Tags Posts tagged with "Van"

Van

0 1757

Van Kalesi etrafındaki sivillerin aşağı yerleşmede ilk defa Urartu halkın dini inanışlarını yansıtan bir kutsal mekan bulundu.

Urartu Krallığı tarafından yaptırılan ve Urartuların başkenti olan Tuşba’yı kuş bakışı gören Van Kalesi 3 bin yıldır görkemiyle ayakta kalmaya devam ederken, etrafındaki tarih de araştırılıyor. Van Kalesi civarında 5 yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında sürdürülen kazı çalışmaları, bu yıl Türkiye’nin değişik üniversitesinden 46 Öğretim Üyesi ve lisansüstü öğrenciyle devam ediyor. 

Anıtsal bir kutsal mekan bulundu
Kazıların Eski Van Şehri, Van Kalesi ve Van Kalesi Höyüğü olmak üzere 3 aşamada sürdürüldüğünü belirten Doç. Dr. Erkan Konyar, Van’ın 5 bin yıllık tarihinin araştırıldığı kazı çalışmalarında bu yıl bir sürpriz yaşandığını söyledi. Van Kalesi’nin kendileri için her zaman önemli olduğunu belirten Konyar, şöyle konuştu: “Bu yıl önemini daha çok anlamış olduk. Çünkü çok sürpriz gelişmeler oldu. Bir sütunlu salon ortaya çıkardık ki olasılıkla bu sütunlu salon, kutsal bir mekan. Stadel dışındaki Van halkının, Urartuların dini törenlerinin yapıldığı kutsal bir alan. Büyüklüğü, yapı malzemesinin niteliği, sütunun olması gibi ve kapı aralıklarının ölçüleri, bütün bunları bir araya getirdiğinizde böyle bir sonuca ulaşmak mümkün oluyor. Çevresinde daha küçük boyutlu bu alana hizmet eden mekanlar olduğunu ortaya çıkardık. Bunlar yemek pişirilen, ocaklı alanlar, hizmet sektörünün barındığı ve buraya hizmet sunduğu alanlar, kiler, küçük depo yapıları gibi yani bu kutsal ve kült alanını olduğu alan merkez ve etrafında bu merkezin aslında yardımcı birimlerinin olduğu anlaşılıyor.” 

Önemi çok büyük
Bulunan mekanın önemine de değinen Doç. Dr. Erkan Konyar sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Urartu dinini genellikle stadellerden, kalelerdeki tapınaklardan daha çok biliyoruz. İlk defa sivillerin aşağı yerleşmede, halkın dini inanışlarını yansıtan bir mimariyle karşılaştık. Bu noktada içindeki buluntulardan da yola çıkarak, yeni yorumlara gideceğiz. Çünkü Urartu’nun şimdiye kadar devlet dini ve tanrıları tanınıyordu. Bu aşamada aslında çok yeni bir bilgi kaynağına ulaştık. Bu çerçevede devam edecek kazılarda bu alanın niteliği daha da netleşecek ve dini uygulamalar çerçevesinde nasıl bir gelişim gösterdi ortaya çıkmaya başlayacak.”

09.08.2017 Milliyet

0 324

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Urartu dönemine ait Doğubayazıt Kaya Mezarı kabartması tahrip edildi.

Doğubayazıt ilçesinde Urartu coğrafyasında cephesi figüratif kabartmalı tek kaya mezarı olan Doğubayazıt Kaya Mezarı’nın kabartması parçalandı. İstanbul Üniversitesi Van Bölgesi Tarih Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar, sosyal medya hesabında kaya mezarının son halini paylaştı ve “Urartu coğrafyasında, cephesi kabartmalı tek örnek Doğubayazıt Mezarı. Kabartma ne yazık ki parçalanmış” dedi.

