tanrıçası İştar ile bir bağlantısının olup olmadığının ayrı bir inceleme konusu olduğunu söyledi.

“Bilinen Sanat Tarihi Anlayışına Yeni Boyutlar Kazandırdı”
Kabartmanın son ve en üst sahnesinde ise zaferle sonuçlanan mücadelenin akabinde çıplak savaş esirlerinin kralın huzuruna çıkarılışının sahnelendiğini söyleyen Demir, “Kabartma stilistik ve ikonografik açıdan milattan önce 2 bin 300 ile 2 bin 150 yılları arasında Mezopotamya’da güçlü bir uygarlık kurmuş olan Akad ekolünün güçlü etkilerini taşır” ifadelerini kullandı.

Kabartmanın bulunduğu alanda yapılan kazı çalışmasında bulunan kalıntıların çağdaşlarına göre daha iyi durumda olduğunu ve M.Ö. 2. bin yılın başlarına tarihlendiğini dile getiren Demir, kabartmada bulunan kanatlı tanrıça ve kralın giydiği püsküllü serpuşun da Orta Tunç döneminde görülüyor olmasının eserin MÖ 2. bin yıllarına tarihlenmesine yardımcı olduğunu dile getirdi.

“Kabartma İle Harput Tarihinin Bin Yıl Kadar Geriye Gittiği Görüldü”
Demir, Akad Kralı Sargon ve torunu Naram Sin’e ait Sar Tamhari metinlerinde Anadolu’nun başta Kaniş olmak üzere birçok bağımsız krallık ve beylik tarafından paylaşıldığının kayıtlı olduğunu bildirerek, şöyle dedi: “Naram Sin, Sar Tamhari metinlerinde Kaniş Kralı Zipani ve Hatti Kralı Pampa’nın da olduğu 17 krallığa karşı savaştığını söyler. Harput’ta bulunan yerleşim yerinin Naram Sin’in Sar Tamhari metinlerinde bahsettiği bu krallıklardan biri olduğu ihtimal dahilindedir. Şu ana kadar Harput’un bilinen tarihi Urartular’a kadar uzanmaktaydı. Ancak bu kabartma ile birlikte Harput tarihinin bin yıl kadar geriye gittiği görülmektedir.”

17.03.2017 ntv.com.tr

by -
278

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Urartu dönemine ait Doğubayazıt Kaya Mezarı kabartması tahrip edildi.

Doğubayazıt ilçesinde Urartu coğrafyasında cephesi figüratif kabartmalı tek kaya mezarı olan Doğubayazıt Kaya Mezarı’nın kabartması parçalandı. İstanbul Üniversitesi Van Bölgesi Tarih Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar, sosyal medya hesabında kaya mezarının son halini paylaştı ve “Urartu coğrafyasında, cephesi kabartmalı tek örnek Doğubayazıt Mezarı. Kabartma ne yazık ki parçalanmış” dedi.

agrida-urartu-donemi-dogubayazit-kaya-mezari-kabartmasi-tahrip-edildi-1

Doğubayazıt Kaya Mezarı
Doğubayazıt Kaya Mezarı cephesi figüratif kabartmalı tek kaya mezarıdır. Mezar cephesi kayalığın batıya bakan yönüne açılmıştır. Kaya mezarında girişten sonra bir ana salon bulunur. Salonun kuzey ve batı duvarlarına nişler açılmıştır. Salonun tabanına açılmış dikdörtgen bir açıklıkla inilebilen alt katta iki oda yer alır. Küçük boyutlu mezar girişinin her iki kenarında kabartmalar yer alır. Girişin solunda iki elini açmış bir figür, girişin üstünde bir keçi kabartması, sağda ise bir tanrı(!) kabartması betimlenmiştir. Kompozisyonun bir kurban töreni sahnesini temsil ettiği anlaşılmaktadır. Girişin sağında (güneyinde) yer alan tanrı kabartmasının başında çift boynuzlu bir başlık bulunmaktadır. Kabartma, badem gözlü, hafif kemerli burunlu, sakalsız, bileklere kadar inen bir elbise giymiş şekilde tasvir edilmiştir. Saçları omuza kadar inmektedir ve saç uçları olasılıkla buklelidir.