agrida-urartu-donemi-dogubayazit-kaya-mezari-kabartmasi-tahrip-edildi-1

Doğubayazıt Kaya Mezarı
Doğubayazıt Kaya Mezarı cephesi figüratif kabartmalı tek kaya mezarıdır. Mezar cephesi kayalığın batıya bakan yönüne açılmıştır. Kaya mezarında girişten sonra bir ana salon bulunur. Salonun kuzey ve batı duvarlarına nişler açılmıştır. Salonun tabanına açılmış dikdörtgen bir açıklıkla inilebilen alt katta iki oda yer alır. Küçük boyutlu mezar girişinin her iki kenarında kabartmalar yer alır. Girişin solunda iki elini açmış bir figür, girişin üstünde bir keçi kabartması, sağda ise bir tanrı(!) kabartması betimlenmiştir. Kompozisyonun bir kurban töreni sahnesini temsil ettiği anlaşılmaktadır. Girişin sağında (güneyinde) yer alan tanrı kabartmasının başında çift boynuzlu bir başlık bulunmaktadır. Kabartma, badem gözlü, hafif kemerli burunlu, sakalsız, bileklere kadar inen bir elbise giymiş şekilde tasvir edilmiştir. Saçları omuza kadar inmektedir ve saç uçları olasılıkla buklelidir.

Doğubayazıt kaya mezarının işlendiği kayalık yüzeyi, güneybatı yönden izleyen dik kayalık alanda ortaya çıkardığımız, kaya işçiliği, mezarla ilgili veya çağdaş bir yapı grubunun varlığını göstermektedir. Mezar odasının kuzeyinde (sol) ana kayaya yaslanmış üç tane yan yana mekân kalıntısının doğu duvarı (oyukları) ile aralarındaki bölme duvarı çıkıntıları kayaya oyulmuştur.

arkeolojihaber.net
Kaynak: Kemalettin Köroğlu – Erkan Konyar (2011)
Urartu Mezar Tipleri ve Gömü Adetleri, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul

0 516

Van’da, bir aracın içerisinde Urartu ve Roma dönemlerine ait olduğu belirtilen çok sayıda tarihi eser ele geçirildi. Tarihi eserlere el konulurken, 2 kişi gözaltına alındı.

vanda-urartu-ve-romaya-ait-tarihi-eserler-ele-gecirildi

Van Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 20 Aralık’ta şüphe üzerine İpekyolu üzerinde park halinde bulunan otomobilde arama yaptı. Araçta yapılan aramalarda Urartu ve Roma dönemlerine ait olduğu belirtilen çok sayıda tarihi eser ele geçirilirken, olayla ilgisi bulundukları tespit edilen S.B. ve M.G. hakkında yasal işlemlerin yapıldığı, tarihi eserlere ise el konulduğu belirtildi.

23.12.2016 Hürriyet

0 241

Eski Van şehrindeki yapıların yeniden ayağa kaldırılması ve turizme kazandırılması amacıyla gerçekleştirilen kazılarda, Osmanlı dönemi mimarisiyle ilgili kamu binaları gün yüzüne çıktı.

Van Kalesi’nin güneyinde bulunan eski Van şehri kazı çalışmalarında, Osmanlı döneminde insanların yaşam tarzları ve dönemin kurumsal yapısıyla ilgili yeni bulgulara ulaşıldı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında 7 yıldır devam eden kazılarda, ortaya çıkan kalıntılar, eski Van şehrinin özgün ve planlı yapısını göz önüne seriyor.

Kazılarda son olarak Osmanlı dönemine ait belediye, meclis, mahkeme binası ile emekli askerler lokalinin kalıntılarına ulaşıldı.

Konyar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Urartu medeniyetine başkentlik yapan ve 800 yıllık geçmişiyle Osmanlı’nın nadir kentlerinden olan eski Van şehrinin, çok kültürlü ve batıya açık bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

Eski Van şehrinde Rus seramiği ve Avrupa’dan gelmiş aksesuarlar bulduklarını ve bunların kentin Avrupa’ya açık bir kültürünün olduğunu gün yüzüne çıkardığını anlatan Konyar, 6 bin metre karelik alandaki kazıların bu yıl sona Konyar, şöyle konuştu:  “Önümüzdeki yıl eski Van şehri ile ilgili somut adımlar atılacak. Kazılarla buranın yaşanabilir bir alan haline getirme projesi gündemde. Alan bu şekilde kaldığı takdirde yaşanabilir olur. Kazı çalışmalarımızı yürüttüğümüz alanlar daha çok kamusal alanlardan oluşuyor. Yani belediye binası, meclis binası, mahkeme binası, emekli askerler lokali, posta veya sağlık departmanının olduğu alanlara ulaştık. Eski Van şehrinin özgün ve planlı bir yapıya sahip olduğu, çalışmalar sonucunda ortaya çıktı. Şehrin iç kısımlarına doğru gidildikçe de Güneydoğu’nun geleneksel mimarisi karşımıza çıktı.”

29.10.2016 Anadolu Ajansı

0 316

Van Kalesi’nin kuzeyindeki höyükte yapılan arkeolojik kazılarda çıkan 2 bin 800 yıllık Urartu kapları, günümüzde Anadolu’da süt ürünleri üretilen köylerdeki kaplarla büyük benzerlik taşıyor.

urartularin-sut-kaplari-anadolu-koylerindeki-kaplarla-buyuk-benzerlik-gosteriyor

İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Erkan Konyar başkanlığında yürütülen Van Kalesi’nin kuzeyindeki höyük kazılarında bulunan çanak çömlekler, Urartu döneminde süt ve süt ürünleri üretiminin yaygın olduğunu gösteriyor.

Konu hakkında bilgi veren Konyar, “Devam eden çalışmalarda özellikle depo mekanlarında yumurta biçiminde kaplar çok yoğun olarak ortaya çıkıyor. Aslında bugün yine havanların yoğun olduğu köylerde ve Anadolu’nun diğer köylerinde peynir üretiminde gördüğümüz kap tiplerinin neredeyse birebir aynısını burada görüyoruz. Burada bulduğumuz küplerin altları genellikle tekli ve ikili deliklerin olduğu görünüyor. Özellikle üstte taşla sıkıştırılmış ürünün suyunun zamanında çıkmasını sağlıyor. Burada tabii ki Urartu’da hayvancılıkla ilgili, hayvancılıkla ilişkisine inmek gerekiyor. Bizce bunların tümünü peynir üretiminde ve benzer ürünlerde kullanılmış çanak-çömlek. Oldukça yoğun olarak kullanılıyor ve yoğun bir şekilde hayvancılık faaliyetleri gösteriyor. Özellikle süt ürünlerinde mutlaka etkin ve daha gelişmiş bir atölyeleri olmalıydı. Bu kazdığımız alanında çok sayıda bu bahsettiğim tipte çanak-çömlek ortaya çıktı ve biz bu alanlarda özellikle peynirin yanında tabii süt ürünlerinde işlenmiş olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Doç. Dr. Erkan Konyar, “Daha önce de söylediğim gibi bunların içlerinde yapılacak kimyasal analizlerle içlerinde üretilmiş ürünlerin niteliklerini saptayabileceğiz. Ama dediğim gibi en azından Van’da da peynir, otlu peynir için bir şey söyleyemem tabii ki peynir üretimi ta Urartu’ya kadar uzandığını ve daha erken dönemlere kadar gittiğini söyleyebiliriz. Bu buluntular da en azından bize bunu gösteren somut alanlardan bazıları” şeklinde konuştu.

27.09.2016 Milliyet

0 322

Urartu Kralı II. Sardur tarafından Van’ın Gürpınar ilçesinde inşa edilen Çavuştepe Kalesi’nde bulunan 2 bin 800 yıl öncesine ait kanalizasyon sistemi gün yüzüne çıkarıldı.

Van’ın Gürpınar ilçesinde Çavuştepe Mahallesi’nde inşa edilen, üzüm bağları, surları, su sarnıçları, tapınakları ve saray yapılarıyla bugünlere kadar ulaşan kalede bu yılki kazı çalışmaları sona erdi. Çalışmalarda 2004 yılında kalede tespit edilen 2 bin 800 yıl öncesine ait kanalizasyon sistemi gün yüzüne çıkarıldı. Kalenin batı kısmındaki yapıların altında ortaya çıkarılan ve yüzey kısmı ince taşlarla kaplı kanalın bir metre genişliğinde ve 30 metre uzunluğunda olduğu belirlendi.