Doğubayazıt kaya mezarının işlendiği kayalık yüzeyi, güneybatı yönden izleyen dik kayalık alanda ortaya çıkardığımız, kaya işçiliği, mezarla ilgili veya çağdaş bir yapı grubunun varlığını göstermektedir. Mezar odasının kuzeyinde (sol) ana kayaya yaslanmış üç tane yan yana mekân kalıntısının doğu duvarı (oyukları) ile aralarındaki bölme duvarı çıkıntıları kayaya oyulmuştur.

arkeolojihaber.net
Kaynak: Kemalettin Köroğlu – Erkan Konyar (2011)
Urartu Mezar Tipleri ve Gömü Adetleri, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul

by -
474

Van’da, bir aracın içerisinde Urartu ve Roma dönemlerine ait olduğu belirtilen çok sayıda tarihi eser ele geçirildi. Tarihi eserlere el konulurken, 2 kişi gözaltına alındı.

vanda-urartu-ve-romaya-ait-tarihi-eserler-ele-gecirildi

Van Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 20 Aralık’ta şüphe üzerine İpekyolu üzerinde park halinde bulunan otomobilde arama yaptı. Araçta yapılan aramalarda Urartu ve Roma dönemlerine ait olduğu belirtilen çok sayıda tarihi eser ele geçirilirken, olayla ilgisi bulundukları tespit edilen S.B. ve M.G. hakkında yasal işlemlerin yapıldığı, tarihi eserlere ise el konulduğu belirtildi.

23.12.2016 Hürriyet

by -
266

Van Kalesi’nin kuzeyindeki höyükte yapılan arkeolojik kazılarda çıkan 2 bin 800 yıllık Urartu kapları, günümüzde Anadolu’da süt ürünleri üretilen köylerdeki kaplarla büyük benzerlik taşıyor.

urartularin-sut-kaplari-anadolu-koylerindeki-kaplarla-buyuk-benzerlik-gosteriyor

İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında yürütülen Van Kalesi’nin kuzeyindeki höyük kazılarında bulunan çanak çömlekler, Urartu döneminde süt ve süt ürünleri üretiminin yaygın olduğunu gösteriyor.

Konu hakkında bilgi veren Konyar, “Devam eden çalışmalarda özellikle depo mekanlarında yumurta biçiminde kaplar çok yoğun olarak ortaya çıkıyor. Aslında bugün yine havanların yoğun olduğu köylerde ve Anadolu’nun diğer köylerinde peynir üretiminde gördüğümüz kap tiplerinin neredeyse birebir aynısını burada görüyoruz. Burada bulduğumuz küplerin altları genellikle tekli ve ikili deliklerin olduğu görünüyor. Özellikle üstte taşla sıkıştırılmış ürünün suyunun zamanında çıkmasını sağlıyor. Burada tabii ki Urartu’da hayvancılıkla ilgili, hayvancılıkla ilişkisine inmek gerekiyor. Bizce bunların tümünü peynir üretiminde ve benzer ürünlerde kullanılmış çanak-çömlek. Oldukça yoğun olarak kullanılıyor ve yoğun bir şekilde hayvancılık faaliyetleri gösteriyor. Özellikle süt ürünlerinde mutlaka etkin ve daha gelişmiş bir atölyeleri olmalıydı. Bu kazdığımız alanında çok sayıda bu bahsettiğim tipte çanak-çömlek ortaya çıktı ve biz bu alanlarda özellikle peynirin yanında tabii süt ürünlerinde işlenmiş olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Doç. Dr. Erkan Konyar, “Daha önce de söylediğim gibi bunların içlerinde yapılacak kimyasal analizlerle içlerinde üretilmiş ürünlerin niteliklerini saptayabileceğiz. Ama dediğim gibi en azından Van’da da peynir, otlu peynir için bir şey söyleyemem tabii ki peynir üretimi ta Urartu’ya kadar uzandığını ve daha erken dönemlere kadar gittiğini söyleyebiliriz. Bu buluntular da en azından bize bunu gösteren somut alanlardan bazıları” şeklinde konuştu.

27.09.2016 Milliyet

by -
290

Urartu Kralı II. Sardur tarafından Van’ın Gürpınar ilçesinde inşa edilen Çavuştepe Kalesi’nde bulunan 2 bin 800 yıl öncesine ait kanalizasyon sistemi gün yüzüne çıkarıldı.