vanda-urartular-ait-2-bin-800-yillik-kanalizasyon-sistemi-bulundu-1

“Mühendislik harikasıyla karşılaştık”
Kazı ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çavuştepe Kalesi’nin yol güzergahında olması dolayısıyla tarihi öneminin de büyük olduğunu söyledi. Kaledeki kazı çalışmalarını Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle sürdürdüklerini anlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu: “Urartular, neyi nereye yapacaklarını çok iyi düşünmüşler. Her şeyi projeye göre yapmışlar. Şehrin planını önce adeta çizmişler. Burada önemli olan, şehir kurulmadan önce altyapı sisteminin hazırlanmış olmasıdır. 2 bin 800 yıl önce Urartular bu şehri kurarken şehir plancısı planı hazırlıyor, altyapıya göre sırasıyla inşaatlar yapılıyor. Bu, bizim için çok önemlidir. Burada muazzam derecede bir mühendislik harikasıyla karşılaştık.” Kanalizasyon sisteminin taşlardan yapıldığını ifade eden Çavuşoğlu, sistemin içinde bir oluğun yer aldığını kaydetti.

vanda-urartular-ait-2-bin-800-yillik-kanalizasyon-sistemi-bulundu-2

“Çok iyi bir sistem kurmuşlar”
Oluk sayesinde suyun kanala akıtıldığını belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti: “Bu eser, bize medeniyeti tarif ediyor. Eski çağlardaki medeniyetin ne kadar üst yerlere geldiğini gösteriyor. Saray kısmında bir de tuvalet yer alıyor. Tuvalet, kanalizasyon sistemiyle surların dışına akıtılmış. Bu, Urartular’ın çok medeni bir toplum olduklarını bize gösteriyor. Günümüzde bir yere ev inşa ederken okulu, hastanesi, cami ve altyapısıyla muazzam bir sistem oluşturuluyor. Bunun aynısını 2 bin 800 yıl önce Urartular yapmış. O zamanın imkanlarıyla çok iyi bir sistem kurmuşlar. Bu da bizleri çok şaşırttı.”

Çavuşoğlu, kale üzerinde kurulan şehrin uzunluğunun yaklaşık bir kilometre olduğu bilgisini paylaştı.

24.09.2016 Anadolu Ajansı

0 9717

Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi’nde yapılan kazı çalışmalarında bulunan 2 bin 800 yıl öncesine ait buğday ve susamlar yeniden yetiştirilecek.

Kente 25 kilometre mesafedeki Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe Mahallesi’nde, Urartu Kralı II. Sardur tarafından inşa edilen surları, su sarnıçları, tapınakları ve saray yapılarıyla günümüze kadar ihtişamını koruyan kalede 2014 yılında kazı çalışması başlatıldı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığında sürdürülen çalışmalarda 2 bin 800 yıl öncesine aitbuğday ve susamlar bulundu. Gün yüzüne çıkarılan tahıllar, laboratuvar ortamında incelendikten sonra ortaya çıkacak analizler doğrultusunda yeşertilmeye çalışılacak.

Doç. Dr. Çavuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Urartu dönemine ait önemli kalıntıların yer aldığı kalenin, Gürpınar Ovası’ndaki Bol Dağları’nın batı ucunda kurulduğunu söyledi. Kalenin bulunduğu yerin Kuzey Batı İran’a giden kervan yolunun üzerinde olmasının ticaretle ilgili önemli bilgilere ulaşmayı kolaylaştırdığını anlatan Çavuşoğlu, kaledeki kazı çalışmalarında üç tahıl deposunu ortaya çıkardıklarını ifade etti.

vandaki-cavustepede-bulunan-2-bin-800-yillik-bugday-yeniden-yetistirilecek-1

“Buğday ve susamı yeşertmek için çalışma başlattık”
Bu depolarda o dönem Gürpınar Ovası’nda üretilen tahılların korunduğunu anlatan Çavuşoğlu, şunları söyledi: “Tahılların depolandığı ve seramikten yapılan küplere ‘pithos’ diyoruz. Bu depoların yüksekliği 2 metre 10 santimetre, genişliği de 1,5 metreyi buluyor. Elde edilen ürünlerin çoğu bu depolarda saklanıyordu. Tarihsel bakış açısıyla baktığımızda, bu bulgular Urartu döneminde hangi tahıl ürünlerinin üretildiğine yönelik önemli ip uçları veriyor. Depolarda bulunan buğday ve susamlar titiz bir çalışma sonucu paketlere konuldu. Buğday ve susamları laboratuvar ortamında inceleyeceğiz. Eğer bunlar kendiliğinden kömürleşmişse yeşertme olasılığımız artıyor. Analizler sonucunda yeşertmek için uygun yöntemi belirleyeceğiz. Ama eğer yangın sonucu kömürleşmişlerse o zaman yeşertilmesi çok zor.”

Çavuşoğlu, kalenin güney tarafından üzüm bağlarının olabileceğini de ifade etti.

Daha önce köylülerin bu alanda 1940’lı yıllara kadar üzüm üretildiği yönünde ifadesi olduğunu aktaran Çavuşoğlu, “Kazı çalışmalarında çıkan tahıl kalıntıları içerisinde üzüm çekirdeğinin de olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü üzüm eski çağın en önemli meyvelerinden biri. Hem kurutulur hem de şarap üretiminde kullanılırmış.” diye konuştu.

02.09.2016 Anadolu Ajansı

0 716

Van’ın Tuşba ilçesindeki Ayanis Kalesi’nde devam eden kazı çalışmalarında, Urartu dönemine ait 2 bin 700 yıllık su mermerine mozaik işlemeli platform bulundu.

Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü’ne hakim bir tepe üzerinde yaptırılan, süslemeleri, mimari yapısı ve kalıntılarıyla o döneme ait önemli bilgilerin elde edilmesini sağlayan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları 27 yıldır sürüyor. Taş ve kerpiç işçiliğinin yanı sıra tapınak bölümündeki süsleme ve surlardaki kabartmalarla dünyadaki en önemli ve özel Urartu tapınaklarından biri olan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı başkanlığında yürütülüyor.

Kazı başkanı Işıklı, yaptığı açıklamada, Ayanis Kalesi’nin Haldi tapınağının, Urartuların, bilinen 11 tapınağının içinde en özeli olduğunu belirterek, “Gerek cephesindeki yazıtlar gerekse duvar süslemeleri ve içerisinde bulundurduğu su mermerleri ve platformla en güzel Urartu tapınaklardan bir tanesidir. Kazı çalışmaları sonucu su mermerinden inşa edilmiş mozaik süslemelere ve bezemelere 2 bin 700 yıllık sahip olan eşsiz bir parça çıkarıldı.”

“Büyük hazine yatıyor”
Bu arada, Vali İbrahim Taşyapan ile Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede incelemelerde bulundu. Taşyapan, Ayanis Kalesi’nde büyük bir hazinenin yattığını anlattı. Van’ın, uzun süre Urartuların başkentliğini yaptığını ifade eden Taşyapan, “Şehir etrafında o döneme ait varlıklar var. Bunların bir kısım ortaya çıkarılmış vaziyette bir kısmı ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla bu zenginlikleri yerinde görmek lazımdır. Burada büyük bir hazine yatıyor.” diye konuştu.

17.08.2016 Anadolu Ajansı

0 1653

Van’da Urartu Kralı II. Sardur tarafından inşa edilen Çavuştepe Kalesi’nde yapılan kazı çalışmalarında, 2 bin 800 yıl öncesine ait kızıl geyik iskeleti bulundu.

Kente 26 kilometre uzaklıktaki Çavuştepe köyünde inşa edilen, surları, su sarnıçları, dünyadaki ilk kanalizasyon sistemi, tapınakları ve saray yapılarıyla günümüze kadar ulaşan kalede, 2014’te başlatılan kazı çalışmaları devam ediyor. Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarında önemli bulgular gün ışığına çıkarılıyor. Büyük bir titizlikle sürdürülen kazılarda bulunan hayvan iskeletleri de yaş belirlemesi için inceleniyor.

Çavuştepe Kalesi’ndeki çalışmalara ilişkin AA muhabirine bilgi veren kazı başkanı Doç. Dr. Çavuşoğlu, geçtiğimiz sezon kalede yaptıkları kazı sırasında birçok eserin yanı sıra kemik parçalarının da bulunduğunu söyledi.