Van’ın Gürpınar ilçesinde Çavuştepe Mahallesi’nde inşa edilen, üzüm bağları, surları, su sarnıçları, tapınakları ve saray yapılarıyla bugünlere kadar ulaşan kalede bu yılki kazı çalışmaları sona erdi. Çalışmalarda 2004 yılında kalede tespit edilen 2 bin 800 yıl öncesine ait kanalizasyon sistemi gün yüzüne çıkarıldı. Kalenin batı kısmındaki yapıların altında ortaya çıkarılan ve yüzey kısmı ince taşlarla kaplı kanalın bir metre genişliğinde ve 30 metre uzunluğunda olduğu belirlendi.

vanda-urartular-ait-2-bin-800-yillik-kanalizasyon-sistemi-bulundu-1

“Mühendislik harikasıyla karşılaştık”
Kazı ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çavuştepe Kalesi’nin yol güzergahında olması dolayısıyla tarihi öneminin de büyük olduğunu söyledi. Kaledeki kazı çalışmalarını Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle sürdürdüklerini anlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu: “Urartular, neyi nereye yapacaklarını çok iyi düşünmüşler. Her şeyi projeye göre yapmışlar. Şehrin planını önce adeta çizmişler. Burada önemli olan, şehir kurulmadan önce altyapı sisteminin hazırlanmış olmasıdır. 2 bin 800 yıl önce Urartular bu şehri kurarken şehir plancısı planı hazırlıyor, altyapıya göre sırasıyla inşaatlar yapılıyor. Bu, bizim için çok önemlidir. Burada muazzam derecede bir mühendislik harikasıyla karşılaştık.” Kanalizasyon sisteminin taşlardan yapıldığını ifade eden Çavuşoğlu, sistemin içinde bir oluğun yer aldığını kaydetti.

vanda-urartular-ait-2-bin-800-yillik-kanalizasyon-sistemi-bulundu-2

“Çok iyi bir sistem kurmuşlar”
Oluk sayesinde suyun kanala akıtıldığını belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti: “Bu eser, bize medeniyeti tarif ediyor. Eski çağlardaki medeniyetin ne kadar üst yerlere geldiğini gösteriyor. Saray kısmında bir de tuvalet yer alıyor. Tuvalet, kanalizasyon sistemiyle surların dışına akıtılmış. Bu, Urartular’ın çok medeni bir toplum olduklarını bize gösteriyor. Günümüzde bir yere ev inşa ederken okulu, hastanesi, cami ve altyapısıyla muazzam bir sistem oluşturuluyor. Bunun aynısını 2 bin 800 yıl önce Urartular yapmış. O zamanın imkanlarıyla çok iyi bir sistem kurmuşlar. Bu da bizleri çok şaşırttı.”

Çavuşoğlu, kale üzerinde kurulan şehrin uzunluğunun yaklaşık bir kilometre olduğu bilgisini paylaştı.

24.09.2016 Anadolu Ajansı

by -
9677

Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi’nde yapılan kazı çalışmalarında bulunan 2 bin 800 yıl öncesine ait buğday ve susamlar yeniden yetiştirilecek.

Kente 25 kilometre mesafedeki Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe Mahallesi’nde, Urartu Kralı II. Sardur tarafından inşa edilen surları, su sarnıçları, tapınakları ve saray yapılarıyla günümüze kadar ihtişamını koruyan kalede 2014 yılında kazı çalışması başlatıldı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığında sürdürülen çalışmalarda 2 bin 800 yıl öncesine aitbuğday ve susamlar bulundu. Gün yüzüne çıkarılan tahıllar, laboratuvar ortamında incelendikten sonra ortaya çıkacak analizler doğrultusunda yeşertilmeye çalışılacak.

Doç. Dr. Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Urartu dönemine ait önemli kalıntıların yer aldığı kalenin, Gürpınar Ovası’ndaki Bol Dağları’nın batı ucunda kurulduğunu söyledi. Kalenin bulunduğu yerin Kuzey Batı İran’a giden kervan yolunun üzerinde olmasının ticaretle ilgili önemli bilgilere ulaşmayı kolaylaştırdığını anlatan Çavuşoğlu, kaledeki kazı çalışmalarında üç tahıl deposunu ortaya çıkardıklarını ifade etti.