“Çok farklı yaban hayvanlarına ait iskeletler bulundu”
Kazılarda ortaya çıkan yaban hayvanlarına ait kemiklerin kendilerini şaşırttığını dile getiren Çavuşoğlu, şöyle konuştu: “Çok farklı yaban hayvanlarına ait iskeletler bulundu. Bunların arasından en dikkat çekici olanı kızıl geyiklere ait olan kemikler. Çavuştepe Kalesi’nde yaptığımız kazılarda, Van havzasında ilk kez demir çağına ait kızıl geyik kemik ve boynuz kalıntılarına rastladık. Kızıl geyik boynuzlarının içi dolu olduğu için genellikle alet yapımında ve süs eşyası olarak kullanılmış.”

Kemiklerin günümüzden 2 bin 800 yıl öncesine ait olmasının önem arz ettiğini kaydeden Çavuşoğlu, “Kalıntılar sayesinde Urartu coğrafyasında hangi yaban hayvanlarının yaşadığını tespit ediyoruz. O dönemde bölgede yaşayan hayvanların bir çoğunun bugün olmadığını görüyoruz. Çalışmaları bu yıl da devam ettireceğiz ve buluntuları tasnif edip kaleyi turizme kazandırmak için çaba göstereceğiz.” diye konuştu.

Kazılarda bulunan kemikleri inceleyen YYÜ Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hakan Yılmaz, kazılarda elde edilen en dikkat çekici bulgunun, günümüzde bölgede yaşamayan kızıl geyik kemikleri olduğunu kaydetti.

18.06.2016 Anadolu Ajansı

0 2929

Van’ın Gevaş İlçesi’nde tarihi Selçuklu mezar taşlarının yaklaşık 70 yıl önce sökülüp iskele yapıldığı ve bu iskelenin de sular altında kaldığı YYÜ bilim insanları ile Sualtı Görütülü Yönetmeni Dalgıç Tahsin Ceylan tarafından fotoğraf ve görüntülerle belgelendi.

Bir dönem var olduğu öne sürülen ’Van Gölü Canvarı’nın gündeme geldiği 1994 yılında Van Gölü’nde çalışma yapan Sualtı Görüntü Yönetmeni Dalgıç Tahsin Ceylan, tesadüfen Gevaş kıyılarında çektiği fotoğraflarla tarihi bir ayıbı yıllar sonra ortaya çıkardı. Yaklaşık 22 yıl önce çektiği fotoğrafları önceki gün tesadüfen yapılan bir konuşmada Gevaş kıyılarında çektiğini hatırlayan Ceylan, Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Başkanı Prof.Dr. Mustafa Sarı ve Dalgıç Murat Kulaç ile birlikte belirledikleri bölgeye tekrar dalış yaptı. Dalış yaptığı bölgede 22 yıl önce çektiği mezar taşlarının aynısını gören Ceylan, bunları görüntü ve fotoğraflayarak belgeledi.

Ceylan, şöyle dedi: “İlk fotoğrafları 1994 yılında çektim. Yıllar sonra geldiğimde o bölgeyi aradım ancak bulamadım. Geçen gün Gevaş’ta yapılan bir organizasyonda Belediye Başkanı Sinan Hakan’ın konuşmasıyla tarihi mezar taşlarını burada olduğunu öğrendiğimde çok heyecanlandım. Hemen Prof.Dr. Mustafa Sarı, dalgıç Murat Kulaç ile birlikte o bölgeye daldık. Tarihi mezar taşlarının iskele yapıldığını bir kez daha fotoğraf ve görüntülemeyi başardık. Burası şimdi su altı fotoğrafçıları için bulunmaz bir mekan durumunda.”

Dalış ekibinde bulunan YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sarı ise Van Gölü’nün dünyada eşi bulunmayan bir eko sisteme sahip olduğunu belirterek, tarihi eserlerinde Van Gölü’ne ayrı bir önem kazandırdığını ifade etti. Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, daha önce burada Salçuklu Mazarlıklarının taşlarını söküldüğü yönünde duyumlarının olduğunu belirterek, “Bu duyamlarımız gerçek oldu. Bu taşların barbarca sökülüp burada iskele yapıldığı belgelendi. Bundan sonra yapacağımız çalışmayla burayı su altı müzesi haline getirerek su altı dalış turizmine açmayı amaçlıyoruz” dedi.

02.06.2016 Milliyet