vandaki-cavustepede-bulunan-2-bin-800-yillik-bugday-yeniden-yetistirilecek-1

“Buğday ve susamı yeşertmek için çalışma başlattık”
Bu depolarda o dönem Gürpınar Ovası’nda üretilen tahılların korunduğunu anlatan Çavuşoğlu, şunları söyledi: “Tahılların depolandığı ve seramikten yapılan küplere ‘pithos’ diyoruz. Bu depoların yüksekliği 2 metre 10 santimetre, genişliği de 1,5 metreyi buluyor. Elde edilen ürünlerin çoğu bu depolarda saklanıyordu. Tarihsel bakış açısıyla baktığımızda, bu bulgular Urartu döneminde hangi tahıl ürünlerinin üretildiğine yönelik önemli ip uçları veriyor. Depolarda bulunan buğday ve susamlar titiz bir çalışma sonucu paketlere konuldu. Buğday ve susamları laboratuvar ortamında inceleyeceğiz. Eğer bunlar kendiliğinden kömürleşmişse yeşertme olasılığımız artıyor. Analizler sonucunda yeşertmek için uygun yöntemi belirleyeceğiz. Ama eğer yangın sonucu kömürleşmişlerse o zaman yeşertilmesi çok zor.”

Çavuşoğlu, kalenin güney tarafından üzüm bağlarının olabileceğini de ifade etti.

Daha önce köylülerin bu alanda 1940’lı yıllara kadar üzüm üretildiği yönünde ifadesi olduğunu aktaran Çavuşoğlu, “Kazı çalışmalarında çıkan tahıl kalıntıları içerisinde üzüm çekirdeğinin de olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü üzüm eski çağın en önemli meyvelerinden biri. Hem kurutulur hem de şarap üretiminde kullanılırmış.” diye konuştu.

02.09.2016 Anadolu Ajansı

by -
685

Van’ın Tuşba ilçesindeki Ayanis Kalesi’nde devam eden kazı çalışmalarında, Urartu dönemine ait 2 bin 700 yıllık su mermerine mozaik işlemeli platform bulundu.

Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü’ne hakim bir tepe üzerinde yaptırılan, süslemeleri, mimari yapısı ve kalıntılarıyla o döneme ait önemli bilgilerin elde edilmesini sağlayan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları 27 yıldır sürüyor. Taş ve kerpiç işçiliğinin yanı sıra tapınak bölümündeki süsleme ve surlardaki kabartmalarla dünyadaki en önemli ve özel Urartu tapınaklarından biri olan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı başkanlığında yürütülüyor.

Kazı başkanı Işıklı, yaptığı açıklamada, Ayanis Kalesi’nin Haldi tapınağının, Urartuların, bilinen 11 tapınağının içinde en özeli olduğunu belirterek, “Gerek cephesindeki yazıtlar gerekse duvar süslemeleri ve içerisinde bulundurduğu su mermerleri ve platformla en güzel Urartu tapınaklardan bir tanesidir. Kazı çalışmaları sonucu su mermerinden inşa edilmiş mozaik süslemelere ve bezemelere 2 bin 700 yıllık sahip olan eşsiz bir parça çıkarıldı.”

“Büyük hazine yatıyor”
Bu arada, Vali İbrahim Taşyapan ile Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede incelemelerde bulundu. Taşyapan, Ayanis Kalesi’nde büyük bir hazinenin yattığını anlattı. Van’ın, uzun süre Urartuların başkentliğini yaptığını ifade eden Taşyapan, “Şehir etrafında o döneme ait varlıklar var. Bunların bir kısım ortaya çıkarılmış vaziyette bir kısmı ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla bu zenginlikleri yerinde görmek lazımdır. Burada büyük bir hazine yatıyor.” diye konuştu.

17.08.2016 Anadolu Ajansı

by -
322

Van Gölü’ne kıyısı bulunan Bitlis’in Adilcevaz ilçesi sahilinde vatandaşlar, Urartular dönemine ait olduğu tahmin edilen tarihi eser buldu.

Kıztaşı mevkisinde yüzmeye giden vatandaşlar, sahilde belediye tarafından yürüyüş yolu çalışması yapılan alanda toprağa gömülü halde küp gördü. Vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri küpün bulunduğu alanın çevresinde güvenlik tedbiri aldı.

Ahlat Müze Müdürlüğü’nden gelen ekibin bölgede yaptığı çalışmada bir küp ile küpün içerisinde bulunan 3 şarap testisi ve bir takı toprak altından çıkarıldı. Eserler, incelenmek üzere Ahlat Müze Müdürlüğüne götürüldü.

Adilcevaz Kaymakamı Özer Özbek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eserlerin hangi döneme ait olduğunun, detaylı incelemelerin ardından kesinlik kazanacağını söyledi. Özbek, “Ahlat Müze Müdürlüğü’nden gelen arkeologlar, ilk incelemede çıkarılan eserlerin Urartu dönemine ait olduğunu düşünüyor.” dedi.

03.08.2016 Anadolu Ajansı